Kategoriler
Sizin Köşeniz

Beni Malezya Yağmurlarında Yıkasınlar – Malezya GP

 Herkese merhaba, Öncelikle “Ne yarıştı beeeee?!” diye değil direkt şikayetle başlamak istiyorum.

 Sevgili Bernie; her sene burada bu saatlerde yağmur yağdığını bile bile, sadece Avrupa seyircileri uykularını birazcık daha alsın diye, niye yarıda kalma ihtimali olan bir düzende ısrar ediyorsun. Ya bugün daha fazla devam etseydi yağmur. Düşünün ki yarış tekrar başladığında güneşin batmasına 2 saat civarında süre kalmıştı. Bu neyin hevesi anlamıyorum ki! F1 izleyen adam için gecenin 3 akşamın 8’i farketmiyor. Seni kınıyorum! Cevabını bekliyorum, bye!

  Yarışa gelecek olursak: Alonso ve Perez günün yıldızlarıydı. İkisi de harikaydılar. İkiside birinciliği sonuna kadar haketti, ikisi de nelere sahip olduklarını gösterdiler. Şahsım adına, Alonso bir gün bu sporu bırakırsa, taraftarı olabileceğim pilotu keşfettim diyebilirim. Ama daha erken, hala gözlemlerim sürüyor Perez üzerinde. Yarış tam bir kaostu. Zararlı çıkanlar ve fırsatları iyi değerlendirenler oldu. Bazı isimler güzel şeyler başardılar, bazı isimlerse hayal kırıklığı yarattılar.

  Gelelim tekil yorumlara:

  Alonso: Tek kelimeyle mükemmeldi bugün. Hatasız sürdü. O araçla bu başarı bence saygı duyulacak cinsten. Şampiyon gibi sürdü.(Ne zaman sürmedi ki? Bende ki de laf!) Hızlı olmasını bildi. Yarıştaki tek şansı yağmurdu. Onun dışında ilk turda hemen 5.liğe yükselmesi, ardından pit taktiği ile rakiplerini geçmesi, Perez pitten onun önünde çıkınca kritik bir atakla onu geride bırakması 1.liği getirdi. Ferrari yatıp kalkıp bu adama dua etmeli. Ya Massa gibi bir pilot daha olsaydı. Henüz bırakın galibiyeti, bırakın podyumu, puan bile alamayacaklardı. Ey Ferrari! Silkelen ve içinde Şahlanan Atın Kanı’nı taşıdığını unutma!

  Perez: Mükemmel yarıştı ve bugün gerçekten mükemmeldi. Alonso’yu geçebilseydi üzülür müydüm? Evet! Peki F1’de parıldayan bu yeni yetenek için sevinir miydim? Evet! Perez bugün bize sadece lastiklerini iyi koruyabilen bir pilot değil, aynı zamanda hızlı bir pilot olduğunu da gösterdi. Harika bir iş çıkardı. Tek hatası son turlarda dışarı taşmasıydı ki, aslında çok ciddi bir hataydı bu. Yarışının sonlanmasına neden olabilirdi. Ancak bu yaşta, bu streste, böyle bir yarışta, böyle bir mücadelede çok normal. Tebrikler genç! (Ayrıca Perez’in araç ayarlarının ıslak zemin üzerine yapıldığını düşünüyorum. Belki dikkat edeniniz vardır, virajlarda hem Mclaren’den hem de Redbull’dan daha iyi yapışıyordu aracı. Sauber hızlı olabilir ama bu kadar hızlı olmasının en açıklanabilir sebebi bence bu ayardır.)

  Hamilton: Avustralya’daki olay tekrarlandı. Gerçi yarıştan sonra yine çok olumlu konuştu ve “istikrar”ı vurguladı ki, doğru tepki de bu. Böylesine yakın geçeceği belli olan bir sezonda bu podyumlar altın değerinde. Yarış performansında eksiklik vardı. Ne Alonso’ya ne de Perez’e (gerçi bugün Perez ayrı bir dünyada idi :D) yaklaşamadı. Aslına bakarsanız bunun sebebi Mclaren’in yarış performansı ile sıralama performansı arasındaki farktan kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Neyse, iyi ve temiz bir işti. Çin’de daha bir bilenmiş olacaktır. Eğer kuru bir yarış olursa Button ile birlikte Çin Gp’nin en büyük adaylarından olacaktır.

  Webber: Pek ortalıkta görünmedi bugün ama temiz iş çıkardı. Vettel’e eskisi kadar uzak kalmıyor. Bu onun için olumlu bir haber. Ancak daha fazlasını da yapamıyor, bu olumsuz bir haber. Olmalı mı olmamalı mı Webber?

  Raikkonnen: Dün son turlarda en hızlı turu atar demiştim, attı. Adamın huyu bu 🙂 Temiz bir yarış ortaya koydu. Badminton rakibiyle iyi bir mücadeleye girdi. 3. Sektördeki avantajını 1. Ve 2. Sektörlerde koruyamadığı için istediği atağı bir türlü yapamadı. Çin GP’de daha iyi bir yerde bitirebilir yarışı. Ayrıca gittikçe ısındığı da belli oluyor. Bu senenin DHL ödülünün kime gideceği belli oldu gibi… 🙂

  Senna: Bugün gerçekten çok iyiydi. Zaten dikkat ederseniz Bruno değil Senna dedim bu sefer. Çünkü soyadının hakkını verdi. Çok güzel geçişler yaptı. Aynı zamanda çok istikrarlıydı. Umarım bu hızını ve istikrarını gelecekte de gösterebilir. Bize aslını yaşatamasa bile, güzel anlar yaşatabilir.

  Di Resta: Yağmurda iyi süren pilotlardan biri Di Resta. Bugün de iyi sürdü ve Hulkenberg ile olan mücadelesinde 1-0 öne geçti. Ama birbirlerine çok yakındılar. Bence bu sene takım içi mücadelede heyecanladıracak ikililerden birisi. Daha iyi bir araçla daha da iyisini yapabilir diye düşünüyorum.

  Vergne: Sonunda Fransız çaylak ilk puanlarıyla buluştu. Fransız kanalında gösterdiklerinde spikerler deliye dönüyor. Grosjean’dan daha fazla destekleniyor sanki. Torro Rosso’da kendini kanıtlaması Redbull için çok önemli. Bu temiz ve başarılı performansını diğer yarışlarda da gösterebilmeli. Gösterecek kumaşı da var gibi görünüyor. Riccardo ile olan durumu 1-1 yaptı. Önümüzdeki maçlara bakıcaz. 🙂

  Hulkenberg: O da bugün pek ortalıkta görünmedi ama biraz daha zamanı var diye düşünüyorum. Di Resta’dan daha iyi olduğunu düşünüyorum ve gelecek yarışlarda bize bunu kanıtlayacaktır diyorum. Umarım beni yanıltmaz.

  Schumacher: Çok şanssız bir sezon başlangıcı oldu onun için. Ancak bu yarıştaki şansızlığına rağmen Rosberg’i geride bırakmayı başardı. Bu Kral’ın dönüşüne bir işaret. Rosberg ile mücadelesinde 1-0 öne geçti. Aracın performansı sebebiyle çok iyi dereceler geleceğini sanmıyorum ama belki “pole” ve birkaç podyum görebiliriz. Onun dışında bu sene Rosberg’i çok üzecektir. 🙂

  Vettel: Karthikeyan’a söylediği laf ve tavrından dolayı bu yarışta onu sınıfta bıraktım!

  Geride kalan grup içinden:

  Button: Aslında tam Button’luk bir hava vardı bugün. Güvenlik aracından hemen sonraki pit ve pist üzerindeki Hamilton’ı geçişi çok etkiliydi. Ancak o hata ona hiç yakışmadı. Karthikeyan için çok aceleci davrandı. Tamam Alonso ile fark açılıyordu ama ne kadar açılabilirdi ki…En fazla 3 saniye. Kendisinden beklenmeyen bir hata ile çok değerli puanları kaybetti. Sonrasında da yeterince hızlı olamadı. Çin Gp’de yine en büyük adaylardan olacaktır.

  Massa: Altımdaki araçla rahatım dedi. Ben demedim o dedi! 1-15…Söylenecek daha fazla söz yok! Bir de bazıları Alonso için kobay olarak kullanıldığından bahsetti. Yok lastikleri deniyorlarmış falan. Massa kuru zemin lastiğine geçen ilk pilot değildi, o lastiğe geçtikten sonra pozisyon kazandı. Ayrıca diyelim ki iki sürücünüzden birini “kobay” olarak kullanacaksınız, birincisini mi seçersiniz 16.yı mı? Birand?

 Rosberg: Geçen sene sıralamadaki ezici üstünlüğünü kaybetti. Yarış performansı zaten Schumi’nin gerisindeydi ki hala öyle. Bu sene Rosberg’in F1 kariyeri için çok önemli. Bence Schumi’nin ahı feci tuttu.

  Kovalainen-Petrov: Ben mi yanlış görüyorum yoksa Petrov son iki yarıştır Kovalainen’i geçiyor mu? Yoksa takım emri mi? (<- İroni içerir…) Açıkçası bu ikilinin mücadelesini sene boyunca merakla izleyeceğim.

  Grosjean: Schumi ile kazası acemilikten çok pist koşullarından kaynaklanıyordu. İstenmeyen bir temas oldu. Ama daha dikkatli olması gerektiği de ortada. Hele bir tam yarış çıkatsın ortaya, ondan sonra açıcam bayramlık ağzımı…

  Mclaren ve Redbull: Sıralama turlarında Mclaren bir adım önde ama yarışta kafa kafaya gidiyorlar. Kuru pistlerde ilk 4’ü bu iki takım oluşturacaktır Avrupa pistlerine kadar. Ondan sonraı ise muallakta çünkü orta grup gerçekten çok yakın. Özellikle yarış performansı olarak. Görülen o ki bu sene kazanılan puanlardan çok, yapılan hatalar belirleyecek şampiyonayı.

  Ferrari: Dolu depo ile çok büyük bir performans farkı yok öndeki araçlarla. Ancak depo boşaldıkça artan fark…Hani pole’turundaki Alonso ile Hamilton arasındaki 1.7 saniyelik fark var ya. İşte o! Çok çabuk acil çözümler lazım. Aracın normal koşullarda podyum görme şansı yok.

  Force India-Williams-Sauber: FI sene başında büyük ümit vaad etmişti ama hem sıralama hem de yarış performansı beklenenin altında gibi geldi bana. Williams açıkçası bu 3’lü içerisindeki en hızlı takım. Sauber ise Perez’in yumuşak stili ve Kobayashi’nin agresif potansiyeli sayesinde takım puanı olarak bu gruptan birinci olarak çıkacaktır sene sonunda.

  Renault GP-Mercedes: İki takımın da sıralama performansı yarış performansına göre daha iyi. Ancak yarışta Mercedes lastiklere gerçekten çok kötü davranıyor. Artık bir fazla pitle, durmadan yüksek tempolumu giderler, dizel motora mı geçerler bilmem. Bu sene de önemli şeyler başaramazsa çok büyük yara alacaktır Mercedes diye düşünüyorum!

  Son olarak günün BENCE “paranoya” spekülasyonuna gelecek olursak:

  Perez’e takım emri verildiğini düşünmüyorum. Neden mi? Öncelikle Perez’e birinciliğe mal olan hata ne pist dışına çıkmasıdır ne de telsiz mesajı. Perez’in birinciliğine mal olan hata diğerleri kuru zemin lastiğine geçerken Hamilton gibi bir tur daha geç pite girmesidir. Eğer Alonso ile aynı turda pite girse baskıyı nerdeyse 20 tur boyunca uygulayacaktı ki, Alonso’nun lastikleri o zamana kadar çoktan kabak kemane olurdu. O bir turluk gecikme tüm yarışın kaderini değiştidi. Bu bir risktir. Bazı yarışların sonucunu risk belirler. Sauber şansını bu yönde denedi ve bu sefer gülen taraf olmadı. Sanki bunu deneyen tek pilot Perezmiş gibi ortalığı ayağa kaldırmanın anlamı yok. Keza daha önce dediğim gibi Perez’in ıslak zemin ayarları ile çıktığını düşünüyorum. Alonso’ya her tur en az 0.8-0.9 saniye fark ata ata geliyordu, doğrudur. İki uzun düzlükte çok büyük avantajı vardı, doğrudur. Ancak kesin geçecekti söylemleri çok boş. Neden mi?

  Birincisi iki takımın da motoru aynı.

  İkincisi Perez’in arayı düzlüklerde değil virajlarda kapattığını gördük ki, araç Mclaren’den daha iyi yapışıyordu viraja.

  Üçüncüsü Alonso her düzlüğe çıktığında neredeyse 4/5 Kers’le, Perez 1/5 Kersle giriyordu Start-Finish düzlüğüne.

  Dördüncüsü iki tur aralarındaki fark 0.4- 0.3 saniye fark olmasına rağmen Perez yeterli mesafeyi bu saydığım  sebeplerden kapatamıyordu. Alonso’yu geçebilmesinin tek imkanı Alonso’nun bir hata yapmasıydı ki -yapadabilirdi- yapmadı. Takım telsizden sakin ol mesajı verdikten 1 tur sonra hata yaptı ki; bu onun neredeyse yarışına mal olacaktı, mesajın ne kadar anlamlı olduğu gözlendi. Biliyorsunuz çok ufak bir hata Maldonado için yarışın sonu olmuştu. Yine hatırlarsanız geçen sene Alonso’ya takım sakin ol demişti, o da sakinim dedikten sonra Hamilton ile temas yaşamış ve ikiside farklı sebeplerden hak ettikleri yerlerden daha geride yarışı bitirmişlerdi.

  Yok Ferrari “HIIIIIIIII!” demiş, yok Sauber “Bu kadar yakın bir sezonda bir puan bile önemliyken, sene sonunda bu puanlar milyon dolarlara gebeyken, ben yarış kazanmak ve prestij sağlamak yerine Ferrari’ye şeker görüneyim.” diye düşünmüş, yok Perez’in dikkati dağılmış ki o bir tur önceki mesajı bir tur sonra dışa vurmuş, sonra da pist dışına çıkmasına ve ZORLAMA denmesine rağmen yardıra yardıra farkı tekrar eritmek istememesine rağmen ayağı gaza takılmış vs. vs…

  Perez’in yarış sonrasındaki yüz ifadesi olan biteni anlatmak için yeterlidir. Paranoya’ya yaklaşan psikanaliz uzmanı ve olay çözümleme müdürü arkadaşlarımın, o yüz ifadesinden gereken cevabı alacağını düşünüyorum.

  Son söz olarakta: Hakkı olana hakkını verirseniz, hakkınız yendiğinde hakkınızın arkasında sizi destekleyenler olacaktır. Aksi takdirde hak yiyenin hakkında elbet bir gün Hak gerekeni yapacaktır. Herkese 3 haftalık arada sabır diliyorum. Mutlu olun, kendinize ve çevrenizdekilere iyi davranın. Empati dolu yorumlar ve muhakemeler sizin olsun 🙂

 

  Espoir