Kategoriler
Sizin Köşeniz

Hiçbir Şey Aynı Kalmaz

Colin Chapman/Jim Clark? Ken Tyrrell/Jackie Stewart mı? Onlar arka planda soldular. Her ne kadar daha verimli ve daha güvenli bir F1 çağı olsa da Ross ve Michael  rekorlar kitabını tekrardan yazdılar.

Ve sonra, aniden, bu ortaklık bitti. Ross artık buna bir nokta koymanın gerektiğini düşünüyordu. Onu Michael izledi, her şey bitmişti. Yeni bir çağ başlayacaktı. F1’in yüzü değişecekti.

Hem de sonsuza kadar…

Ross’un Ferrari’den ayrılmaya karar vermesinden beş yıl sonra, yani şu an,  bu iki adam için eski Maranello günleri neredeyse bir rüyadan başka bir şey değil. Aynı Ross aynı Michael ile çalışıyor….  Fakat şu anda temel hedef Q3 ve sonrasında bir ihtimal podyum. Hiçbir şey aynı kalmaz; bunu herkes bilir. 2000’lerin başlarında hiç kimse 42 yaşında Michael’ın; takım patronluğunu Ross Brawn’ın yürüteceği Mercedes adında yeni doğmuş, bırakın Red Bull-Renault takımıyla rekabet edebilmeyi açık ara Ferrari ve Mclaren’den de daha kötü bir araçla döneceğine inanmazdı.

Kanada yarışı arifesinde Ross ile biraz sohbet etim. Sonraki gün Michael çok iyi bir yarış çıkaracaktı. Yarışta ikinciliğe kadar yükselecekti. Hızın ve ateşin hala orda olduğunu ispatlayacaktı ,aynı zamanda  DRS destekli Mark Webber’in Red Bull’una ve Button’un Mclaren’ine karşı elinden gelenin en iyisini de yapacaktı. Bu performans; Ross’un arka ofisinde ,mühendislerinin toplantı yaptığı odanın bitişiğinde, konuştuğumuz çoğu şeyi haklı çıkaracaktı.

Ross’a  o yıllarda Ferrari’de nasıl hissettiğini sorarak başladım. “Emeklilik” her zaman planlanmış bir şey miydi ?

“Sanırım biliyorsunuz hiçbir şey aynı kalmaz” diye cevapladı “ve  her şeyin bir ömrü vardır. Bu yüzden 10 yılın tadını çıkardım. 10 yıla yaklaştığımı hissettiğimde artık ‘bırakmak için iyi bir zamanın‘ geldiğini düşündüm. Ferrari’ye 3 yıllık sözleşme imzalayarak katıldım. Böylelikle bu 3 yıl süre zarfında onların beni sevip sevmeyeceğini ya da benim onları sevip sevmeyeceğimi, aynı zamanda işlerin yürüyüp yürümediğini de öğrenecektim. Zaman geçtikçe sözleşmeyi uzattık, sözleşmeyi uzattıkça zaman geçti. Gerçekten kaçınmak istediğim şey ki, olması durumunda çok kötü olurdu, Ferrari’deki o tüm  zenginliğimizin azalmasıydı ve sona geldiğimizde bu biraz ekşiydi. Bunlar olurken herkesi başı dik bırakabildim ve hala İtalya’da birçok arkadaşım var. Luca Montezemolo’dan   Stefano Domenicali’ye kadar birçok kişiyle sık sık samimi bir şekilde konuşuyorum. Çok erken  miydi? Kim bilebilir ki benim için her şey harikaydı. Bir yıllığına  ara verdim ve listemdeki yapmak istediğim bazı şeyleri yaptım ve tekrardan geri döndüm.”

Ross’un balık avlama sevgisi dillere destandır; fakat bu ara verme sürecince Ross kaç tane okyanusu  kaç tane  nehri gezmişti ? Tam olarak ne yapmıştı ?

“Her şey üzerine düşünüp taşınmak, F1’de zevk aldığım şeylerin listesini çıkarmak ve hoşlanmadığım bazı şeyleri tanımlamak için bir yıl araya ihtiyacım olduğu kesindi. Amacım uygun bir denge bulmaktı. Yaşlandığımda bazı şeyleri yapamayacağımın farkındaydım. Eşimle birlikte birçok tura katıldım. F1’de birçok yere gidiyoruz ama birçok şeyi de göremiyoruz. Her zaman çok sevdiğim Arjantin’de birkaç hafta geçirdim. Buenos Aires ve Terra del Fuego’da balık tuttum. Eşim safariye gitmek istiyordu ve bunu da gerçekleştirdik. Harika bir yıldı; fakat F1’de hala yapmak istediğim bazı şeylerin olduğunu düşünüyordum. Sabah kalktığımda elimde benim de içinde bulunduğum bir projenin olmasını istiyordum. F1’e dönmemin nedeni buydu.”

Michael’ın dönüşü  hakkında konuşmak için iyi bir zamanmış gibi gözüküyor. Çoğu kişi Michael’ın dönüşü ile ilgili eleştiride bulunuyorlar. Ross sen ne diyorsun ?

“Michael uzun bir süre boyunca F1’deydi. Bir noktadan sonra yorulursunuz, tüm baskılardan yorulursunuz, yapamadığınız her şey için yorulursunuz. Onun gencecik bir ailesi vardı. Eğer her şeyi doğru yaparsanız, fantastik bir hayat ve ödüller alırsınız. Buna rağmen bir noktadan sonra yorgunluk başlar. Emekli olma kararımın onu etkileyip etkilemediğini bilmiyorum. Belki de benim gidip yapacağım şeyleri kıskanmıştır; çünkü bilirsiniz 3 yıllık emekliliğinde F1 dünyasında  asla yapamayacağı şeyleri yaptı. Tıpkı benim gibi. F1’in iyi ve kötü yanlarını karşılaştırarak kararını aldı.”

Peki, ilk temasta bulunan kimdi ? Ross mu Michael mı ?

“Bu durum oldukça yavaş gelişti.” Ross hatırlamaya çalışıyor. “Onu 2009’un son yarışlardan birinde gördüm. Beraber güzel bir bira içtik, eski anılardan bahsettik , hayat hakkında konuştuk. Michael  karting yapan oğlu Mick  ve atlarından çokça bahsetti. Ben de torunlarımdan konuştum. Her zaman eskilerden konuşulacak şeyler vardır; fakat biz özel bir konu hakkında konuşmadık. Ki ben Mercedes’te Jenson Button ile devam edeceğimizi düşünüyordum ta ki Button’ın Mclaren’e o yakışıksız ziyareti yapıncaya kadar. O zaman ben Mauritius’ta tatildeydim. Sonrasında ne yapacağız diye düşündük.  Telefonla Michael’ı arayarak durumu açıkladım. Eğer ilgileniyorsan konuşabiliriz dedim. Michael benden  düşünmek için birkaç gün istedi ve sonrasında tekrar kaldığımız yerden başladık.”

 

Nasıl bir Michael Schumacher ile çalışmaya başladın, merak ettim?

“ Mercedes’teki rolüm Ferrari’deki rolümden  daha farklı. Bu yüzden  her şey daha farklı burada. Ferrari’deyken benim rolüm daha çok teknik konulardı; Fakat Mercedes’te takım patronu rolündeyim. Ferrari’deyken asla sürücülerin spesifik  sorunları, sözleşmeleri gibi konularla ilgilenmezdim. Fikrim sorulsa da ilk elden ilgilen kişi ben olmazdım. Burada Nick Fry ile birlikte bu işi yürütüyoruz. Bu yüzden burada görevim daha farklı.”

“ Orda olan şey güvendir.”  diye devam etti  Ross düşünceli düşünceli. “ Tanıdığım insanlar birbirilerine güvenirler. Michael’ın araç hakkında söylediklerine güvenirim ve o da benim söylediklerime güvenir. Bu aramızdaki güven ilişkisi çok tutarlıdır ve ikimiz de bilinçli olarak buna zarar verebileceğimizi düşünmüyorum. Bu yıllardır süre gelen bir şey. Michael’ın güvenine sahip olduğumu  gurur duyarak söyleyebilirim ve ben de gerçekten ona güveniyorum. Takım olarak bazı yerlerde güven eksiğimiz var. Teknik Direktör olarak  bize katılan Bob Bell bu boşluğu doldurmaya başlıyor.”

Şimdi hassas bir konu: İnsanlar arasında şöyle bir kanı var(dı) :Michael ve Ross’un birlikte el atıp, inşa ettikleri araç harika bir şey olmalıydı.

“İnsanların bu tutumunu anlayabiliyorum.” dedi Ross. “Fakat gerçek şu ki gördüğünüz bir araç 12 ile 18 ay zaman zarfında doğar. Geçen seneki aracımız Michael bize katılmadan çok çok öncesinde tasarlanmıştı. 2009 yılında şampiyonluğu kazanmaya odaklanmışken 2010 için iyi bir araç tasarlama gibi bir imkanımız olmadı. Bu seneki aracımız kötü değil. Yeni şef tasarımcımız, John Owen, tarafından tasarlandı. Bu onun komple bir aracı tasarlama konusunda ilk deneyimiydi; buna rağmen araç etkileyici fakat yine de istediğimiz gibi değil. Eminim John’un bir sonraki aracı daha iyi olacaktır. Şu anda geçiş aşamasında bir takımız, yukarı doğru ilerleyen bir takım ve Michael bunu başarmamız, aynı zamanda takımı oluşturmamız için  bize yardımcı oluyor.”

“Michael fabrikayı sık sık ziyaret ediyor, mühendislerle birlikte çalışıyor, nereye odaklanmaları gerektiği konusunda onlara yardım ediyor. Michael öyle karizmatiktir ki fabrikaya geldiğinde herkes ona kulak kesilir. Bu rolde Nico da çok etkilidir; fakat Michael ikonik bir karaktere sahip,  fabrikaya geldiğinde herkes onu dinler. Michael sunumunda öyle bir yol takınır ki insanların onunla konuşarak, tartışarak meydan okumalarını sağlar. O insanlara sadece ‘bunu bunu yapın ’ demez, insanların bunu neden yapması gerektiğine de konuşarak, tartışarak onları inandırır. ‘Bakın, bunu değiştirmelisiniz çünkü bu problemimizi çözecek.’ şeklinde konuştuğunu çok nadiren görürsünüz. İlk önce problemi anlatır, ondan sonra mühendislerle bu problemi nasıl çözebilirler diye tartışır. Onun önceden tasarlanmış fikirleri yoktur. Michael   fikirlere açık birisidir, mühendislerle tartışmaları alevlendirir ve bu konuda da oldukça iyidir.”

Ross’a Michael’ın Nico’nun hızına nasıl tepki verdiğini de sordum. Genel olarak  tur başına Michael’dan 0.2-0.3 saniye daha hızlı gözüküyor. Neden bu böyle , bunun anlamı nedir ? Ben harika pilotların zorluklar karşısında gösterdikleri tutumları izlemeyi seven biriyim, Michael’ı da döndüğü için ayıplamıyorum. Nico’nun hızına ve aracın limitlerine rağmen 42 yaşındaki birinin  maksimumu çıkarma konusunda teşebbüslerini zevkle izliyorum. Ross sen nasıl görüyorsun ?

“Öncelikle Nico harika bir iş çıkarıyor.” diye cevapladı.”Michael’ın onunla eşleşip yenmesi için  çok iyi bir referans noktası oluşturuyor. Söylediğim gibi bu sene hala iyi bir araç ortaya çıkaramadık. Arka lastiklerle biraz boğuşuyoruz, arka lastiklerin tutarsızlığıyla uğraşıyoruz. Bunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Bu, Michael’a mı yoksa Nico’ya mı biraz avantaj sağlıyor  bunu bilemiyorum. Araç idealden çok uzakta; fakat Pirelli lastiklerini şu an anladığımızı düşünüyorum. Şu anda nerde sıkıntılı olduğumuzu biliyoruz, gelecek seneki araçta bu problemlerin üstesinden gelebilmeliyiz diye düşünüyorum. ”

“Takımda   Michael/Ross kutuplaşması olmadığı bilincindeyim. Bunun için de dengeli bir yaklaşım sergiliyorum. Michael’ın takıma geleceği açıklandığında Nico çok endişelenmişti; çünkü  Michael ile ben birbirimizi uzun zamandır tanıyorduk ve geçmişte çok fazla başarıya imza atmıştık. Nico ile neden dengeli bir yaklaşım sergilememiz gerektiği ile ilgi çokça konuştum. Nico rahatladı ve şimdi nasıl bir yaklaşım içerisinde olduğumuzu görüyor. Nico’ya sorduğunuzda size takımdan eşit ekipman, eşit destek aldığını söyleyecektir.Yani  Michael tarafına doğru kayan bir denge yok.  ”

“Michael bize profesyonelliği ve deneyimiyle yardımcı oluyor. Nico zeki bir pilot, Michael’ı izliyor, ondan bir şeyler öğreniyor. Eminim ki Michael da ondan bir şeyler öğreniyordur. Bu tek yönlü bir bilgi trafiği değil aksine çift yönlü. ”

Israr ettim: Aralarındaki hız farkının nedeni neydi ve çoğunlukla nereden kaynaklanıyordu ?

“Bu çok güzel bir soru.” dedi Ross. “Michael dataları didik didik ediyor, Nico’nun nerede zaman kazandığını anlamaya çalışıyor. İkisi de apeksleri benzer hızlarla dönüyorlar, herhangi bir virajı ele alıp ‘burada Nico Michael’dan daha iyi frenleme yapıyor ya da daha iyi bir tutunma elde ediyor ’ diyemezsiniz. Fakat sadece ikisini bir araya getirirken Michael’dan biraz daha iyi yapıyor. Bu da Nico’nun ne kadar iyi olduğunun bir yansıması. Son yıllarda Nico kendisini çok geliştirdi. Bize katılmasını istememizin nedeni Williams’tayken bizi etkilemesiydi. Yine de Williams’ta daha az istikrarlıydı. Şu an burada çok istikralı ve fit durumda. ”

Michael’ı en iyi tanıyan adam olan Ross’a  acaba Michael eskisi kadar hızlı mı diye sordum ?

“Dürüst olmak gerekirse bunu bilmiyorum. Referanslarınızı zamanla kaybedersiniz. Bildiğim bir şey var ki Ferrari günlerindeki gibi bir aracı üretemediğimizdir. Rekabetçi bir araç tasarlamaya başladığımızda bazen Michael ile Nico arasında oluşan fark değişebilir diye düşünüyorum. Şu açık olan tek şey ki  yarış kazanacak bir araç üretmemiz gerektiğidir. Önemli olan nokta da budur.”

Son olarak yarış kazanacak bir araç üretildiğinde Michael’ın hala yarış kazanacak bir pilot olup olmadığını göreceğiz. O zamana kadar  Ross ile çalışmaya devam edecek, o zamana kadar F1’in en başarılı ortaklığı sıkı bir şekilde canlı kalmaya devam edecek, o zamana kadar karşılıklı güven ve umut devam edecektir.  

Çeviren: thrillercd

Kaynak :www.theracedriver.com