Kategoriler
Formula1

Hamilton Schumacher'in Rekorunu Yakaladı

Hamilton 2013 Macaristan GP’sini kazanarak bu pistdeki 2007,2009 ve 2012’den sonra 4. zaferini elde etti. Bu pist Hamilton’un kariyerinde en çok galibiyet aldığı pistler durumundada ilk sıraya yükselmiş oldu. İkinci sırada 3 kez kazandığı Kanada GP’si bulunuyor.

İngiliz pilot, Macaristan GP’sinde elde ettiği bu 4 galibiyetle Schumacher’in 4 galibiyetlik rekorunuda ortak olmuş oldu.

Macaristan GP’si tarihinde Button’ın iki, Alonso, Webber ve Raikkonen’in birer galibiyeti bulunuyor.

Kategoriler
Sizin Köşeniz

Yaşasın F1 Taraftarlığı

Macaristan GP diyince aklıma yağmurdan sonra kurumuş bir hava ve kuru zemin lastiklerine geçmemeyi tercih edip savunma için devamlı şikan kesmek zorunda kalan bir Schumacher gelir, 2006 Macaristan’dan bahsediyorum. O zamanlar Michael Schumacher’in dolayısıyla kendimin de rakibi olarak gördüğüm Fernando Alonso yarış dışı kaldığında ne yalan söyleyeyim sevinmiştim, Schumi yarışı tam olarak bitiremese de %90’ını bitirdiği için 1 puan alabilmişti diye hatırlıyorum. Aradan geçen yıllardan sonra bu kez 2013 Macaristan’da, yıllar önce yarış dışı kalmasına -çocuk aklıyla- sevindiğim pilot, bugün desteklediğim pilottu.

Schumi’nin yarıştığı dönemde maalesef ki gerçekten küçük yaştaydım, F1 arada bir açık dururdu televizyonda, ama kimsenin de öyle büyük bir bağımlılığı yoktu. Bu sevda ne zaman başladı bilmiyorum ama ben artık o güzel kırmızı araba içindeki o hemen hemen her yarışı kazanan kırmızı kasklı adamı tutuyordum.

Geçen yıllar işleri değiştirmişti, 2005 sezonu şampiyonluk açısından ümitsizce geçerken, 2006 sezonunda Schumi’nin uğurlu 7 sayısına rağmen 8. şampiyonluk için sekiz sekiz diye bağırıyordum, umutlarımsa köprü altı diye bildiğim ve 8 diye tabir edebileceğimiz pistin 8 karakteristiğine neden olan iki virajın kesiştiği yerde gene bir “sekiz” le yok olmuştu, motoru iflas eden o kırmızı Ferrari yaklaşık 3-4 saniye arkasında olan Renault’a adeta yer bırakır gibi efsaneyi kenara çekmeye zorlamıştı, tur olarak hafızam 33-35 gibi şeyler söylüyor sadece, ve yanlış hatırlamıyorsam hem Alonso hem de Schumacher’in pit stoplarından birkaç tur sonraydı.

Şampiyonluk şansı bir mucizeye kalmış olan bir Schumi vardı artık, Monza’dan sonra ikinci bir kara haberdi bu. Nitekim şampiyonluğu beklendiği gibi Fernando Alonso kazanmıştı, Monza’da motor patlattığında sevindiğim, Macaristan’da yarış dışı kalınca havalara uçtuğum, herhangi bir şeyden değil aslında sadece tuttuğum pilota rakip olduğu için antipati beslediğim Alonso artık çifte dünya şampiyonuydu. Ama her güçlü rakibe beslenen sempati gibi ben de ona bir sempati besliyordum.

Küçük yaşıma rağmen hafızama kazınan bu olay ve bazı sahneler, tüm bu anlattıklarım, Schumi hayranlığımı anlamanıza yetmiştir diye düşünüyorum, geri dönüşüyle alakalı bir şeyler yazmayacağım, çünkü asıl anlatmak istediğim şey başka bir şey.

Alonso’yu ne zaman desteklemeye başladığımı tam olarak hatırlamıyorum, ama bunun kolay olduğunu da söyleyemem. Yıllarca karşı durduğum pilotu biraz takdir etmekle başladı sanırım her şey, Alonso işini iyi yapan bir adamdı. Schumi’yi yendiği zamanlardan beri süregelen gizli sempatim artık yavaş yavaş açığa çıkıyordu, o adam F1’in en büyük pilotunu yenmişti, benim çeşitli anlamlar yüklediğim pilotu; ve görünen oydu ki bu adamın yetenekleri bununla sınırlı değildi.

Alonso’ya karşı beslediğim sempatinin nedeni Ferrari’de yarışması değildi, yaşımın da getirdiği olgunlukla birlikte pilot ya da takım için değil bu sporu gerçekten sevdiğim için izlemeye başladım, tuttuğum pilot kaybettiğinde evet üzüldüm, ama tuttuğum pilotun kazanmasıyla ilgili hayallerim küçük yaşlarımdaki gibi rakip bir pilotun yarış dışı kalmasıyla ilişkili değildi -2012 Brezilya hariç diyelim- çünkü pistteki kimseye karşı bir antipatim olmadığı gibi(Aynı şekilde burda da Schumi’yle alakalı demeçlerinden dolayı Rosberg’i hariç tutabiliriz, ama şu an bir antipatim yok) aksine hemen hemen her pilota karşı sevgi besliyordum, ve bu yarışları daha keyifli bir hale getiriyordu, ki getirmeye de devam ediyor…

Geçen zamanla birlikte bazı şeylerle yüzleşmeye başlamıştım, Schumi’nin aldığı şampilonluklarda aracının payı büyüktü, Alonso ise araçtan maksimumu çıkarmak konusunda eşsiz bir pilottu, belki de Schumi’yi yenmiş olmasına şaşırmamak gerekirdi ama şu görünen gerçeği de mutlaka belirtmek gerekir ki, Schumi tarihte uzun yıllar istatistiki olarak ilk sırada kalacak gibi gözüküyor, ve şüphesiz yetenek olarak da öyle çünkü Schumacher benim izlediğim kadarından çok aslında okuduğum kadarı, daha ben bebekken aldığı şampiyonluklar ve sonrası onun efsane olarak anılmasında çokça etkili, sadece 5 art arda şampiyonluğu değil, keza yağmur performansı da öyle.

Yıllar Schumi’ye bir de veliaht çıkarmıştı, bu; Sebastian Vettel’di. Bu yıllarda F1 izledikçe, eski yıllardaki “Hep Schumacher kazanıyor.” bıkkınlığını yeni yeni anlıyorum. Efsane’ye bu denli hayran olan ben, Redbull ve Vettel’in şu anki durumu yüzünden efsanemizin şampiyonluklarını sorgulamaya başladım, iyi bir araba her şeyin iyi gitmesini sağlayabilirdi, ve iyi bir arada şampiyon olmak için takım arkadaşını geçmek veyahut takım tarafından bir parça kayrılmak da yeterliydi.

Schumi’nin durumunun Vettel ile aslında çok da benzer olmadığını farketmem çok geç olmadı, çünkü Michael Schumacher zaten kendini pek çok kez pek çok başarısıyla daha önce de kanıtlamıştı, ama Sebastian Vettel? Onun yeteneği belki de Schumininki gibi efsanevi değildi, belki de hiçbir zaman da yeteneği hakkında emin olunamayacaktı.

Her ne kadar objektif davranmaya çalışsam da, ağızdan sadece tek bir cümle olarak çıkan ama arkasında bu yazdıklarım gibi onlarca psikolojik gelgit bulunduran “Ben Fernando Alonso taraftarıyım.” cümlesi bile muhtemelen bu yazının altındaki yorumlarda hedef olarak gösterilmeme yetecek, varacağım nokta çok basit bir nokta olmasına rağmen lafı belki de çok uzattım, ama yazının bitimine çok da kalmadı.

Sporun değil insanın doğasi bu, çoğunlukla güçlünün yanında olmak ister. Ama dikkat edin, güçlünün diyorum, kazananın değil. Hepimiz kendimizce bir şeylerine hayran olduğumuz ve kendimize göre en güçlü olan pilotu destekliyoruz. Alonso’nun soğukkanlılığını seviyorum, baskı altında dahi mükemmel işler çıkarabilmesini seviyorum, istikrarını seviyorum, en negatif durumda bile olayı olabilecek en küçük zararla kapatıp her durumda en mantıklı kararı verebilmesini seviyorum, gerektiği zaman agresif gerektiği zaman garantici davranabilmesini seviyorum. Alonso’yu seviyorum diye başka bir pilot sevmemek mi zorundayım? Hayır, evet ben bir Fernando Alonso hayranı ve taraftarıyım, fakat Kimi Raikkonen de kesinlikle benim için Alonso’dan sonra gelen en önemli 2. pilottur, özelliklere dikkat çekerim istikrar ve soğukkanlılık ikisinde ortak, kısacası her insan için önemli bazı kriterler olur ve bu doğrultuda kendisine bir ya da birkaç pilotu yakın görür. Webber, Button gibi eski toprakları da severim ayrıca söylemeden etmeyeyim.

Yukarıda kazananı değil hakedeni ve kendi kriterlerine göre birini desteklemekten bahsettim, insan bunlardan hiçbir sebep olmaksızın herhangi bir pilotu sırf yakın gördüğü için de pekala destekleyebilir. Ama işte olayın ipi maalesef ki bu noktada kopuyor, sitede de her gün şahidi olabildiğimiz gibi, ne yazık ki bazı pilotlar körü körüne destekleniyor, sanki o pilotlardan başka bir pilot iyi değilmiş gibi, ve bunların hepsi sadece o pilot devamlı kazandığı en üstte olduğu için yapılıyor.

İlk başta anlattıklarımla ilişki kuracaksınızdır, şu an körü körüne Vettel’i tutanları ve Vettel dışında Alonso, Raikkonen, Hamilton isim farketmeden Vettelle eşit hatta ondan yüksek kalitede pilotlar da bulunduran bazı pilot gruplarını hiçe sayanları ben benim çocukluk dönemime benzetiyorum, ben büyüdüm(Bu arada yaş hesabı çok oldu yazı içinde, üniversite öğrencisiyim bir belirsizlik olmasın) ve büyük efsane Schumacher’i, F1 ile en alakasız kişiye sorduğumuzda bile adı bilinen bu efsanevi pilotu bile sorgulayarak F1 hakkında bazı şeyler farkettim, Schumi benim için hala gelmiş geçmiş en iyi F1 pilotudur, ama bunu yaptıysa 5 sene üst üste şampiyonluğu kadar bunun öncesi ve sonrası da bir o kadar etkilidir. Ve aynı zamanda beni Michael Schumacher’in yeteneklerini sorgulamaya itmiş, belki ona karşı duyulan hisse nefret denilebilecekken o bunu bir hayranlık ve tutkuya dönüştürmüş Fernando Alonso da F1’in en büyük yeteneklerinden ve en büyük pilotlarından biridir. Ve burada da anlattığım gibi desteklediğiniz pilotun, sahip olduğu en iyi aracıyla birlikte -2 tanesini kendinden 1 saniye yavaş araca sahip olan Alonso’dan ancak son yarışta alabildiği- 3 şampiyonluk, pilotunuzun büyüklüğünü kesin olarak belirtemeyeceği gibi, bir başka pilota dil uzatma hakkı da vermez. Biliyorum, çok uzadı. İlk amacım bir Macaristan GP değerlendirmesi ve bazı tahminlerimi paylaşmaktı, umuyorum ki onu da en kısa zamanda paylaşacağım. F1 hayranı arkadaşlarım, tuttuğunuz pilotu kazandığı için değil gerçek anlamda hayranlık beslediğiniz için tuttuğunuzu umarım, aksi takdirde dil uzattığınız pilotların şampiyonluk dönemleri geldiğinde, o pilotların taraftarları arasına sokulmanız o pilot taraftarlarını mutlu etmeyecektir, sadece kazandığı için pilot destekleyen herkesin bir gün benim gibi büyüyebilmesini diliyorum, iyi günler dilerim.

 

MSC-ALO 

 

 

 

Kategoriler
Formula1

Whitmarsh Geliştiklerini Düşünüyor

Mclaren’in İngiliz pilotu Jenson Button iyi bir yarış çıkararak bitiş çizgisini 6. sırada görürken, Sergio Perez 9. sırada kalmıştı.

Martin Whitmarsh pilotlarının iyi bir yarış çıkardığını söylerken aracın Macaristan’da daha da hızlı olduğunu düşünüyor.

“Button bugün iki pit stopla beraber harika bir iş çıkardı. Oldukça kontrollü ve hızlıydı. Mp4-28 burada daha da hızlı görünüyor.”

“Perez bugün şanssız olmasına rağmen oldukça profesyonel ve sağlam bir iş yaptı. Her iki pilotumuzda böylesine sıcak bir hafta sonunda lastiklerine iyi bakarak iki pit stop yaptılar. Onları alkışlamak gerekiyor”

“Sezonun ikinci yarısında elimizden geldiğince gelişip iyi puanlar toplamaya devam edeceğiz. Tüm ekibimiz sezonun ilk yarısında çok iyi çalıştı ve tatili hakediyorlar”

“Eski dostumuz Hamilton’u galibiyetinden dolayı tebrik ediyoruz. Bugün gerçekten çok iyi bir yarış çıkardı ve zafere ulaştı”

 

 

Kategoriler
Formula1

Horner: "Yarışın Kaderini Button Belirledi"

Sebastian Vettel ilk pit stopların ardından Button’ın gerisinde kalmış ve galibiyet yolunda önemli saniyeler kaybetmişti.

Christian Horner, Button’ın gerisinde kalmalarının yarışın kaderini değiştirdiğini söyledi.

“Çok sıcak ve sert bir öğleden sonra oldu. Muhtemelen yarışın kaderini Button’ın gerisinde kalmamız belirledi. Hızlı bir şekilde onu geçmemiz gerçekten mümkün değildi. Ön kanadımızında hasarlı olması performansımızı etkiledi”

“Lewis iyi bir sürüş çıkardı. Raikkonen’in arkasında kalıp ona karşı bazı puanlar kaybetmemize rağmen Vettel harika bir iş çıkardı”

“Yarış onuncu sıradan başlayan Webber bugün gerçekten etkili ve güçlü bir sürüş gerçekleştirdi. Uzun yaz tatili öncesi markalar ve sürücüler şampiyonası için önemli puanlar kazandık. Şimdi tatilde sarjlarımızı tekrar doldurup Ağustos ayında hızlı bir geri dönüş yapmayı bekliyoruz. Dinlenmeyi hakettik”

 

Kategoriler
Formula1

Rosberg: "Hamilton ve Takım İçin Büyük Bir Gün"

Nico Rosberg yarışa 4. sıradan başlamasına rağmen Massa ile temas yaşamış ve gerilere düşmüştü. Alman pilot yarışın son bölümünde motor arızası yaşarak yarış dışı kalmıştı.

Rosberg kendisi için iyi bir gün olmadığını söylerken, Hamilton’un galibiyetinin takım için iyi bir sonuç olduğunu söyledi.

“Bugün Lewis ve takım için büyük bir gün. Takımımız fabrikada gerçekten harika bir iş çıkarttı. Ne yazık ki benim hafta sonum bu kadar iyi gitmedi. Bugün yarışı bitirememek utanç veririci”

“Yarışa iyi bir başlangıç yapdım. Ona (Massa) biraz boşuk bırakmıştım ancak ne yazık ki ön kanadı lastiğime çarptı ve gerilere düştük. Burada geçiş yapmak gerçekten çok zordu. Son bölümdede motor arızası yüzünden yarış dışı kaldık”

“Ancak bu hafta sonu gördük ki gerçekten hızlı bir aracımız var. Yeni lastikleri daha iyi anladığımızı düşünüyorum. Önümüzdeki yarışlar için sabırsızlanıyorum”