Kategoriler
Sizin Köşeniz

Nascar’da İndianapolis Yarışına Yaklaşırken

 

İndianapolis’ten öncesi Loudon’da ki yarıştan kısaca bahsetmek istiyorum.

Üç hafta önceki Loudon yarışında Kyle Busch’un 68 tur lider gitmesi ve muhtemel bir yarış kazanmayı pitte kaçırmasını, Greg Biffle’ın 88. turdan itibaren fren problemi yaşamasına rağmen ilk 10 içinde bitirmesini ve son olarakta 301 turun sonunda Kasey Kahne’nin bu sezon 2. zaferini almasını hep birlikte izledik.

Bu hafta ise sezonun 20. yarışını efsanaevi İndianapolis pistinde izleyeceğiz. Bir zamanlar Formula 1 yarışlarının ABD ayağı olan efsane pist birçok yarışa ev sahipliği yapmıştır.

Pistten bahsetmek gerekirse, Indianapolis Motor Speedway 2.5 mil uzunlugunda ve bu haftasonu yaklaşık 250 bin kişinin yarışı takip etmesine imkan sağlayacak düzeyde. 15 Ağustos 1909 tarihinde açılan pist aynı Loudon gibi bir dönüş eğimlerine sahip. İndianapolis pistinde viraj eğimleri 9 ile 12 derece arasında değişiklik gösteriyor.

 

Pistin son 10 yıldaki en başarılı ismine baktımızda ise karşımıza, bu sezon şampiyonayı 4. sırada sürdüren Jimmie Johnson geliyor. Johson 2006, 2008 ve 2009 yıllarında toplam 3 kez İndianapoliste yarış kazanmıştır. Geçen Loudon’daki yarışı kazanan Kasey Kahne’nin Indianapolis kariyerine baktığımızda ise hiç birinciliği bulunmuyor.

Indianapolis öncesi Nascar Sprint Cup’ta puan durumunu hatırlatmak gerekirse; şampiyona lideri Matt Kenset 707 puana sahip. Kenseth’in arkasında geçen seneye göre güzel bir performans gösteren Dale Earnharth Juniour 691 puanla ikinci, Loudon’da sorun yaşayan fakat ilk 10 da yer alan Greg Biffle ise 667 puanla üçüncü sırada.

Evet Indianapolis öncesinde Loudon’u hatırlamak ve Indianapolis hakkında birkaç ufak bilgi vermek istedim. Şimdi ise sıra yarışı beklemekte.  Bakalım heyecanlı geçen sezonun bu haftasonunda ki yarışında neler olacak.

Nascar Sprint Cup’ta sezonun 20. ayak yarışı bu pazar (29 Temmuz) Türkiye saatiyle 20:00′da gerçekleştirilecek. Şimdiden herkese iyi seyirler.

Tunahan Aktaş

 

 

Kategoriler
Sizin Köşeniz

Nascar’da İndianapolis Yarışına Yaklaşırken

İndianapolis’ten öncesi Loudon’da ki yarıştan kısaca bahsetmek istiyorum.

Üç hafta önceki Loudon yarışında Kyle Busch’un 68 tur lider gitmesi ve muhtemel bir yarış kazanmayı pitte kaçırmasını, Greg Biffle’ın 88. turdan itibaren fren problemi yaşamasına rağmen ilk 10 içinde bitirmesini ve son olarakta 301 turun sonunda Kasey Kahne’nin bu sezon 2. zaferini almasını hep birlikte izledik.

Bu hafta ise sezonun 20. yarışını efsanaevi İndianapolis pistinde izleyeceğiz. Bir zamanlar Formula 1 yarışlarının ABD ayağı olan efsane pist birçok yarışa ev sahipliği yapmıştır.

Pistten bahsetmek gerekirse, Indianapolis Motor Speedway 2.5 mil uzunlugunda ve bu haftasonu yaklaşık 250 bin kişinin yarışı takip etmesine imkan sağlayacak düzeyde. 15 Ağustos 1909 tarihinde açılan pist aynı Loudon gibi bir dönüş eğimlerine sahip. İndianapolis pistinde viraj eğimleri 9 ile 12 derece arasında değişiklik gösteriyor.

 

Pistin son 10 yıldaki en başarılı ismine baktımızda ise karşımıza, bu sezon şampiyonayı 4. sırada sürdüren Jimmie Johnson geliyor. Johson 2006, 2008 ve 2009 yıllarında toplam 3 kez İndianapoliste yarış kazanmıştır. Geçen Loudon’daki yarışı kazanan Kasey Kahne’nin Indianapolis kariyerine baktığımızda ise hiç birinciliği bulunmuyor.

Indianapolis öncesi Nascar Sprint Cup’ta puan durumunu hatırlatmak gerekirse; şampiyona lideri Matt Kenset 707 puana sahip. Kenseth’in arkasında geçen seneye göre güzel bir performans gösteren Dale Earnharth Juniour 691 puanla ikinci, Loudon’da sorun yaşayan fakat ilk 10 da yer alan Greg Biffle ise 667 puanla üçüncü sırada.

Evet Indianapolis öncesinde Loudon’u hatırlamak ve Indianapolis hakkında birkaç ufak bilgi vermek istedim. Şimdi ise sıra yarışı beklemekte.  Bakalım heyecanlı geçen sezonun bu haftasonunda ki yarışında neler olacak.

Nascar Sprint Cup’ta sezonun 20. ayak yarışı bu pazar (29 Temmuz) Türkiye saatiyle 20:00′da gerçekleştirilecek. Şimdiden herkese iyi seyirler.

 

 

Kategoriler
Formula1

Rob White ile Soru-Cevap – Motor Haritaları

 

Hepsi testlerden geçti, ancak bu, Formula 1 yönetim kurulunu bu haftasonu Budapeşte’de bir kural açıklaması yapması için harekete geçirdi. Renault Sports F1 yönetim müdürü Rob White, motor haritası ve son gelişmeleri değerlendiriyor…

Sürücü tork haritası nedir?

Rob White: Sürücü tork haritası, sürücünün istediği torku motor hızının bir fonksiyonu ve gaz pedalı pozisyonuyla elde ettiği tork anlamına gelir.


Motor tork haritası nedir?
RW:
 Motor tork haritası, motor tarafından, motor hızının ve motor gaz pozisyonunun iletilmesi anlamına gelir. SECU (Standart Elektronik Kontrol Ünitesi)’da, motor tork haritası, sürücülerin tork ihtiyacı ile motor gaz pozisyonunu eşleştirirdi.

Motor torkunu kontrol ile ilgili düzenlemelerde böyle bir hüküm var mı?

RW: Evet; teknik düzenlemeler kısmında 5.5. ve 5.6 maddelerinde belirtilmiş. Önemli noktalar:
– Bazı özel durumlar dışında, motor torku sürücü tarafından kontrol edilmelidir.Bu özel durumların içinde şunlar vardır: vites küçültme, pit alanı hız limitleyicisi, anti-stall fonksiyonu (aracın stop etmesini engelleyen fonksiyon) br son dişli limit stratejisi.
– Sürücü torku yalnızca bir gaz pedalı ile kontrol edebilir.
– %0 gaz pozisyonundayken (gaza basılmadığında), tork isteği daha az olmalı ya da 0’a eşit olmalıdır; %100 gaz pozisyonundayken (gaza tam basıldığında) tork isteği, motorun o anki azami tork çıkışı ile eşleşmeli veya bu sınırı aşmalıdır (Madde 5.5.3).
– Tork isteğinin şekli ile ilgili, pedal pozisyonunun bir fonksiyonu ve motor hızına bağlı sınırlar vardır (motor karakteristiğinin sürücüye yardım etmesini engellemek için) Bu sınırlamalara sadık kalınmalı, tork isteği, araç ve sürücünün istediği tepki, gaz pozisyonu ve motor hızı ile şekillenmiş olmalıdır.


Bu haritalar yarıştan yarışa değiştirilebilir mi?
RW:
 Evet. Sürücü pedal haritaları, pist karakteristiğinin bir fonksiyonu olarak değiştirilebilir. Örneğin, sürücüler Monako’da kullandığı pedal uygulamasından daha fazla hassasiyet isteyebiliyorlar. Aynı şekilde, bazı sürücüler de ıslak zemin şartları için gereken bir pedal haritasında ısrar edebiliyorlar.


Motor tork haritaları ayrıca, motor güç çıkışının ortam şartlarına göre durumu ile de ayarlanabiliyor. Motorların hepsi, Silverstone’daki soğuk bir günde, Interlagos’takinden (düşük basınç) veya Malezya (yüksek nem)’dakinden çok daha fazla tork üretilirler. Bu, sürücünün aynı motor tepkilerini, kısmi yük ve ne olursa olsun tüm hava şartlarında aynı şekilde hissetmesini sağlar.

Tork haritaları ayrıca egzoz veya hava girişinin (eğer takımlar araçta yeni bir egzoz tasarımı veya air box uygularlarsa) sonuçlarını da değiştirebilir.

Bu hafta FIA’nın yeni teknik yönergesi, 2012’nin ilk 4 yarışından birinin referans haritasını onaylamamızı gerektiriyor,  ki bu sadece en fazla +/- %2 farklı olabilir.

Hockenheim’de maksimum tork ile ilgili mesele neydi?
RW:
 FIA, Hockenheim ve Silverstonde’daki haritalarından, orta aralıktaki (10,000-14,000 RPM arası) devirlerde nerede azami torkun daha düşük olduğunu sordu.


Neden orta devir aralıklarında daha az tork üretmek istiyorsunuz?
RW:
 Dengeler, sürülebilirliği şekillendirir (motorun, sürücünün istediği torka tepkisi), hızlanma (daha az tork daha az hızlanma demektir, yol tutuşun sınırlı olması hariç) ve yakıt tüketimi. Genellikle, torku azaltmak, yakıt ateşlemesini her defasında geciktirme -ki buna ateşleme haritası denir- ile sağlanır. Bu da, tork eğrisini geliştirerek ve sürücünün lastiklerini kullanmasına yardım ederek sürülebilirliği artırır. Bu hiçbir şekilde yasaklanmış bir sürücü yardımı değil veya yasaklanmış gizli bir sisteme benzetemeyiz. (örneğin gizli bir çekiş kontrol sistemi gibi)

Maksimum tork eğrisini azaltmak, düşük torkta üretilen egzoz gazı miktarını çok, çok az artırır, ama tam gazda üretilen egzoz gazı akışını değiştirmez. Buna ek olarak, 2012 sezonunda uygulanan özel haritalamalara  göre, oldukça sınırlı bir egzoz gazı üretimi vardır.

Bugünkü 2 seanstan sonra, bu değişiklik bir fark yarattı mı?
RW:
  Önemli derecede değil, ancak motordan tekrar aynı seviyede motor performansını alabilmek için, mühendisler çalışmayı sürdürüyor ve iş yükleri arttı.