Kategoriler
Formula1

Kevin Magnussen’le Soru-Cevap

S: Kevin, sıralamaların ardından podyum hakkında konuşmaya bile cesaret edemiyordun ama bunu başardın. Mclaren’a uzun bir zaman sonra podyum getirdin, ne düşünüyorsun ?

Kevin Magnussen: Harika değil mi ? Nasıl hissettiğimi kelimelerle ifade etmek çok zor. İlk Formula 1 yarışını tamamlayıp podyuma çıkmak hala çılgınca geliyor. Bununla beraber Mclaren şampiyonada lider. Takım, kış boyunca gerek araç gerekse benim için verdiği emekten dolayı büyük bir tebriği hak ediyor.

S: Start anı biraz korkutucuydu ve yarışın gidişatına dair pekte iyi hisler vermiyordu…

KM: Evet oldukça korkutucuydu. Araca bir anda gereğinden fazla güç verdim ve araç sola doğru kaydı, fakat şanslı bir şekilde bu durumdan kurtulmayı başardım. Yarışın geri kalanı ise gayet güzeldi.

S: Mclaren geçen yıl tek bir podyum bile kazanamazken bu yıl takıma yeni gelen çaylak daha ilk yarıştan podyuma çıkmayı başardı. Kulağa doğru olamayacak kadar güzel geliyor…

KM: Evet haklısın, geçmişle kıyasladığımızda durum böyle. Peki bundan sonra ne yöne gidiyoruz ? Umarım doğru yöne gitmeye devam ederiz.  Benim için önemli olan şey Melbourne’de öğrenebileceğim herşeyi öğrenip, oradaki tecrübemi çok daha farklı bir pist olan Malezya’ya taşımaktı. Açıkçası Avustralya’da sahip olduğumuz hıza orada da sahip olacağımızın garantisi yok. Bu yüzden kendi kendimi ayaklarımın yerden kesilmemesi ve daha iyi olmaya çalışmak konusunda sürekli telkin ediyorum.

S: Yarışın bir bölümünde telsizden bir kaç tur sonra podyum için Jenson ile mücadeleye gireceğin söylendi, o an neler düşündün ?

KM: Aynaya baktım ve onu göremedim, o andan sonra Ricciardo ile mücadeleye konsantre oldum, ve bunun için uğraştım.  Araç fantastikti ve o an için bir dilek hakkım olsaydı mücadelenin o şekilde sonsuza kadar sürmesini isterdim.

S: Mclaren kış testlerinde karışık bir görüntü çizdi, bu nedenle nerede olacağınızı tahmin etmek biraz zordu…

KM: Evet, Avusrtalya’ya geldiğimizde araçtan genel olarak pek memnun değildik. Ancak haftasonu sona erdiğinde araç gerçekten çok iyidi.  Tek bir haftasonunda bu kadar ilerleyebilmemiz önümüzde uzanan sezon için bize umut verdi.

S: Ricciardo’ya oldukça yaklaştın ancak onu geçemedin, Eğer benzin koruman gerekmeseydi durum farklı olur muydu ?

KM: Benzinle ilgili herhangi bir problem yaşamıyorduk. Aslına bakarsanız benzin konusu düşündüğümüz kadar sıkıntı olmadı, ama Daniel’i geçmek için o son parçaya sahip değildim.

S: Mclaren en son bir çaylak sürücüyü sezona çıkardığında yıllar 2007 idi ve karşımızda Lewis Hamilton vardı. Hem sıralamalarda hem de yarışta 2007 yılındaki Lewis’in başarılarını tekrarladın. Onun izinden mi gidiyorsun ?

KM: Bunu yapabilirsem çok mutlu olurum. Hayalini bile kurmaya korktuğum bir şeyi başardım, bunun için takıma teşekkür borçluyum.  Bugünlerde büyük takımların bir çaylak yarıştırması oldukça büyük bir risk. Fakat Mclaren bana en başından itibaren güvendi ve gerekli olan bütün desteği verdi.

S: Ron Dennis geri döndü ve yarışın ortalarından sonra pit duvarındaydı, büyük ihtimalle de seni izliyordu. Bunu farkettin mi ?

KM: Hayır, farketmedim büyük ihtimalle başka bir işle meşguldüm(gülüyor). Ron’un dönüşü takımı alevlendirdi, çünkü Ron’u başarıyla ilişkilendiriyorlar. Sonuçta padoktaki en başarılı takım patronu ve bu durum oldukça şey anlatıyor.

S: Bir daha ki durağınız bilmediğin bir pist, Malezya olacak. Ne düşünüyorsun ?

KM: Melbourne pistini de bilmiyordum ve bildiğim kadarıyla Sepang daha az karışık olacak. Orada hızlı olurmuyuz bilmiyorum ama o gün gelene kadar oldukça sıkı çalışacağız.

Kategoriler
Formula1

Bouiller: “Kevin Büyük Bir İş Yaptı”

Sezonun ilk sıralamalarının ardından Mclaren’ın genç sürücüsü Kevin Magnussen 4. sırada kendine yer bulmayı başardı.

Yarış direktörü Eric Bouiller çaylak sürücünün yaptığı işe dikkat çekiyor.

“Bir çaylak için çıkacağı ilk sıralamalar daima  korkutucudur, bunun yanında bugün yağmurla beraber oldukça zorlu bir pist vardı. Sonuç olarak Kevin bu zorlu durumla oldukça iyi bir şekilde başa çıktı, hızını dikkatle birleştirerek önemli bir pozisyon kazandı.”

Fransız patron Button’ın yaşadığı durumu ise kötü zamanlama olarak nitelendirdi.

“Kimi’nin kazası oldukça kötü bir zamanda gerçekleşti, bunun sonucunda Jenson son turunu atamadı. Sonuç olarak Q3’e kalmayı kılpayı kaçırmış oldu. Yine de yarın havanın bugünkü gibi değişken olabileceğini düşününce Jenson, sahip olduğu tecrübe ve yeteneği birleştirerek iyi puanlar kazanmaya çalışacaktır.”

“Kevin ise yarın hatırlanacak bir yarış çıkarmak için yeterince iyi bir pozisyonda.”

Kategoriler
Formula1

Lauda, Mercedes’in Başarı İçin F1 Bütçesini Arttırdığını Kabul Ediyor

Niki Lauda, sporun tepesinde ki takımları yakalayabilmek için Mercedes’in Formula 1’deki bütçesini arttırdığını kabul ediyor.

Diğerlerinden daha güçlü gözüken güç ünitesiyle sezonu domine edebilecek bir görüntü çizen Alman markasının yeni V6 motorunu geliştirmek için 500 milyon euro harcadığı konuşuluyor.

Alman gazetesi Welt rakamın çok yüksek olduğunu söylesede takım patronu Lauda Mercedes’in daha çok harcamak için karar verdiğini söylüyor.

“Bütçe kısıtlama anlaşmasına göre bir bütçeyle hareket etmek önümüzdeki en büyük engellerden biriydi, çünkü bu anlaşmaya saygı duyulmuyordu. Mercedes yönetim kurulu, sahip olduğumuz kaynaklara rağmen savaşıp kaybettiğimizi anlamıştı, açıkça Redbull, Ferrari, Mclaren gibi takımlar anlaşmaya uymuyordu.”

Welt gazetesi Alman takımın hala Ferrari ve Redbull’dan daha az harcama yaptığını ama artık yapabilecekleri daha fazla şey olduğunu belirtti.

Sonuç ise Mclaren sürücüsü Jenson Button’ın herkesten 1 sn hızlı olarak değerlendirdiği 2014 yılının otomobili W05’ti.

Bunun yanında testlerde iyi bir görüntü çizen Williams takımının pilotuda aynı görüşte.

“Cuma günü attıkları turlara baktığımızda, sahip olduğu yakıt yükleri farketmeksizin çok hızlılardı.”

Felaket gibi geçen kış testleri sonrasında Redbull, Melbourne’de tekrar oyuna dönmüş gibiydi. Buna rağmen takım patronu Christian Horner hala Ferrari ve Mercedes ile aralarında büyük bir fark olduğunu söyledi.

Force India pilotu Nico Hulkenberg ise aksine Redbull’un söylediklerinden daha hızlı olduğunu düşünüyor.

Speed Week’e konuşan Hulkenberg: “Bana göre Redbull Mercedes’in hemen arkasında ve inanılmaz hızlılar.”

Alman sürücü Daniel Ricciardo’nun derecesinin ise sürpriz olmadığını söyledi. Ve görünüşe göre Redbull yavaş yavaş sorunları kontrol altına alıyor.

Kategoriler
Formula1 Manşet

Button: “Mercedes ve Willams İle Mücadele Edilebilir”

Jenson Button, Willams ve Mercedes’in hız olarak gridin geri kalanının önünde olsa bile, pazar günü hızlı olmaktan çok daha fazlasının gerekeceğini söyledi.

Button, aynı güç ünitelerine sahip olmalarına rağmen, Bahreyn’de  Mercedes ve Williams’tan yaklaşık olarak 2 saniye yavaş olduklarını tahmin ediyor. Bunun yanında Mclaren son gün araca yerleştirilmesi planlanan güncellemeleri motor sorunu sebebiyle deneyememeişti. Ancak Button, bu güncellemelerle farkı kapatsalar dahi yarışın daha çok dayanıklılık ve stratejiyle alakalı olduğunu düşünüyor.

“Araç geçen senekine kıyasla daha iyi hissettiriyor ve şu an etraftaki en iyi güç ünitesine, Mercedes’e sahibiz. Daha fazla hıza ihtiyacımız olduğunu hissediyorum, diğer taraftan bu hissi veren test ettiğimiz araçta güncellemeler yoktu ancak yarış için olacak. Aslında test için de güncellemelerimiz vardı fakat deneme şansımız olmadı.”

“Umarım bu sayede ileri doğru bir adım atabiliriz ama Mercedes ve Williams’ın elde ettiği zamanlara bakarsanız, herhangi bir dayanıklılık veya strateji problemi yaşamadıkça onları yenmek zor olacak. Yine de bu haftasonu onların mücadele edilebilir bir durumda olacağını düşünüyorum.”

İngiliz pilot dayanıklılığın, sezona iyi başlamanın anahtarı olduğunu düşünüyor.

“İlk 3 yarışta mesafe katedebilmeli ve yarışı tamamlayabilmelisiniz. Eğer başarabilirseniz, hızlı bir araca sahip olmadan da eve güzel puanlarla dönebilirsiniz. Fakat takım ve de sürücü olarak oraya çıkıp elinizden gelenin en iyisini yapmak ve yarış kazanmak istersiniz. Bu yarışta bunu başarabilir miyiz bilmiyorum, işlerin ne zaman iyi ne zaman kötü gideceğini bilemezsiniz. Olay tamamiyle hızla alakalı değil, bu hafta sonu işleri karıştırabilecek çok daha fazla etmen var.”

Günün sonunda ise Button her şeyden çok, artık sezonun başlamasını istiyor.

“Araca binip yarışmak daima güzeldir. Nerede olduğun önemli değildir sadece aracına binmek istersin. Geçirilen bütün sezon öncesi test saçmalıklarından sonra vizörü indirip yapmayı sevdiğin işi yapmak gibisi yoktur.”

 

Kategoriler
Formula1

Kevin Magnussen: “Çaylak Olduğumun Farkındayım”

Melbourne’deki yarışa sayılı günler kala, Mclaren’ın genç pilotu Kevin Magnussen takımın sitesine açıklamalarda bulundu.

“Bir daha ki sefere aracı garajdan çıkardığımda bunun Avustralya’da, cuma antrenmanları için olacak olmasını düşünmek oldukça garip hissettiriyor.”

“Melbourne’deki yarışı düşünmek bile benim için başlı başına çılgınlık. Daha önce hiç Avustralya’da bulunmadım, bu yarış benim için evimde sabah erkenden kalkıp seyrettiğim bir şeydi. Şimdi ise sadece yeni bir ülkeye gelmekle kalmayıp burada bir yarışa çıkacağım ve bu inanılmaz derecede heyecan verici.”

Şubat ayındaki kış testlerinin ardından Mclaren yeterince iyi gözükmese de genç Danimarkalı temel olarak iyi bir araca sahip olduklarını düşünüyor.

“Gayet iyi bir kış testi geçirdiğimizi düşünüyorum. Bunun yanında yapmamız gereken çok iş olduğunun da farkındayım ve ilerleyebileceğimiz, temeli oldukça sağlam bir araca sahibiz. Aracın nerede güçlü olduğunu nerede zayıf kaldığını biliyor ve anlayabiliyoruz. Sonuç olarak araç sürülebilir ve tahmin edilebilir; ondan beklediklerimizi yapıyor ve bu bizim için pozitif bir durum.

Magnussen aynı zamanda gridde yeni olduğunun bilincinde olduğunu belirtip yeni kuralların bu yönde ki dezavantajını kapatabileceğini söylüyor.

“Kişisel olarak ilk yarışları tamamlayıp mesafe katedebilmek önemli olacak. İyi bir test dönemi geçirmiş olsam da ayağımın yerden kesilmesi gibi bir durum söz konusu değil. Hala bir çaylak olduğumun farkındayım ve bu durumu tecrübeli diğer sürücüler karşısında haneme bir eksi olarak yazıyorum. Fakat yeni kurallar her şeyi dahada karmaşık hale getirdi. Bir kaç iyi antrenman seansı ve bir kaç yarış mesafesi sonrasında yarışlara çok daha hazır hale gelebilirim.”

“Aracın içinde olmayı değişeceğim hiç bir şey yok. Bir yandan lastik kullanımı, benzin tüketimi, direksiyonda ki kontroller gibi şeylerle uğraşırken bir yandan da Formula 1 aracını limitte kullanmak konusunda öğreneceğim şeyler var.Yine de yarış için sabırsızlanıyorum, çünkü bu yüzden buradayım ve tek istediğim artık başlaması.”

Kategoriler
Formula1 Manşet

Ron Dennis Sessizliğini Bozdu: “Bu Yıl Yarışlar Kazanacağız”

2008 yılında görevini Martin Whitmarsh’a devretmesinden sonra tekrar takımın başına dönen Ron Dennis sessizliğini bozdu.

“Mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde rekabetçi olduğumuz halimize dönmemiz lazım ve o noktaya insanların hayal edebileceğinden çok daha hızlı geleceğiz.” dedi Dennis bu sabah gazetecilere.

“Ne zaman olur ya da kaç tane olur bilemiyorum ama inanıyorum ki bu yıl yarışlar kazanacağız. Takım yetersiz bir durumdaydı ve bana bağlı kalırlarsa kazanacaklarını söyledim. Bu durumdan hoşlanmıyorlarsa da şirkette olmayacaklardı.”

Dennis, 1980 yılının ardından en kötü yılını geçiren takımı hakkında konuşurken oldukça canlı gözüküyordu. Martin Whitmarsh’ın başta olduğu geçen yıl hakkında:

“Geçen yıl çalışanların dikkati gereğinden fazla dağılıyordu, odaklarını kaybetmişlerdi. Bu yıldan itibaren şirketteki F1 çalışanları yalnızca F1 ile ilgilenecek.”

Buna rağmen Dennis, Martin Whitmarsh’tan arkadaşım diye bahsedip olanların ikisinin arasında olduğunu söyledi ve  onun hakkında konuşmaktan kaçındı. Kaynaklara göre Whitmarsh şu an Asya’da tatilde ve ay sonunda geleceğine dair açıklamalar yapılacak.

Bunun yanında Dennis bu yıl takımda alacağı görev hakkında da konuştu.

“Bir GP takımını yönetmek gibi bir niyetim yok. Sadece takıma yol gösterip tavsiye vereceğim ve eğer gerekli görürsem müdahale gücümü kullanacağım. Pistte aktif olarak görev almayacağım ama izlemek için orada olacağım. Şu an için yeniden yapılanma sürecindeyiz ve bu işte yer almak istiyorum.”

Takımdaki görev dağılımını anlatan Dennis, Eric Boullier’in takım patronluğunun kurallarla sınırlanan yetkilerine sahip olduğunu söylese de bu işin tek bir kişi tarafından idare edilmesinin zor olduğunu ekledi. Sonuç olarak CEO rolünde kendisi fabrikada aracı daha hızlı yapmakla ilgilenirken, Eric Bouiller yarış takımını yönetecek. Jonathan Neale ise şu anki rolünde devam edecek.

“Güç fabrikada olmak zorunda, çünkü aracı hızlı yapacak olan şeyler burada gerçekleşir.”

Dennis, takımın ilk yarışlarda isim sponsoru olmayacağını doğrulasa da ileriye yönelik planları açıkladı. “Bir kaç yarış sonra bir isim olacak. Bazı şirketlerle pazarlık yapıyoruz ve yakın zamanda anlaşmanın gerçekleşeceğini düşünüyorum.” Bunun yanında kısa vadeli anlaşma isteyen şirketleri geri çevirdiklerini, Vodafone anlaşması gibi uzun vadeli bir anlaşma istediklerini söyledi.

Kevin Magnussen ile yapılan anlaşmanın mühendislerin önerileri sonrasında gerçekleştiğinden bahsederken Jenson Button hakkında: “Oldukça iyi bir insan ve önemli prensip ve değerlere sahip. Takım ve özel hayatını idare ediş şekli üst düzey. Oldukça fit ve akıllı ki bu özellikler bu yıl önemli olacak.” şeklinde konuştu.

Ron Dennis’in padoğa geri dönüşü ise bazı konularda sporun geleceğini masaya yatırabilir. Bütçe kısıtlamasından çokta memnun olmadığını dile getiren Dennis, geçmişte çoğunluğun iyiliği için kendine düşeni yaptığını bundan sonra bütün takımların iyiliğindense Mclaren için en iyisi ne ise ona odaklanacağını söyledi.

Kategoriler
Formula1

Jenson Button’la Yeni Sezon Üzerine

S: Mercedes sadece ilk yarış için değil bütün sezon için favori gösteriliyor. Melbourne öncesinde neler düşünüyorsun ?

Jenson Button: Çoğumuz için çeşitli açılardan oldukça karışık bir kış testi oldu. Eğer güç ve istikrar açısından iki takım seçecek olursanız bunlar Mercedes ve Williams olurdu. Bazı takımların arkasında olduğunuzu düşünmek sinir bozucu olsa da gerçekten Frank Williams için seviniyorum. Bence şu an yenilmesi gereken iki takım onlar.

Test döneminde güncellemeleri araca yerleştiremedik; daha doğrusu yerleştirdik ancak sorunlar yüzünden deneme şansımız olmadı. Bu yüzden şu an diğerlerine kıyasla neredeyiz bilmiyorum. Dediğim gibi en iyi gözüken iki takım Williams ve Mercedes. Öyle olup olmadığını Avustralya’da göreceğiz ki orası Bahreyn’e göre çok daha farklı bir pist.

S: Testlerin ardından aracın hala tanıtım versiyonundaki hali olduğunu söylerken gözlerinde bir çeşit kıvılcım vardı. Bazıları güncellemelerle beraber Ferrari’nin ardından 4. takım olacağınızı söylüyor. Peki sence güncellemelerle beraber sıçrama yapıp Mercedes ve Williams ile mücadele edebilecek düzeye gelebilir misiniz ?

JB: Ferrari’nin 3. en iyi takım olduğundan çokta emin değilim. Force India hızlı gözüküyor keza Redbull’da sorun yaşamadığı zamanlarda oldukça hızlı, sonuç olarak kesin bir şey bilmiyoruz. Testler esnasında kendimize yoğunlaşmaya çalışıyorduk ama diğerlerinin attığı turlara ve istikrar durumuna bakmadan da yapamıyorsunuz. Bahreyn oldukça özel bir pist, özellikle de ilk yarışların koşulacağı pistlerle kıyaslarsak. Pistler değiştikçe sonuçlarında değişeceği bir sezon olabilir.

S: Bu yıl çok daha farklı bir elektrik motoru ile yarışacaksınız. Tur içinde 2 megajoule elde edebilirken 4 megajoule harcama hakkınız olacak yani durumu idare etmeniz gerekecek. Sence bu yarışlara nasıl etki edecektir ? Ne zaman gücü kullanmak ne zaman saklamak gerekecek ?

JB: Bazı pistlerde 4 megajouleün hepsini tek turda kullanmak gerekmeyecek, bazı pistlerde ise bu miktar yetmeyecek. Yarış esnasında bu sistemi geçen yıl KERS’le olduğu gibi önümüzdeki aracı geçmek için kullanabileceğiz. Problem şu ki eğer çok fazla kullanırsanız bir daha ki tur için yeterli şarj kalmamış olacak ve az önce geçtiğiniz araç sizi geçebilecek. Sonuç olarak bu sistem üzerinde oldukça fazla oynayacağız, bunun dışında sürüşe ve benzin kullanımına da katkısı olacağını düşünüyoruz.

Geçen yıla göre çok daha karışık bir durumla karşı karşıyayız.  Testler esnasında yarış simülasyonları yaptık ve değerlendirilmesi gereken rakipler olmamasına rağmen strateji konusunda mühendisler oldukça zorlandı. Zor olduğunu bilmeme rağmen sabırsızlanıyorum. Üzerinde çalıştığımız bir çok önemli veri topladık ve mühendislerin işini kolaylaştırmak için biz sürücülerde yardım ediyor olacağız.

S: Benzin tüketimi insanların endişelendiği bir başka konu. 1980lerde farklı benzin stratejisinde oldukları için çok farklı hızlarda olan araçlar görüyorduk, bunu tekrar görecek miyiz ?

JB: Kış testlerinden önce benimde en çok huzursuz olduğum konu buydu, yarışların eskisi kadar heyecanlı olamayabileceğini düşünüyordum. Ancak testlere baktığımda aşağı yukarı herkesin zorlayacağı ve korumada olacağı zamanların aynı olacağını bu sebeple de  benzer stratejilerle yarışacağımızı düşünüyorum. Bir yarışçı için “Bu adamın geçmesine izin veriyim nasıl olsa farklı bir stratejide” demek oldukça zordur, yani yine oldukça iyi mücadeleler izleyeceksiniz. Belki biraz farklı olacak ancak hepimiz orada yarışmak için bulunacağız.

S: Yeni kurallar sürüş stili daha yumuşak sürücüler için daha mı uygun olacak ?

JB: Yeni lastiklerin çalışma şekli ve yeni aero kurallarını göz önüne alırsak günümüzdeki formula 1, eskiye göre daha farklı, bu yüzden nasıl yarışmamız konusunda karar vermenin zor olduğunu düşünüyorum. Yumuşak şekilde sürmeniz ya da herhangi bir stile sahip olmanız işe yaramayabilir, önemli olan benzin tasarrufu yapmak ve altınızdaki aracın hızıdır. Çok karışık bir sezon olacağını biliyoruz, önemli olan takım olarak çalışıp işimize odaklanmak ve elimizden gelen her şeyi yapmak.

S: Hem sen hem de Lewis Hamilton Redbull’un düşünüldüğü kadar kötü bir araç olmadığını söylediniz. Sezonun ilk yarışlarında rekabetçi olmalarını bekliyor musun ? Sence geri dönebilirler mi ?

JB: Yarışı tamamlayabilirlermi bilmiyorum, fakat sıralama turlarında onlardan iyi şeyler bekleyebiliriz. Sezona yeni başlayacak bütün takımlar için yarışı bitirmek zor olacak, yarışı tamamlayabilen takımların puan alabileceğini ve bunun özellikle küçük takımlar için şans olduğunu düşünüyorum. Bu yıl dayanıklılığın çok önemli olacağı bir sır değil. Yine de kazanmak için rekabetçi bir aracınız ve nasıl kazanılacağını bilen iyi bir takıma sahip olmanız gerekiyor.

S: Ron Dennis takıma geri döndü ve hepimiz biliyoruz ki Dennis takım için otoriter bir figür. Herkes biraz daha diken üstünde hissediyor mu ?

JB: Evet ve bence böyle olması iyi. Ron gerçekten farklı bir karakter ve spora yaptığı katkılardan dolayı ona oldukça saygı duyuyorum. Eğer o olmasaydı takım bugünlerde olmazdı.  Yeni mücadele için oldukça heyecanlı ve bu durum takımdaki herkese güven veriyor. Ron’un takıma dönmesinin Mclaren’ın geleceği için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.

S: Melbourne öncesi kendine ne kadar güveniyorsun ve orada neler başarabilirsin ?

JB: Herkesin ilk testte kullanığı temel paketlerle gidiyor olsaydık oldukça güvendiğimi söyleyebilirdim ama şu an için konuşmak zor. Yeni paketi araca yerleştiremedik, bu yüzden aracın yeni haliyle nerede olacağımızı bilemiyorum. Kimin ne durumda olduğunu görmek ve yarışın nasıl gideceğini görmek ilgin olacak, bunun için sabırsızlanıyorum. Yine de 3-4 yarış geçmeden gerçek dizilim oluşmayacaktır; dizilim oluştuktan sonra da gelişim yarışıyla beraber sıralama değişebilir. Yeni kurallar umarım bizim olduğu kadar izleyiciler içinde heyecan verici olur.

Kategoriler
Formula1

Sebastian Vettel İle Soru-Cevap

S: Sebastian, geçtiğimiz yıllarda sezon öncesi testlerin yeni sezon hakkında bazı ipuçları verdiğini söylemiştin. Bu sezon için konuşursak sence bu ipuçları neler ?

Sebastian Vettel: Şu ana kadar durum bizim için pek kolay olmadı ancak pes etmek için bir sebep yok. Sonuçta daha hiçbir şey gerçekleşmedi. Tabi ki mesafe konusunda eksik kaldığımız bir gerçek. Avustralya’ya gittiğimizde kendimizi diğerleri ile karşılaştırıp durumuzu daha iyi anlayacağız.

S: Renault’un erteleme isteklerine rağmen cuma günü motor gelişimi durduruldu. Şu anki motorla yarışmak zorundasın, ne düşünüyorsun ?

SV: Bizim için kötü oldu. Bu konuda rakiplerimizden geride olduğumuz bir gerçek ve kalan zamanda farkı mümkün olduğunca kapatmalıyız. Asıl sorunumuzun motorun gelişememesi ile ilgili olduğunu sanmıyorum. Daha çok motorun yapılış ve ortaya çıkış şekli ile alakalı. Umudum bu sorunların bütün sezonu etkilememesi yönünde.

S: Bu sezon beklentilerin altında başlayacaksınız gibi gözüküyor, öyle mi ?

SV: Geçmişte yapılan büyük değişikliklere baktığınızda önceki sezonu domine eden sürücü ve takımın yeni sezonda da aynı şekilde devam etmesinin nadir bir durum olduğunu görürsünüz. Geçtiğimiz yıllarda şans yanımızdaydı, umarım bu sezonda erkenden oyuna döneriz.

S: Şu an yaşanılan problemleri göz önüne alırsak seni Ferrari’de görmemiz beklenenden erken olabilir mi ?

SV: Birbiriyle alakasız iki durum. Ufacık bir problemde takım değiştirecek biri değilim. Renault ile harika 4 yıl geçirdik ve bu süreçte kendime hep şunu söyledim “Anın tadını çıkar, hiçbir şey garanti değil.” Şu an kaybettiğimiz herhangi bir şey yok. Daha yarışlar yapılmadı, puanlar dağıtılmadı ama medyaya baktığınızda ortada müthiş bir problem varmış gibi gösteriliyor. Durum fazlaca abartılıyor ve kimsenin ne konuştuğu hakkında bir fikri yok. Evet bazen hatalar yaparsınız ama padokta hiçbir hata yapmadan gün boyu sürüş yapabileceğini söyleyecek takım yoktur. Bizden daha az hata yapan takımlar var bunu biliyoruz ve sonuna kadar savaşacağız. Bende dahil olmak üzere takım olarak bu mücadeleye hazırız, sorunların üstesinde hep beraber geleceğiz.

S: Melbourne’de yarışı tamamlamak senin için sürpriz olur mu ?

SV: Hayır, hedefimiz bu ve bunu bekliyorum. Gridde otururken “Yarışın ortasında yarış dışı kalacağım” demek aptalca olmaz mıydı?  Melbourne’de olacak araç buradakine benzeyecek ancak içi farklı olacak. Bazı şeyleri anladık ancak bunları araca eklemek biraz zaman alıyor. Sadece çizgi film dünyasında araç birden bire hazır olur (gülüyor) .

S: Bu yıl gelen kuralların, birçok işi bir arada yapabilen pilotlar için söyleniyor. Bu doğru mu yoksa sadece fazladan basılacak birkaç tuş var ve olay abartılıyor mu ?

SV: Olay sadece birkaç tuşa basmaktan ibaret değil, büyük ihtimalle geçen seneye göre fazladan birkaç tuş var. Olay genel olarak sistemi yönetmekte ki sürücüler bu konuda sınırda. Sonuç olarak hepimiz için öğrenme süreci.

S: Peki bu durum telsizin daha çok kullanmanız gerektiği anlamına mı geliyor ? Kimi Raikkonen’in pit duvarına “beni yalnız bırakın”  dediği günler sona mı eriyor ?

SV: Şu an için telsizin karşı tarafında bana sürekli bilgi veren biri olmasından oldukça mutluyum. O kadar işlem arasından her şeyi kontrol edip maksimumu çıkarmak fazlasıyla zor bir görev. Sezon ilerledikçe çoğu şey açıklığa kavuşacak ve araç-pit duvarı arasındaki iletişim eski haline dönecektir.

S: Son 4 yıldır sezona şampiyona favorisi olarak  başlıyorsun, bu duruma alıştın mı ?

SV: Hayır, hemde hiç. Bence olay tamamiyle kendi beklentilerinizle alakalı. Evet geçtiğimiz yıllarda beklentiler oldukça yüksekti, özellikle geçirilen güçlü sezon öncesi testler ardından. Yine de sezon hedefini koyma işlemi genelde ilk birkaç yarış tamamlandığında gerçekleşir. İyi ya da şu anki gibi kötü durumların, bu beklentilerinizi erkenden etkilememesi gerekir.

S: Şu ana kadar edindiğin tecrübelere bakarak yeni araçlarda ki eğlence faktörünü nasıl görüyorsun ? Geçtiğimiz yıllarda araçlarınla aranda özel bir ilişki vardı, onlara isimler takardın…

SV: İyi hissettiğimi söyleyebilirim, fakat şu anki şartlara baktığımızda çokta tur atma fırsatı bulamadım. Genel olarak geriye atılan bir adım olarak görüyorum sonuçta geçen yıla göre Formula 1 yavaşladı. Ne kadar yavaşladığını hız bulmaya çalıştığımızda anlayacağız.

S: Bu yıl yeni bir takım arkadaşına sahipsin. Senin için takım arkadaşları arasında ki ilişki nasıl olmalı ? Formula 1 ne derecede takım sporu ve ne derecede kişisel bir durum ?

SV: Güçlü bir sürücü kadromuz var. Daniel takıma hala yeni olsa da bana zorluk çıkaracağına inanıyorum, diğer taraftan bende onu zorlayacağım. Her şey yeni olduğundan birlikte çalışmak için oldukça iyi bir fırsat var. Fakat yarışta yenmek isteyeceğim ilk kişi takım arkadaşım olacaktır.

S: Yanında yeni birinin olması senin sezonunu etkileyecek midir ? Ne düşünüyorsun ?

SV: Çok fazla şey değiştirmeyecektir. Farklı bir isim, farklı bir adam, takım farklı sürücülerle çalışmaya alışık. Onun için ilk yıl biraz zorlu olabilir, sonuçta takımı tanıması ve takımın onu tanıması gerekiyor. Bu noktada da ben avantajlı olabilirim ama o çok yetenekli bir sürücü ve hemen adapte olacaktır.

S: Çıktığın 120 yarışın 39’unu kazandın. Aralarında senin için en zor olanı hangisiydi ?

SV: Fiziksel olarak kendimi sınırda hissettiğim yarış, F1’deki ilk yarışım olan Indianapolis’ti. Yarış çok sıcak ya da çok uzun değildi ama tamamiyle tükenmiştim. F1 kokpitine hazır olduğumu göstermek için çokta belli etmemeye çalışmıştım fakat sonraki günü vücudumun her parçası ağrıyordu. Bu düzeyde zorluk yaşadığım başka bir yarış hatırlamıyorum.

S: Her yere elinde bir çantayla gidiyorsun. Hala kendin mi hazırlanıyorsun ?

SV: Tabi ki! Ne taşıdığımı bilmek isterim. Eğer bu işi kendim yapmazsam eninde sonunda bir şeylerden şikayet edeceğimi bilirim ki bir alman olarak bu noktaya gelmek çok kolaydır. Bu yüzden kendi eşyalarımı kendim toparlarım.

S: Sürekli seyahat etmen ve programının yoğunluğu düşünüldüğünde online alışveriş yapan bir adam olduğunu söyleyebilir miyiz ?

SV: Aslına bakarsanız ben daha çok eski moda takılıyorum. Özellikle bir kıyafet alacaksam mağazaya girip üzerimde denemek isterim. Ekranda ki küçük bir resimden üzerine oturacağını anlayan tiplerden değilim. Eğer birşey alacaksam o anda aynada görmem gerekir.

S: Peki o zaman nasıl bir internet kullanıcısısın ? Sosyal ağlardan uzak durmanla tanınıyorsun.

SV: Genellikle spor olaylarını takip etmek için interneti kullanıyorum, özellikle futbol ve tenis. Bunun dışında gazete okuyorum. Bilgisayar başında fazla vakit harcamamaya çalışıyorum.

S: 7 haftadır bir kız babasısın. Ailen ve işin arasındaki dengeyi nasıl kuruyorsun ?

SV: Daima hallettiğim şekilde başarıyorum. Özel olanı özel tutuyorum!

 

 

 

 

 

Kategoriler
Formula1

Magnussen: “Mclaren’dan Daha Fazlası Gelecek”

Yeni sezon öncesi Bahreyn’deki son testlerin 3. gününde Williams ve Mercedes’in Mclaren’a kıyasla daha hızlı turlar atmasına rağmen Magnussen takımının gereken hıza sahip olduğunu söylüyor.

MP4-29 ile geçirdiği son günde, Felipe Massa’nın yaptığı dereceden 2.5 sn geride 4. sırada kendine yer bulan Kevin Magnussen, Mclaren’dan daha fazlasının geleceğini söyledi. Williams ve Mercedes’in attığı turların çok hızlı olduğunu ekleyen çaylak sürücü Woking kökenli takımın elindekileri tam olarak ortaya koymadığını belirtti.

“Mercedes ve Williams’ın tur zamanları oldukça hızlı gözüküyordu, ancak eminim ki hiç birimiz Q3 ayarlarında değildik. Kimin nerede olduğunu görmek için beklemek zorundayız. Kendi adımıza konuşmak gerekirse daha fazlasının geleceğini söyleyebilirim fakat en iyi konumda da değiliz.”

Danimarkalı genç sürücü  geçirdiği test döneminin kendisi için iyi bir temel olduğunu da söylüyor.

“Daima daha fazlasını yapabileceğinizi hissedersiniz. Eğer zamanınız varsa durmazsınız, sürekli yeni şeyler öğrenirsiniz. Eminim ki Michael Schumacher, F1’deki son gününe kadar öğrenmeye devam ediyordu. Bütün temel noktalara hakim olduğumu düşünüyorum, şu an çıkıp yarışabilirim. Bütün prosedürleri, yarış hafta sonunda nelere odaklanmam gerektiğini her şeyi öğreniyorum ve yarışa gitmek konusunda da oldukça rahatım. Bu gerçekten benim için pozitif bir durum, yaptığım işin büyüklüğünün farkındayım ve kendimi hazır hissediyorum.”

Sabah seansında atılan tur sayısının azlığını ise şöyle açıklıyor.

“Sabah saatlerinde elektronik bir problem yaşadık ancak bu problemi erkenden çözüp programımıza devam ettik. Günün sonunda programımızın çoğunu tamamlamayı başardık.”

Kategoriler
Formula1

Ferrari: Konektör İle İgili Sorun Yaşadık

Kimi Raikkonen aracıyla yaşayacağı 12 günlük ayrılık öncesi Bahreyn testlerinin üçüncü gününde Ferrari takımında direksiyon başına geçen isimdi.

Sabah saatlerinde gerçekleştirilen sürüş sonrası takım, bir kaç saati garajda geçirerek konektörde yaşanan problemi çözmeye çalıştı.

Öğlen saatlerine gelindiğinde Kimi bazı kısa sürüşler ve pit stop çalışmalarının yanında yarış simülasyonu gerçekleştirdi.

“Daha fazla tur atabilmeyi isterdim ama bizim için zor bir gündü.” dedi Fin sürücü günün ardından.”Sabah araçta bozulan birşey yüzünden biraz zaman kaybettik, ancak bu zamanın bir kısmını öğlen geri kazanmayı başardık. Rüzgarın sürüşümüzü etkilemesine rağmen yaptığımız yarış simülasyonunda benzin tüketimi ve lastik kullanımıyla ilgili datalar elde ettik. Daha iyi bir iş çıkardığımızı söyleyebilmeyi isterdim, yinede Fernando’nun Melbourne’e gitmeden hazırlıkları tamamlamak için 1 günü daha var.”

Yarın, kış testlerinin son gününde kırmızı otomobilin başına Fernando Alonso geçecek.