Kategoriler
Formula1

Vettel: “Austin En İyi Pistlerin Bir Karışımı”

Sebastian Vettel, Teksas’taki pistin, diğer en iyi virajların bir karışımı olduğunu söylüyor.

Austin 2012’de ilk Formula 1 yarışına ev sahipliği yapmıştı. O seneki yarışı Lewis Hamilton kazanırken, geçen sene podyumun en üst basamağında Vettel vardı.

Vettel, “Circuit of the Americas pisti, en sevdiğim pistlerden birisi. 20 virajdan oluşuyor ve saat yönünün tersine dönüyoruz. İlk virajdaki o yükselti pistin en önemli noktalarından biri. Burası kolay değil ve frenleri kilitlemek kolay.”

“Buradaki birçok viraj bana diğer ünlü pistleri hatırlatıyor. Mesela pistte ilk sektörü geçerken aklıma hep Suzuka ve Silverstone geliyor. Ünlü Maggotts ve Becketts virajları burada model olarak kullanılmış. Böyle hızlı virajları pilotlar sever.”

“Aynı zamanda 12-15. virajlar da Hockenheim’in Motodrom bölümünden alınmış. Burası pistin en yavaş bölümü ve bize stadyum atmosferini veriyor.”

“Ve tabii ki uzun viraj da, bana İstanbul’daki ünlü 8. virajı hatırlatıyor.” dedi.

“Vettel: “Austin En İyi Pistlerin Bir Karışımı”” için 100 yanıt

Vettel austin en iyi pistlerin bir karisimi yerine austin en iyi pistlerin igrenc bir karisimi deseymis daha dogru bir tanimlama olurmus. Hakikaten o kadar para harciyorsunuz, uzun vadeli bir yatirim yapiyorsunuz ve ortaya cikan sey bu kadar vasat ve uyumsuz oluyor. Halk veya bu pistin yaptiran kurulus yerin de olsam bu durumdan ciddi uzuntu yasarim.

Biz Turkler ne yazık ki formula 1’i hiçbir şekilde değerlendiremedik. Turizm sektöründe çalışan biri olarak otelcilerin f1 izleyicilerini yolunacak kaz gibi görmelerini, 40 €’luk odaları 500 € gibi fiyatlara satmalarını hala hatırlıyorum. Ülkede bu kadar önemli bir spor olayının tanıtımının ve reklamının yapılmadığınıda eminim hepimiz hatırlıyoruz. Yani kısır tartışmalara girmenin anlamı yok, biz formula 1’in önemini toplum olarak anlayamadık ve gereken değeri veremedik. Konser izlemek için taa olimpiyat stadına çamura saplanarak giden millet neyazık ki şehrin dibindeki tertemiz yollara sahip istanbul parka gidemiyorsa formula 1 şuan bize fazla demektir.

Yorumuna katılıyorum.Bu işletmeciler sadece İstanbul’da yok.Türkiye’nin her yerinde var.Ama gidemiyorsaya açıklık getirelim.F1 Türkiye’ye geldiğinde bile bizim ülkemizde yeterince tanınan bir spor değildi.Bunun için uygun koşulların sağlanması gerekiyor dediğimde eleştiri alıyorum.Ne demem lazım yani.

Burdan devam edelim.Bir kere ulaşım yetersizdi.Her dakika minibüs kalkmıyordu.Ayrıca herkesin arabasının olacağını düşünmek de ayrı saçmalık.Yoksa ben de biliyorum merkeze gelmeden piste gidilebileceğini.Fakat arabası olmayanlar için bu mümkün değil.Sadece ulaşım yoğun değildi yani.Ayrıca bunun için hala yeterince bilgilendirme yapılmadığı kanaatindeyim.Az çok bu sporu takip ediyorsam bilirim ki F1’i 16 yıldır takip ediyorum.Madem pistin yerinin,bilgilendirmenin çok iyi yapıldığını düşünüyorsunuz pistin neden düştüğünün cevabını verin? Seyirci az diyorsunuz.Aynı kapıya çıkıyor benim dediklerimle.

Hala anlatamadım.Olay ben,sen,o değil.Biz zaten bu sporu sevdiğimiz için katlanıyoruz.Fakat daha bu sporu bilmeyenler,yeni takip etmek isteyenlere gereken şartları sağlamazsan o pist dolmaz.

Güzel kardeşim geçen ki royalhunt gibi davranıyorsun ha nedir bu inadın. Sen sıkıntı çektiğin, şartları çok keşfedemediğin, o gün ki öfkeni hatırladığın için aynı şeylerde inat ediyorsun. Ulaşımın yetersiz olması ayrı birşekilde göze alarak merağın, heyecan arayışının peşine düşmek ayrı. İstanbullu yada istanbula gelenler ilk defa çekmediler o trafik durumlarını. Aynı şeyler beylikdüzü tüyap fuarlarında da yaşanıyor meraklısı didinip gidiyor katılım oranları belli öyle adım başı otobüs o zaman da olmuyor. Her dk otobüs tabi ki planlanmaz öyle bi olay yok kaldı ki yoğunlukta dolan otobüs kalktığını ulaşanın geri döndüğünü biz gördük. Senin kurduğun bahaneleri altında arabası olanlar da kuruyor. O haftalarda araba kiralama rekorları kırılıyordu hem turist hem yerli yönüyle. Birçok insan uzaktan tanıdık kiraladı. Sadece arabası olanlar gitse yine istanbulun popülasyonu ile o pist dolar taşar yani ulaşım bahane istanbul bunu her futbol maçında yaşıyor bırak yılda 1 olan organizasyonu. Arabası olmayanlar için mümkün değil diye birşey yok arkadaşlar bu sitede defalarca yazdılar sadece bugün değil nasıl ulaştıklarını.
Kusura bakma F1’i 16 yıldır takip eden biri bu bahanelerin arkasına saklanmamalı. Milletin olayı ulaşım değil dönüp duran araçları anlamama, motorsporları değil futbol’un dışında hiçbirşeyi bilmemeleri.
Senin sorun baştan çakılıyor zaten madem ulaşım o kadar imkansızdı 2. sene nasıl katılım yine iyi derecedeydi? Beleş seyirci beleş cevabı kolay. Defalarca yazdı insanlar bunları. Bilgilendirme, tanıtım koşulları desen eyvallah diyoruz zaten pistin yeri ile ne alakası var insanların gitmemesinin. Bu hafta sonu da araçla gittim pistin yakınında ki otopark’ları intercity kendi araçlarına kullandığı için 8. viraj bölgesine yönlendirdiler herkesi oradan da otobüslerle sürekli olarak taşıdılar insanları, bizi. Koşullar gayet rahattı. F1’e gitmeyecek adamı zaten 5-6 tane F1 aracı getirdiğinde götüremezsin bahane sürmeye devam eder. 5 gündür bahanelerini dinleyip durdum insanların oraya götürmek istediğim herkesin.
Pist hiçbir zaman kazanmadı, yükselmedi, gerçek bir popülasyona, gelir düzeyine sahip olmadı ki neden düştüğünü söyleyelim en başından sonuna böyle. Kaktıra kaktıra götürmeye çalıştılar bu millet ile yürümedi. Cepten devam etmeyi de birileri tekrar göze alamadı olay bundan ibaret.
Sizin dediğiniz gibi güya ilgili bir topluluk varsa şayet yılda 4-5 defa track day’ler düzenleniyor şuan dünyada en ucuza piste çıkma imkanı veriyorlar 1000’tl nın altına hani nereye gitmeye kalkarsan kalk bu rakamı geçiyor yinede götüremiyorsun insanları. Onlara göre olay trafikte makas atmak mış pist basit olay otoban mış mış…. bunlarla buraya kadar olur bu olaylar. F1 aracı dolmabahçeden geçince güzel dikil izle ama yarış olunca uzak ve pahalı…. yok öyle motorsporlarında ayağa hizmet. Gideceksin oraya bu elite bir olay halısaha maçı değil. Çevren de kaç tane Kart kullanmış adam var bunu sorgula cevabı zaten bildiğin şeyler. Pistin konumu ile ilgisi felan yok. İşi bilenler gece yarısı yıllardır piste giden yollarda roll çekmeyi biliyor. Ama tribünde oturmaya gelince yok….

Sadece bahsettiğin olayla alakası yok.İddiamın arkasındayım.Pistin illa Kurtköye mi yapılması gerekiyordu.Üstelik F1’den ayrı bir zamanda gidip orada kaldım.Emin ol İstanbul’a bağlı bir yer olduğunu düşünemezsin.Senin bahsettiğin tipte insanlar da var fakat bizim gibi son senesinde gitmeyi düşünüp de bazı nedenlerden dolayı gidememiş insan da var.Bunu tek tip olarak algılamak yanlış.

Bir tane çözümü, sonucu zaten yok şu sayfada sabahtan beri bak çok çeşitli şeyler yazmış olduk her bir arkadaş farklı noktalardan yaklaştı. Genellemeler zaten yanlış ancak tüzelde ki durumlar da ortada işin rakamları ortada bu site 2006’dan beri var 70 milyonluk ülkede 17 m. istanbul da üye sayısı belli. İlla Kurtköye yapılması gerekmiyordu ancak avrupa yakasına yapılsa da yine merkeze benzer mesafede yapılacaktı madem yanlış samandıra, ümraniye, kartal vs daha yakın biryer söyle ? o zaman bunlardan yakını zaten bugün merkez içerisinde kalıyor mümkün değil. Düşünülen yerler arasında beylikdüzünün ötesinde mimarsinan bölgesi de var hadımköyün sol ilerisi de var oraların ulaşımı daha mı kolay sanıyorsun daha mı farklı olacaktı senin erişimin. Ancak anadolu yakasına yapılması marmara, ege bölgesi erişimiyle daha doğru ve önemliydi öyle de daha doğru bir karar vererek yaptılar. Bak mesafeyi bir arkadaş yazdı o bölgenin seçilmesinin önemli sebeplerinden biri sevkiyatı kolaylaştırmak adına sabiha gökçen’e yakın olmasıydı. O havalimanı planlı projelere göre çok daha geliştirilecekti ancak bunlar gerçekleşmedi. Sanırım istanbulu pek bilmiyorsun bugün artık pistin bulunduğu alana hiza olan çevre yolu tarafı istanbul’un içinde kalmış durumda ve ana yolun trafiği çekilmez hale dönmüş durumda. Yine birşey söylerken bir tane alternatif söyle hani ha bak niye olmasın diyelim. İstanbul’un sınır hattı değil artık ama sınır hattında kuzey, güney, doğu neresine yaparsan yap aynı mesafe bahanesi üretilecekti. Ümraniyenin merkezine yapamazsın böyle bir pisti.
Ben gidip duruyorum niye düşünmeyeyim.
Gidememiş olmayan ayrı birşey kimse hesaba çekmiyor çekemez mesele sen değilsin zaten.
Sana söyleyeyim artık itiraf mı olur ne olursa ben gittiklerimin hiçbirisinde para ödemedim bu da benim duruşum olsun. Kimse buna göre hesap biçmesin.

Şimdi hemen hemen anlaşıldı olay.O zaman şurda hata yaptık.2005 yerine pist şimdi yapılıp kalıcı olsak benim için daha mantıklı olurdu.F1 daha bizde yeterince tanınmadan yapıldı ve bu da ağır sonuçlara sebep oldu.

Evet böyle birşey denilebilir, değerlendirilebilir belki.
İnternet, medya, gençlik katılımı vs hazır olmadan biraz erken başlamış olabiliriz ancak bu son yıllarda başlasak ben durumun değişeceğini sanmıyorum açıkçası. Biz pisti bizim sağladıklarımıza, kafamıza göre elimizde epey tuttuk. Biz o pisti asıl 2011 de kaybettik. 2010 da özellikle insanları kandırabilme belki geleceği görme adına birşeyler denendi ancak Serhan gibi adamlar da daha önce itiraf ettiği gibi olmadı olmadı olmuyor. Biz para kazanmayı geçip sırf tanıtım adına geri getirmek isteseydik rahatlıkla bunu yapacaktık ancak bu kafa ile olmadı. Açık söyliyim bu yıl dahi devletin kasasını elinde tutanlar he dese Vural Ak seneye yarışı buraya getirirdi. Zarar pahasına sırf bilinme uğruna GT2 felan birkaç yıl daha getirirdi. Ancak tek başına bunları yapmasının bir manası yok. Bana göre geri gelmesi dünyada en kolay pist istanbul park. Bazı avrupa, dünya ülkelerinde durum farklı onlar hükümet kasasından değil pistlerin yerel işletmeleri, belediyeleri ile işin evrilip çevrilmesini istiyorlar ancak mümkün olamadığı anlaşılıyor. Biz de zaten böyle bir seviye yok ya hükümet eliyle olur yada olmaz bu kadar basit.
Ben bu yıl ki Intercity organizasyonlarından ümitliydim açıkçası vip’ler, zenginler doldurursa birkaç yıla ek sponsorlar gelir bir group halinde belki geri getirebilirler diye düşünüyordum ama hali görünce bu mümkün görünmüyor malesef.

Bir özet örnekle Fermas’ın kafasına bakacaksın anlamak için burada satmaktan başka birşeye yaramayan birşirket pistin aktif kullanıcısı, kullandıranı bile değil işte bu patron kafaları ile mümkün değil Intercity istemese FerMas hayatta Scuderia’yı buraya getiremez. Bir düşünün bakalım Silverstone, Nurgbu. e ülkenin Ferrari club’ları kaç kere çıkıyordur.

Bak kardeşcağızım aşağıda yazdıklarına ek olarak bu biraz da senin ben zorluk çektim bulamadım herkes için böyledir durumuna dönüşüyor. Başkaları da tam aksini ifade ediyor. Bu olay bu siteden senin benim çevremden ibaret değil. İstediği zaman en ücra yeri, tarifini bulan insanlar istesinler yeter ki bunu da bulur. Biz de GPS’ler ile gitmedik İstanbul’a döndüğümüzde ilk gittiğimiz de ben döndüğümde herşey oturmuştu zaten aklı selim birinin pisti bulamaması diye birşey söz konusu değil. Renkli ibareli girişi kaçırır dolanırsın en fazla bu da başkalarının suçu değil. Bize çalıştığı şirketlerden, müşterilerden elinde bedava bileti olup da gitmeyen insanlar yolu bahane etmediler içeriği bahane ettiler. Bugün yine öyle bahane ettikleri şey ulaşım felan değil ilgilenmiyorlar organizasyonla, anlamlandıramıyorlar. Çoğunluk için futbol dan başka birşey yok hayatlarında.
Bak sana bir örnek vereyim Mehmet Başaran da FXX araç var canı çektiğinde birçok defa hafta içi gibi olmadık zamanlarda pisti kapatıp yürümeye çıktı bunu nerden duydu insanlar biliyor musun o bölgede babası ev alıp da sesi duyup gidip bakıp internette anlatmalarında. Merak işte böyle birşey, konumlandırma da böyle birşey. Orada ciddi şeyler yürüdüğü zaman uzak sayılabilecek yürüme mesafelerinden sesi duyabiliyorsun.
Şuna inan pistin konumlandırılması senin zannettiğin ve beğenmediğin gibi basit bir konu değildi, değil. Artık şugün oraya erişim gayet düzenli, temiz durumda kimse de şu istanbul, belediyecilik halinde oraya metro beklemesin yok öyle bi dünya biz o kadar kalkınmadık. İstanbulun diğer ucuna yolsuz yurtsuz diktikleri cimbom’un stadına nasıl gidip hastalanıp geliyorlarsa bir zahmet de böyle organizasyonlara gitsinler. Konu bu ilgiden kaynaklı sadece. Sokakta top oynayarak fenerli olabilirsin ancak motorsporları böyle erişimli birşey değil canlı katılımlı bir show, organizasyon değil biliyorsun. Üzerine sen gideceksin işte o yüzden evet ayırıyoruz ancak “biz” ibareli değil konu. Otomobil seviyorsan ilgilenip araştıracaksın yoksa seviyorum, anlıyorum deyip yollarda kablo takip edemeyen, lastik değiştiremeyen çok türk biliyoruz biz. İşte o yüzden elin bulgarı, macarı, almanı o kadar km tepip orada çadırlar kurup yatıp kalkıyor karavan kiralayıp konumlanıyor bu böyle birşey.
Adamlar yıllardır Amerika da Kanada da (türkler) ya bu da nasıl birşey miş deyip bir piste, organizasyona gitmişliği felan yok. Tanıtım konusu değil sadece bu. Birikim, kültür, anlayış konusu. Biz Cine5 ile başlamadık bu işe F1 aracı diye birşeyin olduğunu biliyorduk çocuk yaşta benden aciz, gerizekalı değil insanlar bir zahmet onlar da ilgilenselerdi. Ülkede ki zenginlerin %1 ‘i bile olanca pahalı araçlarıyla 20 yıldır var olan pistlere gitmiş değil bunu futbol gibi yayamaz, kazandıramazsın. Rusya’ya sadece 10 yıl içinde ki merak, ilgi düzeyiyle bugün F1 pisti yaptıran kafanın nasıl olduğunu meraklıları çok iyi incelemesi lazım. Çıtanın moskov unlim’lerden devamlı yukarı taşınması gerekiyor. Oysa bizim motorsporu geçmişimiz çok daha eskiydi.

Ben herkes sıkıntı çekti söylüyorsam bilmeden konuşmam.Çevremdekilerin sesini dinlerim benden kaynaklanmaz yani.Ayrıca şuan sıkıntı olmayabilir fakat ilk senelerinde kesinlikle sıkıntı vardı.Bunu kimse inkar etmesin.Senin bahsettiğin sadece futbol odaklı insanların olmadığını söylemiyorum zaten.Ama o zamanlar internet bu denli yaygın değildi.Bilgilendirme-ulaşım şimdikine oranla kat kat gerideydi.İletişim-ulaşım birbiriyle bağlantılı konular.Herkesin F1’i 2000 öncesi izlediğini düşünemezsin.Mesela çevremdeki çoğu insanın 2007 ve sonrasında bilgisayarı oldu.Neyseki ben bu imkanlara 2000de de sahiptim.

Rallycross ile F1’i karşılaştırmak hata bence.Çünkü F1 Rallycross’a göre çok daha fazla tanınmış bir organizasyon.Rallycross’u ben bile bu sene tanıdım.Çoğu kişi ne olduğunu bilmiyordur.

Vay arkadaş ne tartışma dönmüş. Oku oku bitiremedim. İşin temeli bizde motorsporları kültürünün olmamasına bakıyor ve bu da bizim suçumuz değil, devasa MTV’ler ve benzin fiyatlarıyla da böyle bir kültürün gelişmesi imkansız. Ek olarak araç üreticisi de olmayınca otomobilleri tanıtmak için yarıştırmak diye bir şey de mümkün olmamış.

Bence, çok ahım şahım olmamakla birlikte iyi bir pistimiz var, ancak bu tek bir pisti bile değerlendirebilecek kitleye sahip değiliz. Şurda bizi toplasak 100.000 kişi eder etmeyiz diye düşünüyorum ki gelebilen var gelemeyen var.

Kendim üstüme düşeni yaptım mı? Biraz yapamadım, büyük oranda da yapmadım. Şimdiye kadar iki kez piste gittim, birisi 2005 yarışı içindi, diğeri geçen seneki SBK içindi. İlk sene göreceğimi gördüm diye düşündüm ve bir daha da gitmedim. Haa özel hayatımda biraz daha asosyal bir döneme girmiştim vs. ama bunlar net bahaneler değildi. Çevremde eskisi kadar insan kalmadıysa belki spora daha çok tutunmalıydım, kim bilir.

Çevremdeki insanlar hep merak ediyorlar benim izlediklerimi ama tüm ilgileri kazalarla ilgili. Geçen amarikanyada kaza olmuş, araba yanmış baaah diye top fuel dragsterları görmüşler samanyolu haberde. İlgi kazadan ibaret. Kimse araçların yarışmasıyla ilgilenmiyor. Bizde yarışma ışıktan kalkmak ve genel motorsporu faaliyeti yanlamak üzerine kurulu. Bunda da arka çeker araç kıtlığından dolayı ancak gariban şahin ve E30’larla kendimizi kandırıyoruz. Bize fazlaymış bu iş.

senin içinde yarış izlemek diye bir istek yoksa, bırakın şehrin göbeğine evinin kapısına yapsalar yine izlemezsin.

İstanbul pistine ulaşımın abartıldığı kadar zor olduğunu düşünmüyorum. Bunlar bahaneden öteye gitmez. Takvimden düşen Kore pisti için bu deniliyordu ve çok normaldi. Aynı şekilde Fransa Magny Cours da öyleydi diye hatırlıyorum.

İzlemek isteyince o kişi her şeyi yapar. Sanırım yarış izlemek için benim kadar uzun yol kat eden de yoktur. 2008 Türkiye GP’yi izlemek için sadece İstanbul’a gelmek için 28 saat otobüs yolculuğu yapmıştım. Ne salak mışım meğer 😛

Hocam ne sen ne ben ne de bızım gıbı bu spor ıcın zamanını ayıran ınsanlar Özellikle ıstanbulpark ta salaklık yapıp gıtmedık bu spora olan askımızdan gıttık…Ben ınanıyorum kı cebımdekı son para da olsaydı yıne o bıletı alır gıderdım…

Cuma antrenmanlarında Seans a yetısıp ilk kez gercekten o sesı duymak…Aracların kerb den gecerken kı lastık-suspansıyon tıtresım seslerı PAHA BİÇİLEMEZ…İnsallah baküye gıdıcem

Trullı-Kovalaınen e cumartesı ergenekon erbatur sormustu;İstanbulpark mı ….pist mı dıye (pıstı hatırlayamadım suan) Trullı adamım Istanbulpark demıstı…Ulan o gün ne kızdıydım kovaya…Hey gıdı günler heyyy….

En azından Istanbul parkı hatırlayan bır pılot var…

2008 yılı güzeldi ama, tribünler yine bir nebze doluydu, yarışta Hamilton strateji değiştirip az yakıtla Massa’yı geçmişti falan.. ortam güzeldi yine ben 5 arkadaşımı yarışa getirmiştim. 🙂

Ya İcecold anladığım kadarıyla sen hükümet karşıtı birisin. Olabilir problem değil. Ama azıcık mantıklı konuş. İstanbul dan bahsediyoruz. Bırak pisti şehrin herhangi bir yerine de ulaşım diğer şehirlere göre daha zor zaten. Bu herkes tarafından bilinir. Sen gülü seviyormusun kardeşim?? O zaman dikenine katlanacaksın. İşin içine siyaset sokmanın bir anlamı yok şurada… Ayrıca sene de sadece 1 kere yapılan bir organizasyon bu arkadaş neyin derdindesin sen ya…

Bırak hükümeti falan.Siyaset de yapmıyorum.Madem yapıldı pist neden düşünmeden yapıldı onu sorguluyorum.Bu sorunu yaşayan tek kişi de ben değilim.Sen pistin yapıldığı yerle siyaseti bağdaştırıyorsun sana sözüm yok.

Kim diyor düşünmeden yapıldı. Ne kadar araştırdın? kaç komisyonda bulundun da görüş bildirdin, ankete katıldın mı mesela? Oturulan yerden ne kadar kolay yapılanı sorgulamak ve düşünmeden yapıldığını söylemek. Kaç bu işe ilgili, tecrübeli insanla kafa kafaya verip değerlendirdin yapılabilineceği en uygun yer ile ilgili?
Yerin tespiti ile ilgili birçok komisyon kuruldu hükümet kararı felan da değildi bu sadece birçoğuna Mümtaz bey başkanlık etti istatistiki araştırmalar ortaya koyuldu avrupalı organizatör şirketlerden danışmanlık alındı eleme sadece en az 6 ay sürdü. Bilirkişi ve gönüllü olarak anket yapıldı o dönem. 1. çıkan hep İstanbul ‘du tüm istatistikler istanbulu gösterdi son elenenlerden biri konumu, turizm gibi nedenlerden dolayı antalya idi. İstanbul kadar hiçbir şehir istatistik üretemedi sanki ülkede İstanbul ‘dan başka büyük şehir var da iyi olabileceğini sanıyorsunuz. Ülkenin tüm zenginleri, sport araçları istanbul da en fazla turist, erişim imkanı istanbul da, herşeyin merkezi istanbul da kendi uygunluğunuza göre bu neyin düşünülmeden yapılmışlığı. Geç herşeyi ülke içinde dahi istanbul dışında hiçbir şehir belediyesinin tahmini planlanan istanbul’lu erişimini ulaştırabilecek kapasitesi yok daha neyin derdindesiniz. Gidin Serhan beye sorun neler yapılmış vakit bulursa anlatsın size. İnternet arşivlerini bile karıştırsanız ne kadar uğraşıldığını anlarsınız. He yetersiz midir belki bunu söylemek için de rakamsal veri koymak lazım önce ortaya.

Mümtaz Bey dediğin kişi bu iş için ne kadar bilgili? İstanbul sadece kalabalık olduğu için mi pist oraya yapıldı? Oraya yapıldıysa sonucunu gördük.En iyi erişim imkanı İstanbul’da diyorsan İstanbul’daki trafik durumunu birdaha kontrol et.İstanbul’dan çok daha iyi ulaşıma ve imkana sahip İzmir veya Antalya dururken İstanbul’da istediği kadar şey yapılsın sonunda böyle pist elimizden uçar gider.

Sonuçta İstanbul’un nüfusu çevre illeri de hesaba katarsak başka bir ilden (İzmir, Antalya vs.) çok daha fazla izleyici çekebilecek kadar fazla. Neresinde olursa olsun. İstanbul, İzmit ve Bursa’dan rahatlıkla ulaşılabilecek bir pistle Antalya’ya yapılan pistin dolum oranının aynı olacağını mı zannediyorsun? Birkaç kilometre ötede Sabiha Gökçen var. İstanbul’un bir de uluslararası popülaritesi var. Trafik dersen, yılda iki gün çekeceksin bu trafiği.. Biz hergün burdayız.

Kısacası pistin İstanbul’da yapıldığı yerle dolmaması arasında hiçbir bağlantı yok. Halısaha mı bu şappidik diye istediğin yere yapasın.

Kesinlikle bağlantısı var.Yapıldığı yerle ilgili yok demen saçma.Belki mecburi olarak oraya yapıldı fakat yine de ilginin azaldığı açık.İlk yıl gelen izleyicilerin saf F1 izleyeni olduğunu mu sanıyorsun?

Mümtaz Tahincioğlu, yaptıkları uğraşları ile T.C. vatandaşı bir tane daha eşi olmayan kişi. Daha söylenen kişiyi anlamıyor ve ne kadar bilgili olduğunu bilmiyorsunuz. İç etmiştir, yürütmüştür orasına girmiyorum. O pistin gerekliliği insanlara anlatan da tüm ilişkileri sağlayan da velhasıl yaptıran da o ve ekibinde ki bazı babacanlar başkası değil. Ondan sonra gelen başkanı da gördük. İ.Park işi de değil sadece uzun yıllar alternatifi, onun kadar para harcayanı olmadığı için o konumlarda kaldı tüm pistlerde, gerçekleşen serilerde emeği var. Yılların rally’nin ana sponsoru (Kent), bize birşeyleri tanıtmış adamı (turbo sakızları), oto dergileri yazılması çizilmesine öncülük etmiş sayılı adamlardan birisi. Daha mı bilgili, meraklısın motorsporlarına? parasıyla, çevresiyle neyse ne oğluna, arkadaşlarının oğullarına motorsporları içerisinde olmayı aşılamış biri hiç yoksa. FIA tarafından tanınan, itibar gören biri, öyle yada böyle ülkesini temsil etmiş ülkesine şenes erzikten daha fazla şey kazandırabilmiş biri. Geri kalan hayatı kendisine, araştırmanıza kalmış.
Sorunun cevabı İstanbul’un neden ülkenin en yüksek nüfusa sahip şehri olduğunu bulmakta yatıyor. Trafik sorunu bunun sonucunda oluşan bir konu. istanbul’a ulaşım imkanları yetmemesiyle ulaşım çeşitliliğinde bir tane daha kıyası yok ülkede. Bahsettiğin şehirleri de biliyorum bu işi planlayanlarda biliyordu. İstersen istanbul’un hava ve kara ulaşım, taşıma kapasitesini, şirketlerini, şirketlerin filo kapasitelerini tekrar araştır üzerine konuşalım. İstanbul’un bir köşesine yığamadın Ferrarileri, Porsche’leri yani VIP’leri herhangi bir diğer ile yığamazsın bile. Ülkü pistinin organizasyon katılım ve kapasitelerine bak istersen belki fikir verir önyargılarından kurtulursun. İstanbul da olduğumuz için söylemiyoruz biz bunları ancak motorsporu katılımcılarının en yoğun olduğu il istanbul hepsini başka şehre taşıyamazsın. Taşırım dersen kendini kandırırsın ancak. İstanbul park bernie elinden çıkalı beri track day’ler istanbul sport hayatını çok değiştirdi diğer körfez ve ülkü’nün akıbetini de çok değiştirdi.
Pistin elden çıkması konumun istanbul olması ile ilgili hiç değil ilk 3 yıl yurt dışı katılım sonucu otel, konaklama kapasitesi en yüksek olan şehrin turizm’e yetişememesi, gelenlere sıkıntı oluşturması ile zaten anlaşılır birşeydir. Vural Ak aldıktan sonra kasadan da olsa destek çıksalardı F1 zaten dönecekti. Tabi yine 80-90 TL pahalı gelecekti insanlara hani Monaco’ya bilet alabiliyorlar ya 🙂 bi kanadaya gidelim dedik bi sene 3bin $’ı buldu masraflar. Intercity pistin kullanım oranını en az %25 katladı ancak bu devlet, sponsorsuzluk gidişatı ile işin sonunda zarar edecek.
Sen koca Scuderia ekibini, 3 tane yarış takımını bilmem kaç tırıyla, zenginlerin, FXX, 599XX’lerini avrupadan kalkıp gelen 458 ‘leri uğraş didin getir kimse gelmesin bu işi böyle yürütmek çok zor. Tribüne gelenlerin çoğu da sırf Ferrari ismi geçiyor diye gelmiştir var olsunlar keşke hep gelinse.
Arkada murat 131’le iveco minibüsle 0 çekip duranlarla zaten işimiz yok.

Bilet fiyatları bana göre uygundu.Onu eleştirmedim zaten.Uygun gelmeyen kişi varsa onlar eleştirsin burda beni ilgilendirmez.Devletin de ne yaptığını umursamıyorum.Pisti bırakıp bırakmamaları kendi kararı.Fakat tekrar ediyim eğer yaptıkları yer yanlışsa seyirci çekemezler ve bu yüzden bırakmaları doğaldır.Mümtaz Tahincioğlu belki F1 için bir şeyler yapmış olabilir ama halkın nabzını tutamadığı bir gerçek.Bizde bir şey yapılıyorsa her şeyi düşünmeden yapılır.Bunun net örneği de İstanbul Park’tır.Merak etmeyin Tahincioğlu anlatmıştır ve tanıtmıştır diyorsun fakat yeterince tanıtılmadığını da söyledim.İnsanlar o yarışın nerede yapıldığını bile google maps’e girip öğreniyordu.Ne doğru dürüst adres bilgisi var ne de tanıtım.Herkeste o dönem bilgisayar da olmayınca haliyle gitmek kolay olmuyordu.Ben de bilgisayar vardı fakat yarışın yapıldığı yeri öğrenmem de kolay olmadı.

Bak yine bahaneler öne sürüyorsun baştan söyleyeyim. Ben ilk 2 sene askerdeydim yarışlara katılamadım ancak herşeyi takip ettim. Pistin son aşamalarından tut organizasyonun şekline, izlemeye kadar herşeyi takip ettim hem internet cafelerden hem gazino’lardan 🙂 Federasyonun sitesinden tut haber sitelerine tv haberlerine kadar iett ulaşımı ve saatlerine kadar defalarca yayınlandı. Her tarafa basit afişler de yapmışlar şirketler bol bol bilette dağıttı herkesin neyin ne olacağından haberi vardı yani. Ülkeye dünyanın en önemli organizasyonlarından biri geliyorken bilgi bulamayan biraz da kendi haline yansın derim. Bilgisayar olmaması ülkede ki ayrı gerçeklik ancak o pist beleşe dolduruldu sayılır bunu biliyoruz yani isteyince oluyormuş demek ki ben yoktum ancak duyduğum kadarıyla da çoğunluk kitle otobüsler ile ulaşım sağlamış. Daha bu hafta sonu oraya hiç gitmemiş biriyle araçla gittik pisti bulamamak mümkün değil her tarafta renkli olarak park ulaşımı tabelalarda belirtiliyor. Zaten gittiğim ilk sene yol üstünde sürüyle polis dikerek yol hattını oluşturmuşlardı. En az 3-4 noktadan da saatleri belirli olmak üzere otobüs seferi haftasonu boyunca düzenlediler. Kaç yıl Cuma günleri bile boş şekilde sefer yaptı oraya iett. Yoğunluktan ve yolun uzunluğundan sıkıntı çıkmıştır kabul kalabalık oluyor bu heryerde yaşanıyor bizde daha düzensiz sadece devlet sayıya yeterli cevap üretemiyor. Ancak bizim millet kapısının önünden minibüs ile tek vesaitle hazıra alışık yollarda transfer baştan işine gelmiyor bunu kabul etmek lazım. Heryere tek araç ile ulaşım olmaz işte zaten o yüzden istanbul trafiği böyle tek yolculu araçlarla kaynıyor yollar.
Mesafenin şehir içi ulaşıma göre uzun yada yorucu olması doğru ancak bu işin alternatifi yok. Yanlış diyorsun ancak doğrusunu da söylemiyorsun.
Bu seviye 1. sınıf pistleri yerleşimin dibine yapamazsın hem mevzuatlara hem de işin teamüllerine aykırı şehrin dışına yapılması gerekiyor cadde pisti değil bunlar insanlara bu hafta sonu idare edeceeksin itiraz yok diyebileceğin. Körfez pistinin uzunca bir dönem neden kapatıldığını bilmiyorum biliyor musun.
Oysa o da vakti zamanında bir bataklık alanı değerlendirme adına şehir dışına kurulmuştu salaklar gittiler dibine kadar yerleşim getirdiler. Ve yakın gelecekte olacağı söyleyeyim kurtköy i.park’ın yakın civarına da yerleşimi açacaklar. Zaten o havza yıllar önce değerlenmeye başladı.
Yapılanları da söyleyeyim tr nin en büyük şehir planı olan istanbul 2 yaka planına göre anadolu yakasın pisti de dahil ederek planlandı organize edildi 3.havalimanı, yeni metro’lar, kanalist. vs hep bu belki yarım yamalak plana göre planlı ancak yapılacak denilen şeyler yapılmıyor. Federasyon o alanın etrafını motorsporları için kullanma adına projelerini sundu ne kadarı dahil edilmiş, onaylanmıştır bilinmez. Ben bunları 3 yıl önce anlattım buralarda ama işler bizim sandığımız, naif düşündüğümüz gibi gitmiyor malesef.
Bazı insanlar halkın napzını tutmaz halk onları takip eder parti değil onlar, halk seçmiyor onları o işlerin iştirakçileri seçiyor. Bu kişilerde problem olduğu gibi bizim halk da da problem çok malesef mesela bu zenginlere kalasça katil, haramzade gözüyle bakıyor öğrenebilecekleri 2 kelam varsa da öğrenemiyor her zaman çevremde Ferrari gibi lüks araç sahipleri, iş adamları oldu ancak onlarla heryerde konuşamıyorum, herkese götüremiyorum, her genci onlara götüremiyorum iş baştan probleme biniyor. Anlayış çoğu zaman yerlerde sürünüyor malesef. Işıklarda dönen muhabbetleri bilirsiniz tabi bu biraz karşılıklı bir ilişki içinden de çıkılamıyor doğal olarak.
Mümtaz beyin görevi anlatmak işin birde medya ayağını yönetmek değildi 10 maharet beklenmez bir insandan yine de tv’lere çıktı, hükümete raporlar, sunumlar yaptı. Yolu yapacak adam o değil. O getirdi pistin yapım ihalelerinden başlayarak herşey çuvala girdi. Toki Tobb ne anlar pist yapmaktan işletmekten. Öyle yada böyle o da işi Bernie’nin eline verdi iş çıkılmaz olunca bu herşeyi daha da berbat etti o pisti F1 harici neredeyse hiç kullanamadık. Bernie’den çıktı ama F1’de çıktı.
Neyse diyorsun ki yanlış neden, neye göre yanlış? bizi ikna et derim.

Tekrar ediyim bu afişler dediğin şeyler sadece İstanbul’da yapılan bir şey.Çoğu ilde bırak afişi yarışın geldiğiyle ilgili bilgi bile yoktu.Ayrıca senin yaptım dediğin şeyler olağan mı? Çoğunu sen gitmeyi zorla kafaya koyduğun için gitmişsin.Çoğu insan bunu yapmaz diyoruz.O zaman da Türkiye’de F1den anlayan sayıca az kişi olunca haliyle pistin dolması da zor oluyor.Bu aralar bulamamak mümkün değili söylemiyorum.Ama daha ilk geldiğinde çoğu kişi bilmiyordu yerini diyorum.Pisti merkeze yapamazsın diyorsun fakat o kadar uç bir noktaya yapılmasını doğru karşılıyorsun.Bizde merkezde olsun demiyoruz ama bu kadar uç noktada olmasını doğru bulmuyoruz.İmkanı çok iyi olup gitmeyen insanlar da vardır bunu eleştirebiliriz tabi ama diğer kişileri eleştirmemiz yanlış.Mümtaz Tahincioğlu ile ilgili söylediğin şeylerde haklısın.Ama benim tarafımdan olay anlattığım gibi.Benimki bahane değil.

Sebeplerin hepsini sıraladım.Sorgulamak için yeterince sebep var.Bu kafayla zaten gitmesi iyi olmuş.Bizde zaten diğer ülkelerdeki kadar F1 ilgisi yok e haliyle saçma sapan bir yere pist yaparsan izleyici de gelmez.

benim tek gordugum piste gitmemek icin bahaneler siraladigin.

Sonra da bu bahaneleri desteklemek icin Monaco’ya gitmek daha kolay demen…

Elin Ingilizi kalkip geliyor orda Yaris izliyor sen hala burda böyle…

sonra Yaris bizim neyimiyeymis… senin neyine desek daha dogru

Sen her sene İstanbul Park’ta ki azalan seyircinin farkında mısın? İstatistik koymamıza gerek var mı? Ya da bu sporun Türkiye’de ki yetkin isimleri güya bahane üretmek için en mantıklı yere yapıldı demelerine inanıyor musun? Doğru bir yere yapılmadığının herkes farkında.Uzatmanın gereği yok.Evet yarış bizim neyimize.Yarışa gitmeyi kolaylaştıracak şartlar oluşturulmuyorsa gerek yok.Her insanın bu kadar cefakar olacağını düşünmek de saçma.Herhangi bir ülkedeki yarışı söyle Kanada da olabilir emin ol oraya ulaşmam daha kolay olur.Yarışla ilgili doğru dürüst bilgi paylaşımı bile yoktu herhangi bir sitede.

ya Hockenheimda bu sene dolmadi, tribunlerin dolmamasinin sebebi sadece pistin yeri mi ? Almanya biz bilmeden Hockenheim in yerini mi degistirdi ? F1 bir cok ulkede seyirci kaybediyor.

senin gibi reklama ihtiyaci olmadan yarisin orda oldugunu bilen, buraya gelip yorum yazan Adam bile ben gitmem kanadaya giderim diyosa iki tv reklami goren Adam mi oraya gidecek.

ben Hockenheim’a gittim, gidene kadarda kac km yol yaptim, trafikte saatler harcadim. Istanbulpark bana daha yakindi istanbuldaki evimden… kisacasi tekrar yapsalarda sen gelme kalsin 🙂

Ben sana söyliyim büyük, kalabalık merkezlerinden kanada pistine gitmek hiç de kolay değil pistin konumu ve yerleşimi itibariyle çevre etkinliği de fazla değil. Tahminler üzere hareket ediyorsun sadece. Burada daha önce pistlerin haritalarla konumları ve merkezlere mesafeleri hatta ulaşım yöntemleri ile yazı hazırladı arkadaşlar aç onu bak rüyalarla hareket etme derim.
SPA gibi bir tarihi pistin bile gürültüden dolayı kapatılması gündeme geliyorsa şehrin dibinde ki istanbul park’ı türkler açık bıraktırır mı…. 🙂

Bu sene ile 2010-2011 senesini kıyaslamayı doğru bulmuyorum.Değişen araçlar ve kurallar etkili olmuştur.F1 seyirci kaybediyor fakat 2010 yılında durum öyle değildi.Ben yarışın orda olduğunu öğrendim lakin bunu öğrenirken bile ne zorluklar çektim.Çoğu insan yerini bile bilmiyordur bundan emin ol.Tekrar yaparlarsa ulaşım iyi olursa (ki hiç ihtimal vermiyorum) gelirim.Ama söylediğim gibi buna ihtimal vermiyorum.

istanbul park hakkında sallayanların çoğunluğu büyük ihtimal bu hafta sonu da gitmemişlerdir. Seslerden bahsederler ancak devasa sesli makinelerin gelişinden bi haberdirler. Özellikle ülkenin zenginleri, ferrari sahipleri yönüyle ilgi 0 dı denilebilir XX ve eski F1 araçlarını bir daha da kolay kolay burada göremez kimse ana tribün yine tahminin üzerinde bir katılıma sahip oldu.
Motorsporları, yarışma, kendini sınama, anlama, değerlendirme kültürü ülkelerde ilk önce zenginlerden başlar bu gibi sitelerde ki gençler den değil. Koca Ferrari her piste götürmediği Racing Days, Corse Clienti sağlıyor katılan Ferrari Club üyesi bir elin parmaklarını geçmiyor resmen fitil oldum ben bu duruma. Elin avrupalısı 458’ini ta oradan buraya taşıyor böyle bir pisti kaçırmam diyor track day çakıyor bunlar ezik ruhluluklarından (yabancılar ile yürüyecek cesaret, ilgi ve becerileri 0 bırak yürümeyi konuşmayı bile akıllarına yediremiyorlar) 20-30 km kat edemiyor bile. O yüzden ülkede sport car kültürü yerlerde sürünüyor geçiniz motorsporu kafasını.
Aşağıda bahsedilen şahinci e30 cu gençlikte arka otopark da akşama kadar 0 çizmek ile meşgul idi gerçek yarış araçlarını görmek varken öylece tatmin edip durdular kendilerini gereksiz sesler çıkararak. Ne zevk almışlardır ama sen kalk oralara da kadar gel 0 çiz dur etrafında ki çocuk tayfasınla oyalan tribüne beleş girme yolları mevcutken ha yaktıkları lastik, yakıt parası bilet parasını zaten katlıyor. Kafa işte…..
O yüzden buralarda dahi siyaset var o yüzden olması gereken son yerde bu sitelerde dahi Formula 1 denen şeyin moda ikonlarından başka birşeye merağı olmayan toplulukları var. Devam etsin arkadaşlar benim pilotum senin kini döverlere…..
Vural ak gibilere de yazık yanlış topraklarda yanlış şeylerin altına giriyorlar…
Nerede görülmüş şehrin ortasında sokak yarışından ibaret olmayan pist monaco örneği verebilecek öyle güzel bir kafa 🙂 bilmiyorlardır kesin körfez pistinin dibine dikilen konutlarla başına geleni.
Gençlikte merak, heyecan duymanın dışında hep bir bahaneler silsilesi var..

Çok şükür ki bunca kafaya rağmen birileri taşın altına elini koyuyorda FXX gibi makinelerin yırtıcılığı ile kendimizden geçiyoruz, geçtik… F1 gibi bir daha nah buluruz corse clienti……..

Dostum şurası da bir gerçek ki pistte F1 yarışları yapılırken de sonradan da neredeyse “hiç” reklam yapılmadı. Reklamdan kastım da sadece advertisement değil program vs… Her kanal gece saat 10’dan 2’ye kadar 10 tane adamla korner mi aut mu diye tartışıyor.

Yani pist dışında ne yapıldı? Hiçbir şey.

Demek istediğim, burada siyaset konuşulmasını her ne kadar bende istemesem de, bir gecede ordunun en ücra odalarına giren yönetim, 3-5 kanalın yayın akışına en azından “ulen milletin kafasını futbolla ambele ettiniz” diyerekten düzenleme getiremiyorsa……

Motorsporlarına ilgisi olanların ve zengin muhitin piste gelmesi dışında çok daha fazla izleyici gerekiyor.. Silverstone’a veya Monza’ya giden herkesin aeronun ne demek olduğunu bildiğini sanmıyorum. Çoğunluk değişiklik olsun veya görsel eğlence olsun diye gider muhtemelen zamanla ilgi/motorsporlarıyla ilgili bilgileri artacaktır.. Gerçi artık F1’in sesi olmayınca kendine eğlence arayan sıradan vatandaşın ne kadar ilgisini çeker orası ayrı konu..

Yani bizim kamp anlayışımız pistin etrafındaki civar kasabalardan gelen amcaların ailesiyle piknik macerasına takılı kaldı. Rock’n Coke için yapılan reklamların %5’ini yakalayamadı F1..

Tanıtım yönüyle haklı pay var ancak yıllardır orada da özellikle gençler yanılsama içinde. Bu işler reklam, tanıtım ile yürümez. İşin sadece başı belki. Kesin bir kuralı söyleyeyim size tecrübe üzerine motorsporları duyuru, advertisement, tv katkısı ile dönmez ana haliyle sponsorluklar üzerine döner tüm dünyada ve tarihin bugüne kadar ki akışında böyle. Yani işin başı zenginler, tribünleri dolduran çoğunluk kitle değil. Artı parantez çoğunluk motorsporu dallarını tribün gelirleriyle döndüremezsiniz sadece. İşte bizde de o yüzden beleş haliyle ilk 2 yılda doldurulan tribünlerin devamı eşitliğin birkaç bacağını oluşturan bacak nedeniyle devamı gelmedi her yıl sadece ana tribünü doldursanız da gelmeyecekti. Motorsporu, eğlence kültürü başka birşey.
Her tarafta bas bas bağırmaya ihtiyaç duymaz formula 1 ve meşhur olan dallar tüm dünya için böyle ve avrupa dahil futbol dışında ki dallara öyle çok yüksek saatlerle reklamlar yapılmıyor yapılanları da devletler yapmıyor sponsorların reklam çalışmalarından oluşuyor. TAG, Shell, Redbull şu bu vs vs.
1950’lerde de 1970’lerde de öyle ahım şahım denilebilecek bir reklam yok zaten görsel medyanın düzeyi belli o günlerde bir ara merak edip araştırmıştım fikrimi değiştirebilecek birşey pek göremedim. Mesela bizim için de 90’ların başında ve sonunda da reklam meklam yapılmıyordu ancak özellikle antalya, bursa gibi eski etapların görüntülerini izleyin araçların tozu dumanı kenarında yeşilliklerde boylu boyunca ailelerin dizildiğini göreceksiniz nüfusa oranladığımızda bana göre şimdikinden çok daha yüksek bir katılım var özellikle seyri yakın etaplarda. O günlerde de trt düzgün bir programcılık yapmıyordu ancak piknik havasında insanlar gidiyordu. Herşeyleri olmasına rağmen bugünün gençlerini ses duyma, lastik yakmayı göstermek için götüremiyor bin takla atıyorsunuz. Türkiyede F355 lerden müteşekkil Ferrari Challenge cup yapıldı inanın popülasyonu oranladığımızda o 90’lar sonunun körfezinde dün pazar günden daha çok insan oluyordu. O günün meraklı insanları bugün biryerlerdeler ama demek ki heyecanlarını unuttular. Yılların tespiti türkiye bu yönlerden gelişmiyor zihniyet olarak geriliyor malesef bunun da otomobil kültürü başını çekiyor. Şimdi ki gençler 90’larda ülkede ki sport çeşitliliğini pek bilmiyor güya hevesliler. Neyse işin reklam tanıtım yönüyle yazacağım çok şey var ama geçmek lazım birşey değiştirmeyecek. Kısaca f1’i bugüne reklamları değil avrupalı insanların hadi şuna gidelim merakları, farklı heyecanları tadma tutkuları getirdi bu tabi refah, kültür seviyesi ile ilgili daha çok.
Bizde işin başında tanıtım bütçeleri gerçekten yüksek tutuldu. Bugün gördüğünüz birçok yeni alanda olmadığı şekilde bedava tutuldu katılım ancak katılanların toplu bir merağı oluşmadığı görülüyor. Zenginlere, şirkete bile kazandıramamışız. 2-3 yıl boyunca gördükleri yarışlardan hiçbirşey öğrenemediler. Evet işin tanıtım yönü de biraz cebe gitti denilebilir pistin yapım hikayesi gibi o da birilerinin cep rant kapısına dönüştü kabul etmek gerekiyor. Belediye tabelaları ile olmazdı sadece bu iş olmadı da.
Devlet kararları da bu nokta da biryere kadar sponsorlar olmadığında tv de parasıyla program yaptıramazsınız parasıyla F1 yorumcusu oluşmaz öyle. 20 yılda kendini spiker, yorumcu olarak yetiştirenlerin sayısı belli. İşte bunlar şahsi merak ile oluşan kitleler. Misal Serhan para var diye girmedi bu işe misal Saffet Üçüncü bey seviyesini merağına borçlu geldikleri konumlar bunun neticesi. Bazı şeylerin devamı 80 doğumlulardan sonra kiler getiremedi malesef. Yarış hakemliğine başvurmak ve olmak o kadar zor değil mesela hele ki bugün 23-25 yaşına kadar baba parası ile geçim sağlayan, rahat bir nesil olunca. Hani Serhan gibi işin telaşesine düşmüşleri bile beğenmeyen, küfreden bir nesil…. Neyse bu kısmı da geçelim.
İşin medya ayağının nasıl sağlanamayacağını anlamak için Serhan’ın yaptığı işe bakmak yeterlidir bence bugün okuduğu okul olan bir elektrik şirketinde çalışıyor salt motorsporları üzerine çalışıyor olması gerekirken. Evet federasyonlar, hükümet, koltukçular herşeyi yanlış yönetiyor ancak onları düzeltecek bir hevesli kitlede yok malesef. Koca ülke 3-5 insanın yaptığı şeylerle dönüyor. Birkaç hayatından veren arkadaş olmasa bunun gibi siteler (2) de olmayacak hani.
Motorsporları izleyicisi için teknik kavramlara hakim olma 1. koşul olmadı hiçbir zaman. Çoğunlukla bir pazar gezmesi, değişik birşeye katılma, piknik havasıdır zaten dün de böyleydi sadece çocuklarını getiren insanlar beni mutlu etti yan taraflarda yanda kine birşeyler anlatırken ki kulak kabartmaları, değişik bakışları rahatsız etmedi. İş tabanda daim bu şekilde olabilirse zaten işi ülke zenginleri alıp götürebiliyor demektir. Rock.C. gibi şeyler hükümet, belediyeler eliyle yapılmıyor biliyorsunuz tanıtımı yapanlarda para kazanmak isteyen organizatörler aynı bu işlerde hükümet, belediyeler eliyle yürümez hatta salt federasyon eliyle bile yürümez. Zaten bu ülkede en zor şeylerden biridir dernekçilik, vakıfçılık yapmak. Velhasıl ne desek boş bu ülkede motorsporları yıllarca cikletçi biri ve onun çevresinde ki birkaç iş adamı ile yürüdü o kadar. Bir arkadaş bu işlerin oluru, olmazları ile ilgili etraflı sayılabilecek bir yazı dizisi hazırladı ancak o da biliyor bu şekilde, kavgayı seven, içini doldurma azminde olmayan toplumla bir yere kadar olacağını. Akla gelen bir misal ile sonlandırayım bu ülkede binlerce baba çocuğunu karateye işin reklamı sayesinde göndermedi. Burada Cüneyt Arkın’ın 🙂 rolü büyüktür tabi bu da işin advertisement kısmının nasıl da önemli olduğunu ortaya koyar.

Haklısın advert’ün sponsor bağlantısına değinecektim aslında. Artık sponsor şirket-devlet arasında mı bir kopukluk oldu, yetersizlik mi anlaşmazlık mı oldu ne olduysa, olmadı neticede 😛 Yada bizde sponsor olabilecek şirketler gerçekten konuyla ilgisizler. Kampanya-fırsat vs. dair hiçbir şey olmadı.. Dediğin gibi yerel bir kahraman da yok.. Onun da etkisi var. O da altyapıya bakıyor biraz.. F1’in altyapısı da Hüsamettin amcanın bodrumundaki karate salonuna benzemiyor tabi. Karting’ten öte bir açık teker yerli organizasyon yok bildiğim kadarıyla. Yazık. Kötü bir durum.

Kopukluk biraz çetrefilli bir konu. Sadece işin bir tarafında uzunca seneler sabredilip son 4-5 senede artık kopan rant, dolandırıcılık, niyeti kullanma kapısı da var söyleyelim. Devletlilerin rant merağı, sponsorlarında hızlı sonuç görme kafası ayrı bir derya. Bu ülkede pilotlar hazırda para geliyor, araçları cart curt tamir ediliyor diye yıllarca var olan sponsorları sömürdüler. Dünün birçok pilotu bugünün iş adamı kisvesinde hayatını devam ettiriyor. Birçoğu profesyonel sporculuk olarak bakmadı sponsorlardan hazır gelen paraya resmen kondu efor sarfetmedi işin derinlemesine eğitimine girmedi. Eş dost muhabbetinden de bazıları böyle kafalı güya pilotlar yüzünden avrupa da yer alamadı, burda bile önü kesildi. İşte o yüzden sponsorlar da haklılar. Genel bir ilgili, sponsor ayrımcılığı yapan kitle, toplum düzeyi de olmayınca sponsorlar akıttıkları parayı sorguladılar. Kendimize sormamız lazım bir yakıt, lastik tedarikçisi, şarapçısı motorsporlarına destek oluyor diye total müşteri kitlesinden ne elde edebilecek, ne kazanabilecek?
Doğrusu ben bu ülkede Ferrariye jant, subap üreten sanayicileri, Volkicar gibi şeyleri üretenleri anlatan birkaç kişiden başkasını görmedim çok küçük bir dairedir çevremde ki otomobil, yarış oyunu gençler, abilerin bunları bildiğini göremiyorum.
Yerel kahraman var da önemli değil. Kaç kişi geçmiş ve mevcut rally pilotlarının avrupa da ki başarılarını, yırtınmalarını biliyor. Volkan Işık, Serdar Bostancı gibi isimleri bilen insanlar birkaç yüzü geçmez. Sofuoğlu’na ne kadar destek çıkabiliyoruz ki kendi düşüncesidir bana kumar oynayan şeyin parasını vermeyin diyor başka da destek çıkabilen biri mevcut değil. Adam daha ne yapsın MotoGP de yarışmak değil olay Naim rekorları dizdi de ne oldu halter sürünüyor hatta ölmüştür belki. Yani F1’de bir türk’ün olması değil olay. Türk mühendisler var çeşitli yarış takımlarında avrupa da kaçımız biliyoruz. Buraya döndüklerinde Levent oto sanayi, birkaç küçük rally garajından başka yapabilecekleri bir olay imkanı yok.
Mevcutta yok ancak bu ülkeye belki o gün layık olmamasıyla neler neler geldi o dönem de olağanca pahalılığı ile F355 ‘ler yarıştı. Open Whell F3 ler yer aldı körfez de tofaş felan işbirlikleri ile bunların devamı getirilemedi maddi ölçeklerinin devamiyeti sağlanamadı Caterham’ler getirildi, Prokart’lar getirildi hepsi sonucunda döküldü yenilenemedi.
Ben burada çekici yarışları geleceği vakit yazılanları üzülerek hatırlıyorum.
Güya F1 takibi ile motorsporlarına ilgili bir kitle olması düşünülecekken görülen hal ülke de nasıl bir halin oluşacağının göstergesidir bana göre.
Yani iç açıcı bir durumda değiliz ve kısa vade de olmamız çok zor başta kendimi katarak.

bu formula 1 gelmesin bırakın kardeşim istanbula
bu motor sesleri ile f1 beş kuruş etmez
artık resmen arabalar uzaktan kumandalı oldu
pilotların bi katkısı yok artık
buraya gelecekse indy car gelsin yada süperbike

Herkes son cümlede takılmış 🙁 İnsanın içi acıyor böylesine güzel bir pistin takvimde olmamasına.başımızdakiler sağolsun bi ayakkabı kutusu veremediler Bernie’ye.

En sonunda içerden birilerine ucuza tamamen satıp özelleştirdiler diye hatırlıyorum. Başından belliydi zaten öyle olacağı.. Ne zaman elden tekrar satılır ama bu defa uluslararası büyük bir organizasyon şirketine, belki o zaman F1 gelir..

Bu tarz bir itham çok haksızca ve sığ. Aşağıda yorumda bulunan birkaç arkadaş için de söylemek istiyorum ki; ayakkabı kutusu mutusu da biraz nankörlük yapmamak gerekiyor, aynı hükümet başa gelir gelmez mümtaz tahincioğlu’nun fikirlerini ciddiye alıp 3 senede bu pisti bitirip 7 sene Formula 1’i Türkiye’ye getirmiş bir hükümettir. Ülkemizin o zamanki insanının F1’in ne demek olduğunu dahi bilmemesine rağmen bunu öngörmeleri beni şok etmiştir eski ye göre. Yarış kültürümüz olmadığı için yarışlara istenen seyirciyi taşıyamayıp 2010-2012 yılları arasında F1’e giren ülkelerin yüksek ücretler ödemesi gerekçesiyle Ecclestone (Avrupa pistlerinden aldığı fiyatın çok daha fazlası) 26 milyon $’ı istediği için hükümet eyvallah dememiştir, bir bakıma haklıdır da. Kendi açımdan şunu söylemek isterim burdaki tüm yarışlara ve yurtdışında birkaç yarışa giden birisi olarak 7 sene boyunca ülkemde bana F1’i canlı izleten ve abartmadan genç yaşımda hayalime kavuşturan bir hükümettir de.
Konunun biraz dengeli ve adil değerlendirilmesini arzu ederim.

Nasıl yarış kültürümüz yok sen pisti İstanbul’un en ücra köşesine yaparsan tabi gelmez.Ben gitmeye karar verdiydim fakat pistin ne kadar rezil bir yerde olduğunu görünce vazgeçtim.Pendik İstanbul’da bile sayılmıyor.Şehrin merkezine gitmek ayrı sorun ordan piste gitmek ayrı sorun.Kimse bu çileyi çekmez.Üstelik insanın İstanbul’da akrabası veya evinde kalacak komşusu yoksa.Pisti oraya yapanlara sormak lazım amaçları neymiş?

uzun süre sonra ilk mesajımı yazmak buna kısmetmiş demek ki…

Senin ve senin gibi düşünen süper zekalılar yüzünden zaten kimse gitmedi oraya. Ben ilk kez piste gittiğimde yaş olarak reşit bile değildim, ve tek başıma gittim, üstelik avrupa yakasında oldukça da uzak bir yerde otururken. Ardından özel arabayla gitmekte kısmet oldu. Her yıl bir kere düzenlenen ve her hafta takip ettiğimiz etkinliğe gitmeye bile üşendiğiniz için bir yarış kültürümüz yok zaten.

Bu haberi ilk gördüğüm zaman İstanbulparkta Ferrari yarış günleri vardı, aşağıda ahlanan vahlanan işte seyirci gitmiyor diye söylenen vatandaşlar eğer pistten yazmadılarsa, ona da gitmemişlerdir demek oluyor. Kısacası konuşmak kolay burda bıt bıt yok kimse gitmiyor yok uzak yok çok pahalı diye…

öncelikle F1 standartlarına göre biletler baya ucuzdu, Türkiye’nin alım gücüne göre bile oldukça uygundu. Pistte allahın dağında olsa da senelerce ulaşım için toplu taşıma sağlandı. O da olmadıysa biz arkadaşlarla toplandık arabası olanlar götürdü sağ olsunlar. Her şeyin çözümü var yeterince istensin…

hea sen Mecidiyeköyde pist arıyorsan o ayrı, millet Avrupa’da ülke değiştiriyor yarışı izlemek için, sen burda yok İstanbulda komşusu yoksa ne yapacak diyosun ? Millet kamp yapıyor, İstanbulparkta da bu alan mevcut. Ayrıca Türkiye’de nüfusun en yoğun olduğu yerde yapmasalardı acaba kaç kişi giderdi o da tartışılır… Otel var, zart var zurt var

istek olsun insanda, mazeret değil, her şey mümkün…

son olarak yazmayı unutmuşum, şu sitedeki yorumları okuduktan sonra ( hani sadece bu haber değil), F1 in Türkiye’ye gelmesi ve 7 sene kalması bile mucize… üstelik bizim petrol zengini Abu Dhabi yada Bahreyn olmadığımızı düşünürsek…

İstanbul’da oturanlar için bile diyorum sana hala anlamıyorsun.Ülkenin farklı yerlerinden gelen var.İnsanların orda akrabası olmadıktan sonra sadece yarış için gelmeleri çile oluyor.İster yılda 1 kere olsun beni ilgilendirmez.Monako’da ki yarışa ulaşımım ordan kolay oluyorsa kimse gitmez kusura bakmayın.Bilet fiyatları zaten umrumda değil o her türlü ödenir de ulaşım konusunda sıkıntı yaşamak en sevmediğim şeydir.Millet Avrupa’da ülke değiştiriyor diyorsun da kaybettikleri zaman ülke değiştirdiğinde bile 4 saati geçmez.Fakat İstanbul’a gitmek 6 saat ulaşım gibi durumlarla 10 saate çıkabiliyor.Kısacası öyle atıp tutmakla olmuyor.Yarıştan bağımsız olarak Kurtköy’e gittiğim için beni yargılaman gereksiz olmuş.

Tekrar ediyim Monako’da ki yarışa daha kolay gittim.Bunun açıklamasını nasıl yapmayı düşünüyorsun? Pisti organize ederlerken zaten amaçlarının şov olduğu belliydi.Eğer uzun süreli bir şeyi hedefliyorlarsa her şeyi önceden hazırlamaları gerekiyordu.

Ulkemizde neden F1 yarisinin artik olmadiginin canli bir ornegisin. hala burada Zaman karsilastirmasi yapiyorsun. Madem Monacoya gidecek Kadar vaktin ve paran var, Istanbula gidersin otel odani alirsin aracini kiralarsin Sabah erkenden cikar piste 45 dakika da gidersin.

diyorum ya istek olsun. Monacoya gitmeyi istemissin gitmissin iste bu Kadar basit.

Her şey senin söylediğin kadar basit olmuyor.Monako’ya gidecek kadar vaktim var fakat İstanbul’a gidecek kadar vaktim olmuyor.Aradaki farkı kaç kere yazarak anlatmaya çalışmam gerekiyor bilmiyorum.Şartlar nerde kolaysa oraya giderim.Eğer bana bir yerde kolaylık sağlanmıyorsa orayı tercih etmemin imkanı yok.

2005’te Mecidiyeköy’den otobüsle gittik.Yolculuk yaklaşık bir saat sürdü.2010’da arabayla gittik.Oda bir saat sürdü.İstanbul’u biliyorsan bunların makul süreler olduğunu bilirsin.Hayat şartları(iş vs) ve çoğunlukla yanımda götürecek kimseyi bulamadığım için davetiye ve biletim olduğu halde belki on tane organizasyona da katılmadım.Üşengeçlik diye bir mefhum var Türk insanında.
Ha şu da var.Eskiden her gp sonrasında konuşmak veya kızdırmak için on kişi arardı.İnsanlar yoğun olarak ilgileniyordu.Şimdi kimse ilgilenmiyor.Sanırım bunda yayının şifreli kanala geçmesinin de etkisi var.Bir çok yarışı izlemedim.Birkaçında uyuyakaldım.Ekrandaki F1’den geriye kalanlar.Önce motoru bir kaça yarış kullanma kuralı geldi.Sonra şanzıman ve lastik diye devam etti.En son şu DRS ve yeni motor kuralları tüy dikti.Araçların sesi atari döneminden kalma gibi.
Geçmişte çok popüler olup batan bir çok spor dalı var.Belkide sıra F1’dedir.

Size kesinlikle katılıyorum ben İstanbul’da olmadığım halde Kahramanmaraş’dan kalkıp 1200 km yol geldim ne için yarış için keşke yarışa geldiğim imkanım özgürlüğüm olsaydı da hafta sonu Ferrari’nin etkinliğini kaçırmasaydım.

Neymiş ülke motor sporlarını sevmiyormuş nasıl sevmiyor kardeşim seviyor ama imkan yok imkan Her tofaşçı gençliğin her Bmw E30 cunun içerisinde bir motor sporları sevgisi vardı ve daha bir çoğunun Ülkeyi aleştirse anlarım ben o kadar Tv izledim haber izledim biri de çıkıp Ferrari’nin etkinliğinden bahsetmedi maalesef.

Canım ülkemde motor sporlarına daha fazla ilgi ne zaman artar biliyormusunuz her kanalda bir futbol yorumcusu nasıl ki varsa her kanalda bir motor sporları yorumcusu olduğu zaman işte o zaman tamamdır bu iş.

Ben Ankaralıyım, 6 yaşımdan beri Schumacher taraftarıyım, şimdi 18 sene olmuş.

Türkiye’deki tüm yarışlara katıldım, bilet fiyatı gayet mantıklıydı (biletleri almam ilk başlarda direk biletix’ten, sonrasında sahibinden ve gittigidiyor’da kampanyalardan edinilen bilet fiyatlarını neredeyse yarı fiyatına almakla devam etti (bunu 3 kere yaptım), 2 kere de görevli olarak gittim).
Ulaşıma gelince, görevli olmadığımın dışında aylar öncesinde aldığım uçak biletiyle sabah giderdim, sabiha gökçenden 20 dk’da pistteydim (taksi parası da 15tl falan tutardı), otobüsle gidersem mecidiyeköy yada kadıköyde inerden servisinden, 20 dk’da bir kalkan F1 otobüslerine atlar 1 saatte giderdim piste (2 saat önceden gittiğim için otobüste otururdum bile) .

Ulaşım konusunda erkenden giderdim tribün arkasındaki aktivitelere katılırdım, yıllık F1 enerjimin bir kısmını orada harcardım.

Dolayısıyla ulaşım zordu vs. demek ilgisizlik (son dakikaya bırakma), önyargı faktörlerinin ürünüdür, bunu tartışacak değilim, çatır çatır rahat bir şekilde yarışlarımın tamamını izledim, bunun eleştirilecek bir yanı yok, böyle şeylerle gelme.

Monaco’ya gitmen tabiki kolay olur küçücük şehir, piste yürüyebiliyorsun bile, Monaco ile İstanbul’u karşılaştırmak neyin kafası bunu da anlamak mümkün değil!? bir tanesi klasik cadde pisti diğeri 15 milyonluk metropolitan.
Tabi ki İstanbul’da şehrin dışına yapacaklar pisti belediye otobüs seferlerini de çekmiş saatler öncesinden daha ne yapacak, takvimdeki birçok metropolitan’da da aynen bu şekildedir, bunun da eleştirilecek yanı yok.

Sonuç olarak Türkiye’de F1’e ilgi milgi yoktu 10 sene önce bunu kimse tartışmasın herkes çevresinden bilir bunu akrabalar arasında babamla benim dışında Formula 1’in spor olduğunu daha bilen insan yoktu. (motorsporları değil Formula 1’den bahsediyorum) dolayısıyla ilk 3 yarıştan sonra ilgi falan kalmadı, kimse gelmedi piste.

Ve hükümet de karına zararına baktı eyvallah demedi avrupadan alınmayıp da Türkiye’den alınan ücrete.

Ne siyaseti olursa olsun adamlar bacak kadar çocukken hayranı olduğum sporu, dünyanın en pahalı sporunu bana 7 sene boyunca ayağıma getirdiler, ben de çatır çatır gittim izledim, bende bunu eleştirecek yüz olmaz.
Dap daracık bakış açısıyla yok ulaşım sorunmuş yok şuymuş muhabbetine girmeyin, geniş bakın olaya.

Siyasetin kralını yapmak ne demek TRF1.net’te ? Her konuya siyaset karıştırmak olayların artısını ve eksisini görmeye perde çeker. Burası motorsporunun konuşulduğu bir site ve platform, siyaseti istesen de yapamazsın, yapılırsa şikayeti admin’e bildirir kişiyi havale eder, üzerime düşeni yaparım.

Geçiceksin o işi.Bir kere İstanbul’a yapmaları baştan hataydı.Her şeyi İstanbul’da yapmak gibi bir alışkanlık var herkeste.F1’e ilgi vardı fakat sağolsun bazıları şartlarla bu imkanı öldürdü.7 sene ayağına getirmişler onu da yapsınlar bi zahmet.Şuan F1’in yapılmadığı ülke kalmadı neredeyse.Hemen hemen her ülkede yapıldı.Olaya gayet geniş bakıyorum.Sadece ulaşımı eleştirmediğim ilk yorumumda belli oluyor.Onu tekrar okursan nelerin sorun olduğunu görürsün.F1 için yeterli kolaylıklar sağlanmıyorsa kimse neden sana gitmiyorsun diye soramaz.

Pistin İstanbul’a yapılmasını tartışacak değilim, diğer türlü de ne desem sende duvara çarpıyor gibi hissediyorum, konuyu uzatmayacağım, senin yaptığın muhalafet etmek için laf yetiştirmek.

Kendi sorunumu yazıyorum.Muhalefet etmekse evet muhalefet ediyorum.Benim gibi bu sorunu çeken az insan yok diyorum.Herkes de benim gibi F1’e gönül vermiş kişiler olmadığından gelmezler diyorum.

Sadece ben değil İstanbul’dakiler bile o piste gitmeye üşeniyorsa farklı şehirden gelen insanlar ne yapsın? Bunu da düşünmek lazım.İş sadece İstanbul’un merkezine gitmekle bitmiyor.

Bence yanlış düşünüyorsun pist olabilicek en güzel konumda sen Silverstone pistini Londra’nın merkezinde mi sanıyorsun Londra dan arabayla 1 saat 30 dk falan sürüyor. Ama her zaman fulluyor adamlar. Birde o kadar büyük bir alanı İstanbul da başka bir yere yapamazsın pistin yerini bahane etmek saçma. Ya İstanbul’un batısına ya da doğusunu yapılabilicek büyüklükte bir alanı kaplıyor ama tuzla taraflarında motorsporları için yapılan bir çok yer olduğu için güzel bir yer seçilmiş sadece arabası olmayanlar için sıkıntı yaratabilir ama yarış haftasonlarında zaten oraya ek seferler yapmışlardır tahminen.

Ordaki ulaşımla İstanbul’da ki ulaşımın bir olduğunu mu düşünüyorsun?Üstelik İstanbul’da oturmayan benim gibi insanların o yarışa gitmesi resmen çile oluyor.Uçakla gelebilirsin dersin fakat burdan havalimanına gitmek 2 saat alıyor.Ordan İstanbul’a gitsem 1 saat tekrar Pendik için minibüse binsek 2 saat daha eder.Toplamda yine 5 saat ediyor.Otobüs durumuna gelirsek 1 gün İstanbul’da kalmam şart ki bu yüzden otel parası da gerekiyor.Yani bu sandığınız kadar kolay şartlar değil.

Senin her şeye bahanen hazır valla ne diyim. Sadece 3 gün için bir şeylere de katlanmak gerek eğer Formula 1 canlı görmek istiyorsan ama artık iş işten geçti geri gelirler umarım o zamanda bizim akıllıların aklına metro yapmak gelir umarım bilmiyorum ama geri gelmesini fazlasıyla istiyorsak biraz bi yerlerimizi sıkıcaz 3 4 gün bana göre.

Anlatmak istediğim neden İstanbul? Farklı şehirlerde yapılmasını sağlamak bu kadar zor mu? Metroyu falan da bahane etmiyorum.Olsun olmasın önemli değil.Ben İstanbul’da ki yarışa gitmeye son senesinde karar vermiştim fakat bazı şeyler yolunda gitmedi biz de gidemedik.Sonra da ülkede motorsporlarına ikgi yok diye saçma bir laf çıkartıyorlar.İlgi var fakat sen o ilgiyi doğru yere çekemiyorsun.Bu konu hakkında herkesle tartışırım.Hala ülkemizde bazı şeylerin doğru şekilde işlediğine inananlar var.

Onuda şöyle açıklayalım o zaman, Türkiye’ye yurt dışından en kolay gelinen yer İstanbul dur pistin planlaması ne zaman yapıldı bilmiyorum ama 2003 2004 desen o zamanlarda yurt dışından İstanbul dışında başka yerlere uçak seferleri yoktu şuan bile aynı Ankara dan Londra ya veya Barcelona ya direk uçuş seferi yoktur bunların hepsi hesaba katılıp planlanarak yapılan işler bunlar. Sen gidip bu pisti Konya ya yapsan eleştiri alıcaksın ulaşım çok zordu diye hem de prestij kaybedeceksin. Yanlış anlama hükümet yanlısı değilim siyaset konuşmayıda sevmem zaten o yıllarda da daha onlar yeni türemişti her neyse ama Türkiye de Formula 1 pisti yapılacak en uygun şehir İstanbul dur bana göre sen istediğin kadar eleştir ama bana göre böyle.

Yurt dışını hesaba katarsan mecbur öyle dersin.Fakat biz kendi insanımızı düşünmediğimiz için pist gidiyor zaten.Kimse Konya’ya yap demiyor fakat Antalya gibi turistlerin uğradığı yer varken İstanbul’u bırak İstanbul’da ki dağlık alana yapıyorsan seyirci de beklendiği gibi olmaz.

Uluslar arası bir organizasyon yapıyorsan herkesi düşünmek zorundasın.
Ayrıca fazla bilgisiz konuşuyorsun sen İstanbul daki ulaşımı dert etmişsin de en azından İstanbul da ulaşım var Antalya da öyle her istediğin yere devlet götürmüyor seni.
He birde kendi insanını düşünmüyorlar haklısın ama bu ülkedeki en çok imkan İstanbul da o yüzden hala bahane üretmek saçma.

Fark orda zaten.Herkesi düşünmek zorunda diyorsun.Bizdeki isanlar sadece yurt dışından gelen insanları düşündü.İstanbul’da ulaşım yetersizdi.Antalya’da ulaşım olmayabilir belki fakat en azından gitmek isteyeceğin yeri tam olarak biliyorsun.

Formula 1 Türkiye de olduğu süreçte ben ulaşım yetersizdiyi ilk defa senden duydum ulaşım yoğun olabilir ama yetersiz değildi. Birde İstanbul Park ın yeri arabayla gidenler için çok kolay bir yerde otobüste zaten oraya kadar götürüyor nereye gitmek istediğini bulmak zor değil yani sadece internetten bakarsın seferlere duraklara olur biter büyütme bu kadar.

Kusura bakma da, İstanbul’lu için ulaşım zordu. Sabiha Gökçen Havaalanı ile Pist arası yürüyerek 20dk sen neyden bahsediyorsun. Atatürk Havaalanı’na gidersen tabi toplu taşımayla 5 saat dersin. İkisi de Kurtköy’de. Pisti Eminönü’nün göbeğine mi yapsınlar, ya da saçma bir şehre yapsınlar da F1 gelmediğinde çöp mü olsaydı. Şuan Intercity aldı ve yarışlar etkinlikler düzenliyor. F1 pistinde kendi aracımla piste çıkmak gibi bir his yaşadım. Bu pist İstanbul’da olmasaydı, Intercity alıp etkinlik düzenler miydi? Düzenledi diyelim, kim giderdi. İstanbul’da olması çok ta iyi olmuş. Sen evinin yanına yapsınlar balkonda çayınla F1 izleyim diyorsun.

Böyle düşünmeye devam ettiniz de F1 çok seyirci çekti değil mi? Gördük her geçen sene düşen seyirci sayısını.Ben ilk gitmeyi düşündüğüm sene zorluk çektiysem bilgi almada bu benim suçum değildir.Tanıtımın ve pistin yerinin saçmalığıdır.

Senin altına yapamadım yorum, o zaman söyle nereye yapılabilir? Yanlış demek yetmiyor. Ülkemizde F1’i takip eden sayısı az zaten. O kadar seyirci geldiğine bile şaşırıyorum. Söyle bakalım nereye yapılabilir. Eminönü göbeğine mi, Konya’nın merkezi’ne mi?

Bırak yarış hafta sonlarını bu hafta sonu da iett seferleri hali hazırda mevcuttu gayette kolaylıkları, ulaşım ihtimalleri çeşitliydi. Herşeylere bir bahaneleri var. Dünyada ki mevcut bu tip pistlerin konumlarından bi haberler. Silverstone, Nord, Monza, Interlagos, Sepang daha nicesini şehrin merkezinde sanıyorlar. Pist en mantıklı konuma yapılmıştı halen de öyle biz dua ediyoruz halen etrafını yerleşime açmazlar inşallah da motorsporları aktivite alanları yapmaya çalışırlar diye. Geri kalanı ülkenin her tarafında olan gerçekler ve döküntülerimiz.

Sanki son cümleyi bilerek kullanmış gibi.Farklı anlamlar yükleyebiliriz.Bizim yetkililere mesaj da gönderiyor olabilir.

4 dünya şampiyonu ve dünyanın en iyi pilotlarından biri İstanbul Park ı en pistlerden biri olarak sayıyorsa, ben bizdeki yetkililerin taaaa bir tarafına diyorum.

Canım pist orda öyle çürüyor yazıklar olsun.

Adamlar halâ unutamamıştır İstanbul Park’ı.. Spa,Monza,Silverstone,Suzuka ve İstanbul Park gelir bana göre.. Değerlendiremeyen devlet utansın açık ve net. 26 milyon dolar vereceksin ama ülkenin turizmine getireceği katkıyı hesap edemiyorsun. yarış zaten yaz ayında yapılıyordu.Belki millet yurtdışından yarışı bahane ederek hem yarışa hem 1 haftalık tatile gelecekti ordan da ya sıradaki yarışın olduğu ülkeye ya da kendi ülkesine geri dönecekti.. Vizyon olmayınca başımızdakilerde işte böyle oluyor.. Bir yarışı 200 milyon insan seyrediyor dünyada haberleri yok..

Vizyon olmayınca başımızdakilerde işte böyle oluyor

Bunu siyasi olarak düşünme her zaman tartışıyoruz,birileri diyor reklam yapılmadı birileri diyor siyasi,birileri diyor böyle Dünya çapı bir şey nasıl kaybedilebilir?

Türk kültürü ile motor sporları uyumlu degil bunu kabul etmek lazım.

İstediğin kadar reklam yap Tv’lere çık bu iş olmaz.

Sen sürekli zarar ettiğin iş yerini mecburen kapatmak zorunda kalırsın bu da böyle bir şey kimse gelmiyor etmiyor.

Benim çevremde bile max. 3 kişi F1’i takip ediyor onlarda bazen.Düşün yani.

Ama bir Silverstone düşün trübünde görmüştüm adam 80 yaşında torununu almış yarışa geliyor,ben dedeme desem F1 ney der 😀

Uzun lafın kısası bir toplum bir şeye yatkın değilse bunu zorla kabul ettiremiyorsun.

Ah şu kapitalizm. Bir şey kar etmiyorsa kapat gitsin. Ülkede sözde herkes araba düşkünü, motorsporu takip etmiyorlar futbol diye ölüyorlar.

Araba düşkünlüğü ile motor sporları farklı bir şey bu farkı anlamı tavsiye ederim.

Senin mantığa göre İstanbul’da en çok araç var İstanbul Dünya Motor sporları başkenti olması gerekir.

Nesi farklı bir şey? Motorsporları arabalarla ve motosikletlerle yapılan bir spordur. Sokak yarışı yapan apaçi şahinciler F1’den ve motorsporlarından anlamıyor hepsi bu.

o şahinli apaçiler yarışçı değil driftçi 😀 tabii yarışçılarımız da var. şu trafikte sakin sakin giden araçları geçip, onlara makas atıp kendini yarışçı zanneden tiplerimiz bol.

yarış ciddiyet, bilgi ve disiplin ister. öyle sol el dışarda tipler ne kadar ilgilenirse ilgilensin F1 gibi profesyonel seviyede yarışlara hiçbir faydaları olmaz. 🙂

En iyi pistlerin karışımı olmasi Austin’i iyi yapmaz. Suzuka’daki s virajları istesem Suzuka’da yarisirim Austin’de işim ne? Ayrıca son cümle beni benden aldı. Tilke gibi bir insandan çıkan o muhteşem pisti değerlendiremiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir