Kategoriler
Formula1

Türkiye'de Formula 1 Neden Tutmadı?

Sekiz yıl önce eylül ayında Türkiye Otomobil Federasyonu (TOSFED) 2005 yılında Formula 1 takvimindeki yerini garantilediğini duyurmuştu. Geçen sekiz yıl içinde Türkiye’nin Formula 1’e olan ilgisi dalgalı bir seyir izledi. Bu çarşamba günü 2012 takviminin açıklanmasıyla da Formula 1’i kaybettiği kesinleşmiş oldu.

Peki Formula 1 Türkiye’de kendini kanıtlamayı neden başaramadı?

2003 yılında imzalanan yedi yıllık anlaşmanın ardından devam edebilmek için gerekli anlaşma sağlanamayan yarışın yerel olarak ilgi çekemediği açıktı.

Son yarışlarda, Formula 1 Yönetimi (FOM) kameraları bile boş tribünlerin görülmediği bölgelere konuşlandırmıştı. Seyircilerin olmadığı bazı tribünlerin üstü örtülmüştü.

Bernie Ecclestone ile yapılan görüşmeler sonucunda girişimciler tarafından kararlaştırılan pistin inşaa bölgesi en büyük eksilerden biriydi. Oraya “İstanbul Park” diyebilirsiniz ama öyle değildi.

Şehir merkezinden piste seyirci taşıyan otobüslerin piste ulaşması iki saat sürüyordu. 2006 yılında gittiğim yarışta yolu bulamamış olmamı da burada sayabiliriz.

Türkiye yarışı, yarış organizatörlerinin ve FOM’un ileri görüşlü olamamasının kurbanı olmuşa benziyor. Formula 1 takvimindeki en ucuz bilet fiyatlarına sahip olan pistlerden biri olmasına rağmen, ülkenin takvimde Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH-GDP) en düşük ülkelerden biri arasında olması da bir etken.

Aynı zamanda Türkiye, kısıtlı motor sporları kültürü olan bir ülkede Formula 1’i pazarlamada zorluk yaşadı. Pistin resmi internet sitesine bakıldığında Formula 1’in gerçekleşmediği 51 haftalık süreç içerisinde pistte hiçbir etkinliğin yapılmadığı görülebilir.

Pistin açıldığı ilk üç yıl içerisinde MotoGP, WTCC, DTM ve Formula Renault 3.5 yarışları ile birkaç GT serisi yarışı yapılmış olsa da onlar da bir iki yılın ardından bir daha piste uğramadı.

Felipe Massa, Ferrari, Istanbul, 2008

Felipe Massa 2008’de yaptığı hat-trick’i kutluyor

Pistin takvimden düşmesinin üzüntüsünü sadece kariyerindeki 11 zaferin 3’ünü orada kazanan Felipe Massa yaşamıyor. Neredeyse tüm pilotlar ve taraftarlar Hermann Tilke’nin en iyi pistlerinden birisi olan, belki de en iyisi olan bu pistin kaybedilmesine üzgün. 

Sekizinci viraj (daha iyi bir ismi hak etmez miydi?) kesinlikle son on yılda Formula 1 pistlerindeki en iyi viraj.

İstanbul Park, DRS olmadan ve kuru hava şartlarında bile mücadele için gerçek bir imkan sunuyordu. Lewis Hamilton’ın 2006 yılında GP2 yarışında ortaya koyduğu mücadeleyi unutan kimse yoktur herhalde.

Geçen sene, lider Red Bull pilotları arasında yaşanan çekişme görülmeye değerdi ancak ne yazık ki pistte o anı yaşayabilen, izleyebilen çok fazla kişi yoktu.

Eğer Formula 1, Hindistan, Amerika, Rusya gibi yeni pistlerde başarıya ulaşmak istiyorsa Türkiye’de yapılan hataların tekrarlanmaması gerekir. Yarışı kuş uçmaz kervan geçmez bir bölgede yapmamalı, gerekli promosyon gerçekleştirilmeli ve potansiyel seyircilerin erişim gücünden yüksek fiyata pazarlanmamalıdır.

Önünde sonunda, birileri Formula 1’in gideceği yeni pistlerin başarısının garantisi konusundaki sorumluluğu üzerine alacak.

F1 Takımlar Birliği Başkanı Martin Whitmarsht takımların bu sorunu anladıklarını vurgulamıştı: “Bence endişe edilmesi gereken şey bizim yeterli olanı yapmamızdır. Çin ve hindistan konusunda konuştuk. Bence buralar heyecan verici yeni pazarlar. Ama aynı zamanda yarışları gerçekleştirip kolayca evimize dönemeyeceğimiz pazarlar. Daha sıkı çalışmamız gerekecek.”

Ama sporu pazarlamak takımları sorumluluğu olmamalı. Bunu yapacak kişiler FOM ve yarış organizatörleridir ki bu kişiler Türkiye’nin Formula 1’e tutunması için üzerine düşeni yapmakta yetersiz kalmış ve başarısız olmuştur.

Start, Turkish Grand Prix, 2005

İlk Türkiye GP’sini Kimi Raikkonen  kazandı

Yedi Yılda Türkiye Grand Prix’si

2011 Turkiye Grand Prix — Vettel, rakipleri kendi liglerinde mücadele ederken galibiyete ulaştı.
2010 Turkiye Grand Prix – Red Bull’un kendi kendini cezalandırdığı yarışta McLren dublesi izledik.
2009 Turkiye Grand Prix – Vettel’in hatası Button’a bir galibiyet daha getirdi.
2008 Turkiye Grand Prix – Massa, İstanbulda’ki ard ard üçüncü galibiyeti kazandı.
2007 Turkiye Grand Prix – Hamilton lastiğindeki patlakla uğraşırken Massa yarışı kazandı.
2006 Turkiye Grand Prix – Massa’nın ilk galibiyeti
2005 Turkiye Grand Prix – Raikkonen kazanırken Alonso hasarı en azda tutmayı başarmıştı.

“Türkiye'de Formula 1 Neden Tutmadı?” için 0 yanıt

kıymetli kardeşim .yazdıkların az bile kalmış ben tüm yapılan uluslar arası yarışları izledim ve şu yaptıgın yorumlarınla çok güzelözetlemişsin .adam günlük 6500 tl sigara iciyor ve dumanı havada kayboluyor kendisinde zarardan başka birşey kalmıyor ama ben o paraya gitmem diyor ve bu arada senide küçümsüyor katılmadığı gibi.ha burda kavga yok hıngar yok ya orası onu bozuyor.sen bir 6000km uzaktan gelmişbir yabancıyla kırkyıllık dost gibi oturuyorsun dilini bilmesende ama gönüller anlaşıyor bunu bilmiyorlar.ve daha neler neler bunları yazıyorum ancak sana selamlar.gitti f1 elimizden ancak resimlerimiz kaldı hatıra olarak.

İzmir ve Antalya fikirleerini destekliyorum bence bir dahakine İzmir ve Antalya'ya düşünülsün. Ulaşımları kolay. Yarış zamanı en azından biz olmasak bile gelen turistler gene rahat doldururlar.

neden tutmadı basit bir cevap vereyim.bizim insanımız gerçekten çok yetenekli ve yarış yapmayı seviyor.yani yarışı izlemeyi değil de yarışın içinde olmayı seviyor bu yüzden de tutmadı…

http://www.youtube.com/watch?v=PnT_tWzGpZQ
Herşeyin özeti değil midir Kenan'ın çektikleri, bilinmezliği.
Buyrun işte bize dair herşeyin özetidir.
Volkan Işık, Serdar Bostancı, medyatik de olan Burcu Çetinkaya bilinemez mümkün değildir ki şampiyonlukları dizen Kenan bile bilinmemiştir.
Koca bir ülkede bir olaya dair tek bilinen şey Schumacher soy isminden başka birşey değildir. PO Gp2, Galatasaray Superlig F. nasıl bilinsin.
Tek bir özet vizyonsuzluk, bilgiden uzak sürülen hayatlar.
He evet suçlu hükümet, federasyon…

Bu durumun nedeni, ulkemizde motorsporlarinin ilgi gormemesidir, ulasimin zor olmasi, biletlerin pahali olmasi sadece bahanedir. Biletlerin fiyati ulkenin gelir seviyesine gore normaldi, zira en dusuk gari safi milli hasilaya karsi en dusuk bilet fiaylari da bizdeydi. Yakinda kosulacak italya gp icin acik alan biletleri pazar gunu icin 85euro civarinda, bizde 70 tl ye kadar inmisti yanilmiyorsam ki tribun biletlerini de dusunursek bir futbol maci biletlerinin fiyati kadar. 15milyonluk sehirde bu parayi verecek insan mi yok. Bizde motorsporu deyince akillara motor gucu, sokak kapismasi, el freni falan gelir. Uretmedigimiz otomobili satin almakla ve kullanmakla ovunuruz ama is profesyonellige ve sporculuga gelince tik yoktur.

ben sadece ve sadece motorsporlarını izlemeyi seven ve 2005 ile 2011 yarışlarını izlemiş bir göz olarak yazıyorum,işin ticari,siyasi vs boyutları, birilerinin güç savaşı vs beni ilgilendirmiyor,
* Pist için İstanbul yanlış seçim:evet,
* piste ulaşım sıkıntılı: evet,
* yeterli tanıtım yok ve hatta hiç tanıtım yok: evet,
* bilet parası ülkemiz standartları için yüksek: evet
* pist işletmesinden sorumlu olanların umursamazlığı: evet
yazık oldu, çok yazık oldu..

Ben bu konuyı daha evvel en az 2 kez dile getirmiştim. Birincisi şehir yanlış ikincisi lokasyon yanlıştı.
Her haltın altından kalkacağını sanan ve yeni gelin gibi her organizasyona saldıran istanbul alenen bu işin içine etmiştir.

Şehrin 80 km dışında bir yere böyle bir organizasyonu koyarsan seyirci bulamazsın. Ne kadar otobüs kaldırırsan kaldır.

Ayrıca otobüs kaldırmakta bu iş için çözüm değildir ve kepazeliktir. Yapacaksın metro hattını, insanlar özelliklede şehir dışından gelenler rahatca kalkıp gidebilecekler.

Neyse artık ölmüş eşşeğe kurşun sallamayalım. Turizm cennetimiz Antalya ve ege bölgesinden bir şehrimiz şeçilse bu kepazelik yaşanmazdı, bu milletin parasıda sokağa atılmazdı.

Bundan 3-5 sene sonra klasik devlet yaptı terketti haberleriyle, tinercilerin, çingenlerin v.s. kampı olarak yıkılmış dökülmüş halde bir tesis haberi izlettirir bize Uğur Dündar 🙂

Açıkçası konum, ulaşım ve maliyet bakımından çoğunuza katılamıyorum; eğer bir kimse Formula 1 sever ise(motorsporlarına gerçek anlamda ilgi duyuyorsa) İstanbul Park'a gidememek için hiç bir bahane bulamaz ama ülkenin çoğunluğu gibi bu işe bilinçli değilse ve motorsporlarını altındaki aracın sadece bir yerden bir yere ulaşım için asgari şartlarda imal edildiğini bilmeden D-100'de(hatta sokak aralarında) kendince sürat yapmak ve makas yapmak olarak, yani 100 Tl üzerinde olan trafik cezalarını göze alarak safi kendi hayatını değil trafikteki diğer insanların hayatını riske ederek tehlikeli araç kullanmak olarak görüyorsa, ne diyim artık.. Siz deseydiniz ki Türkiye'ye Formula 1 pisti olmaz amenna, ama yaptıktan sonra niye bunu elimizde tutamadık, seyirci götüremedik: geçiniz, boş bir uğraş.. Ülke insanımızın kaygısı geçim sıkıntısı olması gerekirken, çalışkan, üretken olması gerekirken, okuması, araştırması, öğrenmesi gerekirken 'din elden gidiyor' kaygısı taşıyorsa nasıl bir beklenti içinde olabiliriz ve ya hurafelere inanıyorken nasıl mantık üretmesini bekleyebiliriz ki; mesela cep telefonu kullanmayı teknolojiyi anlamak ve takip etmek olarak görenler az mı?! Bu arada İstanbul'da yaşayanlar için söylüyorum, İstanbul Park'ta bir yarış seyretmenin maliyeti bir kaç paket sigara fiyatıdır ve ya bir kaç sinema bileti fiyatıdır; bir insan bu spora ilgi duyorsa bütün sene bu parayı biriktiremezmi yani? Zaten gelen geldi, Türkiye'de Formula 1 fanı bu kadar, gerisini getirmek imkansız.. Bir devir kapandı! Üzgün değilim, (daha doğrusu bununla yaşamaya alıştım) çünkü Formula 1'i sevdiğim memleketimde imkansız görünmesine rağmen canlı olarak defalarca izledim.. Daha önce yurt dışında da seyretmiştim yine giderim! Haaa ülke tanıtımı mı? 'Bizi yanlış tanıyorlar', 'biz barbar değiliz', 'biz vahşi değiliz', 'biz cahil değiliz', 'biz bize yeteriz'.. kim bizi yanlış anlamış yahu, kimin umrundayız? Ya da yanlış anlaşılacak ne yapmışız biz? İşini doğru yapan karşılığını alır: Futbolda bi aralar doğru olanı yapmıştık, basketbolda da yapmıştık(favori yine biziz) başka alanlarda da yapmıştık yine yapacağız.. Atatürk'ün dediği gibi 'Adam olacağız, adam!'

Bana göre imkansız. F1'de devrim olmadan kaybedilen pistlere geri dönülmesi zor görünüyor.
Bu devrimin de 2018 çok belki 2015'den önce olması mümkün değil. Biz naptık demeden düzelme göstermeyecek bu zihniyet. Herşey izleyicilere bağlı.

Çeviri için teşekkürler. Çevirip paylaşmak gerekiyordu bu hizmeti siz görmüş oldunuz. 🙂

Pistin konumlandırıldığı şehir ile ilgili yorumlara yıllardır katılamıyorum. Arkadaşlar bütün rakamlar İstanbul'u gösteriyordu halen de öyle. Bu işin öncesinde ciddi çalışıldı. Başından beri herşeyin için de olan Serhan biliyor anlatması yeterli olacaktır. İşin özü Antalya, İzmir gibi şehirlerin hiç birisinde bu işi kaldıracak kapasite yok. Şu kadar km'lik yolu aşmaya üşenen insanları havayolu veya otobüslerle başka şehire taşıyamazsınız. Bir pist önce yerli halk için yapılır turistler için değil. Olimpiyat stadında yaşanan tecrübeler değerlendirilmedi. Uzak mesafe ulaşımından çekinen, araç değiştirme anlayışı 0 bir milliyete sahibiz. En önemli noktası bir ülkenin zenginlerinin katılım göstermediği, hizmet sunmadığı bir ortamda ahaliye bu alışkanlığı kazandıramazsınız. Başından beri zarar eden işletme herşeyi anlatıyor zaten. Hatalar, eksikler saymakla bitmiyor ama sahip çıkılan bir ortam da hiç olmadı bir 10 yıl daha olması mümkün değil. Önce otomobil kültürü…

Ayrıca anadolu yakası son şehir planlamaları kapsamına dahil olan pist ile ilgili çevre yatırımı söz konusu. Federasyon ile görüşülen planlanan başka faaliyetlerde var. Tribünlerin yenilenmesi misal buna örnek. Tabi yarışın kaybedilmesiyle bunların ne olacağı meçhul. Dediğimiz gibi herşeyi müdürlerden, başkanlardan bekleyen bir milletiz. Tekrar soruyorum kendime ne kadar taraftar olabildik ki iyi yönetici istiyoruz. Kısa 1-2 cümle yazacaktım yine gereksiz uzatmışız. Özetlemek de kolay değil aslında yazılacak çok şey var. Koca ülkede bir Serhan yetmiyor işte anlatmak için. Vaktin yeterli olmayışı, konumun gerekleri de var tabi. Bilgi en önemli şey ama bizde halka sunum yok.

Bu durumun nedeni, ulkemizde motorsporlarinin ilgi gormemesi, ulasimin zor olmasi biletlerin pahali Olmasi sadece bahanedir. Biletlerin fiyati ulkenin gelir seviyesine gore normaldi, zira en dusuk Gari safi milli hasilaya karsi en dusuk bilet fiaylari da bizdeydi. Yakinda kosulacak italya gp icin acik alan biletleri pazar gunu icin 85euro civarinda, bizde 70 tl ye kadar inmisti yanilmiyorsam ki tribun biletlerini de dusunursek bir futbol maci biletlerinin fiyati kadar. 15milyonluk sehirde bu parayi vercek cok kisi var. Bizde motorsporu deyince akillara motor gucu, sokak kapismasi, el freni falan gelir. Uretmedigimiz otomobili satin almakla ve kullanmakla ovunuruz ama is profesyonellige ve sporculuga gelince tik yoktur.

Bu durumun nedeni, ulkemizde motorsporlarinin ilgi gormemesi, ulasimin zor olmasi biletlerin pahali Olmasi sadece bahanedir. Biletlerin fiyati ulkenin gelir seviyesine gore normaldi, zira en dusuk Gari safi milli hasilaya karsi en dusuk bilet fiaylari da bizdeydi. Yakinda kosulacak italya gp icin acik alan biletleri pazar gunu icin 85euro civarinda, bizde 70 tl ye kadar inmisti yanilmiyorsam ki tribun biletlerini de dusunursek bir futbol maci biletlerinin fiyati kadar. 15milyonluk sehirde bu parayi vercek cok kisi var. Bizde motorsporu deyince motor gucu, sehir yollarindaki kapismalar, sifir cizmeye calismalar, el freniyle donmeler geliyor. Uretmedigimiz otomobili satin almakla ve kullanmakla cok ovunuyoruz ama is profesyonellige ve sporculuga geldiginde tik yok.

Saydığınız şirketlere bu işlere sponsor olmaları karşılığında bir takım cüzi teşvikler verilebilirdi. Hem memleket kazanırdı hem spor dünyası yetenekli sürücüler kazanırdı. Rusya'daki yarış büyük oranda Petrov'un Reno'da dikiş tutturması sayesinde gerçekleşti. Rusya yarışında Petrov'u izlemeye onbinler gidecek göreceksiniz. Bizi de birinciliğe oynayan ir pilotumuz olsa dolmaz mıydı tirübünler? Ama bu işleri yapacak adamlar şu an hepinizin bildiği başka şeylerle meşgul. Ne olduğunu söylemeyeyim yayınlamazlar yoksa

Zaten bu pist önce Selçuk tarafına yapılacaktı (İzmir-Aydın arasında). Hatta zamanında orada konser veren Elton John bile Bernie Ecclestone'a bir mektup yazarak bu durumu desteklemişti. Ama herşeyi İstanbul'a layık gören kafa bunu istemedi. Bir arkadaş yazmış başka bir haberin altına, "devlet banka müdürlüklerini İstanbul'a taşıyor" diye. Aynen öyle, herşey İstanbul'da olsun diyorsunuz, o zaman alın hayrını görün. Öyle kelle sayısıyla olsa bu işler herşey çok kolay olurdu. On küsür milyon nüfuslu İstanbul'dan 50-60 bin tane adamı getiremediniz piste. Artık karting yaparsınız İstanbul Park'ta

Birincisi yanlış yere yapıldı. İkincisi çok pahalı bir piste yapıldı. İzmir'in Urla taraflarında otobana ve Çeşme limanına çok yakın boş araziler var.. Hatta Urla'yı geçip Çeşme-Karaburun kavşağına geldiğimizde İzmir teknoloji geliştirme bölgesi civarı bu iş için uygun olabilirdi. Ki zaten bu dediğim mekan Konak Meydanına 50 km ve arabayla 35 dadika sürmekte. Çeşme' merkeze 30 km ve15-20 dakika sürmekte.

Veya kocaman maliyetlerle yapılan bir pist yerine, daha az maliyetli bir cadde pisti düşünülebilirdi alternatif bir fikir bu da.

Şimdi önemli olan pistin nasıl kullanılacağı. Milyon dolarlık bir piknik alanı mı, yoksa kurban kesim merkezi mi olacak? Umarım daha önce yapmış oldukları gibi Rock & Coke'a evsahipliği yapar en azından.

bu pist en başlarda izmir veya antalyada düşünülüyordu iki şehirden birinde yapılsaydı o zaman nasıl tutardı varya anlatamam.

Ağlanılası bi durum çok yazık çok…Bizim milletimizin gençlerimizin yarış kültürü; ancak 2 bira sallayıp asfalta çıkıp sonrada kasap gibi ortalığı kana bulamak… Ama futbol deyince ülkemizde akan sular duruyor…Hoş bu yaz futbolumuzun kalitesini(!) de dünya gördü..Zaten iddaa manyaklığı olmasa çoktan ölürdü bu futbol ülkemizde…Devlet yetenekli ve hevesli gençlerimizi toplasa hem yetenekli 1 pilot hemde onları bilinçli bir sürücü olarak ülkemize kazandırsa..lassa petrol ofisi türk telekom gbi dev şirketleri bu pılotlara sponsor olmaya teşvik edip f1 e moto gpye pilot göndersek Istanbul gp bugün cebımızdeydi..zaten adam olsak ülke tanitımına yaptığı katkıyı hesaplasak elimizin tersiyle itmezdik bu bulunmaz nimeti…Ama 1 parti mitingi olsa kalabalık gözüksün die memlekette adam bırakmayız otobüs bırakmayız oraya getirmedik

Eğer zamanında antalyaya yapılsaydı pist bu tür ulaşım sorunları olmazdı.inşallah ilerki yıllarda yeniden gelir tr kiyeye

Yarışı kuş uçmaz kervan geçmez bir bölgede yapmamalı, gerekli promosyon gerçekleştirilmeli ve potansiyel seyircilerin erişim gücünden yüksek fiyata pazarlanmamalıdır.

işte ben bunu başından beri belirterek ve savunarak bağıra bağıra dile getiriyordum,
bakın yabancı bir uzman ne diyor,
bir işe soyunnduğunuz zaman gerekli altyapıyı hazırlamnanız gerekiyor,
plan takvimi hazırlamanız gerekiyor,
ha bir yerde tıkandınızmı o zaman çözüm üretmek için uzmanlardan oluşan bir organize timi oluşturmanız gerekiyor,
ileride çıkabilecek sorunlara karşı bir tedbir planı oluşturmanız gerekiyor,
çözüm üretilmediği yerde siz bir hiçsiniz,
bu işler ciddi ve sorumluluk ister,
ben merak ediyorum,
devlet 7 senelik zarar bilançosunu halka göstersin,
yani 7 sene içinde kaç para zararlı çıktık.,
bunları yazarken bile sinirimden başım ağrımaya başladı 🙁

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir