Kategoriler
Formula1

Pujolar Toro Rosso’dan Ayrıldı

Max Verstappen’in eski yarış mühendisi Xevi Pujolar Toro Rosso’dan ayrıldığını doğruladı.

Verstappen’in Red Bull’a geçmesinin ardından Hollandalı pilot ve takım arkadaşı Carlos Sainz arasındaki gergin konuşma ile birlikte ekipte değişiklikler yapıldı.

Toro Rosso’nun patronları Pujolar’ın takımdan ayrılmasına karar verdi.

Pujolar Rusya GP’sinde takım patronu Franz tost ile bir tartışmaya girmişlerdi.

Perşembe gecesi gönderdiği bir tweet ile Pujolar bir sonraki mücadelesi için sabırsızlandığını açıkladı.

Pujolar daha önce Jaguar, Hispania ve Williams takımlarında görev almıştı.

Kategoriler
Formula E

Formula E’nin İnsansız Yarış Aracı Ortaya Çıktı

Formula E’nin destek yarışı olarak planlanan pilotsuz yarış serisi Roborace’in ilk aracı ortaya çıktı.

2016-2017 Formula E sezonunda destek yarışı olarak Roborace yarışları düzenlenecek.

Formula E, Roborace için geleceğe yönelik çizimleriyle bilinen tasarımcı Daniel Simon’u görevlendirdi.

Daha önce Bugatti’de çalışan Simon, bir ara HRT araçlarının dış görünüşlerini tasarladı ve daha sonra Colin Kolles ile LMP2 projesinde görev aldı.

Simon’un Robocar aracı downforce gücünü geleneksel olarak karoserden üretmek yerine zeminden ve aktif karoserden üretecek.

roborace-2

 

 

Kategoriler
Formula1

Ricciardo’nun En İyi Arkadaşı Button

Daniel Ricciardo, Formula 1 gridinde en iyi anlaştığı pilotun Jenson Button olduğunu söyledi.

Daha önce HRT ve Toro Rosso’da yarışan Ricciardo, son üç yıldır Red Bull ile yarışıyor.

Neden sürekli güldüğü sorusuna cevap veren Avustralyalı pilot “Beni diğerlerinden ayıran şey ne? Her zaman mutsuz ve üzgün bir yüzüm var!” diyerek şaka yaptı ve devam etti “Aslında sürekli gülümsüyorum. Kasvetli olmaktansa gülümsemek iyidir. Ben çok rahat bir insanım”

“Jenson ile iyi bir ilişkim var! bazen bira içmeye gidiyoruz. Aslında Formula 1’de dostluklar çok nadirdir. Ama Jenson ile şampiyonluk için mücadele etmediğim için daha iyi dostuz. Şampiyonluk için yarışsaydık belki de aksi olurdu. Arkadaş olmazdık”

“Bazen de Parkway Drive grubunu dinlemeye gidiyoruz. Bu çok ağır biz müzik! Bu adamlar tamamen rahat işlerinden zevk alıyorum. Aynısı benim hakkımda da söylenebilir. Geleceğe baktığımda iyi bir ruh haline sahip oluyorum ve hep gülüyorum” dedi.

Kategoriler
Formula1

Ecclestone: Haas Başlangıç Parası Almayacak

Bernie Ecclestone, daha önce yeni gelen takımlara yapılan başlangıç ödemesini Haas’a yapmayacak.

Ecclestone 2010 yılında Formula 1’e katılan Virgin, Lotus ve HRT’ye 10 milyon dolarlık bonus ödemesi yapmıştı.

Bernie Ecclestone “İlk yıl için para ödemeyeceğiz. Bu Haas için dünyanın sonu değil. Formula 1’e gelirken bunu biliyorlardı. Kimse onları çağırmadı, onlar kendi gelmek istedi”

“Rekabetçi olmak istiyorlarsa dört yıl içinde 1 milyar dolar harcamak zorundalar. Tıpkı Red Bull gibi. Bekleyip görelim” dedi.

Kategoriler
Formula1

Palmer, Renault’nun Haas ile Mücadele Etmesini Bekliyor

Renault’dan Jolyon Palmer, Renault’nun sorunları çözüp Haas ile mücadele edebilecek seviyeye gelebileceğini düşünüyor.

Renault testlerin ilk iki gününde sorunlar yaşasa da Magnussen’in direksiyona geçtiği 3. ve 4. günde kötü gözükmedi.

Palmer “Yeni araç ile ilk tur atmak güzeldi. Ama bazı sorunlar var ve bunları henüz çözmedik. Daha fazla tur atmalıydık”

“Eğer bunu yapamazsak o zaman sezon bizim için kötü başlar”

“Haas’ın neler yapacağını söylemek zor. Birkaç yıl önceki HRT ya da Virgin gibi olmayacakları bir gerçek. Haas ile mücadele etmek istiyoruz” dedi.

Kategoriler
Özel İçerik Teknik

Teknik Analiz: Haas VF-16

Haas sadece bir Amerikalı F1 takımı olduğu için özel değil, aynı zamanda ‘izin verilen parçalar’ kurallarının da bir öncüsü. Ancak Autosport’tan Craig Scarborough’a göre bu aracın Ferrari kopyası olduğu anlamına gelmiyor.

30 yıldan sonra ilk Amerikan F1 takımı olması ile birlikte Haas’ın spora girişi büyük ilgi topladı.

Ancak Haas’a ilgiyi yönelten asıl şey kuralların takımların kendisinin üretmesi gereken parçalar listesi haricinde hemen her şeyi satın alarak ve çok çok az bileşeni kendisi üreterek bir F1 üreticisi unvanı kazanmış olması.

VF-16 Haas, Dallara ve Ferrari üçlemesinin bir ürünü, ancak şüphelere rağmen Ferrari’nin B takımı değil.

 

Parça Listesi Pratikte Nedir?

Bu kurallar dahilinde, Haas kendi burnunu monokok şasisini, radyatörlerini ve kanatlar, zemin, difüzör ve benzeri gövde parçalarını kendisi yapmak zorunda.

Ferrari sadece güç ünitesini vermiyor. Motor, ERS, vites kutusunun yanında tüm mekanik parçalar, arka kaza yapısı ve hatta direksiyonu takıma tedarik ediyor.

Bu parçalar Haas’a birleştirilmesi gereken kitler olarak tedarik ediliyor ve Haas Dallara’nın merkezinde bunları birleştirmek için bir ofise sahip. Dallara da listelenmiş parçaların tasarımı ve üretilmesinden sorumlu.XPB_f906ef5f65cd75dea778c80f8cce0aa7-4Haas’ın Ferrari rüzgar tünelini kullandığı biliniyor. Ancak takım kendi yüzde 60 orandaki modelini kullanıyor ve kullanılmadığı zamanlarda Dallara’da muhafaza ediyor.

Tasarım bölümleri arasında herhangi bir veri transferi veya bağlantı yok, yani gövde parçaları yüzde 100 Dallara’nın tasarımı, elbette Ferrari’nin mevcut fikirlerinden esinlenilmiş.

 

Temel Yapılar

Burun ve monokok şasinin temel yapıları üzerlerinde çok fazla Maranello parçası takılı olsa da görsel olarak Ferrari’den daha farklı. Elbette yakıt deposu ve süspansiyon gibi konularda benzerliklerin olması normal.

Haas kısa dar ve yuvarlak bir tasarıma sahip Mercedes stili burun üzerinde durmuş Bu benzerlik burun altındaki yönlendirme kanatçıklarının görünür olmasıyla kanıtlanıyor. Burnun üzerinde fark edilir bir yükselti var, bu da Mercedes ile aynı şekilde saklanan bir S kanal olabilir.XPB_8b098887f4400a5147f57369720a85c2-4Monokok şasinin büyük kısmı kurallar tarafından belirleniyor, ancak Haas Ferrari’nin tasarımından çok farklı takla yapısı ile ayrılıyor.

Yine Dallara tasarımı bir parça olan takla yapısının altı boşaltılmış ve motor hava alığını destekleyen ön dikmeler açıkça görünüyor.

Aynı şekilde şasinin ön kısmındaki yapı ve şekiller de takıma has. Araç S kanala göre tasarlanmış ancak bu çıkış kapatılmış gibi görünüyor. Bu çıkış burun içinden değil de Haas’a özel bir şekilde şasinin yapısına dahil gibi görünüyor. Şasinin ön tarafında süspansiyon parçalarına erişim için daha da fazla sökülebilir panel var.

Haas yeni bir takım ve tasarımdaki olgunlaşmamışlık kokpit kenarlarının arka gövde parçalarına bağlandığı yerlerde açıkça görülüyor. Bu aralar meşhur olan ‘sıfır beden’ felsefesini takip edip alçak bir arka kısım oluşturmak yerine bu profil egzoz borularına kadar uzanıyor.

 

Gövde Parçaları

Haas’ın Ferrari’den bağımsız olarak farklı bir rüzgar tüneli programı olmasına rağmen iki takım arasında konseptlerde benzerlik olduğunu söylemek adil olur.

Haas İtalya’daki merkezinde ciddi sayıda deneyimli F1 çalışanına sahip, elbette bunların büyük çoğunluğu Ferrari’den geliyor. Ancak burada önemli olan bu insanların Maranello’dan kiralanmamış oldukları.

Sıfırdan başlamalarına rağmen tasarımcıların daha önce çalıştıkları yerlerdeki fikirleri referans almaları kabul edilebilir. Tasarım ekipleri zamanla bağımsız kendi tasarımlarını üretmeye başlayacaklardır.1456161609Aslında Haas’ın Ferrari’yi andırdığını söylediğimiz parçalar Ferrari’nin Mercedes’i andıran parçaları. Bu bileşenlerin tasarımları güncel F1 tasarım trendleri tarafından şekillendiriliyor, Ferrari/Haas ilişkisinden dolayı değil.

Aracın gövde parçalarında harika bir karmaşıklık var. Arka tekerleklerin önündeki zemin slotları bu yıl çok kez kopyalanan bir tasarım trendi. Bu tasarım aracın sezon başında orta gruptakiler kadar hızlı olma potansiyelinin olduğunu gösteriyor.

Son yeni F1 takımı grubunun (HRT, Caterham ve Manor) tasarımlarını olgunlaştırmaları yıllar almıştı.

Haas bu büyüme safhasını atladı ve listelenmiş parçalar yollarını takip ederek tasarımlarını daha yüksek seviyede optimize edebildi.

İlk testler ön kanat sorunu dışında iyi gitmiş gibi görünüyor, bu tepedeki takımların bile ilk testlerde yapmakta zorlandıkları bir şey.

Programları sistemleri kontrol etmekten çıkıp performansa odaklanmaya başladığında onların bu özel satın alma yaklaşımlarının işe yarayıp yaramayacağını göreceğiz. Haas’ın bu sistemle arkadaki takımları geçerek doğrudan orta grupta olma potansiyeli var.

XPB_1f246ee3f05c53afcaeff5ea38b7fda4-4

Kategoriler
Formula1 Manşet Özel İçerik

Adminlere Sorduk Bölüm 2: 2016’nın Ayak Sesleri

Tekrar merhabalar. Formula 1’in kış tatilinde rahatlayan adminleri taze biten 2015 sezonu ile ilgili sorularla biraz rahatsız etmiştik ve içlerini dökmelerini sağlamıştık. İlk bölümü kaçırdıysanız buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

Şimdi ise geleceğe gidiyoruz ve TRF1.net adminlerinin 2016 sezonu hakkındaki tahminlerini ve fikirlerini alıyoruz.

İlk bölüm biraz uzun oldu, sadece 21 soru vardı ancak adminlerimize teşekkür etmeliyim ki uzun uzun cevaplar verdiler ve ilginç konulara değindiler. Bu kez soruları biraz azalttım, zaten bilinmeyene doğru bir yolculuk yapıyoruz, neyi soracağız ki…

 

Red Bull baskınlığından sonra son iki yıldır da Mercedes üstünlüğü izliyoruz. Formula 1’de belirli dönemlerde hep aynı takımların baskın bir şekilde önde olmasına alışmamız mı gerekiyor? Birileri hep açık farkla önde mi olacak?

Kemal: Aslında bu biraz da FIA’ya bağlı. Geçmişte özellikle son 20-25 yıllık dönemde bu ‘üst üste şampiyonluklar’ giderek arttı. Şampiyon olan takım en az iki üç yıl üst üste şampiyon oluyor. FIA belirli kurallar getiriyor ve bu kurallar bazı takımlara daha fazla uyuyor. Belki de o takımlara uysun diye getiriliyor. Motorlar geri planda olursa aniden bir Red Bull patlaması görebiliriz. Adrian Newey önderliğinde aerodinamik açıdan çok iyiler. Mercedes de turbo motorlarda çok iyi. V6’lar olduğu sürece en azından 3-4 yıllık dönemde Mercedes yine yenilmez olacak. Bu 3-4 yılın ardından şampiyona kuralları değişecek ve getirilen yeni kurallar geçmişte olduğu gibi yine bir takıma daha fazla uyacak. Bu takım 3 yıl şampiyon olduktan sonra kurallar tekrar değişecek ve yeni kurallar başka takımı 3 yıl üst üste şampiyon yapacak. Bu böyle devam edecek. Yeni Formula 1’in geldiği nokta bu ne yazık ki.

Abdullah: Hep olmasa da büyük ölçüde bu durum böyle olacak gibi. Çok eskilere gitmemize gerek yok. Büyük çoğunluğumuzun F1 izlemeye başladığı 2000’li yıllardan beri düşünürsek bir dönemi Ferrari, bir dönemi Red Bull, bir dönemi de Mercedes domine etti. 2009’daki Brawn GP sürprizi dışında tek bir defa şampiyon olan takım yok. 2000 – 2004 arasını kapayan Ferrari 5 şampiyonluğun birisi haricinde rakipsizdi diyebiliriz. Aynısı 2010-2013 yılları arasında 4 şampiyonluk kazanan Red Bull için de geçerli. 4 şampiyonluğun 2’sinde rakipsizdi. Son 2 sene ise Mercedes’in dominasyonuyla geçti ve hafızamız bu konuda gayet canlı. Herkesin bir dönemi var gibi. O dönemde payını alan yerini usulca bir başkasına devrediyor. % 100 böyle olacağını söyleyemeyiz tabi ki ancak şöyle bir şey var ki bazı kurallar bazı takımlara bazı dönemlerde daha uygun oluyor. Kimin şansına gelirse artık 🙂

Soner: Formula 1’in yerinde kalmaya devam etmesi için “dönemin ihtiyaçlarına” göre önlemler alınıyor.

Biraz geriye dönük yanıtlamaya çalışayım. Bilindiği gibi Ferrari Formula 1’in başlangıcından beri pistlerde ve onlara birçokları tarafından Formula 1 ile eş değer veriliyor. Benim düşünceme göre (en azından benim izlediğim Formula 1 döneminde) 21 yıl boyunca ilk sıra için mücadele edememiş böylesi büyük bir takım, takip edilemeyen teknik sistemler ve mühendislik aldatmacalarıyla başedemeyen Formula 1 dünyasının selameti açısından geri döndürülmeliydi.

Bize anlatılan hep bu çalışmaların 1996 yılında Michael Schumacher’in transferi ile başladığıdır. Formula 1’in gördüğü en yetekli mühendislerden biri, müthiş bir teknik adam ve o zamana kadar 2 kez dünya şampiyonu olmuş, yetenekliliğin sınırlarını yeniden belirleyen bir pilotun eşsiz geri bildirimleriyle… vs. hepiniz biliyorsunuz işte.

Bence sadece bu kadar değil. Mutlaka yardım aldıklarına inanıyorum. Sonuç olarak 2000 yılında başlayan bir dominasyon dönemi yaşandı. Formula 1’in en çok konuşulduğu dönem yaşandı. O günlerdeki en büyük tasası akşam ne yemek yapacağını düşünmek olan annem bile Schumacher ve Formula 1 isimlerine aşina oldu.

Plan tuttu. Formula 1’in tüm dünyadaki popülaritesi eski gösterişli haline döndü.

Sonraları sezon sonlarında hep aynı senaryonun tekrarlanmasından sıkılan izleyicilerin çokluğu nedeniyle bu plan tekrar işletilmeye çalışıldı. Ancak elbette planın işleyebilmesi için önce belirli bir “nadas” dönemine, sonrasında ise işe yarayacak bir “aday”a ihtiyaç vardı.

Genç Fernando Alonso’nu şampiyonlukları, ardından GP2’den bir canavar trasfer; Formula 1’in ilk “siyahi” pilotu çaylak sezonunda şampiyonluğu parmaklarının ucundan kaçırdı ama sonraki sezon büyük kupayı kaldırdı.

2009 kural değişiklikleri sayesinde “uygun aday” bulma çalışmaları hız kazandı. Tüm bu “nadas” sırasında birkaç yetenekli pilot yetişti. Dahası, defalarca kez başarısız olup  el değiştirmiş bir takım, sonunda ekonomik olarak son derece güçlü bir firma tarafından satın alındı. Hem de daha önce sponsorluk bağlantıları haricinde Formula 1’de varlık göstermemiş, ancak imajı Formula 1’e son derece uygun olan bir firma.

Sonuç olarak nadas dönemi sonraki sezonların yüksek verimliliğini sağlamış ve uygun aday bulunmuştu. Yetenekli pilotlar vardı. Ortam, planı tekrar yürütmek için son derece uygundu.

Gördük ki plan 2. seferinde de işe yaradı. RedBull ve Sebastian Vettel’in hatırı sayılır bir hayran kitlesi oluştu. Kendilerine verilen zamanın dolduğuna kanaat getirildikten sonra ise bu rol Mercedes takımına verilmiş olmalı.

Mercedes GP’nin Formula 1’e girişi de oldukça sükseliydi. Yeterince beklediler ve sıraları gelince öne çıktılar. Formula 1 içerisindeki yükseliş şemaları Ferrari ve RedBull’dan çok da farklı değil bence.

Elbette tüm bu varsayımlarımdan, takım mühendislerinin, tasarımcılarının ya da pilotların yeteneklerini sorguladığım sonucuna varılmasın. Ama gösterildikleri kadar da olduklarına inanmıyorum.

Sorduğun soruyu hâlâ hatırlıyor musun?

Yanıtı şöyle; Formula 1’in nasıl ilerlemesi gerektiğine karar veren otorite, bu planın işlemediğine karar verip yeni bir plan yapana kadar, evet belirli dönemlerde belirli takımların\pilotların önde olmasına alışın.

Erdim: Red Bull’da o zaman ki kural değişikliklerini iyi yorumlamıştı Mercedes’te şuan bulunan kural değişikliklerinden faydalanıyor. Bir gerçek var Mercedes senelerdir turbo teknolojisine farklı alanlarda da olsa sürekli para harcıyor ve tecrübe ediniyor. Formula 1’de sadece hızlı motora sahip olmak yetmiyor bu yüzden motorun yanında güçlü bir şasi üretmeyi başardılar.

Didem: Ses yok rekabet yok o yüzden bu baskın dönemlere alıştıgımı söyleyemem. Birileri hep açık farkla önde olacak mı ? Kesinlikle. FIA’nın başındaki yaşlı kafalar oldukça olma ihtimali çok çok yüksek.

Ozan: Baskın olan takımı tutanlar için iyi, geri kalan için kötü. Tabi baskın olan takımı tutanlar da bir süre sonra bundan sıkılacak. F1’in geleceği için baskın takım iyi değil. NASCAR gibi yarışlarda 30 kez lider değişmesin ama liderde uzayıp gitmesin. Çok mu şey istiyoruz? 🙂

Hasan: Sporun teknik kurallarının gitgide kısıtlanması ile birlikte farklar genellikle dışarıdan görülemeyen küçük yenilikler veya görülse bile uygulanması büyük değişiklik gerektiren tasarım konseptler tarafından yaratılıyor. Araçlar şasi olarak geçmişe nazaran çok daha karmaşıklar ve gerideki takımların öndekini yakalayabilmesi için dışarıdan görüp kopyalayabilecekleri şeyler yok.

İki sezondur işin içine motorlar da dâhil oldu. İlk geldiği günden bu yana devam eden gelişim kısıtlaması ilk darbeyi vururken dışarıdan görülemeyen yazılım gelişimleri de fark yaratarak kopyalanmayı zorlaştırıyor. Şunu unutmayalım; Formula 1’de kopyalayabilmek geliştirmekten daha önemlidir.

mercedes-ferrari-2015

Ferrari geçtiğimiz sezon iyi bir atılımla açık şekilde Mercedes’ten sonra en hızlı takımdı. Bu gelişimi devam ettirebileceklerini düşünüyor musunuz? Mercedes’i yakalayabilecekler mi?

Kemal: Çok zor olduğunu düşünüyorum ancak imkansız değil. Mercedes hemen hemen her alanda en iyisini yapıyor. Ferrari de Mercedes’i yakalayabilmek adına farklı şeyler yapmaya çalışıyor. Kaynaklar aşağı yukarı aynı seviyede ancak Ferrari’nin F1’de en büyük olduğu da bir gerçek. Daha tecrübeliler, daha fazla fana sahipler ve adeta ‘kana susamış’ gibi şampiyonluğa hasretler. Ancak tüm bunları birleştirseniz bile yakın zamanda en azından 2016’da şampiyon olması çok zor. Ferrari farkı kapatabilir evet. Ancak o yıl 2016 değil. Kurallar geçen yıl ile hemen hemen aynı. Bu yüzden ben 2016’da Mercedes’in şampiyon olacağına inanıyorum. Çünkü ciddi bir avantaja sahipler. Ferrari gelişirken onlar da boş duymayacaklar. Çok büyük değişiklikler olmadığı sürece Mercedes’in en azından önümüzdeki bir veya iki yıl içinde yakalanacağını düşünmüyorum. Fakat bu yıl olduğu gibi galibiyet mümkün hatta galibiyetler mümkün.

Abdullah: Geçen sene o kadar gelişme kaydetmelerini beklemiyordum açıkçası. Geçen seneki sürpriz gelişimin ardından bu sene benzer bir atak olur mu? Geçen seneki kadar büyük olmayabilir ancak gelişim devam edecektir. F1 için “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” atasözümüz çok uygun aslında. Turbo motorlar öncesinde Mercedes’in çok üstün olacağına dair çok şey söyleniyordu ve söylenenler fazlasıyla çıktı. Ferrari için de 2016’da çok daha güçlü olacağına dair bir sürü şey söyleniyor. Takımdan iddialı açıklamalar geliyor. Gelişeceklerini düşünüyorum. Mercedes muhtemelen yine şampiyon olacak ancak kesenin ağzını açan Ferrari durumu daha da zorlaştırabilir.

Soner: Bence 2 sezon daha yakalayamamaları gerekiyor. Mercedes eşeğini malum diğer takımlarla aynı kazığa bağlamıştır mutlaka. Ama elbette bir takımım nefesini enselerinde hissetmeleri sezonun heyecanını arttıracağından, evet Ferrari yakaladığı bu ivmeyi devam ettirecektir ya da kim bilir belki en geriden gelen başka bir takım olur!?

Erdim: Böyle bir ihtimal mümkün zaten Ferrari gibi köklü bir takım oturup beklemez Mercedes’i yakalamayı. Ama avantajlı olan Mercedes’i iyi bir şasi ile yakalayabilirler.

Didem: Gelişimi devam ettireceklerdir James Allison’un sihirli dokunuşlarıyla. Asıl soru Mercedes ne kadar gelişecek onu görmek lazım.

Ozan: Yeni kurallar gelene kadar Mercedes önde kalacaktır. Bu sezonki gibi Mercedes’in sıkıntı yaşadığı yarışlarda arkadan birileri yetişmezse Ferrari önde olur. 2015’ten çok farklı bir beklentim yok 2016’da…

Hasan: Ferrari motor olarak doğru yolu bulmuş gibi görünüyor. Bu sezon dayanıklılık sorunu yaşamamaları da aslında tasarımda fazla ihtiyatlı davranmış olduklarının göstergesi olabilir. Buna dayanarak önümüzdeki sezon aynı motorları bile daha güçlü şekilde ayarlayabilirler ki ekleyebilecekleri yeniliklerle daha fazlası da mümkün. Mercedes tarzı bir turbo yerleşimini uygulamaya çalıştıkları söyleniyor.

Şasi olarak neler yapabilecekleri daha büyük merak konusu. James Allison’ın elinden çıkan ilk araç olacak ve ön süspansiyon sisteminin değiştirileceği uzun süredir konuşuluyor. Mercedes de yerinde saymayacak elbette, hatta geçtiğimiz sezonki yakınlıktan sonra gelişime daha sıkı asılacaklarını düşünüyorum.

Sebastian-vettel

Ferrari’nin Mercedes’i yakalayabilmesi için gelişmesi gereken alanlar neler?

Kemal: Hemen hemen her alan diyebiliriz. Şasi Mercedes kadar iyi değil. Motor Mercedes kadar iyi değil. Aerodinamik açıdan yapılması gerekenler var. Kısacası Mercedes üstünlüğünü kırmak istiyorlarsa her alanda gelişmek zorundalar.

Abdullah: Aerodinami alanında Ferrari’nin geride olduğunu düşünüyorum. Garip gelebilir ancak F1’de güzel görünen araçlar söylendiği gibi çoğu zaman hızlı da oluyor. Ferrari’nin bu seneki aracı (Ferrarici arkadaşlar bana kızacak olsa da) pek hoş görüntüye sahip değildi. Saçma gelebilir bu söylediklerim tabi ki. Sonuç olarak herkesin sahip olduğu doğal insan gözlerimle aerodinamik ölçümler yaptığım yok. Ancak Ferrari’nin bu alanda Mercedes’in gerisinde olduğunu düşünüyorum. Motor gücü konusunda 2015’te büyük adım atıldı. Mercedes’i geçmese bile aradaki fark ciddi anlamda kapandı. Ama F1 dünyasının da dediği gibi her zaman gelişmek için oda (alan) vardır. Bir de bir takım şampiyon olmak istiyorsa aerodinami, mekanik  ve motor gibi araçla ilgili konular dışında tüm alanlarda da lider olmak zorunda. Takım yönetimi, yarış yönetimi ve stratejik hamleler şampiyonluğu kazandıran ve kaybettiren çok önemli alanlar.

Soner: Benim öğrenmeyi umursadığım alanların tamamen dışında kalan bir soru. Yanıtlamaya çalışmam doğru olmaz sanırım.

Erdim: Motor, güç ünitesi, düzlüklerde sürtünmeyi azaltıp maksimum sürati arttırma en önemlisi de lastik kullanımını iyileştirmek.

Didem: Her alanda.

Ozan: Şasi, motor, yönetim

Hasan: Mercedes’in motor yönünden açık şekilde önde olduğunu biliyoruz. Ferrari bu alanda gelişmeli. Ancak şasileri karşılaştırmamız pek mümkün değil. Ferrari bu alanda da gelişim kaydederse domine edecek kadar hızlanması bile mümkün.

Renault kısa bir aradan sonra fabrika takımı olarak spora geri dönüyor. Geç kalmış Lotus tasarımı, soru işaretleri dolu pilot kadrosu ve ellerindeki motor ile ilk sezonlarında ne kadar başarılı olabilirler? Motorda gelişim kaydedebileceklerini düşünüyor musunuz?

Kemal: Ben en büyük gelişimlerden birisini Renault’un kaydedeceğini düşünüyorum. Zayıf oldukları alanları biliyorlar. Mario Illien ile beraber artık doğru yönü bulabilirler. Ancak bu bir gecede olacak bir iş değil. Sıkıntılı bir ilk bölüm geçirecekleri kesin. Ancak sezonun ikinci yarısı itibariyle en kötü ihtimal son bölümde ön gruba daha yakın bir Renault göreceğiz. Motorun gelişimiyle beraber Renault takımı da hızlanacak. Pek çok eski Renault çalışanı takıma döndü. Pat Fry’ın Renault’ya geçtiği söyleniyor. Yeterli bütçeye de sahip olacaklar. Hızlanmamaları için hiçbir sebep yok.

Abdullah: Açıkçası mevcut pilot kadrosuyla hiçbir beklentim yok. İlk senenin, gelecek senelerin temelinin oluşturulması açısından önemli olacağını düşünüyorum. Geçen seneki motor geliştirme çalışmalarının fos çıkmasıyla birlikte bu senenin motor gelişimi açısından da iyi geçeceğini sanmıyorum. Ilmor ile yaptıkları anlaşma kapsamında belki geleceği kurtarabilirler ki gelecekte şampiyonluk sözü almasalardı F1’e fabrika takımı olarak da dönmezlerdi diye düşünüyorum.

Soner: Bu kadar güçlü bir geçmişi olan şampiyon bir takım elbette gelişecektir. Ellerinde olan Honda örneğinden sonra duruma daha temkinli yaklaşmaları muhtemel. İlk sezonlarında Honda’dan beklediğim gibi ilk 4 içinde mücadele etmelerini beklemiyorum ama şu anki pozisyonlarını ileriye taşımaları da şaşırtıcı bir durum olmaz.

Erdim: En azından geçen sene olduğu gibi kötü bir durumda olacaklarını zannetmiyorum. Pilot seçimine gelirsek Maldonado için bence o koltuğı hakeden başka isimler var. Başka bir pilotu o koltukta görmek isterim.

Didem: Her ne kadar Lotus mühendis kaybetmiş olsada hala ellerinde iyi iş yapan mühendis kadrosu vardır diye düşünüyorum.Pek kötü olacaklarını sanmıyorum orta sıra mücadelesi verirler gibi.

Ozan: Ellerindeki pilot kadrosu evlere şenlik. Çaylak Palmer ile kazalardan uzak duramayan Maldonado ikilisiyle üstlere oynaması zor. Maldonado, bazen günündeyse iyi işler yapıyordu ama Renault motoruyla 2013’e benzer bir duruma düşebilirler. 2015’te Lotus,  Mercedes motoruna rağmen çok yolda kalırken Renault ile takımı daha zor günler bekliyor.

Hasan: Renault geri dönüyor, ancak ilk sezonları için duyulan endişeler büyük oranda gerçek olacak. Motor konusunda gelişim yapıp yapamayacakları bir muamma, çünkü bilinen bir sorunları yok sanırım.

Şasi olarak ise gerçekten geride olacaklar. Gelişime herkesten sonra başladılar ve ellerinde artık James Allison gibi başarılı bir tasarımcı yok. Eğer önümüzdeki sezonlarda güçlü olmak istiyorlarsa Adrian Newey, James Allison veya James Key gibi kendisini kanıtlamış bir tasarımcıyı şimdiden takıma katmış olmaları gerekiyor.

Red Bull uzun süren motor arama telaşından (veya oyunundan) sonra dönüp dolaşıp yine Renault motoruna kaldı. TAG Heuer markasıyla bir kez daha bedavaya gelen motorda Renault fabrika takımına göre eş ünite ve yazılımlara sahip olabileceklerini düşünüyor musunuz? Renault kendi kullandığının aynısını verir mi?

Kemal: Verir diye düşünüyorum. Çünkü Red Bull’dan iyi veriler elde edebilirler. En azından 2016 için eşit motoru vereceklerdir. Bu sayede iki farklı takımdan iki farklı veri elde ederler. Sonuçta Red Bull’un başlarda Renault’dan daha hızlı olacağı neredeyse kesin gibi. Çünkü Red Bull şasi anlamında daha iyi bir iş yapıyor. Renault ise Mercedes için tasarlanmış bir Renault motorlu araç ile yarışacak. Hangisi daha sağlıklı bilgi verir? Tabi ki Red Bull. Gelişmek istiyorlarsa vermek zorundalar. Göreceğiz. Ancak ben eşit motor vereceklerini düşünüyorum.

Abdullah: Tüm yaşananların ardından açıkçası bunun hayal olacağını düşünüyorum. Renault, aerodinamik olarak kendisinden daha iyi olan bir takımın o kadar bütçe ayırıp geçmesine izin verir mi? Mevcut üreticilere bakarsak bu pek mümkün değil. Red Bull’un da Renault ile uzun bir geleceğe sahip olacağını düşünmüyorum. En kısa sürede bir üreticiyi ikna etmeye çalışacaklardır.

Soner: Biraz da Tag Heuer ile atılan imzalara bağlı bir durum bu ama ben aynı niteliklere sahip bir motor alabileceklerini sanmıyorum. Renault’da birileri mutlaka aynı motoru hak etmediklerini düşünüyor olmalı. Bakalım mühendisler bu anlaşmadaki gri alanları belirleyebilecekler mi?

Erdim: Esas şöyle bir düşüncem var Tag Heuer Renault’a göre güç ünitesi ve yazılımsal anlamda daha iyi bir motor üretirse Renault fabrikası ne yapar. Bununla ilgili herhangi bir şey söylemek için erken olduğunu düşünüyorum.

Didem: Gelişim için vereceklerdir mecburen.

Ozan: Vermese bile şasi olarak Red Bull daha iyi olacaktır. En azından 2015’teki gibi düzlüklerde rakiplerinden çok fark yemezler ve iyi bir şasi yaparlarsa Red Bull tekrar oyuna dönebilir.

Hasan: Red Bull’un Renault ile bir sezonluk daha anlaşmasının olduğu biliniyordu ve bu anlaşmayı yırttıklarını hiçbir zaman düşünmedim. Yeni motor arayışında bu kadar rahat olabilmelerinin tek sebebi buydu. Sağlam bir anlaşmaları vardı ve Renault şu an istemese de kendilerine motor vermek zorunda kalıyor. Aynı motoru alacakları konusunda güvenceleri olsa da bu sadece mekanik olarak karşılaştırılabilir olacaktır. Yazılım güncellemelerini asla kontrol edemeyeceklerine inanıyorum.

Ön taraflardan biraz uzaklaşalım, hatta epey bir uzaklaşıp en arkalara gidelim. Ne olacak bu Mclaren’in hali? Honda eksiklerini giderebilecek mi? Hem güç, hem de dayanıklılık olarak gerideler.

Kemal: Geçen söyleşimizde de belirtmiştim. Honda’nın temel problemi sıfır beden yaklaşımı. Bu yaklaşım nedeniyle parçalar çok küçük tasarlandı. Bu yaklaşımın temel aracı arka tarafın daha dar ve aerodinamik olması. Bu biraz riskli ancak takım sezon öncesinde zaten Mercedes’i yakalamak için risk alması gerektiğini söylemişti. Fakat onlar bu sıfır beden yaklaşımını olması gerekenden daha dar uyguladılar. Olması gerekenden daha fazla risk aldılar. Durum böyle olunca parçalardan tam verim alamadılar. Bunun yanı sıra dayanıklılık problemleri de oluştu. Çünkü ilk yıllarıydı. Tecrübeleri çok fazla yoktu. Mercedes yeni motorlar üzerinde çalışmaya 2012 yılında başladı. Honda’nın süresi ise daha kısaydı. Bu nedenle onların bir Mercedes olmasını bekleyemezdik. Ancak 2014’ün Ferrari’si mümkündü. Ama onlar Renault’u olmayı tercih ettiler. Ayrıca tasarım sürecindeyken ERS’ye çok fazla odaklanmadıklarını düşünüyorum. Zorlu geçen sezonun ardından tüm bunları nihayet Honda da anladı. Sezon içinde gelişemediler çünkü gelişim puanı kısıtlaması vardı. Ancak kış aylarında sorunlar daha kolay çözülür. Ben tüm bu sorunların üstesinden geleceklerini düşünüyorum. Sıfır beden yaklaşımı devam edecek ancak parçalar geçen yıla oranla büyüyecek.

Abdullah: Soruyu okumaya başlarken Manor’dan falan bahsediyorsun sandım, sonunda McLaren’i görünce ilginç oldu 🙂 Honda’nın geçen seneye göre daha iyi olmasını herkes bekliyor. Olmazlarsa zaten bu ortaklık daha fazla devam etmez. Bu sene geçen seneki kadar iddialı açıklamalar yapmıyorlar. 2 snlik bir gelişme beklediklerini söylediler ancak mevcut gelişim sınırları çerçevesinde bunu başarabileceklerini pek sanmıyorum. Ama umarım başarırlar. Performans olarak başarırlarsa bile bu sefer de dayanıklılıktan sıkıntı yaşarlar gibi görünüyor. Honda bazı şeyleri çözme konusunda geride kalıyor.

Soner: Bölüm 1 sorularında buna yanıt vermiş olabilirim.  Bence Honda’da bir sorun yok.

Her şeye en baştan başlamak için bir yaklaşım benimsediler ve bunu devam ettiriyorlar. Tabi bunu inatçı olma seviyesine kadar taşımak da anlamsız olurdu.

Şöyle bir hikayeyle anlatmaya çalışayım:

Bir üniversite öğrencisi kendisine verilen ödev gereği belirli bir iş kolunda alt pozisyonlarda çalışan insanlarla ropörtaj yapacaktır.

Her gün okula giderken arşınladığı yol üzerinde bulunan şantiye alanına giriş izni alır ve gördüğü farklı bölümlerdeki işçilerle konuşmaya, onlara sorular sormaya başlar.

Konuştuğu ilk işçiye burada gününün nasıl geçtiğini, hangi işleri üstlendiğini, ne kadar kazandığını  ve bundan memnun olup olmadığını sorar.

İşçi; Uyandığım her lanet günde bu kahrolası şantiyeye geliyorum her gün tonlarca ağırlığa ulaşan yüzlerce kaya parçasını taşımak zorundayım. Eve dayanılmaz ağrılar içinde dönüyorum ve sabahları yataktan kalkabilmek her gün daha da imkansız hale geliyor. Gün içinde domuz gibi terliyorum ve sürekli toz toprak içindeyim. Kokumdan ve görüntümden dolayı civardaki insanlar bırakın benimle konuşmayı bana yaklaşmayı bile sakıncalı buluyor. Bazen şantiyenin yüksek noktalarından birine bakıp olmayacak şeyler düşünüyorum. Şimdi git başımdan evlat!

…der. Öğrencimiz alandan uzaklaşır ve ilk deneyiminden dolayı biraz çekinerek de olsa ikinci işçiye aynı soruları yöneltir.

Bu işçi de; Hımm, Her gün buraya saatinde geliyorum ve bana verilen her işi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. Bu işlerin bazıları çok ağır ancak kiramı ödeyebilmek, çocuklarımı okula gönderebilmek ve buzdolabını doldurabilmek için bunları yapmak zorundayım. Ne kadar mı kazanıyorum, bazı aylar bu söylediklerimi yapmak çok zor oluyor. Bazense daha kolay. Şanslı olduğum aylarda karıma küçük bir hediye alabiliyorum. Şimdi izin verirsen işime dönmem gerek.

Öğrencimiz bu kez yaşadığı kibar tecrübeden memnundur. Artık bu şantiyedeki tüm işçilerin sinirli olmadığını bilir. Üçüncü işçiye aynı soruları yöneltir ve şu yanıtı alır;

Hah, görmüyor musun evlat, bir katedral inşa ediyorum!

Diyeceğim o ki Honda’nın yaptığı işe hangi açıdan yaklaşıldığı önemli. Belirledikleri yolu izlemeye devam ederlerse eninde sonunda başarıya ulaşacaklar. Ancak elbette McLaren ve Alonso bu kadar sabretmek istemeyebilir değil mi?

Erdim: Bu aralar medyada pek fazla konuşulan bir şey olmadığını düşünürsek Honda çalışıyor gibi duruyor.

Didem: Bu konuda ne yorum yapmak istiyorum ne konuşmak istiyorum nede düşünmek istiyorum 🙂 Geçelim bu soruyu.

Ozan: Gideremezlerse hem Mclaren hem Honda’yı (başta Arai olmak üzere) zor günler bekleyecek. Seven, sevmeyen tüm F1 taraftarları için geçmişte başarılarıyla anılan bir takımı gerilerde görmek üzücü. En azından Williams gibi en iyi 3., zaman zaman 4. takım olmaları gerekiyor.

Hasan: McLaren şüphesiz gelişim kaydedecek. Bu sezon motor ve şasi hakkında çok şey öğrendiler ve kural kısıtlamalarından dolayı değiştiremedikleri parçaları bir yıldır geliştiriyorlar. Geçtiğimiz sezon bulundukları noktadan kurtulacaklarına inanıyorum.

Bu konudaki şüphelerim motor dayanıklılığı ve şasi performansı üzerine. Şasinin çok da kötü olmadığını ve üzerine koyabileceklerini biliyoruz. Ancak motorda elde edemedikleri şey dayanıklılık ve bana göre bu sezon uzun süre bununla vakit kaybedecekler.

Honda’nın rekabetçi bir güç ünitesi yapmayı başardığını düşünelim. Bu Mclaren’in önlerde yer alması için yeterli olacak mı? Yoksa bu kez de takımın şasisi mi zayıf halka olacak?

Kemal: Şasileri zayıf değildi. Ama bir Alex’te değildi. Yeterli kaynakları var. Yetenekli elemanları var. E kazanabilecek bir motoru da var diyorsunuz? Bence galibiyete oynarlar. Zayıf halka şasi değil motor. Motordaki sorunlar çözülürse podyum savaşı ve galibiyet mümkün. Çünkü aerodinamik anlamda kötü işler yapmıyorlar. Ayrıca Prodromou farkını 2016’da daha net göreceğiz. Red Bull’un şampiyonlukların da onunda büyük payı vardı. Sonuçta son yıllardaki en iyi aerodinamikçilerden birisi. Farkını ortaya koyacaktır.

Abdullah: Honda’nın kendisini kanıtladığını varsayarsak bu sefer aynısını McLaren’in de yapması gerekecek. Şu anda sürekli olarak McLaren’in şasi olarak en iyisi olmasa bile iyilerden olduğu söyleniyor ancak bunu kanıtlayan bir veri yok. O açıdan McLaren’in bunu kanıtlaması gerekiyor. Şahsi fikrim McLaren’in bu alanda da daha yapması gereken çok şey var. Birkaç senedir takım bu alandaki büyüsünü de kaybetti ve adım adım geriledi. Geçen seneki açıklamalarda McLaren Teknoloji Merkezi’nin ilgili departmanlarında güncellemeler yapıldığı söylenmişti. Peter Prodromou da gerçek manada takıma bu seneki araçta katkı sağlayacak. Açıkçası McLaren için yakın gelecekte çok parlak günler göremiyorum. Bundan sonraki kural değişiklikleri için VW’den gelen Capito umarım iyi bir ekip hazırlar ve McLaren’i tekrar önlerde görürüz.

Soner: Şasinin şu anda bile zayıf olduğunu düşünmüyorum. Sadece çirkin! McLaren motor gücünü etkin şekilde kullanabilmeyi başardığında mevcut pilotlarıyla birlikte podyumu tehdit etmeye ve oradan basamak çalmaya başlayacaktır.

Erdim: Şasi çok önemli bu anlamda ama geçen sene geliştik diyen bir McLaren vardı bu alanda. Eminim 2015 gibi bir sezonu gerilerde geçirerek boşa atmamışlardır. Kendilerine yarar bir şeyler bulmuşlardır.

Didem: Hiç bir fikrim yok hayal dahi edemiyorum Honda’nın iyi bir güç ünitesi yapacağına.

Ozan: Şasi olarak da ellerindekinden maksimumu çıkarması gerekecek. Son 3 yıldır ki performansa bakarsak Mclaren’in ileri doğru atılım yapması şart.

Hasan: Şasi hakkında çok farklı yorumlar okuduk. Sezon başından ortasına kadar şasinin bir mühendislik harikası olduğunu ve oldukça hızlı ve istikrarlı olduğu söylendi. Ancak sezon sonunda pilotların yaptığı açıklamalarda şasinin de mükemmel olmaktan uzak olduğu ve gelişmesi gerektiği yer aldı. Takımın şasisi motoru kadar bilinmeyene sahip.

arai-dennis-mclaren

Şimdi sıra kötü senaryoda… Honda’nın yine bekleneni veremediğini ve takımın sıralamalarda son seans için çırpındığını gördüğümüzü varsayalım. Takım nasıl bir tepki verir? Çıkışı nerede bulur?

Kemal: Böyle bir durum olacağına inanmıyorum ama varsayalım ki oldu. McLaren Honda ile yollarını ayıramaz. Çünkü mevcut seçeneklerin hiçbiri onlara uymuyor. Mercedes ile şampiyon olamazlar. Çünkü Damon Hill’in de dediği gibi Mercedes motoruyla birisi şampiyon olacaksa bu fabrika takımı olur. McLaren’in onlardan ayrılmasının sebebi bu. Ferrari de aynı şekilde. Renault’nun hali Honda’dan çok da iyi değil ki onların da artık bir fabrika takımı var. Dolayısıyla Honda motoru ile devam etmek zorundalar. Ayrılık olmaz. Ancak hem Honda hem de McLaren’de bazı ‘kafalar’ uçabilir. Ron Dennis’in koltuğu sallanabilir. Honda’nın üst yönetiminden bazı kişiler gönderilebilir. Yeniden yapılanma sürecine gidilebilir. Alonso McLaren’i bırakabilir. Button emekli olabilir. Böyle kötü bir yılın ardından çok büyük şeyler olabilir. Ama ben öyle olacağını düşünmüyorum.

Abdullah: Benzer sorular mı olmuş ne? 🙂 Yukarıdaki sorulardan birisinde değinmiştim. Şaside iyi olduğunu iddia eden McLaren, Honda ile birlikteliğini ciddi manada sorgulamaya başlayacaktır. Şu an bariz bir şekilde motor zayıf ve kendisini gösteriyor. Takım 3 ya da 4.lük için mücadele etse ve Honda kendisini oradan toparlamaya çalışsa bu idare edilebilir bir durum ancak 9.luk mücadelesi verirken hem FIA’dan hem de sponsorlardan çok büyük paralar kaybedilecek. Şu anda zaten durum pek parlak görünmüyor. Arkasında büyük bir otomobil şirketi de yok finansman sağlayacak… Bir an önce bu durumu tersine çevirmeleri lazım. Bunun için de öncelikle Honda’nın kabul edilebilir seviyede bir motor hazırlaması gerekiyor. Bu sefer de hazırlayamamış olurlarsa… Sonu ayrılıktan başka bir şey olmaz diye düşünüyorum. Ya da bir şekilde özel imtiyaz falan alırlar…

Soner: İkinci sezonu olacağı için çok kan dökülmez diye düşünüyorum. Ancak Arai görevini bir başkasına bırakabilir. Yaşanacak en büyük hadise bu olur diye düşünüyorum.

Erdim: Motor değiştirmekten başka çıkışları yok. Ama böyle bir ihtimalde yok. McLaren ile Honda’nın beraber o motoru geliştirmekten başka çaresi de yok.

Didem: Arai’yi topa tutup garajdan defederler herhalde 😀 Hatta tüm honda çalışanlarını. Çıkış yolunu da bir zahmet Ron amca düşünsün 🙂

Ozan: Sponsoru kalmayan bir araçla takım kapanabilir, en kötü senaryo bu olur. Sonuçta bu maddiyata dayalı bir spor ve hiçbir başarınız yoksa eldeki avuçtakini belli bir yere kadar harcayabilirsiniz. Honda motorunun Renault gibi umutsuz olduğunu düşünüyorum.

Hasan: Bu durumda McLaren büyük sıkıntıya düşer. Çünkü herhangi bir alternatifleri yok. Mercedes, Ferrari ve Renault’nun kendi fabrika takımları var ve onlardan motor tedarik etme konusunda şanssızlar. En kötü ihtimalle Mercedes’in bir yıl eski motoruna dönerler.

Ancak yine de sorunun çok büyümeme ihtimali de var. McLaren ve Honda’nın gelişim için bir sezonu daha çöpe atabilecek maddi kaynaklarının olduğunu düşünüyorum. Gerginlikler artacaktır, ancak Red Bull ve Renault’nun geçtiğimiz sezonki kavgalarıyla aynı düzeyde olur.

alonso

Yukarıdaki senaryoda merak edilecek bir konu da Fernando Alonso’nun nasıl davranacağı. Jenson Button’dan şüphemiz yok, adam zayıf Honda’larla arkalarda sürünmeye alışık ne de olsa. Ancak İspanyol pilot ‘GP2 engine!’ cümlesini bir kez daha kurmaz sanırım. Neler olur?

Kemal: Geçen yılın aynısı olsun Alonso 2017’de bu takımda olmaz. Alonso’nun bir daha böyle bir yıl geçirmeye tahammülü yok. Gerçekten şaka gibi çünkü. Gridin en iyisi olduğunuz ortada ancak kazanacak bir otomobiliniz yok. Hadi podyuma çıksın o da yok. 2014 Ferrari podyuma çıkacak bir otomobil değildi ancak Alonso neredeyse yarış kazanıyordu. Bu yıl son sırada sürünen araçla Macaristan’da az daha podyuma çıkacaktı. Ama artık yaş geçiyor. Kariyerinin sonu göründü. Maksimum 3 veya 4 yılı var önünde. Sonrasında emekli olmak zorunda kalacak muhtemelen. Ancak McLaren’den ayrılsa bile kime gidecek? İlk ve tek seçenek Renault gibi geliyor. Ancak bu biraz da Renault’un bu yıl göstereceği performansa bağlı. Renault McLaren’i geçerse Alonso seneye Renault seçeneğiyle ilgilenebilir. Zaten Carlos Ghosn bir Alonso fanatiği. Alonso da kariyerini Renault’da bırakmak isteyebilir. Ancak düşünsenize Alonso 2017’de Renault’ya geçiyor, McLaren Honda Vandoorne ile anlaşıyor. McLaren Vandoorne ile yarış kazanıyor Alonso ise Renault ile puan mücadelesi veriyor! Ben bile hayata küserim muhtemelen.

Abdullah: Aslında benzer bir durum olursa bu lafı Alonso’dan çok daha fazla duyarız. Hatta daha ileri seviyede şeyler duyabiliriz. Ve sene sonunda Alonso yol alarak Renault’ya doğru yolculuğu başlar…

Soner: Fernando yine bir risk alıp da Renault’a geçer mi derseniz, bence böyle bir risk alması fazla riskli. Ama çenesini tutamayacaktır. Bunda haklı da olabilir. Ondan farklı vecizeler duymamız da olası bence. 2016 sonrası kış testlerinde Renault kendini aşarsa aklı oraya kayacaktır elbet. Yeterli tüyo alırsa geçiş mümkün. Briatore’nin de hâlâ bağlantıları olduğuna eminim.

Erdim: Alonso hırslı bir isim. Hırslı olduğu kadar da hızlı bir isim. Ama hatırlayın Ferrari’de güçsüz geçirdiği sezonların ardından kendini ne kadar üstlere taşıdığını. Böyle bir sezon daha olursa pilotaj anlamında kendini geliştirir umarım.

Didem: Takımdan ayrılır ne olacak. Alonso gibi bir pilotun yeniden sonlarda mücadele edecek sabrı yoktur herhalde.

Ozan: Daha da ağır cümleler söyleyebilir Alonso. Orta sıra takımlarının düzlükte yanlarından geçip gitmelerini izlemek için değil muhtemelen kendine göre yarış galibiyetleri, şampiyonluk için geldiği Mclaren’den daha fazla beklentisi olduğu muhakkak. 2016’da bir başarı gelmezse Alonso – Mclaren ilişkisi büyük zarara uğrar. Tabi artık yaşı başını almış Alonso’nun da gidecek bir takımı olur mu, o da ayrı bir soru.

Hasan: Alonso’nun kontratında bir sezon kenarda oturma hakkı var gibi görünüyor. Bunu kullanabilir ve arkasından takımdan ayrıldığını açıklayabilir. Kendisini bekleyen bir Renault takımı var ve spordan anlamayan otomotiv patronları eski başarılarda katkısı olduğu için kendisini takımda görmek isteyeceklerdir. Renault için hatalı bir karar da olmayacağı aşikâr.

470352394

2016’da Williams, Force India ve Sauber’in ne durumda olacağı konusundaki tahminleriniz neler?

Kemal: Rob Smedley 2016 aracının rüzgar tüneli verilerini görünce ‘Wow’ demiş. Bu ‘Wow’ bir yerden tanıdık geliyor 🙂 İşin esprisini bir tarafa bırakırsak Williams sezon son kısmında 2015 aracı üzerinde çalışmayı bırakarak kaynaklarını 2016’ya ayırdı. Hatta bunun için Felipe Massa’nın diskalifiyesine itiraz etmediler. Takım konsantre olmuş durumda. Ancak Mercedes motoru ile şampiyon olamayacakları kesin. Galibiyet alacaklardır ancak sezon sonunda üçüncü veya dördüncü olacaklarını düşünüyorum. Force India’ya gelirsek bu takımın çok dar bir bütçe ile neler yaptığını çok net görebiliyoruz. Mercedes, Ferrari, Red Bull, Williams, McLaren, Red Bull ve yeni gelen Renault FIA’dan çeşitli bonus ödemeleri alırken onlar tamamen sponsor gelirleriyle idare ediyor. Dolayısıyla bu 7 takımdan hangisini geçerse kardır. Ama geçen sezonun son bölümünde gösterdikleri performans alkışlanacak düzeydeydi. Özellikle Toyota’nın Rüzgar Tüneli’ni kullanmaya başladıktan sonra tamamen farklı bir yaklaşım sergilemeye başladılar. Gelecek yıl ilk 10 için mücadele edeceklerini, zaman zaman ilk 6’da yer alacaklarını düşünüyorum. Sauber’den pek umutlu değilim açıkçası. Araç sezonun ilk testine yetişmemiş. Zaten sınırlı sayıda test var. Bütçeleri kısıtlı. Takımı ‘itecek’ bir pilotları yok. İşleri zor. Ancak agresif tasarım yapacaklarını söylediler. Bakalım göreceğiz. Bu agresif tasarım işe mi yarar ellerinde mi patlar belli olmaz. Ancak benim görüşüm öndeki takımların kalmasıyla zaman zaman puan alabilecekleri yönünde.

Abdullah: Sauber bu iki takım içerisinde en geride kalan olacaktır. Ki onlar o pozisyonlarına artık alıştılar. Williams fabrika takımları arkasında devam edecektir ancak Force India son senelerdeki yükselişini sürdürürse Williams’la en iyiler arkasındaki mücadelede daha fazla kapışır. Son 2 seneye göre daha yakın olur diye düşünüyorum bu iki takım. Williams yerinden memnun gibi görünüyor ki daha fazlasının gelmesi pek mümkün değil. Bu sene Mercedes ve Ferrari ilk 2 pozisyonunu daha da sağlamlaştırır. Onların arkasında ise çetin bir mücadele bekliyorum. Daha güçlü bir Renault motoru olursa Red Bull 3. En güçlü takım olabilir ama Renault ne kadar gelişecek ve artık müşteri olan Red Bull’a nasıl motor verecek soru işareti.

Soner: McLaren bu kadar gerilemeseydi Williams’ın bu yıl iyi bir iş yapabileceğini söylerdim. Ancak durum şimdi farklı. Williams yine Force India ile mücadele edecek ve 2015’e göre daha iyi durumda olacak gibi geliyor bana. Bazı yarışlarda podyumu da zorlamalarını bekliyorum hatta. Aynısını artık Force India’dan da bekliyorum ama Sauber bana göre kesinlikle yönetilemiyor.

Eskiden Peter Sauber ismini sıkça duyardık öyle değil mi? Ama Monisha Kaltenborn ismini pek telaffuz etmiyoruz. elbette yakından bakma fırsatımız yok ancak bana göre yeterince hareketli bir yönetici değil.

Williams’a yönetimsel açıdan her dönem hayrandım. Frank Williams tam anlamıyla bir savaşçı. Başına ne gelirse gelsin takımını bırakmadı, ekonomik olarak çöktüklerinde bile takımını otomotiv devlerine satmadı. Sanırım Claire’i de bu yönde yetiştirmiş.

Force India’da ise Vijay Mallya’nın bir ara takımı satılığa çıkarması gündemdeydi ama ne oldu da vazgeçildi bilmiyorum. Bu söylentiler ve araçlarına verdiği isimlerdeki bencilliği dışında bir garipliğini görmediğim takımdır Force India.

Bu iki takımın eğlenceli bir rekabet içinde olacaklarına inanıyorum. Sauber ise son yıllarda ayakta kalmak için türlü akrobatik hareketlere girişti öyle değil mi? BMW ve Ferrari olayları hala aklımızda. Ancak tüm bunlardan sonra C30 ve C31 şasileri harikaydı. Bizleri umutlandırmışlardı ancak ivmelerini çok çabuk kaybettiler çünkü takımın para kaynakları kuruyor. Çünkü iyi yönetilmiyorlar. Bence 2016’da da sesleri çıkmayacak.

Erdim: Umarım Williams pitler anlamında kendini geliştirir ve üst pozisyonlardayken hatalı stratejiden gerilere düşmez. Force India gene sessiz sedasız bir başlangıç yapar ve sezon içerisinde gelişir diye tahmin ediyorum. Geçen sene çok fazla finansal anlamda sıkıntılar yaşadığı yönünde spekülasyonlar çıkan Sauber’in iyi bir sezon geçirmek dışında başka çaresi yok.

Didem: Sauber yine yerinde sayar.Williams geçen sezonki gibi olur.Force İndia’dan büyük bir atılım bekliyordum özellikle Aston Martin ile yapacakları ancak gerçekleşmeyen ortaklık anlaşmalarından dolayı.

Ozan: Williams, inişli çıkışlı 2015’ten sonra 2016’da özellikle yavaş pistlerdeki sorunlarını giderirse kendileri için iyi olur. Yoksa Monaco’da yine, yeniden Q1’de elenip yarışı puansız kapatırlar. Mercedes motoru onlar için büyük bir avantaj…

Force India, 2015’te şasi değişiminden sonra ileri doğru büyük bir adım attı. Bu momentumu koruyabilirlerse 2016’da 2015’ten de iyi olabilirler. Hulkenberg geçen sezona göre daha az kazaya karışır, Perez daha istikrarlı olursa Force India yılın sürprizine imza atabilir.

Pilot kadrosuyla bu 3 takım içerisinde en zayıfı kuşkusuz Sauber. Paintten bozma renkleriyle ne göze ne kalbe hitap eden C34’ten sonra C35 puan almak için yarışabilir, fazlasının gelmesi sürpriz olur. 2015’te kazandıkları 36 puanın 14’ünü ilk yarıştaki karışıklıkta aldıklarını düşünürsek geliştirme yarışında çok geride kaldıklarını görmüş oluyoruz… İyi anlaşamayan ve ABD’de birbirlerine çarpan Nasr ve Ericsson’ı da unutmamak gerek.

Hasan: Red Bull ve McLaren’ın ciddi gelişme kaydedeceklerine inanıyoruz, bu yüzden Williams önemli bir gelişim yapmazsa şampiyonada bu ikilinin de arkasına düşerek beşinci olabilir.

Force India güçlü görünüyor, ancak bir yerden sonra maddi imkânsızlıklar nedeniyle doğal sınırlarına ulaşmış olacaklardır.

Sauber konusunda çok endişeliyim. James Key’den sonra Giampaolo Dall’Ara’yı da kaybettiler. Maddi açıdan da çok büyük sıkıntılar yaşıyorlar ve bir yardım eli uzanmazsa bu sezona göre daha da geriye düşebilirler hatta Manor’a bile geçilebilirler.

Motor Racing - Formula One World Championship - Bahrain Grand Prix - Race Day - Sakhir, Bahrain

Gelelim son sıranın kahramanı Manor’a. Geçtiğimiz sezon 2014 şasisi ve motoruyla yarışan bu cesur insanlar 2016’da bir şekilde Mercedes motoru ve Williams vites kutusu ve ek sistemlerine kavuşacak. Bunun yanında uzun süredir üzerinde çalıştıkları 2016 şasisini de hazırlıyorlar. Önümüzdeki sezon Manor’ları gridin neresinde görüyorsunuz?

Kemal: Şahsen onların performansını merakla bekliyorum. Manor’un puan savaşı verdiğini görmek beni galibiyet savaşından daha çok heyecanlandırır. Adamlar gerçek yarışçı sonuçta. O kadar mali problemden sonra bugün gridde olmaları büyük başarı. HRT gitti, Caterham gitti ama Manor hala burada. 2016 için tamamen farklı bir araç tasarladılar. Gridin en iyi motoruna geçiyorlar. Williams ile teknik anlaşmalar yaptılar. Dolayısıyla pek çok alanda ‘uzman’ desteği alacaklar. Doğruyu daha net görecekler. Tombazis farkını da ilk bölüm de olmasa bile ikinci bölümde göreceğimizi düşünüyorum. Tombazis’i alarak yılın sürprizlerinden birisin yaptılar ve hedeflerin ne kadar büyük olduğunu gösterdiler. Tombazis öyle hafife alınacak bir isim değil. Ferrari’deki son yıllarında kariyeri zarar görse bile..

Abdullah: Sonunda 🙂 Manor’un zaten halihazırda 3-4 sn yavaş bir aracı var. Mercedes motoru ve vites kutusuyla ciddi ilerleme kaydedecek olsa da yine de en fazla 2 saniyeye kadar düşer fark. Bunun bile iyimser olduğunu düşünüyorum. İnşallah yanılırım.

Soner: Puan skalasında görmeyi en çok istediğim takım sanırım Manor Marussia. Çok eskiden bir de Minardi için böyle hissederdim. Yeni motor ve vites kutusu atılımları onlar için çok büyük. 2016 sezonunu pastadan sağlam bir pay alabildikleri bir yerde bitirmelerini istiyorum. Hatta nedense Toro Rossoların önünde hayal ediyorum onları. Tabi bir de Haas olayı var. Belki onların canına okurlar ha!

Erdim: Bunu söylemek için öncelikle paketleme anlamında nasıl bir yol izleyecekleri önemli. Bazen iyi bir motoru kötü bir paketleme yaparak şasisel anlamda daha da geri giderken kendilerini bulabilirler. Tecrübeli isim kayıpları yaşadılar.

Didem: Puan savaşı verirken görmek güzel olur 🙂

Ozan: Avustralya’da piste çıkabilirlerse yine gridin sonlarında olacaklardır. Kısıtlı bütçe ve ellerindeki pilotlar ile ancak sorun yaşayan, yarış dışı kalan araçları geçebilirler. 2010’dan beri gördüğümüz tablodan farklısı olmaz. Haas sayesinde sonunculuktan kurtulurlar belki…

Hasan: Manor, Mercedes motor anlaşmasıyla bizi oldukça şaşırttı. Anlaşılan Mercedes Lotus’tan boşalan motor hakkını Red Bull’a vermemek için alelacele Manor’a teklif götürdü. Elbette bu sadece bir komplo teorisidir. Manor’un büyük bir ihtimalle Mercedes’in 2016 motorunu alacağını da unutmayalım.

Takımın Williams ile de anlaşma yapması (Toto Wolff’ün Williams’ta da hissesinin olması işleri yine değiştiriyor) ilerlemek istediklerinin bir kanıtı olabilir. Yakın zamanda Nicolas Tombazis ve ismini hatırlayamadığım ünlü bir mühendisi daha takıma kattılar ve ilerlemek istediklerini belli ediyorlar.

f1-a-visit-with-gene-haas-haas-f1-team-2014-gene-haas-at-the-haas-f1-team-headquarters-in

Önümüzdeki sezon yeni bir takımı ağırlayacağız, Haas. Bildiğiniz gibi Amerikalı ekip Ferrari ile çok sıkı bağlar kurmuş durumda ve kurallar tarafından kendisinin üretmesi gerekmeyen her parçayı Ferrari’den tedarik edecek. Şasisini de Dallara ile ortak hazırladılar. Haas ilk sezonunda nasıl bir performans sergiler? Ferrari tecrübesi dayanıklılıklarını etkiler mi?

Kemal: Gerçekten bir şey söylemek zor. Neden mi? Yeni takımların ne seviyede olduğunu 2010’da gördük. Hatta 2010’da F1’e giren Manor hala ön bölümü yakalayamadı. Haas da yeni bir takım olacak sonuçta. Ancak bu HRT, Manor ve Caterham üçlüsüne göre daha fazla avantajı var. Bunları saymak gerekirse; 1-) Öncelikle bu üç ekibe göre daha fazla paraya sahipler. 2-) Hem İngiltere hem de Amerika’da olmak üzere iki farklı fabrikaları var. 3-) Caterham, Manor ve HRT’de çalışan çoğu tecrübeli insanı aldılar. Bu üç takım herşeye sıfırdan başlamak zorunda kalmıştı. 4-) Ferrari gibi bir partnere sahipler. Hele ki motorun ön planda olduğu şu dönemde Ferrari gibi bir motor partnerine sahip olmak büyük bir artı. 5-) Ferrari’den teknik destek alıyorlar. 6-) Şasiyi kendileri hazırlamıyor ve çoğu şeyi tecrübeli bir şirket olan Dallara’ya yaptırıyorlar. 7-) Yani en önemlisi ise Formula 1’e girmeleri için bir plan yaptılar. Hatırlarsanız HRT-Manor-Caterham üçlüsü ben Formula 1’e giriyorum dedi ve girdi. Programsızlardı. Yeterli zamanları yoktu. Yeterli destekleri yoktu. Ancak Haas öyle değil. 2014’te girmeye karar verdiler. 2015 boyunca araç üzerinde çalıştılar. Yeterli yatırımı yapacak vakitleri vardı. Tüm bunlara bakarsak HRT-Caterham-Manor üçlüsünden kesinlikle daha iyi olacaklar. Ancak tam olarak nerede olduklarını kestiremiyorum. Yine de ilk yıllarında puan savaşı vereceklerinden eminim. Grosjean gibi yetenekli bir pilota da sahipler. Zaman zaman belki ilk 6-7’ye girebilirler diye düşünüyorum.

Abdullah: Toplama araç ile ne kadar başarılı olacaklar cidden merak ediyorum. Herhangi bir alt yapıları yok ancak Ferrari ile ortaklık var. Ancak Manor’la mücadele edebilir diye düşünüyorum. Çok iyimser olursak Sauber’le olabilir. Bundan fazlası olursa zaten Sauber ya da Toro Rosso gibi takımlar kepengi kapatıp diğer müşteri aracı moduna geçsinler. Daha az paraya daha çok iş başarırlar.

Soner: Ferrari bugüne dek destek olduğu diğer takımlara günahlarının bile eski versiyonlarını vermiş bir takım. Kurallar güncel parçaları vermelerini söylediğinde bile “ne kadar güncel, o kadar gri” mantığı ile hareket ettiklerini düşündüğüm Formula 1’deki en çıkarcı takım. Haas ile çok yakın ilişki kurmuşlarsa bu bana sadece istedikleri her teknolojiyi deneyebilecekleri bir mecra yaratmış olduklarını düşündürüyor.

Yani Toro Rosso ya da Sauber birlikteliği gibi olmayacaktır.

Erdim: Ferrari 2015 motoru belki 2016 Renault motorunun bile önünde olabilir. Hatırlayın düzlüklerde DRS açık olmasına rağmen Button’ın Alonso’nun tur yer gibi geçildiklerini. Yani kafadan konuşmak kolay ama Haas iyi bir şasi ile orta sıralara yakınlaşabilir.

Didem: Manor’un yerine aday olabilirler.

Ozan: Haas, NASCAR’da çok başarılı olsa da F1’de sadece kendilerinin veya Ferrari’nin tecrübesi bir başarı getirmez. Gutierrez’den hiçbir beklentim yok, Grosjean araç iyiyse birkaç puan alır. Belki 2009 Brawn GP gibi en önde olurlar, belki de Manor gibi 4-5 sn fark yerler. Mart’ta göreceğiz.

Hasan: Haas yeni bir yöntemle spora giriyor ve soruda da belirtildiği gibi bu onları dayanıklılık yönünden iyi yönde etkileyecek. Kendisini kanıtlamış parçaları kullanacaklar ve tek eksikleri performans olacak. Bunda da Ferrari motoru ve vites kutusu ile mekanik olarak önde olacaklarını görüyoruz. Takımın performansı konusundaki soru işareti şasisi. Bu konuda Ferrari’den ne kadar yardım aldılar bilemiyoruz. Elbette bu tür yardımlar yasak, ancak kanıt olmadığı sürece delinemeyen yasak yoktur.

Kategoriler
Formula1

Gutierrez: Hedefimiz Puan Almak

Gelecek yıl Formula 1’e geri dönecek Esteban Gutierrez, yeni takımı Haas ile ilk sezonunda puan almayı hedefliyor.

HRT, Caterham ve Manor’a oranla Formula 1’e daha iyi hazırlanmış göründe ve gelecek yıl puan savaşı vermesi bekleniyor.

Gutierrez “En başından beri hedefimizin puan almak olduğu unutulmamalı. Amacımız bu”

“Beklentiler üzerinde dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum. Mümkün olan en iyi aracı hazırlamak için çok çalışıyoruz. Herşey ilk teste kadar hazır olur mu bilmiyorum”

“Yeni bir takım olarak bakıldığında puan savaşı vermek çok iddialı bir hedef. Ama biz rekabet için buradayız. Takım hazırlık açısından şuana kadar oldukça iyi işler yaptı.” dedi.

Gutierrez takım arkadaşı Grosjean için “Başlangıçta çok fazla konuşmadım ana en iyi sonuçları elde edebilmek için birlikte çok çalışacağız. Amacım çok basit her zaman onu yenmek için çalışacağım.” dedi.

Kategoriler
Formula1

Grosjean: Haas, Caterham ve HRT’nin Kaderini Yaşamayacak

Romain Grosjean, Haas’ın projesine güveninin tam olduğunu söyledi.

Formula 1’de 2010 yılında Formula 1’e giren HRT, 2012 yılının sonunda Formula 1’e veda ederken, Caterham geçen yıl batmıştı. 2010 yılında giren bir diğer takım Manor ise zor zamanlara rağmen ayakta kalsa da gridin en yavaş takımı konumunda.

Gelecek yıl Haas 2010’dan sonra Formula 1’de yarışan ilk yeni takım olacak.

Haas’ın direksiyonunda olacak Grosjean, Amerikan takıma güveniyor.

Grosjean “Projemizin son yıllarda başarısız olan bazı projelerden çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Takıma inanıyorum, eğer inanmasaydım Haas ile anlaşmazdım”

“Risk hayatımızın bir parçası ve bazen bunu almak zorundayız. Elbette yanlış seçimler yapabilirsiniz ancak ben öyle yaptığımı düşünmüyorum. Hedeflerim doğrultusunda büyük bir deneyim yaşayacağım”

“Ferrari ile ortaklık gerçekten çok akıllıca. Herhangi bir kısıtlama olmadan rüzgar tünelinde tam bir yıl geçirdik. Bu çok seksi bir proje. Cazip yönleri çok fazla. Steiner ve Haas ile tanıştıktan sonra bu projeyi daha çok sevdim” dedi.

Kategoriler
Günün Fotoğrafı

Bunu Biliyor Muydunuz?

Narain Karthikeyan bir Formula 1 yarışını 23. sıradan daha geride bitiren tek pilottur.

2011 Avrupa GP’sinde hiç kimse yarış dışı kalmamış, tüm araçlar finiş görmüş ve Karthikeyan HRT’siyle 24. ve sonuncu bitirebilmişti.