Kategoriler
Köşe Yazıları

Altı Yıl

Kırmızılar gözümüze hep iddialı görünür ama oturup düşündüğümüzde pek de zor bir soru olmamakla beraber cevabı hafif dehşet de içermiyor değil. Yanıt, verimsiz 2013’ü de artık rahatlıkla listeye eklersek, 2007’den beri altı yıl.

Ferrari ve altı yıl şampiyonluk dışı kalmak.. Tarihte yaşanmamış değil ama “dehşet” dedim ya, kırmızılıları destekleyin veya desteklemeyin farketmez, inanması onca yıl Formula 1 takip etmemize rağmen zor geliyor. “O kadar yoktur ya”lardan kurtulduğumuzdaysa aklımıza gelen ilk isim en verimli yıllarını hızla harcayan Fernando Alonso oluyor.

Ferrari’nin son altı yıl içinde şampiyonluk ipini göğüsleyebileceği güçte olduğu tek yıl 2008 idi. Gerçekten hızlı bir araç, bir önceki sene kendince Nirvana’ya ulaşmış Kimi Raikkonen, her şeyini ortaya koyup uçuruma sürüklenen Felipe Massa ve en az Ferrari kadar oyunun içindeki McLaren-Hamilton. Üç seçenek vardı. Hamilton aldı.

Bunların dışında son yarışta kaçan şampiyonluklar adamı Fernando Alonso geliyor. 2010’da takıma katılmasıyla beraber Adrian Newey’in Red Bull meyvelerini topladığı mükemmel zamanlama İspanyol pilotu adeta selamladı. 2008’deki potansiyeli düşen Ferrari’nin 2010 ve 2012’de son yarışa kadar şampiyonluk kovalamasının tek sebebi açık ve net Fernando Alonso’nun kişisel çabalarıydı ve bu çabalar bir türlü uygun araç paketiyle birleşemedi.

Mark Webber’in aradan çekilerek ortalığı karıştıracağı belliydi ama bu kadarını da kimse tahmin edemezdi doğrusu. Olsa olsa Red Bull & Kimi Raikkonen mantıklı geliyordu çünkü Alonso her koşulda İtalyan ekibe güveniyor ve ne olursa olsun o mutluluk imajı bir şekilde yoluna devam ediyordu. Ama ’13 Macaristan GP’sinden sonra her şeyin o kadar da tozpembe olmadığını beraberce gördük. Önce Alonso’nun (haklı) takım eleştirileri ve hemen ardından Montezemolo’nun “Ferrari eleştirilemez” tutumuyla karşı atağa geçmesi suları bulandırdı. Daha doğrusu bulanık suları açığa çıkardı.

Ve yine Raikkonen. Ferrari ile 2009 ayrılığının ardından isminin tekrar yan yana yazılmasını kim bekleyebilirdi? Gerçi öyle bir ayrılıktan sonra olası bir yeniden birleşmeyi Raikkonen dışında kimse kaldıramaz ama olayın gidişatı ilgi çekiyor. Kimi Raikkonen & Ferrari söylentileri Felipe Massa’nın yıllarıdır beklenen olası postalanışından çok, Alonso’nun ayrılma ihtimaline karşı alınmış bir tavır. Ve konu Alonso olunca takımların ne denli var olan kontratları bozmaya meyilli olduğunu yakınen gördük. Ve dipnot olarak eklemek gerekirse Macaristan’da Alonso’nun ekibiyle temasa geçen Red Bull da, bunu inkar etmedi.

Özetle pilot piyasası göründüğünden çok ama çok karışık. Red Bull’un 2014’te Webber yerine Riccardo’yu alarak ile herkesi yerli yerinde bırakmasından tutun da, Alonso’yu takıma çekerek (burada Santander gibi sponsorları da unutmamak lazım tabi) büyük takımlardaki neredeyse tüm koltukları şöyle bir sarsmasına kadar her şey olası. Hatta Michael Schumacher’in bile denkleme yine-yeniden dahil olacağını bile geçen hafta çeşitli kaynaklardan okuyanlarınız vardır. Yarışları kaç yıldır bu denli heyecansızlaştıran Red Bull için fena bir Formula 1 eforu değil doğrusu.

Tolga Erbak