Kategoriler
Sizin Köşeniz

Güle Güle Bir Pilottan Daha Fazlası ! (Final)

Yıllarca Alonso – Schumi – Raikkonen – Hamilton vs. pilotları destekleyenler benim pilotum seninkinden daha iyi dediğinde karşısında muhattap bulacak bir kitleyle karşılaşabiliyordu. Ancak bir Webber taraftarı iseniz yalnızsınızdır, pilotunuz iyi olsa dahi bunu başkalarıyla paylaşmanız onlar için pek bir ifade etmez. Bu yüzden Webber’i desteklemek küme düşmemeye oynayan bir futbol takımını tutmak gibiydi, sahada hep bir mücadele vardı ve tribünlerdeki taraftarlar az ama özdü 🙂

Webber taraftarı olmak İstanbul Gp’de ilk virajda Webber Alonso’yu geçtikten sonra bağırdığında herkesin sana dönüp bakması demekti 🙂 En güzelini de sanırım Webber özetlemişti. Macaristan’da Schumacher’e tur bindirince telsizden ” bu güzel bir his.” demişti. Pek çok şey, geride kalan pek çok yılı anlatan bir cümle 🙂

Final bölümüne giriş yaparken bu zaman denk hiç paylaşmadığım bir şeyi, bana dair bir şeyi paylaşıcam burada. Webber kariyerini noktalayana kadar da paylaşmayacağıma ant içmiştim. Sadece paylaşmak istedim, umarım farklı yerlere çekilmez 🙂

2008 Singapur Gp haftasonu, yamulmuyorsam Cumartesi gecesi Türkiye’de Kadir gecesine denk gelmiş ve ben de o gece ibadetimi yaparken Webber’in kazanması için de ibadette bulunmuştum. Webber o yarışı mekanik problemle tamamlayamamış ancak ben her şeyde bir hayır var deyip inancımı yitirmemiştim.

Olası şartlarda Webber’in defalarca yarış kazanma ihtimali, defalarca podyuma çıkma ihtimali yokken 2008 sezonu bitiminde köklü kural değişikliği oldu ve 2009 sezonu ve devamında devam eden 4 sene boyunca Webber galibiyetler ve podyumlar kazandı. Bunu Adrian Newey’e ve pek çok şeye bağlayabilirsiniz ancak benim için bundan daha fazlasıydı kesinlikle, sadece bir yarışı kazanmasını istemişken Webber 4 sene boyunca rekabetçi bir araçla yarışabilecekti 🙂 

2009 Şeytanın Bacağını Kırma

Buradaki şeytanın bacağını kırma olayı biraz ironi de taşıyor. Zira sezon öncesi Webber pek sevdiği bisiklet sporunu gerçekleştirirken bir araç ile yaşadığı kaza sonrası bacağını kırdı ve yanılmıyorsam yaklaşık 2.5-3 yıl bacağında platin takılı bir şekilde yarıştı. Sezon öncesi Webber’in yarışamayacağı söylenirken sıkı bir fizik tedavi sonrası Webber sezona yetişti. 

Webber takımda daha tecrübeli olmasına rağmen takıma yeni katılan Vettel’i geçmeyi başaramadı. Sezon boyunca asla %100 bir performans ortaya koyamayan Webber buna rağmen Almanya Gp’yi ve sondan bir önceki yarış olan Brezilya Gp’yi kazanarak gelecek sezon sağlıklı bir şekilde rekabetçi olabileceğinin sinyallerini verdi.

Webber 2009 sezonunda Almanya Gp’de pit cezası almasına rağmen yarışı baştan sona domine ederek kazandı.

Yıllarca düşünün ki 8. olduğunda çok sevindiğiniz bir pilotu destekliyorsunuz ve bacağını kırdıktan sonra sezonu kaçırır denilirken çıkıp yarış kazanıyor. Yarış sonunda Webber ile aynı duyguları paylaşıyorduk nitekim;



Webber Malezya’da Hamilton ile müthiş bir düelloya girişmişti. Formula 1’i seven herkesin zevk alacağına inanıyorum bu görüntülerden. Youtube linki olmadığı için aşağıdan izleyebilirsiniz;

http://vimeo.com/48199873

2010 Webber Şampiyon (?)

Webber 2010 sezonuna sakatlığının etkilerini minimize etmiş bir şekilde formda giriyor ancak ilk 4 yarışta sıralamalarda her ne kadar çok iyi olsa da yarışta temaslar ve problemler yaşıyarak istediğinizi alamıyordu. Nitekim klasik pistleri seven Webber İspanya Gp ile çıkışa geçti. 

 

İspanya, Monaco ve Türkiye Gp’de pol pozisyonlarını aldı. İspanya ve Monaco Gp’yi forse ederek kazandı. 2010 sezonuna dair en kritik an ise üst üste 2 yarışı forse ederek kazanan Webber karşısında psikolojik baskıyı kaldıramayan Vettel tarafından yaşandı. 

Webber yakıt tasarruf turunda iken ve takımdan bu konuda güvence almışken Vettel atağa kalktı ve yaptığı hata ile kendini yarış dışı bıraktığı gibi Webber’i de olası bir yarış galibiyetinden etti. Bu yarış sonrası ikili arasında fırtınalar kopmaya başladı. Webber üst üste 3 pole ve galibiyet ile süsleyeceği seriyi Vettel’in hatası yüzünden gerçekleştiremedi ve momentum kaybetti.

Vettel’in hatasına rağmen Helmut Marko’nun Webber’i suçlayan konuşmaları, kimsenin Webber’e sahip çıkmaması Webber açısından sinirleri geren anlar oldu.



 

Kanada’da 5. olan Webber Valencia’da büyük bir kaza yaparak yarış dışı kaldı. Takım Britanya Gp’de Webber’e yeni şasi vermek yerine Vettel’in kullanıp beğenmediği ve değiştirttiği eski şasiyi Webber’e verdi. Bunla da yetmezmiş gibi yeni getirilen iki kanattan birini Vettel antreman turlarında kırdığı için Webber’de takılı olan kanat Vettel’e takıldı, Webber’e eski şasi ve eski kanat bırakıldı.

Tüm bunların ışığında Webber Silverstone’da zafere ulaşarak gerekli tokat ve cevabı takımda verdi; ” Not bad for a number two driver. ” 2. pilot için hiç fena bir sonuç değildi.

Macaristan’da pit stop stratejisi sayesinde pistte fazla kaldı ve çok hızlı olduğu yarışta kendini ilk sıraya taşımayı başardı. Belçika’da 2. oldu.

Singapur Gp’den sonra dağ bisikleti yaparken arkadaşı önünde düşünce ondan kurtulmaya çalışırken kendisi de düşüp omzunu kırdı. Herkesten bunu gizledi ve son 4 yarışa iğneyle çıktı.

Tüm bunlara rağmen Kore Gp öncesi şampiyonluğun 1 numaralı adayı iken takım tarafından kendisi desteklenmedi ve şampiyonluğu Alonso’ya kaptırma pahasına Vettel için kollar sıvandı.

Red Bull pit duvarı ve yöneticilerinin tüm kirli oyunlarına rağmen şampiyonayı kazanabilirdi ama olmadı. Pek çok F1 severin gözünde 2010 şampiyonluğu Webber’in hakkıdır, nitekim benim için de öyle kalacak.

“Sadece bana en yakınlar neler olduğunu biliyor.”

Gerçeğin ortaya çıkıp çıkmayacağı sorulduğunda: “Benden duyamazsınız. Geçmişe baktığımda kendimle, olaylara bakış açımla ve kendime hakim olmamla gurur duyuyorum.”

“Tüm senaryoyu yönetmek takım için çok kolay olmadı. 2010’da kayıp sulardaydık: Lanet olsun*, bu bizim ilk şampiyonluğumuz olacak! Bunu nasıl yapmalıyız? Her ikisine de şans vermeli miyiz? Hayır, belki vermeyiz.”

2010 sonrası motivasyonunu yavaş yavaş kaybetti Webber, nitekim Pirelli’nin lastiklerine de hiç alışamadı, özellikle de yumuşak lastiklerine.



Webber ve Vettel rekabetinde olaylarına şu açıdan bakın istiyorum sadece. 

Webber F1’e girdiğinde 26 yaşındaydı, Vettel şuan 26 yaşında ve 4 dünya şampiyonluğu var. Webber şampiyonluk için zarları attığında 34 yaşındaydı ve bunun için biraz geç kalmıştı. Kaldı ki takım Avusturya kökenli ve genç bir almandan efsane yaratmak istiyordu, Webber gibi kariyerinin son dönemindeki bir pilot bu profile uymazdı. Eski şasi, eski kanat, takım emirleri, takım tarafından dışlanma, sürekli kers ve özellikle startlarda ne hikmetse debriyaj problemleri vs pistten çok pist dışı pek çok etmenle mücadele etti.

Her şeye rağmen Webber duruşuyla F1’de yer eden pilotların arasında yer alacak. Webber bu sporda sadece 11 yıl yarışabildi, bunların 3’ünde sadece rekabetçi bir aracı vardı. Her şeye rağmen eğer desteklediğiniz pilot yarışıyorsa puan alsa da almasa da bundan keyif almaya bakın, zira ileride özleyeceksiniz.

Webber’e dair bir şeyden daha bahsedeyim. 2003’ten beri Tasmania Challenge adından kendi organize ettiği bir spor organizasyonu var ve buradan kendi kurduğu fona katkı sağlıyor, yardım kuruluşlarına finanse ediyor ve insanları spora teşvik ediyor. F3 takımı ile genç pilotlar yetiştirmeyi amaçlıyor. Mitch Evans adlı genç pilotun tüm masraflarını karşılıyor ve yardımcı oluyor.

———————————————————————————————————————

Son olarak Webber’in kendi kişisel yaşamına ve mizah dolu yönüne bakalım.

 

 

“umm, seb’i özleyecek miyim? muhtemelen hayır.”
“rekabetçi bir ortamda her zaman bir sorun olur, aramızda bunlardan çok fazla oldu.”
söz malezya’da vettel’in takım emrine karşı gelip kazandığı konusuna geldi ve clarkson yarıştan sonra vettel’e yumruk atmak isteyip istemediğini sordu, webber’in yanıtı ilginç oldu:
“babam her zaman çocuklara vurmamam gerektiğini söyler.”

Webber Twitter’da bu fotoğrafın altına ön lastikleri koruyorum yazmıştı 🙂

Webber ile benzer bir kariyere sahip yine yakın arkadaşı Jenson Button ve daha önce beraber çalıştığı Frank Williams. 70. yaş gününden bir fotoğraf.

 

 

Umarım herkes okurken keyif almıştır. Seni özleyeceğim Webber, umarım Le Mans’ta yolun açık olur ve orda seni izlemeye devam edebilirim.

Kategoriler
Sizin Köşeniz

Güle Güle Bir Pilottan Daha Fazlası ! (Bölüm 2)

2001 yılında Avustralyalı Paul Stoddart Minardi takımını satın alınca alt serilerden beri desteklediği Webber’e F1’e adım için bir şans doğmuş oldu. 2001 yılında F1’de test pilotluğu yapan Mark Webber 2002 yılında Minardi aracına oturmayı başardı.

Alonso ve Button ile olan dostluğu Benetton yıllarına dayanmaktadır.

Webber’in F1’de yer alabilmesi için gereken maddi desteği ancak 26 yaşına gelebildiğinde Paul Stoddart’tan sağlayabildi. Aksi takdirde muhtemelen GT-Le Mans serilerinde yarışan bir pilot olarak kalacaktı.

Her zaman galibiyet, podyum mücadelesi veren pilotları destekleyenler için arkada kalan isimleri farketmek zordur, hele bir de drs, kers vs. pek çok kural değişikliğinin olmadığı ve kendini göstermenin zor olduğu bir dönemde. Bu yazıda pek çoğunuzun yıllarca farketmediği adama dair bir şeylerden bahsetmek istiyorum.

2002 yılında Mark Webber kendi evinde çıktığı ilk yarışında aldığı netice ve gösterdiği performansla tüm Avustralyalı taraftarların yanında beni de taraftar olarak kazanmayı başardı. O zamana kadar F1’le alakası olmayan ben, ilk denk geldiğim yarışta padokun hurda yığını olarak bilinen Minardi aracıyla 5. olan ve çılgınlar gibi sevinen Webber sayesinde bu sporu sevmeye başlamıştım.

Nitekim Webber o sezonda takım arkadaşını performans olarak ezmeyi başardı. Sezon boyunca Fransa’da aldığı 8.lik, Japonya’da aldığı 10.luk, ve 4 kez aldığı 11. sırayla dikkat çekmeyi başardı. Nitekim Webber yılın çaylağı seçildi.

Mark ve Minardi Takımı Şampiyon Olmuş Gibi Puanı Kutluyor 🙂

 

2003 Jaguar ile Dikkat Çekmeye Devam

Yılın çaylağı seçilen Webber macerasına Jaguar ile devam etme kararı aldı. Webber’in F1 kariyeri boyunca onu takip etmekten en zevk aldığım araç Jaguar idi. 2002’de tüm yarışları takip edemesem de 2003’ten itibaren yarış ve sıralama turlarını kaçırmayan bir F1 sever oluvermiştim.

İlk yarışında süspansiyon problemi, ikinci yarışta motor arızası ile yarış dışı kaldı.

Brezilya Gp’de Jaguar ile sıralamalarda Q1’i ilk sırada tamamlarken son seans Q2’de pole pozisyonunu +0.044 salise farkla kaçırarak 3. cebi elde etti. 

San Marino Gp’de sıralamalarda 5. cebi elde etti. Şafttaki arızadan ötürü yarışı tamamlayamadı. Webber’in kariyerinin ilk ve orta kısmının önemli bir kısmı mekanik arızalardan ötürü yolda kalmasıyla geçti desem yanlış olmaz.

Katalunya’da 12. başlayıp 7. bitirdi, Avusturya’da 17. başlayıp 7. bitirdi, Monaco’da 9. başlayıp hidrolik problemden ötürü yarışı bitiremedi. 

Kanada’da 6. başlayıp 7. bitirdi, Almanya’da 11. başlayıp 6. bitirdi, Fransa’da 9 başlayıp 6. bitirdi.

Macaristan’da 3. cepten kalkmayı başardı, yarışı 6. bitirdi, İtalya’da 11 başladı 7 bitirdi.

Sezonu 17 puan ile 10. tamamlarken takım arkadaşı Pizzonia 0 puan ile tamamladı. Sezon bitiminde aklımda tek kalan şey daha büyük bir takımda Webber’in daha fazlasını başarabileceğiydi. Zira saf hızın ön plana çıktığı sıralama turlarında çok büyük işler başarmıştı.

2004 Jaguar’a Elveda

Mark çok iyi geçen 2003 sezonunun ardından araçtan kaynaklı kötü bir sezon geçirdi. Evinde 6. başladı vites probleminden ötürü bitiremedi.

Malezya Gp’de sıralamalarda Micheal Schumacher’in ardından 2. sırayı aldı ve grid tamamen Webber’e odaklandı. Sıralamalar sonrası gerçekten çok sevinçliydim. Yarışa bu performansı araçtan ötürü taşıyamayacağından emindim ama en azından sıralamalarda sükse yapmayı başarmıştım. Nitekim Webber 23. turda yarışa veda etti.



 

Bahyren’de 14. başlayıp 8., Almanya’da 14 başlayıp 7., Silverstone’da 8., yine Almanya’da 12. başlayıp 6. oldu. 

Japonya Gp’de 3. cepten start almayı başardı, aşırı ısınmadan aracı 20. turda yolda kaldı.

Sene sonunda Jaguar spora veda etti, takımı Red Bull adından bir içecek firması satın aldı 🙂 Webber sezonu 7 puanla 13. tamamlarken takım arkadaşı Klien 3 puan toplayabildi.



 

2005 Her Açıdan Zevkli Bir Sezon

2005 sezonu sporu takip etmeye başladığım ve Ferrari dominasyonlu diğer 3 sezonun aksine çok daha fazla zevk vermişti. Ön tarafta Kimi ve Alonso’nun mücadelesi var iken Schumacher ve Montoya sezona zevk katıyorlardı.

Webber ve benim için ise sezon hayal kırıklığıyla başlamıştı. Zira yaz döneminde Webber’e menajeri Briatore Renault’a gelmesini teklif etmiş, Webber sporda daha köklü bir takım olan ve sezon öncesi iddialı görünen Williams-Bmw takımını seçmişti. Öyle ki Webber bir röportajında ilk yarışı Fisichella’nın kazandığını duyduğunda yıkıldığını belirtmişti.

2005 yılı Webber’in F1 kariyerinde şampiyonluk mücadelesi verdiği 2010 yılı dahil en formda olduğu dönemdi. Evinde ilk yarışı 5. tamamlarken, Malezya’da podyum mücadelesi verdiği Fisichella ile temas yaşayıp ikisi de birbirini podyumdan etti. Sıralamalarda sürekli ilk 5 içinde yer alırken seri turlarda araçtan aynı verimi alamıyordu. 

İspanya Gp’de 2. cebi aldı. Monaco’da 3. cebi aldı. Monaco Gp’de kariyerinin ilk podyumunu Fernando Alonso’ya yaptığı atak ile elde etti. O yarışı canlı izliyorken pek heyecanlanmış, kerbleri kesen Alonso’ya sitem etmiştim 🙂 Nitekim sonunda Alonso’yu geçmişti Webber.



Monaco’dan sonra takım her iki pilotuyla sert düşüş gösterdi, Kanada’da 14. başlayıp 5. oldu, Macaristan’da 16 başlayıp 7. oldu, Türkiye’de 7. başlayıp patlayan lastik nedeniyle yarışı tamamlayamadı.

Webber Türkiye’ye geldiği sırada şehitlikleri ziyaret etmiş ve Çanakkale’de hayatını kaybeden dedesini aramış ancak bulamamıştı.

2005 Belçika’da 10. başlayıp 4. bitirdi, Japonya’da 7. başlayıp 4. bitirdi. Sezonu ise 36 puanla takım arkadaşı Heidfeld’in önünde 10. sırada tamamladı. Webber takım arkadaşlarını mağlup etme serisini sürdürdü. 2005 sonunda Bmw ve Williams ortaklığı son buldu. Webber Williams’a, Heidfeld Bmw’ye geçti.

 

2006 Şu Aracı Biraz Dayanıklı Yapın !

2006 yılı Webber için dayanıklılık problemleriyle geçti. Bu sezona dair tek zevk aldığım şey ön tarafta Alonso ve Schumacher’in verdiği şampiyonluk mücadelesiydi. Schumacher’in yamulmuyorsam Suzuka’da patlattığı motora üzülmüştüm. Webber’e gelince Malezya’da 5. başladı hidrolikten ötürü yolda kaldı, Avustralya’da 7. başladı vites kutusu probleminden ötürü yolda kaldı, Avrupa Gp’de hidrolikten yolda kaldı, Fransa’da jant probleminden yolda kaldı, Almanya’da mekanik problemden ötürü yolda kaldı. 

Monaco Gp’de 2. cepten start aldı, olağan şartlarda 2. bitireceği yarışı eksoz problemi nedeniyle bitiremedi. Direksiyonu fırlattı. Bu yarışta aracın mühendislerinin kulaklarını çınlatmıştım, olası bir 2.lik ve podyum çöpe gitmişti.





Brezilya Gp’ye Cosworth F1’e veda ederken 20 bin devir çeviren motor getirdi, ilk turda takım arkadaşları Webber ve Rosberg yarış dışı kalarak motorun zevkini çıkaramadan veda ettiler.

Webber sezonu 7 puan ile 14. tamamladı, takım arkadaşı Rosberg 4 puanda kaldı. Webber yine takım arkadaşını mağlup etmeyi başardı.

 

2007 Yeni Umutlarla Red Bull Racing’e Geçiş

 

Webber 2007’de daha önce 2 yıl yarıştığı Jaguar takımını satın alan Red Bull Racing’e, bir anlamda yine eski takımına dönüş yaptı. Bahreyn’de vites kutusu, İspanya’da hidrolik, Monaco’da vites kutusu, İngiltere’de hidrolik, Türkiye’de hidrolik, Brezilya’da vites kutusu nedeniyle yarış dışı kaldı.

 

Avrupa Gp’de yağmur altında yapılan yarışta mükemmel bir performans sergileyip 3. olmayı başardı. Yarışın son saniyesinde geçilecek diye yaşadığım heyecanı hala unutamam. O kötü sezona dair en güzel anıydı. Avrupa Gp yarışı en nefes kesen yarışlardan biriydi, sadece Webber açısından değil tüm F1 severler açısından.



Sezonun Webber ve benim açımdan en kritik yarışı, 2007 Japonya GP… Kariyerinin ilk F1 zaferini kovalayan Webber yağmur altında yapılan yarışı 2. götürüyor ve olası bir galibiyet hesabı yapıyordu. O sırada Toro Rosso ile yarışan Vettel güvenlik aracı altında yarış götürülürken Webber’e çarptı. O yarıştan sonra Webber Vettel’e hakaret içeren bir cümle sarfetmişti. Bu ikilinin arasındaki ilk kıvılcım bu yarışta başlamıştır.



Webber aynı yarışta araç içinde kusmuş olmasına rağmen aracı sürmeye devam etmiştir 🙂



Webber dayanıklılık problemleri ile geçen ve bir kez daha heba olan sezonu takım arkadaşı David Coulthard’ın 4 puan gerisinde 12. tamamlamıştır. Webber kariyerinde ilk defa takım arkadaşına geçilmiştir. 2008 sezonunda Coulthard’ı mağlup ederek kariyerindeki tüm takım arkadaşlarını mağlup etmeyi başaracaktı.

 

2008 Red Bull ile Devam 

 

Geçtiğimiz sezonu dayanıklılık problemleri ile geçiren Webber için 2008 yılı istikrarın ön plana çıktığı bir olarak geçti. Red Bull’un köpek balığı adıyla bilinen kanadı kullanmasıyla sezon Webber için iyi başladı.

İlk yarışta yarış dışı kalan Webber süre gelen 7 yarışın 6’sından puan çıkarmayı başardı. Sezon boyunca yalnızca 2 defa yarış dışı kalan Webber İspanya’da 5, Monaco’da 9. başladığı yarışta 4. oldu. İngiltere Gp’de 2., İtalya’da 3. cepten kalktı.

Sezonu 21 puan ile 11. tamamlarken takım arkadaşı Coulthard yalnızca 2 yarıştan puan çıkarabildi ve 8 puan topladı.

 

 

 

Yazımın son ve final bölümünde şuana kadar kimseyle paylaşmadığım Singapur Gp sonrası başıma gelen olaydan ve kişisel olarak kendi izlenimlerimden bahsedicem. Özellikle son bölümde Vettel’e ve Red Bull yönetimine dair 1-2 kelam etmeden geçemicem. 

 

Umarım okurken keyif almışsınızdır.

Kategoriler
Sizin Köşeniz

Güle Güle Bir Pilottan Daha Fazlası !

Mark Alan Webber (27 Ağustos 1976)


Avustralya Queanbayan doğumlu Webber genç yaştan itibaren spora olan merakı ile kendini farkettirmeye başladı. Öyle ki rugby, futbol, bisiklet, tenis, formula 1, moto gp gibi pek çok farklı sporu seviyor ve takip ediyordu. Webber 14 yaşında kartinge başladı, 17 yaşında New South Wales Şampiyonasını ilk sırada tamamladı. Daha sonra kendini Avrupa’da ispatlamak üzere İngiltere’ye rotasını çevirdi.

 

F1’e Uzanan Yolculuk

 

1995 yılında Webber Avustralya Formula Ford şampiyonasını dördüncü sırada bitirdi. “Bir çok pol almıştım, ancak yarışlarda çok sabırsızdım ve araç hakkında teknik olarak hiçbir fikrim yoktu.”

Formula 1 koltuğuna ulaşmak için Webber’in Avrupa’da yarışması gerekiyordu. 1996’da Formula Ford şampiyonasında bir yönetici olan Ann Neal ile ilişkisi başladığında Avrupaya gelebildi ve sponsorlar bulabildi. Bu arada Ann Neal ile ilişkisi halen devam etmektedir. Doğrusu bu ikilinin sadakati beni şaşırtmıştı. Aşağıdaki linkten bu ikiliyi görüp şaşırabilirsiniz 🙂

http://cdn-3.motorsport.com/static/img/mgl/1500000/1530000/1531000/1531100/1531193/s1_1.jpg

18 yaşındaki Webber İngiltere’ye taşındı ve memleket özlemine rağmen şampiyonayı Kristian Kolby’nin arkasında ikinci sırada bitirdi. Daha önemlisi, Brands Hatch’da düzenlenen çok prestijli Formula Ford Festivalinde kazandı.

F1 takım patronlarının dikkatini çekmeye başlayan Webber, F1’in destek serilerinden birisi olan Formula Holden’ın Melbourne etkinliğinde yarıştı ve ikinci yarışı kazandı.

Formula 3’e geçiş için genelde önce Formula Renault serisinde yarışmak idealdir. Ancak Webber bütçe eksikliğinden dolayı Renault serisini atladı ve doğrudan (Avustralyalı) Alan Docking’in  F3 takımına geçti. Çaylak sezonunda dördüncü sırada bitirdi. Önündekiler ise Jonny Kane, Nicolas Minassian ve Peter Dumbreck’ti.

Webber & Zonta

Webber 1996 Avustralya GP’de Mercedes’in motorsporları şefi Norbert Haug’la tanışmıştı. 1997 boyunca FIA GT şampiyonasında bir yarışa çıkmaya çalıştı ve A1-Ring’deki testi başarıyla atlattıktan sonra 1998 sezonunda kendisine bir koltuk bulabildi.

Mercedes seriyi domine etti ve 10 yarışın tümünü kazandı. Zaferlerin yarısı Webber ve takım arkadaşı Bernd Schneider’e gitti. Diğerleri ise diğer aracın pilotları Klaus Ludwig ve Ricardo Zonta’nın oldu. Webber sezonda iki kez yarış dışı kalmıştı. Birisi bir jant sorunu, diğeri ise pilotaj hatasıydı. Silverstone’da Schneider ve Webber yeni CLK’nın tanıtımından önce V12 GTR ile son yarışlarını kazanmışlardı.

————————————————————————————————————————–

Webber’in Ölümden Döndüğü An

Bir sonraki yıl FIA GT serisi iptal edilince Webber koltuksuz kaldı. Sonra ise Mercedes klasikleşmiş Le Mans felaketine imza attı.

Yeni CLK La Sarthe pistinde aerodinamik olarak stabil olmadığını kanıtladı. Webber’in eski F3 rakibi Dumbreck, Mulsanne düzlüğünde yüksek hızda havalanarak taklalar attı. Mercedes bunun üzerine diğer aracını da yarıştan çekti.

Webber’in de süreceği araç da yarıştan çekildi. Her iki durumda da TV kameraları sadece olayın sonrasını kaydedebildi.

Çarşamba günkü ilk taklasından sonra araca geri dönen Webber aynı şeyi Cumartesi sabahı da yaşadı:

Bu deneyimden sonra Webber tek koltuklu yarış serilerine dönmeye karar verdi.

2000-01: Formula 3000 Dönemi

Webber F3000 Aracıyla Monaco'da

Webber Mercedes’in CART’da yarışma önerisini reddederek Paul Stoddart’ın Formula 3000 takımına katıldı. Ayrıca Benetton F1 ile teste çıktı ve 2001 sezonu için takımın yedek sürücüsü olarak duyuruldu.

Benetton’da ciddi miktarda kilometre boyunca testlere çıkan Webber, şampiyonada kullandığı çok daha yavaş F3000 aracına kendini ayarlamakta zorluk çektiğini de kabul etmişti.

F3000 Aracıyla Sevdiği Monaco Pistinden Galibiyetle Ayrıldı

Webber şampiyonayı gelecekte Jaguar’da takım arkadaşı olacak Justin Wilson’ın önünde ikinci sırada bitirdi. Imola, Monako ve Magny-Cours’da kazandı, ancak bir kaza serisi nedeniyle sadece iki yarışta daha puan alabildi.

Webber’in aracının yavaşlığına ayak uyduramadığı durumlardan birisi Spa’da 240 km/saat hızındaki kazasıydı:

http://www.youtube.com/watch?v=VgNLGo-chIQ

Fakat Webber’in saf hızı Formula 1’de yarışacak potansiyele sahip olduğunu kanıtladı. Halen Benetton’un patronu Flavio Briatore tarafından menajerliği yürütülen Webber nihayet 2002’de Stoddart’ın Minardi takımında yarışmaya başladı. Paul Stoddart(Avustralyalı) Minardi takımını almasa idi muhtemelen Mark F1 koltuğuna maddi imkansızlıklardan ötürü oturamayacaktı.

Buraya kadar okuduklarınız Webber’in F1 kariyerine girişini anlatmaktadır. İkinci bölümde F1 kariyeri ile birlikte yazarın kendi duyguları ve anıları da yer alacaktır 🙂

Not: Yazının bu bölümünde xtrabit racing’in daha önce f1 fanatic sitesinden çevirdiği derlemeden yararlanılmış ve düzenlenmiştir. Kendisine teşekkür ediyorum.