Ferrari’den Stefano Domenicali ile Özel

Yeni görevinizdeki ilk 100 gün neredeyse geride kaldı. Hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu.

Stefano Domenicali: Geçmişten daha çok şimdi diyebilirim. 100 gün, bir hayatı değiştirmek için fazlasıyla yeterli, siz de öyle düşünmüyor musun? Şüphesiz sorumluluğu ve bu denli önemli bir görevde yer almanın onurunu hissediyorum. Ama ben her zaman olduğum gibi aynı insanım ve kendi yolumda kalmaya niyetliyim

Çok büyük bir koltuğa oturdunuz. Bununla nasıl başa çıkıyorsunuz? Eski yönetimden yenisine geçiş pürüzsüz oldu mu?

SD: Bir kere daha, ne kelimeler kullandığımıza dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Eski veya yeni bir yönetim, devrim anlamında bir dönem, Maranello’da olanlardan uzak bir durum yok. Başkan Montezemolo ve Todt, kademe kademe olarak yenilenmenin bir parçası olarak bana bir görevi emanet ettiler. Bu durum şimdi bir süre devam etmiş oldu ve dahili büyüme ile dinamik istikrarın prensiplerinde temel buldu. Her kişinin bir birey olmasına rağmen takımın felsefesi, ticari marka olarak uzun yıllardır olduğu ile aynı, diğerlerine göre farklı.

Bir çok bölümde yer alarak Ferrari’de yetiştiniz. Bu derin bilgi sahipliği, yeni görevinizle başa çıkmanızda işleri sizin için kolaylaştırdı mı?

SD: Şirket içinde yürüdüğüm yol, bir Formula 1 takımını çalıştırma içinde karşınıza çıkabilecek bütün sorunları geniş ölçüde anlayabilme yetisi kazandırdı. Bunun üzerinde, Montezemolo ve Todt gibi bu şirketi yöneten olağanüstü insanlara sahip olacak kadar yeterli şansa da sahibim. Bana çok şey öğrettiler.

2008’in ilk iki yarışı, sezonun başlangıcının bütün takımlar için çok erken zamanda geldiği etkisi yarattı, Ferrari de dahil. Yoğun geçen uzun kış testlerine rağmen hazır olmak için işi zorlaştıran şeyler nelerdi?

SD: İlgili olduğumuz kadarıyla Melbourne’de ciddi dayanıklılık sorunlarımız olduğu görüldü ama oraya hazır olmadan gittiğimizden değil. Bu daha çok, bu sene bir takım hariç herkesin yeni bir parametre ile, özellikle de aracın genel fonksiyonelliğine etki eden kullanımlar açısından sırların açığa çıkarılması gereken MES merkezi kontrol ünitesi ile, baş etmesi gereken durumdan ibaretti.

İki yarıştan tatmin oldunuz mu? Araç ve pilotlarınızın performansı… Özellikle de Ferlipe Öassa’nın sıfır puanı ile.

SD: 36 puandan imkânından sadece 11’i almaktan memnun olamayız. Bununla birlikte bütün bir takımın sorumluluğudur bu, menajeri, mekanikeri ve tabii ki pilotları da. Hepimiz, olmak için çabaladığımız standarda ulaşmak amacıyla performansımızı geliştirmeliyiz

Şubat ayında Bahreyn’de test pıyordunuz. Bu durum size bu hafta sonu bir avantaj sağlar mı, geçmiş verileri kullanmak?

SD: Hafta sonunun sonlarına gelince bunun gerçek bir avantaj olacağını düşünmüyorum, özellikle de bu hafta sonu pist koşullarının Şubat ayının başlarındakine göre farklı olacağını düşünürsek. Test amacıyla Bahreyn’e gitme kararı, kışın normal olarak Avrupa’da karşılaşılandan daha yüksek sıcaklıkta uzun süren sabit hava şartlarında aracı test edebilme isteğini esas alıyordu.

2007 sezonu Ferrari ve McLaren arasındaki, iki atın yarışı gibi geçti. Şimdi BMW de var. Bu sene üçlü bir içerik görecek miyiz? Ve Ferrari’yi nerede görüyorsunuz?

SD: Kesin bir tahmin yapmak için hâlâ erken olduğunu düşünüyorum. Ama Avustralya ve Malezya’dan gördüğümüz kadarıyla çok rekabetçi olan en azından 3 takım var ve Ferrari onlardan biri

Ferrari takım patronu olarak bir dilek dilerseniz, bu ne olur?

SD: Kolay. 2007’deki gibi şampiyonluğu kazanmak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir