Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları

2016 F1 Kış Testleri – 1. Barcelona Testi

2016 sezonu da birçok bilinmeyenle bugün resmen başladı. Sezonun iyice uzaması ve azalan testlerle beraber lansmanlardan testlere çok hızlı geçiş yaptık.

Testlere değinmeden önce lansmanlarla ilgili birkaç kelam etmek gerekiyor. Eskisi gibi araç tanıtımları olmadığı kesin, aslında F1 takımları şu anki online lansman seçeneğiyle eskisine nazaran daha güzel lansman yapabilirler. Çok değil, 10 sene önce bile iyi bir tanıtım medyada yer aldığı ölçüde başarılıydı, şu an ise takımlar aracısız taraftarlarla buluşabiliyorlar. Son yıllarda McLaren’in 2011’de Almanya’da yaptığı lansman dışında akla güzel örnekler gelmiyor. Sosyal medyanın da yaygınlaşmasıyla işi bir tweet’e indirgeyen takımlar bile oldu. Son olarak testlerin ilk gününde araç tanıtımı yapmayı Bernie’nin yerinde olsam yasaklardım, en sevmediğim lansman/test olayı.

McLaren’in çılgın denemeleri de olmayınca 2016 araçları beklendiği gibi 2015 araçlarının devamı oldu, biraz Ferrari kendi geleneklerinin aksine daha agresif bir araç planlamış. Diğer yandan Toro Rosso’nun da birçok büyük takıma bile ilham vermesi gözden kaçmasın. Lansmanlarla beraber diğer şikayet konusu da araçların rengiydi, özellikle siyah rengin baskınlığı taraftarların içini sıkmış gibi. Ben de çoğunluğa katılmakla beraber takımlar açısından düşününce onlara da hak verdim. Ferrari hariç birçok takım araçların rengini ana sponsorlara göre belirliyor ve şu an birçok takım bu ana (isim) sponsora olmadığı için dikkat çeken renkleri tercih etmiyorlar. Örneğin durup dururken bir takım neden aracını sarı veya açık yeşile aracını boyasın ki ? Sanırım Ron Dennis haklı, isim sponsorları devri geçmiş görünüyor.

Bu arada sosyal medyada konuşurken, özellikle Twitter’da #F1KışTestleri etiketini kullanırsak güzel olur, kış testleri boyunca insanlar işte ya da okulda olduğu için akşam eve geldiklerinde gün içindeki önemli detayları bu etiketle beraber kolayca bulabilir diye düşündük. Yine çok konuştuk, biz artık testlerin ilk gününe bakalım.

1. Gün

– Sadece 2 test ve 8 gün olduğu için geçen senelerde yaşanan problemler bu sefer daha pahalıya mal olabilir. 2014’te Renault, 2015’de McLaren en güzel örnekler, çoğu zaman yaşadıkları problemlerin 4 günün hepsine yansıdığını gördük. İlk günde öyle bir sorun görmedik, Reno, STR ve Haas problemler yaşadı ama yarın daha iyi bir gün geçirebilirler.

– Ferrari geçen yıl olduğu gibi testlere hızlı başlarken, Mercedes de yine oldukça fazla tur attı. Vettel’in sert lastiklerle 1.24.939’luk derecesi geçen sene Maldonado’nun yumuşak lastiklerle attığı ilk günkü turundan 1 sn daha iyiydi. Hamilton ise günü Vettel’in yarım sn. arkasında kapattı.

– 1 sn. arkadan gelen Ricciardo ise 87 tur atarken, onu Bottas, Force India’dan Celis ve Button takip etti. Celis’in ve Button’ın turları yumuşak lastiklerle geldi. McLaren günü önemli bir sorun olmadan kapatırken, özellikle Honda’nın ERS kaynaklı sorunların çözümünde önemli yol aldığı herkes tarafından konuşuluyor. Limitleri artırdıkça daha net bir resim görebiliriz.

– Haas güne hızlı başlarken Grosjean’in yüksek hızda ön kanadı kaybetmesiyle takımın ilk test günü erken bitti.

– Palmer ise Renault ile ilk günün zorlu geçtiğini belirtti ve takım sadece 37 tur atabildi.

– STR, Sauber ve Manor da nispeten sessiz bir gün geçirdiler. Sauber üçü arasından en çalışkan takımdı. Diğer yandan Manor’un yeni logosu ve yarış tulumlarının çok güzel olduğunu söylemeden geçmeyelim.

– Sadece 8 günlük testle Melbourne gidecek olan takımlar, bu defa testlerde daha net görüntü verebilirler, ilk günkü sonuçlar bile sanki testlerin ortasındaymışız gibi hissettirdi. Sırada ikinci gün var, görüşmek üzere.

2. Gün

2. Günün Sonuçları

– İkinci gün de testlerden alışık olmadık şekilde verimli geçti, tam 8 takım 100 turun üzerine çıkarken Mercedes 172 turla yine açık ara en fazla mesafe kat eden takım oldu.

– Hızlı turlar açısından da bereketli bir gün oldu. Vettel yine günün en hızlısı olurken, onu 0,7 sn arkadan Ricciardo takip etti. İki ismin de hızlı turları Pirelli’nin yeni ultra yumuşak lastikleriyle (çok fazla yumuşak yani) geldi. Perez’in süper yumuşaklarla attığı tur da liderden sadece 0,8 sn yavaştı. Rosberg bu üçlüyü 2 sn arkadan takip etti ama lastikleri orta sert lastiklerdi, yani U-yumuşaklardan 3 hamur daha sert lastikler. Rosberg’den sonrası ise turlarını yumuşak lastiklerle attılar. Aşağıda bugünkü derecelerle geçen seneki ilk Barcelona testinin 2. gün karşılaştırması var. Çok sağlıklı bir karşılaştırma olmasa da takımlar derecelerini genelde 2 sn ve daha fazla geliştirmiş.

2015 1. Barcelona Testleri ile 2016 1. Barcelona Testlerinin 2. Gün Karşılaştırması

– Haas’ın 2 hamur daha sert lastikle liderden 2,7 sn, Wehrlein’ın da 3,1 sn geride kalması dikkat edilmesi gereken diğer turlardı. İki takım da alıştığımız gridin arkasındaki takımlara göre oldukça derli toplu. Sanırım 2009’dan bu yana ayrı bir grup olan küçük takımlar ilk defa ön tarafa bu kadar yakın olacak.

– Günü en olumsuz geçiren ise Palmer’li Renault oldu. Turbo sorunu yaşayan takım da ikinci günü de mutlu tamamlayamadı. Griddeki diğer Renault motorunda ise şimdilik bir problem yok.

– Gün içinde iki önemli haber daha vardı; Arai’nin emekli olması ve sıralama turlarındaki format değişikliği. Bu önemli haberlerin yorumunu sonraya bırakıyoruz.

3. Gün


Takımlar oldukça yoğun geçen ilk iki günden sonra bugün yeni bir aşamaya geçmiş olmalılar ki daha az tur attılar. Sabah Ferrari, öğledein sonra McLaren ve Williams önemli zaman kaybettiler fakat yaşadıkları her zaman meydana gelebilecek teknik problemlerdi.

– Günün büyük çoğunluğunu lider geçiren Hulkenberg’in kullandığı Force India en hızlı tur zamanını süper yumuşakla geliştiren tek araç oldu. Hulk yumuşakla 1.24.0 yaparken, hemen 14 dk. sonra süper yumuşakla 1.23.1 yaparak günü lider tamamladı. Aradaki kısa zamanda pistteki değişimi göz ardı edersek iki lastik arasında 0,8-1 sn civarında fark var diyebiliriz, verilere ulaşmanın oldukça kısıtlı olduğu şu zaman diliminde bir kenarda dursun.

– Bugünkü verileri lastik verilerinden arındırdığımızda oldukça yakın bir grid ortaya çıkıyor. Bu kadar yakın dereceler biraz 2012’deki test derecelerini hatırlattı. Elbette gridin 4 yıl önce olduğu gibi yakın olması pek olası değil ama Honda ve Renault motorunun gelişime daha açık olması, Manor ve Haas’ın geçen senelerdeki akranlarına göre derli toplu ve güçlü motorlara sahip olması gridi birbirine yaklaştırabilir. Diğer yandan bu demek değil ki Mercedes bu sene çok zorlanacak.

– Ferrari’nin SF-16H’ın geçmişteki Scuderia araçlarına göre daha agresif olduğu söyleniyordu. İtalyan takım kabus gibi bir test geçirmese de kendi standartlarına göre daha az atıyor. Testlerde daha az tur atmak kötüye işaret değildir, yeter ki Honda’nın 2015’te yaşadıklarını yaşamayın. Zira kabus gibi test McLaren’in 2015’te yaşadıklarıdır. Ya da 2011’deki gibi. Aynı şekilde RBR de 2014’te fazla tur atamamıştı.

– Günün en çok tur atanları ise Sainz’ın STR’si ve Mercedes oldu : 161 tur. Reno da önceki iki günün acısını çıkararak bugün iyi çalıştı. Magnussen’i de yaklaşık bir yıl sonra  F1 kokpitinde gördük.

– 3. günün son notu da Endonezya hükümeti destekli Haryanto’ya ait. Müslüman pilot F1’de yarışacak ilk müslüman pilot olabilir fakat 2000’lerin başında yarışan Malezyalı Alex Yoong da vardı. Yoong Malezyalı Çinlilerden (Malaysian Chinesene) ve babası müslüman. Durum karışık yani. Belki de 70-80’li yıllarda 39 araçlı gridde müslüman olarak yarışmış başka birileri vardır.

2015 ve 2016 1. Barcelona Testlerinin 3. Gün Karşılaştırması

 

4. Gün

 

– 4 takımın 100 turun üzerine çıktığı günde Mercedes yine herkesle dalga geçercesine iki pilotuyla toplam 187 tur attı. Diğer yanda McLaren’de sorunlar bugün de devam etti ve günü pist üzerinde çalışamadan bitirdi.

– Günü lider bitiren Raikkonen en hızlı turunu Pirelli’nin yeni ultra soft lastiğiyle attı. Öğle yemeğinden önce orta sertle 1.25.3 yapan, sonradan yumuşak lastiklerle 1.24.4 yaparak derecesinin yaklaşık 0,9 sn geliştirdi. Yaklaşık 15 dk. sonra da ultra yumuşakla 1.23.4 yaparak turunu 1 sn. geliştirdi. İlk izlenimler ultra yumuşak lastiğin süper yumuşaktan belirgin şekilde hızlı olmadığı.

– Kyvat’ın turlarına odaklanırsak, süper yumuşakla attığı 1.24.764’lük turunu yine 15 dk. sonra bu sefer ultra yumuşakla 0.4 sn geliştirerek 1.24.329 yaptı. Buradan da kabaca ultra yumuşakların süperlerinden 0,4 sn hızlı olduğu sonucu çıkabilir.

– Mercedes’in yumuşak lastiği bile denemediği testlere dayanıklılığı ile damgasını vurdu. 7’den 70’e herkesi etkileyen takım, bugün de çok konuşulan ön kanadını ortaya çıkardı. Şu anki tasarımın esneme testini geçmesinin zor olması bekleniyor. Alaman takım devasa sayıda tur atsa da elini pek göstermedi. Güçlü motor ve güçlü bir şasiyle zaten ön tarafta Ferrari ile yalnızlar.

– Ferrari demişken, takım bugün 80 tur attı. Daha yeni araçlar genelde testlerde daha fazla sorun demektir. Ferrari de 4 günlük test boyunca büyük sorunlar yaşamasa da zaman kayıpları yaşadı. Tekrar vurgulamak gerekirse çok tur atmak iyiye işaret, az tur atmak da kötüye işaret değil.

– Renault ve Toro Rosso bugün de değerli veriler elde ederken, Williams ve Manor günün az tur atan diğer takımları oldu.

Genel değerlendirmeyi cuma akşamı ya da hafta sonu yaparız inşallah.

Ortak noktayı bulunuz. 2015 ve 2016 1. Barcelona Testlerinin 4. Gün Karşılaştırması

 

 

Genel Değerlendirme


2016’nın ilk testleri bitti ama takımlar fazla dinlenemeden 2. testlere hemen geçecek. Herhalde F1’in en çabuk ve en az testin yapıldığı sezonunu yaşıyoruz. Takımlar alet edevatı toplamadan ikinci testi de yapacağı için en ucuzu da olacak.

İlk testin en önemli olayı Mercedes’in inanılmaz sayıda tur atmasıydı galiba. Takım zerre sorun yaşamadan 3000 km’nin üzerinde yol kat etti. McLaren de bize çok sıradan gözüken bir hidrolik sızıntısı yüzünden 1,5 günü kaybetti.

Mercedes yeni aracına sıradışı parçalarını eklemeden önce de önemli mesafe yaptı. Son iki gün de bıçak sırtı kanatçıkları ve yeni ön kanadını denedi. Padoktaki genel görüş Mercedes’in yine önde olacağı, özellikle testlerde durmadan çalışmaları herkesin gözünü korkutmuş gibi. Şampiyon takımın yine önde olması beklenen bir şey zaten ama çok tur atmaları aksine o kadar da iyiye işaret olmayabilir. Bu W07’nin normal evrimsel bir araç olduğunu gösterebilir ve birçok kez gördüğümüz gibi sezonu domine ederek şampiyon takımlar sahip olduğu farkı yavaş yavaş kaybeder. Gerçi F1’in buna pek sabrı yok ki 2017’de yeni bir kural değişikliği ve sınırsız motor gelişimi planlıyorlar.

Takımlar ilk testte oldukça çalışkandı, daha çok aracı anlama ve ayarlar üzerinde vakit geçirdiler. Yine de elimizde değerlendirmek için bazı tur dereceleri var. Biz de bunlara Mercedes’in dört günde attığı en hızlı turları ekleyerek bir karşılaştırma yaptık. Önce lastikler arasındaki farkı bularak, sonra da aşağıdaki tablodan lastiklerden kaynaklanan farklardan arındırarak yeni bir tablo elde ettik.

Lastik farklarını bulmak için elde çok sağlıklı veri yoktu. Öncelikle geçmiş senelerdeki farkları pek düşünmediğimizi söyleyelim. Yumuşak ile süper yumuşakların farkını Hulkenberg’in üçüncü gün attığı turdan 0,8 sn olarak belirledik. Süper yumuşak ile ultra yumuşakların farkını da Vettel ile Ricciardo’nun 2. gün attığı turlardan yine 0,8 sn civarında belirledik. Bu farkları bulmak için boş depoyla atılmış ya da uzun stintlerin içinde olmayan bir tur ve turlar arasında fazla bir zaman geçmemesi gerekiyordu. İncelediğimiz turlar arasında genellikle 15 dk vardı. Yine de bu verilerin sağlıksız olduğu bir ihtimali de hiç az değil. Diğer yandan lastikler arasındaki 1 sn’lik fark da Pirelli’nin genelde ulaştığı bir sonuçtu. Muhtemelen ikinci testlerde daha net sonuçlar elde ederiz.

Arındırılmış En Hızlı Turlar - Test 1
Lastik farklarından arındırılmış en hızlı turlar

Son olarak düzlük hızlarına bakalım. Autosport’un 3. güne dair paylaştığı verilere göre Nasr, geçen sene Massa’nın sıralama turlarında attığı 334 km/sa’i 4 km/sa geçerek 338’e ulaşmış. Ardından Hamilton 337 ve yine Massa 334 ile geliyor. 2015’te Alonso ile 326’ya kadar çıkan McLaren bu sefer 320’de kalmış. McLaren üçüncü günün sabahı yine çeşitli alanlara odaklanmış ve öğlen de tur atamamıştı. Red Bull da sadece McLaren’i geçebilmiş sıralamada, fabrika takımı Reno da 332 ile daha iyi bir görüntü vermiş bu sefer. En yüksek süratler için de ikinci testlerde daha net bir görüntü elde ederiz.Yine de Ferrari, Red Bull ve Force India dışında elini gösteren takım pek olmadı. Özellikle de Mercedes yumuşak lastiği bile kullanmadı. Geçen sene sert ile orta sert lastik arasında rahat 1 sn’lik bir fark vardı, eğer biz de onu baz alsak; Mercedes üstteki tabloda daha açık bir farkla önde olabilirdi. Diğer takımlar da daha çok araçlarını anlamaya çalıştılar zaten.

İki gün sonra başlayacak testte başta Mercedes olmak üzere bütün takımlar da boş depoyla hızlarını görmek isteyecektir. En azından ilk testlere göre daha rahat konuşabiliriz. Testlerin güzelliği de burada, o kadar çok bilinmeyen var ki, hele de Formula 1 gibi detayların belki de en önemli spor dalında konuşmak hiç kolay değil. İkinci testlerde böyle her güne ayrı ayrı yazı planlamıyoruz ama yine sonunda genel değerlendirme olacak inşallah. Bir de yazıyı bir sürü kötü grafikle boğduğumuz için kusura bakmayın, zaman kısıtı yazıyı bu hale getirdi. Haftaya görüşmek üzere.

Kategoriler
Köşe Yazıları Manşet Özel İçerik

Galibiyet Hasreti

2016’nın başlamasına sayılı günler kala bazı takımlar galibiyet, bazı takımlar podyum hayali kuruyor.

Yeni sezonda gridde 11 takım olacak ve bu 11 takımın 7’si Formula 1’de galibiyet almayı başardı. 22 pilottan ise sadece 8’i podyumun en üst basamağına çıktı.

Peki bu takım ve pilotlar son galibiyetlerini ne zaman aldı? İşte başlıyoruz.

Mercedes

Nico-Rosberg

2010 yılında Formula 1’e geri dönen Mercedes’in sahibi olduğu ekibin kökü Tyrrell’e kadar uzanıyor. 1970-1998 arası Tyrrell’ın sahibi olduğu ekip, 1999-2005 arası BAR, 2006-2008 Honda ve 2009 yılında ise Brawnp GP olarak yarışmıştı. Mercedes 2010 yılında takımı satın alarak Formula 1’e geri döndü. Formula 1’de 127 yarışa çıkan Mercedes toplamda 45 kez damalı bayrağı ilk sırada gördü. Geçen yılın son yarışını galibiyet, en hızlı tur, podyum ve duble ile tamamlayan Alman takım sezonu çifte şampiyonluk ile kapattı. Genel istatistiklere bakarsak, 4 pilotlar şampiyonluğu, 2 takımlar şampiyonluğu, 45 galibiyet, 53 pole pozisyonu, 38 en hızlı tur, 95 podyum, 28 duble ve 2.285 puana sahipler. Takım son yarışı kazandığı için herhangi bir galibiyet hasreti yok.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Ferrari

Vettel-Singapore-GP-2015-race

1950 yılından bu yana Formula 1’de yarışan Ferrari, Formula 1’in en başarılı takımı konumunda. Formula 1’de çıktığı 908 yarışın 224’ünü kazanan İtalyan ekip, son galibiyetini 2015 Singapur GP’sinde aldı. Galibiyet hasreti 6 yarış olan Ferrari, son pole pozisyonunu yine Singapur’da almıştı. Son en hızlı turunu 2015 Rusya’da kaydeden İtalyan ekip, son podyumunu 2015’in son yarışı olan Abu Dhabi’de aldı. İtalyan takım en büyük hasreti ise dublede çekiyor. Ferrari son dublesini 2010 Almanya GP’sinde yaptı. Yani son 1-2’nin üzerinden 104 yarış geçti. Takım genel istatistiklerine baktığımızda 16 takımlar şampiyonluğu, 15 pilotlar şampiyonluğu, 224 galibiyet, 208 pole pozisyonu, 696 podyum, 81 duble ve 6.262 puan aldıklarını görüyoruz. Galibiyet hasreti 6 yarış, pole hasreti 6 yarış, en hızlı tur hasreti 3 yarış ve duble hasreti ise 104 yarış.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Williams

F1-Fansite.com HD Wallpaper 2012 Spain F1 GP_01

Williams takımının kökü, 1972 yılında kurulan Politoys’a kadar uzanıyor. Takımın ismi daha sonra Iso-Marlboro oluyor ve 1975 yılından itibaren Williams adını alıyor. Şuana kadar çıktığı 661 yarışın 114’ünü kazanmayı başaran Frank Williams’ın ekibi, son galibiyetini 2012 İspanya’da yani tam 72 yarış önce aldı. Takım son pole’ünü 2014 Avusturya’da yani 30 yarış önce alırken, son en hızlı turunu 22 yarış önce 2014 Rusya GP’sinde aldı. Williams son podyumunu 2015 Meksika GP’sinde yani 3 yarış önce alırken, son dubleyi 228 yarış önce 2003 Fransa’da yaptı. Tarihi  boyunca 9 markalar, 7 pilotlar şampiyonluğu elde eden Williams, 114 galibiyet, 128 pole pozisyonu, 133 en hızlı tur, 310 podyum, 33 duble ve 3.332 puan topladı.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Red Bull

Son yılların en hızlı ekiplerinden birisi olan Red Bull’un kötü 1997’de kurulan Stewart’a dayanıyor. Jackie Stewart, sahibi olduğu ‘Stewart’ ekibini 2000 yılında Jaguar’a satmış ve Jaguar 5 yıllık maceranın ardından 2005 yılında Red Bull’a satılmıştı. Çıktığı 203 yarışta 50 galibiyet alan Red Bull, son galibiyetini 2014 Belçika’da yani 26 yarış önce alırken, ekibin son pole’ü 38 yarış önce yani 2013 Brezilya’da geldi. Takım son en hızlı turunu 6 yarış önce Singapur’da kaydederken, son podyum yine 6 yarış önce Singapur’da geldi. Takım son dublesini 38 yarış önce 2013 Brezilya’da Vettel ve Webber ikilisi ile yaptı. Tarihi boyunca 4 markalar ve 4 pilotlar şampiyonluğu elde eden Red Bull, 50 galibiyet, 57 pole pozisyonu, 47 en hızlı tur, 119 podyum, 16 duble ve 3.052 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Renault

Yıllar sonra Formula 1’e geri dönecek olan Renault’nun mevcut ekibinin kökü yine Renault’ya dayanıyor. 1977 yılında Renault tarafından kurulan ekip, 1981 yılında Toleman’a satıldı. Toleman 1986 yılında Benetton’a satılırken, 2002’de Formula 1’e geri dönmeye karar veren Renault, ekibi yeniden satın aldı. 2011 yılına kadar Formula 1’de mücadele eden Fransız ekip, kriz nedeniyle Formula 1 takımını Lotus’a sattı. Bu yıl Formula 1’e dönmeye karar veren Renault, 2011 yılının sonunda Lotus’a sattığı ekibi yeniden satın aldı. Çıktığı 300 yarışta 35 galibiyet elde eden Renault, son galibiyetini 2008 Japonya’da yani 134 yarış önce aldı. Son pole 122 yarış önce 2009 Macaristan’da gelirken, son en hızlı turu 2010 Kanada da yani 106 yarış önce geldi.  Son podyum 2011 Malezya’da yani 94 yarış önce gelirken, takımın son dublesi 2006 Malezya’da yani 183 yarış önce Fisichella ve Alonso ikilisinden geldi. Tarihi boyunca 2 markalar ve 2 pilotlar şampiyonluğu elde eden Renault, 35 galibiyet, 51, pole pozisyonu, 31 en hızlı tur, 100 podyum, 2 double ve 1.318 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Toro Rosso

Formula 1’de galibiyet alan takımlar listesinde yer alan Toro Rosso takımının kökü Minardi’ye dayanıyor. 1985-2005 arası Formula 1’de mücadele eden Minardi, 2005’in sonunda ekibi Dietrich Mateschitz’e sattı ve takımın ismi Toro Rosso oldu. Toro Rosso çıktığı 185 yarışta 1 galibiyet alırken, ilk ve tek galibiyetini 2008 İtalya’da yani 116 yarış önce aldı. Ekip son pole’ünü yine aynı yarışta yani 116 yarış önce alırken, son podyumunu da aynı yarışta aldı. Toro Rosso tarihi boyunca 1 galibiyet, 1 pole pozisyonu, 1 podyum ve 266 puan elde etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

McLaren

Bruce McLaren tarafından kurulan ekip, tarihi boyunca hiç el değiştirmedi ve 1966 yılından bu yana aralıksız olarak Formula 1’de yer alıyor. Çıktığı 780 yarışta 182 kez zafere ulaşan McLaren, son galibiyetini 57 yarış önce 2012 Brezilya’da aldı. Ekibin son pole’ü yine aynı yarışta gelirken, son en hızlı tur 2013 Malezya’da yani 55 yarış önce geldi. Takım son podyumunu 2014 Avustralya’da yani 37 yarış önce alırken, son duble’nin üzerinden 107 yarış geçti. Takım son dublesini 2010 Kanada’da Hamilton-Button ikilisi ile yapmıştı. Tarihi boyunca 182 galibiyet, 155 pole pozisyonu, 153 en hızlı tur, 485 podyum, 47 duble ve 5.040 puan elde eden McLaren, 8 markalar ve 12 pilotlar şampiyonluğu yaşadı.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Özet

Galibiyet Hasreti:

Mercedes , Ferrari 6, Red Bull 26, McLaren 57, Williams 72,  Toro Rosso 116, Renault 134

Pole Hasreti:

Mercedes , Ferrari 6, Williams 30, Red Bull 38, McLaren 57, Toro Rosso 116, Renault 122

En Hızlı Tur Hasreti

Mercedes , Ferrari 3, Red Bull 6, Williams 22, McLaren 55, Renault 106

Podyum Hasreti

Mercedes , Ferrari , Williams 3, Red Bull 6, McLaren 37, Renault 94, Toro Rosso 116

Duble Hasreti

Mercedes , Red Bull 38, Ferrari 104, McLaren 107, Renault 183, Williams 228

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Lewis Hamilton

16f1usa2015-9386

Lewis Hamilton’un Formula 1 kariyeri 2007 yılında McLaren’de başladı. İngiliz pilot henüz ilk senesinde galibiyet almayı başardı ve 2007’den 2015’e kadar, Formula 1’de yarıştığı tüm sezonlarda en az bir galibiyet almayı başardı. Çıktığı 167 yarışta 43 galibiyet alan Hamilton, son galibiyetini 2015 Amerika GP’sinde yani 3 yarış önce aldı. Son pole’ünü 7 yarış önce 2015 İtalya’da alan İngiliz pilot, son en hızlı turunu 2015’in son yarışı olan Abu Dhabi’de kaydetti. Son podyumunu yine Abu Dhabi’de alan Hamilton, kariyeri boyunca 3 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 43 galibiyet, 49 pole pozisyonu, 28 en hızlı tur, 87 podyum ve 1.867 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Nico Rosberg

Nico-Rosberg-F1-Grand-Prix-Abu-Dhabi-M5FBt0gCwcOx

Formula 1’e 2006 yılında giren Nico Rosberg, çıktığı 184 yarışta 14 galibiyet alırken son galibiyetini geçen yılın son yarışı olan Abu Dhabi’de aldı. Son pole’ünü yine aynı yarışta alan Rosberg, son en hızlı turunu 2 yarış önce yani Meksika’da kaydetti. Son podyumunu Abu Dhabi’de alan Alman pilot kariyeri boyunca iki kez dünya ikincisi oldu. Rosberg 185 yarışlık kariyerinde 14 galibiyet, 22 pole pozisyonu, 14 en hızlı tur, 41 podyum ve 1.209 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sebastian Vettel

SebastianVettelF1GrandPrixSingapore54s9E1kH8-dxİlk yarışın 2007 Amerika’da çıkan Vettel, mücadele ettiği 158 yarışta 42 galibiyet alırken son galibiyeti 2015 Singapur GP’sinde yani 6 yarış önce geldi. Son pole pozisyonunu yine 2015 Singapur’da alan Vettel, son en hızlı turunu 4 yarış önce Rusya’da kaydetti. Alman pilot son podyumunu 2015 Brezilya’da alırken, son şampiyonluğunu 2013 yılında aldı. Vettel 158 yarışlık kariyerinde 4 şampiyonluk, 1 dünya ikinciliği, 1 dünya üçüncülüğü, 42 galibiyet, 46 pole pozisyonu, 25 en hızlı tur, 79 podyum ve 1.896 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Kimi Raikkonen

ALeqM5jv6AEW_gRKMyryCFZGSymJUWh-fg2001 yılında Sauber ile Formula 1 kariyerine başlayan Raikkonen çıktığı 231 yarışta 20 galibiyet elde ederken son galibiyetini, 2013 Avustralya GP’sinde yani 56 yarış önce aldı. Raikkonen, son pole pozisyonunu 2008 Fransa’da yani 142 yarış önce alırken, son en hızlı turu 12 yarış önce 2015 Kanada GP’sinde geldi. Son podyumunu 2015 Abu Dhabi’de elde eden 36 yaşındaki pilot, son şampiyonluğunu 2007 yılında aldı. Raikkonen kariyeri boyunca 1 dünya şampiyonluğu, 2 dünya ikinciliği, 2 dünya üçüncülüğü, 20 galibiyet, 16 pole pozisyonu, 42 en hızlı tur, 80 podyum ve 1.174 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Felipe Massa

felipe22002’de Formula 1’de yarışmaya başlayan Massa, çıktığı 229 yarışta 11 galibiyet alırken son galibiyetini 2008 Brezilya’da aldı. Son galibiyetinin üzerinden 132 yarış geçen Massa, son pole pozisyonunu geçen yıl Avusturya’da yani 30 yarış önce aldı. Son en hızlı turunu 2014 Kanada GP’sinde yani 31 yarış önce kaydeden Massa, son podyumunu 2015 İtalya’da yani 7 yarış önce aldı. Massa kariyeri boyunca 1 dünya ikinciliği, 1 dünya üçüncülüğü, 11 galibiyet, 16 pole pozisyonu, 15 en hızlı tur, 41 podyum ve 1.071 puan elde etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Daniel Ricciardo

red-bull-racings-daniel-ricciardo-at-the-2014-formula-one-hungarian-grand-prix_100474073_h2011 yılında Formula 1’de mücadele etmeye başlayan Ricciardo çıktığı 88 yarışta 3 galibiyet elde etti ve son galibiyetini 2014 Belçika’da yani 26 yarış önce aldı. Son en hızlı turunu 2015 Singapur’da yani 6 yarış önce kaydeden Ricciardo, son podyumunu yine aynı yarışta aldı. Ricciardo kariyeri boyunca 1 dünya üçüncülüğü, 3 galibiyet, 4 en hızlı tur, 10 podyum ve 360 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jenson Button

Formula 1’de yarışmaya 2000 yılında başlayan Button, kariyeri boyunca 284 yarışa çıktı. Bu 284 yarışın 15’ini kazanan Button, son galibiyetini 2012 Brezilya’da yani 57 yarış önce aldı. Son pole pozisyonunu 65 yarış önce 2012 Belçika’da alan Button, son en hızlı turunu 60 yarış önce 2012 Hindistan’da kaydetti.  Son podyumunu 2014 Avustralya GP’sinde yani 37 yarış önce alan Button, son şampiyonluğunu 2009 yılında elde etti. Button 16 sezonluk kariyerinde 1 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 1 dünya üçüncülüğü, 15 galibiyet, 8 pole pozisyonu, 8 en hızlı tur, 50 podyum ve 1.214 puan elde etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Fernando Alonso

Fernando-Alonso-celebrates-the-Spanish-Formula-One-Grand-Prix-188461634 yaşındaki Alonso, F1’de yarışmaya 2001 Avustralya’da başlamış ve kariyeri boyunca 253 yarışa çıktı. Bu 253 yarışta 32 zafer elde eden Alonso, son galibiyetini 52 yarış önce 2013 İspanya GP’sinde elde etti. Son pole pozisyonunu 69 yarış önce 2012 Almanya GP’sinde alan Alonso, son en hızlı turunu 38 yarış önce 2013 Abu Dhabi GP’sinde kaydetti. Alonso son podyumunu 27 yarış önce 2014 Macaristan GP’sinde alırken, son şampiyonluğunu 2006’da yaşadı. Kariyeri boyunca 2 dünya şampiyonluğu, 3 dünya ikinciliği ve 1 dünya üçüncülüğü elde eden İspanyol pilot, 32 galibiyet, 22 pole pozisyonu, 21 en hızlı tur, 97 podyum ve 1.778 puan elde etti.http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Özet

Galibiyet Hasreti:

Rosberg , Hamilton 3, Vettel 6, Ricci 26, Alonso 52, Raikkonen 56, Button 57, Massa 132

Pole Hasreti:

Rosberg , Vettel 6, Hamilton 7, Massa 30, Button 65, Alonso 69, Hulk 96, Raikkonen 142

En Hızlı Tur Hasreti

Hamilton , Rosberg 2, Vettel 4, Ricci 6, Raikkonen 12, Massa 31, Alonso 38, Button 60

Podyum Hasreti

Rosberg , Hamilton , Raikkonen , Vettel 1, Ricci 6, Massa 7, Alonso 27, Button 37http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları Manşet Özel İçerik

Michael Schumacher’in Formula 1 Aracı Sürüşünü Öğrenme Süreci

Formula 1 dünyasındaki aerodinami uzmanlarından olan Willem Toet, Formula 1’in en başarılı pilotu olan Michael Schumacher’in F1 aracı sürüşüne dair ayrıntılı bir analiz hazırladı.

Benetton, Ferrari, BAR/Honda, BMW Sauber/Sauber takımlarında çalışan Toet, Schumacher’in F1 aracı sürüşüne dair yazdıklarını sizinle paylaşıyoruz.

Michael herkes tarafından sevilmiyor olabilir ancak onun döneminin en güçlülerinden birisi olduğu konusunda şüphe yok. Senna’nın 1994’ten sonra pistlerde olmamasıyla, zirvede sürdüğü dönemde uzun süreli rakipleri oldu. Michael ile ilk tanışmam Benetton’a geldiğinde oldu. Michael daha önce Jordan aracını sürmüştü. Jordan aracı Benetton aracı kadar iyi olmasa da ilk yarışı olan Spa 1991’de sıralamalarda 7. olmayı başardı. Bir çaylak için bu dikkat çekici bir başarıydı. Ardından startta debriyajını yaktı ve bir tur bile tamamlayamadı. Harika bir sıralamanın ardından Formula 1 kariyerine iyi bir başlangıç olmadı. Flavio Briatore hemen onunla anlaştı ve onunla ilk yarışımız  Monza oldu. Orada 5. oldu. 1991 senesi Michael için kesinlikle öğrenme senesiydi.

Michael sürüş olarak her zaman çok istikrarlı ve keskindi. Ne gerekirse gereksim stilini adapte edebiliyordu. Aynı zamanda çok analitik ve işinde çok ciddiydi. Araçtan çıktığı zaman normal zeki bir insan oluyordu. Çalışmadığı zaman şaka yapıyor ve neredeyse her konudan konuşabiliyordu.

Aracı sürerken aracı sürme yeteneğinin yanında aynı zamanda mühendisleriyle ekstra bilgiler ya da stratejiyi konuşma için ekstra zihinsel kapasiteye sahipti. Takıma katıldığımda aldığım geri bildirimler Toleman’da Ayrton Senna’da da olan bir şeydi. Takım mühendisleri Michael’in aracımızı sürdüğü ilk günlerde etkilenmişlerdi. Michael aracı sadece 3 tur sürmüştü ve o zaman aracın viraj girişlerinde, viraj ortasında ve viraj çıkışında nasıl olduğunu, her tur için tek tek söyleyebiliyordu. İlk başta tüm bu bilgileri düzgün bir şekilde kaydedebileceğine inanmıyorduk ancak veri kaydı geliştikçe onun ne hakkında konuştuğunu konuştuğunu görebildik ve kafasındaki tüm bilgileri gerçekten kaydedebiliyordu. Verilere bakabiliyorduk ancak onun yorumları daha hızlıydı ve ona inanmayı öğrendiğimiz zaman aracı daha hızlı bir şekilde ayarlayabilmeye başladık çünkü en değerli bilgileri hemen verebiliyordu.

İlk sürprizlerden birisi Michael’in çekiş kontrol olmayan bir araçla maksimumu almaya çalışmasıydı. Bunun bir yolu olarak viraj çıkışında gazı zorladığını, araç kaymaya başladığında gazı bıraktığını belirtti. Ancak tüm bu olanlar inanabileceğimizden daha hızlı oluyordu. O dönemde gaz pozisyonunun saniyede 10 ile 20 sn arasında değiştiğini kaydediyorduk. Gaz pedalını daha yukarılarda ayarladığımızda ne yaptığını görebiliyorduk. Aracı kaymaya zorluyordu ve sapma oranı arttığında gazı bırakıyordu ve tekrar gaza basana kadar sapma oranı azalıyordu. O ana kadar bu hızı başka hiç bir pilotta görmedik.

peugeot-205

Onun bizden istediği ilk şeylerden birisi hız ölçerdi. İlk başta buna güldük çünkü yarış pilotları devir saati istiyordu. O, bunun çok faydalı olacağını açıkladı. Bir virajdan 3. viteste çıktığında ya da 2. viteste çıktığında bunun hıza faydasının olup olmadığını görmek istediğini söyledi. Böylece daha yüksek hıza çıkabiliyor muydu yoksa aynı virajda 2. vitesle çıktığında bunun hızlanmasına bir faydası oluyor muydu görmek istiyordu. Yüksek viteste vitesi erken değiştirirse, bunun maksimum hızına faydası oluyor muydu? Vites oranlarını değiştirirse tüm referansları kayboluyor muydu? Bu tür sorulara cevap arıyordu. Onu Richard Marshall kurtardı ve Michael’e dijital hız göstergesi verdik. Pilotun görüş açısına, kokpite ekledik. Richard dikkatli bir insandı ve ekstra bir veri kaydını test etmeden araca eklemek istemiyordu. Michael’in isteği üzerine tırmanma yarışında başka bir araçta ekstra sensörlerle bunu denedik ve o testin ardından sistem Michael’in aracına yerleştirildi.

1992’de Peugeot 205 tırmanma aracını Richard Marshall ile paylaştım. Araç elektronikler için test yatağı olarak kullanıldı. Aracın yolcu koltuğu tarafına sensörler yerleştirdik. Bu testlerde yaptıklarımızın bize bir faydası yoktu, takımın yarışlarda daha iyi iş çıkarmasını sağlayacaktı. Bazen biz de faydalandık ancak Richard Benetton’da da çalışıyordu. Tırmanma yarışı aracında kendisi için tasarladığı veri toplama sensörü vardı ve F1 takımının da bu kadar güncel olmaya ihtiyacı vardı…

schumacher_gosterge

Michael’in uzaktan hız göstergesine ihtiyacı vardı. Bunu sürüş tekniğini geliştirmek için kullandı ancak ardından o sistemle aracı okumanın düşündüğü kadar kolay olmadığını söyledi. O ‘Viraj ortasında apeksi alırken hıza odaklanmanın zor oluyor. Her şey çok hızlı değişiyor bu yüzden hızı takip edemiyorum ve en düşük hızda olduğumdan emin olamıyorum. Maksimum hızı izlemek istediğimde de düzlüğün sonunda kolay olmuyor. Fren noktası işaretine de bakmam lazım.’ dedi. O 3 farklı hız göstergesi gibi bir şey istiyordu. O noktada biraz kafamız karıştı bu yüzden ne istediğini şu şekilde söyledi: ‘Ortada gerçek zamanlı gösterge olmalı. Sol tarafta ise virajdaki minimum hızımı gösteren bir gösterge. O, frene tekrar basana kadar görülmeliydi. Ardından frene bastığımda yeni minimum hızı görmem için sıfırlanmalıydı. Sağ tarafta ise tam gaz giderken görebileceğim, maksimum hızı gösteren bir gösterge olmalı. Böylece bir önceki düzlükteki hızımı görebilirdim.’

Richard hemen neler yapılabileceğini görmek için çalışmalara başladı. Nasıl göstergeler olduğunu ve nasıl ayarlandıklarını hayal ediyor olmalısınız.

schumacher-gosterge-1

Ona istediklerini verdik ve ardından o, bu istedikleriyle oynamaya başladı. Vites aralıklarını, sürüş stilini, yarış çizgilerini ve aynı zamanda ayar değişikliklerini test etmeye başladı. Bir kaç sene sonra Michael F1 aracını nasıl süreceğini öğrendiğini ve artık bu göstergelere ihtiyaç duymadığını söyledi. Bu onun için F1 aracını nasıl süreceğine dair bir öğrenme süreciydi…

Yazının orijinali: https://www.linkedin.com/pulse/driving-formula-1-michael-schumacher-some-background-willem-toet

Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları Manşet

Geleneksel Sezon Sonu Analizi: 2015’e Dair Her Şey!

Formula 1 tarihinin en dominant sezonlarından birisini geçirdiğimiz 2015 sezonunda Mercedes ve Hamilton üst üste ikinci kez şampiyonluğa ulaştı.

Hamilton sezona harika bir başlangıç yapıp şampiyonluğa erken ulaşırken, Vettel son bölüme kadar şampiyonluk iddiasını sürdürmüş, Rosberg ise sezonun son bölümünde ‘atağa’ kalkmıştı.

Sezon içerisinde pek çok mücadele yaşandı, Hamilton Rosberg’i yendi, Vettel’i Raikkonen’i devirdi, Bottas ise son yarışa kadar şampiyona dördüncülüğünü korudu.

Peki ya istatistikler?

Galibiyetlerle başlarsak en çok galibiyet alan pilotun 10 galibiyet ile Hamilton olduğunu hemen ardından 6 galibiyet ile Nico Rosberg ve 3 galibiyet ile Sebastian Vettel’in geldiğini görebiliriz. Takımlarda ise Mercedes’in 16, Ferrari’nin 3 galibiyeti var.

Geçen yıl ile karşılaştırdığımızda Hamilton geçen yıl ile aynı galibiyet sayısına ulaşırken, Rosberg galibiyetini 5’ten 6’ya, Vettel ise 0’dan 3’e yükseltti. Takımlarda ise Mercedes galibiyet sayısını koruyup 16 zafer elde ederken, Ferrari 0’dan 3’e yükseltti. Geçen yıla göre kaybeden isim Ricciardo ve Red Bull oldu.1Galibiyet alan pilot ve takımlar

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Galibiyet alan motorlara baktığımızda Mercedes’in 16, Ferrari’nin 3 galibiyeti var. Ülkelerde ise İngiltere’nin 10, Almanya’nın ise 9 galibiyeti bulunmakta.

2Galibiyet alan motor ve ülkeler (Germany=Almanya, United Kingdom=İngiltere, Australia=Avustralya)

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Pole pozisyonu alan pilotlara baktığımızda Lewis Hamilton’un 11 pole’ün sahibi olduğunu görüyoruz. Nico Rosberg 7 ve Sebastian Vettel’in 1 sıralama turu zaferi bulunuyor. Takımlarda ise Mercedes 18, Ferrari’nin 1 pole zaferi var.

2015-12-03 (1)Pole alan pilotlar ve takımlar

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Mercedes motorunun sezon içerisindeki 19 yarışın 18’inde pole pozisyonu aldığını görüyoruz. Geriye kalan tek pole’ün sahibi ise Ferrari. Ülkelerde ise İngiltere’nin 11 ve Almanya’nın ise 8 pole’ü bulunuyor.

2015-12-03 (2)Pole alan motorlar ve ülkeler

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

En hızlı tur listemizin en üst basamağında yine Lewis Hamilton var. Hamilton sezonu 8 en hızlı tur ile tamamlarken, Nico Rosberg 5, Daniel Ricciardo 3, Kimi Raikkonen 2 ve Sebastian Vettel 1 yarışta en hızlı tur zamanını kaydetti. Takım bazında bakarsak Mercedes’in 13, Red Bull ve Ferrari’nin 3’er en hızlı turu bulunmakta.

2015-12-03 (4)En hızlı tur atan pilotlar ve takımlar

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sezon içerisinde en fazla en hızlı tur kaydeden motor 13 en hızlı tur ile Mercedes oldu. Renault ve Ferrari’nin 3’er en hızlı turu bulunuyor. Ülke bazında bakarsak İngiltere’nin 8, Almanya’nın 6, Avustralya’nın 3 ve Finlandiya’nın 2 en hızlı turu bulunmakta.

2015-12-03 (5)En hızlı tur atan motorlar ve ülkeler (Finland=Finlandiya, Australia=Avustralya)

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Podyumlara bakarsak Lewis Hamilton 19 yarışın 17’sinde podyuma çıkmayı başardı ve bu listemizde de zirveyi kimseye kaptırmadı. Nico Rosberg sezon boyunca 15 podyum, Vettel 13, Raikkonen 3, Massa 2, Bottas 2, Ricciardo 2, Kvyat 1, Grosjean 1, ve Perez 1 kez podyuma çıkmayı başardı. Takımlara bakarsak Mercedes 38’de 32 yapıp en tepede yer alırken Ferrari 16, Williams 4, Red Bull 3, Lotus ve Force India ise 1 kez podyuma çıktı.

2015-12-03 (6)Podyuma çıkan pilotlar ve takımlar

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngMotorlarda Mercedes 38 podyum elde ederken, Ferrari 16, Renault ise 3 podyum elde etti. Ülkeler bazında bakarsak Almanya 28, İngiltere 17, Finlandiya 5, Brezilya ve Avustralya 2, Rusya, Meksika ve Fransa ise 1 kez podyuma çıktı.

2015-12-03 (7)Podyuma çıkan motorlar ve ülkeler (Brazil=Brezilya, Russian=Rusya, France=Fransa, Mexico=Meksika)

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.pngBu yıl yarış içerisinde en fazla lider giden pilot yine Lewis Hamilton oldu. Hamilton 587 tur lider giderken, Rosberg 349, Vettel 176, Massa 19, Raikkonen 10, Ricciardo 7 ve Bottas 1 tur lider gitti. Takımlarda Mercedes 936, Ferrari 186, Williams 20 ve Red Bull 7 tur lider gitmeyi başardı.

2015-12-03 (8)Lider giden pilotlar ve takımlar

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Motorlarda Mercedes 956 tur lider giderken, Ferrari 186 tur ve Renault ise 7 tur lider gitmeyi başardı. Ülkelerde İngiltere 587, Almanya 525, Brezilya 19, Finlandiya 11 ve Avustralya 7 tur lider gitti.

2015-12-03 (9)Lider giden motorlar ve ülkeler

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sezon içerisinde en çok tur tamamlayan pilot 1.127 tur ile Sebastian Vettel oldu. Perez 1.123 tur, Hamilton 1.120, Rosberg 1.100, Massa 1.080, Ricciardo 1.080, Nasr 1.070, Bottas 1.037, Kvyat 1.027, Verstappen 1.025, Ericsson 999, Raikkonen 964, Sainz 958, Button 928, Hulkenberg 901, Stevens 872, Grosjean 957, Maldonado 778, Alonso 770, Merhi 737 ve Rossi 302 tur tamamladı.

Takımlara baktığımızda en dayanıklı takım Mercedes oldu. Mercedes 2.200 tur, Williams 2.117, Red Bull 2.107, Ferrari 2.091, Sauber 2.069, Force India 2.024, Toro Rosso 1.983, Marussia 1.911, McLaren 1.698 ve Lotus 1.635 tur tamamladı.

2015-12-03 (12)Tur tamamlayan pilotlar ve takımlar

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Motorlara geldiğimizde Mercedes 7.996 tur ile yine en çok tur tamamlayan motor oldu. Ferrari 6.071, Renault 4.090 ve Honda ise 1.698 tur tamamladı.

Ülkelere bakarsak Almanya 3.128, İngiltere 2.920, İspanya 2.465, Brezilya 2.150, Filandiya 2.001, Meksika 1.123, Avustralya 1.080, Rusya 1.027, Hollanda 1.025, İsveç 999, Fransa 857, Venezuela 778 ve Amerika 302 tur tamamladı.

2015-12-03 (13)Tur tamamlayan motorlar ve ülkeler (Spain=İspanya, Netherlands=Hollanda, Sweden=İsveç, USA=Amerika)http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

2015 yılında en çok yarış tamamlayan ve puan alan pilot Lewis Hamilton oldu. İngiliz pilot 19 yarışın 18’inde bitiş çizgisini gördü ve bunlarından tamamında puan aldı. Rosberg ve Vettel 17 yarıştan puan ile ayrılırken, Raikkonen ve Kvyat 14, Bottas, Massa ve Ricciardo 13, Perez 12, Verstappen ve Grosjean 10, Hulkenberg 9, Nasr ve Maldonado 6, Ericsson 5, Button 4 ve Alonso 2 yarıştan puan ile ayrılmayı başardı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Bu yıl yarışa en çok ilk çizgiden başlayan isim 18 yarışa ilk çizgiden başlayan Lewis Hamilton oldu. Rosberg 15, Vettel 3, Raikkonen ve Ricciardo ise 1 kez yarışa ilk çizgiden başladı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Bu yılın en çok yarış dışı kalan ismi 9 yarış dışı ile Pastor Maldonado oldu. Fernando Alonso 8, Grosjean ve Sainz 7, Hulkenberg ve Button ise 6’şar kez yarış dışı kaldılar.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sezon içerisinde en çok ceza puanı alan isim 8 ceza puanı ile Max Verstappen oldu. Maldonado 6, Hulkenberg, Grosjean ve Ericsson 4, Vettel ve Raikkonen 3, Perez, Nasr, Alonso, Button, Kvyat, Hamilton Merhi ve Bottas 2 ceza puanı aldı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sezon İçerisinde iki yarışta yağmur vardı ve bu iki yarışın ikisinide Lewis Hamilton kazandı. Sezon içerisinde yapılan 3 gece yarışının 1’ini Hamilton, 1’ini Vettel ve 1 diğerini ise Rosberg kazandı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sıralama turlarında en çok son bölüme kalan isim 19 yarışın 19’unda da son bölüme kalan Lewis Hamilton ve Nico Rosberg oldu. Vettel 16 ve Bottas 16, Massa 15, Raikkonen 14, Ricciardo 13, Kvyat 11, Grosjean ve Verstappen 10, Hulkenberg 9, Sainz 8, Perez 8, Maldonado 4, Nasr 2 ve Ericsson 1 kez son bölüme Kaldı. Button, Alonso, Ericsson, Merhi, Rossi ve Stevens hiç son bölüme kalamadılar.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Takım Arkadaşı Mücadeleleri

150129filmingdayreleaseimg6.jpg__1280x496_q85_crop-smart_mask-0 3px 0 3px_subject_location-2369,2394_upscale

Nico Rosberg Lewis Hamilton
Sıralamalar 7 12
Yarış (Tamamlanan) 6 11
Ortalama Fark (Sıralama) +0.135s

Sebastian Vettel Kimi Raikkonen
Sıralamalar 15 4
Yarış (Tamamlanan) 10 4
Ortalama Fark (Sıralama) -0.463s

Daniel Ricciardo Daniil Kvyat
Sıralamalar 12 7
Yarış (Tamamlanan) 6 8
Ortalama Fark (Sıralama) -0.253s

Felipe Massa Valtteri Bottas
Sıralamalar 8 11
Yarış (Tamamlanan) 8 7
Ortalama Fark (Sıralama) +0.436s

Jenson Button Fernando Alonso
Sıralamalar 8 10
Yarış (Tamamlanan) 5 5
Ortalama Fark (Sıralama) -0.148s

Nico Hulkenberg Sergio Perez
Sıralamalar 11 8
Yarış (Tamamlanan) 7 6
Ortalama Fark (Sıralama) -0.395s

 

Max Verstappen Carlos Sainz Jnr
Sıralamalar 9 10
Yarış (Tamamlanan) 5 5
Ortalama Fark (Sıralama) -0.192s

Romain Grosjean Pastor Maldonado
Sıralamalar 17 2
Yarış (Tamamlanan) 5 2
Ortalama Fark (Sıralama) -0.45s

Felipe Nasr Marcus Ericsson
Sıralamalar 10 9
Yarış (Tamamlanan) 8 6
Ortalama Fark (Sıralama) -0.041s

 

Bu Yıldan Satır Başları

Hamilton’dan Üst Üste İkinci Şampiyonlukhamilton-sampiyonLewis Hamilton bu yıl gösterdiği performans ile üst üste üçüncü kez Rosberg’i mağlup etti ve şampiyonluğa ulaşan isim oldu. İngiliz pilot sezonun son kısmında düşü yaşasa da kariyerinin en iyi yılını geçirdiğini söyledi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Rosberg’den Beklenmeyen Çıkış

rosberg_hamiltonNico Rosberg sezonun ilk yarısında Lewis Hamilton’a karşı üstünlük sağlayamadı. Adeta ikinci pilot modunda devam eden ve üstündeki baskı arttıkça iyice gerileyen Rosberg, kaybedecek birşeyi kalmayıp şampiyonluğu kaybettikten sonra 6 pole ve 3 galibiyet alarak kendisini gösterdi. Hamilton bu formu araçtaki değişikliklere bağladı. Rosberg ise performansını yükselttiğini söyledi. Uzmanlara göre Rosberg baskı altında hata yapmaya daha yatkın ve zihinsel olarak çok da güçlü değil. Formula 1 tarihinde şampiyonluk kaybettikten ve takım arkadaşına yenilden sonra bu derece hızlanan bir pilot varmıdır merak ediyorum.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Ferrari Geri Döndü

Sebastian-Vettel-Kimi-Raikkonen-F1-Grand-Prix-JYnUYzOfHOSxFerrari geçen yıl yaptığı yatırımların meyvesini bu yıl almaya başladı. James Allison’un takım üzerindeki etkisi arttı, motor bölümünde yapılan güncellemeler işe yaradı ve takım içerisinde inanılmaz bir atmosfer oluşturuldu. Ferrari’nin içinde sönen ateş 2015 ile birlikte yeniden yandı ve takım sezonu 3 galibiyet ve 16 podyum ile noktaladı. Takım genel olarak 2016 sonrasına hazırlandığı için gelecek yıl çok daha güçlü olabilirler.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Honda’dan Hayal Kırıklığı

1022.6666666666666x767__origin__0x0_McLaren_Honda_garage-800x600Honda genel olarak Formula 1’e çok erken girdi. Mercedes defalarca turbo motorlar dönemi için üç yıl boyunca hazırlandığını vurguladı. Honda ise çok daha kısa süre içerisinde Formula 1’e girdi. Takım üzerindeki baskı çok büyük ve eğer 2016 sezon öncesi testlerinde araç beklenen performansı göstermezse takım içinde fırtınalar kopabilir. Ama Honda her fırsatta sorunları bildiğini ve yep yeni bir McLaren Honda ile karşılaşacağımızı söylüyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Alonso’nun Seçim Laneti

fernando-alonso-5Alonso Formula 1’in en iyi pilotları arasında olmasına rağmen yanlış zamanda yanlış yerde oluyor ve Mclaren Honda seçimiyle bir kez daha bu ‘laneti’ yaşadı. İspanyol pilot kendi tabiriyle ‘Sonunculuktan daha acı verici ikincilik ve üçüncülük’lerden sıkıldığı Ferrari’den ayrılıp geldiği McLaren’de gridin en yavaş üçüncü aracıyla karşılaştı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Şanssızlıkların Efendisi

Kimi-Raikkonen-F1-Grand-Prix-Malaysia-Previews-tAEua-KcLFGxRaikkonen bu yıl geçen yıla göre daha derli toplu görünmesine rağmen yaşadığı şanssızlıklar nedeniyle olası podyumları kaçırdı. Henüz beklenen Kimi’yi göremesek de araçta yaşanan istikrarsızlıklar Raikkonen’i etkiliyor olabilir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Vettel Tifosilerin Gönlünü Kazandı

Sebastian-Vettel-F1-Grand-Prix-Singapore-aaF7oRjg6xjx1Sebastian Vettel, sezon başında katıldığı Ferrari’de beklenen performansın üstüne çıktı ve henüz ikinci yarışında galibiye ulaştı. Bu yıl Raikkonen’i yenen ve 13 kez podyuma çıkan Vettel, pek çok kişi tarafından Ferrari’nin ‘Yeni Schumacher’i olarak görülüyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Verstappen’den Etkileyici Performans

verstappen“Formula 1’e erken başladı” eleştirileri altında ilk yarışına henüz 17 yaşında çıkan Verstappen, yıl boyunca gösterdiği performans ile herkesi etkiledi. Özellikle Belçika’da Nasr’a, Brezilya’da ise Perez’e yaptığı atak etkileyiciydi. İsmi padokta şimdiden 2017 için Ferrari ile anılıyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Red Bull Kendini Uçurumdan Attı

Daniil-Kvyat-Red-Bull-GP-Italien-Monza-Freitag-4-9-2015-fotoshowImage-5efb5c9-893745

Red Bull, sene başında Renault’yu agresif motor tasarımı yapma konusunda teşvik etti. Ancak motor istenilen seviyede olmadı ve Red Bull ve Renault arasında savaş başladı. Renault Red Bull’un kendi işine bakması gerektiğini söylerken, Red Bull Renault için sert eleştiriler yaptı. Ardından Mercedes’e güvenip Renault ile yollarını ayırdılar. Ama Mercedes motor vermeyip, Ferrari ve Honda’dan red cevabı alınca yine ‘Renault’nun kucağına’ oturmak zorunda kaldılar.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Meksika’da Hız ve Seyirci Rekoru

Sergio Perez (MEX) Sahara Force India F1 VJM08. Mexican Grand Prix, Sunday 1st November 2015. Mexico City, Mexico.

Meksika GP2si 33 yılın sonra takvime döndü ve dönüşü de muhteşem oldu. 132 bin taraftar ile sezonun rekorunu kıran Meksika, aynı zamanda Massa ile Formula 1’in en yüksek sürat rekorunu da kırdı. Özellikle stadyum bölümündeki manzara yıllar boyunca unutulmayacak gibi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

McLaren Honda’dan Grid Cezası Rekoru

alonso_McLaren Honda pilotları Button ve Alonso bu yıl 155’er sıra yani toplamda 310 sıra grid cezası aldılar ve bu alandaki rekoru kırdılar. Ricciardo 80, Raikkonen 60, Verstappen 58 ve Kvyat 45 sıra grid cezası aldı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Startın En Hızlısı Alonso

Fernando-Alonso-F1-Grand-Prix-Monaco-Practice-tAU3aiQ7SmFx-750x501Alonso bu yıl gerilerde olmasına rağmen yeteneklerini göstermeye devam etti. İspanyol şampiyon bu yıl startlarda toplamda 30 sıra kazandı ve bu yarış başına 1.76 ortalama demek. Button 25 sıra ile ikinci, Hulkenberg 23 ile üçüncü sırada. Ericsson 20, Sainz 19, Kvyat 14, Perez 13, Merhi 12, Nasr, 9, Raikkonen 8, Rossi 4, Grosjean ise 1 sıra kazandı. Vettel sezon boyunca ne sıra kazandı ne de kaybetti. Kayıplara geldiğimizde Bu alandaki rekor Massa’da. Brezilyalı pilot startlarda 34 sıra kaybetti. Maldonado 15 sıra, Rosberg ve Ricciardo 13, Verstappen ve Hamilton 10, Stevens ve Bottas ise 2 sıra kaybetti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

İlk Tur Kaçığı Haas’ta

Romain-Grosjean-Romain-Grosjean-Joins-Haas-EQ-QHaDHWP1xMark Webber’in tabiriyle ilk tur kaçığı Romain Grosjean, kendi tabiriyle ‘kariyerinin en iyi sezonu’nun ardından gelecek yıl için Haas ile anlaştı. Fransız pilot bu anlaşamyla beraber gelecek yıllarda Ferrari ile yarışabilmeyi umuyor. Takımın diğer pilotu ise Gutierrez oldu. Takım aradığımız herşey var dediği Gutierrez, sponsorları sayesinde Vergne’i mağlup etmeyi başardı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Hamilton’un Özel Hayatı

Lewis-Hamilton-took-to-Instagram-to-show-off-his-plaited-new-hairstyle-as-he-gets-set-for-a-trip-to-BarbadosMontoya’nın tabiriyle ‘Vettel en çalışkan, Alonso en hızlı, Hamilton ise bu ikisinin ortası’. Fakat İngiliz pilot çoğu zaman özel hayatıyla gündemde. Nicole Scherzinger’den ayrıldıktan sonra tamamen farklı bir pilot haline gelen Hamilton, farklı saç stili, saçını sarıya boyatması ve Rihanna ile yaşadığı aşk ile sıkça gündeme geldi. Bunun yanıda şarkılar söylemesi ve Drake ile yapacağı düet onun magazinin zirvesinde kalmasına yardım etti. İngiliz pilot bunun özel hayatı olduğu ve kimsenin buna karışamayacağını söylese de, zaman zaman yaptığı açıklamalar ile fanlarının ve F1 pilotlarının tepkisin, çekiyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Böylelikle bir sezonun daha sonuna gelmiş bulunmaktayız. Zaman zaman sıkıcı, zaman zaman eğlenceli, zaman zaman da heyecanlandığımız bir sezon oldu. Artık yeni bir sezona hazırlanıyoruz. Yeni umutlar, yeni hedefler! Kim kazanırsa kazansın, heyecanın eksik olmayacağı bir yıl geçirmemiz dileğiyle.. Yeni yazılarda, haberlerde görüşmek üzere.

Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları Özel İçerik

Bir Schumacher Gülümsemesi

Bazen bir kareden binlerce kelime çıkar…

Bazen sayısız kelime kullanırsınız da yetmez bir kareyi anlatmaya…

Peki; bir fotoğraf karesi bütün bir yaşamın tüme varımı olabilir mi?

O’nun yaşamı için olabilir.

Sayısız başarı, ulaşılamaz bir mükemmeliyet; tarihe geçmiş bir isim… Anlatmaya yetmedi devam edelim: Milyonların idolü, neredeyse hare ile çerçevelenmiş bir aura ve kusursuz bir gülümseme…

Bayanlar baylar işte bu fotoğraf Michael Schumacher’dir.

Motor Sporları tarihinin en başarılı sporcusu, tarihin en büyük spor adamlarından biri ve ‘Ne olursa olsun daima Almanlar kazanır’ mottosunun başka boyutlardaki efendisi…

Bu gülümseme tüm Schumi tanımlamalarını taşımaktadır içinde…

Bakın bundan sonra ‘Titanik’ filminin ikinci yarısı gibi olacak. Yani ne olursa olsun gemi batacak ve kurtarmaya kimse gelmeyecek.

Kısacası benden oturup Bruce Willis’in herkesi kurtardığı bir son yazmamı beklemeyin. İnanın ben de çok isterdim ama o kadar Hollywood değil bu senaryoda yaşananlar. Ya da belki tam tersi; fazla Avrupa filmi olduğu için çok karanlık bu akşamlar…

Tarihin en başarılı F1 pilotu Michael Schumacher, 2013 yılında kayak yaparken yaptığı kazanın ardından komaya girdi ve uzun bir süre o halde kaldı. Aylarca hastanede bakıldıktan sonra evine çıkarıldı ancak ne yazık ki evindeki nekahat döneminde, tüm uğraşlara rağmen iyileşme emareleri göstermedi.

Schumi, artık 45 kiloya kadar düştü. Emin olun Schumacher, hem fiziksel hem de mental olarak dünyanın en savaşçı sporcularından biri olmasaydı ve tabii maddi-manevi desteği bu seviyede bulmasaydı, çoktan cennette Ayrton Senna ile yarım kalan yarışına katılmış olurdu. Umarım bu mücadelesi mutlu sonla noktalanır ancak hayatın gerçekleri şu an ışık yansıtmıyor tünelin ucundan ne yazık ki… Dualarımız seninle Schumi…

Eşi ve ailesi ona dair bir kare dahi yayınlamıyor. Doğru olanı da yapıyorlar. Hafızalarımızdaki Schumi resmini değiştirmek istemiyorlar.

Bizim için Schumi hep böyle gülecek… Orada, içlerindeki mücadeleyi, yaşam savaşını ise sadece kendileri biliyor…

Sizi böyle güldüren anların, en önemlisi kişilerin değerini bilin. Hayatın esas muhteşemliğini o anlarda o kişiler ile yaşıyorsunuz çünkü…

Bakın, tüm o başarıları, parayı, kazanımları bir kenara koyun. Çünkü bir anda hiçbir anlamı kalmayabilir.

Esas olan sizi böyle gülümseten anlardır.

Ve bugünden sonra ne olursa olsun; Michael Schumacher hep bu gülümsemesi ile kalacak anılarımızda…

Geriye dönüp bakıldığında esas olan hep o an ve bu muhteşem gülümseme olacak.
(Savaşmaya devam et Schumi. Ne olursa olsun bu mücadelen daha bitmedi. Nefes aldığın sürece umut vardır.)

Şimdi en son böyle güldüğünüz kareyi getirin aklınıza…

Neydi soru: Bir kare bir hayatın tüme varımı olabilir mi?

Cevap belli değil mi? ‘Hem de sonuna kadar olur!’…

Sadece Schumi için değil hem de; herkes için hepimiz için öyle bir olur ki, daha güzel olacak şey olmadığı anlarız işte o zaman…

Gözlerinizi kapatıp düşünün bir şöyle.

Sizin hayatınızın tüme varan karesi hangisi…

Sizi en son böyle kim gülümsetti…

Erbatur Ergenekon / NTV Spor

Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları Manşet

Formula 1’in Neden Yaz Arasına İhtiyacı var?

Formula 1’de verilen yaz arası yarışlar için yanıp tutuşan taraftarlar için üzücü olabilir fakat yıllar içinde takımların ve sporun değişmesi bu tarz tatilleri gerekli kılıyor. Autosport yazarı “Secret Mechanic” anlatıyor….

Bazılarınız, “Formula 1’de neden yaz arası oluyor ki?” diye düşünebilir. Bir sonraki yarışa kadar kahredici bir şekilde beklersiniz. Fakat işte nedeni; Hepimizin pestili çıktı!

Uzun yıllardır bu işin içindeyim ve daha önce hiç böyle olmazdı. F1’de yaz tatili gibi şeyler yoktu. Eminim şimdi bazılarınız, “O zaman şimdi neden var?” diye homurdanıyorsunuz.

Son yıllarda yarış dünyasında ve takımların taleplerinde çok şey değişti. Bu iyi mi kötü mü, nasıl düşünürsünüz bilmem ama, mekanikerlerin ve mühendisleri işi de sezonluk olmaktan çıkıp tüm seneye yayılmış durumda.

Barcelona, Spain. 21st February 2001. David Coulthard - McLaren MP4-16 test. World Copyright: Lorenzo Bellanca/ LAT Photographic ref: 9mb Digital ImageYarış takımları son testlere çıkıyor, birkaç pit stop antrenmanı yapıyor sonra da Melbourne de aracın başında oluyordu. Test takımlarıysa meşakkatli sezon öncesi döneminin ardından, biz ilk üç-dört yarış için yola çıkarken o arada biraz nefes alabiliyordu. Yeni bir yarış takımında yeni çocuk olarak ilk başladığımda sezon mart sonunda başlardı. İşe kendini adayan test takımlarımız bütün kışı İspanya, İtalya ve Fransa’da yeni aracı ilk yarışa hazırlamakla meşgul olarak geçirirlerdi.

Yarış takımı ekibi ise yarış hafta sonlarında biraz daha makul bir takvimle karşı karşıya olur, iki haftalık aralarda bazen sahilde bir iki gün geçirme fırsatı yakalar, bir sonraki yarışa geçmeden önce kaldığı şehrin ünlü noktalarını gezerdi. O zamanlar da çok sıkı çalışırdık, yanlış anlamayın. Uzun iş saatlerimiz vardı. ‘Karartma’ gibi şeyler yoktu. Ama yarış aralarındaki boş zamanlar daha planlıydı, ne yapacağımızı bilirdik.

Eğer fabrikada araçları, yarıştan bir hafta önce, cuma gününe kadar hazırlamayı başarırsak, onları tırlara yüklerdik ve sonra da çarşamba günü havaalanında tekrar buluşmak üzere evlere dağılırdık. Ekim ortasına kadar her şey bitmiş olurdu. Japonya GP’sinin ardından Bali ya da Puket’de aylak aylak dolaşıyor olurduk. Keyfini çıkarırdık. Yeni sezonda yapacaklarımızı düşünerek uzun bir kış arasını iple çekerdik.

Silverstone Circuit, Northamptonshire, England. Sunday 5 July 2015. Mechanics clear the grid after the start of the parade lap. World Copyright: Andrew Ferraro/LAT Photographic ref: Digital Image _FER9440Sezonlar 16-17 yarıştan 20 yarışa çıktı. (Daha da artacak gibi) Artık mart başıdan kasım sonuna kadar devam ediyor. Sadece bu değil, artık yarış takımlarının da aralıktan itibaren iş başında olması gerekiyor, sonra da sezon öncesi testler yapılıyor.

Sezon ortası testlerde de durum aynı. Pazar günleri pit stop sırasında gördüğünüz çocuklar, eve gidip dinlenmek yerine, belirli yarışların ardından sezon içi testlerde aracı hazırlamak için çalışıyorlar.

Takımlar, araçları yarışlara daha geç nakletmenin yollarını buldular. Bu da demek oluyor ki fabrikada araçlar üzerinde son dakikaya kadar çalışılıyor. Bunu yapabildiğimiz için de çalışanlar evlerinde daha az vakit geçiriyorlar.

Daha fazla yarış, daha az çalışan, daha uzun mesafede yarışlar, yarışlar arasında daha kısıtlı zaman, daha karmaşık araçlar ve birçok alanda azaltılan takım bütçeleri. Tüm bunlar sezon ortasında verilen zorunlu arayı bizler için çekici kılıyor.

Spa-Francorchamps, Spa, Belgium. Sunday 24 August 2014. Lewis Hamilton, Mercedes F1 W05 Hybrid, leads Sebastian Vettel, Red Bull Racing RB10 Renault, Nico Rosberg, Mercedes F1 W05 Hybrid, and the rest of the field at the start. World Copyright: Glenn Dunbar/LAT Photographic. ref: Digital Image _89P5782

Şunu da söyleyeyim, sezonun ilk yarısının nasıl geçtiğine bağlı olarak hepimiz yaz arasıyla ilgili farklı düşünüyoruz. Berbat bir aracınız varsa ve gelişme umudunuz çok azsa, yaz arası bir türlü gelmek bilmez ama tatil sonrasında kendinizi motive etmek de oldukça zor olur. Bunları daha önce yaşadım. Eğer ilk bölümü Ferrari gibi iyi bir yerde bitirirseniz de, bu başarı size birkaç hafta sonra Belçika’ya çabucak dönme konusunda motivasyon sağlıyor.

Sonuçta takımınız sezon içinde ne noktada olursa olsun, verilen ara bugünün Formula 1’i için çok mühim. Önceden “yorgunluk”, “bitkinlik” gibi söylemlerle dalga geçerdik. Maçoluk kurallarına göre, haftada üç gece boyunca aralıksız çalışmazsan gerçek bir erkek değilsin demekti. Şimdi bu aralar, takıma dinlenme ve toparlanma fırsatı tanıyor, bir sonraki saldırı için bilenmesini sağlıyor. Şampiyonluğun henüz imkansız olmadığına dair güven veriyor. Fabrikada kapılar yeniden açıldığında gerçekten olumlu bir enerji bulabiliyorsunuz.

Gerçekler bunlar. Ailelerin, ilişkilerin, insanların dağıldığını gördüm. F1 sezonunun sonsuz talepleri nedeniyle olan şeylerdi bunlar.

Son olarak da yazmadan geçemeyeceğim şeye gelelim…

Geçen sene Japonya’da geçirdiği korkunç kazanın ardında Jules Bianchi’nin vefatı inanılmaz üzüntünün dışında içimde sayısız duyguyu hareketlendirdi.  Bu seviyede yarış araçlarını hazırlayan ve onlarla çalışan bizler için bu sporun ne kadar tehlikeli olabileceğini hatırlattı. Mekaniker olarak, hatta bazen genç pilotlar olarak, bugünün görece güvenli dünyasında bunları hatırlamak zor olabiliyor. Çok kısa zaman dilimlerinde, çok büyük baskı altında araçlar hazırlıyoruz. Bu araçlar zaman zaman 300 km/h’da lastik lastiğe mücadele ediyorlar ve içlerinde birer insan var.

Daha önce de ölümlere şahit olacak kadar bir süredir motor sporlarının içerisindeyim. Hem sürücülerin hem de pist görevlilerinin… Sporun tüm eğlenceli taraflarının yanında bu ciddi tarafı da her zaman ciddiye alınmalı.

Mesele yorgunluk ve bitkinliği gelince; böyle trajik bir olaydan daha uyandırıcı bir şey olamaz. Tıpkı sürücüler gibi mekanikerler olarak biz de daima en iyiyi sunmak zorundayız. Bu nedenle bana sorarsanız zihnimizi boşaltmak ve bedenimizi rahatlatmak için birkaç hafta ara iyi bir fikir olabilir.

1438339910

Kategoriler
Köşe Yazıları Manşet

2000’lerde Yarışan Pilotlar

2000 yılından günümüzde kadar olan süreçte pistlerden pek çok Formula 1 pilotu geçti. Bunlardan bazıları başarılı olup kalıcı olurken, bazıları 3 yarış, 10 yarış veya 1 sezon sonra emekli oldu. Peki bu 15 yıllık süreçte Formula 1’de mücadele eden pilotları hatırlamak ister misiniz? Cevabınız evet ise keyifli okumalar.

 

Rubens Barrichello – 323 Yarış

2 BarrichelloFormula 1 kariyerine 1993 yılında başlayan Barrichello toplamda 19 sezon Formula 1 gridinde yer aldı ve 2011 sezonunun sonunda emekliye ayrıldı. Kariyeri boyunca şampiyon olamayan Barrichello, 11 galibiyet ve 68 podyum elde etti. Brezilyalı pilot aynı zamanda tüm zamanların en çok GP’ye katılan pilotu rekorununda sahibi konumunda.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Michael Schumacher – 307 Yarış

20 SchumacherFormula 1’in yaşayan efsanesi Michael Schumacher, Formula 1’in istatistiksel anlamda en büyük pilotudur. Alman pilot, kariyerine 1991 yılında başladı ve kariyeri boyunca 4  farklı takımda yarıştı. Formula 1’de mücadele ettiği 19 sezonda 7 dünya şampiyonluğu, 2 dünya ikinciliği ve 3 dünya üçüncülüğüne sahip olan Schumacher, çıktığı 307 yarışta 91 galibiyet, 68 pole pozisyonu, 77 en hızlı tur ve 155 podyum elde etmiştir. Alman pilot 2012 Brezilya’nın ardından emekli olmuştur.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jenson Button – 275 Yarış

Jenson ButtonKariyerine 2000 Avustralya GP’si ile başlayan Button, 15 sezon boyunca Formula 1’de mücadele etti ve etmeyede devam ediyor. Şuana kadar Williams, Benetton, Renault, BAR, Honda, Brawn GP ve son olarak McLaren takımlarında mücadele eden İngiliz pilotun 1 dünya şampiyonluğuyla beraber 15 yarış galibiyeti bulunuyor. Button, değişken koşullarda gösterdiği performans ile tanınıyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jarno Trulli – 252 Yarış

mzPOj4

1974 yılında Francavilla’da dünyaya gelen Trulli, Formula 1 macerasına 1997 yılında Avustralya’da başladı. Formula 1’de mücadele ettiği 15 sezonda Minardi, Prost, Jordan, Renault, Toyota ve Lotus takımları adına yarışan ve 252 yarışa çıkan İtalyan pilot, 1 galibiyet, 4 pole pozisyonu, 1 en hızlı tur, 11 podyum ve 246.50 puan elde etti. Trulli, 92 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2011 Brezilya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

David Coulthard – 246 Yarış

GEPA-2601074426 - BARCELONA,SPAIN,26.JAN.07 - FORMULA 1, MOTORSPORT - Launch Red Bull Racing. Image shows David Coulthard (GBR/ Red Bull Racing), portrait. Photo: GEPA pictures/ Mathias Kniepeiss

1994 İspanya GP’si ile F1 serüvenine başlayan Coulthard, Williams, McLaren ve Red Bull takımlarıyla toplamda 15 sezon gridde kaldı ve 2008 yılının sonunda Formula 1’e veda etti. F1 serüvenini bitirdiğinde Coulthard’ın başarıları arasında 13 galibiyet be 62 podyumluk bir performans bulunuyordu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Fernando Alonso – 244 Yarış

14.10.2012- Race, 3rd position Fernando Alonso (ESP) Scuderia Ferrari F2012

Formula 1’e 2001 yılında adım atan Alonso 2001’den bu yana toplam 14 sezondur Formula 1 gridinde yer alıyor. Şuana kadar Minardi, McLaren, Renault ve Ferrari takımlarında toplamda 2 şampiyonluk ve 32 galibiyet alan Alonso, F1 tarihinin en yetenekli pilotları arasında gösteriliyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Giancarlo Fisichella – 229 Yarış

8 Fisichella

Formula 1’de mücadele etmeye 1996 sezonunda başladı. Eline çok hızlı bir takımda yarışma fırsatı geçmemişti, fakat Fisichella F1’e açılan kapının küçük takımlardan geçeceğini biliyordu. Minardi ile 1996 sezonunda ilk kez F1’de yarışma fırsatını yakaladı ve sezon sonunda takımdan ayrılarak Jordan’a geçti. Kariyeri boyunca Minardi, Jordan, Benetton, Sauber, Renault, Force India ve Ferrari takımları ile mücadele eden Fisichella 2009 yılının sonunda F1’den emekli oldu ve Ferrari’nin test pilotluğu görevine getirildi. Kariyeri boyunca çok büyük istatistiklere sahip olamayan İtalyan pilot 3 galibiyet ve 19 podyumluk başarısı ile biliniyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Kimi Raikkonen – 222 Yarış

18 Raikkonen

Raikkonen saf hız anlamında son yıllarda Formula 1’in gördüğü en iyi pilotlar arasında yer alıyor. Kendisine özgü konuşması, hareketleri ve tavırlarıyla  bilinen Raikkonen, Formula 1 kariyerine 2001 Avustralya’da başlamış ve 2007 yılında dünya şampiyonu olmuştur. Kariyeri boyunca 20 galibiyet, 16 pole pozisyonu, 42 en hızlı tur, 78 podyum ve 1.100 puan alan Raikkonen, Sauber, McLaren, Lotus ve Ferrari takımları adına mücadele etmiştir. Şuanda Ferrari takımı adına yarışmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Felipe Massa – 220 Yarış

HOCKENHEIM (GERMANIA) - 19/07/2012 © FOTO ERCOLE COLOMBO

Formula 1’e ilk adımlarını 2002 yılında Sauber ile atan Massa, 12 sezon boyunca Formula 1’de yer aldı. Sauber, Ferrari ve günümüzde mücadele ettiği Williams takımlarıyla yarışma fırsatı yakalayan Brezilyalı pilot hiç dünya şampiyonluğu yaşayamazken en iyi şampiyona sonucu 2008 yılındaki ikinciliğiydi. 11 galibiyet, 15 pole pozisyonu ve 14 en hızlı turluk bir kariyere sahip olan Massa 828 F1 puanının da sahibi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Mark Webber – 215 Yarış

SPIELBERG,AUSTRIA,21.JUN.14 - FORMULA 1 - Grand Prix of Austria, Red Bull Ring, qualifying. Image shows Mark Webber. Photo: GEPA pictures/ Christian Walgram - For editorial use only. Image is free of charge.

Formula 1’in uzun boylu adamı Mark Webber, Formula 1’deki ilk yarışına 2002 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 12 sezonda Minardi, Jaguar, Willias ve Red Bull takımlar adına 215 yarışa çıkan Avustralyalı pilot, 3 dünya üçüncülüğü, 9 galibiyet, 13 pole pozisyonu, 19 en hızlı tur, 42 podyum ve 1.047 puan elde etti. Webber 57 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2013 Brezilya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jean Alesi – 201 Yarış

2 alesi

1964 yılında Avignon-Montfavet’de dünyaya gelen Alesi, Formula 1’deki ilk yarışına 1989 yılında Fransa’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 13 sezonda Tyrrell, Ferrai, Benetton, Sauber, Prost ve Jordan takımları adına 201 yarışa çıkan Fransız pilot 1 galibiyet, 2 pole pozisyonu, 4 en hızlı tur, 32 podyum ve 241 puan elde etti. Yağmurlu havada gösterdiği performanslar ile dikkat çeken Alesi 2001 Japonya GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Nick Heidfeld – 183 Yarış

11 Heidfeld

2000 yılında Prost ile F1 kariyerine başlayan Heidfeld, kariyerinin başlarında Formula 1 tarihindeki en hızlı genç yeteneklerinden birisi olarak gösteriliyordu. Kariyeri boyunca Sauber, Prost, Jordan, Williams, BMW Sauber ve Renault takımlarında mücadele den Alman pilot, 2011 yılının sonunda F1’den emekli oldu. Heidfeld belkide gridde yarışmayı en çok hak eden isimlerden birisiydi fakat sponsor sorunları yüzünden kariyeri kısa sürdü. Alman pilot bazı ilginç rekorlarıda elinde bulunduruyor. Kariyeri boyunca 13 kez podyuma çıkan Heidfeld “galibiyet almadan en çok podyuma çıkan pilot” ünvanınında sahibi. 259 kariyer puanı bulunan Heidfeld’in 1 en hızlı tur ve 2 pole pozisyonu da bulunuyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Ralf Schumacher – 180  Yarış

21 Schumacher

Formula 1’deki ilk yarışına 1997 yılında Avustralya’da çıkan Schumacher, Jordan, Williams ve Toyota takımları adına 180 yarışa çıktı. Aynı zamanda Michael Schumacher’in kardeşi de olan Ralf, kariyeri boyunca 6 galibiyet, 6 pole pozisyonu, 8 en hızlı tur ve 27 podyum elde etti. Schumacher 329 puan aldığı kariyerini 2007 Brezilya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Nico Rosberg – 176 Yarış

38 Rosberg

Formula 1 kariyerine 2006 yılında Williams’da başlayan Rosberg, uzun süre mücadele ettiği İngiliz takımın ardından 2010 yılında Mercedes’e geçti. Burada ilk kez şampiyonluk mücadelesi verdi ve çıktığı 176 yarışta 11 galibiyet, 16 pole pozisyonu, 11 en hızlı tur ve 35 podyum elde etti. Rosberg günümüzde Mercedes adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jacques Villeneuve – 163 Yarış

22 Villeneuve

Gilles Villeneuve’nin oğlu olan Jacques Villeneuve, Formula 1’deki ilk yarışına 1996 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 11 sezonda Williams, BAR, Renault, Sauber ve BMW Sauber takımları adına 163 yarışa çıkan Kanadalı pilot, 1 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 11 galibiyet, 13 pole pozisyonu, 9 en hızlı tur, 23 podyum ve 235 puan elde etti. Villeneuve, 2006 Almanya GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Johnny Herbert – 161 Yarış

01_02165937_18bfa3_2399911a

Formula 1’deki ilk yarışına 1989 yılında Brezilya’da çıkan Herbert, 7 farklı takımda 161 yarışa çıkmış ve hiç şampiyon olamamıştır. Kariyerinde üç kez galibiyet alan ve 7’de podyumu bulunan Herbert, 2000 Malezya’nın ardından Formula 1’e veda etmiştir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Mika Hakkinen – 161 Yarış

1968 yılında Helsinki’de dünyaya gelen Hakkinen, Formula 1 macerasına 1991 yılında Amerika’da başladı. Gösterdiği güçlü performanslar ile büyük takımların dikkatini çekti ve uzun yıllar Schumacher ile şampiyonluk mücadelesi verdi. Formula 1’de mücadele ettiği 11 sezonda Lotus ve McLaren takımları adına yarışan ve 161 yarışa çıkan Fin pilot, 2 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 20 galibiyet, 26 pole pozisyonu, 25 en hızlı tur, 51 podyum ve 420 puan elde etti. Hakkinen, 62 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2001 Japonya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Olivier Panis – 158 Yarış

15 Panis

Formula 1 kariyerine 1994 Brezilya GP’si ile başlayan Panis, 11 sezoluk kariyerinde toplam 158 yarışa çıkıp Toyota, Honda, Prost ve Ligier takımlarında mücedele etmiş. Panis kariyeri boyunca 1 galibiyet ve 5 podyum elde ederken 63 kezde yarış dışı kalmış. Toyota ile başarısız geçen 2004 sezonunun Japonya GP’sinin ardında emekli olmuştur.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Lewis Hamilton – 158 Yarış

Lewis Hamilton

GP2 ve alt serilerde gösterdiği performans ile McLaren ile 2007 yılında Formula 1’de yarışma fırsatı yakalayan Hamilton, henüz ilk sezonunda gösterdiği performans ile dikkatleri üzerine çekmiş ve ikinci senesinde şampiyon olmuştu. İngiliz pilot McLaren ve Mercedes takımları adına çıktığı 158 yarışta 38 galibiyet, 47 pole pozisyonu, 24 en hızlı tur ve 79 podyum elde ederken, 2008 ve 2014 yıllarını şampiyon olarak tamamladı. İngiliz pilot günümüzde Mercedes adına yarışmaya devam ediyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Heinz Harald Frentzen – 156 Yarış

4 Frentzen

1967 yılında Mönchengladbach’da dünyaya gelen Frentzen, Formula 1’deki ilk yarışına 1994 Brezilya GP’sinde çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 10 sezonda Sauber, Williams, Jordan, Prost ve Arrows takımları adına 161 yarışa çıkan Alman pilot, 3 galibiyet, 2 pole pozisyonu, 6 en hızlı tur, 18 podyum ve 174 puan elde etti. Alman pilot 2003 Japonya GP’sinin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sebastian Vettel – 149 Yarış

45 Vettel

Formula 1’e BMW Sauber’in üçüncü pilotu olarak bşalayan Vettel, ilk yarışına da 2007 yılında BMW Sauber ile çıktığ ve sekizinci oldu. Sezon içerisinde Toro Rosso’ya geçti ve 2008 İtalya GP’sini pole pozisyonundan başlayıp kazanarak dikkatleri üzerine çekti. Ertesi sene Red Bull ile şampiyonluk mücadelesi verdi. 2010 yılından itibaren Red Bull ile 4 yıl üst üste şampiyon olan Vettel kariyeri boyunca, 41 galibiyet, 45 pole pozisyonu, 24 en hızlı tur, ve 73 podyum elde etti. Alman pilot günümüzde Ferrari adına yarışmaya devam ediyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Eddie Irvine – 146 Yarış

6 Irvine

1993 Japonya GP’si ile beraber Formula 1’de yarışan Irvine, iki sezonluk Jordan macerasının ardından Ferrari’ye geçti ve her yıl kendisini geliştirdi. 1998’de 4. olan Irvine, 1999 kariyerinin ilk şampiyonluğuna çok yaklaşsa da gülen taraf Hakkinen oldu. Daha sonra Ferrari’den ayrılıp Jaguar’a geçti. Burada istediği başarıyı yakalayamadı ve 2002’yi 9. sırada tamamlamasının ardından emekli oldu. Kariyeri boyunca 4 galibiyet, 1 en hızlı tur ve 26 podyum kazanan Irvine, 191 puanında sahibi konumunda.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Adrian Sutil – 128 Yarış

Adrian Sutil (GER) Sahara Force India F1.Formula One Testing, Day Three, Thursday 21st February 2013. Barcelona, Spain.

Formula 1’de yarışmaya Spyker ile başladı ve takımın Force India olmasının ardından takım ile yarışmaya devam etti. Genelde arka sıralarda yarışan takımlar adına mücadele etti ve kariyerinde elde ettiği tek başarı 1 en hızlı turdu. 8 sezonlik kariyerinde 124 puan alan Sutil, 2014 Abu Dhabi’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Heikki Kovalainen – 111 Yarış

42 Kovalainen

Renault’nun verdiği fırsat ile Formula 1’de yarışmaya başladı ve ilk sezonunda gösterdiği performans ile rakiplerinin dikkatini çekti. Renault, McLaren, Caterham ve Lotus takımları adına 111 yarışa çıkan Fin pilot, 1 galibyet, 1 pole pozisyonu, 2 en hızlı tur, 4 podyum ve 105 podyum elde etti. Kovalainen, yeteri kadar sponsorunun olmamasının ardından 2013 yılının Brezilya GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Mika Salo – 110 Yarış

8 Salo

1966 Helsinki doğumlu Mika Salo, Formula 1 kariyerine 1994 Japonya GP’sinde başladı. Toplamda 8 sezon F1′de mücadele eden Fin pilot, Lotus, BAR, Ferrari, Sauber, Arrows, Toyota ve Tyrrell ile toplamda 110 yarışa çıkıp, 2 podyum ve 33 puan elde etti. 2002 Japonya GP’sinde F1’e vade eden Salo, kariyeri boyunca iki tur lider gitmeyi  başardı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jos Verstappen – 107 Yarış

9 Verstappen

1972 yılında Montfort’ta dünyaya gelen Verstappen, Formula 1’deki ilk yarışın 1994 yılında Brezilya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 8 sezonda Benetton, Simtek, Footwork, Tyrrell, Stewart, Arrows ve Minardi takımları adına 107 yarışa çıkan Hollandalı pilot, 2 podyum ve 17 puan elde etti. Verstappen 2003 Brezilya GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Pedro de la Rosa – 105 Yarış

Pedro De La Rosa (ESP) HRT Formula One Team.en el GP de India, 17 prueba del Mundial, en el circuito  Buddh International Circuit, Greater Noida, Nueva Delhi, India. viernes 26 de octubre de 2012, Pedro De La Rosa (ESP) HRT Formula One Team.Formula One World Championship, Rd17, Indian Grand Prix, Buddh International Circuit, Greater Noida, New Delhi, India, Practice, Friday 26 October 2012.

1971 yılında Barcelona’da dünyaya gelen De la Rosa F1’deki ilk yarışına 1999 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 9 sezonda Arrows, Jaguar, McLaren, BMW Sauber, Sauber ve HRT takımları adına 105 yarışa çıkan İspanyol pilot 1 en hızlı tur, 1 podyum ve 35 puan elde etti. De La Rosa 2012 Brezilya GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Pedro Diniz – 98 Yarış

3 Diniz

1970 yılında Sao Paulo’da dünyaya gelen Diniz, Formula 1’deki ilk yaırşına 1995 yılında Brezilya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 6 sezonda Ligier, Forti, Arrows ve Sauber takımları adına 98 yarışa çıkan Brezilyalı pilot 10 puan elde etti. Jean Alesi, Mika Salo, Damon Hill, Olivier Panis ve Roberto Moreno ile çalışan Diniz 2000 Malezya GP’nin ardından 58 kez yarış dışı kaldığı kariyerini sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

  Juan Pablo Montoya – 94 Yarış

14 Montoya

2001 Avustralya GP’si ile Formula 1 macerasına başlayan Montoya, emekli olacağı 2006 Amerika GP’sine kadar toplamda 6 sezon F1’de mücadele etti ve 94 yarışa çıktı. Zaman zaman gösterdiği başarılı performans ve mücadeleci kimliğiyle hatırlanan Kolombiyalı pilot McLaren ve Williams takımlarında mücadele etti. Toplamda 7 galibiyet, 13 pole pozisyonu, 12 en hızlı tur ve 30 podyumu bulunan Montoya 30 kezde yarış dışı kaldı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Timo Glock – 91 Yarış

10 Fisichella

2004 sezonunda Jordan ile 4 yarışa çıkma fırsatı yakaladı. 4 yarışta iki puan aldı fakat bu onu F1’de tutmaya yetmedi. Glock F1 kariyerinin bittiği söylentilerine aldırmayarak alt serilerde mücadele etti ve 2008 sezonu için Toyota’dan teklif aldı. Glock bu teklifi geri çevirmedi ve ikinci F1 kariyerine başladı. jordan, Toyota, Virgin ve Marussia takımlarıyla yarışma fırsatı yakalayan Glock 2012 yılının sonunda F1’den emekli oldu. Kariyerinde elde ettiği tek başarı 1 en hızlı tur ve 51 puandı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Takuma Sato – 90 Yarış

19 Sato

Formula 1’in renkli simalarından Sato, Formula 1 kariyerine 2002 yılında Avustralya’da başlamıştır. Jordan, BAR ve Super Aguri ekipleri adına 90 yarışa çıkan Japon pilot 1 podyum ve 44 puan elde etmiştir. 2008 İspanya GP’sinin ardından emekli olan Sato özellikle yaptığı kazalar ile hatırlanmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Pastor Maldonado – 86 Yarış

61 Maldonado

GP2’de gösterdiği güçlü ve agresif performansıyla beraber güçlü sponsorlarıyla 2011 yılında Williams’da yarışmaya başladı. 3 yıl boyunca Williams’da mücadele eden Maldonado, zaman zaman agresif performanslar sergilerken sürekli olarak karıştığı olaylar ve kazalar ile gündeme geldi. 2012 İspanya’da ilk ve tek galibiyetini aldı. 2014’de Williams’dan Lotus’a geçti ve günümüzde Lotus adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Nico Hulkenberg – 86 Yarış

Nico Hulkenberg (GER) Sahara Force India F1.Formula One Testing, Day 3, Saturday 22nd February 2015. Barcelona, Spain.

Genç serilerde gösterdiği performans ile Williams’ın dikkatini çeken Hulkenberg, ilk yarışına 2010 yılında Bahreyn’de çıktı. Brezilya GP’sinde pole pozisyonu aldı ancak bu onun F1’de kalması için yeterli değildi. Bir sezonluk test pilotluğunun ardından 2012 yılında Formula 1’e geri döndü ve gösterdiği performanslar ile büyük takımların dikkatini çekti. Kariyeri boyunca 1 en hızlı tur ve 1 pole pozisyonu kazanan Hulkenberg, günümüzde Force India ile yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sergio Perez – 84 Yarış

Formula 1’deki ilk yarışına 2011 yılında Sauber ile çıktı. İlk sezonunda beklentilerin uzağında kalsa da 2012 yılında gösterdiği güçlü performanslar ile dikkati üzerinde çekti. İki podyum ile 2012’yi tamamlayan Perez, Hamilton’ın yerine McLaren’a geçti. Burada Button’ın gerisinde kaldı ve takımdan gönderildi. 2014 yılında Force India ile anlaşan Perez, Bahreyn’de iki yıl sonra podyuma çıktı ve günümüzde Force India adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Vitantonio Liuzzi – 80 Yarış

31 Liuzzi

1980 yılında Locorotondo’da dünyaya geleni Liuzzi, Formula 1’deki ilk yarışına 2005 yılında San Marino’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 6 sezonda Red Bull, Toro Rosso, Force India ve HRT takımları adına 80 yarışa çıkan Liuzzi 26 puan elde etti. Liuzzi 2011 Brezilya GP’nin ardından F1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Daniel Ricciardo – 79 Yarış

Red Bull’un genç sürücü akademisinde yer alan Ricciardo, 2011’in ilk yarısını Toro Rosso’nun yedek pilotu olarak geçirdi ve ilk yarışına 2011 İngiltere GP’sinde HRT ile çıktı. 2012 yılında Toro Rosso’ya geçen Ricciardo, iki yıllık macerasında gösterdiği performans ile Webber’in yerine Red Bull’a geçti. Hakkında yapılan eleştirilere rağmen sezon boyunca 4 kez dünya şampiyonu Vettel’i mağlup etti ve yıl boyunca aldığı 3 galibiyet ile sezonu üçüncü sırada tamamladı. Günümüzde Red Bull adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Robert Kubica – 76 Yarış

36 Kubica

1984 yılında Cracovie’de dünyaya gelen Kubica, Formula 1 macerasına 2006 yılında Macaristan’da başladı. Formula 1’de mücadele ettiği 5 sezonda BMW Sauber ve Renault takımları adına 76 yarışa çıkan Polonyalı pilot, 1 galibiyet, 1 pole pozisyonu, 1 en hızlı tur, 12 podyum ve 273 puan elde etti. Kubica, 12 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2010 Abu Dhabi GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Kamui Kobayashi – 75 Yarış

53 Kobayashi

1986 yılında Amagasaki’de dünyaya gelen Kobayashi, Formula 1’deki ilk yarışına 2009 yılında Brezilya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 5 sezonda Toyota, BMW Sauber, Sauber ve Caterham ile 75 yarışa çıkan Kobayashi 1 en hızlı tur, 1 podyum ve 125 puan elde etti. Kobayashi 2014 Brezilya Abu Dhabi GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Romain Grosjean – 74 Yarış

52 Grosjean

2010 yılında büyük umutlar ile Nelson Piquet’nin yerine  Formula 1’de yarışmaya başlayan Grosjean, takımın beklentilerinden uzak kaldı ve ertesi sezon GP2’ye gönderildi. GP2’de yeniden yıldızı parlayan Grosjean, 2012 yılında Lotus takımıyla beraber F1’e döndü. İlk senesinde karıştığı kazalar ile gündeme gelen Grosjean, ikinci sezonunda gösterdiği güçlü performanslar ile dikkatleri üzerine çekti. Kariyeri boyunca 1 en hızlı tur ve 9 podyum elde eden Grosjean, günümüzde Lotus adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Alexander Wurz – 69 Yarış

Alex Wurz (AUT) #07 Toyota Racing Toyota TS040 Hybrid. 11.06.2014. FIA World Endurance Championship Le Mans 24 Hours, Practice and Qualifying, Le Mans, France. Wednesday. - www.xpbimages.com, EMail: requests@xpbimages.com - copy of publication required for printed pictures. Every used picture is fee-liable. © Copyright: Moy / XPB Images

1974 yılında Widhofen’da dünyaya gelen Wurz, Formula 1’deki ilk yarışına 1994 yılında Kanda’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 7 sezonda Benetton, McLaren ve Williams takımları adına 69 yarışa çıkan Avusturyalı pilot, 1 en hızlı tur, 3 podyum ve 45 puan elde etti. Wurz, 2007 Çin GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Paul di Resta – 58 Yarış

1986 yılında Uphall’da dünyaya gelen Di Resta, Formula 1’deki ilk yarışına 2011 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Force India takımı adına 58 yarışa çıkan İngiliz pilot 121 puan elde etti. Nico Hulkenberg ve Adrian Sutil ile çalışan İngiliz pilot 10 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2013 Brezilya GP’nin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jean Eric Vergne – 58 Yarış

64 Vergne

1990 yılında Pontoise’de dünyaya gelen Vergne, Formula 1’deki ilk yarışına 2012 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadel ettiği 3 sezonda Toro Rosso takımı adına 58 yarışa çıkan Fransız pilot, 51 puan elde etti. Daniel Ricciardo ve Daniil Kvyat ile çalışan Vergne, 2014 Abu Dhabi’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Vitaly Petrov – 57 Yarış

Brazilian Grand Prix - ThursdayInterlagos, Sao Paulo, Brazil.24th November 2011.Vitaly Petrov, Lotus Renault GP R31. World Copyright:Andrew Ferraro/LAT Photographicref: Digital Image _Q0C9994

1984 yılında Vyborg’da dünyaya gelen Petrov, Formual 1 macerasına 2010 yılında Bahreyn’de başladı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Renault ve Caterham takımları adına 57 yarışa çıkan Rus piloy 1 en hızlı tur, 1 podyum ve 64 podyum elde etti. Petrov, 2012 Brezilya GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Sebastien Buemi – 55 Yarış

51 Buemi

Formula 1’de yarışmaya 2009 yılında Avustralya’da yarışmaya başlayan Buemi, Toro Rosso takımı ile birlikte 3 yıl Formula 1’de kaldı. Elde ettiği tek başarı aldığı 29 puandı ve 2011 Brezilya’nın ardından F1’e veda etti. Şuanda Red Bull’un yedek pilotluğunu yapmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Luca Badoer – 51 Yarış

49 Badoer

Luca Badoer, Formula 1’de yarışmaya 1993 yılında başladı ve 1995 yılında Minardi, 1996 yılında Forti ve 1999 yılında yine Minardi takımları adına mücadele etti. 10 yıl boyunca herhangi bir takımda yarışmayan ve Ferrari’nin test pilotluğunu yapan Badoer, Massa’nın kazasının ardından 10 yıl sonra F1 direksiyona 2009 Avrupa GP’siyle birlikte geçti. Beklenilen performanstan uzaktı ve 2009 Belçika’nın ardından Formula 1’e veda etti. Kariyeri boyunca hiç puan alamayan Badoer’in herhangi bir başarısı bulunmamaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Christian Klien – 49 Yarış

SAO PAULO, BRAZIL - OCTOBER 22:  Christian Klien of Austria and Jaguar prepares for action during practice for the Formula One Brazilian Grand Prix at Interlagos on October 22, 2004 in Sao Paulo, Barzil. (Photo by Mark Thompson/Getty Images)  *** Local Caption *** Christian Klien

2004 Avustralya GP’si ile F1’e adım adan atan Klien, Jaguar, Red Bull ve HRT takımlarıyla yarışma fırsatı yakaladı. 14 puanlık bir kariyere sahip olan Avusturyalı pilot 2010 yılının sonunda F1’den emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Valtteri Bottas – 47 Yarış

2012 yılını Williams’ın yedek pilotu olarak geçiren Bottas, 2013 yılında Williams ile ilk kez Formula 1’de yarışma fırsatı yakaladı. Yıl boyunca aracının yavaş olması nedeniyle gerilerde kalan Bottas, Kanada sıralama turlarını üçüncü sırada tamamlarken, Amerika’da sekizinci olarak ilk puanlarını aldı. 2014 yılında güçlenen Williams ile neredeyse her yarış podyum mücadelesi verdi. Sezon boyunca altı kez podyuma çıkan Bottas, günümüzde Williams adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Christijan Albers – 46 Yarış

25 Albers

1979 yılında Eindhoven’da dünyaya gelen Albers, Formula 1’deki ilk yarışına 2005 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Spyker, Midland ve Minardi takımları adına 46 yarışa çıkan Hollandalı pilot, 4 puan elde etti. Kariyeri boyunca 10 farklı pilot ile çalışan Albers, 18 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2007 Britanya GP’nin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Jaime Algersuari – 46 Yarış

48 Algersuari

1990 yılında Barcelona’da dünyaya gelen Algersuari, Formula 1’deki ilk yarışına 2009 yılında Macaristan’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Toro Rosso adına 46 yarışa çıkan İspanyol pilot, 31 puan elde etti. Sebastian Buemi ve Daniel Ricciardo ile çalışan Algersuari 2011 Brezilya GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Narain Karthikeyan – 46 Yarış

Narain Karthikeyan (IND) Hispania Racing F1 Team (HRT). Formula One Testing, Day 3, Valencia, Spain, Thursday 3 February 2011.

1977 yılında Chennai’de dünyaya gelen Karthikeyan, Formula 1’deki ilk yarışına 2005 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Jordan ve HRT takımları adına 46 yarışa çıkan Hindistanlı pilot, 5 puan elde etti. Tiago Monteiro, Vitantonio Liuzzi, Daniel Ricciardo, Pedro de la Rosa ile çalışma fırsatı yakalayan Monteiro, 2012 Brezilya GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Bruno Senna – 46 Yarış

58 Senna

Ayrton Senna’nın yeğeni Bruno Senna, Formula 1’de yarışma şansını 2010 yılında HRT ile yakaladı. 2011 yılında kısa bir Renault macarası geçiren Senna, 2012 yılında Williams ile tam sezon yarıştı ve 1 en hızlı tur kaydetti. Senna 2012 Brezilya’nın ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Charles Pic – 39 Yarış

Pic, Formula 1’deki ilk yarışına 2012 yılında Marussia ile çıktı. Tam sezon yarıştığı Marussia’nın ardından 2013 yılında Caterham’a geçti ve bu iki yıl boyunca herhangi bir başarı elde edemedi. Pic, 2 yıllık macerasının ardından 2014 yılını Lotus’un test pilotu olarak geçirdi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Esteban Gutierrez – 38 Yarış

Formula 1’deki ilk yarışına 2013 yılında Sauber ile çıkan Gutierrez, ilk sezonunda beklentilerin uzağında kaldı. Buna rağmen sezonu 6 puan ve 1 en hızlı tur ile tamamlarken, ikinci sezonunda yavaş Sauber ile beraber puan alamadı. Meksikalı pilot, günümüzde Ferrari’nin yedek pilotluğunu yapmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Tiago Monteiro – 37 Yarış

Portugal´s Formula One driver Tiago Monteiro anwers media questions during a press conference in Lisbon, 27 June 2005. Monteiro placed third in last race in Indianapolis, becoming the most sucessfull rookie in F1 history, by ending all 9 races he participated.  AFP PHOTO/ FRANCISCO LEONG - NAO PUBLICADAS -

1976 yılında Oporto’da dünyaya gelen Monteiro, Formula 1 macerasına 2005 yılında Avustralya’da başladı. Formula 1’de mücadel ettiği 2 sezonda Jordan ve Midland takımları adına 37 yarışa çıkan Portekizli pilot 1 podyum ve 7 puan elde etti. Monteiro 7 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2006 Brezilya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Marc Gene – 36 Yarış

9 Gene

1999 sezonunda Minardi ile F1 serüvenine başladı. İlk sezonunda yavaş Minardi ile ilk puanını kazandı. 4 yıllık kariyerinde Minardi ve Williams takımları ile mücadele etme fırsatı yakaladı. 2004 sezonunun sonunda Williams’ta F1 kariyerini noktaladı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Ricardo Zonta – 36 Yarış

24 Zonta

Formula 1’de yarışmaya 22 yaşında başladı ve eline gelen fırsatı iyi değerlendirmeye çalıştı. İlk yarışına 1999 yılında Avustralya’da başlayan Zonta, Formula 1’de mücadele ettiği 4 sezonda Jordan, Toyota ve BAR takımları adına yarışan ve 67 yarışa çıkan Brezilyalı pilot 3 puan elde etti. Zonta 19 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2004 Brezilya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Kazuki Nakajima – 36 Yarış

ng7zkR

1985 yılında Aichi’de dünyaya gelen Nakajima, Formula 1’deki ilk yarışına 2007 yılında Brezilya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Williams takımı adına 36 yarışa çıkan Japon pilot 9 puan elde etti. Nico Rosberg ve Alexander Wurz ile çalışan Nakajima 2009 Abu Dhabi’nin ardından Formula 1’den ayrıldı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Max Chilton – 35 Yarış

Max Chilton Indy Lights

1991 yılında Surrey’de dünyaya gelen Chilton, Formula 1’deki lk yarışına 2013 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadel ettiği 2 sezonda Marussia takımı ile 35 yarışa çıkan İngiliz pilot herhangi bir başarı elde edemedi.  Chilton, 2014 Rusya GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Jules Bianchi – 34 Yarış

Ferrari genç akademi sürücüsü Bianchi, 2012 yılını Force India’nın test pilotu olarak geçirdi ve ertesi sezon Marussia ile F1’e ilk adımlarını attı. Sezon boyunca takım arkadaşını mağlup ederek gerilerde de olsa ne kadar yetenekli olduğunu kanıtladı. Ertesi sezon Marussia’da yarışmaya devam etti, Monaco’da 21. sıradan başladığı yarışı 9. sırada tamamlayarak Marussia tarihinin ilk puanlarını alırken, kendi ilk puanlarınıda aldı. Japonya GP’sinde yağmur altında aracının kontrolünü kaybedip, o sırada Sutil’ın aracını kaldıran vince çarparak hayatını kaybetti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Enrique Bernoldi – 32 Yarış

10 Bernoldi

1978 yılında Coritiba’da dünyaya gelen Bernoldi, Formula 1’deki ilk yarışına 2001 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Arrows takımı adına 28 yarışa çıkan Bernoldi herhangi bir başarı elde edemedi. Brezilyalı pilot 2002 Almanyanın ardınan emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Cristiano Da Matta – 28 Yarış

7 Da matta

Formula 1’de yarışma şansını geç yakaladı. Eline gelen şans Toyota ile 2003 sezonu ile yarışmaktı. Da Matta bu şansı geri çevirmeyerek 2003 ve 2004 sezonlarında Toyota takımı adına mücadele etti. Zaman zaman sıralama turlarında gösterdiği performans ile gözleri üstüne çekti. Fakat 2004 sezonunun 12. yarışı olan Almanya’nın ardından takım ile olan sözleşmesi feshedildi. İtalyan pilotun 28 yarışlık kariyerindeki tek başarısı 2003 Suzuka sıralama turlarındaki üçüncülük ve 13 kariyer puanıydı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Scott Speed – 28 Yarış

39 Speed

1983 yılında Manteca’da dünyaya gelen Speed, Formula 1’deki ilk yarışına 2006 yılında Bahreyn’de çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 2 sezonda Toro Rosso takımı adına 28 yarışa çıkan Amerikan pilot herhangi bir başarı elde edemedi. Vitantonio Liuzzi, David Coulthard ve Christian Klien ile çalışma fırsatı yakalayan Speed, 2007 Avrupa GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Nelson Piquet Jr – 28 Yarış

Nelson Piquet Jr.Bridgestone Brasil  Golf Tournament 2008Sao Paulo, Brazil - 29.10.08**Available for publication in UK. Not for publication in the rest of the world**Credit: WENN

1985 yılında Allemagne’de dünyaya gelen Piquet, Formula 1’deki ilk yarışına 2008 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadel ettiği 2 sezonda Renault takımı adına 28 yarışa çıkan Brezilyalı pilot, 1 podyum ve 19 puan elde etti. Fernando Alonso ile çalışan Piquet, 2009 Macaristan GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Daniil Kvyat – 28 Yarış

GP3’de şampiyonluk yaşamasının ardından Toro Rosso ile 2014 yılında Formula 1’e girdi. İlk sezonunda zaman zaman gösterdiği güçlü performanslar, onun 2015’de Red Bull adına yarışmasını sağladı. Günümüzde Red Bull adına yarışan Kvyat’ın 1 podyumu bulunmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sebastien Bourdais – 27 Yarış

KUALA LUMPUR, MALAYSIA - APRIL 02:  Sebastien Bourdais of France and Scuderia Toro Rosso attends the drivers press conference during previews to the Malaysian Formula One Grand Prix at the Sepang Circuit on April 2, 2009 in Kuala Lumpur, Malaysia.  (Photo by Paul Gilham/Getty Images) *** Local Caption *** Sebastien Bourdais

1979 yılında Le Mans’ta dünyaya gelen Sebastien Bourdais, Formula 1’deki ilk yarışına 2008 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 2 sezonda Toro Rosso takımı adına 27 yarışa çıkan Fransız pilot, 6 puan elde etti ve 3 tur lider gitti. Bourdais, 2009 Almanya GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Marcus Ericsson – 26 Yarış

71 Ericsson

Uzun GP2 macerasının ardından güçlü sponsorlarıyla beraber 2014 yılın Caterham ile Formula 1’e katıldı. Yıl boyunca Kobayashi’ye mağlup olmasına rağmen, 2015 için Sauber ile anlaştı. Günümüzde Sauber adına yarışmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Tarso Marques – 24 Yarış

11 Marques

Formula 1 şansını ilk önce 1996 yılında Minardi ile yakalayan Marques, çıktığı iki yarışta da yarış dışı kalmış ve ertesi sezon yine Minardi ile yarışmıştı. Puansız geçen sezonun ardından Formula 1’den ayrılan Marquez, 2001 yılında Minardi ile yeniden F1’e döndü. Dönüşün ardındans onuçlar yine değişmeyince sezon sonunda Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Anthony Davidson – 24 Yarış

1979 yılında Hemel Hempstead’da dünyaya gelen İngiliz pilot, Formula 1’deki ilk yarışına 2002 yılında Macaristan’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 6 sezonda Minardi, BAR, Honda, Super Aguri takımları adına 24 yarışa çıkan Davidson herhangi bir başarı elde edemedi. Mark Webber, Takuma Sato, Jenson Button ve Rubens Barrichello ile çalışan Davidson, 2008 İspanya GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Gaston Mazzacane – 21 Yarış

7 Mazzacane

Formula 1’de yarışma fırsatını ilk kez Minardi ile 2000 yılında yakaladı. Tüm sezon boyunca Minardi ile yarışan Mazzacane, zaman zaman güçlü performanslar çıkardı ve 2000 Avrupa’yı 6. sırada tamamladı. Ertesi sezon içni Prost ile anlaştı ancak çıktığı ilk dört yarışın ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Sakon Yamamoto – 21 Yarış

40 Yamamoto

1982 yılında Toyohaski’de dünyaya gelen Yamamoto, Formula 1’deki ilk yarışına 2006 yılında Almanya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 3 sezonda Super Aguri, Spyker ve HRT takımları adına 21 yarışa çıkan Japon pilot herhangi bir başarı elde edemedi. Yamamoto, 2010 Güney Kore GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Zsolt Baumgartner – 20 Yarış

3 Baumgartner

Formula 1’de yarışmaya 2003 sezonunda başlayan Baumgartner Minardi ve Jordan takımlarıyla iki sezon gridde yer aldı ve herhangi bir başarı elde edemedi. Baumgartner 2004 sezonunun sonunda emekli olurken Formula 1 tarihinde hatırlanan tek başarısı 2004 Amerika GP’sinde elde ettiği tek puandı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Antonio Pizzonia – 20 Yarış

2007 GP2 Series. Round 2. Sunday Race Barcelona, Spain. 13th May 2007.  Jason Tahinci (TUR, Petrol Ofisi FMS International) and Antonio Pizzonia (BRA, Petrol Ofisi FMS International). Portrait.  World Copyright: Andrew Ferraro/GP2 Series Media Sevice   ref: Digital Image ZP9O7042

Pizzonia, 3 yıllık F1 kariyerine 2003 yılında Avustralya’da başladı. 2005 Çin GP’si ile birlikte F1’e veda eden Pizzonia’nın en iyi yarış sonucu 4 kez elde ettiği yedincilikti. Toplamda 8 puan toplayan Brezilyalı pilot, çıktığı 20 yarışın 12’sinde yarış dışı kaldı ve 2004 Belçika GP’sinde 1 tur lider giderek F1’deki tek başarısını elde etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Jerome D’ambrosio – 20 Yarış

25.05.2011- Jerome D'Ambrosio (BEL), Marussia Virgin Racing VR-02

1985 yılında Etterbeek’de dünyaya gelen D’ambrosio Formula 1’deki ilk yarışına 2011 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 2 sezonda Virgin ve Lotus takımları adına 20 yarışa çıkan D’Ambrosio herhangi bir başarı elde edemedi. Lucas di Grassi, Timo Glock ve Kimi Riakkonen ile çalışan Belçikalı pilot 2012 İtalya GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Giedo van der Garde – 19 Yarış

1985 yılında Ultrecht’de dünyaya gelen Van der Garde, Formula 1’deki ilk yarışına 2013 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda Caterham ile 19 yarışa çıkan Hollandalı pilot herhangi bir başarı elde edemedi ve 4 kez yarış dışı kaldı. Charles Pic ile çalışan Van der Garde 2013 Brezilya’nın ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Kevin Magnussen – 19 Yarış

74 Magnussen

Jan Magnussen’in oğlu Kevin Mganussen, Formula 1’deki ilk yarışına 2014 yılında Avustralya’da çıktı. McLaren adına çıktığı ilk yarışta podyum gören Magnussen, sezonun geri kalanında beklentilerin altında kaldı ve koltuğunu Fernando Alonso’ya kaybetti. Alonso’nun sezon öncesinde yaptığı kazayla birlikte 2015 Avustralya GP’sine katılma fırsatı yakalasada yarışa başlayamadan yolda kaldı. Şuanda McLaren’in yedek pilotluğunu yapmaktadır.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Gimmi Bruni – 18 Yarış

4 Bruni

2004 sezonunun 18 yarışına da Minardi takım ile katılan Bruni, takımın yavaş olması ile birlikte herhangi bir başarı elde edemedi. Gridde yer aldığı tek sezonda arka tarafta sessizce mücadele etti ve F1 kariyerini sezon sonunda bitirdi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Lucas di Grassi – 18 Yarış

55 Di grassi

Formula 1’de yarışma şansını 2010 yılında Virgin takımıyla yakalayan di Grassi, çıktığı 18 yarışta herhangi bir başarı elde edemezken, sezon sonunda Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Allan McNish – 16 Yarış

14 McNish

1969 yılında Dumfries’te dünyaya gelen Mcnish, Formula 1 macerasına 2002 yılında Avustralya’da başladı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda Toyota adına yarışan ve 16 yarışa çıkan İngiliz pilot, herhangi bir başarı elde edemedi. Mika Salo ile çalışma fırsatı yakalayan Mcnish, 9 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2002 Amerika GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Justin Wilson – 16 Yarış

16 Wilson

1978 yılında İngiltere’de dünyaya gelen Wilson, Formula 1’deki ilk yarışına 2003 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda Minardi ve Jaguar takımları adına 16 yaışa çıkan İngiliz pilot 1 puan elde etti. Jos Verstappen, Matteo Bobbi ve Mark Webber ile çalışan Wilson 2003 Japonya GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Luciano Burti – 15 Yarış

1- Burti

1975 yılında Sao Paulo’da dünyaya gelen Burti, Formula 1’deki ilk yarışına 2000 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 2 sezonda Jaguat ve Prost takımları adına 15 yarışa çıkan Burti, herhangi bir başarı elde edemedi. Heinz Harald Frentzen, Jean Alesi, Johnny Herbert ve Eddie Irvine ile çalışma fırsatı yakalayan Burti 2001 Belçika GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Alex Yoong – 14 Yarış

13 Yoong

1976 yılında Kuala Lumpur’da dünyaya gelen Yoong, Formula 1 macerasına 2001 yılında İtalya’da başladı. Formula 1’de mücadele ettiği 2 sezonda Minardı takımı adına yarışan ve 14 yarışa çıkan Malezyalı pilot herhangi bir başarı elde demedi. Fernando Alonso ve Mark Webber ile çalışma Fırsatı yakalayan Yoong, 8 kez yarış dışı kaldığı kariyerini 2002 Japonya GP’sinin ardından sonlandırdı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Ralph Firman – 14 Yarış

17 Firman

1975 yılında Norfolk’da dünyaya gelen İrlandalı pilot, Formula 1’deki ilk yarışına 2003 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda Jordan takımı adın 14 yarışa çıkan Firman, 1 puan elde etti. Giancarlo Fisichella ile çalışma fırsatı yakalayan Firman, 2003 Japonya GP’sinin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Giorgio Pantono – 14 Yarış

2008 GP2 Series. Round 8.  Valencia Street Circuit, Valencia, Spain 22nd August. Friday Qualifying.  Giorgio Pantano (ITA, Racing Engineering) celebrates his pole position. Portrait.  World Copyright: Alastair Staley/GP2 Series Media Service.  ref: Digital Image _P9O0537

Pantono 14 yarışlık F1 kariyerine 2004 Avustralya GP’sinde Jordan takımı ile başladı. Aracı yavaştı ve sezon boyunca gerilerde gözüktü. Sezonun 14. yarışı İtalya GP’sinin ardından takım ile olan sözleşmesi feshedildi ve Pantano’nun da F1 kariyeri böylece bitmiş oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Robert Doornbos – 11 Yarış

28 Doornbos

1981 yılında Rotterdam’da dünyaya gelen Doornbos, Formula 1’deki ilk yarışına 2005 yılında Almanya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği 2 sezonda Red Bull ve Minardi takımları adına 11 yarışa çıkan Hollandalı pilot, 3 kez yarış dışı kaldı ve herhangi bir başarı elde edemedi. Christijan Albers ve David Coulthard ile çalışan Doornbos, 2006 Brezilya GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Karun Chandhok – 11 Yarış

54 Chandhok

Formula 1’de yarışma fırsatını 2010 yılında HRT ile yakaladı ve sezon ikinci yarısında koltuğunu kaybetti. Ertesi sezon Lotus adına Almanya GP’sinde yarıştı ve o yarışın ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Patrick Friesacher – 11 Yarış

29 Friesacher
1980 yılında Wolfsberg’de dünyaya gelen Friesacher, Formula 1’deki ilk yarışına 2005 yılında Avustralya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda Minardi takımı adına 11 yarışa çıkan Avustralyalı pilot, 3 puan elde etti.Christijan Albers ile çalışan Friesacher 2005 Britanya GP’nin ardından Formula 1’e veda etti.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Carlos Sainz Jr – 10 Yarış

78 Sainz

Carlos Sainz Formula Renault 3.5’daki şampiyonluğuyla beraber 2015 yılı için Toro Rosso ile anlaştı. İlk 10 yarışta 9 puan alan Sainz, 4 kezde yarış dışı kaldı. Toro Rosso adına yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Max Verstappen – 10 Yarış

79 Verstappen

Formula 3 serisinde gösterdiği performans ile büyük takımların dikkatini çeken Verstappen, Red Bull’u seçti ve 2015 yılı için Toro Rosso ile anlaştı. Henüz 17 yaşında F1’e girmiş olması pek çok kesim tarafından eleştirilse de sezonun ilk 10 yarışında gösterdiği performans ve topladığı 22 puan ile yeteneğini gösterdi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Will Stevens – 9 Yarış

Caterham’ın 2014 Abu Dhabi GP’sine çıkmasıyla beraber Formula 1’de ilk kez yarış fırmatı yakaladı. Ertesi sezon için Manor ile anlaştı. Günümüzde Manor ile yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Roberto Merhi – 9 Yarış

Caterham’ın 2014 Abu Dhabi GP’sine çıkmasıyla beraber Formula 1’de ilk kez yarış fırmatı yakaladı. Ertesi sezon için Manor ile anlaştı. Günümüzde Manor ile yarışmaya devam etmektedir.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Felipe Nasr – 9 Yarış

2014 yılı için Williams ile anlaştı ve takım ile pek çok test seansına katıldı. GP2’deki performansı ve güçlü sponsorlarıyla beraber 2015 yılında Sauber ile F1’e ilk adımlarını attı. Şuana kadar 16 puan alan Nasr, Sauber ile yarışmaya devam ediyor.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Franck Montagny – 7 Yarış

37 Montagny

Formula 1’e ilk adımlarını 2003 yılında Fransa’da Renault’nun üçüncü pilotu olarak attı. Daha sonra 2005 yılında Jordan’ın üçüncü pilotu oldu ve ertesi sezon Super Aguri’nin pilot koltuğuna getirdi. Araç istediği seviyede değildi ve çıktığı 7 yarışın üçünde yarış dışı kaldı ve elde ettiği en iyi sonuç 16.lıktı. Kariyerini 2006 Fransa’nın ardından noktaladı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Nicolas Kiesa – 5 Yarış

15 Kiesa

1978 yılında Kopenhag’da dünyaya gelen Kiesa, Formula 1’deki ilk yarışına 2003 yılında Almanya’da çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda, Minardi takımı adına 5 yarışa çıkan Danimarkalı pilot herhangi bir başarı elde edemedi. Jos Verstappen ve Gimmi Bruni ile çalışan Kiesa 2005 Japonya GP’nin ardından emekli oldu.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Yuji Ide – 4 Yarış

35 Ide

1975 yılında Saitama’da dünyaya gelen Ide, Formula 1’deki ilk yarışına 2006 yılında Bahreyn’de çıktı. Formula 1’de mücadele ettiği tek sezonda Super Aguri takımı adına 4 yarışa çıkan Japon pilot, herhangi bir başarı elde edemedi. Ide 3 kez yarışı dışı kaldığı kariyerini 2006 San Marino GP’sinin ardından noktaladı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Tomas Enge – 3 Yarış

12 Enge

Prost ile 2001 yılında Formula 1’de yarışma fırsatı yakalayan Çek pilot, çıktığı üç yarışın ardından Formula 1’den ayrıldı. Enge bu süre zarfında 1 kez 12. olabildi.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Markus Winkelhock – 1 Yarış

46 Winkelhock

2006 yılını Midland’ın üçüncü pilotu olarak geçiren Winkelhock, kariyerinin ilk ve tek yarışına 2007 yılında Spyker takımı adına çıktı. Alman pilot ilk ve tek yarışına 22. sıradan başlarken, hidrolik problemi nedeniyle yolda kaldı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

 Andrea Lotterer – 1 Yarış

73 Lotterer

Formula 1’deki ilk ve tek yarışına 2014 yılında Belçika’da çıktı. Sıralama turlarında Ericsson’ı mağlup eden Lotterer, henüz yarışın ilk turunda motor problemi nedeniyle yolda kaldı.

http://i.hizliresim.com/ekd3z7.png

Eski pilotların ismini ne zaman duysam heyecanlanırım, eminim pek çok fan da benim gibidir. Bu yüzden böyle bir yazı yazmaya karar verdim.

2014 Yılında yapmayı/yazmayı planladığım yazıyı verdiğim ara nedeniyle ancak bu yıl bitirebildim, okuduğunuz için teşekkür ederim. Çok yakında, “Babadan kalma bir meslek; Formula 1” konulu yazıyı sizlerle buluşturacağım..

 

Kategoriler
Köşe Yazıları Manşet

2015 TV’de Motor Sporları Ekranı

Formula 1’in yayın hakları komedisi bittiğine göre artık yazımızın vakti geldi. Çok değil 6 ay önce D-Smart’ta Hamilton’ın şampiyonluğunu izledikten sonra 2015 mart ve nisanda Tivibu’dan dört yarış izledik. Tivibu bu dört yarışı da son anda yayınlayacağını duyurmuştu, hatta hepsini cuma gününden açıkladı ve mayıs ayı olmasına rağmen kesin olarak Formula 1’in 2015’te hangi kanalda veya platformda yayınlanacağını bilmiyorduk.

Yayın haklarını Tivibu’nun artık kesin olarak alacağını beklerken birden Digitürk ortaya çıktı. Ufak çaplı bir şok yaşadıktan sonra hemen bu duruma adapte olduk F1 izleyicisi olarak ve çareler aramaya başladık. Neyse, ben Tivibu’ya devam ediyorum. Digitürk Play almak durumunda kaldım. Tavsiyem eğer evinizde Digitürk yoksa bu platforma pek bulaşmamanız. Digitürk Play en uygun seçenek gibi duruyor, yok ben zaten fanatik bir futbol seyircisiyim derseniz Digitürk’e abone olmak en iyisi.

 

 

ligtv

 

 

Aslında buraya Türkiye’deki F1 fanları olarak ne yazsak haklıyız. Zaten seyircisi sınırlı olan sporun tv kanalı bu kadar değişir mi kardeşim ?  Bu arada sen F1’i yıllardır izlemeyen kardeş, Formula 1’i artık NTV yayınlamıyor, ne Okay Karacan kaldı ne de İstanbulpark !

Çok konuştuk farkındayım ama ne yaşadığımızı en iyi bu yazıyı okuyanlar bilir. Fazlasını içimize atıp hangi motor sporu yayını hangi kanalda ona bakalım.

 

Formula 1


2015 sezonunun geri kalanı artık Digitürk’te. Yarışları Lig TV 2 ve Lig TV 3 yayınlayacak yani futbol maçlarının dışında olan Spor Extra Paketi’nde olacak. Bu paketin içinde İngiltere Premier Ligi, Euroleague gibi organizasyonlar da var. Dipnot; Eurosport 1 ve 2’yi izlemek için ayrıdan Sporsever Paketi gerekiyor ve Eurosport’u Türksat uydusundan izlemek mümkün değil, eğer Eurosport izlemek istiyorsanız uydu konusunu mutlaka yetkiliye sorun.

 

SH bloga
Serhan Acar da tv yayıncılığında 10. yılını doldurdu.

 

Ayrıca RTL de F1 yayınlarına devam ediyor. Tivibu ve Kablolu TV’de RTL’yi izleyebilirsiniz. RTL genellikle otellerin tv paketlerinden de izlenebiliyor, malum yazın yarışlar mutlaka tatille çakışır. Azeri spor kanalı İdman TV’de Formula 1’i yayınlıyor fakat yarış herhangi bir güreş müsabakasıyla aynı saate denk geldiyse yarışı izleyemeyebilirsiniz.

 

Moto GP


Son 3 senedir motor sporları izleyicisinin vazgeçilmezi olan D-Smart bu sene sadece Moto GP’yi gösteriyor. Fakat anlaşması bu sene sonunda bitiyor ve D-Smart ilginç şekilde spor yayınlarından çekilmeye başladı, %90 ihtimalle seneye Moto GP’yi de yayınlamazlar, ona göre planlarınızı yapın.

WRC


Dünya Ralli Şampiyonası bu sene Ntv Spor’dan yayınlanıyor. Ntv Spor’u nasıl izleyeceğinizi hepinizi biliyorsunuzdur. Motors Tv de bonus olsun.

WEC – Le Mans 24 Hours


Dünya Dayanıklılık Şampiyonası ve serinin en önemli yarışı Le Mans 24 Saat Eurosport ekranlarında olacak. Motors TV de diğer yayıncılardan.

World Superbike

Kenan Sofuoğlu’nun mücadele ettiği Dünya Supersport Şampiyonası, Suberbike organizasyonun içinde yer alıyor. İki şampiyonayı da Eurosport vermeye devam ediyor.

 

1264384-27279305-640-360

 

Formula E


2014-2015 sezonu Ntv Spor tarafından gösterilmeye devam ediyor.

WTCC

Dünya Binek Araçları Şampiyonası da Loeb’le birlikte Eurosport’ta.

Renault Dünya Serisi – GP3 – Porsche Supercup


Renault Dünya Serisi (World Series by Renault) içinden genellikle Formula Renault 3.5 yarışları Eurosport’tan yayınlanıyor. Aynı şekilde F1 hafta sonları da GP3 ve Porsche Supercup yarışları Eurosport 1 veya 2’de.

DTM


Türkiye’de herhangi bir yayıncısı olmadığından youtube üzerinden DTM kanalından ücretsiz izleyebilirsiniz. Orta hızda bir internet yeterli olacaktır.

Fia European F3 Championship


Geçen yıl Ocon, Verstappen gibi genç pilotların yarıştığı seri yine youtube üzerinden ücretsiz izlenebilir. Motors TV de diğer seçenek.

Volkicar

Volkan Işık ve ekibi tarafından tasarlanan araçlarla yapılan seriyi Ntv Spor veriyor.

Blancpain GT Series – V8 Supercars – International GT Open


Bu serilerin hepsi Motors Tv’de var. Ayrıca Blancpain ve International GT Open youtube’dan da izlenebilir.

Nascar

Nascar’ı Ab Moteurs pazar yarışlarını Türkçe olarak veriyor. Cumartesi yarışlarının tekrarını ise pazar akşamı veriyor. Birkaç sene önce Türkiye’deki Fox Sports da bazı serilerini yayınlıyordu ama şu an net bir bilgimiz yok.

IRC – Britanya Superbike – Auto GP


Bu seriler de Eurosport ekranlarından izlenebilir.

 

Logo_MotorsTV_baseline_UK
İngiliz kanal motor sporları için özel.

 

 

Evet birçoğumuzun önceliği Formula 1. Biz yine de öne çıkan serilerin hangi kanallarda yayınlandığını göstermek istedik, umarım arayanlara bir faydası olur. Listeyi hazırlarken Ozan Baştuğ Ülkügil’in (ozmoturk) trf1.net’te yaptığı haberlerden fazlasıyla faydalandık. Cuma günü siteye girip hafta sonu programına bakılabilir.

 

Yukarıya eklemedik ama Motors TV daha birçok seriyi gösteriyor. Bu linkten hangilerini yayınladığına bakabilirsiniz. Aynı şekilde Eurosport Speedway, Ntv Spor Rallikros gibi değişik etkinlikleri yayınlıyor, hepsini listeye alarak iyice kafaları karıştırmak istemedik.

 

Öne çıkan iki spor kanalından Eurosport bütün platformlarda var yalnız Eurosport 2 D-Smart’ta yok ve yukarıda söylediğimiz gibi Digitürk’te de uyduya göre izlenebiliyor. Motors TV de Tivibu’da İngilizce yayın yapıyor. Şu ana kadar amacını anlayamadığım AB Moteurs ise D-Smart ve Teledünya’da yayınlanmakta. Fox Sports ise D-Smart,Digiturk,Teledüny’da yayın yapıyor ve -tam emin olmamakla birlikte- Nascar yarışlarını veriyor. Sports TV geçmiş senelerde bazı serileri veriyordu, şu anda hangilerinin yayın haklarına sahip bilmiyoruz ama bütün platformlarda ve uyduda mevcut, aklınızda bulunsun.

 

Muhtemelen Google’dan arama yapacak birçok arkadaş link için buraya yönelecek ama yazımız televizyondan motor sporlarını hangi kanalların verdiği üzerine. Daha Türksat dışında diğer uydularda Formula 1’i gösteren birçok ülke kanalı var. Eğer böyle izleyenler varsa diğer fanlara da yardımcı olmak için blogumuzda konuk yazarlık yapıp bu kanalları nasıl izleyebileceğimizi bizlere anlatabilir, buradan sesli duyurumuzu yapalım. İlerleyen yazılarda Digiturk, D-Smart gibi platformları karşılaştıracağız ve Eurosport gibi kanalların nasıl izlenebileceğinden bahsedeceğiz, bizimle kalın.

 

Mücahid Ekrem

http://wheremclarenhappens.blogspot.com.tr/

Kategoriler
Köşe Yazıları Manşet

Ferrari’nin Güçlü Performansının Altında Hangi Nedenler Yatıyor?

Ferrari kabus gibi başlayan turbo motorlar döneminde, zaman zaman 1.5-2 saniye olan farkı 1 yıl içerisinde gerçekten kapatabildi mi? yoksa Mercedes, iddia edildiği üzere hız mı saklıyor?

Ferrari yeni döneme gerçekten kötü başladı ve bu kötü başlangıç ile beraber pek çok kişinin bileti kesildi. Bilindiği üzere ilk bilet Domenicali’ye kesildi. Her fırsatta Domenicali’nin iyi bir takım patronu olduğunu söylemiştim, ancak Arrivabene gibi takımı havaya sokabiliyor mu? bana kalırsa takım patronluğunun getirdiği sertlik Domenicali’de yoktu. Takımı yeteri kadar havaya sokamıyordu. Dolayısıyla kesilen ilk bilet doğruydu.

Yerine gelen Mattiacci, takımı sezon sonuna kadar idare etti ve yapılan değişikliklerin temelini attı. Arrivabene’de bu temelin üstüne Marchionne ile beraber binayı dikti. Teknik departmandaki değişiklikler ve motor bölümüne Mercedes’ten alınan elemanlar Cedric Cornebois ve Wolff Zimmermann katıldı. Bu iki isim Mercedes’in motor departmanının en önemli kişilerindendi. Belki de Ferrari motorunun bu derece güçlü olmasının en büyük sebeplerinde birisi de, Mercedes motorunun yaratıcılarından olan bu iki ismin motora katkı sağlaması. Unutmayalım ki Ferrari henüz güncellenmiş 2015 motorunu denemiş değil. Güncellenmiş yeni motor Kanada’da görülecek. Fakat Mercedes sakin kalmaya devam ediyor. Şuanda Ferrari’nin elindeki herşeyi kullanmasını bekleyip, daha sonra motor gelişim haklarını kullanarak sezonun son bölümünde uçabilirler.

 

Ferrari’nin güçlü olmasının tek sebebinin motordan kaynaklandığına inanmayanlardanım. Geçen yılki araca James Allison’ın eli pek değmemişti. Ama bu yıl adeta yeni bir James Allison klasiği gördük. İyi lastik saklayan güçlü bir araç. Tıpkı 2012 Lotus gibi. Lotus’tan tek farkı Allison’ın elinde sınırsız bütçe olması. Lotus’ta zor şartlar altında çok iyi işler çıkarttığını hatırlayalım.

Ferrari motoru artık yarışlarda daha güçlü. Çünkü motorları geçen seneye nazaran yarışta enerji geri dönüşümünde rakiplerinin gerisinde kalmıyor. Sürücüler gaz pedalına bastığında artık istedikleri tepkiyi alabiliyorlar. Hatırlarsanız geçen sene Ferrari sıralama turlarında daha iyiydi. Ferrari bu yıl motorda yaptığı değişiklikler ile beraber optimum dengeyi bulmuş vaziyette. Yarışta bir de daha iyi lastik kullanan bir Ferrari var. Radyatörlerde çok daha fazla soğutma var ve takım soğutma sorunlarını da geride bırakmış durumda. Araç artık yola daha iyi oturuyor.

Takımın hem motor hem de şasi anlamında güçlendiği aşikar. Fakat elinde büyük bir fark olan Mercedes, kış boyunca yattı mı? Bana pek makul gelmiyor. Soğuk havalarda Mercedes Ferrari’den daha iyi görünüyor, sıcak havada ise Ferrari Mercedes’e biraz yaklaşıyor. Yakalıyor diyemiyorum. Aklımdan “acaba Mercedes 2010-2012 arasındaki ‘lastik canavarı'” takıma geri mi döndü diyorum, ya da Allison dehasını konuşturup lastik dostu bir Ferrari mi ortaya koydu? Bana kalırsa şuanda her ikisi de yaşanıyor. Ve durum böyle devam ederse yaz ayındaki yüksek sıcaklıklar Mercedes’in başını çok ağrıtır.

Takım bu yıl Maranello’da yeni bir tesis yaptı ve bu tesiste oldukça gelişmiş bir rüzgar tüneli bulunuyor. Ancak Ferrari yıllardır yaptığı hatayı bu yıl yapmadı ve aracı tasarım aşamasındayken çok fazla çalışma yaparak işi şansa bırakmadı. Rüzgar tüneline odaklanan bir Ferrari değil, temeli daha sağlam olan bir SF15-T var.

 

Geçen yıla göre takımdan giden isimlere bir bakış atarsak, Takım başkanı Luca di Montezemolo, Takım patronu Stefano Domenicali, takım tasarımcısı Nikolas Tombazis, Teknik patron Pat Fry, motor tasarımcısı Luca Marmorini, lastik performans şefi Hirohide Hamashima, çifte dünya şampiyonu Fernando Alonso ve bilmediğimiz teknik personeller. Bu değişiklikler ile beraber patronluğa bilindiği üzere Arrivabene geldi ve James Allison’a tam yetki verildi. Yıllardır Ferrari’ye yardım edecek diye söylentiler çıkan Rory Bryne yeniden Ferrari’ye elini attı, Simone Resta’nın takımdaki yetkisi genişletildi ve baş tasarımcı oldu. Mercedes’ten Clear, Cornebois  ve Zimmermann gibi isimler takıma katıldı. Buna birde Vettel eklenince takım ciddi bir havaya girdi. Mercedes’ten gelen elemanlar motor departmanında ciddi değişiklikler yaptılar ve beklendiği üzere iki motor arasındaki beygir farkı çok azaldı. Öyle bir düzelme ki, geçen yıl sürünen Sauber bile Ferrari’nin bu derece gelişmesine şaşırdığını açıklamıştı. Zaten sürekli puan almalarından ne kadar güçlü bir motor ürettiklerini anlayabilirsiniz. Ancak unutmayalım ki bu isimler sadece 4-5 aydır bu takımdalar ve motorun gelişim programı daha yeni başladı.

Ferrari şuanda Mercedes’ten beygir anlamında daha kötü bir motora sahip, ama güncellenecek motor ile bu farkı kapatabilirler. James Allison’ın da teknik tarafta iyi güncellemeler yapacağını düşünürsek sezonun orta bölümünde farklar kapanabilir. Ancak Mercedes’in elindeki motor gelişim haklarını kullanmayıp, Ferrari elindeki herşeyi kullandığı vakit, Mercedes eteğindeki taşları dökebilir. Ve tabi ki Paddy Lowe’da boş durmayacak. Aynı zamanda aracı uçlarda kullanan bir Lewis Hamilton. Ferrari’nin şampiyonluk için aynı zamanda Rosberg’e de ihtiyacı olacak.

 

Durumu özetlemek gerekirse Ferrari’nin Mercedes’e yakın olmasının en büyük sebepleri lastik kullanımı, Mercedes’ten gelen elemanların özellikle motorda yaptığı işler ve tabi ki James Allison faktörü. Simone Resta tasarlıyor, Allison’a gönderiyor Allison’da tasarımı daha güçlü hale getirerek gördüğümüz gibi bir Ferrari ortaya koyuyor. Ferrari’nin kısa burunla yarışmadığının da altını çizmemiz gerekiyor. Williams’ı ön plana çıkaran sebeplerden biride buydu. Red Bull’da bunun farkına varıp çok geç olmadan bu tasarıma geçmeye karar verdi. Yarım saniye gibi bir kazançtan bahsediyoruz sonuçta.

Red Bull’a gelecek olursak takım Adrian Newey’siz döneme zor bir başlangıç yapmış gibi görünüyor. Teknik departmanda hem Ferrari’ye hem de McLaren’a ciddi elemanlar kaybettiler. Red Bull’da hep Newey’i konuşsak da arka planda pek ortaya çıkmayan ama büyük işler yapan bir aerodinami sorumlusu Peter Prodomou vardı. Ancak Prodomou geçen sezon takımdan elini çekti ve McLaren’a geçti. Hatırlarsanız geçen sezon sonunda McLaren’de Red Bull benzeri hatta aynısı bir ön kanat ortaya çıkarmıştı.

Red Bull’un elinde sadece Rob Marshall kaldı ve bir de geçen sezon takıma katılan Dan Fallows var. Elbette yeni atamalar yapıldı ancak bu elemanlar şuanda pek ortalıklarda gözükmüyorlar. Takımın tek sorununun Renault motoru olduğu söyleniyor fakat Toro Rosso aynı motor ile kendisinden daha fazla para harcayan, daha büyük bütçeye sahip olan ve daha fazla imkana sahip olan Red Bull’u yakalıyorsa o zaman tek sorun motorda aramamak gerekir.

Red Bull, Renault motoruna odaklanalım derken kendi işini yapmayı unuttu. Hatırlarsanız Renault Red Bull’un kendi işini yapması gerektiğini, aksi taktirde işlerin istedikleri gibi gitmeyeceğini söylemişti. Şimdi Renault en iyi bildiği işe odaklanırken, Red Bull’da kendi en iyi bildiği işi yapmaya çalışıyor.

Takım İspanya’ya yeni bir ön burun tasarımıyla geliyor ve bu tasarım tam 61 kez çarpışma testinde başarısız oldu. Yeni tasarımın yaklaşık yarım saniye takıma katacağını düşünürsek, Bahreyn’de tek başına turlayan Williams’ı yakalamış olacaklar. Elbette bu tek başına yetmeyecek. Çünkü Williams’ın da İspanya güncellemeleri var. Burada devreye Mercedes ve Renault motorları giriyor. Renault dayanıklılık sorunlarını en aza indirmeye çalışıyor. Ve herşey hallolup performansa odaklanırlarsa, Williams ve Red Bull savaşı izleyebiliriz.

 

Williams’a baktığımızda geçen yıla oranla gelişim kaydettiklerini görebilirsiniz, ama Ferrari kadar iyi bir iş yapabilmiş değiller. Bu durum hakkında bazı şüphelerim var. Geçen yıl Williams Ferrari’den 0.3 – 0.4 saniye daha hızlıydı. Bu yıl ise Ferrari Williams’tan bu kadar güçlü. Mercedes, Williams kendilerini yakalamasın diye aynı düzeyde motor vermiyor olabilir mi? Eğer bu iddia doğru değilse Mercedes motoru yerinde saymış demektir. Çünkü Williams’ın çoğu performansının Mercedes motorundan kaynaklandığı söyleniyor. Ama Mercedes’in böyle birşey yapacağına inanmıyorum. Hele de Ferrari kendilerini tehdit ediyorken Williams’ın Ferrari’yi arkasında tutmasını istiyorlardır.

Tabi ki Williams bu yıl sıralama turlarında Ferrari’yi zorlamasına rağmen yarışta çok daha kötü. Bunun sebebi lastikleri Ferrari kadar iyi kullanamıyor olmaları. Tıpkı 2012’nin ilk bölümündeki Mercedes gibi, ama biraz daha iyi. Birde stratejik anlamda yapılan yanlış hamleler, pitlerde yapılan gereksiz hatalar.. İspanya’daki güncellemeler Williams için dönüm noktası olacaktır.

Peki McLaren neler yapacak? McLaren bu yıla güçlü başlayacağına o kadar emindi ki şuanda içerisinde bulundukları duruma eminim kendileri de şaşırıyorlardır. Avustralya’da podyum olabilir belki diyen McLaren, ilk yarışta tur başına 4 saniye daha yavaştı. Ancak her yarış yapılan güncellemeler ile beraber takım bariz şekilde adım adım yükseliyor. McLaren ne yapması gerektiğini bilen bir takım. Zayıf yönlerinin neler olduğunu biliyor. Mercedes’e oranla nerede yavaş biliyor. Ve bugün McLaren her yarış 0.2-0.3 kazanıyorsa bu zayıf yönlerini çok iyi analiz ettiği içindir.

 

Testlerden sonra yapılan incelemelerde McLaren’in gerçekten ilk üçe girebilecek bir araca sahip olduğu, ama Honda’nın Renault motorundan bile daha kötü durumda olduğu ifade edilmişti. Aracın tasarımı son yıllarda gördüğümüzden çok daha farklı. McLaren son birkaç yıla ümitle başlayıp gerilerde kalmıştı, ama bu yıl ya galibiyet, ya hiç diyen bir tasarım yapmışlar. Agresif hatlar, agresif tasarımlar. Takım tasarımsal anlamda gelişti. Ancak Honda motoru zayıf noktaları. Yine de Honda ilk senesinde. Onların bu yılı domine etmesini bekleyen yoktu değil mi? Alınacak her puan, her podyum McLaren için ivme ve moral değerinde.

Takımın dayanıklılık problemleri nedeniyle motoru istediği şekilde kullanamadığını hatırlatalım. Ve bu durum ciddi bir dezavantaj. Ama bu sorunlar çözüldüğünde takım bir anda bu dezavantajı avantaja dönüştürüp adeta uçuşa geçebilir. Ancak uçsa bile podyum gerçekten çok uzakta olacak. Yine de ellerinde Alonso ve Button gibi iki şampiyon var. Alonso önüne podyum şansı çıkarsa bunu sonuna kadar zorlar. Şuan oldukça motive ve fırsat çıkarsa kaçırmaz.

Benim bu yılki favorim elbette Hamilton. Şuanda morali motivasyonu hırsı ve performansı oldukça üst seviyede. Ancak Rosberg pist üzerinde Hamilton’ı birkez geçerse işleri tersine çevirebilir. Tabi bir de şampiyonluğa ortak olmaya çalışan Vettel ve Raikkonen var. Sezonun orta bölümde Ferrari, yıl sonuda ise daha ön plana çıkan bir Mercedes görme ihtimalimizin olduğunu düşünüyorum.

Kategoriler
Formula1 Köşe Yazıları Manşet

Büyük Ustaya Olan Özlem…

Soğuk bir Mart sabahıydı. Sadece 7 aydır kullanıyorum aldığım motorumu. Neyi öğrendim bu 7 ayda hemen belirteyim. Belki yarış kazanamadım henüz ama kask içerisinde sahip olduğum o duygular apayrı.

Kazanan bir pilotun neler hissettiğini hiçbir zaman dışarıdan anlayamazsınız. Çünkü tüm duygular anlaşılmaz ve kaskın içerisinde saklıdır.”

 

89ada79419932606c940363e6218a151x

 

Kapıyı açtıktan sonra hafif ıslak çim kokusunu alıyorum. O günüm tamamen boş. Bende kendi sürüşümü geliştirmek için yola çıkıyorum. Aklımda birkaç şarkı dönüyor. Kaskımı ve eldivenlerimi takıyorum yola çıkıyorum. Nedense bir anda 88 Monako geliyor gözlerime, kenarda beklerken. Ben o yarışı canlı izleyebilecek kadar büyük değilim ama bir insanın en çok sevdiği insanı görebilmesi için teknoloji artık sınır tanımıyor o yüzden bende Monako 88’i en az iki kez izlemişimdir. Aynı araçla takım arkadaşını adeta pist üzerinden silmek.. Kolay değildir hiçbir zaman o kadar büyük fark açmak hele birde turladığınız yer Monako caddeleri olduğunda. Ama öyle birini düşünün ki ‘Limitlerin üzerine çıkan’ birisi o.

 

maxresdefault

 

Neyse yoluma devam ediyorum. Yolda ilerlerken yağmur bulutları toplaşmaya başlıyor. Motosiklet kullanan birisinin en korktuğu andır yağmur bulutlarını görmek. En nefret edilen durum ise yolun ne ıslak ne de kuru olması. O durum bütün yoldaki çamur, pislik ve yağı asfalt üzerine çıkartır. Bende yaklaşan ilkbahar durumundan ötürü fazla kalın giyinmemiştim. Aksilik ya! Hava ben motor aldığımdan beri düzenli olarak üşüyeyim diye soğuk bu aralar. Ama neyse fazla umursamadan gazı açıp devam ettim. Hafif buğu olmuştu vizörümün içi. Aklıma bu sefer Senna’nın elinden giden 89 Suzuka Gp’si geliyor. Bu konuda fazla konuşmayacağım çünkü bana göre Senna 4 kez Dünya Şampiyonu. – Resmi olmasa bile – Hava soğuk olmasına rağmen insanlar sokaklara hücum etmiş vaziyetteler. Bana yeşil yanmasına rağmen pat diye atlayan kişi… İnsanların hiç biri 10 saniye beklemek istemiyorlar. Sanki o kırmızıda beklediklerinde milyon dolarları kaybederler. Ön ve arka frene ani şekilde öyle bir abanmak zorunda kaldım ki arka tekerleğin kilitlenme sesi kulaklarımı tırmalıyor. Tıpkı frenajı kaçıran bir pilotun virajda dışarı savrulması gibi bende savrulan arka tekerleğim yüzünden bir oraya bir buraya savruluyorum. Dengemi kaybetmediğim için şanslıydım. Vizörümü kaldırıp insanlara yaptıkları hatayı anlatırken bana verdikleri tepki 60 ile gitmeme rağmen çok hızlı olduğum ve insanları ezmek için çabalıyormuşum olduğu yönünde. 60… Senna’nın pit alanında kaybettiği zamanlar geliyor göz önüme. Ön kanat ve lastikler değişiyor. Bir yandan Prost’un aracı kenara çekiliyor öbür yandan Prost elinde kaskıyla FIA komiserler odasına yürüyor. Ama Senna kazanmaya doğru ilerliyor… Ve 89 Şampiyonu Ayrton Senna ! Ama o komiserler incelemesi resmi olarak Senna’yı ihraç ediyorlar ve şampiyonluk Prost’a gidiyor.

 

Ayrton Senna of Brazil is given a push from circuit marshals for a restart while his teammate and bitter rival Alain Prost of France leaves his car to abandon the race after the two collided in a chicane during the Japan Formula One Grand Prix in Suzuka 22 October 1989. Senna received the chequered flag but was later disqualified after being accused of receiving an illegal push from marshals and of taking a short cut through the chicane. AFP PHOTO TOSHIFUMI KITAMURA (Photo credit should read TOSHIFUMI KITAMURA/AFP/Getty Images)
Ayrton Senna of Brazil is given a push from circuit marshals for a restart while his teammate and bitter rival Alain Prost of France leaves his car to abandon the race after the two collided in a chicane during the Japan Formula One Grand Prix in Suzuka 22 October 1989. Senna received the chequered flag but was later disqualified after being accused of receiving an illegal push from marshals and of taking a short cut through the chicane. AFP PHOTO TOSHIFUMI KITAMURA (Photo credit should read TOSHIFUMI KITAMURA/AFP/Getty Images)

 

Derdimi anlatamayacağımı anladıktan sonra vitesi 1’e alıp devri 6 – 7 bin devir arasında tutup kalkıyorum. Arkamdan söylenenleri duyuyorum. Sanki benim canım yokmuş gibi suçlayanlar duyuyorum. Hız öldürür. Evet farkında herkes. Ama hiç kimse 4 tekerlek kullanırken bunun bilincinde olmuyor. Hayatını kurtarmak için… diye devam eden bir cümle gelmişti en son kulağıma. Eric Comas Belçika’da çok feci bir kaza geçiriyor. Cuma günkü serbest antrenmanlarında. Senna yanından geçerken iki kez Eric Comas’a bakıyor. Anlaşılan o ki Şampiyon Comas’ı bilinçsiz halde yatarken gördükten sonra belki de Cuma antrenmanlarının tamamının kaçıracağının farkında olarak aracını durdurup Comas’a yardım için depar atıyor. Şampiyon olmak kolay iş ancak efsane veya idol olmanızı yaptığınız hareketler sağlar.

 

senna5

 

Gideceğim yere varıyorum. Trafiğe kapalı bir alan ve asfalt kalitesi yüksek bir yer seçtim ki slalom hareketleri yaparken kendimi yerde bulmayayım diye ! Yavaş yavaş başladım önce sol sonra sağ ve bunu en az 20 kez yavaş hızda tekrar ettim. Ardından vites yükselttim ve hareketlerimi hızlandırdım. Güvenlik aracı piste girdiği zaman Formula 1 araçları da tıpkı bu şekilde bir sağa bir sola giderler. Çok fazla yarış var güvenlik aracının piste girdiği. Aklım bir an durmak üzereydi. Kafamda İngilizce “Senna crosses the line in 1st place and won the…” cümlesi geçiyor. Ama hangi yarışı kazanmıştı. İngiltere mi ? Amerika mı ? Derken yaklaşık yarım saattir pratik yaptığım için sağ elime hafif bir ağrı giriyor. Umursamıyorum, adanmışlık yapacağız ya işte günü buna ayırmak için depoyu doldurup kafamı boşaltmıştım. Devam ettim. Acı yoksa, kazanç yok sözüne adanmış bir insanımdır o yüzden o acı yavaş yavaş bana zevk vermeye başladı. Yaklaşık yirmi dakika daha devam etmiştim. Susadığım için biraz mola verdim hem de o soğuk havada esintiyle beraber motorumun soğumasına da fırsat vermiş olurdum. Ayaklığı açtım motoru bıraktım. Sağ elim ağrıdan kırılacak gibiydi. 91 Brezilya geldi aklıma. Senna aracını pist üstünde durdurmuştu. O’nun için yarış bittikten sonra başlamıştı. İnsanlara idol olduğu ülkede kendi evinde kazanmayı başarmıştı. Sevinç çığlıkları atıyordu. Yapabileceğini yapmıştı. Kendi insanlarını temsil eden Brezilya bayrağını isterken aracı duruyordu. Görevliler çılgına dönmüştü. Senna onların elinden almıştı Brezilya bayrağını. Kendileri o anda dünyanın en şanslı insanlarıydı. Her tarafta uzun uzun “Senna” sesleri yükseliyordu. Futboldaki tribün havası vardı adeta. Senna durduğu halde aracından inememişti. Bir terslik vardı. Hemen bir araç yönlendi oraya. Senna öylesine yormuştu ki kendi bedenine kramp girmişti. Ama onu seven insanlar için elinde Brezilya bayrağıyla podyuma çıkmıştı. Ve o insanlara vücudundaki kaslara giren kramplara rağmen adanmışlığın bir örneği olarak birincilik kupasını ellerinde yükseltti. Ağlıyordu ama bu sevinç gözyaşlarıydı gözünden dökülen. Ellerimin titrediği anda kendime geldim. Suyumdan bir yudum alıp geçen arabaları izlemeye başladım. Bu kadar mıydı. Bir saat çalıştıktan sonra bir yerlerim ağrıyor diye mi bırakacaktım. Pes etmedim.

 

58e56f610d37d106f4bdb54b6e37e83db00746f7

 

Yeniden selenin üzerine oturdum eldiven ve kask ekipmanlarımı taktım. Unutmamak lazım ki en ufak bir düşüşte bile insan vücudu 20 km/saat hız ve yukarısından sonra çıplak elle yere temas ederse yanma oluşabilir. Aynı zamanda kask ekipmanı kullanmazsa beyin travması geçirebilir ve daha kötüleri de olabilir ancak bunları burada yazmak istemiyorum. Marşa bastım. Biraz gaz verip benzin kokusunu içime çektim. Adanmışlık… Bazı isimler yaptıkları işten para kazanır bazıları ise zevk alır. Günümüz isimlerini hiç yazmak istemiyorum çünkü adanmışlığın dışında kalanlar bulunmakta. Videolarda izlediğim arka lastik yakma işlemi için hazırdım. Debriyajdan elimi hafifçe kaldırmaya başladım bir yandan da gazı yavaş yavaş açıyordum. Zincirin zorlanışını görmesem bile hissedebiliyordum. O gerginliği yaşarken ben zevki yaşıyordum. 125 cc motora sahip olduğum için stop ettirme ihtimalim de vardı. Gazı açarken elim dikkatli bir şekilde ön frendeydi. Ve başarmıştım. Arka lastikten beyaz dumanlar çıkıyor, sürten asfalt üzerinde ise siyah izler git gide kabarıyordu. Tıpkı startta kalkan – eski – F1 araçlarının arkalarında bıraktığı gibi beyaz duman bırakıyordum bende. Bu işleme yaklaşık on saniye daha devam ettikten sonra lastiğin üzerindeki sıcak dumanların sönmesi için soğuk asfalt üzerinde turlamaya tekrar başladım. İnsanların karşıladığı 93 Brezilya gelmişti bu sefer aklıma. Çizgiyi geçen Senna’yı karşılamışlardı ve o aracından indikten sonra omuzlarına almışlardı. Her yerde “Senna, Senna” sesleri yankılanıyordu. Ve Senna kendi insanları arasında mutlulukla galibiyetini kutluyordu. Ardından tekrar podyum töreni.

 

image-2-for-artyon-senna-gallery-262093224

 

Pıt pıt sesleriyle beraber yola olan dikkatimi arttırdım. Vizörümün bir o tarafına bir bu tarafına saçılan yağmur damlarını gördükten sonra yüzümde bir tebessüm oluştu. Şanslıydım çünkü bu şartlar altında motorumun tepkisini görebilirdim. Yolun yeterince ıslanması için kenara çekildim. Bu arada bende rahat rahat düşünebilirdim. Yaptığım sürüşün analizi motorun verdiği tepkiler vs… 93 Donington Park yarışını hatırlayanlar vardır. Sıralamalar kuru havada yapılmış. Prost pol pozisyonunu, Hill ikinci sırayı, yükselen ve bir sene sonra Dünya Şampiyonu olacak genç Schumacher üçüncü ve Senna McLaren’i ile dördüncü sırayı almıştı. Islak zeminde başlayan yarışta Senna ilk viraja gelmeden beşinciliğe düşüyor. Ama hemen o sırayı geri alıyor ve akabinde dışarıdan atakla üçüncülüğü alıyor. Orta bölümde Hill’i geçtikten sonra son bölümde Prost’a atak yaparak liderliğe yükseliyor. Senna öyle bir yarış geçiriyor ki Damon Hill’e yarış sonunda attığı fark 1:23.199. Yani neredeyse Hill’e bile tur bindirecek. Geride kalan tüm pilotlar yarışı en az bir tur geride tamamlıyorlar. Belki çizgiyi sadece 9 araç geçiyor ancak unutulmaması gereken bir şey var, Senna daha az aracın bitirdiği yarışta üçüncü pilota bile tur bindiriyor ve daha da önemlisi o kişi Prost.

 

c056e173f6_tumblr-n2ldajyfoT1rx33q7o1-500

 

Kendi gözümde çizdiğim alanda turlamaya bu moralle devam ediyorum. Yağmur altında kontrolü trafiksiz bir alanda arttırmak size trafikte manevra yapabilmenizi sağlar. Kendi gözümle oluşturduğum alanda tempomu yavaş yavaş arttırıyorum. Ancak bunun bir bedeli var. Arkadan itişli bir araç savrulmaya meyillidir. Hafif kaydırma yapa yapa motorumu kontrol ediyorum. Zaten düşük sıkıştırma hacmine sahip bir motor. Fazla güç yok, torkta yok. Yavaş yavaş yağmuru içimde hissetmeye başlıyorum. Umrumda değil, bugünü buna adadım sonuç olarak. Hafif sert davranıyorum frenlemede ve hem ön hem de arka taraf kaymaya başlıyor. Ben eğleniyorum aynı zamanda motorumun tepkilerini öğrenmiş oluyorum. Ve bir iki denemeden sonra bu seferde debriyaja anlık basıp arka tekerliği patinajda bırakıyorum. Ne güzel bir gün benim için ! Ama bu sürüş oranının zayıflığı aklıma 94 sezonunda Senna’nın viraja girerken önce arkası kayan sonra önden kayan otomobilini getiriyor aklıma.

 

pa199401002_maxi_

 

94 sezonu başlamadan önce Senna radikal bir karar alıp Williams – Renault’a geçiş yapıyor. 88’den bu yana yarıştığı McLaren’i bırakıp Williams’a geçiyor. Belki de yeni bir devir başlıyor onun için. Belki de kapanan bir devire şahit oluyoruz bizler. Sezon öncesi Williams araçlarında bulunan kontrol üniteleri tamamen yasaklanıyor. FIA belki de bu kararı vermese her şey çok daha farklı olabilirdi. Senna’nın Williams’ı adeta bir drift aracı gibi her virajda deli gibi savruluyor. Senna o araçla bile ilk üç yarışta üç pol pozisyonu alıyor ! Bir anda sarsılıyorum. Kontrol altında tutmaya çalıştığım motorum beni üzerinden atmak için zorladığı anda hissediyorum ki kendimi toparlamalıyım. Artık gün bitmek üzereydi biraz daha dinlendim. Bahar havası yüzünü gösteriyordu güneş bulutların ardından selam veriyordu. Ve yollar yavaş yavaş kuruyordu. Eve gitmek üzere tekrar yol koyuldum. Işıklara geldim. Son saniyelerde içimde bir kıpraşma oldu. Senelerdir Formula 1 izleyen birisi için beş kırmızı ışık ne ifade ediyorsa trafikteki kırmızı ışıkta onu ifade ediyor. Biraz sert bir kalkış yaparak bugün pratikte yaptığım hareketlerle beraber motorumu tek tekere getirmek için zorladım ve yaptım. Kalbim normalde biraz daha hızlı atıyor ancak daha önce arkadaşımın 600 cc’lik motorunu kullandığım için öyle yüksek rakamlara çıkmıyordu. Bir anda gözümün önüne San Marino startı geldi. Startta gerçekleşen kazanın ardından güvenlik aracı piste girmişti. Ardından yedinci turda beni, bizi, bütün Formula 1 medyasını üzecek olan o kaza olmuştu. Ağlıyordum. Bir insan aynı kazayı yüzlerce kez izledikten sonra nasıl ağlayabilir. Ben ağlıyordum. Soğuk ilkbahar akşamüstünde gözümden yaşlar geliyordu. Senelerce bana idol olan kişinin ölümü aklıma gelince bir kez daha tutamamıştım kendimi. Öyle birisi ki Senna 94 San Marino’yu tamamlayabilse içinde sakladığı Avusturya bayrağı ile Roland Ratzenberg’i yarıştan sonra anacaktı belki de.

 

1994williamsimola7

 

Kötü olaylar hep sevdiğimiz insanların başına mı gelir ? Yada örnek alınacak insanlara hep bir şey olmak zorunda mı ? Evime gelmiştim ve motoru park ettim. Hafif ıslak giysilerim yağmurdan dolayı kokmuştu. Bu koku en pahalı parfümün yerini bile alamaz bazıları için benzin ve lastiğin karışımı. Asansöre binene kadar kaskımı çıkartmamıştım. Aynaya bakarken yavaş yavaş çıkarttım kaskımı ve polar boyunluğumu. Sanki yarış kazanmış gibi bir tebessüm vardı suratımda. Bugün istediklerimi yaptım ya gerisini siz düşünün. Ben böyle hissettiysem kim bilir yarış kazanan, Şampiyonluklar kazanan isimler neler hissediyorlardır.

 

vNF7lNf

 

Bize her zaman önder olacak isim, limitlerimizi zorlamayı – Unutmayın pist üzerinde veya trafiğe kapalı alanda limitlerimizi zorlamayı hatırlatan bir isim – kendimize adanmışlığın ne olduğunu öğretecek isim Ayrton Senna da Silva’nın ölümü üzerinden tam 21 sene geçti. Duyduğumuz özlem en üst düzeyde. Huzur içinde uyu şampiyon, asla unutulmayacaksın.

Ölüm bir gün gelecektir. Bugün de olabilir 50 yıl sonra da. Tek emin olduğumuz elbet bir gün bizi bulacağıdır.”

 

Simoncelli-Wheelie

 

 

 

Simoncelli benim motor kullanırken ilham aldığım bir diğer isimlerden birisi. Onu da 2011 Malezya’da kaybetmiştik. Herkes Rossi, Lorenzo ve ya Marquez ismini daha çok sever. Benim ise motorda sevdiği iki kişi var. Birisi Simoncelli bir diğeri Casey Stoner. Yazıda motosiklet konusu geçtiği için onuda anmak istedim. Sende huzur içinde uyu SuperSic.

Öleceği bellidir her insanın. Ama hiç beklenmedik bir anda gelmesi çok acıtır bizleri. Bu yazıyı yazarken yaşadığım her şey gerçektir. Motosiklet ile bağdaştırmamın sebebi ise kask altında hissettiklerim ve kafamın içerisinde dönenler. Unutmayın bunu yazıya aktardığım için abartı katmış olabilirim ancak motosiklet kullanırken lütfen ve lütfen kafanızı boşaltın. Koruyucu ekipmanlarınızı takın. Hepinize okuduğunuz için teker teker teşekkür ediyorum. Kendinize iyi bakın ve motor sporlarından uzak kalmayın.