Horner, Ricciardo’nun Stratejisini Savundu

Red Bull’un Takım Patronu Christian Horner, 3 pit stopa geçen Sebastian Vettel karşısında Daniel Ricciardo’nun da 3 pite geçmesinin doğru karar olduğunu söyledi.

İspanya GP’de ikinci pitlere erken gelen lider pilotlar Ricciardo ve Vettel, 2 pit stop yapan takım arkadaşlarının gerilerine düştüler. Yarışın ardından Ricciardo, Red Bull’un stratejisini sorguladı.

Horner “Sebastian, Carlos Sainz’ı geçtiğinde temiz havadaydı ve performansı güçlüydü. Yarış performansları bizden daha iyiydi ve açık bir şekilde bizim de 3 pit stopa geçmemize neden oldular.”

“Bu yüzden bir noktada Vettel’e karşı taktiksel karar almak zorundaydık. Bir aracımızla bunu yapmalıydık ve kazanma şansının en iyi olduğunu düşündüğümüz lider aracımızla 3 pit stop yapma kararı aldık.”

“Ferrari de aynı kararı verdi. Ferrari son bölüme çok erken başlayarak Sebastian’a pist üstü pozisyon kazandırmaya çalıştı. Biz Daniel’i 5-6 tur sonra pite aldık ve çok daha iyi lastiklere sahipti.”

“Sebastian lider araçları düşündüğümüz kadar hızlı yakalayamadı ve sorun yaşıyor gibiydi. Bu yüzden Daniel onu erkenden geçmeyi başarsaydı lider iki araca göre büyük performans avantajına sahip olacaktı.”

“Olaylar olduktan sonra burada konuşmak kolay ancak 3 pit stop daha hızlı olan yoldu. Vettel en büyük rakip olduğu için onu Ricciardo ile avlayabilirdik.” dedi.

 

 

 

Verstappen Red Bull’u Şok Etmiş

Christian Horner Red Bull’un Max Verstappen’in zafere olan sürüşü karşısında şok geçirdiklerini söyledi.

“O şu an en genç GP zaferi kazanan isim, bu inanılmaz bir başarı, hala şok içindeyiz.”

“Bu Verstappen için rüya bir başlangıç.”

“Mercedes’in burada olmaması fırsatını değerlendirdik ve Ferrari’yi arkamızda tutmaya çalıştık, temiz havada belki bizden daha hızlılardı.”

“Ancak taktiklerimizle ve Max’in sürüşüyle bunu yapabildik. Tüm hafta sonu boyunca tek bir hata yapmadı, sadece bugün değil.”

“Bu kadar genç bir yaşta böylesi bir baskıyı kaldırması inanılmazdı.”

Verstappen’in babası Jos da olanlara inanamıyor.

“Onu son turlarda izlerken lastiklerinin ne kadar eski olduğunu biliyorsunuz ve başarıp başaramayacağını düşünüyorsunuz.”

“Strateji başlarda çalışmayacağı yönünde endişe uyandırdı, bence herkes bunu düşündü. Ancak sonunda çalıştı ve bundan dolayı mutluyum.”

“Çok gurur duyuyorum, birlikte çok şey başardık. Red Bull’a alınacağını duyduğumda çok mutlu olmuştum, orada çok daha fazla fırsatı olacağını biliyordum.”

Red Bull 2017 Motor Tedarikçisi Konusunda Rahat

Christian Horner 2017 sezonunda motor tedariği için Red Bull’un muhtemelen Renault’dan başka seçeneği olmayacağını düşünüyor.

Motor tedarikçilerinin FIA’ya bu gün içerisinde, gelecek sene için hangi takımlarla kontratları olduğunu ya da hangi takımlara teklif yapıldığı bildirmeleri gerekiyor.

Red Bull’un bugün içerisinde Renault tarafından kendilerine yapılan teklifi kabul etmek durumunda olması dolayısıyla Honda’nın Red Bull ile anlaşması ihtimali ortadan kalkıyor.

Horner, Motorsport.com’a yaptığı açıklamada “Seçeneklerimiz kısıtlı. Tedarik zorunluluğunun kimse için geçerli olacağını sanmıyorum. Daha önce de söylediğim gibi anlaşma biraz zayıf bir anlaşma. Hiç yoktan iyidir ama ezber bozan bir olay da değil.” diye konuştu.

Horner, Renault hakkında “Motor tedarikçisi ortağımızla işler doğru yönde ilerliyor. Onlarla ilişkilerimiz daima iyi olmuştur. Arka planda olanlar önemli. Büyük bir yeniden yapılanma ve doğru insanları doğru göreve getirme konusunda çalışmaları mevcut. Gelişim kaydedildiğini görebiliyorsunuz.” diyor.

Ayrıca Toro Rosso’nun da 2017 yılında Renault’ya dönebileceğinin sinyallerini veriyor.

“Henüz erken. Ama kaçınılmaz olarak ilerleyen günlerde bu da konuşulacaktır.”

Wolff: Verstappen İle İlgilenmiyoruz

Toto Wolff Red Bull’a seçilen Max Verstappen ile ilgilendikleri yönündeki haberleri yalanladı.

Red Bull takım patronu Christian Horner Red Bull’un Verstappen’i pilot pazarından çıkarmak için ana takıma aldığını söylemişti.

Mercedes ise 2014’te Verstappen’i etkilemek istemiş ancak Red Bull kendisine Toro Rosso koltuğu verebilmişti.

Wolff: “Hiçbir ciddi görüşmemiz olmadı, çünkü onun Red Bull kanalında olduğu açıktı.”

“Max için yeterli fırsat yaratamazdık.”

“Red Bull ona Toro Rosso koltuğu verdi ve elbette iki yıl içinde Red Bull koltuğu sağlamak zorundaydı. Her şey Jos’un planladığı gibi gitti, bu harika.”

“Oldukça iyi bir çocuk ve Jos da iyi bir adam. Yarışların gerektirdiklerini çok iyi biliyor.”

“Max’ı 2013’te Paris’teki FIA ödül töreninde kupasını kaldırırken ilk kez gördüğüm zamanı hatırlıyorum, sahneye go-kart sürerek çıkmıştı. İki yıl içerisinde kendisine F1’de bir isim yapabildi.”

Horner Verstappen’i Övdü

Christian Horner, Max Verstappen’in Red Bull ile ilk sıralama turlarını övdü.

Hollandalı pilot sıralama turlarında Ricciardo’nun hemen arkasında dördüncü oldu ve iyi bir performans sergiledi.

Horner “Çocuklar ikinci satırı alabilmek için sihirli bir iş yaptı!”

“İki otomobilimiz ile beraber iki Ferrari’nin önünde olam harika.  Sürücülerimiz inanılmaz bir performans sergiledi.”

“Daniel’in son turu çok iyiydi. Max ilk sıralama turlarında iyi bir performans ortaya koydu. Sonuçtan emnunuz” dedi.

Horner: Yeni Motor Anlaşması Çok Zayıf

Christian Horner Formula 1’in revize edilen motor anlaşmasının çok zayıf olduğunu söyledi ve FIA’nın belirlediği kriterleri karşılamak için daha fazlasının yapılması gerektiğinden şikayet etti.

Horner uzun süredir V6 Hibrid motor formülünü eleştirmişti ancak takımına daha iyi bir anlaşma kazandıramadı. FIA harcamaların düşürülmesi, teknolojinin basitleştirilmesi ve tedarik garantisi verilmesini istemişti.

Yeni anlaşma ile birlikte V6 Hibrid motorlar 2020’ye kadar sporda kalacak ve önümüzdeki üç yılda motor ücretleri artarak azalacak. Aynı zamanda bir takımın motorsuz kalmamasının garantisi verilecek.

Bu revizyonlara rağmen Horner anlaşmanın aslında üreticilere yardım ettiğini söyledi.

“Bu üreticiler ve FIA arasındaki çok yumuşak bir anlaşmaydı. Bu ücreti biraz etkiliyor, farkları çok az azaltıyor, tedarik zorunluluğu gerçekte uygulanamaz. Yani bu çok zayıf bir anlaşma. Ne yazık ki daha fazlasının yapılamamış olması utanç verici, ancak olumlu yönünü görecek olursak hiç olmamasından daha iyi.”

Ancak Mercedes’ten Toto Wolff Horner’ın eleştirilerini reddediyor ve üreticilerin FIA tarafından istenen her kriteri karşıladığını söylüyor.

“Son beş dakikada duyduklarıma sabrettim. Önümüzdeki iki yıl için önemli bir ücret indirimine ulaştık. Herkesin yakalayabilmesi için gelişme oranını serbest bıraktık. Kimsenin motorsuz kalmaması için bir zorunluluk sistemi tasarladık.”

“Performans farkları için bir mekanizma geliştirdik. Bir çok iyi şey, herkesi aynı sayfada toplayabilmek için aylarca sıkı çalıştık ve bence bu iyi bir ileri adım.”

Horner “Verstappen’in Red Bull’a Geçişi F1 Pilot Pazarını Öldürecek”

Red Bull’un Takım Patronu Christian Horner, Max Verstappen’in Toro Rosso’dan büyük takıma geçmesiyle Formula 1 pilot pazarının öleceğini söyledi.

Horner, Kvyat’ın yerine Red Bull’a geçen Verstappen’in çok seneli anlaşma imzaladığını doğruladı. Verstappen’in adı daha önce Ferrari ve Mercedes takımlarıyla anılmıştı.

Horner “Bu konuda hata olmasın ancak Max Verstappen şu anda Formula 1’deki en sıcak isimlerden birisi.”

“Bu yüzden diğer takımların bu tarz yetenek ve kabiliyet gösteren bir pilotla ilgilenmeleri normal.”

“Bu hamle aynı zamanda Red Bull pilotlarıyla ilgili pilot pazarını da yakın gelecek için öldürmüş olacak.”

“Belli kişiler Max 16 yaşında F1’e girdiğinde bunun çok erken olacağını söylediler.”

“Ancak o şu anda Formula 1’deki en heyecanlı şeylerden birisi olarak onları hatalı çıkardı.”

“Çok büyük miktarda doğal yeteneğinin olduğunu, geçişler yapıp yarışabileceğini gösterdi.”

“Daha öğreneceği çok fazla şey var ancak omuzlarının üstünde çok olgun bir kafa var ve onun gelişiminde şu ana kadar görmüş olduğum her şey beni çok ciddi etkiledi.”

“Bu süreç devam edecek.” dedi.

Horner, Verstappen’in zaman zaman verdiği “ergence” tepkilere rağmen onu Red Bull’da yönetmekte sorun yaşamayacaklarını düşünüyor.

Horner “Geçmişte de pilotlarımız arasında zorluklar yaşadık. Yeni bir şey yok.”

“İki hızlı pilota sahip olmak istersiniz. Bunda bir sorun görmüyorum.”

“Genç bir pilot olarak yetişiyor ancak aynı zamanda genç bir adam olarak da. Deneyim kazandıkça belli konulardaki görüşü değişecektir.”

“Ancak şu anda onun içinde yanan ateşi, rekabetçiliğini ve devasa yeteneğini görebilirsiniz.”

“Formula 1’deki en iyi pilotlardan birisine karşı olacak. Onun kıstas noktası Daniel Ricciardo olacak.”

“Daniel’in şu anki sürüşüne bakarsak, ondan daha iyi bir pilot olduğunu düşünmüyorum. Bu yüzden bizim ikilimiz oldukça heyecan verici bir ikili.” dedi.

Vettel “Kvyat Kararı Rusya’dan Önce Alınmış Olmalı”

Sebastian Vettel, Daniil Kvyat’ın Red Bull’dan Toro Rosso’ya dönmesi kararının Rusya GP’deki olaylardan önce alındığını düşünüyor.

Çin’de bu sene ilk kez podyuma çıkan Kvyat, Rusya’da Sebastian Vettel ile ilk turda iki kez temas yaşayarak eleştirilerin merkezinde yer almıştı.

Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamada Kvyat’ın Toro Rosso’da Max Verstappen ile İspanya’dan itibaren yer değiştireceği duyuruldu.

Vettel “Bunun Sochi’de yaşananlarla alakasının olduğunu düşünmüyorum. Öğrendiklerime göre öncesinde karar verilmiş.”

“Bu Max için harika bir fırsat ancak Daniil için öyle değil. Ancak bunun sebebini sorumlu insanlara sormalısınız.” dedi.

Vettel, Rusya’da ilk turda yaşananların ardından Red Bull’un pit duvarına giderek eski takım patronu Christian Horner ile konuşmuştu.

Vettel “Ona gittim. Olanlar çok açıktı ve ona Kvyat’la konuşmasını rica ettim.”

“Yarış bu. Bu tür şeyler olur… ancak olanlar böyle. Daniil ile konuşamadım çünkü o anda araçtaydı ancak sonrasında Horner’ın onunla konuştuğunu düşünüyorum.” dedi.

Yarışın ardından eleştirilerde duygularına kapıldığını kabul eden Vettel, özür için arayan Kvyat’ı övdü.

Vettel “Beni telefonla arayıp özür dileme ve olanları açıklama erdemine sahipti.”

“Hata yaptığını fark etti ve benim için bu hikayenin sonudur.”

“Tabi ki ilk başta çok üzgündüm ve hayal kırıklığı yaşıyordum çünkü yarışım berbat oldu. Ancak bu tür şeyler olabilir.”

“Burada olduğum sürece benim de pazar günü, iki hafta sonra, bir sene sonra ya da 5 sene içerisinde yanlış hesap yapmayacağımın garantisi yok. Hatalar olabilir.” dedi.

Vettel son olarak saf hız açısından Kvyat’ın F1’de kalmayı hak ettiğini söyledi.

Vettel “Ben Daniil’i çok iyi görüyorum. Doğal hızı oldukça yüksek.”

“Belki mevcut formül ona uymuyordur ancak yetenek ve saf hız açısından F1’de olmayı hak ediyor.” dedi.

 

Hafta Sonu Dominasyonu : Formula 1’in Grand Slam Kazanan Pilotları

Geçen hafta Rusya’da yapılan yarışta Nico Rosberg sadece art arda 7. zaferini kazanıp puan farkını 43’e çıkarmakla kalmadı; bunun yanında pole pozisyonunu alarak, en hızlı turu elde ederek ve yarışın ışıklardan damalı bayrağa kadar tüm turlarını lider götürerek yaptığı Grand Slam ile bu prestijli ‘Grand Slam’ kazananları kulübünün bir üyesi oldu. Bu kulübün diğer 23 üyesine bir göz atalım…

Jim Clark – 8 Grand Slam

Geniş bir kitle tarafından Formula 1 tarihinin en hızlı sürücülerinden biri olduğu söylenen Clark’ın en yeni ve en iyi Lotus makinesini kuşanarak dokunulmaz olduğu birçok hafta sonu vardı. İddiasız İskoç şu an rekor olan 8 Grand Slam’den(ya da eskiden bilindiği adıyla Grand Chelem) ilkini 1962’de Britanya topraklarında bulunan Aintree’de kazanırken, sonuncusunu 1965 senesinde Almanya’nın ürkütücü pisti Nürburgring’de kazandı. Soru şu;

Eğer 1968 Hockenheim Formula 2 kazasında ölmeseydi ve aracının dayanıklılığı daha iyi olsaydı, Jim Clark kaç tane daha Grand Slam kazanabilirdi?

Alberto Ascari – 5 Grand Slam

Bu Formula 1 tarihindeki en kayda değer başarılardan biri olarak sayılır. 1952 ve 1953 yazları arasında Alberto Ascari ve yenilmez Ferrari 500’ü katıldıkları 13 şampiyona Grand Prix’sinden 11’ini kazandı ve bunların 5 tanesini Grand Slam ile kazandı. Dahası, inatçı ve yenilmez İtalyan’ın 5 Grand Slam’inden 3 tanesi yaklaşık olarak 3 saatten fazla sürede tamamlanan maraton yarışlarındaydı.

Michael Schumacher – 5 Grand Slam

Konu hat-trick(kazanma, pole pozisyonu, en hızlı tur) olduğunda müthiş Alman Jim Clark’a karşı 22 – 11 önde. Ancak müthiş Alman bu dominasyonun ‘yalnızca’ 5’ini Grand Slam’e çevirdi. Bunlardan ilki belki de anlamlı bir şekilde Ayrton Senna’nın trajik ölümünden sonra gerçekleşen ilk yarış olan 1994 Monaco Grand Prix’sindeydi. Aynı başarıyı iki yarış sonra Kanada’da da tekrar eden Schumacher, 3. Grand Slam’ini almak için 8 yıl bekleyecek ve bunu Ferrari ile İspanya’da gerçekleştirecekti. Schumacher’in son iki Grand Slam’i ise 18 yarışın 13’ünü kazanarak şampiyonayı domine ettiği 2004 senesinde geldi.

Jackie Stewart – 4 Grand Slam

Bir başka seri kazanan, arkadaşı Jim Clark gibi kimsenin yanına yaklaşamadığı Grand Prix’ler gören Jackie Stewart, gösterişli kariyerinde dört ‘kusursuz hafta’ yaşadı. İskoç pilotun ilk Slam’i 1969 yılında Fransa’nın Clemont-Ferrand pistindeydi ve muhtemelen en dominantıydı; Cosworth motorlu Matra’sıyla Stewart, neredeyse 2 saniye fark ile pole pozisyonunu almıştı ve yarışı ise neredeyse 1 dakikalık fark ile kazandı.

Ayrton Senna – 4 Grand Slam

Öteki dünyadan gelen yeteneklere sahip bir sürücü için belki de Senna’nın sadece dört Grand Slam kaydetmesi şaşırtıcı olabilir, ancak bu da Brezilyalı’nın karşılaştığı eşsiz rekabeti gösteriyor. Sonuçta büyük rakibi Alain Prost kendi inanılmaz kariyerinde bir Grand Slam bile yapamamıştır. Bir diğer önemli nokta ise Senna’nın aldığı ilk galibiyette Grand Slam yapmasıdır. Bu durum onu, bunu başarabilen iki sürücüden-diğeri Nelson Piquet-biri yapmıştır.

Nigel Mansell – 4 Grand Slam

Pek az sürücü Mansell ile Williams FW14B arasındaki özel ilişkiyi araçlarıyla yaşamıştı, belki de bu yüzden Britanyalı pilotun kariyerindeki dört Grand Slam’den üçünü F1 tarihindeki en harika araçlardan biriyle alması şaşırtıcı değildir(diğeri ise bu aracın selefi FW14 ile gelmişti). Mansell ayrıca kendi evindeki yarışlarda üstün olmasıyla ünlüydü, bundan dolayıdır ki ilk ve son Grand Slam’leri Silverstone ’91 ve ’92 yarışlarında gelmiştir.

Sebastian Vettel – 4 Grand Slam

Vettel Red Bull günlerine istatistik toplamaya çok ilgiliydi ve sıklıkla liderken aracı eve getirmeye odaklanması gerekirken son bölümlerde en hızlı turları kaydederdi. Bu yaklaşım Christian Horner’ın kafasında birkaç beyaz saça neden olsa da Alman pilotun üç yılda dört Grand Slam(şu an griddeki herhangi bir pilottan 2 fazla) yakalamasına yardımcı oldu.

Nelson Piquet – 3 Grand Slam

Senna gibi, Piquet de ilk Grand Slam’ini 1980 sezonunda Long Beach’te gelen ilk zaferinde elde etti. Brezilyalı’nın ikinci Grand Slam’i bir sene sonra Arjantin’de geldi. Ancak bu yarışta yavaş kalkan Piquet Alan Jones’u ilk turun ortasında tekrar geçti ve bu hamle onun tüm turları lider götürerek Grand Slam kazanmasını sağladı.

Juan Manuel Fangio – 2 Grand Slam

Arjantinli üstat elde ettiği Grand Slam’lerden üç fazla dünya şampiyonluğu kazandı ve dominasyonun farklı yollarla elde edilebileceğine kanıt oldu. Fangio’nun ilk Grand Slam’i, rakiplerinin çoğunun ilk turda Tabac virajında güçlü rüzgârın piste deniz suyu püskürtmesiyle kaza yaparak yarış dışı kaldığı 1950 Monaco’da geldi. Fangio’nun ikinci ve son Slam’i ise 1956’da kaçınılmaz ve üstün performansıyla, bir yıl sonra kariyerini tanımlayan sürüşünü gerçekleştireceği Nürburgring’de geldi.

Jack Brabham – 2 Grand Slam

Fangio’da olduğu gibi, Brabham’ın Grand Slam çiftinin arasında da 6 yıl var. Brabham’ın ilk Grand Slam’i hafta sonu boyunca iki pilotun-Chris Bristow ve Alan Stacey-öldüğü ve başka iki pilotun-Stirling Moss ve Mike Taylor-ciddi şekilde yaralandığı çok kötü koşullarda gerçekleşen 1960 Belçika’da gelmişti. Black Jack ikinci Grand Slam’ini ise 1966’da daha mutlu bir ortamda, bataklığa dönmüş Brands Hatch’de elde etti. Ve bu Grand Slam hâlâ bir sürücünün kendi yaptığı aracıyla kazandığı tek Grand Slam olarak kayıtlı.

Mika Hakkinen – 2 Grand Slam

Şimdiye kadar üç Fin pilot dünya şampiyonluğu unvanını aldı, ancak yalnızca bir tanesi-Mika Hakkinen-Grand Slam kazanma ayrıcalığına sahip. Uçan Fin’in iki Grand Slam’i de ilk şampiyonluğunu kazandığı 1998’de sırasıyla Brezilya ve Monaco’da gelmişti.

Lewis Hamilton – 2 Grand Slam

2014’e kadar Lewis Hamilton, içinde Alain Prost, Keke Rosberg, Jenson Button ve Kimi Raikkonen’in de bulunduğu dünya şampiyonluğu kazanıp hiç Grand Slam elde edemeyen ender gruplardan birindeydi. O zamandan beri İngiliz pilot çantasına iki tane-ilki Malezya 2014 ve ikincisi daha üstün koşullarda İtalya 2015’te-atmayı başardı. Hamilton Monza’da yalnızca Grand Slam yapmakla kalmadı, ayrıca tüm antrenman seanslarında da en hızlıydı.

Mike Hawthorn – 1 Grand Slam

Yarışlara papyonla katılma tutkusuna sahip İngiliz yarışçı tek Grand Slam’ini 1958 sezonunda şampiyonluğa giderken Fransa’da kazandı. Ama yine bu yarışta da trajik olaylar oldu ve İngiliz pilotun Ferrari’de takım arkadaşı olan Luigi Musso aynı yarışta hayatını kaybetti.

Stirling Moss – 1 Grand Slam

Stirling Moss’un tek Grand Slam’inin-1959 Portekiz-karakteri o kadar güçlü ki, neden bunu birden çok kez gerçekleştiremediğini merak edebilirsiniz:

-2 saniye fark ile pole pozisyonu.
-Neredeyse aynı fark ile en hızlı tur.
-Damalı bayrağa gelindiğinde ikinci sıradaki Masten Gregory’nin tam bir tur önünde.

Moss herkesin bildiği gibi hiç dünya şampiyonluğu kazanamadı. Bu listedeki pilotlardan iki veya daha fazla Grand Slam kazanmış herkesin şampiyonluğu olduğu düşünüldüğünde, bu kayıtlarla kanıtlanabilen bir sorun hâline geliyor…

Jo Siffert – 1 Grand Slam

Formula 1 araçlarının direksiyonuna geçtiğinde, spor otomobillerde olduğu gibi şeytani derecede hızlı olan Seppi-sevgiyle bu isimle anılırdı-tek Grand Slam’ini 1971 sezonunda Avusturya’nın Osterreichring pistinde Jackie Stewart’ın üstün Tyrell-Ford aracını sıralamalarda yenip pole pozisyonunu kazanarak elde etti.

Jacky Ickx – 1 Grand Slam

1967’de Ickx Nürburgring pistinde daha güçsüz Formula 2 aracıyla 3. en hızlı zamanı kaydederek karmaşaya neden olmuştu. Bu yüzden Belçikalı’nın tek Grand Slam’ini 1972 senesinde aynı Alman pistinde bir Ferrari kullanarak elde etmesi makul görünüyor.

Clay Regazzoni – 1 Grand Slam

Gününde olduğunda iyi performans gösteren Regga, 1976 Long Beach’te şimdiye kadar hiç olmadığı kadar hızlıydı ve İsviçreli pilot bu pistte, ilk F1 pole pozisyonunu aldı ve yarışta takım arkadaşı Niki Lauda’yı 42 saniye farkla mağlup ederek tek Grand Slam’ini tamamlamış oldu.

Niki Lauda – 1 Grand Slam

Regazzoni gibi Lauda da tek Grand Slam’ini daha sonradan kariyerinin en fırtınalı sezonu olacak 1976 sezonunda elde etti. Ama hararetli Nürburgring kazasından, son dualar ve inanılmaz geri dönüşten önce, Zolder pistindeki yarış ve Lauda’nın liderliğinde üstün bir Ferrari dublesi vardı.

Jacques Laffite – 1 Grand Slam

Birçok kişiyi şaşırtarak Ligier, 1979 sezonunun açılış yarışında Jacques Laffite’nin pole pozisyonu, en hızlı tur ve yarış galibiyetini almasıyla, yenilmesi gereken takım olarak kendini göstermişti. İki hafta sonra Fransız pilot bu performansı bir vites yükselterek Brezilya’da tüm turları lider götürdü ve hatrı sayılacak şekilde art arda hat-trick/Grand Slam performansı sergiledi.

Gilles Villeneuve – 1 Grand Slam

1978 sezonunun son bölümünde kendi evinde kazanarak ilk Grand Prix zaferini alan, süper hızlı Fransız-Kanadalı pilot ilk ve tek Grand Slam’ini 6 ay sonra, ilk pole pozisyonunu galibiyete çevirerek 1979 sezonunda Long Beach’te aldı.

Gerhard Berger – 1 Grand Slam

Enerjik Avusturyalı 1987 sezonunun sonunda Japonya’da pole pozisyonundan başladığı yarışta bir tur hariç tüm yarışı lider götürüp, iki hafta sonra Avustralya’da bunu Grand Slam’e tamamlayarak kuvvetli bir form yakalamıştı.

Damon Hill – 1 Grand Slam

Hungaroring pisti Damon Hill’in kariyerinde 1993 yılında ilk F1 galibiyetini alması, 1997’de Arrows ile neredeyse kazandığı mucizevi yarış ve 1995’te elde ettiği tek Grand Slam gibi en iyi anlara ev sahipliği yaptı.

Fernando Alonso – 1 Grand Slam

Hill’de olduğu gibi Alonso’nun tek Grand Slam’i de kendisiyle eş anlamlı gibi anılan bir pist olan Singapur’da gerçekleşti. Ama 2008’deki zaferinin aksine, 2010 senesinde pole pozisyonundan kazandığı baskı dolu bir yarışla şampiyonluk yarışını ateşlediği Singapur GP’sinde hiçbir komplo kokusu yoktu.

Resmi: Verstappen Red Bull’a, Kvyat Toro Rosso’ya Geçiyor!

Red Bull, İspanya GP’sinden itibaren Verstappen’in Red Bull’a, Kvyat’ın ise Toro Rosso’ya geçeceğini açıkladı.

Rusya GP’nin ilk turunda yaptığı temasın ardından eleştirilerin odak noktası olan Kvyat, bu hafta Red Bull patronlarıyla görüşmüştü.

Dün akşam saatlerinde çıkan haberlerde ise Red Bull’un Kvyat’ı Toro Rosso’ya gönderip Verstappen’i Red Bull’a alacacağı ifade edilmişti.

Az önce yapılan resmi açıklamayla beraber İspanya’dan itibaren Kvyat’ın Toro Rosso’da, Verstappen’in ise Red Bull’da yarışacağı doğrulandı.

Christian Horner “Max olağanüstü bir yetenek olduğunu kanıtladı. Toro Rosso’da gösterdiği performans etkileyiciydi. Ona Red Bull’da yarışma fırsatı sağlamaktan dolayı mutluyuz”

“Red Bull’un dört sürücüyle de uzun vadeli anlaşması var. Bu anlaşma iki takım arasında yapılacak değişiklikler konusunda esneklik sağlıyor”

“Daniil formunu yeniden kazanmak ve potansiyelini göstermek için gelişimine Toro Rosso’da devam edecek” dedi.