Kategoriler
Formula1

Alonso Yerini Kubica'ya Vermemekten Dolayı Pişman Değil

Bu olay sonucu Alonso pitten geçme cezası almıştı. Ferrari sürücüsü Kubica’nın virajı dönmek için kendisine yer bırakmadığını savundu.

Alonso cezasını çektikten sonra yarışı ancak 14. sırada bitirebildi.

”Bence yapmamız gereken şeyi yaptık. Birşeyleri değiştirmek zorunda olmadığımızı düşündük.”

”Yarışı TV’den biralarını yudumlarken izleyen insanların olayla ilgili düşünceleri olacaktır. Muhtemelen o anda Kubica’ya yer vermem gerektiğini söylemişlerdir. Yapacak bir şey yok. Eğer orada çim yerine duvar olsaydı  oraya çarpardım ve büyük ihtimalle bu sefer Kubica’ya ceza verirlerdi.”

”Yani olaya nasıl baktığınızla ilgili. Biz bir sorun olduğunu düşünmedik. Birkaç tur geçti ve olayla ilgli bir haber yoktu. Daha sonra yerimi Kubica’ya vermek isteseydik bile o, öncesinde yarış dışı kalmıştı. Yani değiştirilebilecek bişey yoktu.”

Buna karşın İspanyol pilot, hakemlerlerin kendisine haksızlık yaptığıyla ilgili bir hissi olmadığını söyledi.

”Kriterler herkes için aynıdır. Hakemler yarıştaki bütün olayları dikkatlice incelerler ve doğru olduğunu düşündükleri kararı verirler.”

Alonso’ya kararın adil olup olmadığı soruldu:

”Kararlar her zaman adildir.”

Alonso tüm bu olanlara karşın aracının hızının cesaret verici olduğunu söylüyor ve şampiyonluğun hala mümkün olduğunu düşünüyor.

”47 rakamı biraz büyük gibi görünüyor ama biz bu açıdan bakmıyoruz. Dahası Silverstone öncesi şampiyonluk için savaşabileceğimiz için güveniyordum ama önce aracımızın buradaki performansını görmemiz gerekiyordu.”

”Ve Silverstone sonrasında, puan alamasak da aracın yarışta uçtuğunu gördük. Yani şu anda şampiyonluğu kazanabileceğime daha öncesinden de çok inanıyorum.”

Kategoriler
Sizin Köşeniz

Bir F1 Hayranının Günü Nasıl Geçer?

Telefonun motor sesli alarmıyla güne başlar, hızlı bir şekilde kahvaltısını yapar. İşe gidecekse yolda kendini pistlerde zanneder ama motor sporlarında dikkatli bir izleyici olduğu için kendi sürüşünde de tedbirini alır. Öğrenci ise okula gittiği pazartesi günü kulaklarında motor sesi vardır ve hafta sonu mükemmel geçmiştir. Arkadaşları akşamki diziyi anlatırken o kendince yorumlar yapmaya çalışır ama kimse onu anlamaz ve herkes onu dinlerken sıkılır. Birkaç kişi de dinliyormuş gibi görünür. İş yerine varan hayran bulduğu boş vakitlerde gelişmeleri takip etmeye çalışır internet üzerinden, öğrenci ise derslerde F1 Racing okur. Öğrenciyi umursamayan arkadaşları dergiyi merak edip göz atmak ister, işte o zamanlar çok önemlidir. Kim bilir kaç kişi o dergiye göz atarken bu dünyanın içine girmiştir…

F1 seven kız pilotlara aşık olur hayallerini süsler, rüyalarında görür ve gecesi gündüzü o pilot olur erkek ise teknolojisine bakar. Kendisi de kullandığı otomobilde bu olsaymış keşke der. Akşam evlerine gelirler. Odalarına girdiklerinde takımlarına ve pilotlarına ait onlarca şey vardır, posterleri imzaları, fotoğrafları, bayrakları, takım aksesuarları ve bunlarla beraber odalarının bir köşelerinde F1 Racing arşivleri. O odaya girdik mi çıkmak zor olur onlar için. Baktıkları her şey de bir anı vardır çünkü. Hayranlarımız internette o gün olan olayları tekrar tekrar okurlar ve diğer severlerle iletişim halinde bulunup muhabbet ederler tabi bu arada saatin nasıl geçtiğini fark etmezler, zaman da gerçekten F1 araçları kadar hızlı ilerliyor..

Kızlar pilotlarını rüyalarında görme ümidiyle uykuya dalarlar, çocuklar oyuncak araba alma hayaliyle gün geçirirler. Aileler evlatlarını İstanbul Park’a göndermek için çalışırlar. Bu spora emek veren muhabirler röportaj peşinde koşarlar, spikerimiz bizim için en iyisini yapmakla uğraşır. Bu spora gönlünü veren herkes bir amaç için uğraş içinde. İşte biz buna Formula 1 aşkı diyoruz var mı ötesi..:)

Şeymassa