Kategoriler
Formula1 Manşet Özel İçerik Teknik

Ferrari SF15-T Soğutma Sistemi İncelemesi

Çoğumuz Ferrari’nin göstermiş olduğu büyük sıçrama ve tempo artışı karşısında şoka uğradık. Hatta açıkça söylemeliyim ki ben böyle bir gelişim beklemiyordum. Tamam testlerde istikrarlı bir şekilde devam ettiler; bazen hızlı oldular, çoğu zaman istikrarlı stint attılar. Ama kimse ikinci yarışında Ferrari’den bir galibiyet beklemiyordu. SF15-T’yi ele aldığımız zaman Ferrari geçen seneki araçları F14T’de yaptıkları hatalardan ders çıkartmışlar. Geçen sene yeni bir çağa adım atmıştık. O gümbür gümbür ses veren hatta yanında rölantide çalışırken bile iç organlarımızı titreten V8 motorları geride bıraktık (İç organlarım 2011 Formula 1’de görevli olduğum zaman titremişti ve 2008’de Bostancı’da BMW Sauber gösterisinde gene aynı hissi yaşamıştım). V6 turbo motorlara beklenildiği üzere senelerdir gerek yol otomobillerinde gerek farklı kategorilerde ürettiği yarış otomobilleriyle Mercedes takımı dominantlığını ortaya koydu. Öyle bir motor üretmişlerdi ki (Geçen sene onların nasıl güç üniteleri kullandıklarını açıklamıştık) tartışmasız sezonun en güçlü motoruydu. – Dayanıklılık konusu benim ilgilendiğim alanın dışında ama rakamlara bakılırsa ve az olan motor kategorisinde kıyaslanırsa ve dağıttığı motor sayısı göz önüne alınırsa bu konuda en dayanıklı ekip oldu –

Ferrari takımı 2008’de değişen köklü kuralların ardından aerodinami anlamında sürekli problem yaşadı ve Avrupa sezonları öncesinde hep bir B – Versiyon adı altında güncellemelere erkenden başlamak zorunda kalıyordu. Ancak sezon içerisinde aerodinami bakımından eksik bir aracı sadece güncelleme yaparak geliştirmek yada başka bir tabirle açığını gidermek oldukça zordur. James Allison’ın gelişiyle beraber Ferrari takımı pragmatik (Uygulamaya ve öğrenmeye bağlı süreç) bir yapıya büründü.

Ferrari’nin bu sezon en etkili olduğu alanlardan birisi sidepodları içerisinde bulunan soğutma sistemini radikal bir biçimde oturtması. Takım radyatörleri daha geri kısma yerleştirerek aerodinamik anlamında ileriye dönük bir attı.

Bu gelişimden önce gelin yol otomobili ve F1 aracı arasındaki soğutma sisteminin farkına beraber bakalım.

Rad cutaway 3

Inlet from Engine: Motordan gelen soğutma suyu

Cooling Fins: Soğutma kanatçıkları

Direction of Coolant Flow: Soğutma suyunun izlediği yol

Transmission Oil Cooler: Vites kutusu yağı soğutucusu

Filler Cap: Doldurma kapağı

Outlet to Engine: Motora giden soğutma suyu

Yukarıdaki örnekte (Soldaki örnek yol aracına ait) radyatör olarak tabir ettiğimiz cisim mümkün olduğu kadar dik vaziyette aracın ön tarafına koyulur, bu sayede ön taraftan gelen havada soğutmaya yardımcı olur. Formula 1 araçlarında soğutma işi biraz daha karmaşıktır, Formula 1 araçlarında radyatörler geleneksel olarak eğimli yapıdadır (Sağdaki) ve ne kadar çok yüzey alanı oluşturursanız o kadar çok aerodinamik olarak olumsuz etkiyet maruz kalırsınız. Radyatör arkasında sarıyla belirtilmiş alanı kendimize referans olarak alabiliriz. Basit bir şekilde düşündüğümüz zaman radyatör boyu arttığı zaman oluşacak olumsuz etki göz önüne serilmekte. Bu yüzden takımlar sezon içerisinde soğutma alanında köklü değişiklik yapmakta zorlanırlar.

49861_ferrari--cambiata-la-disposizione-dei-radiatori

Yukarıdaki fotoğraf Giorgio Piola tarafından çekildi ve Ferrari’nin sidepodunun altında yatan hazineyi bize göstermekte.

Bu fotoğraftan gördüğümüz üzere Ferrari’nin radyatörleri normalde gördüğümüze göre daha yassı bir halde bu yüzden radyatör içerisinde bulunan akışkanın verimliliğini sağlamak daha zor. Bir diğer değişik yapı ise radyatör sadece eğimli yapıya sahip değil, yüzey alanında belli bir oranda bükülmüş parçalar var. Bunun nedeni sidepodun keskinliğinden ödün vermemek.

49861_ferrari--cambiata-la-disposizione-dei-radiatori

Yukarıdaki görselde takımın kullandığı akıllıca çözüm olan soğutma sistemi yeşil ve sarı olarak işaretlenmiş vaziyette.

dcd1509ap225

Yeşil ile gösterilen bölgeden dışarıdan gelen hava gelip radyatör üzerindeki parçalı bölümde dalgalanmakta. Radyatörün alt yüzeyinden gelen hava akımı, bu parçalı bölümde dalgalanarak soğutma performansını arttırmakta.

Ferrari Rad Top Ducts

 

Sarı ile gösterilen bölgede az önce anlattığımız dalgalanma olayı gerçekleşmekte. Hava akımı alt bölgeden geldikten sonra radyatöre sadece bir kez etki etmiyor. (Mor Bölge) Dalgalı yapı sayesinde hava akımı sürekli olarak radyatörün üst yüzeyine etki etmekte.

Malezya’da oluşan sıcağa rağmen Ferrari arka bölümde gereğinden fazla büyük soğutma kanalları açmadı (Motor kapağı üzerinde bir hava boşluğu var ancak soğutma anlamında devasa etkisi bulunmuyor). Böyle verimli bir sistem sayesinde ilerleyen yarışlarda Ferrari arka bölge üzerinde aerodinamik anlamda gelişim sağlayabilir.

 

 

 

 

“Ferrari SF15-T Soğutma Sistemi İncelemesi” için 13 yanıt

Çok güzel bir yazı olmuş Erdim hocam, sağolasın çeviri için. Ferrari’nin uzun dönem sonrasında yenilikler yaptığı araçları görmek büyük sevinç kaynağı :)). Tombazis gidince düzeliriz diyordum da çok erken geldi bu araç :))

Tamam gençler . Baktınız yeter.. Kapatın üstünü, görmesin kimse 🙂

Jean Todt dönemine gittim bir an.
“Evet aracımız güzel görünüyor ama asıl başarının sırrı bu örtünün altında saklı” diyordu.

Umut veren bir Atımız var.. Bunu tekrar hissetmek çok güzel

Alonso: “Bunu bana sunumda gostermediler” 😀 Chok guzel yazi olmush tesekkur ederim, bashkalarini takip etmeyib, kendi yeniliklerimizi getirmemiz umutverici.

harika olmuş elinize sağlık Malezya yarışında Serhan Acar bahsetmişti biraz soğutma için açılan yarıkların kaybettirdiği zamanı bütün takımlarda gördüm o ekstra yarıkları ama Ferrari de yoktu, faydası öyle saniyelerle ölçülmez belki ama şu anda her saliseye ihtiyacı var takımın özellikle sıcak hava şartlarında işimize yarar dayanıklılık olarakta katkı sağlar umarım, birde kafama takıldı şimdi bu yazıyı görünce geçen yıl takım hava\hava yerine hava/su soğutma sistemi kullanıyordu hatta amerikalı bi firmayla çalışıyorlardı yanlışta hatırlıyor olabilirim bu sistem hala devam ediyor mu bu araçta bilgisi olan var mı bu konuda….

hatta F14t için ilk lansmanı yapıldığında sidepodları nasıl küçük yapabildiler diye merak uyandırmıştı sonradan Ferrarinin hava\su soğutma sistemi kullandığı söylendi ve bu sisteminde diğerlerine göre daha ağır olabileceği konuşuluyordu sanırım tam emin olmamakla birlikte bu seneki araçta kullanılan sistem geçen senenin evrilmiş hali gibi duruyor ve bence halefle selefin arasındaki en büyük fark güç ünitesi ve süspansiyonun yeni baştan tasarlanması gibi…

Güzel yazı teşekkürler.Evet bunu eskiden yazdığım yabancı sitenin 2015 aracı geliştirme haberlerinde İngilizce versiyon ve aynı fotolarla görmüştüm.Türkçe çevirisini de okumuş daha iyi anlamış olduk.James Allison belirtmişti,başarıdaki etkenlerden birinin soğutma olduğunu.Gerçekten sıcak havalarda tam randıman alabiliyoruz.Bahreynde de çok işimize yarayacak gibi duruyor.

Ben teşekkür ederim. Pist üzerinde olamadığım için kaynaklarımız sınırlı bu yüzden bazı teknik sitelerden yardım alıyorum. Türkçe’ye çevirerek Formula 1 seven herkese ne değişiklik olduğunu göstermek istiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir