Kategoriler
Köşe Yazıları

İngiltere GP: Politika Gölgesinde Bir Yarış

Silverstone’un yeni kanatları altında yapılan yarış, Valencia’dan sonra ilaç gibi geldi. Kuru-ıslak zeminde başlayan ve son turuna kadar heyecan içinde süren yarışı, son zamanlarda müthiş bir ivme kaydeden Ferrari’nin, über istikrarlı pilotu Fernando Alonso kazandı. Geçen sezon Vettel’in motorunun patlaması sonucunda birinciliği ondan devralarak kazandığı Kore GP’sinden sonra, bu yarışta da Vettel’in pit-stop’ta yaşadığı problem yüzünden birinciliği devralmış gibi görünse de, özellikle üçüncü bölümde gösterdiği müthiş performansla bu birinciliği hak ettiğini ispatladı. Red Bull, cuma ve cumartesi günleri yaşananlardan sonra kendisinin “dezavantajlı durumda” olduğunu söylemiş olsa da, aldığı 2. ve 3.’lükle aslında her iki şampiyonanın artık nasıl sonuçlanacağını da bir anlamda mühür ve imzayla tasdiklemiş oldu. Dezavantajlı olduğu durumda bile Silverstone gibi aerodinamik bir pistte podyumdan kopmuyorsa, o takımın nasıl bir araca sahip olduğu gayet açık olmalı. McLaren, egzoz konusundan en çok etkilenen takım olarak Ferrari’nin de arkasına düşmüş görünüyor. Şampiyonluk planları artık bir sonraki sezona kaldı.

Yarıştan önce yağan yağmur, araçları yeterince hızlı olmayan sürücüler için en mükemmel pisti ortaya koyar çünkü yağmur, araçların üstünlüklerini bir dereceye kadar ortadan kaldırarak sürücü yeteneğini ön plana çıkarır. Böyle olunca yarışı illa ki en hızlı araç kazanmayabilir. Dün sıralama turlarından sonra McLaren sürücülerinin yağmur istemelerinin sebebi de buydu, nitekim istediklerini de aldılar. Pist kuruyana kadar da performansları gerçekten üst düzeydeydi. Hamilton, 10. başladığı yarışta 5.’liğe kadar yükselmişti. Ancak yağmurun en çok yararlı olduğu takım Ferrari oldu. Belki de yarış sonucunu en çok etkileyen olay da buydu zira yağmurun yağması, takımların geçiş lastikleriyle piste çıkmalarına sebep oldu. Böyle olunca, yarış sırasında her iki lastik hamurunun da kullanılma kuralı ortadan kalktı. Sert lastiklerle yarıştıkları son yarış Barcelona’da tur yiyen Ferrari, böylelikle sert lastikleri kullanmaktan kurtulmuş oldu. Bu, Ferrari’nin gökte ararken yerde bulduğu müthiş bir hediye kartı oldu. 150º Italia’nın yumuşak lastiklerle (en azından Alonso açısından) ne kadar rekabetçi olduğunu sıralama turlarında görmüştük. Üstüne üstlük Red Bull’un sıralama turu avantajının, yarış içinde genelde eridiğini de bildiğimizden, yarış başlangıcında Alonso’nun kazanma şansı oldukça yükselmiş oluyordu.

Yarışın ilk turlarında aslında bir statüko oluşmuş gibi görünüyordu. Özellikle, Michael Schumacher’in istemeden de olsa kuru zemin lastiklere geçtiği ve hızlı turlar atmaya başladığı 10. tura kadar herkes yerine yerleşmiş görünüyordu. Schumacher’in sektör zamanları morlaşmaya başlayınca pite de akın başlamış oldu. Kuru zeminde yapılan bir yarış olsaydı da zaten takımlar bu civarlarda pite girip ilk lastik ikmallerini yapacaklardı. Dolayısıyla, öndeki takımlar için -Red Bull ve Alonso- her şey plana uygun gidiyordu. Vettel, Webber’le farkı 9 saniyeye kadar çıkarmıştı bile. Pit-stop’lar tamamlandığında Alonso lastiklerini yeteri kadar ısıtamadığı için Hamilton’a geçildi ve İngiliz pilot bir anda üçüncülüğe çıkmış oldu. Massa, Alonso’nun stratejik önceliğe sahip olması sebebiyle ikinci yarıştır üst üste yer kaybetmeye devam etti ve pit-stop’lardan sonra hem Button hem de Hamilton’a geçildi. O saatten sonra Massa’nın da yarışı bitmiş oldu. Sıralama turları Brezilyalı pilota pahalıya mâl olmaya başlıyor. Cumartesi günü Alonso’yla arasındaki 0,6 saniyelik fark, Alonso’nun o meşhur olmuş “Gittiğim takıma 0,6 saniye götürürüm,” iddiasını destekleyecek ironide önemli bir farktı. Eğer bu farkı kapatmayı başaramazsa, yarışta Alonso’nun stratejisini bekleye bekleye yer kaybetmeye devam edecek. Pite girmeden önce Alonso’nun arkasında olmasına rağmen, ondan tur başına 0,7 saniye daha yavaştı. Massa’nın, Silverstone’u pek de sevdiği söylenemez sanırım.

Webber’e karşı elinde olan 9 saniyelik avantajı pit-stop’larda kaybeden Vettel, ikinci bölümde yine Webber’e fark açmaya başladığında bu kez Alonso lastiklerini ısıtmayı ve daha iyi korumayı başarmış, Hamilton’ın kuyruğuna yapılmıştı. Hamilton’ı her ne kadar DRS sayesinde geçmiş gibi görünse de, o noktaya kadar tur başında Hamilton’dan önemli ölçüde daha hızlı gidiyordu zaten. Bu geçişin hemen ardından Hamilton’ın pite girmesi, ikinci pit dominosunu da başlatmış oldu. Webber, Button ve Massa da derhal pite girdiler ancak Alonso, ilginç bir hamleyle pite girmekten vazgeçti. Belli ki bu set lastikleri çok rahat kullanabileceğini hisseden İspanyol pilot, pistte üç tur daha fazla kalarak hem yarış sonunda yumuşak lastiklerle daha az gitmeyi garanti altına aldı hem de Hamilton’a geçilmemiş oldu. Vettel’in de pit-stop’unda problem olması, Alonso’nun kadayıfına kaymak oldu ve üçüncü bölüme başladığında İspanyol pilot şimdi artık liderliğe yerleşmişti, önü açıktı. Vettel ve Webber ise, ikinci Hamilton’ın ardında kalarak Alonso’ya karşı çok zaman kaybettiler. Yarışın bu noktasında Hamilton, Alonso’dan tur başında neredeyse 1,5 saniye daha yavaş turlar atıyordu. Böyle olunca Vettel de Hamilton’a takıldı ve üçüncü pit-stop’lara gelindiğinde Alonso ile Vettel arasındaki fark 10 saniyeye çıkmıştı. Yani, Vettel’in yarış kazanma şansını Hamilton öldürmüş oluyordu. Aslında Red Bull, Hamilton’a takılan Vettel’i birkaç tur önce pite çağırabilir miydi diye sorulabilir, ancak bu durumda yarışın sonunda, yumuşak lastiklerle çok daha uzun süre gitmek zorunda kalabilirdi Vettel ve arkadaki rakiplerine kolaylıkla yem olabilirdi. Dolayısıyla Red Bull’un, Vettel’i pite çağırmak için “yeteri” kadar beklediğini düşünmek mantıklı olur.

Son bölüm Alonso için yarışı kontrol etmekle geçti. Vettel de onu yakalayamayacağını anlayınca yavaşladı ve o da kontrollü gitmeye başladı. Bu noktada Red Bull’un işine yarayan bir diğer olay da Button’ın pitte yaşadığı problem nedeniyle yarış dışı kalmasıydı zira Button, pitten çıktığında Webber’in önünde yer alabilirdi. Hamilton’ın yarış sonunda yakıtının da bittiğini düşünürsek, Button’ın podyum şansı olabileceğini hesaplamak zor değil. Webber, Button’ı böylelikle safdışı bırakarak önüne Hamilton’ı aldı. Ancak İngiliz pilotun yakıt tasarrufu yapmak zorunda olması Webber’e fazla direnememesine neden oldu. Burada sürpriz olan bir nokta da Webber’in, son turlara doğru Vettel’i yakalaması oldu. Açıkçası Webber’in bu kadar geriden gelip de Vettel’i nasıl yakaladığını anlayamadım. Lastikleri, Webber’e göre sadece iki tur daha eskiyen Vettel’in yarışın sonuna doğru lastiklerden önemli bir performans kaybettiğini düşünmek çok güç. Belli ki yarışın bu bölümünde Webber çok daha hızlıydı. Horner’ın, “Aradaki farkı koru, yerini koru,” emirlerini dinlemeyen Webber, Vettel’i geçmek için elinden geleni yaptı ancak başaramadı. Webber, bu mesajlardan dört ya da beş tane aldığını, ama hiçbirini umursamadığını söyledi. Bir yandan telsizdeki konuşmalar olurken, bir yandan da geçmeye çalışıyordum, diyor Webber ve ekliyor: “Tabii, konuşmalar tek taraflı oluyordu çünkü ben yanıt vermiyordum.”

Burada Christian Horner’ın yaptığını pek şık bulmuyorum. Yeni kural değişikliğiyle artık takım emirleri yasak değil ve Horner da son turlara girilirken 2. ve 3.’lüğü kaybetmek istememiş olabilir, ama zaten Red Bull şampiyonada çok çok öndeydi. Kaldı ki geçen yıl, son yarışlarda Webber daha avantajlıyken Vettel’in neden destekleyici rol oynamadığı sorusuna, sürekli olarak “Biz sürücülerimizin yarışmasına izin veririz,” diyip duran bir takım patronunun, daha sezon ortasındayken bu söylemin tam tersine bir şey yapması ve sürücülerinin yarışmasına izin vermemesi, eh kusura bakılmasın ama ikiyüzlülük oluyor. Vettel ile Webber’in yerleri farklı olsaydı, acaba Vettel’e aynı emri verir miydi? Ben pek sanmıyorum. Webber, bu durumdan hoşnut olmadığını söyledi. Takım emrine uymaması da aslında sözleşme akdi anlamında bakıldığında suç zira sonuçta takım bir işyeri, pilot da o işyerinin bir elemanı. Patronun dediğini yapmak zorunda. Bu etkileşimin, sezon sonunda Webber’in sözleşmesinin yenilenmesinde etkisi olur mu göreceğiz. Webber’i bu şanlı hareketi için de tebrik ediyorum.

Geçiş lastiğinin kullanılmasıyla birlikte sert lastik kullanma zorunluluğunun ortadan kalkması sayesinde Ferrari’nin, gerçekte yarışı nerede bitirebileceğini öğrenemedik. Ayrıca, egzoz kuralından sonra mı yoksa getirilen güncelleme paketleriyle mi Ferrari’nin bu kadar hızlandığını da tam olarak öğrenemeyeceğiz. Yarıştan sonra Ecclestone’un yaptığı açıklamaya göre, Ferrari ve Sauber de dahil olmak üzere tüm takımlar, egzoz yasağının kaldırılması konusunda anlaşmışlar. Yani takımlar, Valencia’da olduğu gibi, sürücü gazdan ayağını kestiğinde yine difüzörü istedikleri kadar besleyebilecekler. Sıralama turlarıyla yarış arasında motor haritası değişmemesi kuralı ise hâlâ yürürlükte olacak. Böylelikle bu saçma tartışma da bir son bulmuş oldu. Açıkçası, Ferrari’nin bugünkü performansını gördükten sonra buna nasıl destek verdiğini anlamak çok zor. Acaba takım gerçekten güncelleme paketlerine mi güveniyor? Gerçekten egzoz yasağı kuralı onlara hız kazandırmadı mı? Ferrari gibi bir takımın, kendi aleyhine olan bir kararda, sırf birlik bozulmasın diye olumlu oy kullanacağını düşünmek saflık olur. Herhangi bir takım için geçerli bu. Dolayısıyla bu alınan karar, Ferrari’nin bugünkü hızı konusunda da bir ipucu vermiş olabilir. Maranello takımı, gerçekten de güncelleme paketleriyle Red Bull’u yakalamış olabilir. Öte yandan, bu karara en çok sevinen takım da McLaren olmalı. Aracını egzoz beslemeli difüzöre göre tasarlayan ve bu yasaktan çok ciddi biçimde etkilenen McLaren, eski rekabetçi düzeyine geri dönebilir. Tabii bu, Red Bull’un da eski gücüne döneceği anlamına geliyor. Bu alınan karar, bir anlamda 2011 şampiyonasının sonucunu da belirlemiştir bence: Vettel şampiyon, Red Bull şampiyon.

Ön gruptaki üç takımın bu müthiş mücadelenin arkasından gelen takım Mercedes’in, yarışı birinci bitiren Alonso’nun 1 dakika gerisinde olduğunu söylersek, ön grupla arka grup arasındaki farkı da ifade etmiş oluruz sanıyorum. 52 turda 60 saniyelik fark Mercedes’in gözünü korkutmalı. Üstelik Rosberg, rakiplerinin aksine sadece iki kez pite girdi. Alguersuari’nin, bir kez daha geriden başladığı yarışta puan almış olması, Toro Rosso’daki yerini de sağlamlaştırmış olmalı. Ne yapıp edip puan almayı başarıyor, çok önemli bir meziyet. Perez’e de bugün şapka çıkarmak istiyorum. Yarış boyunca Rosberg’le başabaş mücadele edebilmiş olması takdire şayan. Onun da iki kez pite girdiğini söyleyelim. Bir takdir de Schumacher için. Her ne kadar yine hatalı bir sollama girişimi yapmış olsa da puan almayı başarması önemli bir gösterge. Yarış içinde birkaç kez iyi geçişler de yapan eski tilkinin, yine yarış başlangıcında ön sıralara tırmandığını ve yarışı yine başladığı yerin üzerinde bitirdiğini hatırlatayım. Pit cezası olmasaydı (ki Silverstone pit yolu çok kısa olduğu için, bu yarışta pitten geçme cezasının aslında bir ceza olmamasından mütevellit, tüm cezalar dur/kalk cezasına çevrildi) ilk 5′i rahatlıkla zorlayabilirdi. Aferin Schumacher’e.

Egzoz meselesinin de sona ermiş olmasıyla birlikte artık sadece yarışlara odaklanabiliriz. Sezonun ortasına geldik. 2011′in sona ermesine on yarış kaldı. Vettel, en yakın rakibi Webber’in 80 puan önünde. Üç kez yarış dışı kalsa bile liderliğini kaybetmeyecek. Son on yarışın tamamını Webber kazansa ve Vettel ikinci olsa bile Vettel şampiyon oluyor. Böyle devasa bir farka sahip olan hiçbir pilot, sezon sonunda şampiyonluğu kaybetmedi. Kaldı ki Vettel, sadece bir kişiyle de yarışmıyor. Böyle olunca rakipleri, kendi rakiplerinden puan çalıyor ve Vettel, her yarış sonunda 2. her kimse onunla aradaki farkı açmış oluyor. İlk dokuz yarışın tamamını ya birinci ya ikinci sırada bitiren Vettel’in bu performansı cidden önemli. Ancak bu yarışın tek pilotu var, o da Alonso. Birinciliği, her ne kadar Red Bull pit ekibinin hatasından gelmiş gibi görünse de, gerektiği anlarda müthiş bir performans göstererek bu avantajı artırmayı başardı. İtalyan ekibinin F1′deki ilk galibiyetinin 60. yıldönümünde, bir İtalyan lastik markasıyla İngiltere’deki bir pistte kazanılan bu zafer, Alonso’nun karnesine geçecek en güzel birinciliklerden birisidir sanırım.

 

Ali Ünal

http://www.ali-unal.net/f1

Kategoriler
Sizin Köşeniz

Silverstone'da Tablo Kırmızıya Boyandı

 

Silverstone’nun SPA pisti ile beraber her zaman kendisine has bir havası olmuştur ne zaman ne olacağı hiçbir zaman belli değildir pistin bir bölgesine yağmur yağarken bazı sektörde güneşli bir hava bile görebilirsiniz.Teşbih o kadar yerindeki yarışın başlamasına 1 saat varken büyük bir yağmur başladı ve pist ıslandı öyleki keşif turunda spin atan pilotlar yarışın daha o anda çok değişik olacağını bizlere müjdeliyordu.Daha sonra bir anda güneş doğdu ve pistin Hangar düzlüğünden sonraki kısmı kupkuru bir hale dönüştü.Yinede pistin çoğu kısmı ıslaktı ve takımlar slick lastikle başlama riskini elbette alamazlardı.

Havanın böyle olması o anda belkide Ferrari için bir anlam ifade etmiyordu.Ancak havanın böyle olması Ferrari için çok büyük bir avantajı beraberinde getiriyordu.Bu hava sayesinde pilotlar 2 kuru lastik setini birden kullanmak zorunda kalmayacaktı ve Ferrari hiç sevmediği sert lastikleri kullanmayacak ve çok sevdiği yumuşak set lastikleri kullanacaktı pistin kuramaya başlamasıyla beraber.

Herkes artık finişi bekliyordu neler olabilirdi Webber her zamanki gibi kötü bir start mı alacak Alonso Red Bull pilotlarını avlayabilecek mi arkada kalan Hamilton ve Schumi startta neler yapabilecekler işte bu soruların hepsi 5 kırmızı ışığın yanması ve sönmesiyle cevabını bulmuş oldu Webber bu sefer iyi bir kalkış yapmasına rağmen Vettel KERS ile beraber 50. Metrede müthiş bir ivme yakalamış ve Webberi geçmişti Alonso ise yerini korumuş ve Webberi avlamaya çalışıyordu bu arada Button ise Massayı geçmiş ve bir fırsat kolluyordu Hamilton ve Schumi ise çok güzel start alarak büyük bir sıçrama gerçekleştirdiler.Rosberg ise Startın kaybeden ismiydi oluyordu Massa ile birlikte.

Vettel artık istediği yerdeydi ilk sıra 0 sprey müthiş görüş açısı ve arkayı kollayarak farkı açma.Vettel’in yüzünde küçük bir sırıtma oluşmuşken Alonso ve Hamilton kim bilir nasıl ruh haliyle saldırmaya çalışıyorlardı.Massa avantajını kaybetmemek için Buttonı geçmek zorundaydı ve bu şansını kaybedemezdi ve Button’ı geçti.Seyircilerine güzel bir yarış izletmeye and içen Hamilton Button’ı güzel atakla geçerek bir anda Massa’nın  arkasına yapışıveriyordu.Schumi ise 9.sıraya kadar yükseliyordu.

Böyle puslu havalarda erken verilen bir karar çok işe yarayabilirdi.Kim ilk riski alacak ve Slick lastiklere geçerek fitili ataşleyecekti.Tam o sırada Schumi telsiz konuşmasında 2 3 tur içinde Slick lastiklere geçilebileceğini söylüyordu mühendisine.Ancak dereceler o kadar yavaştıki kimse buna meyilli değil gibi görünüyordu taki Schumi Kobayashiye DRS alanın sonunda arkasını kaydırarak çarpmaktan kaçamayana kadar.Bu anda Schumi ön kanadı kırıyor ve pite gelip SOFT lastiklere geçiyordu.İşte bu anda Schumi sıra kazanabilirdi belkide;ancak gelen cezaya kadar.Şahsen bu cezanın biraz ağır olduğunu düşünüyorum Schumi hafif bir kontra ile geliyor ve çarpmaktan kaçamıyor o noktada sadece çime çıkarak kazayı önleyebilecek olan Schumi 10 saniye dur kalk cezası almaktan kurtulamadı ve kanadı kırması yetmezmiş gibi birde fazladan pit yapıyordu.Evet Schumi geldiğinden beri yaptığı hatalara bir yenisini ekliyordu ancak bu sefer hata dahada yıkıcı olmuştu.Ama Schumi pes edeceğe benzemiyordu.Temposu gayet iyiydi ve gittiği yere kadar gitmek istiyordu.

Schumi’nin pite girmesiyle başlayan pit furyasıyla Heidfeld ve Button da pite girdiler.Vettel kendisine 10 saniye fark sağladı ve rakiplerine bakarak cevap verecekti.Öylede oldu Webber ve Alonso pite girince vettel cevapı verdi ve pite girdi ve liderliğini perçinleştirmiş oldu.Pit çıkışı Webber farkı 1.5 saniyeye indirmesine rağmen yine farkı 5 saniye seviyesine 3 4 içinde çekmişti bile.Bu pitlerin kuşku yokki kaybedeni Massa oldu pite çok geç giren Massa Hamiltona da geçildi ve bu noktadan sonra irtifayı kaybetmeye başladı.Yağmur durmuştu ancak McLaren bir anda çoşmaya başlamıştı Hamilton ve Button bir anda Alonso ve Massa’yı avlamışlardı.İngilizler ayaktaydı ancak Alonso bu sevincin çok uzun sürmemesini sağlayacak gibi duruyordu Hamiltona geçildikten sonra çok iyi bir tempo yakalayan Alonso Hamilton üzerinde baskı kurmaya başlamıştı ve bu baskı sonuç verdi Alonso Hamiltonı geçti ve Hamilton ikinci pit furyasını başlatmış oluyordu.Evinde süper bir yarış geçirten Di Restada bu zincire ikinci sıradan giriyor ve silik bir yarış geçiren Maldonado ile zincir uzayıp gidiyordu.Gelen pitlerle 2.sıraya yükselen Alonso ile İlk 10 içine giren Schumi de bir müddet pistte kaldıktan sonra pite gireceklerdi elbet.Schumi’nin piti pek önemli gözükmese de Alonso’nun piti hayati derecede önemliydi.Vettel ve Alonso aynı anda pite geldiler ve dananın kuyruğu işte o anda koptu farkı 5 sn kadar çıkaran Vettel bir anda pitte sorun yaşıyor ve bırakın 2. Sırayı Hamilton’ın da ardına düşüp 3.sıraya geriliyordu işte bu andan sonra Vettel nasıl bir tepki verecekti merak konusuydu.

Hamilton bu anda tempodan düştü ve Vettel ile Webberi bariz şekilde yavaşlattı.Alonsoda bu avantajdan son zerresine kadar yararlandı.28 Turda gelen ikinci pitten sonra 9 tur içinde Hamiltona 10 saniye fark attı ve Copse öncesi neredeyse Hamiltona temas edecek kadar yaklaşan Vettel mecburen taktiğini değiştirip erken bir pit yapmak zorundaydı Hamiltonı geçmek için.Son pitleri böylece Vettel başlatıyordu 37.Turda.Hamiltonda bu hamleye hemen cevap verdi ama iş işten geçmiş ve Vettel 2.sıraya yükselmişti.Ancak fark fazlaydı ve çok zorlamaması gerektiğini çoktan anlamıştı Vettel.Son pitlerde McLaren büyük kan kaybediyordu Button sol ön lastiği takılamadığı için pit çıkışında kenara çekmek zorunda kalmıştı ve Hamiltona da Yeterli benzimiz yok uyarısı gelmişti.Vettele zaten geçilen Hamiltonda yavaşlamak zorunda kaldı ve Webbere 2 tur içerisinde geçiliyordu arkada da Massa başta bir tehdir olarak belirmese de son turlarda çok büyük bir tehdir haline gelecekti.Yarışın son turlarında 1.lik için hiçbir tehdit görmeyen Alonso istediği türden bir galibiyet alıyordu sonuna kadar yarışı bırakma ve öne geçtikten sonra farkı artır.Vettel ise son turlarda takım arkadaşının baskına maruz kalmıştı.Yarışın son turunda Vettel-Webber Massa Hamilton birbirine çok yakındı.Acaba Webber o atağı yapacak mıydı.Ama bunun olmasına takım izin verecekmiydi.Tam Stoweda Webber dışarıdan atak yapacaktıki o söz geldi ‘’Maintance the gap’’ farkı koru Webber bu laf su götürmeyecek bir şeydi ve tartışılacağı çok makul.Ama bunun aksine Massa ve Hamilton temasa kadar uzanan enfes bir mücadeleye tutuştular kazanan finiş çizgisine tutaşan iki pilottan kazanan seyircilerine iyi bir yarış izleteceğine söz veren Hamilton olmuştu Massa kontra ile belkide kazadan kurtulmuştu.Alonso ise elini kolunu sallaya sallaya finişe gelmişti bile çoktan ve zaferini kutluyordu.Kore 2010’dan sonra gelen galibiyeti kutluyordu.Ekim 2010’dan sonra gelen zaferi kutluyordu sezona çok kötü başlayıp Red Bullun en iyi olduğu pistte hatayla da olsa zaferi almıştı.O ve Domenicali kadar kim mutlu olabilirdi ki.

Schumi ise tüm sorunlara rağmen puan almayı başarmıştı Rosberg ise sorunsuz giderek 6.sırayı aldı bir tebriğide Pereze borç biliyoruz 7.sıra gayet iyi bir sonuç.Alguersuari 3. Yarışından da puan almayı başarmıştı.Beni bu yarışta en etkileyen pilotlar Alonso Hamilton ve Schumi oldular.Bunlarla beraber Vettel Webber Button ve Massanında hakkını yememek lazım.Alonso çok güzel bir galibiyet aldığı için Hamilton 10.sıradan kalkamasına rağmen çok iyi mücadele ettiği için Schumi ise aldığı cezaya rağmen ve her zaman mücadele içinde olup tutturduğu tempo ile.Schumi belkide ceza almasa 6. Olabilir Massayla aracının verdiği ölçüde çekişebilirdide.

Bu sezonun en hızlı yarışına ev sahipliği yaptı Silverstone ortalamala sürat 207 km’yi buldu.Alonso 2006’dan sonra burada 2.kez kazanırken 2007 senesinden sonra Ferrariye ilk podyumu ve yarış galibiyetini getirmeyi başardı.Vettel ise sessiz sakin farkı 80 puana çıkararak podyum dahası ilk 2 finişlerine bir yenisi ekledi.Görülen Ferrari gerçekten getirdiği güncellemelerle gelişmiş ancak bugün pit hatası gelmese ve vettel hamiltonın arkasında takılıp kalmasaydı Alonso yarışı kazanabilir miydi büyük ihtimalle çok yakın bir finiş olurdu ancak Vettel yarışı vermez gibi geliyordu bana.Tabi buradaki amacım Alonso’nun yarış galibiyetini küçümsemek değil ancak sezonun bu kısmından sonra Vettel’in çok büyük bir avantajı olduğunu belirtmek için bunu söyledim.McLaren’in ise sıralamalarda görünen kadar yavaş olmadığı belli oldu.İki hafta sonra Almanya GP’sinde  Vettel büyük bir iştahla vatandaşlarının  gözü önünde ilk galibiyetini almak isteyecektir.Alonso ve Ferrari kendilerine büyük bir özgüven kazanmanın hazzı ile McLaren ise Egzoz gazları ile sıralamalarda bu kadar sorun yaşamamak için analizlerle ve geliştirme çalışmalarıyla Mercedes ise Valencia’ya oranla daha iyi bir araç haline gelen MGP W02 ye güvenerek Almanya GP’sine efsanevi bir başka pist olan Nurburgring’e gidecekler görüşmek üzere.

Samet Demirel