Kategoriler
Formula1

Mercedes F-Kanalı Yeni Haliyle F1'e Geri Getiriyor

Salı günü dergide bu fikrin bir resmi yayımlandı ve söylenene göre ilk defa Suzuka’da serbest antrenman seasında denendi.

Yeni F-kanal sistemi arka kanat yerine bu sefer ön kanatta yer alıyor.

2012 Mercedes GP aracının burnundan giren hava, ön kanat destekleri aracılığı ile yönlendiriliyor ve kanadın arkasından çıkıyor.

2010 tarzındaki F-kanalın aksine sistem, pilot kontrolünde değil ve kurallara uygun.

Mercedes’in bu yeni fikri ile daha fazla bozulmamış hava, aracın altından geçebiliyor.

Auto Motor und Sport, McLaren Takım Patronu MArtin Whitmarsh’ın bu fikirden haberdar olduğunu ve bu yönde çalışmalar yapmaya başladığını öne sürdü.

Diğer takımların da bunu deneyeceğinin işaretini veren Whitmarsh: “Şimdi başlasanız bile geç kalmış olursunuz”

 

“Mercedes F-Kanalı Yeni Haliyle F1'e Geri Getiriyor” için 0 yanıt

Sinan bey, bilgi sahibi insanlarla dalga geçerek kendinizi küçük düşürüyorsunuz. Keşke siz de biraz bir şey öğrenseydiniz de, burada iki beyin konuyu tartışabilseydik. Ben bu konuda bir şeyler öğrenmek için hem vakit, hem sabır hem de para harcadım. Ama siz oturduğunuz yerden insanlarla dalga geçmenin ötesine geçemiyorsunuz. Yazdıklarımı okumamanızı rica ediyorum sizden, ikimiz için de hayırlı olacaktır. Ben burada bir şey öğrenmek isteyen insanlarla bilgilerimi paylaşırım, tartışmak isteyenle de bunu tartışırım. Ama sizin seviyesizliğinize tahammül etmem. Umarım sizin gibi biriyle bir daha karşılaşmam, cahaletinizle size mutluluklar dilerim

eğer bu dediklerin çıkarsa brawn bu seneyi feda etip 2012 için şeyler yapmaya başlamışsa müthiş bişey olur ani hızlı bir araç hızlı bir schumi müthiş olur gerçekten bende heyecan yaptım.İnşallah hızlı bir araçla efsane seneye geri döner

Estağfurullah hocam 🙂

Gayet iyi anladım bildiklerimi senin okuduklarında birleştirince tam oturdu teşekkür ederim 🙂

Evet, sanırım yanlış anladım, özür dilerim. Tabii ki öncelikli olarak ön kanattaki planyanın üzerindeki hava akışıyla aynı yönde slotlar açılmış. Yani kanat üzerinde oldukça alçak basınçlı bir bölge elde etmişler. Burunda ise hava akımını direkt olarak alan yüksek basınçlı bir bölge var. Kanadın üzerindeki slotların çıkışındaki hava basıncından daha yüksek, diğer taraftan burunda oluşan hava basıncından daha düşük bir basınç elde etmek gerekiyor. Ben alçak basınç derken, burundan giren havayı göz önünde bulundurmuştum. Sanırım sen de yüksek basınç derken planya üzerinden geçen hava akımının basıncına göre hareket ettin. Tabii ki her ikisi de doğru, teşekkürler

Hocam burundan giren hava boruların içindeki basıncı arttıracak ben yanlış söyledim galiba ondan dolayı dedim yoksa dediğiniz gibi yüksek olursa girmez.
Kanatın o kısmında flap sanırsam adı çıkması için borunun o kısmındaki basıncın yüksek olması lazım yani onu kasteddim…

Dış etkenlerden önce içimizdeki problemleri çözmeliyiz. Kendi iç sorunlarımızı bile çözemezken, dünya ekonomisine yön veren etkenleri değiştirmek olanaklı gelmiyor bana.

Bu arada paylaştığın videoyu izledim ve tüm o simgelerin ne kadar masum olduğunu anlatsam şaşarsın. Pagan kültürde iyiliğin sembolu olan şeyler, katolik hristiyanlıkla beraber nasıl çarpıtılmış ve tüm dünya bu yalanlara nasılda inanıyor. En basitinden metalcilerin de kullandığı o el hareketinin anlamı "Tanrı seni kötülüklerden ve kötü ruhlardan korusun" demek. Bizdeki nazar boncuğu gibi bir şey. Ayrıca bayramda büyüklerinin elini öpmeyen var mı acaba? Peki bunun bir şaman geleneği olduğunu bilen var mı, ya da tahtaya vurup kulağını tutmanın, pagan geleneği olduğunu bilen

Verdiğin örnek daha dün bahsettiğim Venturi Effect'in çocuklara anlatılmasında kullanılan basit bir deney. Ama bu deneyi yanlış anlamışsın, çünkü deneyde temel konu kağıtlar arasında düşük basınç olmasıdır. Venturi Effect'in temel prensibi, yeterince hızlı olan akışkanın basıncının düşmesidir. Boru içinde yüksek basınç olmasına izin verirsen, burundan içeri hava girmez, çünkü hava yüksek basınçtan düşük basınca doğru hareket eder. Borunun içindeki yüksek basınç burnun, tamamen kapalıymış gibi davranmasına sebep olur ve sistem işlemez hale gelir. Ayrıca gereksiz bir biçimde burunda drag etkisi ve bunun yanında girişin etrafında türbülansa neden olur.

Kesinlikle boruların içindeki basınç daha büyük olur yoksa hava akımı sağlanmaz.
Zaten kanada gelen hava delikten çıkan gazıda katacaktır kanada daha çok hava molekülü gelecek buda extra DF için çok iyi düşünmüşler.

Size isterseniz basınçla ilgili ufak bir deney bile söyleyebilirim havanın çıkışınıda iyi anlarsınız.

iki elinizede birer tane a4 kağıt alın arasına nefesinizle kuvvetlice üfleyin kağıt uç kısımlarının birbirine yaklaştığını göreceksiniz aynı sistemle çalışıyor.

Ben heyecanlanmaya başladım:)
Daa birçok yenilik var demekki araçta. Şimdiden deneselerde izlesek.
Enazından 1 podyum görsün efsane bu sene bitmeden yaw.

Yazında bahsi geçen paşamız,

1. Dereceden Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası,
2 kez Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı,
5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı

almış olan Osman Pamukoğlu Paşa'mızdır.

böyle bir asker kainattaki her orduda en üst kademeye çıkar başa geçirilir.

bizim ordumuz için ise fazla askerlik barındırdığı ve siyaset içermediği için emekliye sevk edilmiştir.

—————————-
bir pkklı Paşa'mızın emekliliğini duyduğunda neler düşündüğünü tahmin edebiliyorsunuz.

Aslında yazılması gereken o kadar çok şey var ki… Hoş bana göre yazılması ama devlet tarafından yapılması gereken desem belki daha doğru olur. Neresinden başlayayım, birbirine nasıl bağlayayım bilmiyorum.

Ben '80 doğumluyum. Babam '68 kuşağındandı. (Kendi siyasi görüşümle babamınki çatışırdı.) Daha çocuk yaşlarımdan beri -babamın siyasete olan düşkünlüğünden olsa gerek- sürekli pkk saldırıları sonucu verdiğimiz şehit haberlerini televizyondan-radyodan dinlerdim. İçimde kelimelerin yetersiz kalacağı kadar bir kin ile büyüdüm. Şu anda da topraklarını, bu topraklar üzerinde yaşayan güzel milletini, bu topraklar üzerinde dalgalanan şanlı bayrağını ve bu topraklar üzerinde 5 vakit okunan ezanlarını çok seven bir halim var.

Bu köpekler '84 yılında başladılar, Siirt'te, Eruh yolunda. 2011'deyiz hala köpürmüş ağızlarından salyalarını saçıyorlar. Aradan yaklaşık 30 yıl geçmiş, koca 30 yıl. Bu zaman zarfında ne yaptık?

'91 yılında Hakkari, (sözde) 'bir avuç özgür vatan' adı altında bebek katilleri tarafından fiilen Türkiye Cumhuriyeti Devketi'nden kopuyordu. Ama o zamanki siyaset ve askeri idare buna izin vermedi. Çok sert karşılık vererek bunu önledi. Bunu kim biliyor?

pkk denilen şerefsizler topluluğunun en çok zaiyat verdiği dönem '93-'95 arasıydı. Çünkü o zamanlar siyaset askere 'Birliğinden (karakolundan, taburundan, tugayından…) dışarı çıkmayacaksın' demiyor, asker de 'Benim asıl görevim burayı (sınır ötesi de dahil) çakal sürüsünden temizlemektir' mantığıyla hareket ediyordu.

'99 senesinde baş köpeği 'değerli ve büyük müttefikimiz' bize teslim etti. Hulki Cevizoğlu'nun Ceviz Kabuğu Programı'nda izlemiştim. Konukları Ecevit çiftiydi. Rahmetli Ecevit, 'değerli ve büyük müttefikimiz'den telefon aldığını ve eğer kabul edersek terörist başını bize vereceklerini söylediklerini aktardı. Cevizoğlu, 'Neyi Kabul edersek? Bu kabul edilmeyecek birşey değil.' gibilerinden soru sordu. Rahmetli zaten zor konuşuyordu -Hatta bariz belli olan bir şey vardı. Hanımının programda bulunma nedeni eşine yardımcın olmak, anlayamadığı soruları açarak sormak, anlatmak istediklerini daha anlaşılır dille aktarmaktı.- Rahmetli kem-küm diyordu. Cevizoğlu azından kerpetenle çekti aldı; 'İdam etmemek kaydıyla'.

Dünyanın hiç bir yerinde bir terör örgütü başının adına tahsis edilmiş bir ada yoktur. Dünyanın hiç bir yerinde bir terör örgütü başını avukatları aracılığıyla kanlı örgütünü idare etmeye devam edemez. Bazen kendi kendime diyorum 'Ya bu adamı pjak'ın lideri sıfatıyla İran'a teslim etsinler bizim yapamadığımızı onlar yapsın' ya da 'Bu adamı serbest bıraksınlar. Ama helikopterle Taksim Meydanı'na bırakılma şartıyla'.

Bu iş şu an uyguladığımız şekliyle olmaz. pkk'lı itler ne diyor 'en büyük zaiyatı '91-'95 arası verdik'. O zamanki siyasi duruş neydi? Vur! Sürekli vur! Sabah-akşam vur! Şu anki siyaset işi demokratik yollarla halletme derdinde. Bu iş böyle olmaz. Olmuyor da.

Ramazan Ayı'ydı. Eve gelmiştim. Ezan okunmak üzereydi. Sofraya oturdum. Televizyon kumandasını elime aldım, dua eden bir hoca bulayım da ben de o insanlarla beraber amin diyeyim diye. Kanalları geçerken bir haber kanalında 12 şehit verdiğimize dair haberi gördüm. İftar yemeği bana zehir olmuştu. Bir kaç gün sonra 'terörle nasıl mücadele edilir Ramazan'dan sonra görecekler' denildi. Al, Kurban geldi ben hala göreceğim günü bekliyorum. Kimse demesin Kandil'i sürekli jetlerimiz vuruyor diye. Yakalanan ve teslim olan köpekler kendileri söylüyorlar 'en az zaiyatı hava saldırılarında veriyoruz' diye.

Bir Devlet Bakanı bundan 2-3 ay kadar önce ne dedi? 'Asker benim altımdaki memurdur, ne dersem onu yapacak.' Sonuna kadar destekliyorum. Ama o zaman sen bu memura izin ver gitsin köpek neredeyse vursun gelsin. Ama efendin müttefikten izin almamız gerekiyormuş da, AB izin kızarmış da, komşularımıza ayıp olurmuş da… Ulan ben her gün ölüyoru, bu daha mı iyi?

Ölenler de hep gariban çocukları. Askere gitmeden önce 'bu nasıl oluyor' derdim. Askerde öğrendim. Acemi asker Ankara'ya bir telefon çakıyor, Şırnak olan usta birliği Mersin olarak değişiyor. Gariban Mehmet ise onun yerine Şırnak'ta. Bu olayın canlı tanığı olduktan sonra sürekli söylerim, 'Torpilin en büyüğü askeriyede yapılıyor' diye.

Ben edebi kitap okumam. okuyamam. Sıkılırım. Çok dolambaçlı anlatımlar oluyor. 10. sayfaya gelemeden kitabı bırakıyorum. Tarihi, siyasi, politik ve askeri kitaplar favorimdir. Yaklaşık 5 sene kadar önce emekli bir generalin bir kitabını okudum. Hatta o kitaptan yola çıkılarak çok güzel bir belgesel yapılmıştı. General, daha doğrusu o zamanlar kurmay albay olan kişi, Genel Kurmay'a çağrılıyor. 'Seni Hakkari'ye gönderelim mi?' deniliyor. Bizimki de 'emredersiniz' diyor. Tugay komutanı olarak gideceği için hemen rütbesi Tuğgeneral'liye çıkarılıyor. Neden? O zaman tuğgeneraller o en sert koşulların, en sert çarpışmaların yaşandığı coğrafyaya gitmek istemedikleri için. Bu mu dur vatan severlik. Orası bizim vatanımız, bizim topraklarımız değil mi, oranın insanı bizim değil mi? Ay-yıldızlı albayrak orada dalgalanmıyor mu? Minarelerimizden ezanımız okunmuyor mu? Neyse… O kitapta Komutan, Hakkari'deki genel görünüşü değerlendirdiği bölümde aşağı yukarı şöyle bir durumdan bahsediyordu. "Çocukların hepsi alt ve orta gelir gruplu ailelerden. Ana veya babalarının biri ya hasta ya da vefat etmiş." Halk tabiriyle 'gariban çocuğu'. Diğerleri? Bu nedir? 'Benim babamın parası var, sense fakirsin sen öl'dür. Kul hakkıdır bu! Ama ne var. Allah onlardan razı olsun. Bak onlar sayesinde hafta içi işe gidiyoruz. Cumartesi boğaza iniyoruz, pazar sinemaya gidiyoruz. Akşamları da buradan birbirimize laf çakıyoruz. Ya diğerleri, hani o babasının parası olanlar. Onlar bu dünyada belki rahat olacaklar. Ama gerçek dünya da var. Hiç bitmeyecek olan, sonsuz dünya da var. Yozgatlı Onbaşı Mehmet bunların yakasına yapışmayacak mı? Denizlili Er Ahmet bunların karşısına çıkıp senin yerine ben şehit oldum, benim anam hergün göz yaşı döktü, benim nişanlım evlendikten sonra bile beni unutmamıştı demeyecek mi? Kastamonu'lu Ömer Allah'ım bunlardan şikayetçiyim demeyecek mi? Gariban çocukları ölsün diğerleri yaşasın. Yok öyle yağma!

Bu çocuklar kim bilir şehit düşerken açmıydı, susuz muydu, -sanmıyorum ama- acaba korktular mı. Akıllarına anaları, kardeşleri geldi mi?… Allah'tan acı çekmediklerini biliyoruz. Peygamber Efendimiz 'Şehidin hissettiği acı, sivrisineğin ısırması kadadır' diyor.

Ya siyasetçi çocukları? Çiller'in oğlu yanılmıyorsam denizci olarak Bodrum'daydı. Şu anki Başbakanın oğlunun 28 gün içerisinde bir kere nöbet tuttuğuna inanmam. Ben -38 derecede kendimin nöbette olduğunu bilirim. canlı cansız tüm varlıklar donardı, ben nöbette.

He düzgün adam da yok mu? Var. Örnek, Mümtaz Soysal. Ecevit zamanının Dışişleri Bakanı. Yine bir Cevizkabuğu programında izledim. Cevizoğlu sözü açtı, Soysal baktı Cevizoğlu anlatacak, 'Oraya hiç girme, öyle olması gerekiyordu' dedi. Cevizoğlu, 'Yok, ben anlatayım' dedi. Neymiş biliyor musunuz, bu adam milletvekiliyken, bakanken, dışişleri bakanıyken oğlu askere gitmiş. Nereye? Ankaranın batısına değil, Şırnak'a. 'Ya kantindedir ya da bilgisayar başında' demeyin. Çocuk tam 10 defa çatışmaya girmiş. Başka örnek? Yok. Ya da ben bilmiyorum.

Şu çocuklar Hakurk'ta, Zap'ta, Avaşin'de şehit düşseler hatta sayıları +100n olsa bu kadar koymazdı bana. Ama elleri kolları bağlı oturup beklerken bu olayın olması beni çok sinir ediyor.

Daha anlatmak istediklerimin 1000'de birini aktaramadım. Ama çıkmam lazım, servisi kaçırmayayım.

Son olarak şunu söyleyeyim, Hepimiz kardeşiz. pkk nın Allah belasını versin.

"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hepsi aynı ülkenin evlâtlarıdır ve aynı cevherin damarlarıdır." M. Kemal ATATÜRK

Yazım hatalarım olmuş olabilir. Çok aceleye geldi. Kusura bakmayın.

http://ibneyiz.biz/

Mercedes lastık ısıtma ve sogutma ıcın cok enterasan calısmaları varmıs. yakında gun ısıgına cıkacaktır… bırde ross brawn bu sene ıcın degıl onumuzdekı sene ıcın sankı gecen sezonun ortasından ıtıbaren calısmalara baslamıs ve bu sezon farkında olaraktan feda edılmıs gıbı geldı.. yenı transferlerle daha da guclu oldu mutlaka guzel bırseyler radıkal bırseylerde olucaktır. sunuda solıyeyım soylentılere gore dıger takımlarda calısmalarını baslatmıslar…

Bu konuda bir kaç bir şey söyleyebilirim sanırım belki burası böyle şeyler konuşmak için doğru yer değil site yönetimi istedikleri taktirde yazdıklarımı silebilirler…

Ben askerliğimi Doğuda yaptım.Öyle çok uzun bir zaman önce de değil aşağı yukarı 1 sene oluyor.Orda çoğu olaya şahit oldum.

Terörle mücadele etmemiz için elimize verilen silahların en yenisi 80'li yıllardan kalma G3 piyade tüfeğiydi.Tanklar çok eski, sürekli arıza çıkartıyor.Silahlar desen sürekli tutukluk yapıyor.İnanılmaz bir yokluk var oralarda.Yani o teknoloji oraya hiç uğramıyor.En azından benim bulunmuş olduğum yere….

2011 yılında baş parmağımızla yön tarifi yapmaya çalışıyoruz.En yüksek teknoloji ise telsiz.Su yok.Doğru düzgün ısınacak imkan yok.Yani tüm bu zor şartlar altında ordaki askerler vatani görevlerini yapıyorlar.En düşük rütbelisinden en yüksek rütbelisine kadar.

Televizyonlardan genç yaşlarında, hayatı anlayamadan, yaşayamadan kaybolan gençleri görmek çok üzücü.Artık birileri buna dur demeli.

Bu kanadın çalışma prensibi üzerine biraz kafa yormadan yazmak istemedim.

Sistemin çalışma prensibi temelde gayet basit; bu sistemi F-Duct sistemine benzeten arkadaşlar vahim bir hata yapmış. Ben olsam egzoz beslemeli difüzöre benzetirdim, çünkü aynı prensibe sahipler. Aracın downforce üreten parçalarına daha fazla gaz akışı sağlayarak, daha fazla downforce üretmeye çabalıyorlar, egzoz beslemeli difüzör ve çift katmanlı difüzörden sonra şimdi de ön kanadı besleyen sistemler araştırılıyor.

Sistemin çalışması gayet basit, buruna gelen hava kanallar vasıtasıyla ön kanadın planyasının ön tarafındaki slotlara aktarılıyor. Havanın nereden çıktığını Burak'ın paylaştığı illüstrasyonlar ve fotoğraflarda gördüm. Çıktığı slot planyanın önünde ve flaplara doğru bakıyor, yani flapları beslediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu sistemin amacı kesinlikle downforce üretmek.

Şimdi McMerc arkadaşın düşündüğü ve benim de aklıma gelen ve bunu yazmamı bu kadar geciktiren sebep şu; Peki ya burundan giren hava engelle karşılaştığın, yani boruya girdiğinde ve çıktığında ve de çıktığı noktada karşılaştığı hava akımının etkisiyle bozulmayacak mı?

Bunun için çok ince hesaplar gerektiğini söylemek gerekir. Peki ama nasıl yapılabilir bu?

Öncelikle bu sistemde kanattan daha fazla downforce üretilirken, drag etkisinin artmıyor kanatta, çünkü kanat boyutu değişmemiş.

Ama tünel girişinde, çıkışında drag görülebilir ve bunu çözmek şu şekilde mümkün. Borunun içinden geçen havanın basıncını çok iyi bilmek gerekiyor. Eğer borunun içinde doğru basınçata bir hava akımı oluşturursanız Tünel etkisi yaratabilirsiniz. Bunu depodan benzin çekmek için, ağzınızla emmeye benzetebiliriz. Bir miktar çektikten sonra hortumun ucuna gelen benzinin sebebi düşük basıçtır. Sonrasında ise hortumu bırakınca, benzin akmaya devam eder çünkü düzenli bir akış sağlanmış olur. Akan Benzin hortumda düşük basınca yol açar ve içeriden sürekli benzin emilimi sağlar. Aynı şey burada da geçerli, doğru miktarda hava akarsa, boruda bir emilim sağlanır ve hava drag etkisine çok çok az maruz kalarak borudan çıkışa kadar ilerler. Hatta doğru değerlerle burundaki girişim etrafında huni etkisi oluşturulabilir. Boru içindeki basıç yeterince düşük olursa, hava girişinin etrafındaki tüm havayı içine çekmeye çalışır, tıpkı bir elektrik süpürgesi gibi.

Peki ya kanattan havanın çıkışı. Burada iki sorun var; birincisi çıkış hızı öyle iyi ayarlanmalı ki, boru içindeki basıncı sabit tutalım, bu da çıkştaki slotların kesitlerinin doğru hesaplanması anlamına geliyor. Doğru boyutlardaki slotlar ile akımı düzenli hale getirmek mümkün.

Bunu da bitirdikten sonra diğer soruna geçelim; kanat üzerindeki akımla birleşmesi. Zaten planya üzerinde bir akım var ve üzerine yeni bir akım koyarsanız bir faciaya yol açabilirsiniz. Kimse ön kanadının üzerinde türbülans olsun istemez. Bu yüzden slotlar doğru yerleştirilmeli, doğru şekilde olmalı, doğru boyutta olmalı ve çıkan gaz hem havayla doğru açıda karşılaşmalı hem de planya üzerinde akan gaz ile aynı hız da olmalı. Buna göre slotlar ve girişte son bir düzenleme yapılarak bu da düzenlenilebilir. Böylece en az drag etkisiyle ciddi seviyede dowforce elde edebilirsiniz.

Tabi bunu anlatırken kolay olabilir ama bu hesabı tuturmak çok çok zor. Geçen havanın verilerinin boyutlara göre değişkenlerinin grafikleri çıkarılıp birbirleriyle çakıştırılacak ve optimum alan tespit edilecek. Ki bu optimum alanın olduğunu varsayıyorum. Çünkü bu alan varolmasaydı, Mercedes bunları üretmekle uğraşmazdı, demek ki optimum alan var. Ve sonrasında bu alandaki verilerden yola çıkarak en doğru seviyelerin ne olduğunu bulmaya ve ona yaklaşmaya çalışacaklar.

İşe yarayabilir mi, kesinlikle işe yarayabilir. Peki kolay mı derseniz, kesinlikle kolay değil. Ayrıca unutulmaması gereken noktalardan biri de şu; bu sistemin düzgün çalıştığı belli bir hız aralığı olacaktır. Yani örneğin; 200-280 km/h hızlar arasında çalışacaktır ama bu hızların üzerine çıkıldığında yada altına inildiğinde bu sistem dezavantaj haline gelebilir. Piste göre, hızlar hesaplanarak, her pistte ayrı sistemlerle gelmek de mümkün ancak aralık dışındayken sistemin dezavantajı, aralık içinde getirdiği avantajdan fazla ise, kullanmamak daha yararlı da olabilir.

çok komlike bir konu ve çok fazla hesap gerektiriyor. Benim elimde veri olmadığı için sadece olası senaryolar üzerinden yorum yapıyorum. Verilere sahip olan adamlar bu işi çok daha detaylı düşünüyorlardır.

Saygılarımla…

Ben senin mühendis olduğunu bilseydim o tarz bir girişte bulunmazdım çünkü sitede kendini mühendis zanneden tipler çok.ayrıca sen öyle bir yorumda ve yaklaşımda bulunuyorsun ki hiç mühendis mantığıyla konuşmuyorsun yada alan olarak bu konuda fazla bilgi sahibi değilsin.Yaşını bilmiyorum ama ben öğrenci de değilim yeni mühendis de.Gerçi geçmiş yorumlarına baktığımda seninle çok objektif sağlıklı tartışmalar yapamayacağız gibi görünüyor çünkü çok fazla şartlanmış objektiflikten uzak holiganca yaklaşımın var çoğu zaman

Heron denilen insansız hava araçları nerede yatıyor ve ne işe yarıyor acaba??

Tanesi 18 milyon dolar

350 km menzile kadar görüntü transferi yapabilmekte,

Gece görüş özelliğiyle, teröristleri günün her saatinde görüntüleyebilmekte,

Aynı anda 10 hedefi saptayıp rapor gönderebilmekte

Ama ne yazık ki……………

Muhendislik oncelikle analitik dusunmeyi gerektirir, mantikli tartismalara herzaman acigim, ama bismillah soze “yaw“ ile baslayip “ne komik adamlarsınız görende mühendis zanneder.birşeyler bilmeden biliyormuş edasında konuşmak da böyle birşey.bizim toplumun çokca yaptığı birşey bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak“ gibi abuk bir yaklasimda bulunursan seninle konusacak tartisacak biseyim yoktur, muhtemelen ogrencisin veya yeni mezun oldun, toyluguna veriyorum..

Kesinlikle talihsiz değil bu tür durumlar. Ülkenin ne hale getirildiğini gün be gün daha iyi görüyoruz ve maalesef ileride çok daha kötülerine şahit olacağız. Bu kadar mı sahipsizdir, başıboştur, istihbarat özürlüdür bizim ordumuz?

Türk ordusunun "eskiden" nasıl olduğunu bütün dünya biliyor. Ancak son zamanlardaki yönetim, devlet politikasına müdahale eden hükümet politikası ve bu durum karşısında çaresiz ve boşvermiş kalan TSK sayesinde bugünkü durumlar yaşanmaya devam edecek.

Ben artık bu tür haberleri okumak, konuşmak istemiyorum. Çünkü ben elimden geleni yaptım bu konuda. Karşımda terörist varken komutanım bana "vurma" diyorsa ve ve ben yine de vuruyorsam, kendime düşeni yapmışımdır.

değerli sitemden ricam "güncel" terör olayını lütfen sitemizden yayınlayalım.

sitenin maksadı spor haberleri ama genede lütfen yayınlayın.

burada da bu konuyu konuşalım.
lütfen.

nefretimizi birleştirelim.

—————————————————-
her site, her tv, her radyo yayınını durdurmalı sadece bu haberleri vermeli.
ve asla terörün maksadı zaten yaşamı durdurmak denmemeli.

artık yaşam Türkiye'de yaşam dursun.

birde daha önce denenmiş sistemleri revize etmek yerine artık büyük fayda sağlayacak bir sitem yapmalılar çünkü takım diğerlerinden çok geride.yukardaki sistemin kazancı varsada çok az olur tahminim.

Hacı öyle kolay değil işte burundan dalan hava nerelerden dolanıp girip çıkıyor en ince ayrıntıya kadar düşünmek lazım . Senin dediğin ancak fikir vererek olur teknik geliştirmesi onlarda yine ama neden olmasın ki ? 🙂

bak ne güzel meslektaş ta çıktık ama yaptığın yorumlar hiç makine mühendisi olduğunu göstermiyor.makine mühendisi hesap kitap yapmadan olur yada olmaz demez,dememeli,.bunu dediği takdirde o makine mühendisi değil bir teknisyen yada herhangibi bir insan gibi konuşmuş olur.Kaldı ki sen sistemi tam anlamıyla anlamış gibi yorum yapmışsın zira bu mclarenin tasarladığı f kanal mantığından farklı çalışan ve farklı amaca hizmet eden bir çözüm ayrıca mutlaka önemli bir getirisi varki diğer takımlar da sistem üzerinde çalışmaya başlamışlar

Bu araçları yapmak bana ne dense çok basit geliyor.Teknik çizimler ve bilgisayarlarla modeli oluşturduktan sonra neden daha hızlı bir araç yapılmasın ki.Benim tekniklerimden faydalanmarı için acaba ne yapabilirim…..? Shuminin bizden birine ihtiyacı var bence. Bak o zaman nasıl şampiyonluklar geliyor. Acaba nasıl müracat edebilirim……..? Türk'ün aklı her şeye çalışır.

Evet farklı duruyor resimdeki ilede alakası yok ama neden bunu yayınlamışlarki böyle acaba dikkatlerindenmi kaçtı 😀
Burun daha farklı dalga kıran gibi duruyor

yaw ne komik adamlarsınız görende mühendis zanneder.birşeyler bilmeden biliyormuş edasında konuşmak da böyle birşey.bizim toplumun çokca yaptığı birşey bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak.sen önce en azından bir CFD de analiz et sonuçlarını bize gönder ona göre olur yada olmaz diyelim.

konudışı,
izleyin mutlaka

videoda dikkatimi çeken bir görüntü var,
özellikle videonun 2:30 ve sonrasında görüldüğü gibi ön kanat bu seneki yarışlarda kullanılan ön kanada benzemiyor değilmi,
acaba diyorum videoda görülen ön kanat 2012 ön kanadımı?

Giren havada problem yokda sonuçta kanada giden hava daha fazla olacak kanalları hacmi büyükden küçük olana doğruda yaparlarsa çap olarak yani hava akımınıda bir parça hızlandırırlar ilk girdiği kadar olmaz ama aman aman bir getirisi olacağını bende sanmıyorum

Bu resimlerde ki sekliyle hicbir ise yaramaz, sonucta giren cikan hava akiminda degisen bisey olmayacak..

Asagida da soyledigim gibi
Ancak soyle bir mantik soz konusu olabilir, on kanatta buyuk kanatciklar olur ama kanatciklarin alti delik olur, ve bu delik boruyla pilot kabininden cikar, normal duzlukte giderken kanada gelen hava engele takilmadan bu borudan gecer ve pilot kabininden cikar, pilot istedigi zaman bu deligi kapatir ve o kanat aktif hale gelip DF uretmeye baslar..

Sonuc olarak pilotun kapatip acacagi bir delik olacak, ancak boyle olabilir dusuncesindeyim..

Anlamadığım kısım hava direk burundan aşağımı yollanıyor yoksa burunun altındaki kolların içinden geçipmi geliyor ? İçinden geliyorsa bence faydasını görürler.

Bazı arkadaşlara katılıyorum kesinlikle düzlük hızı için değil bu DRS varken Kers gücü varken zaten gerek yok Mercedes çok aşırı yüksek vites oranlarıda kullanmıyor.
Sistemin amacı kanadın uçlarına doğru geniş yüzeylere fazla hava gönderip DF üretmek.
Gerçekten güzel fikir ama fazla hava yollamadıktan sonra çok işe yarayacağını sanmıyorum hava oradan çıktığı zaman aracın süratinde dolayı yok olacaktır ama bunun çalışmasını yapmışlardır onun için Martin geç kalmış olursunuz gibi birşeyler demiş olabilir.

Güzel fikir umarım işe yarar.

Kanadın bu yeni düşünceyle daha fazla DF üretebileceğini tahmin edebiliyorum,
Ancak daha fazla bozulmamış havanın aracın altına nasıl gireceğini ve bunun ne işe yarayacağını anlamadım.
Bunu anlayanlarda aydınlatırlarsa sevinirim.
Üstelik bu delikli ön burunu mgp daha önceki bazı yarışlardada kullandı acaba sistemi daha önce test ettilermi?

İlk yenilikçi sistem Mercedes'ten geldi,bizim ön kanat zaten mevcut takımda farklı şekilde vardı ama yine de iyi gidiyor.Bir de bir arkadaşla 2012 kurallarına göre yasakları düşünerek Redbull un egzozlarını güncellediğini gördük.Savaş çok ciddi boyutlarda

burunun içine giren hava önce sağa ve sola ayrılacak (ilk sürtünme) , sonra biraz mesafe kaydedip zemine doğru hareket edecek ( bu havanın taşıdığı enerjiyi azaltacaktır), sonra yaklaşık 90 derecelik bir açıyla dikey konumdan tekrar yatay konuma geçiş yapacak (ikinci sürtünme), çıktığı noktasında kendisinden daha hızlı hareket eden (çünkü serbest şekilde geliyor) hava kütlesi ile karşılaşacak (üçüncü sürtünme).

Bu olacakların verimli olması teoride sıkıntılı ama pratikte işliyorsa harika.

————————————————
F-Kanalın başarısı kasıtlı olarak sürtünme maksatlı olmasından.
f- kanal çıkış noktasında hava ile karşılaştığı an zaten onun sürtünmesini yok etmek üzere çalışan bir sistem. burada ise extra sürtünme isteniyor.

aklım karıştı.

belki yavas virajlarda bunun etkisi görülmeyecek sekilde, yani hava akımı artınca verim alınmaya baslayacak sekilde ayarlarlar kanat üzerindeki deliklerin boyutlarını ve simetrisini. düzlükte biraz hız kaybı yasanabilir belki ama virajdan kazancı daha fazla olursa sorun olmaz.

Burun ucundan giren havanın "tam olarak" nereden çıkacağını bilmek gerek bunun için. Haberdeki gibi kanadın en arkasından çıkarırsak ön tarafta yere basma kuvveti düşer. Ama adamlar ön kanadın üzerinde, kanadın boylamasına bir kanal açar, oradan üfleme yaparım derse ve havanın çıkış yerinin oraya da küçük kanatçıklar koyarsa yere basma kuvvveti de ekler.

Sonyuçta bu kadar bilgi ile ne kazandırıp ne kaybettirir bilmesi zor. Hatta farklı ön kanat düzenlemeleri yapılır, piste göre değiştirilir (Hızlı virajlı pistler, yavaş pistler vs.)

Aracın altına giden hava ise çok ayrı bir konu. Yine havanın çıkış yerine göre buradaki durumda değişir. Rüzgâr tüneli verilerini görmek gerek

F kanal pilot kontrolünde değilse kazanç yerine zarar getirir benim görüşüm. Birde bunu ön kanat üzerinde yapmaya çalışıyorlar. Büyük cesaret vallah. Başarılı olabilirde tabi ama çok zor bence.

Sistem otomatik olamaz, otomatik olursa hareketli aero parca ortaya cikar ki bu kesinlikle yasak.

Ancak soyle bir mantik soz konusu olabilir, on kanatta buyuk kanatciklar olur ama kanatciklarin alti delik olur, ve bu delik boruyla pilot kabininde cikar, normal duzlukte giderken kanada gelen hava engele takilmadan bu borudan gecer ve pilot kabininden cikar, pilot istedigi zaman bu deligi kapatir ve o kanat aktif hale gelip DF uretmeye baslar..

Sonuc olarak pilotun kapatip acacagi bir delik olacak, ancak boyle olabilir dusuncesindeyim..

Şimdi daha iyi anladım teşekkür ederim Umarım dediğimiz gibi olur zamanın da takımlar Df bulmak için ön kanat ve tabanı beslemek için planya kullanıyorlardı kimisi 3 ana planya kullanıyordu. Umarım işe yarar ortada çünkü emek var.

Eğer dediğiniz gibi red bull çoktan bu sistemi kullanıyorduysa şimdi ne gülüyorlardır 😀
Adamlar 2 senedir şampiyon oluyorlar belki bu sistemin de katkısıyla, bizimkiler de yeni bir buluş yaptık diye ortaya çıkıyorlar.
Artık boş laflara karnımız tok yemiyoruz artık böyle lafları icraat istiyoruz. 2012 de rekabetçi bir araç tek arzumuz. F kanal yok bilmemne isterseniz tüm alfabeden kanal yapın yine pistte hızlı değilseniz mazeret üretmeye devam edeceksiniz eminim.
Beni tek ümitlendiren şey: Shumi gibi bir tecrübenin ve rosberg gibi başarılara aç genç bir yeteneğin takımda olması, bunlara ilaveten, takıma yeni eklenen, F1'de hatırı sayılan teknik ekibi de söyleyebiliriz.
Bizler inandık mercedes gp de inansın biraz…

Mercedes GP'den açıklama:Aracımız inanılmaz derecede yere basıyor.Bundan cok rahatsızız.Aracımıza DF kaybı yaşatmak için calısmalara basladık…

bence ön kanata yük bindirmek için tasarlanmış gibi; bu şekilde DF kazanımı olur;
kanatdan çıkan hava önden gelen havaya direnç oluşturacağı için düzlük hızında kayıp yaşanır diye düşünüyorum.

Öncelikle yenilikçi bir sistem olduğu için tebrik ederim. Mclarenin yapmış olduğu F duct arka kanat üzerin deki downforce yi azaltıp düzlüklerde otomobili daha etkili bir hale getirmekti. Ama bu sistem bana pek bir şey katacakmış gibi gelmiyor neden derseniz , hava ile sürtünmeye maruz kalan araçta ki ön kanat dan yük alınmış olacak bu da Df kaybı demek oluyor yüksek hızlı virajlarda önden kopma yaşaya bilir takım zaten Mercedes motoru ile yeterince hızlılar.

Onu bunu bilmem ben arkadaş 2012 de daha rekabetçi bir araç isterim ne yapıcaklarsa yapsınlar 2012 de de Schumacher'i gerilerde görmek istemiyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir