Kategoriler
Köşe Yazıları

Kanada'nın Ardından: McLaren Nasıl Kazandı ?

Lastik ve yağmurun başrolleri oynayacağını düşündüğümüz yarışta, yağmurun sahne dışı kalmasıyla meydan ve konu, elbette sadece lastiklere kilitlendi kaldı. Serbest antrenmanların başladığı günden yarışın son ânına kadar, her iki hamur lastiğin de Kanada’nın yeni asfaltlanan ancak 10 yıldır oluksuz lastik görmeyen zemininde ne çeşit bir performans vereceği konuşuldu durdu. Bridgestone bile, markasının “Dayanmayan lastik yapıyorlar,” gibi kötü bir reklâma kurban gitmemesi için, son birkaç yıldır lastiklerin hamurlarını sertleştirmesine ve dayanıklılığı absürt bir şekilde artırmasına rağmen, bu hafta sonunun sert lastiği olan orta hamurların 25 tur gidemeyeceğini söylemişti. 70 turluk yarışı bu formülle hesapladığınızda ortaya çıkan sonuç 2 pit-stopluk bir yarış oluyor ki bu durumda, 5 tur bile dayanamayacağı söylenen yumuşak lastiklerle 20 tur atmak gerekiyor. İşte tam da bu anlamda, şampiyonanın şu anda birbirine en yakın takımının iki farklı uygulamasıyla ve yanıtıyla karşı karşı kaldık: McLaren, yumuşak lastikleri oyunun başında, Red Bull da oyunun “herhangi bir yerinde” kullanmayı tercih etti. Neredeyse tüm yorumcular, McLaren’in yaptığına “kumar” derken, yarış sonunda Button, “Bizim açımızdan baktığınızda da Red Bull kumar oynuyordu,” diyordu.

İlk 10′da, Red Bull’lar ve Kubica dışında sert lastikle sıralanan başka biri yoktu. Dolayısıyla yarışa başladıklarında, yumuşak lastiklerle gridde olanların ilk 10 tur dolmadan pite girecekleri dua gibi biliniyordu. Bu durumda McLaren’in planlarının tutması için birkaç şeyin aynı anda olması ya da “kumar” diye adlandırılmasına neden olan güvenlik aracının pite çıkması gerekiyordu. Yumuşak lastiklerin, 800 kilogram’a yaklaşan arabalarda ve yeterince kauçuk içermeyen bir pistte 5. turdan itibaren parçalanmasıyla pit dominosu da başlamış oldu. Önce Rosberg, sonra Button, ardından Hamilton ile Alonso da aynı anda pite girince, 8. turun sonunda Red Bull’lar ilk iki sıraya yerleşmişlerdi. Bu noktada, her şey hâlâ Red Bull’lar için iyi gidiyordu. Yapmaları gereken şey, pist kauçuğa doymaya başlamışken sert lastiklerle yeteri kadar, yani bir pit-stop satın alabilecek kadar fark açmaktı.

Ancak McLaren’ler, yapmaları gereken şeylerden birini yapmayı başarmışlardı: Pitten çıktıktan sonra trafiğe takılmamak. Arkalarındaki pilotların tümünün de o sırada ilk pitlerine girmiş olmaları McLaren’in işini de kolaylaştırdı. Yarış boyunca aynı taktikle yarıştıkları Alonso da aynı şekilde başarılı bir ilk pit-stop geçirmiş, hattâ Hamilton’ı geçmişti. Bu noktada önlerinde yalnızca Buemi vardı ve aralarında da yaklaşık 2-3s fark vardı. Böylece, 12. turda hem de sürpriz bir şekilde pite girmeye başlayan Red Bull’lara karşı tampon turları atabilecek boş alanı da bulabilmiş oldular. Kubica’nın, onlar kadar bile dayanamadığı yarışın bu bölümü, aslında Bridgestone’u haklı çıkarıyordu. Araçlar bu kadar ağırken, ne sert ne de yumuşak lastikler dayanabiliyordu. Takımların, yarış sonrasındaki açıklamalarında bunu beklemediklerini söylemeleri, bende, cuma ve cumartesi antrenmanlarında tam yakıt yüküyle tur atıp atmadıklarını merak ettirdi. Sert lastiklerin, 15 tur bile gitmeyeceğini başka türlü nasıl hesaplayamadılar, bilemiyorum. Üstüne üstlük pazar günü hava ve pist sıcaklığı çok daha uygundu.

Belki de McLaren, en başından beri bunu biliyordu ve daha tutarlı olan sert lastik setini, aracın yükünün hafifleyeceği ve dolayısıyla lastiklere daha az yük bindireceği yarışın sonunda kullanmayı düşünmüştü. İlk pit-stoplar sonunda en çok yer kaybeden isim Vettel oldu. Belki de bu yüzden takım, onun stratejisini McLaren’e eşitlemek için ikinci stintte Vettel’i yumuşak lastiklere geçirdi. Böyle bir riski alırken de, işi diğer tarafta sağlama bağladı ve Webber’i, yumuşak lastikleri yarışın sonunda kullanmaya zorladı. 70 turluk yarışın 26. turunda ikinci pit-stoplar yapılmaya başlandığında, aslında takımların 3 pit-stop yapacaklarını tahmin ediyorduk. Hamilton 26, Button, 27, Vettel 27 ve Alonso 28. turlarda pite girince, kalan 40′tan fazla turu tek setle atacaklarına pek ihtimal vermedik. Bu noktada bu pilotların yarış stratejileri de eşitlenmiş oldu çünkü hepsi, hem yumuşak hem de sert lastiği bir kez kullanmış oldular ve pit-stoplardan sonra sert lastikle devam ediyorlardı. Bu noktada, tüm rakiplerinin gerisinde kalan Red Bull’un tek şansı da Webber’in farklı stratejisinden meyve toplamaya kalıyordu. Bunun için Webber, arkasındaki rakiplerine en azından 1 pit-stopluk (yani yaklaşık 16s) zaman farkı açmak zorundaydı ve bu farkı da öyle kritik bir turda elde etmeliydi ki, süper yumuşak lastikleri taktığında, yarışın bitmesine çok fazla tur kalmamış olmalıydı. Ancak olmadı. 36. turda 11.848s’ye çıkan fark, bundan sonra uçurumdan düşer gibi düşmeye başaldı: Webber’in lastikleri bitiyordu.

Webber’in, süre kaybetmeye başladığını anlayan tüm pilotlar, derhal motor devirlerini yükseltip, koruma modundan çıktılar ve art arda en iyi derecelere imza atarak Webber’in geri dönüş şansını ortadan kaldırdılar. Vettel’in de dahil olduğu bu taktik hız grubuna karşı bir şey yapamayan Webber’in atacağı en iyi adım, süre kaybetmeye başladığı anda pite girip süper yumuşak lastiklerle 30 tur atmayı göze almak olmalıydı, ama bunu yapmış olsaydı, yarışı 5. sırada bile bitiremeyecekti çünkü pist üzerinde tam da bunu yapan birisi vardı. Evet, hepiniz tanıyorsunuz: 33. turda pite girip yumuşak lastikleri takan ve 37 tur boyunca bu lastiklerin üzerinde giden Michael Schumacher. Yarışın son turlarında, lider gruptan 3 saniye daha yavaş turlar atıyordu. Red Bull’un simülatörünün de benzer bir senaryo çizdiğini varsayarsak, Webber’in neden ille de son 20 tura kadar beklediğini daha rahat anlayabiliriz. Yine de, pitten çıktıktan sonra, aracı daha hafifken, pistte yeterince kauçuk varken ve süper yumuşak lastiklerle hâlâ çok iyi turlar atamaması da biraz tuhaftı. Red Bull’un bu pistte yeterince hızlı olmadığını gösteren önemli bir ayrıntı bana kalırsa. En hızlı tur zamanlarına da bakarsanız, 40 turdur aynı lastiklerle giden Hamilton’ın yarışın 62. turunda attığı 1:17.806s derecesine karşılık Webber, yepyeni lastikleriyle hem de aynı turda en fazla 1:18.148s atabildi. Vettel’in aracında sorun olduğunu biliyorduk, ama Webber’le ilgili böyle bir şey söylenmediğine göre, bu hız farkının, yarışın sonucuna da yansıdığını söyleyebiliriz. Mclaren, F-kanal sayesinde istediği kadar ayarlayabildiği arka kanat hücum açısıyla, lastiklerini de istediği gibi kontrol edebildi ve yarışın sonunda doğru olduğu anlaşılan bir taktik hamlesiyle de Red Bull’u alt etmeyi başardı. Ferrari de, tur bindirmeler yüzünden -bana kalırsa- bir yarış galibiyetinden oldu. Bu pistte 3. hızlı takım olarak görünen Red Bull’un yerini, yarış sonundaki durum iyi yansıtıyor.

En iyi takım(lar)

  • McLaren – hem taktik hem de sürat anlamında tüm rakiplerinin üzerinde oldukları için
  • Force India – sıralama turlarında her iki Mercedes’i de saf dışı bıraktıkları ve yarıştan da iki sürücüsüyle birlikte puan almayı başardıkları için

En kötü takım

  • BMW Sauber – bir kez daha iki aracıyla birden yarışı bitiremediği için

En iyi sürücü(ler)

  • Hamilton – lastiklerine çok iyi bakıp, gerektiği yerde gerektiği şekilde hızlı olabilecek kadar bu pistte kendine güvendiği için
  • Button – müthiş ve müthiş tutarlı sürüşü için (bunun için lütfen FIA belgelerini indirip Button’ın derecelerine bakın. İnanılmaz!)
  • Alonso – arabasından maksimumu almayı başardığı, pit girişi ve çıkışlarında Hamilton ile oldukça âdil ve sert bir şekilde kapıştığı ve uzun bir aradan sonra hata yapmadan tutarlı bir sürüş çıkardığı için
  • Liuzzi – ilk turda son sıraya düşmesine rağmen yılmadan savaştığı ve neredeyse 50 tur aynı set lastiklerle yarışmasına rağmen Schumacher’i geçerek puan almayı başardığı için
  • Buemi – ilk kez yarışı lider götürecek bir konumda olacak kadar hızlı ve yerli yerinde hamleler yaptığı, ve Schumacher’i geçerek puan aldığı için
  • Kovalainen – yarışın başında 7. sıraya kadar çıkabildiği ve yarış sonunda, eski takımlardan birinin pilotunu da geçerek oldukça iyi bir yerde bitirdiği için

En kötü sürücü(ler)

  • Schumacher – iyi başladığı yarışı Kubica’ya yaptığı aşırı agresif savunma nedeniyle kendi kendine mahvettiği, aynı şeyi Massa’ya da yapıp onu puandan ettiği ve (her ne kadar takımın stratejisinin sonucu olsa da) yarışı 1 tur geriden bitirdiği için
  • Kobayashi – ne yaptığını anlamadığım için

En ilginç an(lar)

  • Red Bull’ların 13 ve 14. turda pite girmeleri
  • Son turlarda Button’ın Hamilton’ı yakalamasına karşılık Hamilton’ın buna, hızlı turlarla yanıt vermesi üzerine McLaren telsizinden Hamilton’a “Tamam, hızlı olduğun açık, lastikleri korumamız gerek,” uyarısının yapıldığı an

En iyi geçiş(ler)

  • Button’ın Alonso’yu geçişi
  • Alonso’nun pitte Hamilton’ı geçişi
  • Buemi’nin Schumacher’i geçişi
  • Massa’nın Sutil’i geçişi

En büyük sürpriz(ler)

  • Sert lastiklerin yarışın başında 15 tur bile dayanmazken, yarışın sonunda 45 tur dayanabilmesi
  • Red Bull’un yeteri kadar hızlı olamaması ve Vettel’in yarış içinde yaşadığı problem

SAYILARLA GP

  • McLaren, bu yarıştaki pole pozisyonuyla Red Bull’un 7′de 7′lik sezon başı serisini kırmış oldu. Hamilton, Button’a karşı 5-3′lük bir üstünlük kurarken, McLaren de takım olarak bu pistteki 8. pole pozisyonunu elde ederek Williams’la birlikte en çok pole kazanan takım oldu. Bu zafer, McLaren’in bu pistte kazandığı 7. galibiyet. Schumacher’in tek başına 7 galibiyetinin olduğu bu pistte en çok galibiyet, 10 yarışla Ferrari’ye ait.
  • Lewis Hamilton, Webber’den sonra bu sezon üst üste iki yarış kazanan 2. isim. Webber, İspanya ve Monaco’yu kazanmış, sonra da galibiyet zincirini İstanbul’da Hamilton’a devretmişti. Sürücüler dünya şampiyonasının ilk beş sırasındaki pilotlar, hâlâ bu sezon yarış kazanmış pilotlardan oluşuyor.
  • Kanada GP’sinde bu sezon ilk kez 5 farklı pilot yarışı lider götürdü: Hamilton (38), Mark Webber (22), Sebastian Vettel (7), Fernando Alonso (2) ve Sebastian Buemi (1). Bu aynı zamanda Buemi’nin lider götürdüğü ilk yarış oldu. Son 4 yarıştır herhangi bir turda lider olamayan Vettel de, bu yarışla birlikte bu istatistiği toparladı. Webber, 207 turla hâlâ bu listenin zirvesinde. En yakın rakibi Vettel’in lider gittiği tur sayısı 117.
  • Lewis Hamilton, katıldığı tüm Kanada GP’lerinde pole pozisyonu kazandı ve 3 yarıştan da 2’sini kazanmayı başararak bu pistte Alain Prost ve Alan Jones’la aynı yarış zaferi sayısına erişti. Burada attığı 158 turun 123′ünü lider giderek %78′lik bir oran yakaladı.
  • Sebastian Buemi, bu yarışla birlikte, tüm sezon boyunca yapılan yarışlarda her pozisyonda da en az bir tur atan tek pilot oldu. Fernando Alonso da, 24.’lük dışında tüm pozisyonlarda en az bir tur attı, ancak Monaco’da yarışı bir süre 24. olarak da götürmüştü. Tüm yarış turlarını atan pilot sayısı bu yarışla birlikte ikiye düştü: Webber, ve Kubica (491). Massa, yarışı 1 tur geriden bitirdiği için, liderden 1 tur eksik atmış oldu. Sauber, takım olarak da sürücü olarak da bu listenin hâlâ en sonunda. En dayanıklı takım ise, 982 turun 979′unu atan Ferrari. Massa’nın bu yarıştan puan alamamasıyla, her yarıştan puan alan sürücü artık yalnızca Mark Webber.
  • Renault, son 2 yarıştır yarışın en hızlı turlarını kaydediyor. İstanbul’da Petrov, Kanada’da Kubica, son turlar öncesinde yaptıkları pit-stoplar sayesinde daha yeni lastiklerle daha hızlı turlar atabildiler. Şu anda, Red Bull, McLaren, Ferrari ve Renault dışında yarışın en hızlı zamanını kaydeden başka bir takım yok. Şampiyonada 2. sırada olan Button henüz bir yarışın en hızlı zamanına imza atamadı.
  • Lewis Hamilton, bu sezon ilk kez sürücüler şampiyonasında liderliğe yükseldi. Alonso, Massa, Webber, Button’ın ardından Hamilton’la birlikte bu sezon şampiyonayı lider götüren farklı sürücüsü sayısı 5 oldu. Vettel, henüz şampiyonada liderliğe çıkamadı.

 

Ali ÜNAL

http://www.ali-unal.net/f1/

 

“Kanada'nın Ardından: McLaren Nasıl Kazandı ?” için 0 yanıt

•Son turlarda Button’ın Hamilton’ı yakalamasına karşılık Hamilton’ın buna, hızlı turlarla yanıt vermesi üzerine McLaren telsizinden Hamilton’a “Tamam, hızlı olduğun açık, lastikleri korumamız gerek,” uyarısının yapıldığı an

bu gerçekten ilginç bi andı.Lewis Türkiye'de olanların bi daha yaşanmamasını ve ne kadar iyi olduğu bir daha kanıtlamak istercesine sürekli hızlanıyodu 🙂

abdullah daha uzun gitti lastikler. kauçuk kaplanması bir nebze tutuşu artırdı fakat, kanadanın pist yüzeyi zımpara gibi lastikleri çabuk yiyor. bizim pistin yüzeyine baktım afyon kaymağı gibi dümdüz tırtıksız 🙂

foto şahane

3 dünya şampiyonu
3'ünün de çocukluk hayali McLaren de yarışmak. hepsi bu mutlu sona ulaştı.

yarışın başında pist henüz kirli olduğu için lastiklerde çabuk aşındı. ancak aşınan ve kauçuk bırakan lastikler, yarış ilerledikçe yol tutuşunu da arttırdı, doğal olarak lastiklerin ömrü de uzadı. en mantıklı açıklaması bu olsa gerek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir