Kategoriler
Köşe Yazıları

2013′te Takip Edilecek 13 Şey

1. Hamilton-Mercedes kaynaşması

Mercedes

Mercedes

2013′te dikkat etmemiz gereken bundan daha önemli bir olay var mı bilemiyorum. Hamilton, altı yıldır birlikte olduğu takımı bırakıp gridin en tuhaf takımlarından birine geçince, herkes Jack Villeneuve ile karşılaştırma yapmaya başlamıştı. O da 1997′de şampiyonluğu aldığı Williams’tan ayrılıp BAR’a geçmiş ve sonra kariyeri de bitmişti. Mercedes’in kökeninin BAR’a kadar uzanıyor olması da bu karşılaştırmayı ironik hâle getirmişti. Hamilton’ın Mercedes’te neler yapabileceğini, Mercedes’in Hamilton’a ne verebileceğini şimdiden kestirmek mümkün değil. Geçen sezon %50 boyutlandırılmış rüzgâr tüneli nedeniyle sorun yaşayan, sezon ortasında %60 modele geçtiği için geliştirme yarışından düşen Mercedes sezonu berbat bir düzlemde noktalamıştı. Ancak bunun tek bir anlamı var, o da 2013′e hazırlanıyor olmak. Hoş, takım 2010′un yarısında da 2011′e hazırlanıyoruz demişti ya, karıştırmayalım şimdi. Mercedes, güçlü teknik kadrosu ve yeni rüzgâr tüneliyle birlikte 2013′e tıpkı 2012 gibi iyi bir giriş yapabilir. Hamilton bu ilk yarıda yarış kazanır ya da podyuma çıkarsa kendine olan güveni de oturabilir, takıma uyum sağlayabilir. Yine de ilk yarıda Hamilton’dan çok fazla bir şey beklemek hatalı olabilir. Takıma, mühendislere ve hattâ mekanikerlere alışmak biraz zaman alacaktır. 2013′ün her iki kamp için de bir hazırlık yılı olduğunu kabul edersek, asıl mesele, bu ikisinin 2014′e girende yeteri kadar birbirlerini anlamış ve birbirlerine alışmış olup olmayacaklarını. Kimyaları tutarsa, bu bileşik patlayabilir.

2. Hamilton-Rosberg kapışması

Rosberg ve Hamilton, karting zamanlarından

Rosberg ve Hamilton, karting zamanlarından

Tüm gridi sarsan Hamilton-Mercedes anlaşmasının doğurduğu sonuçların 2013′te en çok takip edilecek olaylar hâline gelmesi sanırım doğaldır. Hamilton’la aynı takımda her kim olursa olsun, o takım içi mücadele mutlaka ilgiyle izlenir, zira bir tarafta dünyanın en hızlı pilotlarından biri yer alıyor. Ancak bu takım içi kapışmayı yeşillendiren şey sadece Hamilton değil, iki husus daha var. Birisi, F1′e girdiği günden bu yana hep en hızlı pilotlardan biri olduğu düşünülen, ancak bunu bir türlü kanıtlayacak ortamı bulamayan Rosberg. Onun nasıl bir pilot olduğunu nihayet görebilme şansı, Mercedes’teki takım içi mücadelesini bambaşka bir boyuta daha taşıyor. 3 yıllık Mercedes macerasında Schumacher’e ilk iki sezon üstünlük kurduktan sonra, son sezonda yaşlı kurdun Rosberg’le kapışır hâle gelmesi (Sıralama karşılaştırması 10:10), Rosberg’le ilgili şüpheleri en azından bende yeniden ayağa kaldırdı. 43 yaşında olmasına rağmen hâlâ hızlı olduğu kuşku götürmez olsa da, böylesine yaşlı bir Schumacher’e karşı zar zor denklik kuruyor olması, insana 28 yaşındaki Hamilton’ın karşısında neler yapabileceğini sorduruyor. Elbette sezonun ilk yarısında Hamilton takıma ısınırken Rosberg bir nebze üstün görünebilir, ancak zaman içinde kimin öne çıkacağını görmek ve bu kapışmayı izlemek çok keyifli hale gelecek. Bu kapışmanın son boyutu da Schumacher. 2013 gridinde olmasa da bu ikiliyi yakından takip edeceğine hiç şüphem yok, zira bu kapışmanın sonucu kendisinin durumu hakkında da bize ipucu verecek. Eğer Rosberg, Hamilton’a üstünlük kurarsa o zaman insanlar Schumacher hakkında çok daha farklı düşünmeye başlayabilir. Mercedes’in 2013′ün manşetlerinde sıklıkla yer almasını sağlayacak çok önemli hususlar bunlar.

3. Sergio Perez, McLaren’de ne yapacak?

Sergio Perez

Sergio Perez

2012′nin en çok konuşulan konularından biri de Perez’di. Sadece McLaren’e geçişi değil, sezonun ilk yarısında gösterdiği performans ve aldığı üç podyumla zaten insanları konuşturmayı başarmıştı. Biz ondan Massa’nın yerine Ferrari’ye geçmesini beklerken, o Hamilton’ın yerine McLaren’e geçti. İlginçtir, bu noktaya kadar herkes bu kararın normal ve doğal olduğunu söylüyordu, ancak Perez bu imzayı attıktan sonraki yarışlarda hata üstüne hata yapıp, son 6 yarışı puansız kapatınca çatlak sesler de çıkmaya başladı. Whitmarsh bile Perez’in McLaren tarafından sıkı bir eğitimden geçeceğini ve Meksikalı pilotu transfer etmelerinin risk olduğunu söyledi. Ben McLaren’in Perez tercihinin yanlış olduğuna inandım hep, ama şimdi bakınca pek de haksızlık etmemek gerek diye düşünüyorum. Perez dışında aday olabilecek tek pilot Hülkenberg, sezonun ilk yarısında di Resta’ya karşı bir üstünlük kuramamıştı. Ne ilginç ki sezonun ikinci yarısında Perez düşüşe geçerken Hülkenberg yükselişe geçti. Sonuç olarak da McLaren’in Hülkenberg’i seçmesi gerektiği yönünde bir algı oluştu ki ben de bu algıyı paylaşıyorum. Perez’in aldığı podyumların hepsinin lastik stratejesi ve hava koşullarına bağlı olması da bu algıyı güçlendiriyor olabilir, yine de bekleyip görmek gerek. Telmex’in McLaren’e sağlayabileceği sponsorluk desteğinin yanında Hülkenberg’in verebilecek bir şeyinin olmaması da bu imzayı güçlendirmiş olabilir. Ama şu bir gerçek, şu anda McLaren Button-Perez ikilisiyle gridin en zayıf takımlarından birine sahip.

4. Hülkenberg Sauber’de ne yapabilir?

Nico Hülkenberg

Nico Hülkenberg

Normalde bu kalibredeki pilotların Force India-Sauber arasında transfer yapmaları pek görülen bir şey değil, ancak Hülkenberg’in bu hamlesini, Sauber-Ferrari ilişkisi düşünüldüğünde Maranello bileti olarak algılamak mümkün. En azından ben öyle görüyorum. Sauber 2012′de Mercedes’i rahatlıkla geçebilecek bir araca sahipken pilotlarının yetersizliği ve deneyimsizliği yüzünden istenilen puanları alamadı. Malezya’da, Spa’da yarış kazanabilecek bir araca bile sahipti, bu yüzden Hülkenberg’in Sauber’de çok iyi şeyler yapması mümkün. Abartılan di Resta’ya gerekli yanıtı sezonun ikinci yarısında vererek aslında McLaren’in koltuğuna da yakıştığını zımnen göstermiş oldu. Şimdi tek yapması gereken istikrarlı puanlar alarak kendini Ferrari’ye hazırlamak.

5. Çaylaklar savaşı: Gutierrez, Bottas, Chilton

Valtteri Bottas

Valtteri Bottas

Caterham’da Petrov, Force India’da da Alguersuari’nin koltuğa oturacağını tahmin edersek 2013′ün 3 çaylak mahşeri Meksikalı Gutierrez, Fin Bottas ve Britanyalı Chilton oluyor. Sauber’in Güney Amerika aşısının devamı olarak gelen Gutierrez, GP2′de pek etkileyici bir performans gösteremedi. Çaylak Calado karşısında yeterince üstünlük kuramaması ve tüm GP2 pilotlarında görülen sarsak ve istikrarsız sürüşü açıkçası beni pek etkilememişti. Kendisi de ilginç bir şekilde F1′e daha hazır olmadığını düşünüyor. Özgüveni bu kadar düşük başlarsa nasıl devam eder bilemedim. Özgüven açısından onun tam zıttı olan pilotsa Valtteri Bottas. Kariyeri oldukça parlak olan Fin pilot geçen yıl rekabetçi bir seride yarışmadığı için dezavantajlı olur mu bilemiyorum. Williams’ta geçen sezon Cuma günleri antrenmanlarında yeteri kadar tur attı ve göz doldurdu. Birçokları tarafından yeni Raikkonen olarak da gösteriliyor. Maldonado karşısında tek turlarda varlık gösterebilirse sene sonunda onu rahatlıkla geçebilir. Son çaylağımız da çaylaklar anaokulu Marussia’dan Max Chilton. Gridin yeni Britanyalısı. Kariyeri pek parlak değil. Üçüncü sezonunu yaşadığı GP2′de geçen yıl 4. oldu, toplamda 2 yarış kazandı. Charles Pic’le bu açıdan karşılaştırılabilir. Dolayısıyla Pic’in yaptığını Chilton da yapabilir ve arka gruptaki takımlara sadece para karşılığında 1 yıllığına gelip giden pilot deryasındaki bir sandal olmaktan çıkıp ikinci seferine yelken açan bir katamaran haline gelebilir. Sonuç: Gutierrez Hülkenberg’e direnemez, Bottas Maldonado’yu geçebilir ya da ikisi başa baş kalabilir, Glock da Chilton’a üstünlük sağlar.

6. Caterham puan alabilir mi?

Caterham

Caterham

Dördüncü sezonuna başlayan ve her üç sezonda da büyük yatırımlar yapan Caterham’ın artık bu yıl puanla tanışma şansı var mı? Bir anlamda var, zira kurallar çok değişmedi. Öndeki takımların yeni geliştirme yapma aralığı daralıyor, dolayısıyla geride kalan takımlar için gelişme potansiyeli daha deniş. Caterham, Toro Rosso ile aradaki farkı kapatabilir – teorik olarak. Ancak bunun için çok iyi pilotlara sahip olması gerek. Üç yılın sonunda Kovalainen’i gönderebilecek konuma gelmeleri acaba hırslarında bir değişim mi yaşandı duygusu uyandırıyor bende. Pic’in gelmesi ve ikinci koltuğa büyük ihtimalle Petrov’un oturması sürücü anlamında Caterham’ı bir üst seviyeye taşır mı, bilmiyorum. Puan için savaşan Caterham, ilk iki yılda diğer yeni takımların aksine paralı pilotlara sırtını çevirip Kovalainen ve Trulli gibi iki iyi pilota kapılarını açmış, alkışı hak etmişti. Ancak puan almaya yaklaştıkça para derdine girmeleri ve iyi pilot yerine paralı pilot peşinde koşmaları biraz hayal kırıklığı yaratıyor. HRT’nin durumuna bakıldığında yaptıklarını normal karşılamamak mümkün değil, F1′de mücadele edebilmek için bile çok fazla para gerekiyor. Yine de FOM’dan gelecek paranın artmasıyla birlikte Caterham’ın para güdülenmesinin daha azalmış olabileceğini düşünürdü insan. Öyle olmadı demek. Son yarışlarda Petrov’un Kovalainen’e ciddi biçimde üstünlük kurduğu doğru, ancak bunu, Kovalainen’in, koltuğunu kaybedeceği düşüncesiyle (belki de bilgisiyle) düşen motivasyonuna bağlıyorum.

7. Yeni Pirelliler yine yarışları etkiler mi?

Pirelli

Pirelli

Geçen sezon ilk yedi yarışı yedi farklı pilotun kazanmış olması, Pirelli’nin getirdiği yeni lastiklere ve bu lastiklerin yarattığı kumar ortamına bağlanmıştı. Lastiklerin en iyi performansı verdiği sıcaklık aralığının çok dar olması ve o aralığı belli hafta sonlarında -şans eseri- sadece bazı takımların/sürücülerin tutturabilmesi F1′e heyecan anlamında çok şey katmış, ancak tahmin edilebilirlik ve güven konusunda da bir yara açmıştı. Pirelli o günlerde çıkıp, sezon ilerledikçe büyük takımların lastikleri çözeceği ve eski düzenin yerine oturacağını söylemişti. Eh, haksız da çıkmadılar. İlk 7 yarışı 7 farklı pilot kazanırken, son 10 yarışı sadece 4 farklı pilot kazandı. Pirelli, 2013′e de agresif lastiklerle başlayacağını duyurdu, ancak takımların artık lastik konusunda bir üst düzeye çıkmış olmaları, 2012 gibi bir sezon başlangıcını görmemizi engelleyeceğini söyledi. Doğrusu 2012′nin sonlarına doğru Pirelli, sezon başındaki agresif yanını bırakıp çok fazla korumacı bir hale geçmişti. Pit-stop sayıları da ciddi biçimde düşmüştü. 2013′le birlikte Pirelli’nin yeniden o agresif yaklaşımına dönmesi takımları bir nebze de olsa sarsabilir, ancak 2012′deki gibi bir “kumar”ı görmeyeceğimiz aşikâr.

13 biraz fazlaymış. Ferrari, Red Bull, Lotus, Kimi Raikkonen vs. hepsiyle ilgili elbette merak edilen şeyler olacaktır, ancak özellikle dikkat edilmeyi gerektiren şeyler değil bunlar. Zaten her sezon az çok ilgilendiğimiz konular. Dolayısıyla sizin ekleyebileceğiniz bir şey olursa buyurun. Ben 13′e eremedim!

Kategoriler
Köşe Yazıları

Malezya GP: Yarış Sonrası Analizi

Sauber’in, yarışın yarısından itibaren tüm gridin en hızlı aracı olması birçok kişi gibi Sauber’in de pek beklediği bir şey değildi. Yerinde pit-stop kararları ve Alonso’nun müthiş sürüşüyle alınan bu galibiyet ile birlikte Alonso’nun yarış mühendisi Andrea Stella’nın yarış sonrasında gelen göz yaşları, bize Ferrari’nin nasıl bir baskı altında olduğunu net bir şekilde gösteriyor. Ferrari, en kötü olduğu sezon başlangıcında iki yarış sonunda sürücüler tablosunda Alonso’yla lider durumda. 2010′un başındaki duruma bir anlamda benziyor. Alonso istikrarlı bir şekilde puan almaya devam eder ve Ferrari de tıpkkı 2010′daki gibi aracı geliştirebilirse, o zaman setne sonundaki durum çok daha farklı olabilir. Hamilton da bu sezon Alonso’nun taktiğini uygulayarak her yarışı podyumda bitirmek istediğini söyledi. Bu da istikrarın, yeni keşfedilen bir elmas olduğunu hatırlatıyor bize. Eh İngiliz pilot da iki yarışta bunu gerçekleştirmeyi başardı, ancak bu iki yarışa da pol pozisyonundan başladığını düşünürsek, Hamilton’ın mutlu olması pek de hayra alamet değil. Neyse, biraz sonra anlatacağım.

56 turluk yarışın sonucunu belirleyenler yağmur, pit-stop kararları ve lastik kullanımı oldu. Pilot pilot kimin ne yaptığına geçmeden önce yarışın kritik anlarını kısaca hatırlayalım isterseniz:

1. Tur: McLaren gridden çok iyi kalkış yaparak ilk virajı olması gerektiği gibi ilk iki sırada dönmeyi başardılar. Schumacher, önceki kalkışlarının aksine bu kez biraz yavaş kaldı ve Grosjean’a, Webber’e ve Vettel’e geçildi. Alonso yine çok iyi bir kalkışla 9.’luktan 5.’liğe yükseldi. Kobayashi de 17.’likten 9.’luğa kadar çıkmayı başardı. Herkesin geçiş lastikleriyle başladığı yarışa HRT’lerin ıslak zemin lastiklerini kullanmaları onlara güvenlik aracı periyodunda büyük avantaj sağladı. Ayrıca Perez’in de ilk tur sonunda pite girip ıslak zemin lastiklerini ilk takan pilot olması da yarışı değiştiren ilk ve en önemli hamleydi.

8. Tur: Şartların gitgide kötüleşmesiyle birlikte güvenlik aracı piste girdi. Perez, ilk turda yaptığı erken lastik değişikliği sayesinde güvenlik aracı arkasında üçüncü sıraya kadar çıkmıştı. Vergne, geçiş lastiklerinden ıslak zemin lastiğine geçmediği için. 7.’liğe, Karthikeyan da kalkış ânında verilen ıslak zemin lastiği kumarıyla 10.’luğa kadar tırmanmıştı. Güvenlik aracı bir tur attıktan sonra Whiting yarışı tıpkı 2009′daki gibi kırmızı bayrakla durdurdu. Kimi Raikkonen, yarış durdurulduğunda 14. sıradaydı.

14. Tur: 50 dakikalık aranın ardından güvenlik aracı periyoduyla tekrar başlatılan Malezya GP’sin, bu turda güvenlik aracının çıkmasıyla yeniden tam sürat hız aldı. Button, Rosberg, Raikkonen pite girerken diğer sürücüler de bir tur sonra onları takip etti.

17. Tur: Pit-stop’ların ardından oluşan tablo yarış sonundaki tabloya çok yakındı. Tüm grid artık geçiş lastikleriyle tur atıyordu. Alonso lider, arkasında Perez, Hamilton, Rosberg, Vettel, Raikkonen ve Webber vardı. Button, pit-stop sonrasında Karthikeyan’la çarpıştığı için 20. sıraya kadar gerilemişti.

30. Tur: Yarışın kritik noktası. Perez’le Alonso arasında 7,7 saniyeye kadar çıkan fark, bu turdan sonra Perez lehine neredeyse tur başına 1 saniye azalmaya başladı. Bu  noktada Sauber pistin en hızlı aracıydı. Kuru zemin lastiklerinin takıldığı 40. tura kadar her tur en hızlı zamanı kaydeden Perez böylece ikinciliğini ve podyumu da buradaki dereceleriyle garantilemiş oldu. Takım arkadaşı Kobayashi, bu turlarda Perez’den 3 saniye daha yavaş turlar atıyordu.

39. Tur: 37. turda Ricciardo’nun kuru zemin lastiklerini geçmesiyle birlikte mor zamanları kaydetmesi tüm gridi pite sokmaya başladı. Alonso, bu noktada pite Perez’den önce girerek büyük avantaj sağladı. Pit-stop öncesi Perez’le arasındaki 1 saniyelik, Perez’in pite bir tur geç girmesiyle 42. turda yeniden 7 saniyeye çıkmıştı. Bu noktada Rosberg de 4. sıradaki yerini kaybetmeye başlamıştı.

49. Tur: Perez kuru zemin lastikleriyle de Alonso’ya karşı müthiş bir mücadele gösterdi ve tur başına ortalama 1 saniye fark kapatarak bu turda Alonso’ya DRS’le ilk atağını gerçekleştirdi, ancak Alonso KERS’le savunma yapmayı başardı. Bundan sonra Sauber’in “Dikkatli ol” telsiz mesajı ve Perez’in pist dışına çıkması yarışın da kaderini çizdi. Buna rağmen Perez, Alonso’yu son tura kadar kovaladı.

 

 


Yarış sonucu: 1 // Sıralama derecesi: 9
En hızlı turu: 1:41.680 (0,958)
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Orta) 53. turda
efBir puanı: 10/10
______________________________
Fernando Alonso: İyi bir kalkış yaparak ilk tur sonunda 5.’liğe kadar çıktı. Pit-stop’larda kumar oynamayan takım, güvenlik aracı periyodundan sonra durdurulan yarışta hâlâ 5.’ydi. Yarış tekrar başladığında Button hemen pite girdi ve Alonso böyle bir sıra yükselmiş oldu. Ferrari’nin bu yıl lastiklerini geçen yıla göre daha erken ısıtmasının meyvesini Alonso ilk virajda aldı ve Webber’e dışarıdan yaptığı atakla 3. sıraya yerleşti. Button’ın ikinci sektörde geçiş lastikleriyle mor dereceye imza atmasının ardından Webber ve Hamilton’la birlikte pite giren Alonso, Hamilton’ın pit-stop’ta sorun yaşaması sayesinde onu da geçmeyi başardı. Bu arada Ferrari’nin müthiş pit ekibini de kutlamak gerekir. Rakiplerinin hepsinden en az 3 saniye daha hızlıydılar: Button: 25,922s, Webber: 26,337s, Hamilton: 27,961s, Alonso: 22,864. Alonso pitten çıktığında kendisinden bir tur önce pite giren Button’ı da geçip Perez’in ardından ikinciliğe oturdu. Bu noktada Alonso, Perez’le çok müthiş bir liderlik mücadelesine girdi. Meksikalı pilot, pit giriş turunda yarışın en hızlı zamanını kaydedince rakiplerinden birer tur geç girmesine rağmen pitten hepsini geçerek ilk sırada çıkmayı başardı, ancak Alonso, bir tur boyunca ısıttığı lastikleriyle Perez’i pit çıkışından sonraki üçüncü viraj çıkışında geçip liderliği aldı. Bir daha da bırakmadı. Yarışın 30. turundan itibaren dizginleri Perez’e bırakmak zorunda kalan Alonso, rakibinin yaptığı tek DRS atağını başarıyla savuşturarak harika bir galibiyet aldı.
Yarış sonucu: 2 // Sıralama derecesi: 10
En hızlı turu: 1:41.021 (0,299) 54. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Sert)
efBir puanı: 10/10
______________________________
Sergio Perez: İlk turda pite girip ıslak zemin lastiklerini takması yarışın da kaderini bir anlamda belirlemiş oldu. Kendisinden dört tur sonra giren rakiplerini bu sayede geride bırakan Perez, yarış kırmızı bayrakla durdurulduğunda 3. sıradaydı. Yarış tekrar başladığında Sauber ekibi Perez’i bu kez rakiplerinden bir tur sonra pite sokmasına rağmen Perez hem Hamilton’ı hem Button’ı geçmeyi başararak liderliğe yükseldi ancak Alonso’nun sürati ve Ferrari pit ekibinin başarısıyla yüz yüze gelip yerini İspanyol pilota bırakmak zorunda kaldı. 30. turdan sonraysa gridin tek başına en hızlı ismi olan Perez, kuru lastiklerin takıldığı 40. tura kadar her tur en hızlı zamanı kaydetmeyi başardı. 7,7 saniyelik farkı 10 turda 1 saniyeye düşüren Perez, kuru zemin lastiklerine geçildiği 39. turda nedense yine Alonso’ya göre bir tur geç pite alındı. Bu da farkında bir anda yeniden 7 saniyeye çıkmasına neden oldu. Ancak Perez kuru zemin lastikleriyle de (üstelik Alonso orta, Perez sert hamurlarla yarışıyordu) Sauber’in hızlı olduğunu kanıtlayarak beş turda bu farkı 1 saniyeye indirdi ve DRS bölgesine girdi. Eğer ki Sauber, Perez’i Alonso’yla aynı turda pite alsaydı Perez’in Alonso’yu geçmesi işten bile değildi. Perez, DRS’le ilk atağında başarısız olunca mühendisi onu dikkatli olması, bu puanların onlara gerektiği konusunda uyardı. Bu uyarıdan sonra da sanki uyarının gerekliliğini kanıtlarcasına pist dışına çıkan Perez, hiç umulmayan ama sonuna kadar hak edilen ikincilikle yetinmek zorunda kaldı. Yoksa Malezya GP’sinin en hızlı ismi kuşkusuz Perez’di.
Yarış sonucu: 3 // Sıralama derecesi: 1
En hızlı turu: 1:41.539 (0,817) 50. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Orta)
efBir puanı: 6/10
______________________________
Lewis Hamilton: Üst üste ikinci kez pol pozisyonundan başladığı yarışı üçüncü sırada bitiren Hamilton’ın bu derecesinin iki sorumlusu var aslında: Biri McLaren, diğeri de Hamilton. Tüm takımlarda gördüğümüz ve bildiğimiz, öndeki sürücünün pite girme hakkı needense McLaren’de bu yarış uygulanmadı. Hem yarışın başında ıslak zemin lastiklerine geçilirken hem de kırmızı bayrak sonrasında geçiş lastiklerine geçilirken Button pite ilk giren isim oldu. Her iki durumda da Hamilton yarışın lideriydi. Burada belki Hamilton’a öncelik tanındığı, ancak Hamilton’ın beklemeyi tercih ettiği söylenebilir. Takım açıklamalarında böyle bir bilgiye de rastlamadık. O yüzden bunun ilginç olduğunu belirteyim. Hamilton, özellikle ikinci pit-stop’larda büyük kayıp yaşadı ve hem Alonso’ya hem de Button’a geçildi. Pit kutusundan çıkmak üzereyken Massa’nın pite girmesi sebebiyle takım Hamilton’ı bekletmek zorunda kaldı ve bu da Perez’e, Alonso’ya ve Button’a yer kaybetmesine neden oldu. Ancak 3.’lüğe yerleştiği ve arkasında da hiç baskının olmadığı bölümde ne Alonso’ya ne de Perez’e karşılık verecek bir sürati vardı. Özellikle McLaren’in güçlü olmasını beklediğimiz ikinci sektörde neredeyse 1 saniye daha yavaştı Perez’den. Pek etki bırakmadan, sakin sakin bitirdi. Yarış sonrasında da üçüncülükten memnun olduğunu söylemesi beni yadırgattı açıkçası.
Yarış sonucu: 4 // Sıralama derecesi: 4
En hızlı turu: 1:41.017 (0,295) 52. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Orta)
efBir puanı: 6/10
______________________________
Mark Webber: Dördüncü başladığı yarışı dördüncü sırada bitiren Webber de tıpkı Hamilton gibi yarışta pek etki bırakmadı. İkinci pit-stop’lar sırasında Vettel’i geçmesini önemli bir ayrıntı olarak ekleyebiliriz. Kırmızı bayrak sonrasında geçiş lastikleri kullanılan ortalama 25 turluk bölümün sonunda Webber, Alonso’nun 33 saniye gerisine düşmüştü bile. Anlaşılabilir ya da açıklanabilir bir durum değil bu. Kuru zemin lastiklerine geçildiği son 15 turdaysa resim biraz daha netleşti açıkçası. 35 saniyelik fark yarış sonunda 17′ye düşmüştü. Bu da 18 saniyelik bir kazanç anlamına geliyor. Red Bull’dan görmeyi beklediğimzi bir fark. Ancak geçiş lastiklerini kullanamamış olmaları şimdilik çözülmesi gereken bir sorun olarak bekliyor.
Yarış sonucu: 5 // Sıralama derecesi: 10
En hızlı turu: 1:40.722 (0,000) 53. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Sert)
efBir puanı: 7/10
______________________________
Kimi Raikkonen: Raikkonen, 10. başladığı yarışın ilk turunda 9. durumdaydı. Ancak Renault ekibinin geç davranması sebebiyle rakiplerinden 2′şer 3′er tur sonra pite girince çok değerli zamanlar kaybette ve güvenlik aracı periyodunda 13. sıraya kadar düşmüştü. Kırmızı bayrağın ardından yarış tekrar başladığındaysa Renault ekibi bu kez hızlı davranarak Raikkonen’i hemen içeri aldılar ve geçiş lastikleri taktılar. Bu da meyvesini verdi ve Kimi, ikinci pit-stop’ların tamamlandığı 16. turda 6.’lığa çıkmıştı bile. Bu pit-stop’ların belki de en çok kazanan sürücü Kimi oldu. Bu noktada Red Bull’la benzer sürelere imza atan Raikkonen, Alonso ve Perez’le arasındaki farın 30 saniyenin üzerine çıkmasına engel olamadı. Webber’le girdiği mücadeleyi pite ondan bir tur geç girerek kaybetti ve yarışı da 5. olarak tamamladı. Pit-stop süresinin de Red Bull’a göre 1 saniye yavaş olduğunu belirtelim. Klasik bir Kimi Raikkonen jesti olarak yarışın en hızlı zamanını kaydetmesi Lotus için cesaretlendirici bir gelişme olarak kaydedilebilir, ancak strateji ve pit-stop süresi bakımından biraz daha ileri gitmeleri ve Çin’de “normal” bir yarışta neler yapabileceklerini görmek dileğiyle.
Yarış sonucu: 6 // Sıralama derecesi: 13
En hızlı turu: 1:41.404 (0,682) 55. turda
Pit-stop sayısı: 4 (Geçiş-Islak-Islak-Geçiş-Orta)
efBir puanı: 8/10
______________________________
Bruno Senna: Kalkıştan sonra yaşadığı ancak ekranlara yansımayan kaza sonrasında ön kanat değiştirmek için ilk tur pite giren Senna, 13. başladığı yarışı ilk tur sonunda son sırada götürüyordu. Güvenlik aracı periyodunda pite bir kez daha girip lastiklerini yeniden değiştiren Brezilyalı pilot, bu değişikliği güvenlik aracı sırasında yaptığı ve zaten son sırada olduğu için zaman kaybetmemiş oldu. Kırmızı bayrak sonrasında pite ilk giren isimlerden olunca bu avantajı iyi kullandı 14. sıraya kadar yükseldi. Bu noktada önünde olan Kobayashi, Schumacher ve Hülkenberg’i geçmeyi başardı. Pite girdiğinde 9. olan Senna, önündeki Vergne’den bir tur önce pite girerek Fransız pilotu geride bırakıp 8.’liğe yükseldi. Senna, 44. turda di Resta’yı da geçerek 7.’liği, Vettel’in lastiğinin patlamasıyla da 6.’liğı aldı ve yarışı da burada noktaladı. Yarışı kötü başlayan Senna, geçiş lastiklerindeki iyi performansı sayesinde öne fırladı ve oldukça başarılı bir yarış çıkarmış oldu. Ayrıca Williams’ın da kuru zeminde Force India ve Toro Rosso’yla yarışacak kadar iyi bir sürate sahip olduğunu da kanıtladı.
Yarış sonucu: 7 // Sıralama derecesi: 14
En hızlı turu: 1:41.819 (1,097) 55. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Sert)
efBir puanı: 8/10
______________________________
Paul di Resta: Kaotik geçen ilk turda 11.’liğe kadar çıkan di Resta’nın hemen arkasında 12. sırada takım arkadaşı Hülkenberg vardı. di Resta takım arkadaşından iki tur önce pite girerek ıslak zemin lastiklerini taktı, ancak bu hamlesi işe yaramadı. Güvenlik aracı girdiğinde takım arkadaşlarının yerleri değişmişti: di Resta şimdi 12. sırada, Hülkenberg 11. sıradaydı. Yarış tekrar başladığında takım arkadaşını geçen di Resta böylelikle pite de ilk girme şansını yakalamış oldu ve geçiş lastiklerine geçildiği ikinci pit-stop’lardan sonra 9.’luğa yükseldi. Rosberg ve Massa’nın, geçiş lastiklerini fazla aşındırmaları sebebiyle ekstra pit-stop yapmaları di Resta’yı 7.’liğe yükseltti ancak kuru zemin lastiklerine geçişte Senna’ya direnemeyip yerini kaybetti. Vettel’in sorun yaşamasıyla da 7.’liği almış oldu. Her iki sürücüsüyle de puan alan Force India, haftayı mutlu bir şekilde kapatmış olmalı. Ancak gridin bu kadar sıkı olduğu bir sezonda geriye yaslanmaları mümkün değil.
Yarış sonucu: 8 // Sıralama derecesi: 18
En hızlı turu: 1:41.922 (1,200)
Pit-stop sayısı: 2 (Geçiş-Geçiş-Orta) 55. turda
efBir puanı: 7/10
______________________________
Jean-Eric Vergne: En büyük kumarı, herkes 5. tur itibariyle ıslak zemin lastiklerine geçtiğinde geçiş lastiklerinde kalarak yaptı. Bir iki tur boyunca büyük zaman kaybetse de güvenlik aracının girmesi belki en çok ona yaradı. Kırmızı bayrakla durdurulan ve güvenlik aracı eşliğinda yeniden başlatılan yarışta ıslak lastilere böylece pit-stop yapmadan, bedava geçmiş oldu. Böylece yarışın yeniden başladığı 13. turda 7.’liğe kadar çıkmıştı. Ancak pite önündeki rakiplerinden iki tur geç girince yerini Raikkonen’e, Massa’ya ve di Resta’ya kaybedip 10.’luğa geriledi. Aynı şekilde kuru zemin lastiklerine geçişte de bir tur geciken Toro Rosso ekibi Vergne’in, Senna’ya da pozisyon kaybetmesine neden oldu. Aslında 37. turda Ricciardo’nun pite girmesiyle kuru zemin atağını ilk başlatan Toro Rosso’nun Vergne’i neden bu kadar beklettiği de tartışılabilir. 48. turda 8.’liğe yerleşen Vergne, yarışı da böyle bitirdi. Zaten 48. turdan sonra ilk 9 pilotun yeri değişmedi.
Yarış sonucu: 9 // Sıralama derecesi: 16
En hızlı turu: 1:42.173 (1,451) 51. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Sert)
efBir puanı: 6/10
______________________________
Nico Hülkenberg: Tüm yarış boyunca takım arkadaşı di Resta’yla mücadele eden Hülkenberg, ilk pit-stop’ları geç yapmasına rağmen takım arkadaşını geçip güvenlik aracı periyoduna önde girdi. Ancak yarış tekrar başladığında di Resta’ya geçilerek pite önce girme avantajını da kaybetmiş oldu. Buna rağmen 10. sıradaki yerini sabitledi ve yarışı da Vettel’in elenmesiyle birlikte 9. olarak tamamladı. Takım arkadaşıyla arasındaki denkliği birbirlerinin tur derecelerini karşılaştırdığımızda da görüyoruz. 56 turluk yarışın 28′inde di Resta, 28′inde de Hülkenberg rakibine göre hızlı tur atmış.
Yarış sonucu: 10 // Sıralama derecesi: 3
En hızlı turu: 1:41.760 (1,038) 53. turda
Pit-stop sayısı: 3 (Geçiş-Islak-Geçiş-Sert)
efBir puanı: 6/10
______________________________
Michael Schumacher: Normalde çok iyi kalkışlar yapan Schumacher bu kez kötü bir kalkışla yerini Grosjean’a, Webber’e ve Vettel’e kaybederek ilk birkaç virajı ancak beşinci sırada dönebildi. Grosjean’ın spin atarken ona da dokunması Schumacher’in de spin atmasına neden oldu ve o saatten sonra Alman pilot bir daha kendine gelemedi. Pist üzerinde rakiplerini geçmekte zorlanan Mercedes, sadece Kobayashi’yle girdiği mücadeleyi kazanabildi. Geçiş lastiklerini, takım arkadaşına göre daha iyi kullanan Schumacher, kuru zemine geçildiğinde biraz daha rekabetçi turlar atabildi, ancak hâlâ istenilen düzeyde değildi.

Button, Vettel, Rosberg ve Massa yarışı puansız noktalarken hepsi de hatalarının ve lastik kullanımlarının kurbanı oldular. Vettel’in Karthikeyan’la girdiği mücadelede lastiğini patlatması bana Vettel’in bir hatası olarak göründü, ama cezayı Narain aldı. Button da Karthikeyan’la girdiği mücadelede de büyük kayıp yaşadı, ama orada hata Button’ın da kabul ettiği gibi İngiliz pilotundu. Rosberg ve Massa, yarışta 4 pit-stop yapan nadir pilotlardandı. Rosberg’in lastik kullanımı öyle kötüydü ki, üçüncü kez pite girip geçiş lastikleri aldıktan sonra bile yeni lastikleriyle Schumacher’den yavaş turlar atıyordu. Yarıştan sonraki açıklamasında, lastiklerinin bittiğini sandığını, ama pit girip çıktıktan sonra takımının, lastiklerin yepyeni durumda olduğunu söylediğini belirtti. Bu da olabilecek en kötü durumlardan biri zira ne takım ne de sürücü, aracın lastiklerle ilişkisinin nasıl olduğunu bilmiyor anlamına geliyor. Mercedes için işler bu anlamda iyi değil. Sorunun ne olduğunu anlayamamaları bu sezonu da kaybedebilecekleri anlamına gelebilir.

Massa’nın gönderileceği söylentilerinin arasında Perez’in böylesine müthiş bir performans göstermesi Massa’yı biraz daha ateşin içine atmış olmalı. Takım arkadaşı yarışı kazanırken onun yarışı 97 saniye geride bitirmesini açıklayacak bir fizik yok bana kalırsa. Öyle hazin ki, yarışın son anlarında Massa’nın yarış mühendisi Rob Smedley, Massa’ya telsizden, “Alonso arkamızda, fark 7 saniye, biraz daha hızlan, aynı turda bitirelim,” diyor. Massa’nın bu duruma gelmesi üzücü, ama artık bu noktadan sonra kendini toparlaması da zor görünüyor. Perez, Sauber ve Ferrari bu haberleri sonuna kadar yalanlıyor, bu da Perez’in Ferrari’ye geçişinin daha olası olduğunu ispatlamaktan başka bir işe yaramıyor. Derler ki, “Bir habere, yalanlandığı andan itibaren inanmaya başlarım.” Göreceğiz.

Arka grupta Marussia’nın yarışı yine bitirmi olması önemli bir olay. HRT de katıldığı ilk yarışı bitirmiş oldu, onları da tebrik edelim. Kovalainen, bu hafta sonu araçta bir sürü problem yaşadığı için Petrov’a ve Glock’a geçilmiş oldu. Karthikeyan da ilk turdaki kumarıyla bir ara 10.’luğa kadar yükseldiyse de son üç sezonun şampiyonlarını puandan ederek bir anlamda intikamını(!) almış oldu. Vettel’le yaptığı kaza sonrasında Narain’in yarış derecesine 20 saniye eklendi. Bunu da son not olarak ekleyeyim.

 

Ali Ünal