Kategoriler
Sizin Köşeniz

Huzur İçinde Uyu Doktor

 

” O’nu kokpitten dışarı aldık, kaskını çıkarttık. Ve nörolojik işaretleri gördüğümde, ölümcül hasar meydana geldiğini anladım…. Bir an nefesini verdi ve vücudu bıraktı.. İşte o anda.. Pek dindar değilim ama, sanırım o an, ruhunu teslim ettiği andı. ” Profesör Dr. Sid Watkins – 1 Mayıs 1994.. Ayrton Senna’ya yardıma giden ilk ekip ve Sid Watkins’in yaşadıkları.

Bernie Ecclestone, Londra hastanesine uyduruk bir bahaneyle gelmişti. Gelin Sid Watkins’ten olayları dinleyelim: ” Kesinlikle beyinle alakası olmayan bir şikayetle geldi. Muayeneden sonra ona bir sorun olmadığını söyledim ve o döndü ‘ Formula 1’in tıbbi imkanlarını geliştirmek adına yeni kurulan bir ekipte işe başlar mısın? ‘ dedi. Hemen kabul ettim, bunun üzerine Bernie ‘ Sanırım maaş da istersin ‘ dedi. Bunun iyi bir fikir olduğunu söyledim ve Bernie ‘ ne kadar istersin ‘ dedi.. Benimde hiçbir fikrim yoktu ve tüm yarışlar için 35.000 dolar isterim dedim. Kabul etti. Hastanede aldığım paradan çok çok daha fazlaydı… Ben bunları düşünürken, Bernie ‘ uçak biletleri, konaklama vs. herşey sana ait olacak ‘ dedi….. O yılın sonunda muhasebecim beni aradı ve F1’deki bu işi neden yaptığımı sordu. Ben de iyi para verdiklerini söyledim. Ama karşılık olarak bana şu cevabı verdi ” Sen öyle zannet, bu para ancak seyahat masraflarını karşılıyor “..

Bernie Ecclestone: ” Kafanızda bir deliğe ihtiyacınız varsa bunu yapabilecek bir arkadaşım var. ” diyerek, Formula 1 camiasına Sid Watkins’i kazandırmıştı.

1978’de Bernie, beni pilotlarla tanıştırmak için Brands Hatch’teki lastik testine götürdü. Niki Lauda ile tanıştım ilk ve oldukça esprili bir kişilikti. Bana; ” Pilotların bir beyin cerrahına ihtiyaçları yok, çünkü zaten beyinlerimiz yok ” demişti.. 

Bir keresinde de kurtarma tatbikatı yapacaktık. Lauda’ya antremandan sonra araçtan çıkma ve kaza yapmış bir pilot gibi davran, başını serbest bırak dedim. Ekip tarafından Lauda’yı kurtardık ve müdahalenin nasıl olduğunu sorduğumuzda bize verdiği cevap şuydu: ” Tek kelimeyle korkunçtu. Vücudumda kırılmadık kemik kalmadı…”
Sid Watkins’in unutamadığı bir olay da mevcut.. Gelin dinleyelim: ” Nigel Mansell ve Nelson Piquet, 1990 Spa’da, La Source’de çarpıştı. Mansell duvara çarptı ve kafasının yana düştüğünü gördüm. Önemli birşey olmayacağını düşünüyordum ama onu

n yanında olmalıydım ve yokuş yukarı koşmaya başladım. Ardından silah sesine benzer bir ses duydum… Sağ bacağımdaki tendonun koptuğunu farkettim. İnanılmaz bir acı duyuyordum ama Nigel’ın yanına gitmem gerekiyordu. Yanına ulaştığımda kaskına dokundum, kafasını yukarı kaldırdı ve vizörü açtı. ” İyi misin, birşeyin var mı ? ” diye sordum ve ” yok ” diye bir cevap verince, bacağımdaki ağrının da etkisiyle O’na ” evet var, en tam bir gerizekalısın ” demiştim.

1991 yılında, Adelaide’de inanılmaz bir derecede yağmur vardı. Mansell yine aracını kenara çekmiş, aracın içinde hareketsizce duruyordu. Bir şeylerin ters gittiğini düşündüm ve yanına gittim. Kaskını çıkarıp, ” ne oldu ? neyin var ? neden inmiyorsun ? ” diye sorduğumda bana şu cevabı verdi : ” Çünkü yağmur

yağıyor.. “
Formula 1 ve motorsporlarına bu kadar çok hizmet etmiş birisi bir daha gelir mi ? bilinmez.. 40 yıllık süre içerisinde, yüzlerce yarışçının hayatını borçlu olduğu büyük adam. Sadece geride kalanlar mı ? Tabiki hayır. Seneler sonra yarışan pilotlar, yeni isimler, belkide böyle kahraman bir adamı bilmeden turlayacaklar pistte. Sayende motorsporları bu kadar güvenli. Daha hastane yolunu bilmeyen ambulanslardan bu seviyeye kadar getirdiğin için, sana ne kadar teşekkür etsek azdır.

 

‘ Umutsuz bakışlar, son çabalar. Ratzenberger’in ölümünden sonra Sid Watkins, Ayrton’u emekli olması için zorluyor. Hatta birlikte balığa çıkma teklifinde bulunuyordu. ‘

Ve son olarak ekliyeceğim bir söz. Huzur içinde yat Sid Watkins, evet profesör, 1 Mayıs 1994’te kollarında kaybettiğin evladına kavuştun.