Kategoriler
Köşe Yazıları

Rossi ve 2013 Bilmecesi

 

9 sene öncesine dönelim. 2003 senesinde Rossi-Honda ikilisi esip gürlerken, Biaggi-Honda ve Gibernau-Honda ikilileri geride kalmıştı Rossi’ye göre.  O sene Ducati’nin Katalunya’da ki 1 galibiyetini saymazsak, Honda motorlarının ne kadar baskın bir sene geçirdiğini görebiliriz. Yamaha mı ? O sezon podyuma dahi çıkamamışlardı..

Ve bu olaylardan sonra MotoGP’yi sarsan, şok eden bir açıklama gelmişti Rossi’den… ” Seneye Yamaha’da yarışacağım. “

Herkes Rossi’nin yaptığı çılgınlığı, kendi kariyerini bitireceğini düşünüyordu. Evet, bunu kime sorsanız da böyle derdi. Rossi’nin bu hareketinden sonra Biaggi, Gibernau’nun günlerce hayaller kurduğunu düşünmeden edemiyorum.

Sezonun ilk yarışında, 2004′te Phakisa’da herkes efsane adayının kendi sonunu kazdığını düşünüyordu. Ama kimse bilmiyordu ki, Rossi yaptığı bu hareketle gerçek bir efsane olma yolundaydı. Henüz ilk yarışta, 2003’te 1 podyum bile alamayan ve birçok isim tarafından yerden yere vurulan Yamaha ile sezonun ilk yarışında ilk galibiyetini almıştı. Ne başlangıç ama değil mi ? Sene sonunda puan durumuna baktığımızda Rossi’nin arkasında 5 tane Honda motoru vardı.

Bunu bekliyorduk bizde, 2011′e de böyle bir başlangıç bekliyorduk. Ama olmadı…
Buraya yarış yarış olanları, Desmosedici’nin bir çok yetenekli sürücüyü yok etmesini, Rossi’nin sorunlu ön tarafta boğuşmasını yazarak uzatmak istemeyecem. Aslında yazılması da lazım. Desmosedici.. Capirossi, Bayliss, Checa, Melandri, Gibernau, Hayden ve son olarakta Rossi. Şu isimlere bakar mısınız ? Hepsi kazandıkları galibiyetlerle, şampiyonluklarla yenilmez olmuş isimler. Ama yok, olmuyor. Desmosedici gerçekten de sürülmüyor.

Her ne kadar Valentino Rossi, hazır motor üzerinde çalışmalara devam etmek istesede, Ducati için en büyük sorun bence Desmosedici olmuştur. Stoner’ı ayrı tutarsak (nasıl oldu da acaba bu makinayı sürdü) 10 senede Desmosedici sadece 7 galibiyet almıştı. Ducati’nin bunu gözden geçirmesi gerekli evet.

Nereden geldik bu konuya ? Heh, hatırladım şimdi. Sezon sonunda Yamaha’dan ayrılacağı kesinleşen Spies’in motoru boşta. Ve tabiki en büyük aday da Rossi. Basında sürekli Rossi isminin Yamaha ile anılmasından hoşnut olmayan bir isim de var. Andrea Dovizioso. Geçtiğimiz günlerde Yamaha’ya bir sitem de bulunan başarılı sürücü, gerçekten de o koltuğu hakediyor. Ama 2010 sezonunda ki Spies’ten çok az daha iyi gözüküyor. Yamaha birkez daha böyle bir çılgınlık dener mi ?

Sanırım elde ki tek ihtimal Rossi. Bu noktada tüm olay Rossi etrafında dönüyor. Başarısızlığı kabul edip Yamaha’ya döner mi ?
Yamaha, Rossi’nin dönmesini dört gözle bekliyor diyebiliriz belki. Sonuç olarak bakarsak, 3 senede 3 pilotlar-3 takımlar şampiyonluğu. Her ne kadar, bilgi paylaşımı olmasa da, garajın ortasına duvar çekilse de takım bunu kesinlikle isteyecektir. Takım 2011 yılında duvarları kaldırabiliriz diye açıklamada bulunmuş ve 2 sürücü arasında ki duvarı kaldırmıştı.

Dün çıkan haberlere ve 1 resme göre de, Rossi Amsterdam’da ki Yamaha merkezini ziyaret etti. Bazı yorumlarda bu haberin yalan olduğu söylense de, 2 senelik bir imza atıldığı ve hatta bu resmide Rossi’nin bir yakını tarafından paylaşıldığı söyleniyor. Bizde bir söz vardır hani, ‘ateş olmayan yerden duman çıkmaz’. Son haftalarda ki bu artan ‘ Rossi Yamaha’ya geri dönecek ‘ haberinin doğruluk payı oldukça yüksek. Hatırlayacağınız üzere de Rossi, Laguna Seca yarışından sonra 1 hafta içinde kariyerini şekillendireceği kararı vereceğini belirtmişti. Yarışın üzerinden de 6 gün geçti.
Ne dersiniz ? Rossi-Lorenzo savaşına hazır mısınız ?

 

“Rossi ve 2013 Bilmecesi” için 0 yanıt

omuz sakatlığı gerçekten de motor yarışçıları için en büyük sorun..sonuçta bir motoru yatırırken, kaldırırken o yüksek hızlarda en çok omuz baskı altında olur.. Ama bu, şampiyonluk için giden birini bir anda şampiyonluktan alıkoymaz, yani o sıralardan bir anda 8. 9. sıralara düşürmez..

Elektronik destekse artık kaçınılmaz oldu. Teknoloji gelişiyor ve eskisi gibi değil malesef hiçbirşey.. Ama yinede Rossi'nin geriye düşüp geldiği yarışlarıda gördük. en yakın örneği 2010 Malezya.. hemde sakatlıktan çıktıktan sonra.. İlk turun sonunda 9. sıraya kadar düştü, ama yarışı kazandı. Bu tarz isimler için pekte zor değildir hani bunu başarabilmek..

Ayrıca evet, Lorenzo'da çok büyük bir akıllılık yaparak 2 sene daha uzattı anlaşmasını.. Stoner'ın olmaması, Rossi'nin Ducati ile kötü performansı ona 2-3 sene daha pistlerdeki egemenliğini sürdürmesi için tereyağ-bal oldu denebilir..

Sitede Lorenzo'yu destekleyen bir tek ben varım sanırım ama bunun nedeni Yamaha'da (yamulmuyorsam 2009 yılı olacak) iken Rossi ile büyük rekabetler yaşayıp sürekli düşmesi ve bu rekabetçiliği ve bıkmazlığı kendisini sevmeme neden oldu belkide MotoGp'den F1 kadar haber yapılmadığı için yeterince takip etmemem de buna neden oluyor olabilir.

Zaman geçiyor ve Moto GP artık eskisi gibi değil. Lorenzo saf hız olarak oldukça hızlı ve artık kolay kolay düşmüyor.Ve seneler geçtikçe Moto Gp sınıfı artık çok fazla elektronik destek sebebiyle sürücü hatalarını ve sürücü ayrıntılarını azaltıyor. (Tabi bir F1 deki kadar değil..)Bu da Rossi'nin işini çok zorluyor.Aslında Rossi'nın akıcı sürüşünün kaybolması ayak kırılması değil omzunda ki sakatlıktı.Ve bu durumdan ne kadar %100 kurtulduğu önemli…

Eskiden 500cc zamanı motorlarda elektronik destek bu kadar değilken yarışlarda neredeyse start'da sürücülerin nereden kalktığının bir önemi yoktu…10. bile kalksa Mick Doohan veya Rossi'nin kazanma şansı vardı ama artık nerdeyse imkansız…Bu da yarışları artık F1 kadar sıkıcı yapmaya başladı..

Lorenzo, Stoner'ında ayrılmasıyla malesef rakipsiz kalacak ve uzun yıllar iyi motor bulduğu sürece bu işi götürecek..

buna katılmıyorum.. Rossi performansından birşey kaybetmedi.. 2010'da Mugello'da düşüp biryerlerini sakatladıktan sonra herkes artık Rossi'nin eski performansını gösteremeyeceğini düşünüyordu.. Ama en güzel cevabı Motegi ve Sepang'ta vermişti Rossi.. Hani şu gibi, Schumacher içinde bitti deniliyor ama çıkıp Monaco'da pole'ü alıyor.. Efsaneleri efsane yapan bir değer de budur. fiziksel olarak gençlerle tabiki mücadele edemezsin ama yılların tecrübesi ile işi kafada bitirirsin..

dönerse LORENZO Rossi'yi eze eze geçer.(Lorenzo yu sevmesem de).Çünkü Rossi eskisi kadar akıcı ve hızlı sürmüyor…

evet, Honda Moto2 de yarışan ve senelerdir desteklediği Marc Marquez ile anlaştı. İspanyol 2 sürücü ve İspanyol sponsor hayali gerçek oldu. Hatta Marquez'in takıma dahil olabilmesi için çaylak kuralı değişti. Ayrıca 2003 senesi sonunda Rossi oldukça olaylı ayrıldı aslında Honda'dan. Dönmeyi pek istemez.
Sanırım şu 2 fotoğraf herşeyi anlatır…
http://img444.imageshack.us/img444/3350/70908991.jpg
http://img20.imageshack.us/img20/3182/44772603.jpg
köle gibi çalıştırıldığını ifade ediyordu..dönmez yani :))

honda'ya dönmeliydi , farklı takımlarda yarışmaları daha iyi olurdu.
Honda başka birisiyle anlaşmıştı galiba.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir