Monte Carlo

barcelona.JPG
1-S. Devote
3-Massanet
4-Casino
5-Mirabeau
6-Loews
10,11-Port
12-Tabac
14,15-Piscine
18-Rascasse
19-A. Noghès
 
 
 
 
bilgiler.jpg
Pist Uzunluğu 3.340 km
Tur Sayısı 78 (206.520 km)
Viraj Sayısı 16 (sol:6,sağ:10)
En Yüksek Hız 305 km/saat
Downforce Yüksek
Pistin Yapılış Tarihi 1950
İlk Yarış Tarihi 21/05/1950
Yapılan Yarış Sayısı 55
Web Sitesi  
   
stat.jpg
En Hızlı Tur M.Schumacher 1’14”439 2004-Ferrari
En Hızlı Pole F.Alonso 1’13”962 2006-Renault
2008 Pole F.Massa 1’15”787 Ferrari
2008 Podyum 1-Hamilton 2-Kubica 3-Massa
winner.jpg

Monaco Grand Prix’i dünya üzerinde varlıklı ve seçkin kişileri Formula 1 için gerçekten özel olan haftasonu için biraraya getiriyor. Lüks Monte Carlo sokaklarında gerçekleştirilen yarış, takvimdeki geleneksel yarışlardan birisi.

İlk Grand Prix 1929 koşuldu ve 1950 yılında yapılan yarış şampiyonanın resmi olarak başlandığı tarihti ve takvimdeki ikinci yarıştı. İlk turda meydana gelen inanılmaz kazada on araç birbirine çarptı. Bu olaylı yarış Fangio’nun galibiyeti ile sonuçlandı.

1956 yılında galip olan taraf Stirling Moss oldu. Fakat 1957 yılında şikanda kazaya karışması sonucu galibiyeti Fangio’ya bıraktı. O dönemde saf hız olarak bakıldığı Moss en hızlısıydı ve hafızalarda kalan en önemli galibiyeti 1961 yılında her iki Ferrari’yi de büyük bir ustalıkla geride bırakıp damalı bayrağı ilk gören pilot olmasıydı. Modern çağlara gelindiğinde ise 1994 yılı Ayrton Senna’nın trajik ölümünün ardından yapılan ilk yarıştı ve kazanan Benetton pilotu Michael Schumacher oldu. 1995 yılında domine eden isim yine Michael Schumacher oldu ve yarışı ikinci kez kazandı. 1996 yılında ise sürpriz bir kazanan vardı. Oliver Panis uzun kariyerinin ilk ve tek galibiyetini Monaco’da aldı. 1997 yılında yağmur altında koşulan yarışta kazanan isim son dört yılda üçüncü galibiyetini alan Michael Schumacher oldu.

1998’e gelindiğinde Monaco Grand Prix’ini kazanma onuru bu kez McLaren Mercedes pilotu Mika Hakkinen’e aitti. Ertesi yıl Michael Schumacher ve Ferrari kazanmak için geri geldi ve Alamn pilot sezonun dördüncü galibiyetini kazandı. 2000 yılı David Coulthard’ın parlama yılıydı, İskoç pilot Ferrari’den Rubens Barrichello ve Benetton’dan Giancarlo Fisichella’nın önünde yarışı kazandı. David Coulthard 2001 sezonunda ki yarışta Arrows’tan Enrique Bernoldi’nin arkasında çok fazla zaman kaybedince galibiyeti Michael Schumacher’e kaptırdı. Buna rağmen 2002 sezonunda Coulthard sezondaki tek galbiyetini Monaco’da aldı.

2003 yılında Juan Pablo Montoya harika bir sürüş sergiledi ve BMW Williams’ın sezondaki ilk galibiyetini kazanmasına yardımcı oldu. McLaren’den Kimi Raikkonen yarışı ikinci sırada tamamlayan isim oldu.

2004 yılındaki yarışta Monte Carlo sokakları pole pozisyonunda başlayan Jarno Trulli’nin Renault adına takımın tek galibiyetini almasına şahit oldu. İtalyan pilot uzun bir süre çok zorlandığı Michael Schumacher’i arkasında tutmayı başardı. Fakat Ferrari’nin yıldız pilot anlaşılamaz bir şekilde kendisini yarış dışı buldu. Juan Pablo Montoya’nın güvenlik aracı seansında tünel çıkışında Michael Schumacher lastiklerini ısıtırken arkadan çarparak yarışdışı kalmasına sebep oldu.

2004 yarışı ayrıca Fernando Alonso’nun tünelde BMW Williams pilotu Ralf Schumacher’i dışarından geçeye çalışırken yaşadığı tehlikeli kazaya sahne oldu. Renault’tan Jarno Trulli için Monaco Grand Prix’ini kazanmak zor geçen sezonda ardından rüya gibi bir sonuç oldu.

Kimi Raikkonen McLaren adına Monaco Grand Prix’ini kazanma başarısı gösterdi. 2006 sezonu ise akıllardan silinmeyecek Michael Schumacher’in olağanüstü performansına sahne oldu. Sıralama turlarında sondan bir önceki viraj Rascasse şikanına girişte kontrolünü kaybedip bariyerlere çarpmamak için duran Schumacher daha sonra komiserler kurulunun kararıyla diğer pilotları engellediği gerekçesiyle pole pozisyonunu kazandığı Monaco Grand Prix’inde son sıradan başlama cezasına çarptırıldı. Fakat bütün bu yaşananlar Michael Schumacher ve Ferrari’sini durdurmaya yetmedi. Her ne kadar Fernando Alonso ile galibiyet için mücadele edememiş olsada Alman pilot etkileyici bir şekilde yarışı beşinci sırada bitirmeyi başardı. McLaren’den Juan Pablo Montoya Formula 1 kariyerinin 30. podyum finalini kazandı. David Coulthard Red Bull Ferrari’ye tarihinin ilk podyum zaferini yaşattı ve yarışı üçünü sırada tamamladı.

2007 yılında kürsünün en üst basamağında Fernando Alonso vardı. İspanyol pilot pole pozisyonunda başladığı yarışı takım arkadaşı Lewis Hamilton’n önünde kazanmayı başardı. Bu galibiyet Alonso’nun yeni takımı McLaren Mercedes ile kazandığı ikinci zafer oldu. Yarışta üçünlüğü ise Ferrari’den Felipe Massa kazandı.

2008’de uzun yılların ardından Monaco’da tekrar ıslak bir yarış seyrettik. Pilotlar için zaten zor olan dar Monte Carlo caddelerine bir de yağmur eklenince ortaya ilginç görüntüler çıktı. Elektronik sistemlerin de yasaklanmış olması yarış öncesi bazı pilotları oldukça endişelendirmişti. Cumartesi günü kuru bir sıralama turları geçirildi. Geçen seneki hezimetin ardından Ferrari pilotlarının ilk iki sırayı alması Mclaren takımını şaşırtmıştı. Ayrıca pole pozisyonunu kazanan Felipe Massa da buna inanmakta biraz güçlük çekti. Yarış hafif yağışlı bir havada başladı. Kimi Raikkonen yerini startta kaybederken yarış öncesi prosedüre uymadıkları içinde ceza aldı ve çok gerilere düştü. Bir çok hataya sahne olan yarışta Hamilton arka lastiğini bariyerlere vurarak lastiğini patlattı ve erken bir pit stopla yarış stratejisini değiştirdi. Aynı şekilde Alonsoda arka lastiğini patlatıp yoğun yağmur lastiklerini taktı ve bu lastiklerle yükselmeye başladı. Ancak Nick Heidfelde Loews virajında iyimser bir atak deneyince Nicke temas etti ve yarım spin atarak trafiği kısa süreliğine kapattı. Yarış lideri Massa oldukça kusursuz  gitmesine rağmen oda hatadan kaçamadı. Sen Devote virajında frenajı kaçıran Massa yarışa hasarsız geri döndü. Ancak hemen arkasında ki Kubicaya geçildi. Kimi Raikkonen de modaya uydu ve Massaya benzer bir hatada o yaptı ancak ön kanadına hasar verdi. Rosberg de havuz bölümünde büyük sayılabilecek bir kaza geçirdi. Bir çok kez piste giren güvenlik aracını tek pit stratejisi ile yarışan pilotlara fayda sağladı. Sutil bu strateji yarışın bitimine az kala 4.lüğe kadar çıkmıştı. Kendisinin ve takımının en iyi sonucunu almak üzereydi. Ancak güvenlik aracı çıktıntan sonra arkasında bulunan Kimi Raikkonen tünel çıkışında frenaj anında aracın dengesini kaybetti ve Sutile arkadan çarptı. Yarış dışı kalan Sutil garajdan gözyaşlarını tutamadı. Kimi ise 4. kez pite girdi ve yarışı 9. sırada bitirdi. SC periyotlarından fayda sağlayan pilotlardan biriside Hamiltondu. Yarışın başlarında yaptığı hata nedeniyle erken pite girip strateji değiştiren Hamilton geç ikinci pit stop sayesinde rakiplerine karşı avantaj sağladı. Son pitinin ardından lider geri dönen Hamilton yarışı kazanmayı bildi. Robert Kubica ise hata yapmayan tek pilottu belkide. İyi performansının sonucu olarak yarışı Massanın önünde 2. olarak tamamladı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir