Kategoriler
Sizin Köşeniz

F1’in Teknik Yanı Bölüm 5: Kokpit

Bu yazı dizisi Craig Scarborough (ScarbsF1) tarafından gocar.gr için hazırlanmış orijinal makalelerin Türkçe çevirisinden oluşmaktadır.

 

Sürücünün oturduğu yer olan kokpiti boş görmek çok çok zordur. Bu alanda, şaşırtıcı miktarda kural ve teknoloji bulunur. Yıllar geçtikçe kurallar, konfor ve güvenlik amacıyla sürücü için ayrılan alanı genişletmiştir.

 

 

 

 

 

Yaşam Hücresi


Kokpit, sürücünün 5 saniye içinde terk edebilmesini ve kaza anında güvende olacağını garanti altına alan boyutlara sahip bir yaşam hücresi olarak tasarlanır.

Sürücülerin oturma pozisyonu birçok kuralla sabitlenmiştir. Öncelikle ayakları, önden kaza anında oluşabilecek yaralanmaları önlemek için ön aksın arkasında olmak zorundadır. Ayrıca ayakların konumlandığı alan, pilotlar için yeterli yerin bırakıldığından emin olabilmek ve aerodinamik fayda için sıkıştırılmasının önüne geçmek için belirli bir asgari boyut kuralına sahiptir.

Koltuk ve çevresindeki alan, sürücülerin çok alçakta oturtularak yatar pozisyonda konumlandırılmalarını engellemek için kurallarca şekillendirilmiştir. Bununla birlikte sürücünün kaskı, takla yapısı ile monokokun üzeri arasında çizilen bir çizginin altında olmak zorundadır. Böylece kaza sonucu ters dönen araçlarda sürücünün başı korunmuş olur. Son olarak, kokpit açıklığı belirli ölçülerde olmalıdır ve bütün araçlarda aynı şekilde olması sağlanmıştır. Bu, farklı boyutlardaki sürücülerin eşit bir şekilde araçlara girip çıkabilmelerine imkân verir.

 

Ayak Boşluğu


Ayak boşluğu, yandan alınan darbelerde sürücünün bacaklarını korumak için U şeklinde bir kanal olarak tasarlanmalıdır. Bu bölümde mekanik parçalara izin verilmez. Sadece, köpük bir tamponla sürücünün ayaklarından ayrılmış direksiyon mili yerleşimine izin vardır. Önceleri takımlar süspansiyon parçalarını da sürücünün ayak kısmına monte ediyorlardı. Bu parçalar, hafif kazalarda bile yaralanmalara sebep olabiliyordu. Bu koruyucu bölüm, pilotun ayak bileklerinin yakınında, sürücünün pedal kontrolüne engel olmayacak şekilde biter.

 

Koltuk


Sürücü, kendisi için özel olarak üretilmiş karbon fiber bir koltukta oturur. Takıma yeni gelen pilot, kokpit içinde bir epoksi köpük poşeti üzerinde oturtularak koltuk şekillendirme işlemine tabi tutulur. Bu poşet, sürücünün vücut ebatlarına tamamen uyacak şekle girer. Daha sonra bu şekil, takımın CAD (Computer Aided Design-Bilgisayar Destekli Tasarım) yazılımlarında taranarak ve üzerinde gerekli modifikasyonlar yapılarak temel koltuk tasarlanır. Bu tasarımdan bir kalıp oluşturulur ve sonraki bütün koltuklar bu kalıba göre imal edilir.

Koltuk, sadece birkaç milimetre kalınlığında bir karbon fiberden oluşur. Sürücünün konforu için kaplama ve ufak yastıklar eklenebilir, fakat bu bölümler ağırlıktan taviz vermemek için asgaride tutulur. Koltuk, kayışlarla araca bağlıdır ve ciddi bir kaza sonrasında sürücüde daha fazla yaralanmaya yol açmamak için sökülerek sürücüyle birlikte araçtan çıkarılabilir. Araç içinde otururken sürücünün ayakları zeminden 30 cm, omuzları ise 50cm yukarıda olmalıdır.

Emniyet Kemeri


Emniyet kemerleri, sürücüyü kazalarda koruduğu gibi, 5g’ye ulaşabilen frenleme ve viraj yüklerinde savrulmasını da önler. Altı noktalı özel bir emniyet kemeri sistemi kullanılır. Bunlar iki omuz, iki bel ve kasık kemerleridir. Bu kemerlerin uzunluğu sürücüye göre değişebilir. Tam olarak oturması ve sıkı sıkı tutabilmesi için ayarlanan kemerler, bir yandan yaşam hücresine bağlıyken, diğer uçları da uçak pilotlarının kullandığı bir tür toka sistemine bağlanır. Sürücünün bu tokayı döndürmesi, emniyet kemerlerinin tümünü çıkarması için yeterlidir. Sürücünün araçtan çıkarken toka sisteminin kilidi olan ve hokey topuna benzeyen parçayı aracın üzerine koyduğunu da görürüz.

Emniyet kemerleri sürücü tarafından tek başına tam olarak sıkılaştırılamadığından, bir teknisyen bu kemerleri sıkıştırmakta sürücüye yardım eder. Bu kemerlerin mümkün olduğunca sıkıştırılması, sürücünün dönüşlerde hareket etmemesi için gereklidir. Bu sıkıştırma işlemi genelde omuz kemerleri üzerinden yapılır.

Her diğer Formula 1 aracı bileşeni gibi, emniyet kemeri sistemi de oldukça hafiftir ve 700 gramdan daha ağır değildir.

 

Kafalık


Sürücünün kaskının çevresinde kafalık destekleri bulunur. Kafalık sürücünün başını, yandan ve arkadan alınan darbelerden korur. Bu parçanın şekli ve konumu kurallarca kesin olarak belirlenmiştir. Her takım, bu parçanın dış kısmını kendi aerodinamik ihtiyaçlarına göre şekillendirirken, iç kısmı kurallar gereğince her F1 aracında aynıdır.

Confor Foam adı verilen özel bir köpük malzemeden üretilen kafalık, normalde dokunulduğunda yumuşak olmasına rağmen bir darbe anında sertleşir ve sarsıntıyı emer. Daha sonra yavaşça yumuşayarak eski haline gelir. Böylece sürücünün başı korunmuşken, istenen rahatlık da sağlanmış olur.

Bu köpük malzemesinin sıcaklığa karşı çok duyarlı olmasından dolayı FIA, takımları etkinliklerde hangi çeşit köpük kullanacakları konusunda uyarır. Mavi renkte olan ve Confor CF45 olarak adlandırılan köpük 30 derece üzeri ortam sıcaklıklarında, pembe renkteki ve CF42 model numarasına sahip köpük ise bu derecenin altındaki koşullarda kullanılır. Aerodinamik performansı artırabilmek için takımlar bu köpüğün etrafına çok çok ince bir karbon fiber tabaka yerleştirirler. Bu tabaka hava akışını düzenleyebilirken, kaza esnasında köpüğün işlevinde bir dezavantaj oluşturmaz.

 

Yangın Söndürücü


Sürücünün araç ile etkileşiminin bir parçası olmamasına rağmen, kokpit çok kritik öneme sahip bir güvenlik cihazını barındırır: bir yangın söndürücü tüpü. Bu sistem, pist görevlileri araca ulaşıncaya kadar kokpit ve motor bölümüne yangın söndürücü kimyasal sıkmak için kullanılır.  Genelde parlak kırmızı bir tüp şeklinde bilinen yangın söndürücü, Formula 1 dünyasında başka bir şekle bürünmüştür. Genelde koltuğun altında ve sürücünün dizlerinin yakınında bulunur ve bu bölümdeki “V” şeklindeki alana sığacak şekilde üretilir.

 Sadece FIA onaylı üreticilerden tedarik edilebilecek yangın söndürücü sistemler, üreticiye göre ağırlık, basınç ve kimyasal türüne göre değişiklik gösterir. Temelde 3 kg kimyasal gereklidir, bunun üçte biri kokpit için, geri kalanı ise motor bölümü için kullanılır. Yangın söndürücü, bu kimyasalı 10 ve 30 saniye arasında boşaltmak zorundadır.

Bir kaza durumunda diğer araç sistemlerinin devre dışı kalması ihtimaline karşı, yangın söndürücü sistemin kendi güç ünitesi vardır. Sistem, kokpit içindeki ve takla yapısı üzerine yerleştirilmiş bir düğmeden harekete geçirilebilir.

Bu yazı dizisi Craig Scarborough (ScarbsF1) tarafından gocar.gr için hazırlanmış orijinal makalelerin Türkçe çevirisinden oluşmaktadır.

xtrabit racing