Kategoriler
Sizin Köşeniz

Dil Kirliliği Sorunu ve Formula 1

Türkçenin bugün için en büyük ve en önemli sorunlarından biri, “Amerika” yoluyla İngilizce unsurların istilasına uğramasıdır. Bunun nedeni de (dünyadaki birçok toplumda olduğu gibi), her yönüyle “Amerikanlaşma” özentisine yenik düşüyor olmamızdır.

Günümüz Türkçesini tehdit eden yabancı unsurlar sadece sözlük düzeyinde kalmamaktadır. Bazı gramer unsurları da dilimizi istila etmeye başlamıştır. Yabancı dildeki kalıpların olduğu gibi Türkçeye aktarılmasıyla da dilimiz bozulmaktadır. Hatta son yıllarda eskiden beri yerleşmiş olan yabancı sözlerin yazımları bile kaynak dildeki yazımları gibi yapılmaktadır.

Yabancı Kelime Alıntıları
Kelime alıntıları iki başlıkta değerlendirilebilir:

a) Bilgi Alıntıları: Bugün bilgi alıntıları daha çok İngilizce kelimeler olarak Türkçeye girmektedir. Bilgiyi ve teknolojiyi üretenlerin yaptığı adlandırmalar, diğer dillere olduğu gibi geçebilir. Ancak, bilgiyi veya teknolojiyi alıcı dil, kendi kurallarına ve işleyişine göre o kelimelerin yerine kendi sözlerini yerleştirebilir. Nitekim bazı kelimeler için Türkçede de bu yapılmıştır. “computer” yerine “elektironikbeyin” sözü türetilmiş ve bir müddet kullanılmıştır. Daha sonra bu kelimenin yerine de “bilgisayar” sözü üretilmiş ve yaygınlaşmıştır. “refrigerator” veya “icebox” yerine de Türkçe kurallarla “buzdolabı” türetilmiştir. Aşağıda Formula 1 terimlerinden örnekler verilmiştir:
Adapte: (Fr.) Uyarlanmış
Apex: (İng.) Virajın merkez noktası
Blokaj: (Fr.) Bloke etme işi
Derece: (Ar.) Başarı gösterme
Domine: (Lat.) Baskın gelmek, hükmetmek
Duble: (Fr.) Aynı takımdaki pilotların yarışı ilk iki sırada bitirmesi
Efsanevi: (Far.) Efsaneyi andırır nitelikte olan
Formasyon: (Fr.) Biçimlendirme
Fren: (Fr.) Aracın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma
Grand Prix: (İng.) Büyük Ödül
İntermediate lastik: (İng. Geçiş lastiği
Kariyer: (Fr.) Bir meslekte elde edilen aşama
Klasman: (Fr.) Bölümleme, sınıflama, tasnif
Kokpit: (İng.) Pilotun oturduğu bölüm
Kupa: (Rum.) Yarış ödülü olarak verilen ayaklı kap
Lider: (Fr.) Yarışta veya klasmanda en önde bulunan takım veya yarışmacı
Mekanik: (Fr.) Makine ile yapılan
Mühendis: (Ar.) Teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse
Otomobil: (Fr.) Motorlu dört tekerlekli kara taşıtı
Padok Klüp: (İng.) VIP ve özel konukların ağırlandıkları özel bölge
Padok: (İng.) Pit alanı ve garajların arkasında bulunan özel bölüm
Patinaj: (Fr. Tekerleklerin dönmesine rağmen aracın ilerleyememesi
Pilot: (Fr.) Otomobil yarışlarında aracı kullanan kimse
Pit Stop: (İng.) Araçların lastik değişimi için aldıkları kısa mola
Podyum: (Fr.) Derece alan sporcuların çıktıkları merdivenli, yüksekçe yer
Pole Pozisyonu: (İng.) Yarışa başlamak için en iyi pozisyon
Puan: (Fr.) Çeşitli sporlarda kullanılan, ölçüsü ve değeri değişken birim
Sezon: (Fr.) Sporda belli bir etkinlik süresi
Slik Lastik: (İng.) Oluksuz, desensiz, düz kuru zemin lastiği
Spoyler: (İng.) Aerodinamik kanat
Şampiyon: (İng.) Sezonu birinci sırada tamamlayan kimse veya takım
Şampiyona: (İng.) Şampiyonluk yarışması
Şasi: (Fr.) Motorlu kara taşıtlarının iskelet bölümü
Şikan: (İng.) Düzlüklerde bulunan “s” şeklindeki sert virajlar
Tork: (İng.) Motorlu araçlarda güç
Tur: (Fr.) Başladığı noktada biten
Vites: (Fr.) Otomobillerin çekiş ve hızını ayarlamaya yarayan dişliler düzeni

b) Özenti Alıntıları: Birlikte yaşanılan halkların dilleri çoğu zaman üst katman etkisiyle özenti alıntısı olarak dili etkiler. Baskın kültürün dili, bilgi aktarımı ve öğrenmenin dışında da alt katman diline geçer. Günümüzde özenti alıntıları da İngilizceden gelmektedir. Amerikalılar ile aynı ülkede yaşamıyoruz. Amerikalıların kültürlerinin de zengin Türk kültürü ile karşılaştırılması mümkün değildir. Fakat bugün Amerika’nın teknolojik, askerî ve ekonomik üstünlükleri kendini hissettirmekte ve özentilere yol açmaktadır. Bu özentiler içinde dil özentisi de geniş bir yer bulmaktadır. Aşağıda Formula 1 terimlerinden örnekler verilmiştir:
Aerodinami: (İng.) Gövde Yapısı
Agresif: (Fr. Saldırgan
Amortisör: (Fr.) Motorlu araçlarda sarsıntı vb. hareketleri en aza indiren düzen
Antrenman: (Fr.) Alıştırma, hazırlık çalışması, idman, egzersiz
Atak: (Fr.) Pozisyon kazanmak amacıyla yapılan atılım
Avantaj: (Fr.) Üstünlük
Balans: (Fr.) Denge
Bordür: (Fr.) Yumuşak eğimli kaldırım taşları
Bravo: (İt.) Aferin anlamında beğeni bildiren bir söz
Buton: (Fr.) Bazı aletleri çalıştırmaya yarayan düğme
Ceza: (Ar.) Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan, üzüntü veren işlem
Debriyaj: (Fr.) Aracın hareketini sağlayan düzenek
Efor: (Fr.) Çaba, güç.
Etap: (Far.) Aşama
Fantastik: (Fr.) Gerçekte olmayan, hayali
Fark: (Ar.) İki nesne arasındaki ayrılık
Final: (Fr.) Bir işin sonu
Finiş: (İng.) Bitme, varış
Fodepar: (Fr.) Hatalı çıkış
G Force: (İng.) Pilotların baş ve boyun bölgelerine binen yatay ve dikey çekim gücü
Galibiyet: (Ar.) Yengi
Galip: (Ar.) Bir yarışma sonunda yenen, üstün gelen, başarı kazanan
Garaj: (Fr.) Otomobil ve benzeri taşıtların konulduğu, üstü örtülü yer
Grid: (İng.) Başlama Sırası
Hamle: (Ar.) İleri atılma, atılım, saldırış
İhtişam: (Ar.) Büyüklük, görkerm
Karakteristik: (Fr.) Bir kimse veya nesneye özgü olan
Kask: (Fr.) Başı darbelerden korumak için yapılmış sağlam başlık
Kerb: (İng.) Kaldırım taşları
Konsept: (Fr.) Kavram
Kriter: (Fr.) Ölçüt
Kritik: (Fr.) Tehlikeli, endişe veren durum
Limit: (Fr.) Sınır, uç
Maksimun: (Fr.) Azami, en yüksek olan sınır
Mekanizma: (İt.) Belli bir sonuca ulaşmak için düzenlenmiş parçalar b irleşimi
Mesafe: (Ar.) Ara, aralık, uzaklık
Milli: (Ar.) Milletle ilgili, millete özgü
Monoton: (Fr.) Tekdüze, yeknesak
Motorhome: (İng.) İçinde tüm ev gereksinimlerinin bulunduğu motorlu ev
Mücadele (Ar.) Bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişinin sürekli çabası
Operasyon: (Fr.) Dizi, eylem
Opsiyon: (Fr.) Seçenek
Pedal: (Fr.) Araçta ayak yardımıyla dönmeyi ve hareketi sağlayan düzen
Performans: (Fr.) Başarım
Pilotaj: (Fr.) Aracı yönetme
Pist: (Fr.) Motorlu araçların yarışları için özel olarak düzenlenmiş yer
Pozisyon: (Fr.) Konum, durum
Prestij: (Fr.) Saygınlık, itibar
Seans: (Fr.) Bir işin yapılmasına ayrılan çalışma süresi
Sektör: (Fr.) Bölüm
Seramoni: (İng.) Ödül Töreni
Slogan: (Fr.) Özlü deyiş veya söz
Spin: (İng.) Otomobilin kendi etrafında dönmesi
Sponsor: (İng.) Destekleyici
Start: (İng.) Başlama
Strateji: (Fr.) Önceden belirlenen, bir amaca ulaşmak için tutulan yol
Süspansiyon: (Fr.) Araç şasisinin yayla sağlanmış esnekliği
Taktik: (Ar.) İstenen sonuca ulaşmak için izlenen yol
Taraftar: (Ar.) Sporcuya veya takıma bağlı kimse
Temas: (Ar.) Değme, dokunma, dokunuş
Tempo: (İt.) Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı
Test: (İng.) Aracı veya pilotu ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama
Tribün: (Fr.) Pistlerde seyircilerin oturtuğu koltuklu veya basamaklı bölüm
Türbülans: (Fr.) Hava akımı
Vibrasyon: (Fr.) Titreşim
Viraj: (Fr.) Dönemeç
Zafer: (Ar.) Yarışta elde edilen başarı

Yabancı Gramer Unsurları
Türkçede +(n)In tamlama eki ile yapılması gereken tamlama tipinin, özellikle özel adlarla kurulan tamlamalarda, İngilizcedeki ‘s şekliyle yapılması moda haline gelmektedir. Türkçede çokluk şekilleri +lar / +ler ekleriyle yapılmasına rağmen, yine İngilizcedeki “s” şekli Türkçe kelimelere getirilmeye başlanmıştır.

Yabancı Dillerden Kalıp Halinde Tercümeler
Dildeki bozulma ve yozlaşma, bazı kişilerin ağzında tercüme edilmiş kalıplar halinde de kendini göstermektedir. Özellikle televizyonlarımızda gösterilen yabancı dizilerin dilleri, Türkçedeki yabancı dil kalıplarının tercümesi şeklindeki yapıları yaygınlaştırmaktadır:
Çay / kahve almak. [Çay / kahve içmek]
Üzgünüm. [Özür dilerim]
Aman Tanrı’m! [Eyvah!]
Evlat! Acele et! Okula geç kalmak istemezsin. [Çocuğum acele et, okula geç kalacaksın]
Hey bayım / bayan. [Bakar mısınız beyefendi / hanımefendi]
Sanırım başım ağrıyor. [Başım ağrıyor]
Ben sana döneceğim. [Seni arayacağım]

Medya Dili Sorunu
Bir dili doğru ve güzel kullanmanın ilk şartı standart dışında söyleyiş biçimi ve dil yapılarından kaçınmaktır. Standart dil, toplum tarafından, bir ülkenin eğitim dili olarak kabul edilmiş, resmi kurumlarında, kitle iletişim araçlarında kullanılan ve yazı dilinin temeli olarak öngörülen dildir. Türkiye Türkçesi için belirlenmiş standart dil İstanbul ağzıdır.

Spor Programları
Her kesimden, büyük küçük her yaştan seyircisi olan bu programlar izlenme oranı en yüksek olan yayınlar arasında bulunmaktadır. Bu yayınlar Türkçe açısından şu iki yönde değerlendirilebilir: İlk olarak, pek çoğunun Türkçe karşılığı olmasına rağmen “transfer, faul, penaltı, korner, aut, taç, frikik, degaj, röveşata, averaj, deplasman, santrfor, bek, libero,…” gibi yabancı terimlerin ısrarla kullanılması dikkat çekmektedir.
Türkçenin kullanımı açısından dikkat çeken bir diğer husus ise çoğunluğu maç yorumları olan bu yayınlarda bozuk cümleler ile argo ve kahvehane ağzının kullanılmasıdır: Erol Ersoy eski kaşarlardan (Show TV, Erman Toroğlu)

Yazılı Basında Türkçenin Kullanımı
Teknik gelişmeler sonucu toplum hayatına giren bir takım araç ve gereç adlarının yabancı adlarla dilde yerleşmiş olması bir dereceye kadar makul karşılanabilirse de; Türkçe karşılığı olan pek çok sözün, ısrarla yabancı sözlerle ifade edilmesine ve Türkçe kelimelerin İngilizce eklerle kullanılması konusuna getirilebilecek hiçbir mantıklı açıklama yoktur. TDK bu sözcükler için önerdiği uygun karşılıkları basın organlarına ilettiği halde, fark edilir bir değişme gözlemlenmemiştir. Birkaç örnek vermek gerekirse: AC (havalandırma), by-pass (damar aktarımı), fast-food (hazır yemek),…

Türkçede Güncel Yazım Sorunları
Türkiye Türkçesinde yazım bakımından sorun oluşturan kelime ve kalıpların büyük bir bölümü yabancı kelime kullanımından kaynaklanmaktadır. Aslında Türkçe kelimeler kullanılmış olsa bu tür sorunlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Aşağıda Formula 1 terimlerinden örnekler verilmiştir:
Agresif (Fr.) Saldırgan
Amortisör (Fr.) Yumuşatmalık
Antrenman (Fr.) Çalışım
Atak (Fr.) Akın
Avantaj (Fr.) Kazanım
Balans (Fr.) Denge
Bariyer (Fr.) Engel
Bilboard (İng.) Duyuru tahtası
Buton (Fr.) Düğme
Ceza (Ar.) Yaptırım
Debriyaj (Fr.) Kavrama
Efor (Fr.) Çaba
Etap (Far.) Aşama
Faktör (Fr.) Etken
Fark (Ar.) Ayrılık
Final (Fr.) Son
Finiş (İng.) Varış
Fodepar: (Fr.) Hatalı çıkış
Galibiyet (Ar.) Yengi
Garaj (Fr.) Arabalık
Hamle: (Ar.) Atılım
Hararet (Ar.) Sıcaklık
İhtişam (Ar.) Görkem
Karakteristik (Fr.) Tipik
Kask (Fr.) Başlık
Konfigürasyon (Fr.) Yapılandırma
Konsept (Fr.) Kavram
Kriter (Fr.) Ölçüt
Limit (Fr.) Uç nokta
Maskot (Fr.) Uğurluk
Mekanizma (İt.) Düzenek
Milli (Ar.) Ulusal
Monoton (Fr.) Tekdüze
Mücadele (Ar.) Savaşım
Opsiyon (Fr.) Seçenek
Otomobil (Fr.) Araç
Pedal (Fr.) Ayakça
Performans (Fr.) Başarım
Pist (Fr.) Yarışlık
Pozisyon (Fr.) Konum
Prestijli (Fr.) Saygın
Problem (Fr.) Sorun
Seans (Fr.) Oturum
Sektör (Fr.) Bölüm
Seramoni: (İng.) Ödül Töreni
Slogan (Fr.) Savsöz
Sponsor (İng.) Destekleyici
Strateji (Fr.) İzlem
Süspansiyon (Fr.) Asıltı
Taktik (Ar.) Yöntem
Taraftar (Ar.) Yandaş
Temas (Ar.) Dokunma
Test (İng.) Sınama
Trafik (Fr.) Gidiş-geliş
Tribün (Fr.) Sekilik
Türbülans (Fr.) Burgaç
Vibrasyon (Fr.) Titreşim
Zafer (Ar.) Yengi

Batı dillerinden gelen özel adlar herhangi bir çekim eki aldığında okunuşuna göre ek getirilir: Schumacher’in, Rosberg’e vb.
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu esas alınır: cm’yi, kg’dan vb.
Büyük harfle yapılan kısaltmalara getirilen ekler de ise, kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır: FIA’dan vb.
Tonsuz sert ünsüzle biten kısaltmalar, ek aldıkları zaman okunuşta tonsuz ses tonlulaştırılmaz: RTÜK’e vb.

İnternette Türkçe Kullanımı Sorunları
E-postalarda kullanılan Türkçe standarttan sapabilir. Hatta doğrudan doğruya söyleşi dili kullanılabilir ki bu dil, çeşitli açılardan standart yazı dilinden farklılıklar taşır. Söyleşi dilindeki yazı dilinden sapmalar, şöyle özetlenebilir:
Konuşma dilinin yansıtılması ve yerel ağızların kullanılması: istiyosa, gidiom, gelces,…
Tonlamaları gösterme ve sözün etkisini arttırma amacıyla harfleri tekrar etme: offf, ahhh, selammm, oooo,…
Türkçe kelimelerde kısaltma: mrb, nbr, slm, tşk,…
Argonun yaygın kullanımı: çizik, çıtır, laga luga etmek, paso,…
Yeni kelimeler türetme: chatlamak, düşmek,…
Türkçede kullanılan kelimeleri Türk alfabesinde bulunmayan harflerle yazma: yoq, war, eywalla, ewet,…
Türkçe söyleyişlerde İngilizce kullanılması: away, ban, guest, disconnect, flood, thanks,…
Alfabe dışı simgelerin kullanılması: :-), :-(, …
Türkçe söyleyişlerde takma adların büyük çoğunlukla Türkçe dışından seçiliyor olması dikkat çekicidir. Yaptığımız çalışmada, takma adların %75.8’inin İngilizce olduğunu gördük.

Öneriler
Türkçenin içinde bulunduğu bu bozulma sürecine kaynaklık eden değişik etkenler vardır. Bu sebeple Türkçenin bu süreçten çıkabilmesi için kapsamlı ve ciddi bazı önlemlerin alınması gerekir. Alınacak önlemlerin, amaca uygun ve geçerli olmasını sağlamaya yönelik başlıca önerileri şu birkaç noktada toplamak mümkündür:
1. Türkçeyi sevdirme temelinde, Türkçenin doğru, güzel kullanılmasını sağlamaya yönelik bir ulusal dil politikası uygulanmalıdır.
2. Toplumun her kesimi ulusal dil bilinci ile Türkçeyi doğru ve güzel kullanmaya teşvik edilmelidir.
3. Türkçe öğretimine gereken önem verilip Türkçe ve edebiyat öğretmenlerinin daha iyi yetişebilmesi için her türlü tedbir alınmalıdır.
4. Dilbilgisi ve yazım ile ilgili kurallarda uygulamaya yönelik genel bir standart belirlenmelidir.
5. Basın yayın araçlarında Türkçenin doğru kullanımına özen gösterilmelidir.
6. Yazılı, sözlü ve görsel yayın kurumlarında görev yapacak kişiler seçilirken; anadil bilincine sahip olma, Türkçeyi doğru ve güzel kullanma ölçütleri ilk sırada tutulmalıdır.
7. Basın yayın kurumlarında çalışanların dil ve diksiyon kursları almaları sağlanmalıdır.
8. Basın kanununda yazılı, sözlü ve görsel basınla beraber, sanal basının ilkeleri de Türkçenin kullanımı açısından belirginleştirilmelidir.

 

CEMAL BAYAR

“Dil Kirliliği Sorunu ve Formula 1” için 0 yanıt

Dil KİRLİLİĞİ yanlız basında değil hayatın her alanında kendisini gösteriyor.Bu soruna biz öğrenciler ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere,tüm toplum özellikle ebeveynlerin yönelmesini istiyoruz.Ağaç yaşken eğilir…

üniversitede özenti ve yanlış dil kullanan hocalarımla ve arkadaşlarımla bu konuyu çok tartışıp kavga ettim.

kelimelerin ingilizcesini kullanmak bir bilgiç ifade havası veriyor insanlara ve insanlar bu hataya çok rahat düşüyorlar. Konu uzmanları genelde yazılarını Türkçe kelime karşılıklarıyla yazarlar.

Arkadaşımıza katılıyorum ama bir noktadanda bahsetmek istiyorum.Arabça konusunda osmanlıdan bu yana dilimize çok girmiştir ve yakın zamana kadarda daha fazlaydı.Fransızcada osmanlının son dönemlerinde çok konuşuldu ve uzun süre dünya diliydi.İngilizcede bir şekilde girdi dilimize çünkü bilgisayar konusunda da durum böyle.Türkçe yapısı gereği başka kelimelerle çabuk bütünleşiyor.Bir çok dil gibi tersden okunmuyor ve hemen bir kelime giriyor ama önemli olan bu değil bence.Türkçe karışım bir dil kabul edelim bunu.Şimdi bu kelimeleri atamazsınız neden mi türkiyede kaç kişi adsl yi ey diy es el diye okur büyük bir çoğunluk neden çünkü ilk nasıl duyarsan öyle kalır.onun için toplumun önde gelenlerinin öncü olması lazım.yoksa bizde fransızlar gibi lö jö vö diye konuşacağız böyle giderse…

Hostes: Gök evrensel avrat.
zuhahahaahahaahahahah!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Artık İngilizcenin evresel dil olduğu gerçeğini dikkate alırsak büyük bir sorun değil.Ama alıyorsak doğru kullanmak önemli.Mesela şarz,felan gibi kelimelerin doğrusunu kullanmaya özen göstermek daha güzel olur.Birde şu dermişim,gerermişim gibi insanın içini bir tuhaf eden kelimeler olmasa.

Arkadaşlar arkadaşımızın yazdığı yazıyı yanlış anlamayın ama gayet doğru bir yazı.Başkaları dikkat etmiyor diye sizinde dikkat etmemeniz gerekmez.Sonuçta herkesin hür bir iradesi var.Serhan ACAR Kubika değilde Kubisa dediyse sizde demek zorunda değilsiniz.Magicalonso'nun söylediğide doğru bütün kelimeler kendi dilinizde olmaz olamaz ancak dikkat edilirse daa aza indirgenebilir.

Öncelikle arkadaşımıza, ülkesini seven birçok kişinin muzdarip olduğu bir kounya değindiği için teşekkür ediyorum. Onur'un da dediği gibi; dil, bir milleti millet yapan en önemli unsurdur. Türkçenin yozlaştırılması süreci ise Amerika'nın bu çoğrafyada etkin olabilmek için milli şuurumuzu yok etmek amacıyla yürüttüğü planlı bir çalışmadır.

Bir milletin dilinin başka dillerden etkilenmesi ve başka dilleri etkilemesi gayet doğaldır. Türkçeye diğer dillerden kelimeler girdiği gibi diğer dillere de Türkçeden kelimeler girmiştir. Buradaki önemli sorun bu etkileşimin arkadaşımızın da belirttiği gibi dilin gramer yapısını değiştirecek düzeye gelmeye başlamasıdır.

Burada bize birey olarak düşen görev öncelikle Türkçeyi doğru yazmak ve konuşmak, yabancı kelimelerin yerine uygun Türkçe karşılıklarını kullanmaktır. Bu doğrultuda yorumlarımızda Türkçe dilbilgisi kurallarına dikkat ederek temiz bir dil kullanabiliriz. Böylece sitedeki genç arkadaşlara da iyi bir örnek olmuş oluruz. Böyle önemli bir konu yarış haftasonuna denk geldiği için haber sayısının fazla olmasından dolayı dikkatlerden kaçabilir ve gerekli ilgiyi görmeyebilir. Ancak bu yazıdan sonra inşallah yorumları okurken oldukça fazla dikkatimi çeken Türkçenin yanlış kullanılmasını ortadan kalkacağını umuyorum. F1, çoğunlukla kültür seviyesi yüksek olan kişilerin takip ettiği bir spor ve bunu burdaki arkadaşların yorumlarından da anlayabiliyoruz. Bu yüzden böyle kişilerin en azından konuştuğu dili düzgün kullanması gerektiğini düşünüyorum.

Onur Aybars o yazdıkların Türk dil kurumuna ait değil. Tren için de " alttan ittirmeli üstten tüttürmeli çok oturgaçlı götürgeç " gibi birşey söylenmiş. Ama bu MagicAlonso nun da dediği gibi Türkçeye karşı yapılmış saldırdan ibaret. Mizah yetenekleri takdire şayan ama bunun saldırı ya da alay etmek maksatlı yazıldığı da unutulmamalı. Yabancı kelimleri kullanmamız ilk duymamız ve kullanma alışkanlığı ile alakalı. Yabancı kelime hemen Türkçeye uyarlanmazsa geldiği şekliyle dilimize yapışır. Çıkarmak ta pek kolay olmaz. Tv sunucusuna (ben spiker diyorum itiraf edeyim :)) büyük iş düşüyor. F1 üzerinden gidersek Serhan Acar, F1 ile ilgili terimi Türkçe söylerse biz de o şekliyle kullanırız. Serhan bu konuda çok belirleyici. Mesele Kubica yı " Kubika " şeklinde telaffuz ederken daha sonra "Kubisa" demeye başladı. Bizde Kubika dan Kubica ya dönüş yapmış olduk.

Grand Prix Fransızca bir kavramdır. İngilizceye de Fransızcadaki hali gibi geçmiştir. Ne kadar ilginçtir ki Almanlar yarışlarının resmi adına bu Fransızca kavramın kendi tercümesi "Grosser Preis", Macarlar "Nagydíj", İspanyollar "Gran Premio" derken sanırım biz hala Grand Prix adını resmi adda bile kullanmaktayız. Ancak "büyük ödül" demek de bence komik kaçıyor.

Magic Alonso, hiç sanmıyorum ama inşallah dediğin gibidir.

Şimdi dikkat ettim de ilk yorumumda şunu yazmamışım. Elimizden geldiğince Türkçe konuşup yazalım. "Start almak" diyeceğimize "Kalkış yapmak" desek hoş olmaz mı? Hem gayet açık bir şekilde anlaşılıyor hem de 'komik' bir çeviri olmuyor. 'Pole pozisyonu' ya da 'pole' yazıyoruz. 'Pol' yaz be kardeşim.

Bak Magic Alonso belki kızacaksın ama bir de şu vardı;

Kalem: Yazgaç

🙂

Onur aybars arkadaşım senin verdiğin çeviri örnekleri TDK ya ait değildir.BU çeviriler cumhuriyetin kazanımı ve bu dilin korunması ve türkçeleştirilmesi için çok önemli olan kuruma düşman daha doğrusu cumhuriyete ve dilimize düşman olan çevrelerce aptalca uydurulmuş kelimelerdir bu kelimeler neticesinde TDK yı akılları sıraca küçük düşürmeye çalışmayı amaçlamışlardır fakat bunda büyük oranda başarılı olamamışlardır.Ayrıca yazıyı yazan arkadaşa teşekkür etmek isterim.Yalnız şunu da unutmamak gerekir ki bir dil tamamen kökenine ait olan sözcüklerden oluşmaz.mümkün olduğunca toplumunda ağız yapısına uygun sözcükler üretilmeli uygun olanlar zaten zamanla dilimize yerleşecektir.

Çok önemli bir yazı. Dil, bir milleti millet yapan özelliklerin başlıcalarındandır. Özgürlüğün sembollerindendir.

Yukarıda TDK tadında bir kaç çeviri var. Mesela ben 'asıltı' kelimesini duysam, "Kim asıldı?" diye sorarım. Aslında 'süspansiyon' demekmiş.

Yabancı kelimeler (özellikle teknik ve yeni buluşlarla ilgili olanlar) saçmasapan çevirilerle kullanılacağına veya TDK tarzı sonu '-gaç, -guç' ile biteceğine yazımı Türkçe olsun. 'Televizyon', 'otomobil' gibi…

Rusça'da çok güzel bir şey var. Adamlar okudukları gibi yazıyorlar. Mesela biz 'Maklaren' veya 'Maklerın' olarak talaffuz ediyoruz. Yazdığımızda ise 'McLaren' olarak yazıyoruz. Rus ise, 'Maklaren-Mersedes' yazıyor. Tabi bunu Kiril Alfabesi ile 'Макларен-Мерседес' olarak yazıyor.

Senelerdir unutamadığım TDK çevirilerinden bir kaç örnek vereyim;

Hostes: Gök evrensel avrat.

Otobüs: Çok oturagaçlı götürgeç.

Sigara: Dumansal tüttürgeç.

Lokanta: Yemeksel otlangaç.

Yumurta: Tavuksal fırlangaç.

Tam komedi, değil mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir