Mclaren

Yarış Pilotları 1-Jenson Button
2-Lewis Hamilton
 
Test Pilotları Gary Paffett  Pedro de la Rosa  
Takım Patronu Martin Whitmarsh Teknik Sorumlu Paddy Lowe
Yarış Müh. Yarış Müh.
Şasi MP4-26 Motor Mercedes-Benz FO 108Y
Merkez

Woking BusinessPark,

İngiltere

   
Sponsorlar  Vodafone
Katıldığı Yarış 684 Kazandığı Yarış 169
Pole Pozisyon 146 En Hızlı Tur 142
Toplam Puan 3828.5 İlk Yarış 1966
Markalar Şampiyonluğu 8 Pilotlar Şampiyonluğu 12

   
       

McLaren 1963 yılında Yeni Zellendalı Bruce McLaren tarafından Woking,İngiltere merkezli yarış takımı olarak kuruldu. En çok Formula1 takımı olarak adını duyursa da aynı zamanda Indianapolis 500-Mile Race, Canadian-American Challenge Cup ve24 Hours of Le Mans serilerinde de yarıştı.

1990 yılına geldiklerindeyse McLaren olarak yarıştaki hünerlerini yol arabaları yapmak için kullanmaya başladılar.

McLaren Formula1 tarihinin en başarılı takımlarından birisidir. Ferrari’den sonra en çok Grand Prix ve pilotlar şampiyonası kazanan takımdır.

Rekabet etmeye başladığı 1966 yılından bu yana hesap edecek olursak Mclaren; 11 pilotlar şampiyonluğu, 8 takımlar şampiyonluğu kazanarak en başarılı takım olarak su yüzüne çıkıyor.

1960’lar:

Mclaren 1963 yılında Bruce Mclaren tarafından kurulduktan sonra 1966 yılında cana yakın Kiwi ile Monaco’da ilk Grand Priksine çıktı. Ama ne var ki Bruce’un yarışı ana depodaki yağ sızıntısından dolayı erken bitti. 1966 programı zayıf motor seçiminden dolayı engellendi. Bruce short-stroke, 4.2 litre Ford Indy motorunu tercih etti. Bu motor çok ses çıkaran ama az gücü olan hantal bir motordu.

1970’ler:

Mclaren takım olarak bu 10 yıla kötü bir başlangıç yaptı. Indy 500’e yeni katılmışlardı ve antrenmanlar sırasındaki kazada Hulme’nin elleri yandı. Peter Revson Hulme’nin yerine geçti ama o da yarış dışı kaldı. Bruce’un iş ortağı Teddy Mayer takımın etkin kontrolünü eline aldı.

2 Haziran 1970 yılında Bruce Mclaren Goodwood(pistinde)’da yeni M8D Can Am aracını denerken çarpma sonucu hayatını kaybetti. 170 kmh ile pistte dönerken arka karoseri bağlayan şey iflas etti ve arka giriş parçası araçtan koparak ayrıldı. Araç spin atarak betonarme Marshal post a çarptı ve McLaren oracıkta hayatını kaybetti. Bruce Mclaren’in ölümünden 12 gün sonra Dan Gurwey, Can Am yarışını Mosport’ta, 1970’te Mclaren takımı adına kazandı.
McLaren M8D 10 yarıştan 9’unu kazandı ve Hulme şampiyon oldu.

Mclaren 1970 ve 1971’de kazanmadan devam etti Formula1’e. Bu yıllarda Jochen Rindt ve Jackie Stewart yarışları domine etti. Hulme,Bruce’un Güney Afrika GP’sinde M19C ile yaptığı kazada öldüğünden beri takımın ilk F1 birinciliğini 1972 yılında kazandı. Hulme aynı zamanda 1972 yılında 3 tane Can Am yarışı zaferi elde etti ancak McLaren M20; Porsche 917/10’un sürücüleri Mark Donohue ve George Follmer’a mağlup oldu. McLaren Can Am serilerini Formula1 ve USAC ‘a odaklanmak için 1972 yılının sonunda tamamiyle bırakmaya karar verdi. Can Am serileri 1974 yılında tamamen son buldu. Ve bu serilerin en başarılı markası 43 zaferle McLaren takımı oldu.

USAC yarışmalarında Peter Revson 1071 yılında Indianapolis 500’de Mclaren M16 ile pole pozisyonu kazandı.Araç aynı zamanda Amerikan yarışlarında pek denenmeyen arka ve ön kanatları ile dikkat çekiyordu. Revson 1971’de ikinci bitirdi ve Mark Donohue 1972’de Roger Perske tarafından yürütülen McLaren-Offenhauser ile 500 yarışını kazandı.

McLaren M23 1973 yılında Gordon Coppuck tarafından dizayn edilen yeni Formula1 aracıydı. Dizayn edilen yeni araç ; M16’nın ön tarafı ve M19’un arka tarafının birleşimi olarak tarif edildi Coppuck tarafından.Lotus 72 ile aynı konsepti taşıyordu ancak geleneksel süspansiyondan daha fazlası ve güncelleştirilmiş aerodinamiği vardı.Hulme bununla İsveç’te kazandı v Revson ise hayatının iki zaferini İngiltere ve Kanada’da kazandı. Indianapolis’te ise Johnny Rutherford M16C ile pole pozisyonu kazandı.

1974 yılında Emerson Fittipaldi Lotus’tan ayrılıp Tedy Mayer yönetiminde olan McLaren takımına 1.pilot olarak geldi. Takım Markalar ve Pilotlar şampiyonluğuna ulaştı ve Johnny Rutherford ile Indianapolis 500’te zafere ulaştı. O yıl aynı zamanda Yardley kozmetik sponsorluğundan Marlboro sigaralarının sponsorluğuna geçildi.(Ancak o yıl takımdan ayrı tutulan bir araba diğer iki Marlboro etiketli arabanın aksine hala Yardley sponsoru imzası taşıdı.) Marlboro sigaraları ile yapılan anlaşma 1997’de sona erdi. 1975 takım için daha az başarılı bir yıl olmuştu. Fittipaldi şampiyonada Niki Lauda’nın arkasından ikinci olmuştu. Fittipaldi 1975 yılının sonunda kardeşinin kurduğu Fittipaldi/Copersucar takımına geçti.

Takımlar şampiyonası 1976 yılında Niki Lauda’yı bir puan farkla yenen James Hunt(Fittipaldi’nin yerine gelmişti) tarafından Mclaren takımına geri getirildi. Bu sırada Johnny Rutherford Mclaren’e 2.kez Inianapolis 500 zaferini kazandırdı ve böylece aynı yıl içerisinde iki şampiyonluk kazanmayı başaran ilk takım McLaren oldu. Hunt 1977’de 3 yarış kazandı. Ancak bunlar McLaren için 1970’lerin son zaferleriydi. M23 yerini iyi performans sergileyemeyen,kötü M26’ya bıraktı. Daha sonra geliştirilen araçlar da pek başarılı sayılmazlardı. Mclaren 1979 CART sezonunun sonunda Amerikan yarışları ile olan ilişkilerini sağlanan düşük geridönüşümlerden dolayı kesti.

1980’lerdeki Hakimiyet

Şimdiki McLaren F1 takımı; Ron Dennis’in kurduğu Project 4 isimli Formula2 takımı ile McLaren takımının 1981 yılında birleşmesiyle oluşmuştur. Project 4 takımı da Marlboro tarafından destekleniyordu, John Barnard tarafından dizayn edilen ve yeni bulunmuş karbon-fiber şasisi kullanıyordu ancak F1 için para ve yeterli özellikleri yoktu. Mclaren’de ise özellikler vardı ama uzun bir kaybediş yolundan geçmişlerdi. Marlboro iki takımın birleşmesi ve Teddy Mayer’in ayrılmasını, Ron Dennis’in takımın bütün kontrolünü almasını sağladı.

Bu olay taraftarlar arasında kargaşaya yol açtı.Bütün McLaren araçları MP4/xx dizaynını taşıyordu. Gerçekte MP4 Marlboro Project 4 olarak anılıyordu bu yüzden araçlar McLaren MP4 olarak sadece takımın tarihi adı olarak değil aynı zamanda takımın ana sponsoru ve yeni ortağının adı olarak anıldı. Takım araçlarında hala MP4 adını kullanıyor ancak Marlboro sponsorluğu bittiğinden bu yana MP4 adı McLaren-Project 4 olarak biliniyor. Ve bu isim hiçbir zaman değişmedi.

Mclaren’in en başarılı yılları Ron Dennis’in liderlik yaptığı ilk yıllarda geldi. John Barnard devrimci bir Mclaren Mp4/2 şasisi dizayn etti. F1’e ilk kez giren karbon fiber şasi TAG / Porsche turbo motoru ile birleşince çok güçlü oldu. Barnadr’ın teknik özellikleri ve dizaynı ile Mansour Ojjeh adına yapılıp ödenen bir şasiydi. Bu sırada takım için yarışan Niki Lauda, Alain Prost, Keke Rosberg ve Stefan Johansson gibi güçlü pilotlar da gelişime yardımcı oldu.

Mclaren-Porsche takımı 1984’te markalar şampiyonluğuna ulaşırken Lauda pilotlar şampiyonu oldu. 1985 yılında Prost ilk Düna şampiyonluğunu kazandı. McLaren 1986’da takımlar şampiyonluğunu kazanamadı ancak Prost ikinci Düny Şampiyonluğuna ulaştı pilotlar klasmanında.

Markalar şampiyonluğunu 1986 ve 1987’de Williams’a kaptırdıktan sonra 1988 yılında Honda’yı Williams’ı geçeceğine ikna etti. Mclaren-Honda MP4/4 o sene 16 yarıştan 15’ini kazanarak ve bütün turlar boyunca(27 tur hariç) lider olarak sürdükten sonra o zaman için geçilemez bir rekora imza atmıştı.(Senna Monza’da çok rahat bir liderlik sürüyordu ama Jean-Louis Schlesser’ın Williams’ı ile çarpıştı.)Ayrton Senna bu sene sürücüler şampiyonasını kazandı. Bir sonraki yıl 3.5L atmosferik Honda motoru kullandılar. Mclaren bu sende MP4/5 ile her iki şampiyonluğu da kazandı.Allan Prost Japonya’da şampiyonluğunu takım arkadaşı Senna ile yaptğı tartışmalı çarpışma ile perçinledi. Bu iki adam arasındaki acı düşmanlığın en yüksek noktaya ulaştığı andı.

Allen Prost 1990’da Ferrari’ye katılmak için takımdan ayrıldı. Tartışmasız Mclaren diğer iki sezonu da domine etti. Senna 1990 ve 1991’de Dünya şampiyonluklarını V12 motorlu MP4/6’yı kullanarak kazandı. McLaren bu iki yılda markalar şampiyonluğunu’da kazandı.Yeni takım arkadaşı Gerhard Berger bu iki sezondaki her iki şampiyonluğun kazanılmasında yardımcı oldu.

1990’ların ortası:

1992 sezonun başlamasıyla beraber Mclaren’in F1’deki hükümdarlığı Renault motorlu Williams’ın tırmanışa geçmesi ile aşınmaya başladı. Mclaren Honda ile yollarını bu sezonun sonunda ayırdı.

1993 yılında Ford ile anlaşma imzalandı. Rekabet Senna’nın ellerinde gelişirken Amerikan Michael Andretti’nin sezonu tam bir felaketti.Bir elin parmakları sayısınca puanı ancak kazanabilmişti. Çok geçmeden ve sezon bitmeden yerine genç yenetek Mika Hakkinen getirildi.Senna sezonun başında Dennis ile kontratı üzeine bir anlaşma yaptı ve MP4/8 çok rekabetçi olunca Senna sezon sonuna kadar yarışmayı kabul etti. 1993 yılında McLaren,Senna’nın yarışmaya değer bir motor olarak güvendiği Lamborghini V12’yi denedi. Ancak Dennis Lamorghini yerine Peugeot ile anlaşma imzaladı. Lamborghini’nin sahibi Chrysler F1 programına ara verdi ve Senna sezonun sonunda Williams’a geçti.
1994’te Martin Brundle,Mika Hakkinen’in takım arkadaşı olarak Peugeot motorlu takıma geldi. Sonuçlar ve motor etkileyici değildi. Peugeot iki yıllık sezondan sonra F1’den çekilerek yerini Mercedes-Benz(Ilmor) motoruna bıraktı. Ancak 1995 ,1994’ten bile daha kötüydü. MP4/10 hem çok ağır hem de çok yavaştı. Eski Dünya şampiyonu Nigel Mensell 1995 sezonunda takıma katıldı. Ancak ilk başlarda aşırı sıcaktan araca uyum sağlayamadı.Ve iki yarış sonra yerini Mark Blundell’a bırakarak takımdan ayrıldı.

1996 yılı McLaren tarihinde bir dönüm noktası oldu. Sezon sonunda uzun sürei sponsorluk ilişkisi yaşadıkları Marlboro ile yollarını ayırdı ve Mclaren’ın o meşhur kırmızı beyaz rengi Formula1’i terkederken,yerini West markası ve Mercedes’in gümüş rengi aldı.

1990’ların sonu(McLaren Formuna Kavuşuyor)

1996 ve 1997 yıllarında Williams egemenliği hüküm sürerken,Mclaren yavaş ve gecikmeli gelişmeleriyle Mercedes(Ilmor) motoru, pilotları Mika Hakkinen ve David Coulthard ile ilerlemeye başladı. Coulthard 1997 Avustralya GP’sini kazanarak sezona umut vaadederek başladı. Araç düzenli olarak yarış kazanacak güce sahip değildi. Zaten Coulthard da Avustralya’dan sonra sadece İtalya GP’sini kazanabildi.

1997 yılında Avustralya GP’sinde Darren Heath adındaki Formula1 fotoğrafçısı pistin hızlı bölgelerinde arka frenerin kızdığını farketti. Medya McLaren’in pilot tarafından devreye girecek olan arka tekerlerden birinin üzerinde ikinci bir fren pedalı monte edildiğini keşfetti ve araştırmaya devam etti. Bu pilotun understeer’dan kurtulmasını sağlıyordu ve heyecanlı yavaş virajlarda lastiğin spin atmasını engelliyordu.Yada daha çok kullanışlı olarak;aracın yarısını viraja sokarken yavaşlatıp virajın içlerinde geç fren yapmayı sağlıyordu.Bu tamamen yasal değildi ancak büyük bir yenilikti ve Mclaren’e avantaj sağlıyordu.

2000’li Yıllar

2000 yılı da yakın çekişmelere sahne oldu.Ancak en sonunda Ferrari’den Michael Schumacher şampiyon olmayı başardı.

2000 yılından beri McLaren Formula1’de kaybettiği zirveyi tekrardan kazanmak için çabalıyor. 2001 yılında Mika Hakkinen ,David Coulthard’a nazaran daha az rekabetçiydi ve o sezon Ferrai & Michael Schumacher ikilisini domine edecek başka sürücü de yoktu. 2002 yılında Mika Hakkinen dinlenmek için zaman istedi(ve bu süre sonunda emekliliğini isteyerek F1’den ayrıldı. Yerine vatandaşı Kimi Raikkonen geçti..
Mclaren izleyen 3 sezon boyunca sadece 4 zafer kazanabildi. 2002’de Coulthard ile Monaco’dasadece 1 zafere imza atabildi .2003 yılı gelecek vaadediyordu. sezonun ilk iki yarışının birini Coulthard diğerini Kimi kazanmışlardı.
Mclaren geliştirilmiş MP4-18 ile güvenilirlik sorunları yüzünden rekabetçi olamadı. Bu da takımı bir yaşındaki MP4-17D yi kullanmaya zorladı.Bu da sürekli gelişen teknolojiyi kullanan Formula1 takımlarının arasında Mclaren için ciddi bir dezavantajdı. Bununla beraber herşeye rağmen Raikkonen yarışlardan puan almayı ve şampiyonlukta Schumacher’i zorlamayı başarmıştı. Son yarışa kadar cesurca Schumacher’e direnmiş ve Michael’in sadece 2 puan gerisinden ikinciliği almıştı.
Takım 2004 sezonuna MP4-19 ile başladı. Teknik direktör Adrian Newey araç için MP4-18’in kusurları giderilmiş olanı tasvirinde bulundu. Bu kasa dışında aracın pek de iyi olmadığını gösterdi. Sezon ortasında yeni bir araç yapmak gerekti. MP4-19B yeni radikal dizaynı ve geliştirilmiş bir aerodinamik paketi ile yepyeni bir araç oldu.MP4-19B’nin İlk yarışında Fransa GP’sinde Coulthard üçüncülüğü kazandı. Raikkonen ise Brezilya GP’sinde Michael Schumacher’in önünde şanlı bir birincilik kazandı ve takım için sezonun geri kalanını iyi bir şekilde bitirmeyi başardı.

2005

Kolombiyalı ve eski CART şampiyonu Juan Pablo Montoya ,David Coulthard’ın yerine artık eskisinden daha dikkat çekici olan Kimi Raikkonen’in takım arkadaşı olarak ilan edildi. Montoya’nın sezonu beklendiği üzere rüya gibi başlamadı. Sakatlandığından dolayı 2 yarış boyunca yerine test pilotları Pedro De la Rosa ve Alexander Wurz yarıştı. Mclaren sezona nispeten daha donuk başlamış ve her iki şampiyonada da Renault’a puan kaptırmıştı. San Marino GP’sinde bu değişti ve McLaren pistteki en hızlı araç olduğunu gösterdi. Ne yazıkki kimi Raikkonen driveshaft’ta meydana gelen sorun yüzünden yarıştan ayrılarak Fernando Alonso’nun kazanmasına izin verdi. McLaren 2005 yılının büyük bir kısmında hız avantajını elinde bulundururken aracın genel güvenilirlik sorunu takım için büyük bir sorun olmuştu ve bu yüzden Kimi Raikkonen liderken yada kazanabilecek durumdayken araç iflas etmişti. Renault ve Fernando Alonso ise yavaş olmalarına rağmen McLaren’in dayanıksızlığını kullanarak araçlarının sağlamlığı sayesinde istikrarlı bir sezon geçiriyordu. alonso Brezilya’da şampiyonluğunu ilan ettikten sonra Renault azimel ve sessizce markalar şampiyonluğuna uzanmıştı. McLaren’in takımlar şampiyonasını kaybetmesinin sebeplerinin ortak görüşü R25’in MP4-20 ile çok yakın bulunduğu,sondan bir önceki yarış olan Japonya GP’sinde ve Çin GP’sinde Montoya’nın kanal kapağına çarparak yarış dışı kalmasıydı.Bu da McLaren’in 2005 markalar şampiyonasını kazanamamasında etkili oldu. Heyecanlı ve son derece rekabetçi bir sezonun ardından takım hayal kırıklığına uğradı.
19 Aralık 2005’te takım dünya şampiyonu Fernando Alonso ile 2007 yılından itibaren McLaren takımı adına yarışması için sözleşme imzaladı.

2006

2006 yılı için Mclaren yeni krom rengi MP4-21’i tanıttı. Takım araç için pozitif düşünüyordu. 2005 yılının son yarısında yapılan testlerde başarılıydı. Fernando Alonso’nun takıma katılacağı haberi ise takım ruhunu şampiyonluk için daha da hareketlendirmişti. Ancak 2006 yılının başında yapılan kış testlerinde Mercedes motorunun eksiklikleri olduğu görüldü. Ve gelecek sezonda Mclaren’in rekabetçi olup olamayacağı konusunda soru işaretleri oluştu. Takım spekülasyonlardan sonra daha iy perforasn sergileyen yeni bir motor tanıttı.
Sezon takım için iyi başlamamıştı. Henüz ilk yarış olan Bahreyn GP’si dıralam turlarında Kimi Raikkonen süspansiyon sorunundan şikayet etmişti. Ertesi gün Gridin sonundan start aldı. Buna rağmen Raikkonen bir yolunu bulup kendisini Michael Schumacher ve Fernando Alonso’nun ardından podyuma taşımayı başardı. aracın set-up ayarlarından şikayet eden Juan Pablo Montoya ise yarışı 5. bitirdi.Juan Pablo Montoya’nın Amerika GP’si startında takım arkadaşı Kimi Raikkonen’le çarpışarak yarış dışı kalmalarından sonra takımla bağları iyice koptu. NASCAR’da Chip Ganassi takımına geçtiğini açıklayan Montoya’nın yerine sezon sonuna kadar yarışan Pedro de la Rosa geçti.2006 yılı İtalya GP’sinin sonunda Ferrari sezon sonunda emekliye ayrılacak olan Michael Schumacher’in yerine Kimi Raikkonen ile anlaştığını açıkladı. Sezonun geri kalanında Mclaren zirvedeki takımlara yakındı ancak Ferrari ve Renault’un yüksek hız ve dayanıklılığını egale edemediğinden hiç zafer kazanamadı. Kimi Raikkonen son yarışına Brezilya’da Interlagos’ta çıktı ve beşincilikle bitirdi.

2007

2007 sezonu ilginç bir sezon olacağa benziyor. Kimi Raikkonen Scuderia Ferrari takımına geçerken Dünya şampiyonu Fernando Alonso (Mclaren’e 1 ve 2 numaralı araçları kazandırdı Dünya şampiyonu olduğundan dolayı) Vodafone ana sponsoruyla birlikte Mclaren Mercedes’e geçti. 2006 GP2’yi kazanıp testlerde başarı sağlayan Lewis Hamilton ise Juan Pablo Montoya ve Pedro de la Rosa’nın yerine 2. pilot olarak takıma katıldı. Eski şampiyon Mika Hakkinen’in takıma yarış pilotu olarak geri döneceği hakkındaki dedikodular 2006 Brezilya GP’sinden beri padok alanında dolaşıyordu. Ancak Lewis Hamilton’ın 2. pilot olarak açıklanmasıyla Mika Hakkinen ile ilgili dedikodular da son buldu. Hakkinen 2006-7 sezonu kış testlerine katılmış ancak yeterince hızlı olamamıştı.

Kış testleri boyunca takım yeni aracı MP4 22 ile gerçekten tüm pistlerde hızlıydı. Ayrıca yeni kurallar ile birlikte eskiden yaşanan tüm dayanıklılık problemleride geride kalmıştı.

Fernando Alonso Mclaren’de henüz 2. yarışı olan Malezya’da galibiyet kazandı ve araç sezon için umut veriyordu. Alonso’nun kazandığı bu galibiyet Mclaren’in 2005 Japonya’da kazandığı galibiyetten sonraki ilk galibiyeti oldu. Mclaren ise 41. duble zaferini kazandı.

Lewis Hamilton Avustralya’Da 3. olmasının ardından sırasıyla Malezya, Bahreyn ve İspanya’da 2. olarak podyuma çıktı ve Formula 1 tarihinde katıldığı ilk 4 yarışta podyuma çıkan ilk pilot oldu. Hamilton Bahreyn’de ilk defa 2 dünya şampiyonu takım arkadaşı Alonso’nun önünde yarışı tamamlamıştı. Alonso Bahreyn hafta sonunda zorlanmış ve o yarışı 5. sırada tamamlamıştı. Bu İspanya’da da devam etti. Massa’nın kazandığı yarışta Hamilton 2. olurken Alonso 3. sırada kalmıştı.

Hamilton pist üzerinde gösterdiği başarılar ile rekor kırmaya devam ediyordu. İspanya yarışının ardından Hamilton Formula 1 şampiyonasında liderlik koltuğuna oturan en genç pilot ünvanını kazandı. Bu rekor daha önce Mclaren’in kurucusu Bruce Mclaren’e aitti.

Monaco yarışını Alonso kazanırken Hamilton 2. sırada kaldı. Takım burada 150. yarış galibiyetine ulaştı. Monaco yarışından sonra her iki pilotun da puanları 38’di ancak Alonso 2 galibiyeti olduğu için lider durumdaydı. Mclaren takımı da Ferrari’nin 20 puan önünde lider duruma gelmişti.

Ancak Monaco yarışının ardından Hamilton’un açıklamalarıyla FIA Mclaren’i incelemeye almıştı. İngiliz Basınının da bastırmasıyla Mclaren takımı Monaco’da takım emri uygulamakla suçlanmıştı. Ancak FIA yaptığı araştırmaların ardından 30 mayısta yaptığı açıklamada Mclaren’in yarışın sonucunu etkileyecek girişimde bulunmadığını belirtti.

Kanada yarışında Hamilton pole pozisyonunu kazanmasının ardından ilk yarış galibiyetini de kazandı ve 48 puanla tekrar lider duruma gelmişti. Alonso ise yavaş başlamış ve yarış içerisinde 10 sn cezası almıştı. ancak Alonso yarışı 7. sırada tamamlayabildi ve 2 puan aldı. Mclaren takımı puanını 88’e çıkardı Kanada’da ve Ferrari ile farkı 28 puana çıkarmıştı.

Bir hafta sonra Amerika’da Hamilton yine pole pozisyonundan başladığı yarışta damalı bayrağı ilk gören oldu ve 2. yarış galibiyetini kazandı ancak yarış içerisinde, özellikle 38 turda iki pilotun yan yana geldiği zaman büyük mücadele yaşandı. Mclaren takımı sezonun 3. duble zaferini kazandı.

Sıradaki yarış Fransa’nın Magny Cours pistindeydi. Alonso sıralamalarda transmisyon sorunu yaşadı ve yarışa 10. sırada başlamak zorunda kaldı. Alonso yarışı 7. sırada tamamlamayı başarırken Hamilton yarışı kazanan Raikkonen ve 2. sıradaki Felipe Massa’nın ardından 3. olarak podyuma çıkmıştı. Bu yarış sonucunda Hamilton takım arkadaşı ile puan farkını arttırmayı devam ettirdi.

Hamilton kendi evindeki ilk yarışa pole pozisyonundan başlamıştı. Medyanın ve taraftarların büyük ilgi gösterdiği İngiltere’de Hamilton yarışı 3. sırada tamamlayabildi. Hamilton 9 yarışın 9’unda da podyuma çıkmayı başardı ancak İngiltere bu serinin son başarısıydı. Alonso ise yarışı Raikkonen’in arkasında 2. sırada tamamlamıştı.

Avrupa yarışı seyirci açısından sezonun o ana kadar olan en iyi yarışıydı. Yarış içerisinde 2 defa yağmur yağması ile seyir zevki yüksek bir yarış ortaya çıkmıştı. İlk yağmur bölümünde ilk virajda spin atan 5 pilottan birisi şampiyona lideri çaylak Lewis Hamilton oldu. Ancak spin sonrasında aracın motorunu stop ettirmeyen Hamilton çekici yardımıyla yarışa döndürüldü. Bu andan sonra Hamilton 2 defa lastik kumarı oynadı ancak bu kumar tutmadı ve Hamilton yarışı 1 tur geriden 9. sırada tamamladı. Alonso ise hatasız bir yarış çıkardı ve aracının yağmurlu pistte gösterdiği performansı ile yarışın bitmesine 5 tur kala ıslak pist üzerinde Felipe Massa’ya atak yaparak geride bıraktı ve yarışı kazandı. Avrupa yarışının ardından Hamilton ile Alonso arasındaki puan farkı 2’ye düşmüştü.

Macaristan yarışında 2 pilot arasındaki ilişki en alt seviyeye indi ve takım zorluklarla karşılaştı. Alonso sıralamalarda Hamilton’ı engelledi ve Hamilton bu yüzden son hızlı turunu atamadı. Alonso yaşananların sonucunda 5 grid pozisyonu cezası aldı ve yarışa 6. sıradan başladı. Olaysız geçen yarışı Hamilton kazanırken Alonso 4. olabildi. Ancak FIA ceza olarak Mclaren’e kazandığı 15 markalar şampiyonası puanını vermedi. Takım yaptığı açıklamada Alonso’nun pitteyken Hamilton’u durdurmasından suçun takıma ait olduğunu belirtti ancak Alonso’nun yaptığı açıklama farklıydı. Alonso, Hamilton’un takım emirlerine uymadığını ve kendisinin geçmesine izin vermediğini bu yüzden yakıt stratejilerinde değişim olduğunu söyledi.

İtalya yarışından önce takım Macaristan’da kaza testine tabii tutulmayan yeni hafif vites kutusunu kullandığı gerekçesiyle 50.000 dolar para cezasına çarptırıldı. Daha sonra yapılan testlerde ise bu modifiye edilmiş yenivites kutusu kaza testini geçmeyi başardı.

İtalya yarışında ilgi kendi evinde yarışan Ferrari üzerindeydi ancak düşük downforce paketi ile Mclaren Mercedes takımı burada daha hızlıydı. Mclaren pilotları yarışta ilk 2 sırayı elde etmişti. Alonso lider başladığı yarışı 1. sırada tamamlarken Hamilton 2. pit stoplarda geçildi ancak İngiliz pilot Raikkonen’e yaptığı atak ile 2.liği geri almayı başardı ve takım duble yapmayı başardı.

İtalya ve Belçika yarışları arasında casusluk ile ilgili davanın ardından Mclaren takımı 100 milyon dolar para cezasına çarptırıldı ve takım tüm markalar klasmanı puanını kaybetti.

Belçika’da Alonso ve Hamilton sıralamalarda Ferrarilerin arkasında kalmıştı. Yarışın başlangıcı ile iki pilot ilk viraja yan yana girdi ancak Alonso Hamilton’u dışarıya itikledi ve Hamilton yarışa çimenler üzerinden devam etti. İkili üçüncülük mücadelesi için Eau Rouge’a da yan yana girdi ve mücadeleyi kazanan Alonso oldu.

Belçika’dan sonra Avrupa sezonunu bitiren ve markalar şampiyonluğunu resmi olarak Ferrari’ye kaptırmış olan McLaren takımı pilotlarının bu soruşturmadan etkilenmemesi nedeniyle gözünü pilotlar şampiyonasına dikti. Japonya’da yapılan olaylı yarışta Alonso kaza sonucu yarış dışı kalırken, Hamilton kariyerinin en etkileyici performanslarından birini ortaya koyarak 1. oldu ve bitime iki yarış kala en yakın rakibine 18 puan fark attı. Bu noktadan sonra tüm otoriteler şampiyonluk yarışının bittiğini konuştu. Bazı şirketler şampiyonluk bahislerini kapattı. Ancak yine yağmurlu geçen Çin Grand Prix’inde lider giden Lewis Hamilton’un şampiyonluğunu ilan etmesi beklenirken kurumaya başlayan pistte kullandığı geçiş lastikleri tıpkı 2006 Macaristan Grand Pix’inde Michael Schumacher’in yarışını sonlandırdığı gibi Hamilton’un da yarışını bitirdi. Pit alanına bile dönemeyen Hamilton çok çok değerli puanlar kaybetti. Bu sezon ilk kez finish göremedi. Takım arkadaşı Alonso ise üçüncü olarak şampiyonluk iddiasını sürdürdü.

Artık herkes nefeslerin tutulacağı son yarış Brezilya Grand Prix’ini bekliyordu. Ancak tüm sezonu nerdeyse hatasız götüren Hamilton ve McLaren pit ekibi son iki yarışta adeta şampiyonluğu rakiplerine hediye etti. Startla birlikte Alonso’nun atağına karşılık vermek isterken altı sıra kaybeden Hamilton’un ilerleyen turlarda geçici bir arıza yaşayıp aşırı yavaşlaması sonucu sonunculuğa kadar gerilemesi şampiyonluk ümitlerini neredeyse bitirdi. Yinede yukarılara tırmanıp yedinci olan Hamilton, Kimi Raikkonen’in şampiyon olmasını engelleyemezken takım arkadaşı Alonsoyla sezonu puan puana bitirerek pilotlar şampiyonasında 2. sırada yer aldı.Fernando Alonso ise Şampiyon unvanıyla geldiği McLaren takımında bir türlü istediği ortamı bulamadı ve hayal kırıklığı dolu bir sezonun ardından takımla sözleşmesini fesh ederek eski takımı Renault ile anlaştı.

2008

2007’de takım içinde yaşananlar, casusluk skandalı, alınan cezalar ve son yarışta kaybedilen şampiyonluk Mclaren’i çok yıprattı. Takımın yeni aracıda Ferrari ile benzer bir parça üretilmemesi açısından FIA denetiminden geçti.

Takımdan ayrılan Alonso’nun  yerine de Renault’tan Kovalainen transfer edildi. Böylece iki takım arasından bir anlamda takas yapılmış oldu.

Her şeye rağmen takım gücünü korudu. 2008’in olaylı açılış yarışında Hamilton ilk sırada başlayıp rahat kazandı. Kovalainen Mclaren ile çıktığı ilk yarışta 5. oldu. Bir ara Alonso ile mücadele eden Kovalainen onu geçmiş ancak geçer geçmez de yanlışlıkla pit limiöorune basıp tekrar yerini kaybetmişti.

Malezya sıralama turlarında Kovalainen 3. Hamilton 4. olmuştu ancak son turlarını attıktan sonra hızlı turlarını atan pilotlarlarını engelledikleri gerekçesiyle iki pilotda sıra cezası aldı. 8. ve 9. sırada yarışa başladılar. Yarışta Kovalainen 3.lüğe kadar yükselirken Hamilton pitte bir sorun yaşayarak ancak 5. oldu.

Bahreyn’de 3. sırada yarışa başlayan Hamilton iyi start alamadı bir çok yer kaybetti. İlk turlarda Alonso’yu geçmeye çalışırken 2 kez ona arkadan çarptı ve ikincisinde kendi ön kanadına zarar vererek daha da gerilere düştü ve puansız kapattı.  Kovalainen ise 5. başlayıp 5. bitirdi.

İspanya’da Hamilton 5. sırada başladı ve yarışta 3. olarak podyuma çıktı. Kovalainen ise jantta oluşan bir sorun nedeniyle hızlı bir virajda lastik patllattı. Doğruca bariyerlere çarpan pilot ciddi bir kaza yaptı ancak herhangi bir sağlık sorunu yaşamadı.

Türkiye’de Kovalainen yarışa ikinci sırada başladı. Ancak ilk virajda vatandaşı Raikkonen’le bir temas yaşaması sonucu lastiğin hava basıncı düştü ve ilk turda pite girmek zorunda kaldı ve tüm avantajını yitirdi. Hamilton da 3. sırada yarışa başlamıştı ancak Kovalainen’in geri düşmesiyle 2.liğe yükseldi. Hamilton yarış esnasında Massa’yı geçerek farkı açmaya başladı. Ancak ilerleyen turlarda Hamilton’un 3 pit yapacağı anlaşıldı. Pozisyonu değişmeyen Hamilton 2. olarak podyuma çıktı.

Monaco sıralama turlarında Ferrari’nin üstün olması herkesi şaşırttı. Hamilton Ferrari’nin ardından 3. olurken Kovalaninen 4. oldu. Yağmurlu ve olaylı geçen yarışta Hamilton aracın arka lastiğini bariyere vurarak patlattı. Ama pitin yakın olması sebebiyle fazla zaman kaybetmeden erken bir pit yaptı. Takım Hamilton’un stratejisini de değiştirdi. Giren güvenlik aracı en çok Hamilton’a yaradı ve liderliğe yükseldi. Bu noktadan iyi bir performans gösteren Hamilton yarışı rahat bir şekilde kazandı. Kovalainen de 8. olarak puan aldı.

Kanada’da bozuk bir zeminde yapılan yarışta Hamilton pole pozisyonunu kazandı. Yarışı da lider götürürken giren güvenlik aracı tüm pilotları pite yöneltti. Hamilton pite lider olarak girdi ancak Raikkonen ve Kubica ondan önce çıkmışlardı ve pit yolu kapalı olduğu için çıkışta bekliyorlardı. Hamilton kırmızı ışığa ve pit yolu sonunda bekleyen araçlara dikkat etmeyince direkt Raikkonen’in aracına vurdu. Şampiyona daki rakibini yarış dışı bırakan Hamilton bu basit hata nedeni ile bir çok ağır eleştriye maruz kaldı ve bir de sonraki yarış için grid cezası aldı. Kovalainen de 7. başladığı yarıştan puan alamadı.

Fransa’da sıralama turlarında Hamilton 3. olmasına karşın aldığı ceza ile yarışa 13 sırada başladı. Kovalainen de 5. olmuştu ancak sıralama turlarında Webber’i engellediği gerekçesiyle oda ceza aldı 10. olarak yarışa başladı. Pistin yapısı itibariyle iki pilotda yükselmekte zorlandı. Hamilton Kovalainen’in arkasına geldi ancak Kovalainen Vettel’i geçemedi. Daha sonra Hamilton onu geçmeyi denedi. Bir şikanda zorlama bir şekilde şikanı bir miktar kesen Hamilton bu geçiş nedeniyle tekrar ceza aldı ve yarışı puansız kapattı. Kovalainen de 4.lüğe kadar yükseldi. Son turlarda Trulli’yi geçerek 3. olmak istedi ancak Trulli sert savunma ile buna müsade etmedi.

Britanya GP’sinde Kovalainen kariyerinin ilk pole pozisyonunu kazandı. Hamilton ise 4. oldu. Yağmurlu başlayan yarışta Hamilton iyi kalkış yaparak ilk virajı Kovalainenle yanyana döndü. Daha hızlı olan Hamilton kısa süre sonra takım arkadaşını geçti ve çok iyi bir performans ile 2.ye 68 sn fark atarak kendi seyircisi önünde kazandı. Kovalainen ise aracından iyi verim alamadı ve yarışı 5. sırada tamamladı. Bu sonuçla beraber Hamilton Raikkonen ve Massa’yla puanları eşitledi ve liderliğe ortak oldu.

Almanya’da Mclaren ve Hamilton’un yine üstünlüğü vardı. Pole pozisyondan başlayan Hamilton yarışı rahat lider götürürken bir anda güvenlik aracı girdi. Herkes pite girerken takım Hamilton’u çağırmadı. Daha sonraki bölümde yeterli farkı açamayan Hamilton pitin ardından 5. sıraya geriledi. Ancak bu Hamilton’u durdurmadı önce BMW pilotu Heidfeld’i geçti ardından takım arkadaşı kendi pozisyonunu Hamiltona bıraktı. Daha sonra liderliği paylaştığı Massa’yı geçti ve son olarakta güvenlik aracı periyodundan lider çıkan Piqueti geçerek mükemmel bir zafere imza attı. Böylece liderliği tek başına ele geçirmiş oldu. Kovalainen ise 5. oldu.

Macaristan’da tekrar Mclaren’in üstün olması bekleniyordu. Sıralama turlarında Hamilton 1 ve Kovalainen 2. oldu. Ancak startta Massa çok iyi bir kalkış yaptı ve ilk virajda Hamilton’u geride bıraktı. Massa’yı takip etmekte zorlanan Hamilton lastik patlatınca gerilere düştü. Yarışı sonuna kadar lider götüren Massa’nın motoru iflas edince galibiyet Kovalainen’e kaldı. Bu onun ilk galibiyeti idi. Hamilton ise 5. olabildi ama liderliğini güçlendirdi.

Hamilton Valencia’da çok güçlü olan Massa’yı durduramadı. Yarışı onun ardından 2. bitirdi. Kovalainen ise 5. oldu.

Belçika’da Hamilton yeniden pole pozisyonunu kazandı. Hafif ıslak pistte başlayan yarışta Hamilton liderliğini korusa da 2. turun başında ıslak olan ilk virajda spin attı. Çabuk toparlanan Hamilton liderliğini korusa da Eau Rouge çıkışında Raikkonen’in atağına karşı koyamadı. Böyle yarış boyu 2. sırada kalan Hamilton son turlara doğru Raikkonene yaklaştı. Bitime 3 tur kala hafifce yağmur  başladı ve  Hamilton farkı iyice kapattı son virajda da bir atak yaptı. Raikkonen sert bir savunma ile Hamiltona yer bırakmadı. Şikanı kesmek zorunda kalan Hamilton düzlüğe Raikkonen’in önünde çıktı ve start çizgisinde Raikkonen’in öne geçmesini sağladı. Ancak Kimi’in peşini bırakmayan Hamilton ilk virajda bir atak daha denedi ve Raikkonen’i tartışmalı bir şekilde geçmiş oldu. Yağmurun iyice artması ile  sondan bir önceki turda ilginç bir mücadele başladı. Kuru zemin lastiklerle ıslak pistte galibiyet mücadelesi veren ikili sık sık pist dışana taşarak birbilerini geçtiler. Ancak son viraja gelirken piste dönmeye çalışan Raikkonen bir anda kontrolü kaybetti ve bariyerlere çarparak yarış dışı kaldı.  Son turu rahat bir şekilde tamamlayan Hamilton yarışı kazanmış gibi görünse de yarış sonunda hakemler Raikkonen’i nizami olarak geçmediği için bir pitten geçme cezası verdi. Galibiyette kağıt üstünde Massa’ya kalmış oldu. Hamilton’da bu cezayla beraber 2. olarak sonuçlara yazıldı. Ancak bu karar F1 dünyasında çok büyük tartışmalara sebep oldu. Ayrıca takımdan gelen açıklamaya göre bu geçişin ardından yarış direktorunden bilgi alındığını ve bu geçişin onaylandığı söylendi. Ancak bu cezanın durumunu değiştirmedi. Kovalainen de olaylı bir yarış geçirdi son turda da vites kutusu arızası ile yarışı bıraktı.

İtalya sıralama turlarında Hamilton Q2 bölümünde yanlış lastiklerle piste çıktı. Lastiklerini değiştirdiğinde ise yağmur arttı ve Hamilton 15. olarak elendi. Kovalainen ise sıralama turlarında 2. oldu. Hamilton yarış içinde yükselsede ancak 7. olabildi. Kovalainen de pole den başlayan Vettel’in hızına ayark uyduramadı ve yarışı 2. sırada bitirdi. Bu sonuçla Massa ve Hamilton arasındaki fark 1 puana indi.

Singapur’da Massa’nın üstünlüğü vardı. Yarışı ikinci sırada götüren Hamilton güvenlik aracı nedeniyle pozisyonunu kaybetti. Ancak Massa’nın da pit stopta başına bir olay gelmişti. Hamilton 3. olaylı yarışı 3. bitirdi. Massa ise puansız kapattı ve fark yeniden açıldı. Kovalainen bu yarıştn puan çıkaramadı.

Japonya’nın Fuji pistinde Hamilton pole pozisyonunu elde etti. Raikkonen ikinci Kovalainen 3. Massa 5. oldu. Startta Raikkonen  iyi bir çıkış yaptı ve Hamilton’u hemen geçti. Hamilton da cevap vermek için Raikkonen’in iç tarafına girdi. Çok geç fren yapan Hamilton ve hemen arkasındaki Kovalainen dışta kalan Raikkonen ve Massanın virajı dönmesini engelledi. Karışan ilk virajda Ferrari pilotları geri düştü. Hamilton ve Kovalainen 3. ve 4. dönsede Hamilton bir sonraki virajda tekrar dışarı çıktı ve Massa’nın arkasına kadar düştü. Sonra ki turda şikana gelirken Massaya içten bir atak yaptı. Biraz dışta kalan Massa şikanın çıkışında Hamilton’un içinden girmeye çalıştı. Ancak içeride yeteri kadar yer kalmayınca ikili temas etti ve Hamilton spin atarak son sıraya düştü. Strateji değiştiren takım Hamilton’un puan almasını sağlayamadı. Kovalainen ise motor sorunu nedeni ile yarış dışı kaldı. Massa ceza alsada yarıştan 2 puan çıkardı.

Çin yarışında ise Hamilton güçlü bir performans ile hem pole pozisyonunu hem yarışı hemde en hızlı turu elde etti. Bu sonuça son yarışa 7 puan farkla lider gitti. Kovalainen ise mekanik sorun nedeniyle yarışı bitiremedi.

Geçen sezon şampiyonluğu Brezilya’da kaybeden Hamilton yine baskı altında gitti. Massa yarışı kazanırsa ki bu çok güçlü bir ihtimaldi, Hamilton en kötü 5. olmalıydı. Hamilton sıralama turlarında 4. oldu. Yarışın başlamasına bir kaç dakika kala aniden yağmur bastırdı. Hemen lastikler değiştirildikten sonra yarış başladı. Pistin kuruması ile lastikler yeniden değiştirildi. Bu sıralarda da Hamilton şampiyon olması için sınırlarda geziyordu. Temkinli bir şekilde rakiplerini geçerek güvenli bölgede kalmaya çalıştı. Yarışın sonlarına doğru 3. pit stop yapan Vettel Hamilton’un ardına düşmüş ve ona baskı yapıyordu. Vettel uzun süre Hamilton’u geçmeye çalıştı. Yarışın sonlarına doğru yağmur yeniden atıştırmaya başladı. Toyota pilotları dışında herkes pite girip lastik değiştirdi. Bu arada Glock pite girmediği için Hamilton’u geçmişti ve Hamilton 5. durumdaydı. 1 tur geriden gelen Kubica 1000 beygirlik bir araçla yarışıyormuş gibi rahatça Vettel’i ve Hamilton’u geride bıraktı. Bu geçiş esnasında Vettel de dengesi bozulan Hamilton’u geride bıraktı. Böylece Hamilton bitime birkaç tur kala 6.lığa gerilemiş şampiyonluğu kaybediyordu. Önündeki Vettel ise daha hızlıydı ve ona yetişmek için risk almak başka bir hataya sebep olabilirdi. Yağmur yavaş yavaş artarken takım Hamilton’a Glock’a yetişeceğini söyledi. Kuru zemin lastikleri kullanan Glock son turda çok zorlanıyordu. Massa damalı bayrağı şampiyon olarak geçti. Tüm Mclaren takımı olanları şaşkınlıkla izliyordu. Glock son sektorde oldukça yavaş kalınca son virajda Hamilton ona yetişti ve çok rahat bir şekilde onu geçti. Böylece elinden kaçırdığı şampiyonluğu yeniden yakalamış ve tarihin en genç şampiyonu olmuştu. Bu Mclaren’e de 9 yıl sonra pilotlar şampiyonluğunu getirmiş oldu. Aynı zamanda Hamilton F1’in ilk siyahi şampiyonu oldu. Ancak takımlar şampiyonası kazanılamadı.

Bu şampiyonluğun ardından Ron Dennis takım patronluğunu bıraktı ve Mclaren için yol otomobilleri projesini yönetceğini söyledi. Takım patronu ise takımın CEO’su Martin Whitmarsh oldu.

2009

2008’de son ana kadar şampiyonluk mücadelesi veren Mclaren takımı 2009 sezonuna yeterince iyi hazırlanamadı. Mercedes’in hazırladığı motor ve KERS sistemi iyi çalışsada aerodinamik anlamda büyük sorunlar yaşandığı testlerde ortaya çıktı.

Buna rağmen Hamilton 18. başladığı yarışı podyumda bitirecek kadar iyi performans gösterdi. Son güvenlik aracı periyodunda pist dışına çıkan Trulli’yi geçip sonra yol verince Trulli hakkında soruçturma açıldı. Hamilton hakemlere beni geçti diyip yol verdiğini sakladı. Trulli diskalifiye edilip Hamilton 3. ilan edildi. Ardından telsiz konuşmalarında Hamilton’nun yavaşlayıp yol verdiği anlaşıldı ve kasıtlı olarak hakemlere yalan söylediği için diskalifiye edildi. FIA bunu bir suç olarak kabul edip Hamilton’u dünya motor sporları konseyine sevketti. Ancak Hamilton özür dilediği için başka bir ceza çıkmadı. Kovalainen ilk turda kazaya karışıp puan alamadan yarışı kapadı.

Hamilton olaylı Malezya yarışından puan 7. olarak puan çıkardı. Kovalainen bu yarışta da spin atıp yarış dışı kaldı. Yağmurlu Çin yarışında Kovalainen 5. Hamilton 6. oldu. Agresif bir geliştirme programı izleyen Mclaren Bahreyn’e de yeni parçalarla geldi. KERS’in etkili olduğu bu pistte Hamilton 4. olarak güçlü bir sonuç aldı ancak Kovalainen sonuç alamadı. Sonra ki 4 yarışta Mclaren sürücüleri çok zor yarışlar geçirdiler ve gridin dibine demir attılar.

Ancak Almanya’ya takım büyük bir güncelleme ile geldi. Sıralamada 5. olan Hamilton çok iyi start aldı ve liderliğe kadar yükseldi. Ancak Webber’in ön kanadı Hamilton’un arka lastiğini patlattı ve Hamilton pite dönene kadar çok vakit kaybetti. Hamilton puan alamazken Kovalainen 8. oldu.

Macaristan’da sıralamada 4. olan Hamilton çok iyi yarış çıkarıp yarış içeriside Webber’i geçti. Önün deki  Alonso’ya da yaklaşan Hamilton onun pite girmesiyle liderliğe yükseldi. Yarışın geri kalanını da rahat bir şekilde götürüp sezonun ilk yarışını kazandı. Kovalainen 5. oldu.

Bir sonraki yarış Valencia’da Mclaren pilotlar sıralamada 1-2 yaptı. Yarışa da iyi başlayan Hamilton ve  Kovalainen kısa bir ilk bölüm tercih etmişlerdi. Barrichello ise daha uzun bölümler tercih etmiş ilk önce Kovalaineni geçip Hamilton ile galibiyet mücadelesi vermişti. Barrichello’dan önce pite giren Hamilton pitte de sorun yaşayınca beklenen pit çıkışı mücadelesi olmadı. Rubens rahatça liderliği ele geçirdi Hamilton 2. oldu. Raikkonen 3 Kovalainen 4.

Sonraki yarışta, Belçika sıralama turlarında Mclaren iyi performasn gösteremedi ve 2. bölümde elendi. Yarışın ilk turunda Hamilton bir kazanın ortasında kaldı ve bir aracın ona çarpmasıyla oda yarış dışı kaldı. Kovalainen ise 6. olarak 3 puan aldı.

İtalya’da Hamilton bir pole daha kazandı Kovalainen 4. oldu. Yarışı iyi götüren Hamilton 2. pitinin ardından tek pit yapan Brawn pilotlarının ardında kaldı. Son tur da önünde ki Buttona yetişmeye çalışan Hamilton aracın kontrolünü kaybederek yarş dışı kaldı. Kovalainen 6. oldu.

Hamilton Singapur’da bir pole daha kazandı ve yarışıda rahatça lider götürdü ve kazandı. Kovalainen de bu yarıştan 2 puan çıkarabildi.

Japonya’da Hamilton yarışa 3. başladı. Toyota ile girdiği 2.lik mücadelesini son pitler de kaybetti ve yarışı 3. pitirdi. Kovalainen sıralamda ceza aldığı yarışı 11. bitirdi.

Bu sefer Brezilya’ya psikolojik olarak rahat giden Hamilton yağmurlu sıralama turlarında 17. oldu. Ancak iyi bir yükseliş göstererek yarışı podyumda bitirdi. Kovalainen bu yarıştan da puan alamadı.

Son yarışta Hamilton yine güçlü bir performans yakaladı. KERS’in de etkili olduğu pistte pole pozisyonunu rahat kazandı. Yarışı lider götürürken önce KERS sonra fren problemi yaşadı ve yarışı bırakmak zorunda kaldı. 3 yıllık kariyerinde Hamilton ilk kez mekanik arıza nedeniyle yarış dışı kaldı.

Sezonun ikinci bölümünde gösterilen performans sayesinde Mclaren 1 puanla farkla Ferrari’yi geçti ve sezonu 3. sırada bitirdi. Hamilton ise pilotlar klasmanında 49 puanla 5. oldu. Kovalainen ise 22 puanla 12 oldu.

İki senelik beraberliğin ardından takım Kovalainen ile yolları ayırdı. 2009 dünya şampiyonu İngiliz Jenson Button ile anlaşıldı.

Ayrıca takım için önemli bir gelişme ise Mercedes ile yolları ayırmış olmaları. Mercedes şampiyon olan Brawn GP’yi satın aldı. Mclaren’deki %40 hissesini Mclaren’e geri satacak. Ancak 2015’e kadar da motor sağlamaya devam edecek. Mercedes’in Mclaren’i tamamen satın almak istediği biliniyordu ancak Mclaren buna yanaşmadı. Daha sonra da iyi durumda olan ve satın alınmaya hazır olan Brawn GP’yi alma yoluna gittiler. Bu karardaki önemli bir sebep de Mclaren’in kendi yol otomobilini üretmek istemesi ve bunda da Mclaren’in kendi ürettiği motorun kullanılması gösteriliyor. Bir başka söylenti de Mclaren’in takım içinde yeterli söz sahibi olamaması ve Alman pilot yarıştıramaması. Tüm bunların sonucunda bu ayrılık gerçekeşti. Şu anda Mclaren’in güç olarak bir şey kaybetmediği düşünülsede Mercedes’ten bütçeye gelecek üç haneli milyon dolarlar artık olmayacak.

 

2010

Mclaren 2010 için en agresif tasarımlardan birisini yaptı. Oldukça uzun olan araç farklı bir köpek balığı motor kapağı kullandı. Bu kapak içinden bir kanal arka kanadın arkasına hava geçişi sağlıyordu. Sezon başlamadan önce Red Bull patronu kanadın yasal olup olmadığının kesinleştirilmesini istedi. Son testlerde Mclarenin hem uzun sürüşlerde hem de tek turda iyi performans gösterdiği görüldü. Şampiyonluk için 4 adaydan birisi de Mclaren olarak görülüyordu.

2010 sezonunda Mclaren, Red Bull kadar hızlı değildi ancak daha güvenli ve yağmur şartlarında daha iyiydi. Kullandığı F-kanalı yardımı ile performansını arttırdı ve ilk yarıda işler iyi gitmesine rağmen sezonu; Avustralya,Çin,Türkiye, Kanada ve Belçika yarışlarını kazanarak, genel sıralamada Red Bull’un ardında 454 puanla 2. sırada bitirdi.

 

 

 

“Mclaren” için 0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir