Kategoriler
Köşe Yazıları Manşet

Sezonu Yarıladık

19 yarışlık 2014 Formula 1 sezonunun 11.yarışı olan Macaristan Grand Prix’si ile
sezonu yarıladık sayılır. Geriye “baba” pistlerden oluşan 8 yarışlık bir bölüm
kaldı ve takımlar neredeyse tam tamına 1 aylığına bir araya girdi. 24 Ağustos’ta
Belçika Spa-Francorchamps pistinde otomobiller yeniden gride dizilecekler.

Peki sezonun 11 yarışlık ilk kısmında kim yada kimler öne çıktı. Kimler hayal
kırıklığı yarattı ?

V8 motorlara elveda dememizin ardından hiçbirimiz motorlardan çıkan yeni
seslere alışamadık. Turboşarj ve daha çok elektrik gücünü öne çıkararak
otomobile tork sağlayan bu yeni motor tipinde, Renault motoru kullanan
takımların bir hayli yavaş kaldığını gördük. Mercedes ise Pirelli’nin geçen sezon
yaşanan aşınma sorununa karşın sert hamura daha iyi uyum sağlamış gözüktü.
Özellikle diğer takımların yol tutuş ve arkadan kayma sorunu yaşadığı
dönemlerde Mercedes pilotları pistte sağlam bir görüntü çizdiler.
Sezonun ilk yarısında koşulan 11 yarışın 9’unu Mercedes pilotları kazandı.
Nadiren yaşadıkları dayanıklılık ( İngiltere’de ve son 2 yarışta fazlasıyla
yaşadılar) sorunu ve kazaların ardından oluşan kaos ve güvenlik aracı
periyotları dışında Red Bull’un fazlasıyla önünde kaldılar. Hatta Red Bull’un
geçtiğimiz senelerde kurduğu sıkıcı ve suni dominasyona yakın etkiler bıraktılar.
Mercedes’in bu başarısında yukarıda da bahsettiğim gibi sert hamur lastiklere
iyi uyum sağlamaları ve yeni nesil motorlara yaptıkları yatırım yatıyor. Yeni
nesil motor araştırmaları için yaklaşık olarak 500 Milyon Euro’ya yakın para
harcadıklarını açıklayan Alman ekibi bunun karşılığını sezonun ilk yarısında
fazlasıyla aldı. 10 Pole pozisyonu ve 9 grand prix zaferi bulunan Mercedes,
sezonun ilk yarısında beklentilerin üzerinde bir performans gösterdi.

article-0-1858AFD3000005DC-774_634x386

Red Bull bu sezon yaşadığı düşüşü geçen sezon sona erdikten sonra yaptığım
sezon değerlendirmesinde de belirtmiştim. Adrian Newey gibi bir dehaya sahip
olmalarına rağmen bu sezon hem sıralamalarda hem de yarışta bu denli yavaş
kalmalarında kuşkusuz sezon öncesi testleri yatıyor. Sezon öncesi yapılan
testlerde Renault motorunun yaşadığı sorunlar onların yeterli sayıda tur
atmalarını engellemişti. Eldeki yetersiz verilerle bu da aerodinamik, yol tutuş vevs. olarak onlara sezonun ilk yarısında negatif olarak yansıdı. Ancak ToroRosso’dan getirilen Daniel Ricciardo’nun iki zaferi herşeye rağmen dikkat çekici.

Kanada’da Hamilton ve Massa’nın yarattığı kaos ortamı ve güvenlik aracı
periyodundan iyi sıyrılan Ricciardo kariyerindeki ilk grand prix zaferini elde
etmişti. Benzer şekilde yağmurlu başlayan Macaristan’da da lastiklerini son
turlara rakiplerine oranla daha sağlam sokan Avustralyalı pilot zafere ulaşmayı
başardı. Onun bu zaferleri dışında takım arkadaşı olan dünya şampiyonu
apoletli Sebastian Vettel ise yokları oynadı. Ricciardo , Vettel’e sıralamalarda 7-
4, yarış sonuçlarında ise 6-1 galip geldi.

Kimi_Raikkonen-British_GP-2014-R02

Alonso-Raikkonen ikilisiyle bizleri heyecanlı bir bekleyişe sokan Ferrari ise
beklenenin gene çok çok altında. Raikkonen’in artık eski sürüşünden uzak
olması ve Ferrari F14’ün yavaş ve yetersizliği. Pirelli’nin bu sezon çıkardığı daha
sert hamura uyum sağlama konusunda sıkıntı çekmediler. Ancak sezon
öncesinde olduğu gibi motor sorunları fazlasıyla bellerini büktü. Alonso’nun
sıralamalarda 10-0, yarışta da 9-2 üstünlük kurduğu Raikkonen, zaman zaman
sorunun takımda ve otomobilde olduğunu açıkça belirtti. Alonso ve Kimi
arasındaki bu farkı , pilotaj ve Kimi’nin eski sürüşünden uzak olmasıyla doğru
orantılı bence. Bunun dışında sezon içerisinde yaşanan yazılım sorunu,elektrik
sorunu, beslemeli bijon somunu sorunu, arka kanatçık sorunları gibi aksilikler,
Alonso ve Raikkonen’in yakasını bırakmadı ve “ iki şampiyona yazık oluyor”
sözlerine neden oldu. Ferrari fanı olmasam da benim de naçizane görüşüm
Ferrari’deki tek sorunun Montezemolo olduğudur.

Valeri Bottas, Nico Hulkenberg ikilisinin sezonun ilk yarısında gösterdikleri
performans ve topladıkları puanlar hiç de yabana atılacak cinsten değil.
McLaren’in içler acısı hali ise bizlerin satırlara döküp basitleştiremeyeceğimiz
cinsten kötü. Sezonun kalan 8 yarışında ise Nico Rosberg ile Lewis Hamilton
bizlere sıkı bir şampiyonluk mücadelesi izletecek gibi duruyorlar. Hamilton
yarışlarda Nico’ya 5-4 üstünlük kursa da, sıralama turlarında daha istikrarlı olan
ve Lewis’e göre daha az mekanik sorun yaşayan Nico Rosberg, şampiyonada
önde bulunuyor. Lewis Hamilton’ın son yarışlarda yaşadığı mekanik sorunlar
belirleyici olsa da iki Mercedes pilotu arasında bir soğuk savaşın yaşandığı da
kesin. Macaristan’da Hamilton’ın Rosberg’e yol vermemesi sonrası Mercedes
garajından gelen takım emri tartışmalara neden olmuştu. Kalan 8 yarış öncesi
Hamilton’ın verdiği demeçlerde, Rosberg’e göre daha fazla mekanik sorun yaşadığını belirtmesi de bence takıma ve mühendislere bir mesaj. Kalan yarışlar Mercedes garajı açısından iki kat daha fazla stresli geçecekmiş gibi görünüyor.

ANIL YAZAR

Kategoriler
Köşe Yazıları Manşet

Uyan Şampiyon!

Kimileri için zamanında Formula 1’i sevimsiz hale getiren dominant bir şampiyondu. Başta ben olmak üzere kimileri için de Formula 1’le ilk tanıştığı senelerdeki çocukluk kahramanıydı. Ona saygı duyup, hayran olanlar kadar zamanında kazandığı şampiyonlukları kullandığı otomobillerin gücüne ve performansına bağlayanlar da vardı. Ancak bugün bir gerçek var. Michael Schumacher komada ve yaşam mücadelesi veriyor. Ve motorsporları dünyasından olsun olmasın herkes ondan gelecek iyi bir haber için dua ediyor.

Schumi’yi Neden Sevmeliyiz?
Peki Schumi neden sevilmeli? Alman pilot neden gerçek bir Formula 1 efsanesi ? İşte bu soruların bence tek bir yanıtı var. Her şeyden önce Schumacher teknoloji ürünü bir pilot değildi. 90’lı yıllarda ve 2000’li yılların başında Michael Schumacher’i şampiyonluklara taşıyan özelliği ,salisesi salisesine aynı turları tekrarlayabilmesiydi. İstikrarlı bir pilottu Schumi. Yaklaşık 50-60 turluk bir yarışta her viraja neredeyse aynı açı ve aynı hızla girerek F1 otomobilini bir robota emanet etmiş gibi hissederdi Schumi’nin takım patronları. Agresif sürüş stiline rağmen Formula 1 otomobilini çok iyi bir dengede tutarak pist dışı gezilere de çıkmazdı pek.

Ancak her zaman agresif sürüşü ve zaferi kovalamasıyla farklı olmadı Schumacher. Zaman zaman da sürüş yeteneğini , teknik yarış bilgisiyle birleştirerek önemli stratejik Grand Prix zaferleri de elde etti. Örneğin; 2001 İspanya Grand Prix’sinde. Mika Hakkinen, Mclaren’i ile Schumi’nin 10 saniye önündeydi. Schumi ise Hakkinen’in arkasında 2.sıradaydı ancak temposu Fin pilot’a bir türlü yaklaşamıyordu. Telsizden en iyisi arkamı kollayayım ve Ralf’e (kardeşi) geçiş imkanı vermeyeyim diyordu. Yarışın sonucunda dönemin Mclaren motorları yine klasik bir sonla pes ediyor ve Schumi bu stratejisi sayesinde zafere ulaşıyordu.

Ferrari’den takım arkadaşı Rubens Barrichello ile birlikte gerçek bir yağmur ustası olması da Schumi’yi diğer pilotların önüne geçiriyordu. 1994-1995 ‘te Benetton Renault’ta şampiyon olduktan sonra 1996 yılında Ferrari’ye geçti Alman pilot. Ferrari’ye geldiğinde Ferrari Formula 1 Dünya Şampiyonasındaki son takımlar şampiyonluğunu 1983, pilotlar şampiyonluğunu da 1979’da kazanmıştı. Formula 1 tarihinin ilk Alman Şampiyonu olan Michael, Ferrari’yi de Kaybedenler Kulübünden çıkarıp Formula 1’in zirvesine taşımıştı tekrar. Özellikle Ferrari döneminde mühendis ve mekanikerlerle kurduğu iyi ilişkileri işine de yansıtan Schumi, otomobilin gelişmesinde de büyük rol oynuyordu.

Şu ana kadar Schumacher için hep iyi ve olumlu şeyleri yazdım. Formula 1 tarihinin gelmiş geçmiş en iyi pilotu olsa da onun da hataları oldu.

İlk akla gelen de 1998 Belçika Spa’dır. Yoğun yağmur altındaki yarışta startla birlikte 13 pilot yarış dışı kalmıştı. Son turlarına girilen yarışta Schumacher yarışı lider götürürken David Coulthard’a tur bindirmeye çalışırken arkadan çarpar ve yarış dışı kalır. Daha sonra pit alanında Mclaren garajını basan Alman pilot, David Coulthard’ın üzerine yürür. Olası bir kavga o anda araya girenler sayesinde engellenmiştir. Schumi o sezon şampiyonluğu da Mika Hakkinen’e kaptırmıştı.

2001 Avustralya Grand Prix’sindeki takım emirleri skandalı da Schumi’nin imajını zedeleyen bir başka olaydır. Şampiyonluk mücadelesi veren Michael Schumacher takım arkadaşı Barrichello’nun arkasında yarışı götürüyordu. Bu esnada Ferrari pit ekibi ve Rubens Barrichello’nun arasında geçen telsiz konuşmalarına baktığımızda takım emriyle Barrichello’nun Schumi’ye yol vermesi isteniyordu açıkça. Barrichello’nun yıllar sonra konuyla ilgili yaptığı açıklamalardan pit ekibinin ne kadar tehditkar bir dil kullandığını görebiliriz. İşte Barrichello’nun ağzından o konuşmalar:

“Avusturya Grand Prix’sin’de bana telsizden şöyle söylendi: “Michael’in arkanda olduğunun farkındasın, değil mi? Şampiyonluk için önemli bu.” Takımla aramdaki diyalogun yoğunluğu her tur biraz daha arttı ve bitime birkaç tur kala, bana, istenenleri yapmadığım takdirde kontratımı tekrar gözden geçireceklerini söylediler.”

Schumacher yarış sonrası podyumda birincilik kürsüsüne takım arkadaşını çıkararak kendisinin ve Ferrari’nin yerle bir olan imajını düzeltmeye çalışsa da her şey gayet açık ve ortadaydı.

1997 İspanya Jerez’de de Schumi kendisine hiç yakışmayacak bir harekette bulunmuştu. Aracı Jacques Villeneuve’ye doğru sürerek rakibini yarış dışı bırakmak isterken Alman pilot kendisini pist dışında bulmuş ve yarış dışı kalmıştı.

Emekliliğinden sonra 2010’da geri döndüğü Formula 1’de Mercedes ile pek başarılı olamadı Alman Pilot. 2012 sezonu sonunda yeniden emekliliğini açıkladı. 2006 Çin Grand Prix’si onun son ve Formula 1 Grand Prix zaferi oldu. 301 yarış, 91 birincilik ve 7 Dünya Şampiyonluğu. 1991 ‘de başlayan kariyeri başarılarla dolu olan Alman pilotun bugünlerde bambaşka bir konuyla gündemde olması ise çok üzücü.

Şu anda içinde bulunduğu konum ise tüm hayranlarını ve bir motorsporları fanı olarak beni de çok üzmüş durumda.

Daha önce de hayranlarının yüreğini ağzına getirmişti Schumi. 1999 İngiltere Silverstone Grand Prix’sinde arka frenleri kitlenen Alman pilot virajı alamayarak kaza yapmış ve ayağını kırmıştı. Aracının içinden yaptığı “iyiyim” hareketi hala hafızalarımızda.

Daha önce Formula 1’de yaşanan kazaları aklımıza getirdiğimizde Niki Lauda, Alex Zanardi , Felipe Massa ve Robert Kubica benim aklıma gelen ilk isimler. Aytron Senna’yı ise sonu itibariyle hatırlamamak en iyisi bence.

Ancak Schumacher’in yukarıda saydığım isimlerden farkı ,başına gelen olayın yarış pistinde değil , kayak pistinde olması. Bu da kariyeri boyunca pistlerde de pek çok kaza yaşamış Alman pilotun durumunu biraz trajik hale getiriyor.

Uyanıp yıllardır pistlerde bize gösterdiğin hüner ve deneyimlerini şimdi yeni pilotları aktarmalısın Schumi. Biz senin bir an önce sağlığına kavuşmanı bekliyoruz.

Anıl Yazar – TRF1.net
twitter.com/AnilYazar

 

Kategoriler
Köşe Yazıları

Aptal Sezon, "Akıllı" Şampiyon

 2012 sezonuna göre daha da dominant olan Red Bull ve Sebastian Vettel, 19 yarışın 13’ünü ilk sırada bitirdiler. Red Bull’un kazandığı 11 polün 9’unda da Vettel’in imzası vardı. Lastik kurallarının değişmesi ve zaten aerodinamik anlamda daha dengeli bir otomobile sahip olan Red Bull için bu rakamlar şaşırtıcı değil kuşkusuz. Gridin en dengeli ve dayanıklı otomobili olmalarının yanında pit ekibi ve yarış mühendislerinin de iyi bir sezon geçirdiğini söyleyebiliriz. Red Bull’ların pit-stop’larda zaman kaybettiği bir yarış hatırlamıyorum ben.

   Sebastian Vettel’e gelirsek.  İyi otomobile sahip olmanın avantajını çok iyi kullandı bu sezonda da. 3 Dünya Şampiyonluğu bulunan bir pilot. Özgüven gibi bir probleminin olmamasının yanında, ben de dahil olmak üzere “Başka bir araçta görelim Vettel’i “ sözlerine pek takılmadığını düşünüyorum. Ancak 2014’ün kendisi için esas test sezonu olacağını kendisi de biliyor. Akıllı dememin nedeni ise zamanında Toro Rosso’dan Red Bull’a geçtiği sezonu göz önüne alırsak kariyerinin en doğru kararını o dönemde verdiği kesin. Son derece akıllı ve şanslı bir pilot kendisi.

   Sezonu markalarda 2.sırada bitiren Mercedes , bir önceki sezona göre saf hız anlamında ilerleme kaydettiğini herkese gösterdi. Ancak lastikleri kullanmada ciddi sıkıntılar yaşadılar. Lastik kuralının değişmesine kadar Red Bull’a az çok kafa tutuyorlardı. Ancak değişen kurallar sonucunda lastik  aşınması onların ya hızını etkiledi yada sıralama turlarını. Sıralama turlarında yüksek tempo ile ilk çizgileri kapsalar da yarış için yeteri kadar koruyamadıkları lastikleri onların hızını düşürdü genellikle.  Bu nedenle bu sezon kazandıkları 8 pol pozisyonundan yalnızca 3’ünü Grand Prix galibiyetine çevirebildiler. Bu sorunu daha çok Lewis Hamilton’ın yaşadığını söyleyebiliriz.

   Bu sezonu yalnızca 2 galibiyetle tamamlayan Ferrari ve Alonso’ya(Massa’yı konuşmaya gerek var mı ?)  değinelim.  Çin ve İspanya’da kazanan Alonso’nun Ferrari’ye çok şey kattığı kesin. Ancak ya Ferrari’nin Alonso’ya ? Değişen kurallar ve 2009 sonrası çehresi değişen Formula 1 sezonlarında Ferrari’nin Red Bull’un bu kadar geride kalması dehşet verici. Bu sezon görünürde gittiği küçülmeyle “Bizden bu sezon hiç bir şey beklemeyin “ diyen Mclaren’i çıkarırsak Ferrari takımı koca sezonu 2 yarış galibiyeti (Bunlar da Fernando’nun becerisi ön plana çıkıyor) ile tamamladı. Hiçbir yarışa ilk çizgiden başlayamadılar. Lastik işinin değişmesi onları sezonun ortalarından itibaren daha da geriye götürdü zaten.

  1966’dan beri Formula 1’de olan Mclaren bu sezonu hiç  Grand Prix zaferi yaşayamadan bitirdi. Perez’le olan birliktelikleri sona ererken , bu berbat sezondan Button’ın dediği gibi önemli dersler çıkarmış olmalılar. MP4-28 kötü bir hatıra olarak Mclaren tarihine geçti. Dayanıklılık olayında bu sezon adeta zirve yapsalar da benim gibi Formula 1’in eski müdavimlerini “sıfır” çektikleri sezonda kahrettikleri kesin.

   Az parayla çok iş yapan Lotus vardı birde. Lastik koruma stratejisi ile iyi işler yaptılar.Değişen kural onları da vursa da bu sezonu 1 Grand Prix zaferi ve 14 podyumla tamamladılar. Grosjean kendi geleceği için umut verici bir sezon geçirdi. Raikkonen’in takımdan ayrılmasıyla gelecek sezon ne yapacakları ise meçhul.  Ekonomik sıkıntıları bolca medyada yer aldı bu sezon.

   Çoğu kişi Red Bull’un ve Vettel’in saltanatının bu sezon sona erdiğini konuşuyor. 2014’ün “köklü” değişiklikleriyle ,2013’ün ikinci yarısında 2014’e yönelen Mclaren,Mercedes ve Ferrari’nin 2014’te Red Bull’u yıkacağı görüşü hakim. Ben de tam katılmamakla birlikte Red Bull için 2014 sezonunun zor geçeceğini düşünüyorum. Adrian Newey ve iş arkadaşlarının başını ağrıtacak konu ise muhtemelen motor olacak. Daha doğrusu motor kaynaklı bir aero sorunu olabilir. V6 motorlarının kullanılacağı 2014 sezonunda , Red Bull takımı eğer bizim bilmediğimiz özel bir çalışma ile 2013 sezonunun bir kısmını kullanmadıysa motora uygun aerodinamik gelişme gösteremezlerse sıkıntı yaşayabilirler.

     2014 Formula 1 sezonunun heyecan ve rekabet dolu olması dileğiyle.

 

    ANIL  YAZAR / TRF1.net

    Twitter.com/AnilYazar

Kategoriler
Köşe Yazıları

Red Bull'un Kurnazlıkları

  Red Bull ve Sebastian Vettel kusursuz bir haftasonu geçirerek İtalya-Monza’dan ellerini kollarını sallayarak zaferle ayrıldılar. Hatta yarıştan sonra “ Şaşırdık burada kazanmayı beklemiyorduk. Buraya hasarı sınırlı tutmaya geldik ama onlar gözümüzde büyüttüğümüz kadar iyi değillermiş “ gibi bir açıklama yaparak hem rakiplerini küçümsediler hem de yaptıkları kurnazlıkları bir kez daha ortaya dökmüş oldular.  

  Son yarış Spa’dan sonra “ İtalya’da işimiz zor olacak ve orada rekabetçi olabileceğimizi düşünmüyoruz “ açıklamalarıyla belkide hem Mercedes hem de Ferrari’yi zafer için fazla rahatlattılar. Ama bu Red Bull’un Formula 1’in gördüğü en başarılı ve en dominant takımlardan biri olduğu gerçeğini değiştirmez. Aynı şekilde Vettel’in de.

  Cumartesi günkü sıralamalardan sonra yarışa gerilerde başlayan Kimi Raikkonen ve Lewis Hamilton’ın yukarılara tırmanması için yağmur gerekiyordu. Ama yarış günü boyunca beklenen yağmur da gelmeyince Vettel’in tek rakibi Alonso kaldı.

  Tifosiler Belçika-Spa’dan sonra Monza için umutlanmışlardı. Ama dediğim gibi Red Bull’un kurnazlıkları. Her yarış ve her durum için mutlaka ellerinde sakladıkları ve rakiplerini gafil avlayacak planları var.

  Mercedes düşük downforce paketini güncelleyerek geldi Monza’ya. Belçika’da düşük downforce paketinden istediği sonucu alamayan Mercedes‘in yaptığı değişiklikler burada da işe yaramadı. Sıralama turlarında Hamilton’ın otomobilin altına zarar vermesi bunla ilgili olabilir mi bilmiyorum.

  Ferrari ise Belçika’da deneme fırsatı bulduğu düşük downforce üreten arka kanattan Monza’da istediği verimi alamadı. Alonso’nun ikinciliği karşı konulamayan Red Bull’a karşı iyi bir derece sayılabilir.

  Massa’nın 4.lüğü kendisi açısından önemli. Raikkonen & Ferrari söylentileri iyice ayyuka çıksa da Massa en azından bu yarışı eleştiri oklarından kurtularak tamamladı. Bu sezonki en iyi derecesi Malezya’daki 8.liği olan Nico Hulkenberg ise 5. sırada finiş görüp günün göze çarpan isimlerinden biri oldu.

 

   ANIL  YAZAR  –   Twitter.com/AnilYazar

Kategoriler
Köşe Yazıları

Demir Yumruk Vettel (!)

  Hamilton start verilir verilmez iyi kalkmasına rağmen özellikle Eau Rouge virajından sonra Sebastian Vettel’in Red Bull’u inanılmaz bir hız kazandı. Üstelik daha DRS aralığı da başlamamıştı. Mercedes en güçlü olduğu yerde, düzlükte kaybetti Vettel’e. Eau Rouge’dan çok yavaş çıktı Hamilton.  Zaten daha sonra Red Bull’un hızına yaklaşamadı hiç İngiliz pilot.

   Yaz arasından önce doğum gününde söylediği sözlerle Ferrari’nin itibarını yerle bir eden(haksız da değil) Alonso ise 9.başladığı startta harika bir iş çıkarıp üst sıralara kadar tırmandı. Cumartesi günü ıslak pistte 9.olan Fernando Alonso yarışı kazanabileceğini söylemişti. Kuru zemin performansına güvendiği belliydi. Ama tabi Vettel’in Red Bull’una karşı 2.sırayı alması en iyi teselli bence.

   Yarıştan sonra Sebastian Vettel’in yarışta bu kadar üstün olmadığını açıklaması da önemli. Genç Alman Şampiyon demeçlerinde yağmur olasılığından çekindiklerini bir hayli dile getirmiş. Kendisinin yağmur performansına da güvendiği kesin.

  Mercedes’in performansı benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Kuru zemindeki antrenmanlarda zorlanan bir Mercedes vardı kabul. Ama yağmur altındaki sıralama turlarından sonra iyi bir start ve yarış stratejisiyle Hamilton’dan bir zafer bekliyordum. Özellikle tekrar belirtmeliyim ki Eau Rouge’daki Red Bull hızı inanılmazdı evet ama Mercedes’in Eau Rouge çıkışı düzlükte hızı en koyu Mercedes fanlarını darlandırmıştır.

  Önümüzdeki  İtalya,Monza Grand Prix’si öncesi Ferrari’nin yeni güncellemelerle Belçika’da iyi sinyaller verdiği kesin. Zaten Belçika yarışıyla birlikte pilotlar klasmanında Hamilton ve 27 yarışlık puan alma sersi bu yarışla sona eren Raikkonen’in  şampiyonluk şansları kaf dağının ardında. Ferrari ise Alonso ile evlerindeki Monza Grand Prix’sini kazanabilirler. Red Bull Monza’da rekabetçi olamamaktan korktuğunu açıkladı. Tabi Red Bull ve Vettel ‘in yeni bir aldatmacasıyla karşı karşıya değilsek.   


    Anıl Yazar  –  Twitter.com/AnilYazar

Kategoriler
Köşe Yazıları

Nihayet Hamilton

Pole pozisyonunu elde ettikten sonra şaşıran ve yarış için fazla ümidi olmayan Hamilton muhtemelen Mercedes’in gene lastik sorunları yaşayacağını düşünmüştü. Ama bu kez lastiklerini iyi kullandılar . Tabi Hungaroring gibi başla-bitir olmasa da geçiş imkanlarının kısıtlı olduğu bir pistte bu da Hamilton’ın zaferine yardımcı oldu.  

Bu sezon Nico Rosberg’in başla-bitir yarışı olan Monaco ve Vettel’in mekanik sorun yaşadığı Silverstone dışında elde ettiği 6 pole pozisyonunu yarış zaferine çeviremeyen Mercedes’te Hamilton için start anı çok önemliydi. Çünkü lastik sorunu yaşayan Mercedes’lerin Hungaroring  gibi geçiş imkanının zor olduğu bir pistte iyi ve sorunsuz bir startla şansları artacaktı. Startlarda Red Bull’un çekişine dayanamayan ve hatalar yapan Hamilton gayet iyi start alıp yerini koruması bu açıdan çok önemliydi.

Hamilton yarış boyunca kusursuz bir sürüş gerçekleştirdi. Mark Webber’i geçtiği an ise bana kalırsa yeteneklerinin ne kadar yüksek olduğunun bir göstergesidir.

Vettel uzun süre Grosjean’ı arkasında tutarken telsizden duyulan ön kanat problemi ile Grosjean’ın baskısına maruz kaldı. Tabi bu bir aldatmacada olabilir. Red Bull’dan daha önce bu tarz oyunlar görmüştük. Pitten çıktıktan sonra Button’ın arkasında uzun süre kalması Vettel’in Hamilton’ı yakalama şansını yok etti. 

Massa’dan hiç bahsetmiyorum . Fernando Alonso ise starttaki pozisyon kazanma mücadelesi dışında yine tempoya ayak uyduramadı.  Zaten Pirelli’nin son yarışlardaki lastik tercihleri ile ilk 4 içine girmekte zorlanıyor İspanyol pilot.

Hamilton gibi lastik kullanımını temposuyla birleştiren bir diğer pilotta Kimi Raikkonen oldu.6. sırada başladığı yarışta özellikle iyi bir ikinci kısım atınca 2.sırayı hak etti.

Grosjean ise Button’a arkadan çarparak bir çuval inciri berbat etti. Halbuki startta pozisyonunu korumayı başaran Lotus pilotu uzun süre Vettel’i geçmek için fırsat kolladı. Ama bunu genellikle ilk viraj sonrası Red Bull’un çekiş ve hızlanma kısmındaki güçlü olduğu yerlerde deneyince başarılı olamadı. Ceza almasaydı podyum için ciddi bir aday olurdu.

Son olarak ise Mark Webber. Vettel’e göre farklı bir lastik ve yarış stratejisi izledi. 4.sırayı sessiz sedasız kazandı.

Formula 1 neredeyse 1 aylık bir araya giriyor.  25 Ağustos’ta Belçika’da Spa  ‘daki yarışa kadar bütün Formula 1 severlere iyi günler diliyorum.

 

 

Anıl Yazar –  twitter.com/AnilYazar

 

Kategoriler
Formula1

Felipe Massa : Grosjean’a Verilen Ceza Yanlış

Grosjean’in 4.virajda cesur bir atakla geride bıraktığı Ferrari pilotu Felipe Massa, yarıştan sonra “Grosjean’a benimle ilgili bir ceza verilmişse bu ceza tamamen yanlış “ ifadesini kullanarak Lotus pilotunu savundu.

 

Brezilyalı pilot sözlerine , “Dört tekerliği dışarıda değildi, sadece iki tekerleği ile dışarı çıktı” şeklinde devam etti.

 

Lotus’un pist operasyonları direktörü Alan Permane , Massa’nın görüşlerini tekrarladı ve kendi pilotlarını savundu.

Pilotlarının Massa ile olası bir teması önlemek için geniş bir çizgi ile virajı döndüğünü savunan Permane  verilen cezanın yanlış olduğunu düşünüyor.

Grosjean ise ; “Görüntüleri izlemedim, o nedenle kararla ilgili bir yorum yapamam “ dedi.

 

Grosjean ; “Dürüst olmam gerekirse ben sadece 2 tekerimin pist dışına çıktığını düşünüyorum ama dediğim gibi görüntüleri izlemedim “ şeklinde sözlerini bitirdi.

Kategoriler
Formula1

Daniel Ricciardo: Testlerde Red Bull İçin Elimden Geleni Yaptım

Ricciardo sabah seansında daha hızlı ve dengeli bir sürüş gerçekleştirdikten sonra Red Bull için yaptığı yarım günlük teste spin atmasına rağmen Red Bull’da elde etmek istediği bir koltuk için hiç bir kaygısının olmadığını açıkladı.

“Ben yeteneklerim doğrultusunda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım” diyen Ricciardo, Sebastian Vettel’in yanındaki koltuk için en büyük adayın Kimi Raikkonen olduğunu söyledi.

Kategoriler
Formula1

F1 Patronları Ecclestone'ın Rüşvet Suçlamasında Gelişmeleri İzlemeye Devam Edecek

İddiaya göre 2005 yılında Ecclestone’un, Gribowski’ye Formula 1 hisselerinin satışında yaklaşık 44 milyon dolar rüşvet vermekle suçlandığı ifade ediliyor.

Ecclestone’a eğer başka bir suçlama ile karşılaşması durumunda çalışma süresinin sona ereceği belirtilmişti.

CVC yaptığı açıklamada şirketin gelişmeleri yakından takip edeceğini söyledi.

2011 yılından beri soruşturmayı yürüten Münih Savcılığına, Bernie Ecclestone’ın alınabilecek ilk karara 6 hafta içinde itiraz hakkı bulunuyor.

Ecclestone’un, Gribowski’ye Formula 1 hisselerinin satışında yaklaşık 44 milyon dolar rüşvet vermekle suçlandığı ifade ediliyor. Gribrowski, bu parayı aldığı ve vergilenmediği gerekçesiyle 1.5 yıl önce 8,5 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Kategoriler
Formula1

Kimi Silverstone Testlerinde Koltuğa Oturacak

Pilotlar belirlenen 3 gün içinde teste çıkacaklar. Lotus ise Macaristan Grand Prix’si öncesi Pirelli’nin yeni lastik yapısını test etmek için Raikkonen’i testlere çağırdı.

Fin pilot Cuma günü testlere çıkarken yine Lotus’tan Nicolas Prost Çarşamba, Davide Valsecchi de Perşembe günü piste çıkacak.

Lotus yarış direktörlerinden Alan Permane 17-19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek bu testlerin sezonun geri kalan yarısı için çok önemli olduğunu düşünüyor. Alan Permane’ye göre bu testler üç gün boyunca bir hayli ilginç geçecek. Permane “Biz 3 pilotumuzdan da maksimum sürede test isteyip hem otomobil üzerindeki parçaları hem de son güncellemeleri değerlendirme fırsatı bulacağız” dedi.

“Üç gün boyunca amacımız Pirelli’nin bu sezon yaşadığı lastik sorunlarını çözmek için yaptığı değişiklikleri anlamak” olduğunu söyleyen Permane sözlerini şu şekilde bitirdi:

“Biz Kimi’yi teste çağırarak lastikleri test edip bir sonraki yarış olan Macaristan Grand Prix’sinde kendisine ve Romain (Grosjean)’a yardımcı olacak lastik bilgilerini öğrenmesini istiyoruz”