Kategoriler
Günün Pilotu

Jack Brabham

1927 yılında Hurstville’de dünyaya gelen Brabham, Formula 1 macerasına 1955 yılında İngiltere’de başladı.

Formula 1’de mücadele ettiği 16 sezonda Maserati, Lotus, Gooper ve Brabham takımları adına 123 yarışa çıkan Avustralyalı pilot, 3 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 14 galibiyet, 13 pole pozisyonu, 12 en hızlı tur, 31 podyum ve 251 puan elde etti.

Kariyeri boyunca, Les Leston, Mike MacDowell, Roy Salvadori, Ian Burgess, Bruce McLaren, Masten Gregory, Giorgio Scarlatti, Chucky Daight, Ron Flockhart, Dan Gurney, Denny Hulme, Chris Irwin, Jochen Rindt, Jacky Ickx ve Tim Schenken ile çalışma fırsatı yakalayan Brabham, 1970 Meksika GP’sinin ardından Formula 1’e veda etti.

 

 

Kategoriler
Formula1

Mercedes Pole Sayısında Red Bull’u Geçti

Mercedes, İspanya GP’sinde elde ettiği pole pozisyonu ile beraber Red Bull’u geride bıraktı.

Hamilton’un pole pozisyonu ile beraber tarihinin 58. pole’ünü elde eden Mercedes, 57 pole pozisyonlu Red Bull’u geride bıraktı.

Formula 1 tarihinin en çok pole pozisyonu alan takım 208 pole ile Ferrari.

Mercedes bu listede 155 pole pozisyonulu McLaren, 128 pole pozisyonlu Williams ve 107 pole pozisyonlu Lotus’un ardından beşinciliğe yükseldi.

No Takım Pole Ortalama
1 Ferrari 208 22.81
2 McLaren 155 19.77
3 Williams 128 19.25
4 Lotus 107 17.66
5 Mercedes 58 44.27
6 Red Bull 57 27.54
7 Renault 51 16.78
8 Brabham 39 9.90
9 Benetton 15 5.77
10 Tyrrell 14 3.26
Kategoriler
Günün Pilotu

Jim Clark

http://www.statsf1.com/pilotes/photos/clark.pngJim Clark, F1’deki ilk yarışına 1960 Hollanda GP’sinde çıkmış ve 1968 Güney Afrika GP’sine kadar F1’de mücadele etmiştir.

Toplamda 72 GP’ye katılan Clark, F1 tarihinde en çok yarışa çıkan 97. pilottur.

Clark, yarıştığı bu 9 sezonluk dönemde Lotus takımı adına mücadele etmiş ve 2 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 2 dünya üçüncülüğü, 25 galibiyet, 33 pole pozisyonu, 28 en hızlı tur, 32 podyum ve 274 puan elde etmiştir.

Clark, 72 yarışın 28’inde yarış dışı kalırken tamamladığı 54 yarışın 32’sinde podyuma çıkmıştır.

Kategoriler
Günün Pilotu

Mika Hakkinen

http://www.statsf1.com/pilotes/photos/hakkinen.pngMika Hakkinen, F1’deki ilk yarışına 1991 Amerika GP’sinde çıkmış ve 2001 Japonya GP’sine kadar F1’de mücadele etmiştir.

Toplamda 161 GP’ye katılan Hakkinen, F1 tarihinde en çok yarışa çıkan 30. pilottur.

Hakkinen yarıştığı bu 11 sezonluk dönemde Lotus ve McLaren takımları adına mücadele etmiş ve 2 dünya şampiyonluğu, 1 dünya ikinciliği, 20 galibiyet, 26 pole pozisyonu, 25 en hızlı tur, 51 podyum ve 420 puan elde etmiştir.

161 yarışın 62’sinde yarış dışı kalan Fin pilot, tamamladığı 99 yarışın 51’inde podyuma çıkmıştır.

Kategoriler
Formula1

Magnussen “2017’de Kurallar Değişeceği İçin Renault Şanslı”

Kevin Magnussen, 2017 Formula 1 sezonunda kurallar ciddi ölçüde değişeceği için Renault’nun şanslı olacağını düşünüyor.

Bu sene Lotus’u alarak Formula 1’e fabrika takımı olarak dönen Renault, performans anlamında rakiplerinin oldukça gerisinde.

Magnussen “Mercedes’in ve diğer lider 3 takımın çok önde olduğunu biliyoruz.”

“Önümüzde büyük bir dağ var ancak şu anda olmayı beklediğimiz yerdeyiz.”

“Büyük bir mücadele ancak kısa sürede kurallar büyük ölçüde değişeceği için şanslıyız.”

“Ancak burası Formula 1 ve bunun avantajını kullanmalıyız. Onları yakalamamız kolay olmayacak ancak bu değişikliklerin faydası olacak.” dedi.

 

 

Kategoriler
Formula1 Manşet

Hafta Sonu Dominasyonu : Formula 1’in Grand Slam Kazanan Pilotları

Geçen hafta Rusya’da yapılan yarışta Nico Rosberg sadece art arda 7. zaferini kazanıp puan farkını 43’e çıkarmakla kalmadı; bunun yanında pole pozisyonunu alarak, en hızlı turu elde ederek ve yarışın ışıklardan damalı bayrağa kadar tüm turlarını lider götürerek yaptığı Grand Slam ile bu prestijli ‘Grand Slam’ kazananları kulübünün bir üyesi oldu. Bu kulübün diğer 23 üyesine bir göz atalım…

Jim Clark – 8 Grand Slam

Geniş bir kitle tarafından Formula 1 tarihinin en hızlı sürücülerinden biri olduğu söylenen Clark’ın en yeni ve en iyi Lotus makinesini kuşanarak dokunulmaz olduğu birçok hafta sonu vardı. İddiasız İskoç şu an rekor olan 8 Grand Slam’den(ya da eskiden bilindiği adıyla Grand Chelem) ilkini 1962’de Britanya topraklarında bulunan Aintree’de kazanırken, sonuncusunu 1965 senesinde Almanya’nın ürkütücü pisti Nürburgring’de kazandı. Soru şu;

Eğer 1968 Hockenheim Formula 2 kazasında ölmeseydi ve aracının dayanıklılığı daha iyi olsaydı, Jim Clark kaç tane daha Grand Slam kazanabilirdi?

Alberto Ascari – 5 Grand Slam

Bu Formula 1 tarihindeki en kayda değer başarılardan biri olarak sayılır. 1952 ve 1953 yazları arasında Alberto Ascari ve yenilmez Ferrari 500’ü katıldıkları 13 şampiyona Grand Prix’sinden 11’ini kazandı ve bunların 5 tanesini Grand Slam ile kazandı. Dahası, inatçı ve yenilmez İtalyan’ın 5 Grand Slam’inden 3 tanesi yaklaşık olarak 3 saatten fazla sürede tamamlanan maraton yarışlarındaydı.

Michael Schumacher – 5 Grand Slam

Konu hat-trick(kazanma, pole pozisyonu, en hızlı tur) olduğunda müthiş Alman Jim Clark’a karşı 22 – 11 önde. Ancak müthiş Alman bu dominasyonun ‘yalnızca’ 5’ini Grand Slam’e çevirdi. Bunlardan ilki belki de anlamlı bir şekilde Ayrton Senna’nın trajik ölümünden sonra gerçekleşen ilk yarış olan 1994 Monaco Grand Prix’sindeydi. Aynı başarıyı iki yarış sonra Kanada’da da tekrar eden Schumacher, 3. Grand Slam’ini almak için 8 yıl bekleyecek ve bunu Ferrari ile İspanya’da gerçekleştirecekti. Schumacher’in son iki Grand Slam’i ise 18 yarışın 13’ünü kazanarak şampiyonayı domine ettiği 2004 senesinde geldi.

Jackie Stewart – 4 Grand Slam

Bir başka seri kazanan, arkadaşı Jim Clark gibi kimsenin yanına yaklaşamadığı Grand Prix’ler gören Jackie Stewart, gösterişli kariyerinde dört ‘kusursuz hafta’ yaşadı. İskoç pilotun ilk Slam’i 1969 yılında Fransa’nın Clemont-Ferrand pistindeydi ve muhtemelen en dominantıydı; Cosworth motorlu Matra’sıyla Stewart, neredeyse 2 saniye fark ile pole pozisyonunu almıştı ve yarışı ise neredeyse 1 dakikalık fark ile kazandı.

Ayrton Senna – 4 Grand Slam

Öteki dünyadan gelen yeteneklere sahip bir sürücü için belki de Senna’nın sadece dört Grand Slam kaydetmesi şaşırtıcı olabilir, ancak bu da Brezilyalı’nın karşılaştığı eşsiz rekabeti gösteriyor. Sonuçta büyük rakibi Alain Prost kendi inanılmaz kariyerinde bir Grand Slam bile yapamamıştır. Bir diğer önemli nokta ise Senna’nın aldığı ilk galibiyette Grand Slam yapmasıdır. Bu durum onu, bunu başarabilen iki sürücüden-diğeri Nelson Piquet-biri yapmıştır.

Nigel Mansell – 4 Grand Slam

Pek az sürücü Mansell ile Williams FW14B arasındaki özel ilişkiyi araçlarıyla yaşamıştı, belki de bu yüzden Britanyalı pilotun kariyerindeki dört Grand Slam’den üçünü F1 tarihindeki en harika araçlardan biriyle alması şaşırtıcı değildir(diğeri ise bu aracın selefi FW14 ile gelmişti). Mansell ayrıca kendi evindeki yarışlarda üstün olmasıyla ünlüydü, bundan dolayıdır ki ilk ve son Grand Slam’leri Silverstone ’91 ve ’92 yarışlarında gelmiştir.

Sebastian Vettel – 4 Grand Slam

Vettel Red Bull günlerine istatistik toplamaya çok ilgiliydi ve sıklıkla liderken aracı eve getirmeye odaklanması gerekirken son bölümlerde en hızlı turları kaydederdi. Bu yaklaşım Christian Horner’ın kafasında birkaç beyaz saça neden olsa da Alman pilotun üç yılda dört Grand Slam(şu an griddeki herhangi bir pilottan 2 fazla) yakalamasına yardımcı oldu.

Nelson Piquet – 3 Grand Slam

Senna gibi, Piquet de ilk Grand Slam’ini 1980 sezonunda Long Beach’te gelen ilk zaferinde elde etti. Brezilyalı’nın ikinci Grand Slam’i bir sene sonra Arjantin’de geldi. Ancak bu yarışta yavaş kalkan Piquet Alan Jones’u ilk turun ortasında tekrar geçti ve bu hamle onun tüm turları lider götürerek Grand Slam kazanmasını sağladı.

Juan Manuel Fangio – 2 Grand Slam

Arjantinli üstat elde ettiği Grand Slam’lerden üç fazla dünya şampiyonluğu kazandı ve dominasyonun farklı yollarla elde edilebileceğine kanıt oldu. Fangio’nun ilk Grand Slam’i, rakiplerinin çoğunun ilk turda Tabac virajında güçlü rüzgârın piste deniz suyu püskürtmesiyle kaza yaparak yarış dışı kaldığı 1950 Monaco’da geldi. Fangio’nun ikinci ve son Slam’i ise 1956’da kaçınılmaz ve üstün performansıyla, bir yıl sonra kariyerini tanımlayan sürüşünü gerçekleştireceği Nürburgring’de geldi.

Jack Brabham – 2 Grand Slam

Fangio’da olduğu gibi, Brabham’ın Grand Slam çiftinin arasında da 6 yıl var. Brabham’ın ilk Grand Slam’i hafta sonu boyunca iki pilotun-Chris Bristow ve Alan Stacey-öldüğü ve başka iki pilotun-Stirling Moss ve Mike Taylor-ciddi şekilde yaralandığı çok kötü koşullarda gerçekleşen 1960 Belçika’da gelmişti. Black Jack ikinci Grand Slam’ini ise 1966’da daha mutlu bir ortamda, bataklığa dönmüş Brands Hatch’de elde etti. Ve bu Grand Slam hâlâ bir sürücünün kendi yaptığı aracıyla kazandığı tek Grand Slam olarak kayıtlı.

Mika Hakkinen – 2 Grand Slam

Şimdiye kadar üç Fin pilot dünya şampiyonluğu unvanını aldı, ancak yalnızca bir tanesi-Mika Hakkinen-Grand Slam kazanma ayrıcalığına sahip. Uçan Fin’in iki Grand Slam’i de ilk şampiyonluğunu kazandığı 1998’de sırasıyla Brezilya ve Monaco’da gelmişti.

Lewis Hamilton – 2 Grand Slam

2014’e kadar Lewis Hamilton, içinde Alain Prost, Keke Rosberg, Jenson Button ve Kimi Raikkonen’in de bulunduğu dünya şampiyonluğu kazanıp hiç Grand Slam elde edemeyen ender gruplardan birindeydi. O zamandan beri İngiliz pilot çantasına iki tane-ilki Malezya 2014 ve ikincisi daha üstün koşullarda İtalya 2015’te-atmayı başardı. Hamilton Monza’da yalnızca Grand Slam yapmakla kalmadı, ayrıca tüm antrenman seanslarında da en hızlıydı.

Mike Hawthorn – 1 Grand Slam

Yarışlara papyonla katılma tutkusuna sahip İngiliz yarışçı tek Grand Slam’ini 1958 sezonunda şampiyonluğa giderken Fransa’da kazandı. Ama yine bu yarışta da trajik olaylar oldu ve İngiliz pilotun Ferrari’de takım arkadaşı olan Luigi Musso aynı yarışta hayatını kaybetti.

Stirling Moss – 1 Grand Slam

Stirling Moss’un tek Grand Slam’inin-1959 Portekiz-karakteri o kadar güçlü ki, neden bunu birden çok kez gerçekleştiremediğini merak edebilirsiniz:

-2 saniye fark ile pole pozisyonu.
-Neredeyse aynı fark ile en hızlı tur.
-Damalı bayrağa gelindiğinde ikinci sıradaki Masten Gregory’nin tam bir tur önünde.

Moss herkesin bildiği gibi hiç dünya şampiyonluğu kazanamadı. Bu listedeki pilotlardan iki veya daha fazla Grand Slam kazanmış herkesin şampiyonluğu olduğu düşünüldüğünde, bu kayıtlarla kanıtlanabilen bir sorun hâline geliyor…

Jo Siffert – 1 Grand Slam

Formula 1 araçlarının direksiyonuna geçtiğinde, spor otomobillerde olduğu gibi şeytani derecede hızlı olan Seppi-sevgiyle bu isimle anılırdı-tek Grand Slam’ini 1971 sezonunda Avusturya’nın Osterreichring pistinde Jackie Stewart’ın üstün Tyrell-Ford aracını sıralamalarda yenip pole pozisyonunu kazanarak elde etti.

Jacky Ickx – 1 Grand Slam

1967’de Ickx Nürburgring pistinde daha güçsüz Formula 2 aracıyla 3. en hızlı zamanı kaydederek karmaşaya neden olmuştu. Bu yüzden Belçikalı’nın tek Grand Slam’ini 1972 senesinde aynı Alman pistinde bir Ferrari kullanarak elde etmesi makul görünüyor.

Clay Regazzoni – 1 Grand Slam

Gününde olduğunda iyi performans gösteren Regga, 1976 Long Beach’te şimdiye kadar hiç olmadığı kadar hızlıydı ve İsviçreli pilot bu pistte, ilk F1 pole pozisyonunu aldı ve yarışta takım arkadaşı Niki Lauda’yı 42 saniye farkla mağlup ederek tek Grand Slam’ini tamamlamış oldu.

Niki Lauda – 1 Grand Slam

Regazzoni gibi Lauda da tek Grand Slam’ini daha sonradan kariyerinin en fırtınalı sezonu olacak 1976 sezonunda elde etti. Ama hararetli Nürburgring kazasından, son dualar ve inanılmaz geri dönüşten önce, Zolder pistindeki yarış ve Lauda’nın liderliğinde üstün bir Ferrari dublesi vardı.

Jacques Laffite – 1 Grand Slam

Birçok kişiyi şaşırtarak Ligier, 1979 sezonunun açılış yarışında Jacques Laffite’nin pole pozisyonu, en hızlı tur ve yarış galibiyetini almasıyla, yenilmesi gereken takım olarak kendini göstermişti. İki hafta sonra Fransız pilot bu performansı bir vites yükselterek Brezilya’da tüm turları lider götürdü ve hatrı sayılacak şekilde art arda hat-trick/Grand Slam performansı sergiledi.

Gilles Villeneuve – 1 Grand Slam

1978 sezonunun son bölümünde kendi evinde kazanarak ilk Grand Prix zaferini alan, süper hızlı Fransız-Kanadalı pilot ilk ve tek Grand Slam’ini 6 ay sonra, ilk pole pozisyonunu galibiyete çevirerek 1979 sezonunda Long Beach’te aldı.

Gerhard Berger – 1 Grand Slam

Enerjik Avusturyalı 1987 sezonunun sonunda Japonya’da pole pozisyonundan başladığı yarışta bir tur hariç tüm yarışı lider götürüp, iki hafta sonra Avustralya’da bunu Grand Slam’e tamamlayarak kuvvetli bir form yakalamıştı.

Damon Hill – 1 Grand Slam

Hungaroring pisti Damon Hill’in kariyerinde 1993 yılında ilk F1 galibiyetini alması, 1997’de Arrows ile neredeyse kazandığı mucizevi yarış ve 1995’te elde ettiği tek Grand Slam gibi en iyi anlara ev sahipliği yaptı.

Fernando Alonso – 1 Grand Slam

Hill’de olduğu gibi Alonso’nun tek Grand Slam’i de kendisiyle eş anlamlı gibi anılan bir pist olan Singapur’da gerçekleşti. Ama 2008’deki zaferinin aksine, 2010 senesinde pole pozisyonundan kazandığı baskı dolu bir yarışla şampiyonluk yarışını ateşlediği Singapur GP’sinde hiçbir komplo kokusu yoktu.

Kategoriler
Formula1

Latifi Kanada’da Piste Çıkmayacak

Kanadalı yarış pilotu Nicholas Latifi, Kanada GP cuma antrenman seansında piste çıkmayacak.

Renault ile antrenman seanslarına çıkma konusunda anlaşma imzalayan Latifi, perşembe günü Silverstone’da  2012 Renault (Lotus) aracıyla 140 tur attı.

Latifi’nin sözcülerinden birisi “Nicolas’ın hangi antrenmanda piste çıkacağı konusunda anlaşma yapılmadı ancak Montreal’de olmayacağını doğrulayabilirim.”

“Nicholas Montreal’de 1. antrenman seansına katılmayacak. Bu belli sebeplerden dolayı alınan bir karar.”

“Nicholas için önemli bir zaman çünkü GP2 Serisi’nde ilk tam sezonuna başlayacak ve şu anda ona odaklanması lazım.”

“Nicholas en azından bir antrenman seansına Renault Sport Formula 1 takımının test pilotu olarak katılacak ve umarım kısa sürede size detayları veririz.” dedi.

 

Kategoriler
Formula1

Renault, 2017 Red Bull Anlaşması İçin Zorluyor

Renault, 2017 Formula 1 sezonunda da Red Bull’a motor tedarik etmek için anlaşma yenilemeyi istiyor.

Uzun zamandır birlikte mücadele eden iki taraf, 2015 sonunda neredeyse ayrılıyordu ancak Red Bull’un başka motor bulamaması üzerine birliktelik bu sene de devam ediyor. Ancak anlaşma kapsamında Red Bull, Tag Heuer adı verilmiş Renault motoru kullanıyor.

Daha önce çıkan haberlerde Renault’nun 2017’den itibaren sadece kendi takımına odaklanmak istediği iddia ediliyordu ancak Fransız üreticiye yakın kaynaklar, güç ünitesinde kaydedilen gelişmeyle Renault’nun Red Bull ile devam etmek istediğini söylüyorlar.

Renault’nun takım patronu Frederic Vasseur “Dürüst olmak gerekirse Enstone için bu en iyi şey olur. Bizim için bir kıstas olması önemli.”

“Şu ana kadar Red Bull griddeki en iyi şasilerden birisine sahip olduğunu biliyoruz ve tam olarak nerede olduğumuzu bilmek bizim için önemli. Kısa vadede hedefimiz onlar olacak.”

“Dürüst olmak gerekirse durumun bu şekilde kalması için elimden geldiği kadar zorlayacağım.” dedi.

Anlaşılan o ki Renault, Red Bull ile devam etme kararını kendi içerisinde onayladı.

2017’de motor üreticileri arasındaki farkların kapanması yönünde kurallar olduğu için Red Bull ile görüşmelerin de kolay geçmesi bekleniyor.

Yeni kurallara göre 1 Haziran’a kadar motor bulamayan takım olursa, FIA üreticilere daha fazla takıma motor tedarik etme çağrısında bulunacak.

Anlaşmaya göre her üreticinin en az 3 takıma motor tedarik etmesi gerekiyor. Ferrari (Ferrari, Sauber, Toro Rosso, Haas), Mercedes (Mercedes, Williams, Force India, Manor) şeklinde olduğu için Renault ve Honda’nın geride kalan takımlara motor tedarik etmesi gerekiyor.

Performans anlamında denkleşme olması halinde Renault ve Red Bull’nun tekrar anlaşması yolunda ticari konuların ön plana çıkması bekleniyor.

 

 

Kategoriler
Formula1

Renault “İlk Puanlar Psikolojik Açıdan Önemliydi”

Renault’nun Yarış Direktörü Fred Vasseur, fabrika takımı olarak dönmelerinden beri ilk puanlarını almalarının psikolojik açıdan önemli olduğunu kabul etti.

Lotus’u alarak Formula 1’e fabrika takımı olarak dönen Renault, ilk puanını dün Rusya’da Kevin Magnussen ile kazandı.

Vasseur “Bu Viry-Chaitillon ve Enstone için önemli bir sonuçtu çünkü son aylarda çok sıkı çalıştılar.”

“Bu bir adımdı: Her zaman ‘İlk puanlarınızı ne zaman kazanacaksınız?’ sorusunu geride bırakmak iyidir.” dedi.

Alan Permane “Haas’ı adil bir şekilde geride bıraktık. Diğer araçlarda şanslıydık ancak Kevin güçlü bir ilk tur ile bizi bu pozisyona soktu ve ardından strateji ile onu orada tutmayı başardık.”

“Araç iyi performans gösterdi, lastiklerine de iyi baktı. Şasi ve motor birlikte iyi çalıştı.”

“Ve Kevin düzlüklerde Ricciardo’nun ataklarına karşı savunma yapabilecek hıza sahipti.” dedi.

 

 

Kategoriler
Günün Pilotu

Ayrton Senna

http://www.statsf1.com/pilotes/photos/senna.pngAyrton Senna, F1’deki ilk yarışına 1984 Brezilya GP’sinde çıkmış ve 1994 San Marino GP’sine kadar  F1’de mücadele etmiştir.

Toplamda 161 GP’ye katılan Senna, F1 tarihinde en çok yarışa çıkan 28. pilottur.

Senna yarıştığı ve 13 sezonluk dönemde Toleman, Lotus, McLaren ve Wİlliams takımları adına mücadele etmiş ve 3 dünya şampiyonluğu, 2 dünya ikinciliği, 1 dünya üçüncülüğü, 41 galibiyet, 65 pole pozisyonu, 19 en hızlı tur, 80 podyum ve 614 puan elde etmiştir.

161 yarışın 60’ında yarış dışı kalan Brezilyalı pilot, bitirdiği 100 yarışın 80’inde podyuma çıkmıştır.

Senna, 1994 San Marino GP’sinde geçirdiği kazanın ardından 34 yaşında hayatını kaybetmiştir.