Kategoriler
Formula1 Mizah

Volkswagen Audi ve Montoya ile Formula 1’e Giriyor!

Volkswagen Grup, bünyesindeki Audi markası ile Formula 1’e gireceğini açıkladı. Basın bildirisinde 2017’de piste çıkacak motorun geliştirilmeye başlandığı belirtildi. 2017 kadrosu için anlaşılan ilk isim ise sürpriz şekilde Juan-Pablo Montoya.

Volkswagen AG’nin adı V6 turbo kuralları ile birlikte anılmış ancak motorların sıralı dört silindirden altı silindir yapıya dönüştürülmesi ile birlikte şirketin ilgisi azalmıştı. Şirketin başındaki büyük sorunu olan dizel emisyon skandalının motor sporları programını etkilemeyeceği açıklanmıştı.

Uzun süredir VW’in spora geri döneceği planlanıyordu ve Alman devi Ferrari’nin eski takım patronu Stefano Domenicali ile anlaşmış ve gerekli fizibilite çalışmasını yapmasını istemişti. Çalışmalarını tamamlayan Domenicali daha sonra Lamborghini’nin başına getirilmişti.

Dünya Dayanıklılık Şampiyonasından (WEC) yavaş yavaş uzaklaşan Audi Motorsport ise artık Formula 1’i hedefliyor ve geçtiğimiz günlerde tanıttığı yeni Le Mans aracını Formula 1’in test platformu olarak kullanacağını açıkladı.

Tecrübeli kadro

audi_motorsport-121212-13838

Audi spora yeni bir takım olarak girecek ve bu süreçte kendisine yardımcı olacak tecrübeli bir isim aradı ve eski Formula 1 pilotu ve 7 Grand Prix zaferi bulunan Juan-Pablo Montoya ile anlaştığını belirtti. Takım henüz ikinci pilotuna karar vermezken Ferrari’den ayrılması durumunda Kimi Raikkonen veya Jenson Button ile anlaşabileceği ima edildi.

Audi Motorsport şefi Dr. Wolfgang Ullrich: “Audi motor sporları tutkusunu yepyeni bir seviyeye taşıyor ve VW AG’nin tüm desteğini arkasına alarak yeni performanslı kurallar ile birlikte Formula 1’e adım atıyor.”

“Joest Racing ile olan birlikteliğimiz artık motor sporlarının zirvesi Formula 1’de devam edecek ve Volker Nossek proje şefi olarak bu rüyanın gerçeğe dönmesi için çalışmaya başladı bile.”

Takım menajeri Volker Nossek: “Bugün bizim için çok özel bir an. Audi fabrika takımı olarak Formula 1’de yer almaya karar verdi ve bu sezon WEC’de teknoloji testlerini yaparak ilk sezondan itibaren şampiyonluk hedefiyle piste çıkmakta kararlı.”

“Audi, Dünya Dayanıklılık Şampiyonasında gösterdiği performansı Formula 1’de de gösterebilecek kapasitededir ve kısa zamanda başarıya ulaşacağımızı düşünüyorum.”

“Şampiyonluk yolunda her şey profesyonel olmalı. Bu yüzden tecrübeli bir teknik kadro, tasarım ekibi ve tecrübeli pilotlara ihtiyacımız var. Juan-Pablo Formula 1’in en hızlı dönemlerinde yarışmış birisi ve 2017 araçlarını en iyi kullanabilecek pilot olduğuna inanıyoruz. Geçtiğimiz sezon IndyCar’a dönüşünde gösterdiği performans ve hız ile tekrar Formula 1’de yarışabileceğini kanıtladı.”

“Juan-Pablo’nun takım arkadaşı henüz kesinleşmiş değil ancak bu konuda sabırlı davranarak çıkabilecek fırsatları değerlendirmeyi planlıyoruz. Projemize güveniyoruz ve bize inanacak tecrübeli pilotlar için çok cazip bir takımız.”

Montoya: “Uzun yıllar sonra F1’e dönmek rüya gibi. Araçlar 2017’de tekrar hızlı olacak ve bu çocukların iyi bir araç üreteceklerinden şüphem yok. WEC’de inanılmaz sezonlar geçirdiler ve başından bu yana güçlü olacaklardır. Audi Formula 1’in son yıllarda gördüğü en ciddi proje.”

Red Bull – Audi Bağlantısı

Audi-F1-2

Audi’nin sıfırdan bir şasi yapmayacağı ve bir takımı satın alarak gireceği ihtimali yüksek ve Red Bull Racing en büyük aday konumunda. Renault motorundan istediği performansı alamayan Red Bull’un DTM ve diğer serilerde sponsoru olduğu Audi’ye güveneceği artık kesin gibi.

Audi önümüzdeki ay bir basın toplantısı düzenleyerek resmi bir lansman yapacak ve takım içerisinde görev alacak isimleri duyuracak. Bu toplantıda Red Bull Racing ortaklığının da açıklanması bekleniyor.

Volkswagen’in spora gireceği yıllardır söylenen bir dedikodu ve bunun uzun süre olmayacağına herkes ikna olmuş olmalı. Günün geç saatlerine kalmış olsa da böyle bir şey yapmazsak eksik kalacaktık!

Kategoriler
Formula1 Manşet

İşte 2015 Formula 1 Sezonunun En İyileri!

Şimdi sıra geldi sizlerin oylarıyla seçilen 2015 Formula 1 Sezonunun En İyilerini açıklamaya.

Her sezon sonunda düzenlediğimiz ve bu sene beşincisini gerçekleştirdiğimiz anketimize katılan, katılmayıp da şöyle bir göz atan herkese teşekkürler!

Katılacak tüm Formula 1 severlerin tuttukları takım ve pilotu bir kenara bırakıp, sezonu objektif bir şekilde değerlendirerek oylarını vereceği bir oylama gerçekleştirmek üzere yola çıktık ve şimdi sonuçları yine sizlerin takdirine sunuyoruz. Bakalım kazananlar ve kaybedenler hakkında sizin yorumunuz nasıl olacak!

 

En İyi Pilot: Sebastian Vettel
cropped_cropped_643471993568b84d287c5f0.83521882

1http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

En İyi Takım: Mercedes

2http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

En İyi Takım Patronu: Maurizio Arrivabene

3

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Teknik Adam: James Allison

4

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Motor: Mercedes

en iyi motor

5

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Çaylak Pilot: Max Verstappen 

6

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png(Performans olarak) En İyi Şasi: Mercedes F1 W06 7

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png(Görünüm olarak) En Güzel Araç: Ferrari F15 T

8

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngHayal Kırıklığı Yaratan Pilot: Kimi Raikkonen

9 
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngHayal Kırıklığı Yaratan Takım: McLaren

10

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Yarış: Macaristan GP

11

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn Kötü Yarış: Abu Dhabi GP

12 
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Pol Turu: Singapur GP – Sebastian Vettel

13

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Geçiş(ler): Macaristan GP –  Ferrariler’in Mercedesler’i geçişi

14
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngYılın Kazası: Avusturya GP – Raikkonen ve Alonso’nun kazası

15

 

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Sıralama Pilotu: Lewis Hamilton

16

 

En İyi Start Alan Pilot: Fernando Alonso

17

 

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Geçiş Yapan Pilot: Max Verstappen

18
 
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngSosyal Medyayı En İyi Kullanan Pilot: Lewis Hamilton

19 
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngSosyal Medyayı En İyi Kullanan Takım: Ferrari

Ekran Alıntısı

20

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngYılın Olayı: McLaren Honda’nın yavaş kalması

21 
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngYılın Komik Olayı: Sıralamalarda aracı arıza yapan Alonso’nun güneşlenmesi

22 
Yılın Kötü Olayı: Jules Bianchi’nin vefatı

23 
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Söz: “Grid kızları nerede?” – Vettel

b
http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngEn İyi Telsiz Mesajı: “GP2 motoru, GP2!” – Alonso, Japonya GP

a

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Daha iyiye ulaşmak adına, bu ve bundan sonraki benzer oylamalar için önerilerinizi veya eleştirilerinizi belirtmekten çekinmeyin lütfen. Katılımınız için tekrar teşekkür ederiz.

Ayrıca ‘eklemek istedikleriniz’ bölümünde iyi dileklerini ve teşekkürlerini sunan arkadaşlara bizler de teşekkür eder, makul önerilerini dikkate alacağımızı belirtmek isteriz.

Yeni sezon anketlerinde görüşmek üzere…

 

 

Kategoriler
Anketler Formula1

Yılın Anketi: 2015 F1 Sezonunun En İyilerini Seçiyoruz!

 

Oylamamız  son bulmuştur.

Sonuçlar en kısa sürede açıklanacaktır.

Kategoriler
Formula1 Manşet

2015 TRF1.net Tahmin Oyunu: Şampiyon Yine Değişmedi!

2015 TRF1.net tahmin oyunu 19 yarışta yapılan tahminlere göre sonuçlandı. Bu senenin şampiyonu GunaySay_aka_xtrabit isimli üyemiz oldu.

19 yarışın sonunda sıralamalarda ve yarışlarda verilen puanlara göre GunaySay_aka_xtrabit 378 puanla sezonu ilk sırada kapatırken onu 343 puanla MichaelJackson isimli üyemiz takip etti.

Tahmin oyununda podyumu tamamlayan isim ise 334 puan ile tutuklu_8 oldu.

2015 Formula 1 Sezonu Tahmin Oyunu sonuçlarını görmek için tıklayınız.

Kazanan arkadaşlarımızı tebrik ediyoruz. Kazananlar, iletişim bölümünden ad, soyad, telefon, tuttuğu pilot ve takım ile adres bilgilerini bize gönderdikleri takdirde, önümüzdeki günlerde kendilerine sürpriz hediyelerini göndermeyi planlıyoruz.

Bir sonraki oyunda görüşmek üzere…

 

Kategoriler
Bizden Haberler Formula1 Manşet

TRF1.net 9. Yılını Kutluyor

Takvimler 15 Mayıs 2015’i gösterirken TRF1.net de dokuzuncu senesini geride bırakıyor.

Daha ilk günden “Türkiye’nin En Güncel Formula 1 ve Motor Sporları Sitesi” sloganıyla yola çıktık ve o ilk günkü yaklaşım neyse hâlâ aynı; hızlı, güncel ve tarafsız bir şekilde yola devam etmeye çalıştık. Bugün geldiğimiz noktanın değerlendirmesini siz değerli ziyaretçilerimize bırakalım.

TRF1.net’in bugünlere gelmesinde emeği bulunan, şu an aramızda olan ve olmayan tüm arkadaşlarımıza emeklerinden dolayı bir kez daha teşekkür eder, bunca sene bizleri yalnız bırakmayan, devam etmemiz konusunda bize güç veren siz ziyaretçilerimize ve dostlarımıza da teşekkürlerimizi sunarız.

TRF1.net’te daha nice senelere…

Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları Manşet

Ayrton Senna / 21 Mart 1960 – 1 Mayıs 1994

 

“AYRTON bize sadece hayallerimizde görebileceğimiz standartlar koydu.”

*Derek WARWICK

“Belirli bir günde belirli koşullar altında bir limitinizin olduğunu düşünürsünüz. Sonra bu limite ulaşmak için çalışmaya başlarsınız ve ulaşırsınız da.. ve dersiniz ki ”işte limit bu” İşte bu limite ulaştığınız zaman birşey olur ve limitleri biraz aşabilirsiniz. Düşünce gücünüzle,kararlılığınızla,iç güdülerinizle yaparsınız bunu. Mükemmel bir deneyimdir bu ve çok yükseklere uçarsınız…”

”AYRTON SENNA”

Ayrton Senna

21 MART 1960 Sao Paolo/ Brezilya’da doğdu.
4 Yaşında babası ona ilk go-kart aracını aldı.
13 Yaşında gerçek bir kart aracıyla yarışmaya başladı.
Kart ve F3000 serilerinde çeşitli başarılar elde etti.

1984 yılında TOLEMAN-HART takımıyla Formula 1’e ilk adımını attı.

ayrton_senna_toleman

 

Oldukça zayıf olan bu takımla ikinci yarışında puanla tanıştı ve sezonu takımının kazandığı 16 puanın 13’üne imzasını atarak tamamladı.

Kariyerinin 6. yarışı olan Monaco GP’sinde dönemin efsane pilotlarından Alain PROST’u geçerek liderliğe yükseldi. Fakat aynı turun ilerleyen saniyelerinde yarış hakemleri yarışı yoğun yağmur nedeniyle durdurdu ve kurallar gereği 1 tur öncesinin sıralaması baz alındığından TOLEMAN-HART takımı ve kendisi adına inanılmaz bir zaferi kaçırdı. Sezonu 13 puanla klasman 9.su olarak tamamladı.

ayrton_senna_lotus_sitting

1985 yılında LOTUS-RENAULT takımına geçti. Sezonun 2. yarışı olan ve yağmur altında koşulan Portekiz GP’sinde ilk pole-pozisyonu ve ilk yarış galibiyetini kazandı.

Sezonu 7 pole, 2 zafer ve 6 podyumla tamamlayarak toplamda 38 puanla (9-6-4-3-2-1 sisteminde) klasman 4. olarak tamamladı. Lotus takımı ise kendinden teknoloji ve finansal açıdan daha güçlü olan McLaren,Williams ve Ferrari takımlarının gerisinde 4.oldu fakat dünya şampiyonu McLaren-TAG ile arasında sadece 19 puan fark vardı.

1986 yılında takımının kazandığı 58 puanın 55’ine imza atan SENNA sezonu 8 pole-2 zafer ve 7 podyumla tamamladı. 16 yarışın sadece 10 tanesini tamamlayabildi fakat bitirdiği tüm yarışlardan puan aldı.

1987 yılında 1 pole, 2 zafer ve 9 podyumla Lotus’un 67 puanından 54’üne imza attı.

senna_1987_monaco_first_victory

 

1988 yılına kadar yarıştığı takımlardaki üstün performansı O’nu dönemin en iyi takımlarından olan McLaren-Honda’ya getirdi.
Takım arkadaşı Alain PROST ile giriştikleri mücadele iki efsane yarışçı arasında 3 yıl sürecek unutulmaz çekişmeli yarışların başlangıcı olur. Formula 1’deki bu dönem tüm zamanların en büyük ve en heyecanlı mücadelesi olarak tarihteki yerini alacaktır. Ve öyle de olur. Aradan 20 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen Formula 1 o yıllardaki popülaritesine asla ulaşamamıştır.

senna_prost

SENNA ve PROST ikilisi 1988 yılında sezonu McLaren-Honda mp4/4 aracıyla 16 yarışta 15 pole 15 zafer 10 duble ve toplamda 199 puanla (9-6-4-3-2-1 sistemi) tamamlayarak Formula 1 tarihinin en ulaşılmaz rekorlarına imza atmışlardır. (günümüz puanlama sisteminde yarış başına 14,875 puan ile ulaşılmaz bir başarı, öyle ki Ferrari takımı bile domine ettiği 2004 sezonunda yarış başına 14,55 puan yakalayabildi)

SENNA, yarışyolunda acımasızlığı,kararlılığı,ölçülülüğü ve disiplini ile konusunda uzmanlaşmış, daha önce hiç kimsenin başaramadıklarını başarmıştır.

SENNA Monaco Prensi olarak tanınır. Usta pilotaj gerektiren bu pistte 6 defa kazanarak ölümünden 15 yıl sonra bile nice usta pilotların ulaşamayacağı bir rekora sahiptir. Bu 6 zaferi sadece 10 yarışta kazandığını düşünürsek kelimelerin onu anlatmakta ne kadar aciz kaldığını bir kez daha anlamış oluruz..

senna_monaco_1984

Alain PROST, Niki LAUDA, Nigel MANSSEL, Nelson PİQUET, Keke ROSBERG gibi şampiyonlar, Gerhard BERGER, Riccardo PATRESE gibi pilotlarala savaşarak geçen 10 yılda 3 Dünya Şampiyonluğu… Bu rakamlar muhteşem kariyerini açıklamaya ve SENNA’yı farklı kılmaya yetiyor..

1988-90 ve 1991 yıllarında 4 yılda 3 şampiyonluk kazanarak o tarihe kadar bunu başaran en genç pilot ünvanını aldı. Sürekli aynı hızı koruduğu için SENNA’ya ”sihirbaz’‘ lakabı takıldı.

ayrton_senna_monaco_mclaren

McLaren’de yarıştığı 6 yılda 3 Dünya Şampiyonluğu, sayısız rekor ve unutulmaz başarılara imza attıktan sonra,
1994 yılında McLaren ile Lamborgini anlaşması gerçekleşmeyince Williams-Renault takımına geçti.

***(Dönemin McLaren patronu Ron DENNIS Lamborgini ile yapılacak muhtemel motor anlaşmasının kısa vadede muhteşem başarılar getireceğini biliyordu fakat kimsenin anlayamadığı RON o zamanlarda hata gibi görünen fakat yıllar sonra anlayabileceğimiz bir karar vererek Lamborgini anlaşmasından vazgeçti. Bu şekilde motor üreticisine ödeme yapmadan kendi üretmediği motoru tedarik eden tek takım hüviyetini kazanmıştır. Ron DENNİS’in o zaman verdiği karar McLaren takımının günümüzde hala şampiyonluklar kazanan bir yarış takımı ve bir ”şirket” olmasını sağladı.)

1994 yılında SENNA en iyi yaptığı işi yapmaya ve hızlı gitmeye devam etti. Sezonun ilk 3 yarışında da pole pozisyonu alarak San Marino İmola GP’sine çıktı. Fakat ne yazık ki tek turda hızlı olan Williams-Renault’u hızlı olduğu kadar dayanıklı değildi ve pole kazandığı 3 yarışı da tamamlayamamıştı.

1 MAYIS 1994 günü Ayrton SENNA lider başladığı ve lider götürdüğü San Marino İmola GP’sinde Tambrello virajında aracının direksiyonunda kaynak yapılan bir parçanın kopması nedeniyle virajı alamayarak saatte 210kmh hızla duvara çarptı ve hayatını kaybetti.

Ayrton SENNA hayatını adadığı yerde, yaşamaktan çok kazanmaya, kazanmaktan çok yarışmaya, yarışmaktan çok insanlığa değer verdiği, işi olduğu için değil ”yaşam tarzı olduğu için” üzerinde korkusuzca dolaştığı pistlerde hayata veda etti..

*Steve MATCHETT’in (1990-98 Benetton Mekanikeri) söylediğine göre İmola pisti çalışanlarından biri SENNA’nın kokpitinde bir Avusturya bayrağı bulmuştu. Eğer yarışı tamamlayabilseydi o bayrağı önceki gün sıralama turlarında hayatını kaybeden Avusturya’lı pilot Roland RATZENBERGER için dalgalandıracaktı..

*SENNA değişik bir insandı, bir yarışta kaza yapan Eric COMAS’ı kurtarmak için kazanmayı hiçe sayarak yarış içinde aracını durdurup ona yardım etmek için yanına gitmiştir. Bunu da rekrorların kralı olarak yazabiliriz. Kurtardığı toplam pilot sayısı 1…

SENNA’nın bazı istatistikleri:

Katıldığı GP : 162
Kazandığı GP : 41
Bitiremediği GP: 53
Pole Pozisyon : 65
Podyum : 80
Puan : 615
En Hızlı Tur : 19
Yarıştığı Tur : 8225
Yarıştığı Km : 37970

senna_prost_mansell_piquet

 

—Senna, Prost, Mansell, Piquet

SENNA öldükten sonra herkes Formula 1’in eskisi kadar heyecanlı olmayacağını düşünüyordu ve öyle de oldu. Kazayı takip eden birkaç yılda F1’in popülaritesi yarı yarıya azaldı.

*SENNA’yı muhteşem yapan sadece yeteneği, istatistikleri, zekası değildi. SENNA’yı SENNA yapan kişiliğiydi, insancıllığıydı. Günümüzde bile SENNA’nın kurduğu vakıfa ait fondan 3 bin Brezilya’lı yoksul çocuk eğitim görüyor.

SENNA’dan İNCİLER….

*Bu turda en iyiyim ve bunu size kanıtlayacağım, bir dahaki turda da kanıtlayacağım ve ondan sonrakinde de kanıtlayacağım..

*Bugün bizim çocuklara yarışmayı öğrettim bir sonraki yarış ise uçmayı öğreteceğim..

*Risksiz bir yarış düşünemiyorum, her pilot kendini geliştirmeli, her pilotun kendi limitleri var benimki diğerlerinin biraz üstünde..

*Benim için en kötü derece ikinciliktir..

*Yarışlar, rakiplerle mücadele benim kanımdadır, benim bir parçam ve hayatımın bir bölümüdür. Eğer sonuçta hayatıma mal olacak bir kaza geçireceksem, tek dileğim herşeyin bir anda ve hemen olmasıdır… (ve 2 ay sonra tıpkı söylediği gibi oldu, belki de bu bir duaydı)

*Virajlarda nefesinizi tutarak arabayı tam olarak hissedebiliyorsunuz… (inanılmaz)

*Senna bir yarış öncesi Ron Dennis’e aynen şunları söyler: ”bugün bu otomobil finiş göremez, motordan tuhaf sesler geliyor…” Ron DENNİS ise otomobilin ayarlarının mükemmel olduğunu söyler fakat yine de McLaren-Honda baştan sona kontrol edilir. Mekanikerler birşey bulamaz ve Senna haklı çıkar. McLaren o gün motor arızasıyla yarış dışı kalır. Motor arızası yapılan kontrollerde açıklanamaz ama Senna zaten biliyordur…

*Hiçbir sorunla karşılaşmadan kazanmak çok zordur. Kazanmak için savaşmak zorundasınız ve çoğu zaman bu savaş kendi inançlarımız ve amaçlarımız uğruna başka insanları yenmekle kazanılıyor. Kendi görüşünüz, kendi fikirleriniz, kendi kişiliğiniz her şeyin üzerinde. Eğer sıkı savaşmazsanız, kendi çizdiğiniz yolu kaybediyorsunuz ve bu yolu kaybederseniz hiçkimse olursunuz.

*İngiliz polisi Senna’yı İngiltere GP’si öncesi aşırı hızdan durdurur.
-polis sorar : ”ne yaptığını sanıyorsun 200kmh ile gidiyorsun. Kendini Manssel mi sanıyorsun?”
-Senna cevap verir : ”Hayır Senna….”

*Korku benim için heyecan vericidir.. (1991)

*Aracım yüzeyde biraz garip tepki veriyor. Aracın aerodinamiğinden kaynaklanıyor fakat süspansiyonda da biraz sorun var.. (1 MAYIS 1994 yarıştan hemen önce)

SENNA ANISINA:

*Ron DENNİS: SENNA çok özel bir kişiliği olan, zeki cesaretli ve diğer sürücülerden çok farklı olan bir pilottu.

*Frank WİLLİAMS: O’nu kaybetmeye alışmış olmak imkansız. O’nu tanıyana herkes çok özel birini kaybettiğinin farkındadır.

*Emerson FİTTİPALDİ: SENNA’nın hayatı bir örnektir. Bu sporu bu kadar çok seven ve emeğinin meyvelerini alan bir pilottu. Dünya en büyük pilotlarından birini kaybetti. Formula 1’in onsuz tadı olmayacak.

*Alain PROST: O’na karşı yarıştığım için gururluyum. Gerçek anlamda saygı duyduğum tek pilottu. O’nun anısına bir daha asla F1 aracına binmeyeceğim. (ve öyle de yaptı)

*Niki LAUDA: SENNA yaşamış olan en iyi pilottu.

*Michael SCHUMACHER: ’94 için konuşuyorum. Yaşasaydı SENNA şampiyonluğu kazanırdı. Bu şampiyonluğu O’na vermek isterdim. O bu güne kadar gelmiş geçmiş en iyi sürücüydü. O’nun gelecekte daha neler yapabileceğini asla bilemezsiniz.

*Martin BRUNDELL: SENNA bir dahi. Dengesizliğin doğru tarafında durduğunu ama çok uçlarda gezindiğini söyleyebilirim. Her defasında bu işten paçasını çok zor sıyırıyor ve bu da beni korkutuyor.

*Gerhard BERGER: ”İmola’da bir hafta sonu hatırlarım, sıralamalarda bir tur Senna bir tur ben en hızlı zamanı yapıyorduk. Artık son lastik setine gelmiştik. Pitte Senna arabasından indi yanıma geldi ve ”Bu iş tehlikeli olmaya başladı ama sen bilirsin benim açımdan sorun yok” dedi.

ayrton_senna_alain_prost_suzuka_

*SENNA büyük bir ihtirasla korkusuzca araba kullanırdı. Acımasız hırsı sürekli eleştirilirdi. McLaren’deki takım arkadaşı PROST bir defasında O’nu ”yaşamaktan çok kazanmayı umursamakla,” tehlikeli bir deli olmakla suçlamıştı. Prost’a ve bir çok pilota göre Senna kendisine Tanrı’nın yardımcı pilotluk yaptığını düşünüyordu.

SENNA bazen çok ileri gittiğini itiraf ediyordu. 1988 Monaco GP’sinde pole pozisyonu aynı aracı kullanan takım arkadaşı Prost’un yaklaşık 2 saniye önünde kazanınca sıralamaların ardından yaptığı açıklamada bilincini yitirdiğini ve çok korktuğunu söyledi, ”TUR BOYUNCA BİR TÜNELDE GİBİYDİM, SANKİ BAŞKA BİR BOYUTTAYDIM, KENDİME GELİNCE YAVAŞLAMAYA BAŞLADIM….”

Ölümlü olduğunun tamamen farkında olduğunu ve sınırlarının ne olduğunu görmek için kendisini zorladığında korktuğunu söylüyordu. Yarışları hayatı için metafor gibi görüyordu. Yarışlar kendisini keşfetmesi için bir araçtı.

*Bu araştırma beni büyülüyor.. Ne kadar ileri gidersem kendimle ilgili o kadar çok şey öğreniyorum..

Ayrton Senna at 1994 San Marino Grand Prix

İçe dönük yaşıyormuş gibi görünmesi insanlık için faydalı işler yapmasına engel olmadı. Çocukları çok seviyordu ve servetini (öldüğünde yaklaşık olarak 400 milyon dolar serveti vardı ve 1994 yılında Türkiye bütçesi bile o kadar değildi) Brezilya’da yoksul semtlerde yaşayan çocukların eğitimi ve geleceği için harcadı. Kendi geleceği için ise hep her şeyin bir anda olup bitmesini istediğini söylerdi..

Senna-on-the-grid-Imola-1994

Kötü son 1 MAYIS 1994’te geldi. San Marino İmola pisti Formula 1 tarihinin dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Milyonlarca insan televizyonları başında kazaya tanıklık etti ve ağladı. Sao Paolo’daki cenazesine aralarında Alain Prost olmak üzere çok sayıda pilot ve Formula 1 dünyasının önde gelenleri, Brezilya ve bazı devlet başkanlarıyla birlikte dünyanın 4 bir yanından gelen 3 milyondan fazla insan katıldı ve cenazesi 102 ülkede naklen yayınlandı.

Ayrton SENNA Formula 1 tarihinde pistlerde ölen son pilottur. Senna’nın ölümünün ardından FİA tarafından sayısız güvenlik tedbiri alınmıştır. Bunlardan biri de günümüzde ŞİKAN adı verilen bir zamanların hızlı virajlarıdır.

ayrton_senna_imola_san_marino_1994

 

Tüm markaların öldükten sonra adına çıkardığı modeller ona duyulan tarifi mümkün olmayan tutkunun ve saygının bir göstergesidir. DUCATİ’nin halen Ayrton SENNA versyonları ürettiğini ve hit olan her modeli için SENNA versiyonu çıkarttığını biliyoruz.

 

 ayrton_senna_ducati

SENNA ADINA ATARİ OYUNLARI PİYASAYA SÜRÜLDÜ

 

senna_game

 

ayrton-senna-s-super-monaco-gp-ii-europe

 

HAYATINI ANLATAN ÇİZGİ FİLM YAPILDI

Senninha (1)

 

*1998 Yılında Brezilyalı ünlü manken Marcello Prado Senna’dan bir kızı olduğunu açıkladı ve mahkeme yoluyla bunu ıspatladı. Brezilya mahkemeleri tarafından alınan kararla Senna’nın kızının kendi rızası olmadan resminin dahi çekilmesi yasaklanmıştır.

Ayrton-senna-marcela-praddo

 

Son olarak Formula 1’in efsane mühendislerinden 1976 yılında ilk turbo şarjlı motor RS01’in mucidi ve 90’lara damga vuran efsane Renault V10’un tasarımcısı iki büyük pilot SENNA ve SCHUMACHER ile çalışmış olan Bernard DUDOT’tan SENNA’yı dinliyoruz..

”Ayrton ile çalıştığım dönem teknoloji açısından büyük farklılıklara sahip. Senna ile çalıştığım dönemde henüz telemetre sistemi yoktu ve kullandığımız birkaç veri toplama sistemini bugünkü telemetre ile karşılaştırmak mümkün değil. O nedenle pilotlar hem en hızlı turları atmaya çalışıyorlardı hem de pist üzerinde aracın verdiği tüm tepkileri hafızalarında tutup bize aktarmak zorundaydılar. Bu açıdan değerlendirdiğimde evet Senna inanılmaz bir pilottu. Ne sorarsanız sorun pistin her tarafını metre metre viraj viraj cevaplardı. İnanılmaz derecede mükemmeldi ve mükemmeliyetçi olmamızı beklerdi. Bazen kazandığımızda bile kendimizi rahat hissetmezdik.
O BAMBAŞKAYDI…

**Belirli bir günde, belirli koşullar altında bir limitinizin olduğunu düşünürsünüz. Sonra bu limite ulaşmak için çalışmaya başlarsınız ve limite ulaşırsınız da… ve dersiniz ki ”işte limit bu”. İşte bu limite ulaştığınız zaman birşey olur ve limitleri biraz aşabilirsiniz.
Düşünce gücünüzle, kararlılığınızla, iç güdülerinizle yaparsınız bunu. Mükemmel bir deneyimdir bu ve çok yükseklere uçarsınız…

”AYRTON SENNA”

ayrtonsenna

*Farklı bölümleri alıntıdır.
*Kurgu ve derleme bana aittir.
*Katkı sağladığım bütün SENNA hayranlarına sonsuz şükranlarımı sunarım.

Saygılarımla..

LOST BOY

 

Kategoriler
Formula1 Sizin Köşeniz

Stratejik Hatalar – 3

Yunus burunlu’ araçlarla ilk kez tanıştığımız (ileride işin daha kötüye gideceğini bilseydik o kadar eleştirmezdik!), Maldonado’nun kariyerindeki ilk ve tek grand prix zaferini (şaka değil, gerçek) İspanya’da kazandığı yarışın da yer aldığı, Red Bull ve Sebastian Vettel’in üst üste 3. kez takımlar ve pilotlar şampiyonluğunu kazandığı yıl 2012’ydi. İki DRS alanının uygulandığı yarışlarla da ilk kez karşılaşıyorduk. İlk 7 yarışta 7 farklı yarış galibiyle de F1, istediği rekabet düzeyini sonunda yakalamış gibiydi. Biz esas mevzumuza geri dönelim. Stratejilerdeki kusurları irdelediğimiz yazı dizisinin bu bölümünde, belki de bir başka şampiyonluk kaybettiren hatayı da içeren tam 10 yarışa göz atacağız. İşte ‘on’lar…
2012 Avustralya GP – Sezonun ilk yarışında Hamilton pol pozisyonunda yer alıyordu. Takım arkadaşından daha iyi bir start alan Button henüz ilk turda liderliğe yükselmeyi başarmıştı. Çoğu pilotun 3 pit-stop stratejisini benimsediği yarışta Perez ise tek pit-stop stratejisiyle yarışıyordu ve Lewis’in başına çorap ören isim olacaktı. Çift DRS alanıyla yarışılsa bile geçiş imkanının yine de kısıtlı kaldığı Avustralya’da Lewis, Perez’in arkasında çok kıymetli zamanları kaybetti. Kendisinden bir tur sonra pite giren takım arkadaşı tekrar önünde ilk sırada yer alıyordu. Vitaly Petrov’un Lotus’unda yaşadığı sorunla birlikte yolda kalarak güvenlik aracının girmesine sebebiyet vermesiyle beraber Lewis, Vettel’e de geçildi ve polden başladığı yarışı 3. sırada tamamlayabildi.

2012 Malezya GP – McLaren yine polden başlayan pilotu Lewis’e galibiyeti getirecek zemini yaratamamıştı. Yağmur altındaki yarışta, genelde doğru kararlar verebilen takım, bu kez hata yapmış ve Lewis’in gerilere düşmesine engel olamamıştı. Günün sonunda yarışa 8. sıradan başlayan Ferrari’den Alonso zafere uzanırken, 9. sıradan start alan Sauber’den Perez 2.’ydi. Hamilton ise ancak podyumun son basamağında yer alabilmişti.

2012 Bahreyn GP – Sezonun 4. yarışında Red Bull, çok iyi bir yarış temposuna sahip Lotus baskısı nedeniyle sadece Vettel’in galibiyetine odaklanmıştı. Elbette bu durumdan en çok zararı, yarışa 3. sıradan, yani geçildiği iki Lotus pilotunun 4 ve 8 sıra önünden başlayan Webber görmüştü.

2012 Monaco – 3. sıradaki McLaren pilotu Lewis Hamilton startta bir sıra kaybederek 4. sıraya gerilemiş, Red Bull stratejisinin McLaren’inkine galip geldiği anda ise Vettel’e geçilerek 5. sırada damalı bayrağı gören isim olmuştu.

2012 Kanada GP – Gilles Villeneuve Pisti 2012 yılınının 7. ayağına ev sahipliği yaptı. Bu yarıştan önceki 6 yarışta 6 farklı yarış galibi vardı ve bu heyecanı biraz daha artıran bir durumdu. Red Bull pilotu Vettel polden Ferrari’den Alonso ise 3. sıradan start alıyordu. Her iki pilot da ilk 10’da yer alan diğer pilotlar gibi yarışın ilk bölümünü süper yumuşak lastiklerle geçecekti. Sorunsuz bir startın ardından Vettel lider Hamilton ikinci ve Alonso üçüncü sıradaki yerlerini korudular. Vettel ilk pit-stop’unu 16. turda gerçekleştirdi ve kendisinden 1 tur sonra pite gelen Hamilton’a geçildi. Alonso’nun pit-stop’u da Hamilton’dan 2 tur sonraydı. Hızlı bir pit-stopla her iki rakibinin önünde, geçici olarak lider konumda olan Roman Grosjean’ın arkasında 2. olarak piste geri döndü. Böylelikle ilk pit-stopların galibi Alonso ve kaybedeni Vettel olmuştu. Ancak Fernando pitte geride bıraktığı rakiplerinden Hamilton’a pist üzerinde geçilerek yerini kaybetti. İlerleyen bölümde rakibiyle aradaki farkı yavaş yavaş azatlmaya başlamıştı. Bu aşamada McLaren Hamilton’u ikinci pist-stop’unu yapmak üzere pite çağırdı. Hamilton, Alonso’nun 13 s, Vettel’in ise 9.5 s gerisinde piste döndü. Pitte kaybedilecek sürenin Hamilton’un önünde yer almak için yeterli olmadığını düşünen Ferrari ve Red Bull risk alarak Alonso ve Vettel’i pistte tuttu. İşte hata! Lewis tur başına 1 saniye farkla ön gruba yaklaştı. 62. ve 64. turlarda iyice tükenen lastikleriyle yavaşlayan Vettel’i ve Alonso’yu geçerek liderliğe yükseldi. Artık Red Bull günü en az zararla atlatmanın peşindeydi. Vettel 2. pit-stop’u için 64. turda pite geldi. Ancak Ferrari Alonso’yu pistte tutmaya devam ederek, adeta hatada ısrarcı davrandı. Vettel, tek pit-stop stratejisiyle yarışan Perez’in 2 saniye gerisinde yarışı 4. sırada tamamlarken, Alonso ise ancak 5. olabildi.

2012 İngiltere GP – İngiltere GP yarış hafta sonu Ferrari ve Alonso için Pazar gününe kadar kusursuzdu. Yarış performansı sıralama performansına kıyasla daha iyi olan Ferrari, buna rağmen pol pozisyonunu kazanmayı başarmıştı. Ancak Alonso’nun ilk sıradan start aldığı yarışta daha sonra yaşananlar Sürücüler Şampiyonası’nın kaybedilmesine neden olacak türdendi. Yarışın son bölümüne kadar her şey sorunsuz gidiyordu. Fakat 50. turdan itibaren daha geç pit-stop yaparak lastik avantajı yakalayan Webber, Alonso’ya giderek yaklaşmaya başladı. DRS’nin de yardımıyla İspanyol pilotu geride bırakmayı başaran Webber yarışı lider tamamladı. İşlerin çok da karmaşık olmadığı bu ‘sakin’ yarış hafta sonunda Ferrari, Alonso’nun galibiyetini garanti altına alamamış ve ekstra 7 puan bırakmıştı. Bu puanların kıymeti ise 2012 yılı bittiğinde anlaşıldı. Fernando Alonso Sürücüler Şampiyonluğu’nu sadece 3 puan farkla kaybetti.

alonso-webber

 

2012 Macaristan GP – Michael Schumacher’in yanlış grid pozisyonu alması sebebiyle iki formasyon turu izlediğimiz 2012 Macaristan GP’de, stratejide yapılan hata ile pozisyon kaybı yaşama sırası Grosjean’daydı. Startla birlikte 2. sırada yer alan Grosjean, Vettel’in atağını savuşturmuş ve yerini korumayı başarmıştı. Momentumunu kaybeden Vettel ise Jenson Button’a geçilmekten kurtulamamıştı. 5. start alıp yarışın ilk bölümünde KERS problemi yaşayarak 30. tura kadar yavaş kalan Kimi Raikkonen 46. turda ikinci pit-stop’unu gerçekleştirdi ve piste Roman Grosjean’ın hemen önünde dönmeyi başardı. Bu duruma Grosjean’ın yavaş pit-stopuyla beraber Raikkonen için uygulanan stratejinin daha doğru oluşunun etkisi büyüktü. Fransız pilot yarışı başladığı pozisyondan 1 sıra geride 3. tamamlarken, takım arkadaşı Raikkonen 3 sıra kazanarak 2. sırada yer alıyordu.

2012 Kore GP – 3. sıradan yarışa başlayan McLaren-Mercedes pilotu Lewis Hamilton tüm yarış boyunca lastiklerden istediği verimi alamamıştı. Buna bir de takımın, işleri daha kolay hale getiremediği yarış stratejisi de eklenince İngiliz pilot ancak 10. sırada finish gördü.

2012 Hindistan GP – Eğer bu yazının başlığı ‘Stratejik Başarılar’ olsaydı, Hindistan’ın bir F1 yarışına ikinci kez ev sahipliği yaptığı 2012 sezonun sondan dördüncü yarışı, daha anlamlı bir şekilde yer alıyor olurdu. Sezonun yarısından itibaren güç dengelerinin Red Bull ve McLaren lehine daha baskın hale geldiği dönemde Webber ve Hamilton 2. ve 3. sıradan start aldıkları yarışı 5. sıradan yarışa başlayan Ferrari pilotu Alonso’nun arkasında 3. ve 4. tamamlayabildi.

 

                                                                                                                                                                      mami

 

İlk bölümü okumak için tıklayınız Stratejik Hatalar – 1

İkinci bölümü okumak için tıklayınız. Stratejik Hatalar – 2

 

Devamı gelecek…

Kategoriler
Formula1 Sizin Köşeniz

Stratejik Hatalar – 2

Formula 1 2011 sezonundan geriye akıllarda kalan en temel iki unsurdan şöyle bahsedebiliriz: Red Bull’un ciddi şekilde üstünlük kurduğu sezonda Alman pilot Sebastian Vettel’in, F1 tarihinin ‘En Genç Çifte Şampiyonu’ rekorunu kırışı, Red Bull’un üst üste ikinci kez kazandığı takımlar şampiyonluğu ve Mark Webber’in berbat startları!.. Avustralyalı pilot sezonun son iki yarışı hariç tüm yarışlarında startta pozisyon kaybı yaşayarak bu alanda ilginç bir istatistiğe de imza atmıştı. Yeni F1’in doğurduğu bir başka yeniliği DRS’yi de ilk kez bu sezon gördük. Sezon içinde stratejilerde yapılan hatalara gelecek olursak;

2011 Malezya GP – Yarışa 2. sıradan başlayan McLaren Mercedes pilotu Lewis Hamilton, kendisinden önce pite giren rakiplerinin ardından 5. sıraya kadar gerilemişti. Fernando Alonso ile girdiği mücadelede rakibini savunurken yaptığı birden fazla yön değişimi nedeniyle yarış sonrası 20 sn cezası alarak klasmanda 8. sırada yer almıştı.

2011 Türkiye GP – İstanbul Park’ın bir F1 yarışına ev sahipliği yaptığı son yarışta Mercedes’ten Nico Rosberg 3. sıradan start aldı. Bir önceki yılda yaşananların aksine sorunsuz bir yarış çıkaran Red Bull çifti duble zafere imza atarken, Mercedes’in yarış performansındaki zayıflığına bir de lastik kontrolü için hayati önem taşıyan stratejinin yardım etmemesi eklenince Rosberg, yarışın başında yavaş start alan Webber’in önünde ikinci sıraya yükselmesine rağmen günün sonunda ancak 5. olabildi.

ISTANBUL, TURKEY - MAY 08:  Sebastian Vettel of Germany and Red Bull Racing leads the field at the start of the Turkish Formula One Grand Prix at the Istanbul Park circuit on May 8, 2011 in Istanbul, Turkey.  (Photo by Mark Thompson/Getty Images) *** Local Caption *** Sebastian Vettel

 

2011 Kanada GP – Red Bull takımı, yağmurlu Kanada GP’de yaptıkları hamlelerle pol pozisyonundan başlayan pilotları Sebastian Vettel’i olası bir galibeyetten etti. Durumu çok daha iyi idare McLaren, Jenson Button’u 7.’likten zafere taşırken, Button 2010 Çin GP’sinden sonra ilk kez podyumun en üst basamağında yer alıyordu. Doğru anda kuru zemin lastiklerine geçen McLaren stratejisi karşısında boyun eğmek zorunda kalan Vettel ise 2. sırada yarışı tamamladı.

2011 Almanya GP – Red Bull’dan yine olası bir galibiyete mâl olan strateji hatası bu kez Almanya’da pol pozisyonu sahibi Webber için uygulanan stratejide gerçekleşmişti. Startta yine pozisyon kaybederek Hamilton’a geçilen Webber ikinci sırada yarışı devam ettiriyordu. 13. turda start-finish düzlüğünde rakibini geçmesine rağmen ilk virajda tekrar pozisyonunu Hamilton’a kaybetmesine engel olamamış daha sonra da Alonso’nun baskısı altına girmişti. Bu iki pilottan da önce pite gelen Webber ilk pit-stopların ardından tekrar hem Alonso’nun hem de Hamilton’un önünde yer almış Massa’nın arkasında seyrediyordu. Massa’nın da pite girmesiyle Webber yarışın başında kaybettiği liderliği tekrar ele geçirmişti ve ilk bölümde Red Bull stratejisi işliyormuş gibiydi. Ancak ikinci bölümde erken pit-stop bu kez Webber’e pahalıya mâl olacaktı. Hamilton ve Alonso kendisini geride bırakmayı başarmış, pit çıkışında Alonso’yu geride bırakan Hamilton galibiyete uzanırken, Alonso ikinci ve Webber üçüncü olmuştu.

2011 İtalya GP – Pit-stop stratejilerinde Button’da gösterdikleri başarıyı Hamilton’da gösteremeyen McLaren, 2. sıradan yarışa başlayan pilotlarının Alonso’ya geçilmesini engelleyememiş ve pilotlarını podyumun dışında bırakmışlardı.

2011 Japonya GP – İlk üç sırada yarışa başlayan pilotların farklı stratejilerle yer değiştirdikleri bir başka yarış Japonya’daydı. Pol pozisyonundan başlayan Vettel ve 3. başlayan Hamilton, 2. sıradan start alan Button ve 5. sıradan start alan Alonso’ya geçilmişti. Vettel galibiyetten olurken, Hamilton podyumun dışında kalmıştı.

2011 Hindistan GP – F1 takviminde ilk kez yer alan Hindistan’da Webber, sıralama turları sonucunda 2. sırada yer alıyordu. Pazar günkü yarışta ise tüm sezon boyunca daha üstün bir yarış performansına sahip Red Bull, pit-stoplarla Ferrari’den Alonso’nun Webber’i geçişine engel olamamıştı. McLaren’in iyi bir iş çıkararak 4. sıradaki pilotları Button’u 2.’liğe taşımasıyla Avustralyalı pilot podyumun dışında ancak 4. olabilmişti.

 

                                                                                                                                                            mami

İlk bölümü okumak için tıklayınız.

Stratejik Hatalar – 1

 

Devamı gelecek…

 

Kategoriler
Manşet Sizin Köşeniz

Stratejik Hatalar – 1

Formula 1 takımlarının ve pilotlarının kariyerlerine direkt etki eden en önemli enstrümanlardan biri yarış stratejileridir. Her ne kadar güçlü bir araca ve pilota sahip olursanız olun, yarış mühendislerinin belirleyeceği stratejiyle, podyumları, galibiyetleri ve hatta şampiyonlukları kazanabilir veya kaybedebilirsiniz. 2010 yılında yakıt ikmali kaldırılıp, saniyede 12.5 litre yakıt püskürterek bu alanda da harika bir teknolojiye sahip olan pompalar veya araçların alevler içinde kalışı artık sadece hafızalarımızda unutulmaz anılar şeklinde yer etse de stratejilerdeki önem hala âşikar.

Bir F1 yarışı, yarış mühendisleri için elbette bize göründüğünden çok farklı. Onlar için lastik lastiğe mücadeleler, araçların tabanlarından çıkan kıvılcımlar, agresif geçiş hamleleri gibi görsel şovların yerine, pistin her noktası için ayrı ayrı analize tabi tuttukları farklı renklerle renklendirilmiş rakamlar, grafikler ve araç ve hava durumunun da dahil olduğu bilgi ekranları var. İşte iyi bir stratejinin belirlenmesi bu parametrelerin en doğru şekilde yorumlanmasına bağlı. Formula 1’de yer alan diğer çalışanlar gibi onlar da işlerinin en iyilerinden. Ancak onlar da hata yapabiliyor ya da daha iyi bir strateji karşısında boyun eğmek zorunda kalabiliyorlar.

Stratejiyle kazanılmış veya kaybedilmiş onlarca yarış vardır. Fakat bu konuda benim aklıma ilk gelen 2004 Fransa GP. Schumi pist üzerinde bir türlü geçmeyi başaramadığı Alonso’yu, radikal bir kararla 4 pit-stop’luk muazzam bir strateji ve harika bir sürüşle geride bırakmayı başarmış ve zafere uzanmıştı. Bu tür zaferlere fazlasıyla alışık hale getiren Jean Todt ve Ross Brawn gibi dehalardan oluşan ekip takımdan ayrıldıktan sonra Ferrari en iyi olduğu konulardan birini daha unutmuş gibiydi. Yazı dizisinin devamında neden bahsettiğimi anlamış olacaksınız.

2015-formula-one-malaysian-grand-prix_100506017_m

2015 Formula 1 sezonunda stratejinin en çok ön plana çıktığı yarış henüz 2.’si olan Malezya GP oldu. Domine ettiği 2014 yılının ardından 2015’e de Avustralya’da duble zaferiyle güçlü bir başlangıç yapan Mercedes, pol pozisyonundan start alan pilotu Hamilton’u yarış galibiyetinden eden yanlış bir strateji uyguladı. Lewis yarışın son bölümünde tercih edilen yanlış lastiklerle Vettel’in temposunu yakalayamamış, uzun süre lider götürdüğü yarıştan 2.’likle yetinerek ayrılmak durumunda kalmıştı. Ferrari pilotu ise takımın 2013 İspanya zaferinin ardından, neredeyse tam iki yıl sonra gelen zaferi kutluyordu.

4. yarış Bahreyn’de ise Kimi Raikkonen’in sergilediği harika performansın gizlediği bir stratejik hata daha vardı. Önünde yer alan 3 pilottan farklı bir strateji benimsenmişti ve bu ilk anda doğruydu. Hatta 4. sıradan start aldığı yarışı 2. sırada bitirmiş olması, stratejinin doğru olduğunu ve çalıştığını düşündürebilir. Fakat detaylara baktığınızda yarış galibiyetinin kaçırıldığını görerek bunun mutlak bir başarı olmadığını da görmüş oluyorsunuz. Kimi’nin harika sürüşünü gölgeleyici bir yorumda bulunmak istemesem de Ferrari gibi sizi mükemmele alıştırmış bir takımın taraftarıysanız en tepeden uzak kaldığınız her durumu sorgularsınız. Bahreyn’deki durum şundan ibaret: Kimi orta bölümde rakiplerinin aksine hafta sonunun sert lastikleriyle yarışıyordu. İlk aşamada kaydettiği tur dereceleri öndekilerden daha iyiydi. Sonraları ise istikrarlı tur dereceleri geliyordu. Takım Kimi’yi sert lastiklerle 23 tur pistte tuttu. Bu noktada Ferrari’nin, yarış sonunda Raikkonen’in ne kadar rekabetçi olacağı konusunda yanlış bir kanıya vardığından söz edilebilir. Rai’nin medium lastiklerle son turları 1:39.8, 1:39.5, 1:39.6 ve 1:40.6. Yumuşak lastiklere geçip attığı ilk turda tur derecesi ise 1:36.3. Sonraki 15 tur boyunca öndekilerden 2 saniye daha hızlı turlarla pistteki en hızlı isim. İkinci sıradaki Rosberg’e iyice yaklaştığı turlardaki dereceleri 1:38.7 ve 1:38.0. Medium lastiklerle attığı son iki turla kıyaslarsanız aradaki fark 3.5 saniye. Kimi damalı bayrağı Lewis’in yaşadığı fren sorunuyla beraber 3.3 saniye geriden ikinci olarak tamamladı. Yani eğer Ferrari daha agresif bir strateji belirlemiş olsaydı, bugün belki de takım adına elde edilen sezonun ikinci galibiyetinden söz ediyor olurduk.

Bu yazı dizisinin oluşmasına ilham veren 2015 sezonunda yaşanan ve yukarıda bahsi geçen iki olaydan sonra geçmişte ne tür hatalar yaşanmış, bir de onlara bakalım. Stratejik hatalar deyince, yarış içi pek çok etkeni hesaba katmak gerektiğinden elbette geniş bir çerçeveden bahsetmiş oluyoruz. Dolayısıyla filtremizi biraz daraltmamızda fayda var. O nedenle başlamadan evvel bu yazıda belirlenen kriterlerden söz edeyim. Öncelikle son 5 yılın yarışlarına göz atacağız. Odaklanacağımız takımlar/pilotlar ise yarışa ilk üç sıradan başlayanlar olacak. Değerlendirme dışında tutacağımız durumlar; araçlar arasındaki ciddi performans farkıyla veya pilot başarısı/başarısızlığına bağlı olarak pist üzerinde pozisyon kayıpları, kötü start nedeniyle geride kalmalar, mekanik sorunlar, aynı takımın pilotlarının podyumun basamaklarında yer değiştirmiş olmaları ve elbette kaza sonucu kaybedilen sıralar. Değerlendirmeye alacaklarımız ise; grid pozisyonunda ilk üçte yer alıp, güvenlik aracı periyotlarındaki yönetim veya hava koşulları sebebiyle değişen pist şartlarında gösterilen refleksle kaybedilen pozisyonlar… Normal şartlarda devam eden yarışta erken/ geç pit-stopla kaybedilen yarışlar veya podyumlar… Son olarak, stratejiye göre her şey plana uygun ilerlese dahi daha iyi bir stratejinin bileğini büktüğü yarış planlamaları… Hadi öyleyse, başlayalım!..

2010 yılı Red Bull’un domine edeceği yılların ilki ve Fernando Alonso’nun Ferrari’deki ilk sezonu olma özelliklerini taşıyordu. 2009 yılında sporda gerçekleştirilen radikal kural değişikliklerinin ardından araçların yeni görünümlerine ve yeni kurallara henüz alışmaya başlamışken, KERS’in ‘isteğe bağlı’ hale getirilmesineyse bir anlam verememiştik. Daha sonra yasaklanacak F-Duct sistemiyle de ilk kez bu yıl tanışmıştık. Red Bull, Ferrari ve McLaren’in yarış galibiyeti elde ettiği sezonda Sebastian Vettel kariyerinin ilk Dünya Şampiyonluğu’na ulaşmış, Red Bull da ilk Takımlar Şampiyonluğu’nu kazanmıştı. İçinde, araçların birbiri üzerine çıkarak neredeyse kokpite girdiği (2010 Monaco – Jarno Trulli (Lotus), Karun Chandhok (HRT)), taklalar attığı (2010 Valencia – Webber (RBR)) ve daha nicelerinin de yer aldığı, zorlu geçen sezonun bir kaç kırılma anı vardı. Hatta şampiyonanın kaderini değiştiren, bizim de konu edindiğimiz stratejilerde yapılan hataların gerçekleştiği anlar… İki yarıştan söz edeceğiz. Bunların ilki;

2010 Kanada GP – Genelde Lotus, Virgin ve Hispania Racing’in yaşadığı mekanik sorunlar nedeniyle start alamadığı yarışların ardından ilk kez burada 24 araç birden gridde yer alıyordu. Red Bull pilotu Sebastian Vettel, takımın bu yarıştan önce elde ettiği 3 yarış galibiyetinden sadece birinde podyumun en üst basamağında yer almıştı. Bir önceki yarış Türkiye GP’sini ilk sırada götürürken, takım arkadaşının temas etmesiyle hem Red Bull dublesi çöpe atılmış hem de Vettel ilk rakibinin Webber olduğunu iyiden iyiye hissetmişti. Bu olaydan sonra takımın da Vettel’i 1. pilot olarak görmeye başladığından söz edebiliriz. Kanada’da 2. sıradan start alan genç Alman sorunsuz bir yarış götürüyordu. Sezon boyunca lastik stratejilerinin çok etkili olduğu yarışların bir diğeri bu kez Sebastian Vettel’i Kanada’da gafil avlayacaktı. Red Bull Webber ve Vettel için farklı stratejiler belirlemişti. Webber sert lastiklerle başlayıp son bölümü orta sertlikteki lastiklerle tamamlarken, Vettel için tam tersi bir yol izlenmişti. Yarışın son bölümünde Button ve Alonso elde ettikleri lastik avantajını iyi bir şekilde kullanmış ve Vettel’i geride bırakmışlardı. 2. sıradan yarışa başlayan Vettel için uygulanan stratejideki hata, yarışı 7. sıradan start alan takım arkadaşının sadece 1.4 saniye farkla önünde, 4. sırada tamamlamasıyla daha da anlaşılır haldeydi.

2010 sezonundaki stratejik hatalardan bir diğeri ve en önemlisi ise Abu Dhabi’de Ferrari tarafından uygulanandı.

Fernando-Alonso-could-not-006

2010 Abu Dhabi – Sezonun son yarışı Abu Dhabi’ye gelinirken Ferrari pilotu Fernando Alonso 246 puanla şampiyonada lider konumdaydı. Red Bull’dan Sebastian Vettel ise 231 puanla üçüncü. Alonso’nun tıpkı 2007’de Kimi’nin başardığı gibi Ferrari’de yarıştığı ilk sezonda şampiyon olmaması için hiç bir neden yoktu. F1’in En Genç Dünya Şampiyonu olma hedefindeki rakibi Vettel yarışa ilk sıradan, kendisi ise 3. sıradan start alacaktı ama bu ciddi bir problem sayılmazdı. Zira 5.’lik ve üstü herhangi bir pozisyonda yer alması şampiyonluk için yeterliydi. Markalar Şampiyonluğu’nu Red Bull’a kaptıran Ferrari için iyi bir teselli ikramiyesi olacaktı. Ancak Ferrari pit duvarında alınan vahim karar Alonso’yu 3., Ferrari’yi 16. pilotlar şampiyonluğundan etmeye yetti. Takım tamamen, 5. sıradan yarışa başlayan Vettel’in takım arkadaşı Webber’e odaklanmıştı. O’nun önünde yer almalarının kendilerine yeteceğini biliyorlardı ve tüm strateji Webber’in pit-stopları üzerine kurulmuştu. Fakat bunun ne kadar büyük bir hata olduğu 9. sıradan start alan Mercedes pilotu Nico Rosberg, 10. ve 11. sıradan start alan Renault pilotları Vitaly Petrov ve Robert Kubica’nın arkasına düşüldüğünde anlaşılmıştı. Webber de Alonso’nun arkasındaydı ama bunun ne önemi vardı ki?! Yas Marina’nın dar yollarında Petrov’un arkasında geçiş imkanı bulamadığı her turda şampiyonluk Alonso’nun ellerinin arasından kayıp gidiyordu. Ve nihayetinde de öyle oldu. Alonso’nun daha sonraları ‘yeterince 2.’lik kazandım’ şeklinde söz edeceği ilk 2.’liği böyle gelmiş, Sebastian Vettel F1 tarihinin ‘En Genç Dünya Şampiyonu’ ünvanını kazanmış, Red Bull, sezonu çifte zaferle tamamlamıştı.

 

mami

 

İkinci bölümü okumak için tıklayınız.

Stratejik Hatalar – 2

 

 

Kategoriler
Formula1

TRF1.net 2015 Formula 1 Tahmin Oyunu Başlıyor!

Geçtiğimiz iki senede olduğu gibi 2015 Formula 1 sezonunda da yeni bir tahmin oyunu ile sizlerle birlikteyiz.

Bu sezon oyunumuzda yine geçen sene olduğu gibi  pol pozisyonunu alan pilotu, yarışta en hızlı turu atan pilotu, yarışı ilk 10 sırada tamamlayan pilotları, güvenlik aracı girip girmeyeceğini ve yağmur yağıp yağmayacağını tahmin ediyoruz.

Puanlama sisteminde ise bazı değişikliklere gidiyoruz.

  • Pol pozisyonunu hangi pilotun alacağını doğru tahmin eden 3 puan kazanır.
  • Yarış içinde en hızlı turu hangi pilotun yapacağını doğru tahmin eden 2 puan kazanır.
  • İlk on sıradaki her bir tam doğru sıra tahmini için 3 puan kazanır.
  • Tam doğru sıra tahminine bir yaklaşık tahmin yapan 2 puan, iki yaklaşık tahmin yapan 1 puan daha kazanır.
  • Doğru sırası tam olmaksızın on doğru isim tahmin eden 15 puan, dokuz doğru isim tahmin eden 12 puan, sekiz doğru isim tahmin eden 10 puan, yedi doğru isim tahmin eden 8 puan, altı doğru isim tahmin eden 6 puan kazanır.
  • Yarışın yağmurlu olup olmayacağını doğru tahmin eden 2 puan kazanır.
  • Yarışta güvenlik aracı girip girmeyeceğini doğru tahmin eden 2 puan kazanır.
  • Tahmin yapan üyeler birbirlerinin tahminlerini göremez.
  • Bir kez tahmin yapıldıktan sonra, tahminler kapanana kadar tahminlerinizi düzenleme hakkınız vardır.

Tıpkı geçen senelerde olduğu gibi bu sezon da kazanan ya da ilk üçe giren isimlere değişik hediyeler vermeyi planlıyoruz. Geçen senelerdeki tahmin oyunlarının kazananlarını ve hediyeleri görmek için buraya ve buraya tıklayabilirsiniz.

Avustralya GP tahmin sayfasına gitmek için buraya tıklayabilirsiniz. 

Ayrıca puanlama sistemiyle ilgili önerileriniz varsa bu başlık altından bize iletebilirsiniz. Makul değişiklikleri ilk yarış tahminleri sonuçlanmadan yapabilme şansımız olacaktır.

Tahmin sayfasına üye girişi yapmakla ilgili sorun yaşarsanız da yine bu başlık altından bizi bilgilendirebilirsiniz.

Tahmin girişleri sıralamalara bir dakika kala kapatılacaktır. Şimdiden herkese iyi oyunlar.