Kategoriler
Köşe Yazıları

İngiltere GP: Saçmalık, Saçmalık Üstüne

Yenilenen Silverstone pistinde bugün yapılan iki antrenman turlarından bahsetmeyeceğim zira kuru zemin lastiklerinin bir tur bile kullanılmadığı bu iki seans, cumartesi ve pazar günü yağmur yağmadığı takdirde takımlara çok az fayda sağladı. Antrenman seansları yerine, FiA’nın başrolünü oynadığı bir komediden bahsedeceğim. Valencia’da, takımların sıralama turları ve yarış arasında motor haritası değiştirmesini yasaklayan FiA, İngiltere GP’sinden itibaren de gez kesildiğinde difüzörü besleyen sistemi yasakladı. Bu antrenman turlarında bu yasağın hayata geçirildiğini gör…ecektik ki durumun hiç de böyle olmadığını fark ettik. Basın toplantısında Martin Whitmarsh’ın açıkladığına göre, antrenman seanslarının ortasında, sürücü gaz kestiğinde valfın en fazla %10 olması gerektiği kuralının Red Bull’a işlemediği öğrenilmiş. Takım, valfını %50 açabiliyormuş. Bunu da, McLaren takım patronu bir antrenman seansının ortasında öğrenmiş. Sonra da olan olmuş ve basın toplantısında, tüm dünyanın önünde Red Bull takım patronu Christian Horner ile Martin Whitmarsh çocuklar gibi tartışmaya başlamışlar. Motorsporlarının zirvesi… Tabii…

 

Olayın tek yanı bu değil. Horner’ın açıklamalarından öğreniyoruz ki aslında bu yasak, teknik yönetmeliklerle FiA tarafından zaten ortadan kaldırılmış. Horner’ın dediğine göre bazı takımlar, ki bunların Mercedes kullanan takımlar olduğunu anlıyoruz, FiA tarafından “fired overrun” yapılmasına izin verilmiş. Türkçe konuşursak, “hot blowing” yapabiliyorlar, yani daha Türkçeleştirirsek, sürücü ayağını gazdan çektiğinde, valfı %10 açarak yakıt-hava karışımını yakıp egzozu besleyebiliyorlar. Mercedes’in böyle bir isteği neden yaptığı (sonradan not: Dayanıklılık sebebiyle) ve FiA’nın neden kabul ettiğini anlamak güç zira yapılmasını istemediği şeyi kendi ağzından iptal ediyor. Renault bu boş durur mu, yapıştırmış cevabı. “Cold blowing” sisteminin, yani valfları açarak hava girişi sağlamanın, motorunun dayanıklılığını korumak için gerekli olduğunu belirtmiş. Eh, bu yeni değil. Geçen haftalarda Charlie Whiting, bir motor üreticisinin (Renault), kendisine başvurduğunu ve bu yüzdeyi haklı gerekçelerle artırmak istediğini söylemişti. Bunu da o röportajında “izin verilebilir” bir durum olarak niteleyen Whiting, bu rakamın %28 olduğunu belirtmişti. Ezcümle, Renault gaz kesme sırasında valfını %28 açmak zorunda yoksa motoru patlar. Whiting de bunun olmasını istemez (niyeyse).

Hâliyle herkes bu durumu biliyordu. Ancak ve ancak, bu kural değişikliğinin üzerinden 2 ay geçmesine rağmen, Renault’ya bu iznin neden antrenman turlarında verildiğini açıklamak çok güç. Kaldı ki Renault’nun istediği bir göz, FiA’nın verdiği tam anlamıyla iki göz. Önceki hafta açıklık değerini kendi ağzından %28 olarak açıklayan Whiting’in sözlerine karşılık, Renault’nun %50′lik bir açıklığı FiA’dan kopardığını anlıyoruz. Adam Cooper’ın aktardığına bakarsak, Renault’nun motorunda kullanan farklı tasarımdaki valflar sebebiyle bu açıklığın efektif değeri %68 oluyormuş. Ancak Renault’nun, Horner’ın da dediği gibi “hot blowing” yapmadığını biliyoruz. İşte dana da burada kopuyor. Mercedes motoru, %10′luk ilk limite sadık kalıyor ancak “hot blowing” yapabiliyorken, Renault motoru %50′ye (%68) açıklığa çıkabiliyor ancak sadece “cold blowing” yapıyor. İşte FiA, bu ikisinin birbirine eşit olduğunu ve adil davrandığını düşünüyor. 5 elma ile doyan 2 armutla da doyar diyor yani.

Neresinden tutsanız elde kalır bir durum. O kadar çok soru geliyor ki akla. FiA, Mercedes’in talebini neden kabul ediyor? Mercedes neden böyle bir taleple gidiyor? Renault, neden daha önce bu izni istemiyor da antrenman gününe bırakıyor ya da FiA bu kararı nedeni antrenman gününde alıyor? Neden %28 değil de %50? Ferrari ve Cosworth’ün neden adları geçmiyor? FiA, kendi yasakladığı şeyi nasıl oluyor da kendi eliyle tekrar kaldırabiliyor? FiA, nasıl oluyor da farklı iki yöntemle iki farklı motoru eşitleyebileceğini düşünüyor? Cidden bir anlam yüklemek mümkün değil. Basın toplantısında, benim kuralım senin kuralını döver eşleniğinde tartışan bu iki âkil adamı hangi defe koyup çalsak bilemiyorum. Autosport’un, “Red Bull son dakikada motor avantajı kazandı” gibi tamamen yanlı açıklamasını nereye koysak, onu da bilmiyorum. Red Bull’a göre bu durumdan Mercedes kârlı çıkıyor çünkü “hot blowing” çok önemli bir avantaj sağlıyor. Whitmarsh’a göre ise, %50 açıklık kullanılarak oluşturulan egzoz beslemesi çok ciddi bir yere basma gücü sağlıyor.

Üzerine iki satır yazmaya bile değmeyecek bir konuyu, uzattıkça uzatan, sündüren bu çocuk bahçesini bir kenara bırakırsak, İngiltere GP’sinin, şampiyonanın geleceğinde önemli bir yere oturduğunu söyleyebiliyoruz. Vettel ya da Red Bull, bu yasak kuşak söylemlerinden sonra da birinci olmaya devam ederse, demek oluyor ki bu sezonun kepengini erten kapatacağız. McLaren ya da Ferrari, yeni arka kanatlarıyla Red Bull’un ensesinde olurlarsa ve mutlak suretle ikisinden biri yarışı kazanırsa, o zaman sezonu kurtarmak için biraz umudumuz olabilir. Sıralama turlarında ve yarış gününde yağmur olasılığının çok düşük olacağı yarışın sıralama turlarını feci derecede suskun, yarışı ise son derecede kalabalık pit-stop’larla izleyebiliriz. Yumuşak lastiklerin, sert lastiklere göre çok çok daha hızlı olduğu pistin, pit yolu da topu topu 15 saniye kaybettirdiği için, takımlar pist üzerinde elden geldiğince yumuşak lastikle olmak isteyeceklerdir. 3 pit-stop’un norm, 4 pit-stop’un ise olasılık dahilinde olacağını tahmin ediyorum. 2 pit-stop, sert lastikle epey uzun süre gidilmesi anlamına geleceği için pek tercih edilmeyebilir. Çin’de McLaren’e yarışı kazandıran strateji, hatırlayın, Hamilton’ın 3 pit-stop yapıp, 2 pit-stop yapan Vettel’i yakalaması üzerineydi, ki başarıyla sonuçlanmıştı. Pit yolundaki 100km/s’lik hız sınırı 60km/s’e düşürülmezse, o zaman epey pit-stop’lu bir yarış göreceğimiz kesin. Eğer bu akşam yapılan FiA-Motor üreticileri toplantısından, motor üreticilerine verilen ayrıcalıklardan tamamen vazgeçilmesi ve egzoz beslemenin %10′dan fazla yapılmaması yasağına geri dönülmesi kararı çıkarsa, Red Bull’un bu yağmurdan da kuru çıkacağını tahmin ediyorum.

 

Ali Ünal

http://www.ali-unal.net/f1/