Casusluk Davasının Tüm Ayrıntıları

Mclaren takımı ilk defa açık olarak Ferrari takımını bu senenin Avustralya yarışını kurallara aykırı araç ile kazandığı için suçladı ve İtalyan ekibin kasten Mclaren’in itibarını zedelemek için medyada yanıltıcı haberler çıkarttığını iddia etti.

Geçen ay casusluk davasının başlamasından sonra ilk defa Mclaren, Ferrari ve Mclaren arasında yaşananların ayrıntılarını topluma sundu.

Mclaren tarafından İtalya Motorsporları Federasyonu Başkanı Luigi Macaluso’ya hitaben yazılan uzun mektupta Ron Dennis, Ferrari’yi Mclaren’in itibarını zedelemek için yapmış olduğu yanıltıcı haber kampanyasından dolayı eleştirdi.

Dennis "Mclaren’in itibarı İtalya’da yayınlanan asılsız haberler ve daha fazlası Ferrari tarafından yapılan yanıltıcı açıklamalar yüzünden haksız yere lekelenmiştir. "

"Bu sene fantastik bir Dünya Şampiyonası var. Eğer son yılların en iyisi olan bu şampiyona bir Mclaren ve bir Ferrari çalışanının takımlarından habersiz tamamen kendi amaçları uğrunda yaptıklarından dolayı etkilenirse çok trajik olur." dedi.

Dennis takımının davranışını savundu ve Nigel Stepney’den sadece Ferrari’nin Avustralya’da kullandığı esnek zeminler hakkında bilginin takıma sızdığını kabul etti.

Dennis ayrıca Stepney’in yapmış olduğu hareketin Formula1’de durdurulmak yerine desteklenmesi gerektiğini söyledi ve Ferrari’yi Avustralya’da kurallara aykırı araçla kazanmakla suçladı.

Dennis "Eğer Stepney Mclaren’in dikkatini bu aygıta çekmemiş olsaydı, Ferrari’nin diğer yarışlarda da bu kurallara aykırı araçla katılmasını tahmin etmek için her nedene sahip olurduk." dedi.

Dennis bu olayı kabul etsede Stepney’in nisan ayı sonunda Coughlan’a verdiği 780 sayfalık belgelerden habersiz olduklarını söyledi ve Coughlan’ın idarecilerinin açık yönergelerine karşı çıktığını, olayın Mclaren ile ilgisi olmadığını ve Mclaren’in bu belgelerden faydalanmadığını söyledi.

Dennis "Bunu açığa çıkarayım. Mclaren’in mart ayında olan paylaşımdan haberi olmuştur ve FIA’ya bu konuyu bildirmiştir. Ancak Mclaren’in, Coughlan’ın 28 nisan ve daha sonra yaptıklarından haberi yoktur. Mclaren Yönetimi ve çalışanlarının bu konu hakkında bilgisi yoktur. " dedi.

Dennis’in Macaluso’ya gönderdiği mektubun tam metni:

1 Ağustos 2007

Sayın Macaluso,

ULUSLARARASI SPOR KURALLARININ 151C MADDESİ

Mclaren’in her ikisinede yorum yapma şansı bulamadığı, dün FIA websitesinde de yayınlanan 30 Temmuz 2007 tarihli Mosley’e giden ve 31 Temmuz 2007’de Mosley’in verdiği cevaba hitaben bu mektubu yazıyorum.

FIA’ya gönderdiğiniz mektubunuzda Uluslararası Spor Kurallarının 151C maddesine göre suçlu bulunan bir takımın cezalandırılmamasını anlamanın zor olduğunu belirttiniz.

Mektubunuzda da görüldüğü üzere olayları sadece Ferrari’den dinlediğiniz açık. Size bazı şeyleri direk açıklayacağız ve FIA’nın Mclaren’i neden cezalandırmamasının adil olduğunu ve neden 151C Maddesine göre Mclaren’in suçlu bulunmamasının dahi adil olduğunu açıklayacağım.

Bu konu ilk gündeme geldiğinden bu yana Mclaren takımı Ferrari ve FIA’ya karşı açık olmuştur ve gerçeklerin araştırılmasında mümkün olduğu kadar büyük işbirliği sağlamıştır.

Dünya Motorsporları Konseyi Toplantısında takımın önde gelen yöneticileri ve şahsım tarafından kanıtlar sunuldu ve bu kanıtlar Konsey ve Ferrari takımı tarafından incelendi. Hem Konsey’e hem de Ferrari’ye konu ile ilgili tüm belgeler sunulmuştur incelenmesi için. Tüm bu belgeler toplantıda incelendi.

Kanıtlarımız, gerçeklerin aşağıda açıklayacağımız şekilde olduğunu tamamen kanıtlamaktadır:

Mart Ayındaki İhbar

2007 mart ayında, Ferrari’den Stepney, baş tasarımcımız Mike Coughlan ile Ferrari aracında FIA kurallarına göre aykırı bulduğu 2 özellik için iletişime geçti.

Özel olarak Coughlan’a daha önceden araçta görülmüş ve Avustralya’da da olabilecek zemin mekanizması ve arka kanat ayırıcısından bahsetti.

Coughlan’da hemen Mclaren yönetimini Stepney’in iddiaları hakkında bilgilendirdi. Mclaren bu iddiaların doğru olup olmadığını anlamak için hemen girişimde bulundu ve doğru olduğu sonucu ortaya çıktı. FIA’ya konuyu bildirdik ve FIA Teknik Bölümü’ne konu hakkında düşüncelerini sorduk.

FIA, arka kanat ayırıcılarının kurallar ile uyumlu olduğunu belirtti ancak zemin mekanizmasının kurallara aykırı olduğunu söyledi. Bu konunun önemini takdir edeceksiniz.

Bildiğimiz kadarıyla Ferrari kazandığı Avustralya yarışında her iki aracında da bu sistemi kullandı. Ferrari’nin kurallara aykırı rekabetçi pakete sahip olmasına rağmen spora olan ilgimizden dolayı Avustralya yarışı sonuçlarına itiraz etmedik.

FIA’nın kurallara aykırı olduğunu açıklamasının ardından Ferrari bu zemin sistemini geri çekti. Ferrari basın aracılığı ile 2007 mart ayında Stepney’in Coughlan’a verdiği bilgilerin Ferrari’nin gizli bilgileri olduğunu söyledi. Bu tamamen yanıltıcı. Aracın arkasında açık olarak görülebilen arka kanat ayırıcısında gizli birşey yoktur.

Zemin mekanizması ile ilgili Stepney, Ferrari’nin Avustralya yarışında ve kuşkusuz sezonun geri kalanında bu sistemi kullanmaya niyetli olduğunu söyledi. Hiçbir takım şüphelenmeleri halinde hiçbir çalışanının sessiz kalmasını bekleyemez. Doğru olan ise bu durumda çalışan kuralları çiğnemektedir.

Ferrari ayrıca basın aracılığı ile Mclaren’in ve özellikle benim, kendilerine bize kurallara aykırı zemin mekanizmasını açıklayanın Stepney olduğunu açıklamadığım için şikayette bulundu. Ferrari ayrıca mart ayında ihbar yapan kişinin Stepney olduğunu ortaya çıkarmadan teknik şikayetlerin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda anlaşma yüzünden bize eleştirdi.

Herkese açık bazı açık sebeplerden dolayı bu suçlamaları reddediyorum. İhbar yapan kişinin ismini Ferrari’ye açıklamayı doğru bulmadık. İhbar Formula1’de yasaklanmamalı, aksine desteklenmelidir. Ancak takım çalışanları isimlerinin ortaya çıkacağını düşünürse ihbar etmeyecektir.

Mclaren, Coughlan ve Stepney arasında olan bağlantıyı öğrenir öğrenmez daha fazla bağlantı olmamasını garanti altına almak için hemen önlemler aldı.

Ferrari’nin kurallara aykırı girişimleri hakkında ihbarda bulunan Stepney hakkında yanlış birşey görmüyoruz ancak onun ihbarları Coughlan’a yapmasının kendisine faydası olmayacağını düşündük.

Huzursuz Stepney’in Coughlan ile iletişim halinde bulunmasından rahat değildik. Bu yüzden mart ayında Avustralya yarışının hemen ardından Neale tarafından Coughlan’a Stepney ile olan yakınlaşmanın bitirilmesi önerildi.

Ferrari Belgeleri

Şimdi 28 Nisan 2007’de Barcelona’da yapılan toplantıda Stepney’den Coughlan’a geçen Ferrari belgelerine dönüyorum.

Açıklayacağım gibi bu olay mart ayınca yapılan ihbar olayından tamamen farklı. Çünkü bu dönemde Coughlan Mclaren ile olan anlaşmasının dışında gizli, kendi amaçları doğrultusunda hareket ediyordu. Mclaren’den ayrılıp Stepney ile başka takıma geçme planları vardı tahminen.

28 Nisanda yapılan toplantının öncesinde Coughlan, Neale’ye Stepney ile bağlantıyı koparmaya çalışmasına rağmen Stepney’in Ferrari’de yaşadığı huzursukları anlatmak için devam etmeye çalıştığını söyledi. Neale Stepney’den e-posta gelmemesi için Mclaren bilgisayar sistemine bir duvar kurdurdu.

Ek olarak Coughlan, Stepney’i durdurmanın tek çaresinin yüz yüze konuşup, bağlantı kurmayı durdurması gerektiğini anlatması olduğunu söyledi. Neale bunu iş saatleri dışında yapmasını kabul etti.

28 Nisan 2007’de Coughlan, Stepney ile görüşmek için Barcelona’ya gitti. Sadece Coughlan ve Stepney tam olarak ne olduğunu biliyor toplantıda. Mclaren’i ilgilendiren ise Coughlan’ın işe tekrar döndüğünde toplantıda amacına ulaştıklarını ve Stepney’in bir daha bağlantı kurmayacağına inandığını açıklaması oldu.

O andan sonra 3 temmuz 2007’ye kadar Mclaren’de kimse Coughlan’ın Stepney ile görüştüğüne dair birşeyler duymadı. Mclaren’deki herkes Stepney’in Coughlan ile irtibata geçtiği konusunun kapandığını düşündü.

3 Temmuz 2007’de Ferrari, Coughlan’ın evine arama emri çıkardı ve Ferrari dökümanlarını içeren 2 CD’ye el koydu. Bu belgelerin Coughlan’ın evinde bulduğuna dikkat çekerim. Mclaren’in ofisinde birşey bulunmadı.

Şuanda herkesin bildiği gibi Coughlan belgeleri toplantıda Stepney’den kendi kişisel amaçları için aldığını kabul etti.

Bu belgeleri evinde sakladı. Daha sonra eşinin yardımı ile evlerinin yanında bir dükkanda belgelerin CD’ye aktarılmasının ardından evlerinde bulunan kağıt doğrayıcı ile belgelerin orijinallerini doğradılar ve arka bahçede yaktılar. Coughlan, belgeleri işinde asla kullanmadığını ve Mclaren’de başka hiç kimsenin, kendisinin belgelere sahip olduğunu bilmediğini söyledi.

Ferrari, belgelerin Coughlan’ın evinde olduğunu öğrenmesinin ardından olay inanılmaz derecede büyüdü ve Mclaren’e zarar verilmeye çalışıldı. Kuşkusuz Dünya Şampiyonasında avantaj sağlamayı umdular.

Ferrari hiçbir kanıt olmadan Mclaren’den bazı çalışanlarında belgelerden haberdar olduğunu ve Mclaren’in belgelerden faydalandığını iddia etti. Ferrari’nin bu iddialarında kanıtları yok ve Dünya Motorsporları Konseyi’ne de kanıt sunamadı. Bu yüzden Konsey doğru şekilde suçlamaları kabul etmedi.

Ferrari, Coughlan’ın yaptıklarının başka Mclaren çalışanları tarafından bilindiği iddiasında yaptığı basın açıklamasında 2007 mart ayında yapılan ihbar (Mclaren bunu biliyordu) ve 28 nisan 2007’de yapılan toplantı (Coughlan içeriği gizli tuttu)’yı birbirine karıştırmaya çalıştı.

Şunu açığa kavuşturayım: Mclaren 2007 mart ayında olan ihbardan haberdardı ve bu konuyu FIA’ya iletti. Ancak Coughlan’ın 28 nisan 2007’de yaptıkları ile bir ilgisi yok Mclaren’in. Mclaren Yönetimi ya da çalışanlarının bu konu ile alakası yok.

Bunlara ek olarak Ferrari, Coughlan’ın Ferrari’ye ait belgelerden birer sayfayı diğer 2 Mclaren çalışanına gösterdiği konusunda ısrar etti: Tylor (Ferrari’de Coughlan ile birlikte çalışmıştı zamanında) ve Neale.

Konsey bu konu üzerinde geniş araştırma yaptı ve ne Tylor’un ne de Neale’nin Coughlan’ın evinde bulundurduğu 100lerce sayfalık gizli belgelerden gösterdiği tek sayfanın Ferrari’ye ait belgeler olduğunun farkında olmadığı sonucunu ortaya çıkardı.

Bay Tylor’a küçük bir diyagram gösterilmiş. Tylor bu diyagramın eski ya da yeni olduğunu ya da Stepney’den geldiğini bilmiyordu . Ona bir kopyası verilmedi ve diyagram kullanılmadı. Bu konuya o da ilgi göstermedi.

25 Mayıs 2007’de Neale, Coughlan’ın isteği üzerine bir toplantı yaptı onunla. Coughlan, Mclaren ile olan çalışma anlaşmasının erken bitirilmesini istiyordu.

Bu toplantının sonuna doğru Coughlan 2 resim göstermiş ancak Neale bu resimlere bakmaya ilgi göstermediğini söylüyor. Neale bu resimlerin Ferrari ile ya da başka takım ile bağlantısının anlaşılmadığını belirtti.

Kısacası Tylor ve Neale bu belgelerin Ferrari’ye ait belgelerden olduğunu farketmemişti. Ne onlar ne de başka Mclaren çalışanları, Coughlan’ın ne yaptığı hakkında bir fikre sahip değildi.

Şimdi Ferrari’nin, Coughlan’ın evinde bulunan belgelerden faydalandığımız iddialarına dönüyorum.

Coughlan’ın kendisi bu belgeleri aracımız üzerinde kullanmadığını açıkladı. Coughlan’ın görevi tasarım çalışanları tarafından çizilen ürünleri üretime geçmeden önce kontrol etmek. Aracın performansını arttırma gibi bir görevi yok.

Bu görev, Baş Tasarımcılar ile Araştırma&Geliştirme (AR&GE) bölümünün rapor verdiği, Dünya Motorsporları Konseyi Toplantısında da tüm kanıtları ayrıntılarıyla sunan Mühendislik Başkanı Patrick Lowe’a ait. Coughlan’ın önemli bir görevi yıl boyunca aracın testlerini ve dayanıklılığını kontrol etmekti.

Tüm bu analizlerin yanında Mclaren çok ayrıntılı fiziksel ve elektronik inceleme yaptı. Herhangi bir Ferrari’ye ait belgenin Mclaren aracında bulunup bulunmadığını bulmak için Patrick Lowe tarafından ayrıntılı bir mühendislik çalışması yapıldı.

Bu araştırma Coughlan’ın evinde bulunan hiçbir belgenin Mclaren’de kullanılmadığını doğruladı. Coughlan’ın evinde bulunan belgelerin Mclaren aracının gelişiminde kullanılmış olma şansı yok.

Yapılan toplantıda Mclaren, Ferrari’ye ait belgelerin Mclaren aracında hiçbir koşulda kullanılmadığı gösterildi Dünya Motorsporları Konseyi’ne.

Ferrari’nin basında devam eden Mclaren’in Ferrari belgelerini kullandığı suçlaması tamamen yanlıştır.

Son olarak Coughlanların Ferrari’ye ait belgeleri neden elinde bulundurduklarını anlatacağım. Mclaren kesin olarak Coughlan ve Stepney’in amacının ne olduğunu söyleyemese de, 28 nisan toplantısından yalnızca birkaç gün sonra (2 mayıs) Stepney’in Honda ile irtibata geçtiğini biliyoruz. Stepney ve Coughlan Honda takımına katılmayı amaçlıyordu. Mclaren, Stepney’in başka takıma geçmeyi planladıkları için belgeleri Coughlan ile paylaştığını düşünüyor.

Olanlar bunlar. Mclaren tam olarak neden Stepney’in Coughlan’a belgeleri verdiğini, Coughlan’ın da ne amaçla belgeleri aldığını bilmesede, Coughlan’ın gizli hareket ettiğini ve Ferrari’ye ait bu belgelerin Mclaren aracında kullanılmadığını ve Coughlan ve Stepney’in Mclaren ve Ferrari’den ayrılıp başka takıma geçmeye çalıştığını biliyor.

Bu nedenle Coughlan Ferrari’ye ait bu belgeleri Mclaren’de kimseye vermedi ve kimseye belgelere sahip olduğunu söylemedi. Takımda hiçbir çalışanın 28 nisan toplantısında Coughlan’ın Stepney’den belgeleri aldığına dair bilgisinin olmadığı gerçektir. Coughlan’a, danışmanı Neale tarafından Avustralya yarışı sonrasında Stepney ile bağlantılarını koparması gerektiği yönünde tavsiyede bulunulduğu da gerçektir.

Diğer Konular

Mektubunuzda toplantıda Ferrari’ye daha çok kendisini savunma şansı sunulsa sonucun farklı olabileceğinden bahsetmişsiniz. Sizden gerçekleri görmenizi istiyorum.

Ferrari öncelikle 16 Temmuz 2007 tarihinde oldukça uzun ancak yanıltıcı, yanındaki destekçi belgelerde toplamda 118 sayfalık muhtıra yayınladı.

Ferrari, Mclaren’e bu muhtırayı göndermedi. Bu muhtıra konseye 20 temmuz tarihinde teslim edildi. Mclaren bu belgeleri Konseyin toplantısından 2 gün önce görebildi ve ancak ozaman hakkımızda söylenen gerçek olmayan içerikleri düzeltme şansına sahip olduk.

Aynı zaman dilimi içerisinde aldatıcı muhtıra ya da bazı bölümleri İtalyan Basınına sızdırıldı ve İtalyan basını oldukça etkili oldu.

Bunlara ek olarak avukatları tarafından savunulan Ferrari’ye FIA Başkanı tarafından toplantıda birçok kez soru sorma ve savunma hakkı tanındı. Bay Todt’ta kanıtlarını sundu.

Tüm ilgili konuların WMSC üyeleri tarafından duyulmasını sağlamak için FIA Başkanı Ferrari’ye savunma fırsatı sağladığı açıktı. Hatta gelişmelerin sonuna doğru Ferrari konuşulan konu hakkında yorum yapmak için müdahele izini istedi. Ferrari’nin isteği kabul edildi ve avukatları daha ayrıntılı savunmalar yaptı.

Bu yüzden Ferrari’nin neden kendisine yeterince şans tanınmadığı iddialarının temelini neye dayandırdığını anlayamıyorum. Yazılı ve sözlü olarak savunmasını yaptı.

Bu yüzden saygı ile kişisel olarak sizden ve İtalya Motorsporları Federasyonu’ndan Mclaren’e zarar verme amacı taşıyan yanıltıcı ve özellikle yapılan bildirilerden etkilenmemenizi, adil ve objetktif şekilde gerçeklere bakmanızı istiyorum.

Mclaren’in ceza almamasının sebebi Dünya Motorsporları Konseyi’nin Coughlan’ın hareketleri yüzünden bizim suçlanmamamız gerektiği sonucuna varmasıdır. Konsey kararını somut deliller ile kanıtladı, yanlış imalarla değil.

Mclaren’in itibarı adil olmayan şekilde İtalya basınında çıkan yanlış haberler ve Ferrari tarafından yapılan yanıltıcı bildiriler yüzünden zarar gördü.

Bu sene fantastik bir Dünya Şampiyonası var. Eğer bu son yılların en iyi şampiyonası bir Mclaren ve bir Ferrari çalışanının takımlarından bağımsız yaptıkları olaylar sonucunda zarar görürse trajik bir olay haline dönüşür.

Ferrari basın açıklamalarının, İtalyan Basınına sızanların ve son yaşanan olayların Formula1’e ve Mclaren’e zarar verdiğini düşünüyoruz. Dünya Şampiyonası pistte ödüllendirilmeli, mahkemelerde ya da basında değil.

Mclaren’in yanlış birşey yapmadığına inandığımız için Temyiz Mahkemesi önünde de kendimizi savunacağız. Adaletin kazanacağına ve Mclaren’in cezalandırılmayacağına inanıyoruz.

Ron Dennis

Mektubun orijinali görmek için Tıklayınız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir