Kategoriler
Formula1

Teknik Analiz: Red Bull – RB5

Büyük takımların birçoğu araçlarının örtüsünü kaldırırken Red Bull son dakikaya kadar tasarım gelişimine devam etme stratejisini korudu. Adrian Newey kılavuzluğunda gerçekleştirilen tasarım, biraz riskli olduğu kabul edilebilir fakat uzun tutulan tasarım süresi ile şimdiye kadar lansmanı yapılan araçların birçoğundan daha gelişmiş olarak göründüğü konusunda kendisini ispatladı.

Yalnızca detaylar değil aracın tüm görüntüsü yenilikçi bir yol yakalamış. RB5’in radikal olabileceğini söyleyebiliriz fakat yapmak istedikleri şey belkide çağdaş F1 tasarım kitaplarını kaldırıp atıp F1’den birkaç yıl önce çıkartılıp atılan özellikleri geri getirmek olabilir.

Önden arkaya doğru aracın ön kanadı karmaşık bir yapıda olurken arka kanadın dar olduğu görülüyor, yeni araç bazı bağımsız şeyleri kullanıyor. Takımın amacının aracın yer tarafında enine kesiti minimuma indirmek olduğu görülüyor, küçültülen dizüför üzerindeki iyi bir akışın önemini ve mümkün olan ağırlık merkezinin düşürülmesine dikkat çekiyor.

İlk göze çarpan değişiklik çok karmaşık olan ön kanat. Downforce’u dış bölümdeki yalnızca tek flap ile üretiyor fakat bu flap uzunlamasına ayrılıyor, yalnızca flapın ufak bir bölümünün aşağı yukarı hareket etmesine izin veriyor. Hareket edebilen bölgenin etrafı ayarlanamaz bir yapıda (manuel bile olsa) ve uç plakasının iç kısmı ve orta bölümüne ile iyi bir şekilde harmanlanmış.

Ek olarak Red Bull kanadın üzerinde basamaklı bir yapı kullanmış dıştaki mesafeyi boşluğa doğru iki elementle şekillendirmiş ve içteki bitiş noktaları hala açık kanat bölümüyle şekillenmiş. Uç plakaları ön lastiklerin etrafındaki hava akımını göndermek için temiz ve basit bir çözüm oluşturmuş.

Burunun üzerindeki bu bütün bölüm Toyota’ya oldukça fazla derecede benzerlik gösteriyor fkat Red Bull daha uzun burun yapısı kullanmış. Burun ve monokok arasındaki eklem diğer takımlara oranla birbirinden oldukça uzak bir şekilde yerleştirilmiş, gittikçe incelen süspansiyon kolu monte edilmiş ve üstteki köşelerin yanına tümsekli bir formda gömülmüş. Bu bölümde yer alan kesitin belirtilen kurallar dahilinde (300 mm genişliğinde x 350 mm uzunluğunda) kalıp ya da genişliğin dışında olup olmadığı küçük bir ihtimal açık değil.

Sidepod’ların önündeki bargeboard ve ayaklı kanatçıkların her ikisi de rakiplerinn kullandıklarına oranla daha geniş bir alanı kaplıyor aynalar ayaklı kanatçıklar yerine gövdeye monte edilmiş durumda. Bu tasarım daha önceleri de kokpitin arka bölümünü daha iyi görebilmek için daha geleneksel olarak her zaman pilotlar tarafından tercih edildi. Eğer testlerden sonra da aynı şekilde kullanırlarsa ilginç olacak.

Monokokun dış kısmının geri kalanının özelliği McLaren ile benzerlik gösteriyor. Dümen kolu üst ve alt süspansiyon salıncaklarının arasında bulunuyor: bu element düşük havaakımına yerleştirilmiş böylelikle dümen rüzgarı etkisini kontrol etmek için ön kanadın alçak kısmına yakın tutulmuş.

Alçak yerleşimin amacı aracın ağırlık merkezine yardımcı oluyor. Sidepod girişleri yine 2008 yılında McLaren’de olduğu gibi geniş ve yüksek bununla birlikte bu yapı soğutma için daha az etkili, aracın etrafındaki gönderilen havayı daha iyi çalıştırıyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir