Kategoriler
Formula1 Manşet

Ve Dennis Honda’dan Arai’yi Görevden Almasını İstedi!

İngiliz basınında yer alan haberlere göre Ron Dennis, Honda’dan Yasuhisa Arai’nin görevini sonlandırmasını istedi.

Arai başlarda oldukça olumlu açıklamalar yapmasına karşın son zamanlarda McLaren şasisini suçlamış ve taraftarların tepkisin çekmişti.

Son olarak cumartesi günü sorulara oldukça isteksiz ve ters cevaplar veren Arai Ron Dennis’i sinirlendirdi.

Daily Mail’de yer alan haberde bu açıklamanın McLaren’in patronu Ron Dennis’in sabrının artık taşırdığını yazdı.

Habere göre Dennis Honda’ya bir mektup göndererek Yasuhisa Arai’nin görevinden alınmasını istedi.

İngiliz yayın kuruluşu Sky, kaynaklara atıfta bulunuarak Ron Dennis’in bugün Honda yönetimine yaptığı çağrıyı doğruladı. Ancak mektubun içeriği hakkında bilgi yok.

McLaren bu yıl 1980 yılından sonra ilk kez şampiyonada ilk 8 dışında kalmıştı.

“Ve Dennis Honda’dan Arai’yi Görevden Almasını İstedi!” için 60 yanıt

Aslında bu bir süreç. Honda bie KEİRETSU Klanına bağlı bir işletme. Burada çok sert kurallar uygulanmaktadır. Alman disiplininden bile daha üstün bir disiplin ve hiyerarşi anlyışından bahsediyorum arkadaşlar. Bu sebepten üst düzey bir Honda yöneticisi olan yani bir çeşit Key Accountant Manger olan Arai kafasına göre trip yapamaz. Böyle açıklamalarda bulunamaz ve suçlayıcı olamaz. Tabiri caiz ise adamın kafasını kopartırlar. Buradan hareketle Honda nın bu evliliği bitirdiği net bir şekilde belli oluyor. Honda nın içinde kuşkusuz sporda kalmak isteyen bir grup birde buna muhalif olan bir grup var. Ciddi olarak F1 bütçesinin su sporlarına aktarılmasını isteyenlerin sayısı ve şirket içi gücü çok fazla. Honda nın f1 de direk mücadele ettiği günlerdeki gibi başarısızlığının sebebi yine kendisi, yine kendi çelişkileri.

arkadaşlar güzel güzel yazmışsınız ve de uzunca ellerinize sağlık japonlarla iç içe yaşıyorum..

çalıştığım mekanda sayıları 100 ü geçer hatta bir tanesi ile muhabbetimizde var honda da çalışıyor kendisi..
ama atomu tekrar parçalamayalım ve kuvantum fiziği ve paralel evrenler gibi konu dağılmakta
sonuc hakkında kısa ve öz yazalım derim seneye bu adamlar ne ve neler yapabilirler

ron dennis baskısı bir harakiri getirmi bence bunlar konunun anafikri

Ron Dennis’in görevden alınması olayı ilginç olurdu. Adam orada en büyük hissedar değil mi? Senna nın şampiyonluğunu yabancı birisi çalmadı ki. Prost yabancı sayılmaz. Aileden. Senna filminde görmüştüm o sahneyi. Çok acıklıydı

Bir kaç ek de ben yapayım. Örnek olması bakımından herkesçe bilinen bir gerçek bu sporun “yegane takımları” Ferrari ve McLaren’dir. Kitle iletişim araçları öyle noktalara gelmiştir ki 20 yıl önce alternatif olarak bildiğimiz bu spor, her geçen gün daha da popülerleşmeye ve buna bağlı tüketmeye mahkumdur. Teknoloji her geçen gün, bir önceki günden çok çok daha hızlı ilerlemektedir. Bu teknoloji devinimi öyle maliyetleri beraberinde getirmiştir ki, bununla başa çıkamayan F1 takımları dahi organizatörlerin algı yönetimiyle birlikte küresel ölçekte bu sporu bitirme noktasına getirmiştir. Örnek mi; en basitinden Monza’nın takvimden kaldırılması söylentileri bile sporun içinde bulunduğu durumu göstermektedir. Evet doğrudur uzakdoğu, Avrupa ve Amerika’yı kopyalayarak yaşamını sürdürmektedir. Çünkü bu teknolojiyi ortaya koymak için onların sahip olduğu yeraltı ve doğal kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Dünyada fosil yakıt ve bununla çalışan makinaların sonu hızla yaklaşmaktadır. Tıpkı 150 yıl önceki buhar makinaları gibi… Biraz araştırırsanız Formula E’nin izleyici sayısının her geçen gün arttığını göreceksiniz. Esasen hızla sonuna gelen F1’in, Mclaren-Honda işbirliği ile bunun odak noktasını oluşturduğunu düşünmekteyim. Zaten “korkunç” paralar harcayan Ferrari’nin de sonu gelmektedir. İçinde bulunduğumuz 21. yy.ın hemen başında bakarsınız yarın “Maranello”yu kapattık F1’den çekiliyoruz” derseler dahi bir kaç gün cılız kitlesel eylemler olur, yine bir-kaç çatlak sesle 3. günü hayat normal akışında devam eder. Ron Dennis’in Honda’yı tehdit etmesi çok da dikkate alınmamalı…

Türkiye’deki kanıksanmış algı ve tüm genel kanıların aksine; uzakdoğu toplumları yozlaşmış, taklitçi, açgözlü, fırsatçı (kötü anlamda), bencil, kibirli ve bir o kadar da “hızlı düşünemeyen ve uygulayamayan” (aptal demek istemediğim için bu şekilde açtım) bir seviyede. “Üstün” olarak bize empoze edilen japon teknolojisi bile iki ana pazar duşında (mesela bilişimde hindistan ama başka bir alanda yoklar gibi..) amerikalı ve avrupalı rakiplerini kopyalayarak yaşamını sürdürüyor, ülke 25 senedir resesyonda, üretim maliyetleri sorunlu ar-ge ve çok denemede sonuç elde edebilme nedeniyle çok yüksek ki japonların uzakdoğunun amiral gemisi ve dünyanın 4.büyük ekonomisi olduğunu düşünürsek varın diğerlerinin halinin nice olduğuna. Tabiki 70 yıl evvel uçak gemisi yapabilmiş bir teknolojiyi ve üretim gücünü bizim mevcut seviyemizle kıyaslamak hata olur ancak Formula 1 gibi kendi alanının zirvesine çıkınca ak koyun kara koyun da gün gibi sırıtıyor işte. Uzakdoğu toplumlarının çalışma felsefesi bir alanda uzun sürede en iyisini yapmak üzerine kurulu olduğu için F1 gibi hızlı bir şekilde evrilen teknolojiler için biçilmiş kaftan olmadıkları kesin, belki konvansiyonel devirlerde 80’ler gibi evet ama hele ki günümüzdeki ar-ge hızını düşünürsek…. Zor.

Nerelere girmişsin nerelere 🙂 Günümüz de her saniye ar-ge işlem hızını ve kalitesini arttırıyo.Özellikle Çin-Japonya gibi.Popüler hale gelen bilgi paylaşım teknolojilerinin gelişimi insanların bilgi paylaşımını kolaylaştırıyo.Bu da hem rekabeti hem de birlikte çalışma fırsatlarını artırıyor.O yüzden japonların F1 teknolojisine haksızlık etmiş oluruz.Bura da yatırımlara sermaye akışına carta curta giricem de gözlerin yorulmasın.Türkiye de okul aracılığıyla ziyaret ettiğim şirketler genellikle kopyalama yönüyle değil artık kendi yapmak istedikleri yeniliklerle bir şeyler yapıyorlar.Tabi benim ziyaret ettiğim kısım ”Kimya Sektörü” Yani biliyosun türkiye de teknoloji Çin-Japonya gibi ülkelerin çok çok uzağında.Yani Türkiye de durum buysa orada ki teknoloji kopyalıo demek ne kadar doğru bilmiyorum. Bu Ar-ge ve kopyalama konusun da takip ediyosa @xtrabit-racing teknoloji yönünden daha iyi anlatabilir.

Kardeşim malesef ki çoğunluğunda yanılıyorsun ilk kısmında özellikle Çin, Taiwan, K.kore gibi bilindiklerde geniş popülasyonlar için evet ama japon ve g.kore’liler için tarif hiç de doğru değil. Özellikle bilişim, elektronik, elektromekanik konularında. Gerçekte elektronikte Çin pazarını yöneten 2 dev var abd ve uzak doğulular yani japon, g.kore bileşkesi. Özellikle elektronik alanda birçok classta avrupalılar bu bloklara yakın dahi değil. Dünyada global çaplı birlikte ileri projeler yapıldığında mesela uzay üssü, yer dinleme, araştırma tesisi vs bunların elektronik altyapılarını öncelikli her zaman japonlar software tarafını abd üstlenir cern vs oluşumlarda adamların yaptıklarını bilseniz farklı düşünürsünüz. Bahsettiğiniz ülke nice superdevletleri tarumar edip ayağa kaldırmayacak tsunami, deprem vs felaketlerle 4 yılda havakuvvetlerini yenileyebilen bir sanayi, teknoloji devi. Otomotiv de işler artık farklı işliyor m.sporları hakeza rasyonel yürümüyor unutmamak lazım ki vw group o kadar kasmasına rağmen dünyanın en büyük grubu halen toyota… 80 ler felan diyorsunuz da alman vs otomotiv, ağır sanayii üretim bantlarının birçoğunu halen japonların kurduğundan haberdar değilsiniz anlaşılan, iletişim altyapısında usa dahi japonlarda yarışamıyor 3g, 4g, 5g her zaman ilk önce japonlar geçer toplam sayıda değil ama uydu başına bantgenişliği rekoru devamlı adamlarda işte bu güncel teknolojik olmak demektir. Adamlar marsa gitmiyor ama tek başına uzaya güneş enerjisi santrali kurmaya kalkıyorlar. Milli bilinç olarakta bizimle dahi kıyaslanamazlar defalarca birkaç çağrıyla resesyondan tüm altınlarını toplayarak çıktılar ve hilekarların önüne halen cam parçası, bıçak atılır kaldıramaz intihar ederler… F1 bir Eu oluşumu olmasına rağmen geçmişte yaptıkları da ortada. Onların hakim oldukları onların üretim anlayışına uyan başkalarının dönemsel yaklaşabildikleri serilerde pek çok hani.

Her ikinize de teşekkürler. Keşke altyapı müsait olsa da bunları kendi tezlerimizi de ortaya koyarak tartışabilsek. Ben de işim gereği kuzey amerikalı,latin amerikalı,avrupalı,hintli,çinli japon ne varsa birlikte az veya çok çalışma fırsatı buldum. Operasyonel anlamda karar alma ve uygulama yeteneği bizim kadar reaksiyon süresi kısa bir toplum daha yoktur öyle sanıyorum. Uzakdoğulular ise son derece “emin” olmadan reaksiyon almıyorlar. Bu da işin akışını yavaşlatıyor.

Ben hala işin akışını yavaşlattığı konusun da emin değilim.Örneği japonyadan vereyim.Orada ki şirketlerin yapısı genel hatlarıyla diğer ülkelerle aynı gözükse de,özellikle karar alma yöntemlerin de önemli farklılıkları var.Bütün kararların ilgili kişilerce görüşelerek bir grub tarafından alınması şeklin de karakterize edilebilecek yöntemler,orada ki şirketlerin başarısının ardındaki en büyük etken.Bütün avrupalı iş adamların anlamadığı veya anlamaya çalıştığı,şaşırdığı sistem uzak doğu ülkelerinin karar alma yöntemi.Başın da japonya geliyor.Mesela Avrupalı bir şirket genellikle kararları üst yönetimce alınır.Ama Japonya da karar alma yönetimi; orta hatta en alt düzeyler de başlaması.Ama tabi ki o düzeyler de alınan kararların yatırım-finansal gibi önemli kararlar üst yönetimce alınır,tarışılır önemli etken ise fikir birliğinin sağlanması beklenmez.Anlıyacağımız bizim şirketlerimize göre onların karar alma yöntemleri daha uzun ve karmaşık görünse de,kabul edilen stratejilerin uygulanması ilgili taraflarca tartışılmadan verilen kararlardan daha hızlıdır.Böyle tıkır tıkır işleyen bir sistem de iyi yönde ne kadar işin akışını yavaşlattığı konusun da şüphelerim var.

İyi oldu güzel oldu çok güzel oldu 😛 yani farklısın Murat 🙂 Keşke daha iyisini yapabilsek dediğin gibi. Uzun diyaloglar daha kafa açar. Buna uygun sadece forum var burada orayı da aktif değerlendirmiyoruz. Gerçi dün gece şu satılan motorların aynı olması beklentisi üzerine ilgili güncel haber bulamadığımdan forumda yazayım dedim baktım girilemiyor buradan duyrulur 🙂
Ben senin yazım tarzından global şu bu tiplerde gördüklerinden kanı oturması yaşadığını anlamıştım. Gerçekte acayip şirketlerde çok dangalak hintli, capon, alman vs görüyorsun sonra bu adamların global durumu, şirketlerin piyasasına bakıyorsun nasıl oluyor ya çakılması yaşıyor insan 🙂 Bizim gerçekten dünyanın en hızlı reaksiyon sürelerine sahip olduğumuz doğrudur (berbat, tecrübesiz, teknoloji ve bakışından uzak bir orduyla halen en hızlı kırmızı alarm, harb duruma geçebilme kabiliyeti mesela) otomotiv ilgisinde anadolla yurt dışında yarışmaya kalkma olsun, eu da bilmem nerede kalıp 2 koşu parça yetiştirmeye çalışma olsun, bursa inegöl vs rallilerde parça kırılınca yedeği de olmayınca ilgisiz bir aracın parçasını kaynaklarla modlayıp aracı rallye devam ettirme olsun var öyle işlerimiz. Bizim metalurjik kalıpçılarımız dünyanın en hızlı işlerini yaparlar (strateji, planlama, org. ruhu, alışkanlığı olmadığından bizde müşteri en acayip beklentilere girer:) ) ama japon, alman fabrikalarını gezince dipleri düşer kaldıramazsın bir daha kolay kolay 🙂
Capon abiler her alanda değil ama ilgili oldukları bazı alanlarda gerçekten dünya lideri veya piyasa belirleyicisi konumdalar bu da bazı şeyleri bireyde değil belki ama total de doğru yaptıklarını gösterir. Evet planlamaları bazen çok farklı geliyor, design süreleri çok uzun, incik boncuğa önemsizlik var ama yapınca iyisini yapıyor gereken kadarını yapıyor adamlar (insanlar o alanda onların belirledikleri ihtiyaçlara uyar uymaz o ayrı, EU son kullanıcısı uymuyor çoğu alanda artık) kendi tesisi olmayan Asus ta bile bunu görüyorsun muadili olmamasına rağmen HP den felan yaklaşımı çok daha rasyonel bana göre bilişimci olarak. Sonracıma bir golf den çok daha farklı organizasyon şemaları, ürün sunumu ile yola çıkıyorlar almanlar çok başarılı bir akıcı seri ortaya koymalarına rağmen halen Corolla’nın dünyanın en başarılı serisi olma düzeyine yaklaşamıyor. Öte yandan onlarda ki bazı tutumlar, production anlayışı muadil çakılışı görülmeyen Honda da görülen durum gibi sonuçlara da yol açıyor. Mclaren F1 projesini kaçırma, NSX devamını getirememe, çok başarılı (honda) motorlar üretmelerine rağmen saçma sapan yürüyenlerle sunma başka örnekler.
Velhasıl aşağıda ki arkadaş başka güzel örnekleme, anlayış yapmış hoşa gitti. 🙂 Onun yazdığı üzerinden toyotanın üretim karar sürec, anlayışı üzerine tavrı hatırıma geldi ama onu da yazmaya kalkarsak şimdi epey uzun olacak (hem bazı incik boncuklarını halen öğrenemedik) sonraya kalsın artık.

Bence Mesele Motor Değil Takım Felsefesi ve Bu Takımı Ayağa Kaldıracak Yeni Heyecan Getirecek Bir Lider Kişilik Lazım. Ron Dennisi Severim Ama Artık Kenara Çekilse İyi Olacak. Yerine Başka Birisini Oturtup Arka Planda Kalması Daha Mantıklı Gibi Duruyor. Artık Ron Dennis İsmi Bana Heyecan Vermiyor. Bence Takımın Hisselerini Toplamak Yerine Kendi Yerine Geçecek Vizyonu Geniş Birisini Bulsa Daha İyi Olacak Genç Dinamik ve Gözü Kara.

Son Olarak Şunu Söyleyecem İçten Yanmalı Motor Haritalaması Yanlış Yapıldığı İçin Honda Motorunda Sorun Varmış Gibi Duruyor. Tamam Haritalama Doğru Olsa Ne Olacaktı Diyeceksiniz Ama Bu Halde Olmazdı Bir Nebze ve Bu Haritalama Sisteminin Yapılmasına Sebep Olan Tek Kişi Ron Dennis’dir ve Takımın Bu Durumundan Dolayı Kendisi Suçludur. Boşuna Arai’yi Kimse Suçlamasın…

Türkçeyi güzel kullanalım derken mahvediyorlar haberleri yok. Herkes sen ben gibi hatasız yazamıyor maalesef. 🙂

Son Olarak Şunu Söyleyecem İçten Yanmalı Motor Haritalaması Yanlış Yapıldığı İçin Honda Motorunda Sorun Varmış Gibi Duruyor. Tamam Haritalama Doğru Olsa Ne Olacaktı Diyeceksiniz Ama Bu Halde Olmazdı Bir Nebze ve Bu Haritalama Sisteminin Yapılmasına Sebep Olan Tek Kişi Ron Dennis’dir ve Takımın Bu Durumundan Dolayı Kendisi Suçludur. Boşuna Arai’yi Kimse Suçlamasın…

Ertruğrul olayı bitirmişsin. Helal olsun.

Tespitlerin muazzam.
ve eminim elindeki veriler ışığında konuşuyorsundur. Aslında bu yorumu sana yaptıran bilgileri paylaşsan sitemizi dünyada kaynak gösterilen bir adrese çevirme şansın var umarım bu şansı kullanırsın.

Burada tabi Honda nın haritalamada hata yaptığını fark edemeyecek kadar bu işten bir haber olması manidardır.
Ki güvenlik kameralarına baksalar gece karanlıkta Ron un gizlice Motor fabrikasına gidip yazılımlarını değiştirdiğini görecekler ki heyhat bundan bile bir haberler.
Neden haklısın Bu işi yapanın Sadece ve tek olarak Ron Dennis in olduğunda.
McLaren in adamalara destek olmak için personel desteği teklifini düzenli olarak geri çevirecek kadar adamlar kendi alanlarına McLaren i sokmamak da ısrarcı olunca Ron da bu işi ben hallederim bi çekilin kenara bakayım demiş tabii..

Bu arada Honda nın içten yanmalı motorunda sorun yok. Performans olarak zayıf ama bu denli devasa farkın sebebi Mgu larda da sorun yaşanıyor olması.

İçten Yanmalı Motor Haritalaması Yanlış Yapıldığını Kendileri de Kabul Ettiler ve Bunu Serhan Acar da 1-2 Yarışta Söyledi…

Ertuğrul,
Ben gerçekten denk gelmedim bu haberlere.
1-2 link paylaşabilir misin?
En azından bazı şeyleri kabul edebildiklerini öğrenmiş olurum.

İçten yanmalı motorun haritası ile ilgili sorun McLaren’in değil Honda’nın sorunudur. Bu kapsamda Honda Belçika’da içten yanmalı motoru, gelecek seneleri de düşünerek değiştirme yoluna gitmiştir. motor haritalaması ile ilgili bir sorun habere hiç bir yerde denk gelmedim ben.

Formula 1 Tarihinde Ferrari’den Sonra Sponsorlar Bakımından En Güçlü Takımdı Mclare’di Ama Bir Türlü İstenilen Başarılar Gelmedi ve Gelen Başarılar da Devamlı Olmadı Saman Alevi Gibi. Zaten Mclaren ile Honda Ortaklığının Bitmesinin En Temel Sebebi Senna’nın Çalınan Şampiyonluğu ve Senna’nın Takımdan Ayrılması Oldu. Benim Şahsi Kanaatim Şu Mclaren-Honda Ortaklığı Geçmişte ki Gibi Olabilir Ama Sürekli Değişen Kurallar ve Geçmişte Olduğu Gibi Testlerin Yasak Olması Yeni Takımların yada Motor Üreticilerinin Başarısını Engelliyor Ama Geçmişte ki Gibi Olsa da Bu Takım Yine Bu Halinden Farklı Olmayacaktı Merak Etmeyin. Bu Takımın Sürekli Başarılı Olması İçin Toplam da En Az Bu Sene ile Birlikte 4-5 Seneye İhtiyacı Var Gibi Duruyor. Mercedes ve Red Bull Örneklerinden Yola Çıkarsak…

mclaren-honda ayrılıgından 2 sezon sonra senna wıllıms a gıtmıstır.

senna nın ayrılıgındakı temel etken mclaren ın lambordhını ıle anlasmaması vede ron dennıs ın senna nın karıyerını dusunerek 1993 sezonunda ıyı durumda olan wıllıams-renault ortaklıgına dahıl olması ıstegıdır

Pek Japon tanımam ama bana hep düzgün vatanlarına kültürlerine bağlı, yaptıkları işte dört dörtlük olmaya çalışan çalışkan insanlar olarak algılardım. İlk defa “yüzsüz” Japon gördüm bu Arai’yi tanıyınca. Çin malı mıdır araya mı karışmıştır nedir, anlamadım. McLaren in umutsuz durumuna dalga geçer gibi açıklamalarla fanları sinirlendirmesi yeter. Ron amca istiyorsa haklıdır.

İtalya’da sorun şasi de mi yoksa Motor da mı görmüş olduk.Motorun kötü olduğu zaten ortadaydı Monza sonrasi tescillenmiş oldu.
Red Bull,Toro Rosso her seferinde geldi geçti Renault’un da arkasında olan bir motor görüyoruz.Konuşmaya gerek bile yok.
Arai’ye kapı gösterilmeli.

en dogal hakkı, sonucta partnersiniz ve bu işe milyonlar yatiriyorsunuz Honda’nın bu konuda alıngan davranacagini zannetmiyorum sonuçta onlarda memnun değildir. fakat akıllı davrancagi konusunda supheliyim yani arai’nin yerine daha genc ve istekli bi adama ihtiyac var. adamın resmen içi geçmiş goy goy yapıyor

Sezon başından beri alınan tüm sonuçlara rağmen Honda ve McLaren birbirleri hakkında oldukça pozitif konuşuyordu. Şimdi nihayet çatlaklar ortaya çıkmaya başladı.

Böyle bir sezon daha geçirilirse bu ortaklık RedBull Renault gibi olur.

Ya arkadaş mc ların kendi motorunu yapsın bu kapasite onlarda var.yol otomobili mp4 12 c de kendi motorları var.hiç değilse hondadan iyidir be

Bildiğim Kadarıyla Mercedes Fabrika Çıkışlı Bir Motor Kullanıyor Mclaren Araçlarında AMG Ortaklığıyla…

Ertuğrul,
Şu son araçlardan hangisinde bahsettiğin motor kullanılmış.
Vallahi öğrenmek için soruyorum.

mclaren slr dısında supersport segmentınde mercedes motoru kullanmamıstır.

gercı slr de mclaren e aıt degıldır.şaşı ve areo olarak mclaren mercedes ortaklıgı olmakla beraber slr mercedes e aıttır

mclaren kendı f1 motorları ıcın en buyuk fırsatı 2012 yılında tepmıstır.

toyota nın batan gemının malları paylasılırken mclaren olaya seyırcı kalmıstır

Peki Honda’nın en yetkili isimleri ya da isimlerinden birisi mesela CEO’su çıkıp dese ki ”Honda’da kimin ayrılıp kimin kalacağına Mclaren (Dennis) karar veremez” derse ne olur acaba. Bence böyle birşey de olabilir. Onlar Honda, sen Mclaren. Her ne kadar Motor partneri olsa da yönetim işine dışarıdan müdahale edilmesi etik olmaz. Şirketin imajına,kararlılığına ve yönetim anlayışına zarar verebilir.

Şu aşamada honda çekilirse spordan motor yapamayan bir firma olarak akılllara kazanacaktır. Çok kötü bir reklam olur honda için. Mclaren en kötü ihtimal Renault a döner. Ama bunlar zor ihtimal tabi. Olacak olan Arai gider başka bir Japon gelir. honda mclaren işbirliği devam eder. Lakin benim önümüzdeki sezondan da hiç umudum yok açıkcası.

Suç Ron Dennis’indir, Başka suçlu yoktur.İkinci suçlu ise sıfır beden şasi tasarlayan Mclaren’dir.Honda ne dedi, seneye motorun tasarımını değiştireceğiz daha büyük alan kullanacağız dediler.Geçen sene Ferrari’nin düştüğü hataya düştüler.Seneye düzeltebilirler, ancak Ferrari gibi büyük bir atılım yapabilirlermi orası muamma.

bir tifosi olarak mc laren’den nefret ettiğimi sanıyordum. ama meğer mc laren’e sevmiyormuşum. bunu anladım. güçlü mc laren güçlü Ferrari demektir. rekabeti özledik. bu günleri de göreceğimi birisi söylese inanmazdım …. ama gerçek bu

Arada dalga geçsem de Honda’nın yeni teknoloji zırvalıkları olmasa saf motor konusunda ne kadar iyi olduklarını sorgulamam. Arai’nin yerine işten anlayan birisi gelirse belki sağlam bir şey çıkabilir ortaya. Olan tabi Mclaren’e oluyor umarım toparlarlar bir an önce.

Sorun Honda’nın hızlanması değil. Adam dalga geçer gibi berbat motora rağmen araç kötü diyor. Motor Renault’da iyi diyor. Şu motoru Mercedes’in aracına da taksan McLaren’den maksimum 5 puan fazla alır. Onun için Arai’nin şutlanması iyi olacak.

Honda ortaklığında suç bence en çok Ron Dennis te. Mercedes 2010 da geldi fabrika takımıyla.O saatte hamle yapmalıydı Dennis.Bu günlerin geleceğini o zaman görmeliydi ve daha erken bulmalıydı kendisine yeni motor tedarikçisini.HA Honda olur başkası olurdu.

Honda umarım bu boş konuşan adamı görevden alır. Ve yine sevgimizi kazanır. Japonlar benim bildiğim az konuşur çok iş yaparlar, ama bu adam çok konuşuyor ve hiç iş yapmıyor. Sürekli şasiye sallıyor pilotlara sallıyor.

2.gun önce Arai’nin pilotlarada laf atmasiyla Ron Dennis’in birşeyler düşünmeye başladığını yazmıştım bu sadece başlangıç. Dennis alt kademeden başladı başarı gelmedikçe ortaklığın bitmesine kadar gidecektir.

Honda nın gelişim izni için lobi yapması lazım.Başka türlü bu şartlarda kralı gelse Honda Mercedes i yakalayamaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir